Harry Potter Cafe
Anasayfa
Forum
Haber Arsivi
Üye Ol
Haber Gönder
Resim Galerisi
Resim Galerisi
Resim Galerisi Tıkla
Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Beşinci Film
Zümrüdüanka Yoldaşlığı Tıkla
Yedinci Kitap
Yedinci Kitap
Yedinci Kitap Tıkla
Unbroken Universe
Unbroken Universe
Unbroken Universe Tıkla

Unbroken Universe ~ Otuz Birinci Bölüm | Kaynaklar ve Cevaplar
 
Kitaplar
 
• Bilgiler
• Hatalar
• Bölüm Resimleri
• Orjnal Isimler
• Kapaklar
• JK Rowling
• Mary Grand Pré
• Çevirmenler
Filmler
 
• Bilgiler
• Oyuncular
• Yapım Ekibi
• Röportajlar
• Posterler
• VCD / DVD
Oyunlar
 
• Oyun Bahçesi
• Felsefe Taşı
• Sırlar Odası
• Azkaban Tutsağı
• Ateş Kadehi
• Quidditch
Ayrıntılar
 
• Hortkuluk
• Büyülü Mekanlar
• Büyülü Eşyalar
• Canavarlar
• Karakterler
• İsim Anlamları
• Gerçek Büyü
• H. Potter ve Aile
Koleksiyon
 
• NG Kids 11/05
• Filmartı 11/05
• Sinema 11/05
• Sinema 06/04
• Sinema 11/02
• Sinema 02/02
• Milliyet 08/05
Senin Sayfan
 
• Teoriler
• Şiirler
• Şarkı Sözleri
• Hikayeler
• Çizimler
Materyal
 
• Avatarlar
• İmza
• Duvar Kağıdı
• Ekran Koruyucu
 
Forumda Kim Var?

 
Google

 

Mike Newell Röportajı ... Ateş Kadehi

 

Özel görüşme: 29 Kasım 2005, Salı.

Harry Potter ve Ateş Kadehi'nin yönetmeni Mike Newell, filmin galası için Viktor Krum rolüyle uluslararası bir ün kazanan Bulgaristan doğumlu Stanislav Ianevski ile birlikte Sofya'ya geldi. Donnie Brasco, Four Weddings and a Funeral ve Mona Lisa Smile gibi ünlü filmlerin yönetmeni olan Newell, burada uluslararası medyanın sorularinı yanıtladı.

Hazırlanmak için diğer 3 Harry Potter filmini kaçar kere seyrettiniz?

İlk filmi birçok kez izledim. 2. filmi birkaç kez izledim, 3.'yü çok fazla izlemedim, ama ilk ikisinden farklı olduğu için oldukça başarılıydı.

Kitapları kaçar kez okudunuz?

Kitapları okudum ama çok saplantılı olarak okumadım, çünkü romanı tekrar tekrar okursanız sinemada yapacağınız şey kitabı aynen tekrarlamak olacaktır. Ve ben kitabi tekrarlamıyordum, film çekiyordum. Bu yüzden kitaplara kafamı takmamaya çalıştım, yoksa filmi çekemezdim.

Yazar J.K. Rowling'e danışma fırsatınız oldu mu, onunla tanıştınız mı?

Evet. Herkes Joan Rowling'in çok sert biri olduğunu ve yönetmenleri pençesine aldığını sanıyor. Hiç öyle biri değil. Harika biri. Çok güzel, sarışın, çok temkinli, fakat gerçekten önem verdiği tek şey sizin kitapların ruhuna ihanet etmemeniz. Ve buna dikkat ederseniz sorun yok. Yapımcı ve ben onu görmeye gittik ve benim ona sormak istediğim birçok soru vardı, özellikle Harry'nin karakterinin öyküdeki ruhsal gelişiminin yeri konusunda. Ve bunu çok iyi açıkladı, John Wayne'i örnek verdi.

Bununla anlatmak istediği, öykünün sonunda Harry'nin artık üçlünün bir üyesi olmayacağı, kendi başına kalacağı, Voldemort'la yapacağı seçimin alacağı ölümcül yaranın önünde mi arkasında mı olacağına karar vermesi gerektiğiydi. Her koşulda ölecekti ama bunu cesur bir şekilde yapacak ya da bir korkak gibi ölecekti. Bunu bana çok iyi anlattı, bu noktaya parmak bastı ve çok yararı oldu. Ve aslında daha sonra pek konuşmadık. (burada 7. kitabın sonundan değil, 4. filmin sonundan bahsediyor)

Onunla İskoçya'da konuşurken ilginç bir şey oldu. Bir sonraki öyküde ne olacağının kitap yayınlanıncaya kadar bilinmemesi konusunda çok kararlı. 8 yaşında bir kızı var, yani o zaman 8 yaşındaydı, biz konuşurken bir ara yanımıza geldi ve aniden annesine sordu: "Anne, 6. Kitapta falanla filana ne olacak?" Joan ona çok sakin bir şekilde baktı ve "Hayatım sana bunu söylemeyeceğimi biliyorsun" dedi.

John Williams'ın yerine neden başka bir besteciyi (Patrick Doyle) getirdiniz?

Başka bir besteci istedim, çünkü bu filmde oyuncuların birlikte çalışacağı inanılmaz sayıda müzik vardı, dans müziği, yürüme müziği, her yerde bir sürü müzik. Ve 12 000 km uzaktaki bir besteciyle çalışmak benim için çok zor olacaktı. John Williams Los Angeles'te yaşıyor, bu yüzden burada olan birine ihtiyacım vardı. Ve ben de müthiş bir besteci olan Pat ile, Patrick Doyle ile çalıştım, Donnie Brasco'da da beraber çalışmıştık ve beraber çalışılması çok keyifli olan bir insandır, çok katkısı oldu. (yaa ne demezsiniz Newell bey.. filmin tek başarısız yanı müzikleriydi bence)

Noel Balosu'na neden bir rock grubu eklediniz? Bu kimin fikriydi?

Bu benim fikrimdi. Onlar artık küçük çocuklar değiller, 14 yaşına geldiler. Dünyaya hayran hayran bakmıyorlar ve sivilceleri var. Bu yüzden yeni bir gerçeklik kazandırmak istedim ve üniversiteye giderken her yıl sonunda böyle giyinip balolara gittiğimizi hatırladım, hepsi çok resmiydi. Ama gecenin sonunda herkes sarhoş olduğu zaman bir rock grubu çıkardı ve herkes istediği gibi çıldırırdı. Bu yüzden bunu yaptik ve Jarvis Cocker [Pulp'ın solisti] muhteşemdi.

Ve aslında bir rock grubu katmamızın asıl nedeni Stan'di, yani Viktor Krum, çok iyi dansediyor ve kızın ayaklarını yerden kesmek istiyordu. Onu modern dans ederken görmek çok daha iyi oldu. (ay evet bence de harika dans ediyordu)

Bu filmde yönetmen olarak sizi en çok ne zorladı?

Oh evet, bunun ne olduğunu biliyorum. En zoru sualtı sahneleriydi. Sualtında uzun bir sahne vardı. Film çeken herkes film şeridiyle suyun karışmayacağını bilir. Felaket bir ikili olurlar. Kameralara su sızdı, insanlar su yuttu, hasta oldu, bir felaketti. Bir film kamerasıyla suyun yanına yaklaşmayın. Bu yüzden sualtında çekim yapmamaya karar verdik.

Önce herşeyi karada ters çekmeyi denedik, blue-box tekniği kullanacaktık, bilgisayar da mavi rengi çıkaracaktı. Sonra saçları sudaymış gibi dalgalansın diye oyuncuları baş aşağı astık. Doğal olarak hepsinin yüzü kıpkırmızı oldu, feciydi, tam bir fiyaskoydu. (bu ne kötu fikir yahu? Oyunculari tepetaklak oynatmaya çalışan bir yönetmen!!!) sonunda tüm oyunculara balık gibi yüzmeyi öğrettik ve bu dev tankın içinde çekim yaptık. Sonra bilgisayarlar herşeyi bir araya getirdi. Balıkları, yosunlari, sudaki kabarcıkları, herşeyi bilgisayarda yaptılar, çok etkileyiciydi.

Harry Potter tutkusuna kişisel olarak ne katkınız oldu?

Benim katkım elbette İngiliz olmam ve buna benzer okullarda okumuş olmam. Ve İngiltere'deki okulların çok anarşik yerler olduğunu biliyorum. Çocuklar edepsiz, kaba ve ters. Şimdi bu cümleye ya gülecekler ya da ciddiye alacaklar. (ben almış ve dehşete düşmüştüm! Linç ederler adamı yahu...) ve ben, ciddiye almamanız için yalvarıyorum. Okulun bir karakteri olmasını istiyordum ve ben bunu yapabilirim, çünkü bir İngiliz'im.

Voldemort'u canlandıran Ralph Fiennes ile çalışmaktan keyif aldınız mı?

O iyi biri. Onu oldukça uzun süredir tanıyorum ve daha önce iki kez çalışmıştık. Birlikte çalışmayı hevesle bekliyorduk ve çok iyi vakit geçirdik. Çok zeki biri ve çok titiz, yani çok memnun kaldık.

Al Pacino ve Julia Roberts gibi Hollywood devleriyle mi, yoksa İngiliz oyuncularla mı çalışmak daha kolay?

Kesinlikle farklılar ama aynı derecede muhteşemler. (politikacı olmalıymışsın Newell amca! Bu kıvraklıkla dansöz de olurdun ama yaşın geçmiş :P) Bir İngiliz oyuncu tiyatrodan yetişir ve bu nedenle yönetir, kontrollüdür. Amerikalı oyuncuların çoğu perdede yetişmiştir ve hayatını kontrol edemez, çok fazla şey vardır. Yani bir İngiliz oyuncu çok emredici olacaktır, size nasıl olması gerektiğini söyler. Oysa ki Amerikalı bir oyuncu kendi dünyasına gömülüdür ve oradan dışarı çıkmaz.

Sihir sizin günümüz gençlerinin onları bilgisayarlarına bağlayan "yabancı" dünyasıyla yarışıp filmle kazanmanıza yardımcı oldu mu?

Muhtemelen evet, çünkü bugün çocuklar bazı yönlerden çok sıkıcı bir dünyada yaşıyorlar. Uçabiliyorlar, sadece bir uçağa biniyorlar, bilgisayarda herşeyi yapabiliyorlar, dolayısıyla hayatlarında pek bir giz kalmıyor. Ve bu tür filmlerin çok popüler olmasının çocuklardan kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü bunlar çocuklar için ve onlar gizemli şeyleri izlemeyi seviyorlar.

Sofya'da bir balmumu Harry Potter heykelleri sergisi var. Gelecekte orada bir Viktor Krum olacak mı?

Suya giren herkesin bilgisayarda eksiksiz bir vücut taraması var, yani bilgisayarda aynısı yapılabilir. Ve Stan de onlardan biriydi, muhtemelen taramasi bilgisayarda bir yerdedir. Ama size muhteşem bir şey söyleyeyim, Stan'in haberi var mı bilmiyorum ama onun Lego'sunu yaptılar.

Bir sonraki projeniz ne olacak?

Ya bir Gabriel Garcia Marquez romanını, ya da bir western çekeceğim.

Son olarak birkaç bilge söz?

Eğer Stan'in rolu için Bulgarmış gibi yapan bir İngiliz'i oynatmak zorunda kalsaydim ne yapardım hiç bilmiyorum. Tek bildiğim Stan'in çok gerçek, çok içten, çok yakışıklı olduğu, çok güzel gözleri var (kesinlikle katılıyorum.. ama biraz şehla bakıyor) , fakat onun bakışlarını ya da gözlerini İngiliz bir oyuncuda bulabileceğimizi hiç sanmıyorum. Bu yüzden Stan filme kesinlikle otantiklik kattı. Ve bu çok ama çok önemli bir şey.

Stan hakkında ve nasıl bir oyuncu olduğu hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Oyuncu olmak için karakteriniz dışında hiç bir şey düşünmeden ve o karaktere ve o an oynadığınız dakikaya inanmadan hiç bir yere varamazsınız. Geleceği düşünemezsiniz, oyuncu olana dek saptığınız yolları düşünemezsiniz. Ama o daha önce hiç rol yapmamıştı. Ve onun gibi hiç deneyimi olmayan birinin böyle rol yapabilmesi çok önemli. Yani başarılıydı.

Kısaca burada olmaktan çok mutluyum ve eğer Stan bu kadar gerçek olmasaydı ve Sofya'dan gelmeseydi burada olmayacaktım.

 


Çeviri: lunatic
Hazırlayan: Fantasticc
2005 - 2008 © Harry Potter Cafe

Harry Potter Cafe © 2005-2007 All rights reserved.