RupertGrint.net, Rupert ile bir söyleşi yapmış ve gerçekten de 5. filmde Quidditch sahnesi olmayacakmış.

Fakat "Kralımızsın Weasley" ayrıntısı 6. filmde olabilirmiş.
(nasıl yani? ne alaka
) ahanda siteden Claire ve Kel'in yaptığı söyleşi:
"Claire, arkanda oturuyor."
"Ne dedin Kel?"
"Rupert. Arkanda. Oturuyor."
Bana söylediğini bir türlü anlayamamışım değil mi? Ben basın için ayrılan yerinde oturuyordum ve arkama dönünce Julie Walters ile Rupert'ın biraz arkamda oturduklarını gördüm. Başka bir gazeteciyle samimi bir şekilde konuşuyorlardı. Aman Tanrım! Gerçekten bu fırsatı yakaladım mı? Ya herşey inanılmaz derecede ters giderse?
Birkaç saniye sonra ekipmanımızı kurmak için Rupert'ın basın temsilcisinin yanındaydık. Gerçekten düşünmeye hiç zamanımız olmamıştı. Oturup Rupert gelmeden rahat bir nefes bile alamadan Kelle aniden ayağa fırladı ve Rupert'ın elini sıktı. Oh hayır. Hayır hayır. Hazır değildim. Başka bir gün gelse olmaz mıydı? Hazır olsam da olmasam da, oluyordu işte...
Kelle: Selam Rupert, nasılsın?
Rupert: Evet, iyiyim teşekkürler! Fena değilim! K: Ehm, biz RupertGrint.net sitesindeniz…
R: Oh vay canına [gülüyor]
K: …ve sana bunu vermek istiyoruz [Rupert'ın eline inanılmaz büyüklükteki 18. yaşgünü kutlaması kartını tutuşturuyor]…
R: Oh vay canına, oh yaşasın, sağolun! K: …RupertGrint.net'teki tüm hayranlardna ve site kadrosundan, bulabildiğimiz en büyük kart buydu! [gülüyor]
R: [gülüyor] Oh vay canına, çok sevindim buna! Claire: Eee Rupert, 18. yaşgünün nasıldı?
R: Şey, gerçekten iyiydi…Aslında o gün çalışıyordum, o yüzden…. C: Oh hayır
R: …biraz yazık oldu. Ama hayır, iyi geçti! [Kartı açıyor, özel ehliyet plaketini ve 18. yaşgünü için hazırlanan podcast CD'sini görüyor] Vaaay, teşekkürler! C: Aslında bu RupertGrint.net'in senin için hazırladığı 18. yaşgünü podcast'imizin CD'si. Hayranalrındna birçok mesaj var içinde…
R: Oh vay canına, wicked… (bunu olduğu gibi bırakıyorum)C: …ve Harry Potter web sitelerinden insanların mesajları var.
R: Vaaay, teşekür ederim!
C: Cidden bu bulabildiğimiz en büyük kart…
R: [gülüyor] Vay canına, büyükmüş!! Oh wicked, teşekkürler. C: Eh, başlamadan önce … aslında bunu sen sormak ister misin Kel?
K: Şey aslında …hiç RupertGrint.net'e girdin mi?
R: Evet, aslında görmüştüm. Oldukça [kıkırdıyor] oldukça cool, evet! K: Şey biz elimizden geldiğince çok bilgi koymaya çalıştık.
R: Oh wow, yeah, cool. (ayh ünlem çevirmekten gına geldi bırakıyorum bunları artık :S)C: Sana her zaman soru soruyorlar, peki senin hayranlarına sormak isteidğin sorular var mı? Herhangi bir soru sorabilir misin?
R: Hakkaten bilmiyorum! Iııııı… (gene ünlem geneeee
)[hepsi gülüyor]
C: Fena yakaladık!
R: Gerçekten bilmiyorum …epeyce iyi….bilmiyorum…gerçekten bir şey düşünemiyorum! C: Eh endişelenme çünkü bizim senin için bir sürü sorumuz var!
R: Awww, okay. (çevirmeyeceğiiiimmmm
)C: Eveet, Driving Lessons'ı çekerken bir aktör oalrak kendinle ilgili neler öğrendin ve…ehem….seni Harry Potter dışında bir rol oynamaya iten neydi?
R: Gerçekten bilmiyorum (ayh.. tamam inandık ama bişeyi de bil be çocuk!) , yani, demek istiyorum ki Harry Potter filmleri o kadar…çok uzunlar. 4.'yü çekmek 1 yıl falan aldı ve şey…işte yani, her gün gibi… C: Mmmm…
(aa bunu çevirmezsem çatlarım: Hmmmm
)
R: …ve sanki, bütün bir yıl aynı şeyi yapıyorsun…yani biraz, biraz bıktırıyor…Ehem, o yüzden farklı bir şey yapmak ve biraz farklı br karaktere bürünmek hoş oldu. K: Sırada başka filmler de var mı?
R: Birkaç olasılık var, evet…ehem…evet böyle şeyler yapmayı dört gözle bekliyorum. Evet, iyi olacak. K: Çünkü ITV senin onlar için bir şey yapacağını haber vermişti, yoksa o Driving Lessons'mıydı?
R: Evet, o şeyyy..Sanırım Driving Lessons'ın televizyonda yayınlanmasından söz ediyorlardı. K: Öyle mi? Sonbaharda hani?
R: Evet, evet. C: Başka bir proje yok mu? Sadece Driving Lessons mı?
R: Evet sadece Driving Lessons, TV'de gösterilecek sadece… K: Eğer bir ünlü sana araba kullanmayı öğretecek olsaydı
(yani bir ünlü sana Driving Lesson verecek olsaydı diyor. ayem veri İngliş
)…
[Claire gülüyor]
K: …kim olurdu?
R: Kim mi olurdu? Ohhh, bilmiyorum! (grrrr... neyi biliyorsun şekerim?) [Kelle gülüyor]
R: Doğru, ehliyet sınavından kaldım, ilk girişimde kaldım… K: Evet…
R: Yani şey... yani… K: Üzülme ben de kaldım…
C: Kimse ilk seferde geçemez!
(hiç de diil
ben geçmiştim) K: Hayır, kimse ilk seferde geçemez…
R: Hayır…eh öyle… (ünlem.. gene.. geneee)K: E peki kimin ders vermesini isterdin sana?
R: Bana öğretmek için mi? Oh gerçekten bilmiyorum, ııııı… (ciyak)[Kelle ve Rupert gülüyor]
K: Seni sıkıştırıyor muyuz yoksa?
R: Evet…köşeye sıkıştırdınız!!
C: Peki ya sen Kel, sana hangi ünlünün ders vermesini isterdin?
K: Bilmem…herhangi biri oalbilir…bana öğretmek iteyecek herhangi biri!
(ck ck ck Rupert desene şaşkın.. kaçtı fırsat)
R: Evet, ben...sadece geçmek istiyorum… C: Peki kimi istemezdin…kesinlikle aynı arabaya binmek istemediğin biri?
R: Hmmm…valla babam gerçekten kötü bu konuda… K: Ben de anne-babalar diyecektim…çünkü onlar her zaman en kötüsü oluyor…
(yok valla kocalar daha kötüdür.. tecrübeyle sabit
Allahtan kocam girmiyo bu siteye
)R: Biliyorum, evet. C: Her zaman en kötü alışkanlıklar onlarda oluyor değil mi??
R: Biliyorum! Çok can sıkıcı! [gülüyor] Gerçekten çok can sıkıcı… (ay inanmıyorum bir şeye biliyorum dedi
)[Claire gülüyor]
K: Neyse, umarım geçersin.
R: Oh sağol, umarım. C: Evet, iyi şanslar. 6. Harry Potter kitabını okdun mu?
R: Hayır…oh yok yok okudum! evet okudum… (son kararın??)K: Tabii tabii…[gülüyor]
[Rupert gülüyor]
R: Sonunda evet… K: Peki….
R: Biliyorum…[gülüyor]
C: Eğer geçmişteki bir filmde oynayabilecek olsaydın, herhangi bir film olabilir, hangisini seçerdin?
R: Ben komedi filmlerini gerçekten çok seviyorum. Şeyi gerçekten beğenmiştim...Napoleon Dynamite'i seyrettiniz mi? C: Evet! Daha geçen gün seyrettim!!
R: Oh öyle mi? Evet, ben onu çok sevdim. K: Ben seyretmedim onu.
R: Çok komiktir. Yani seçimim o olurdu. Onu gerçekten sevdim. K: Gerçekten komedide başarılı olacağını görebiliyorum.
R: Oh? cool. K: Sence sana uygun mu komedi?
R: Evet, gerçekten öyle olduğunu düşünüyorum, çünkü ııııı…Bilmiyorum, bu tür filmleri seyretmeyi gerçekten seviyorum…İlk Harry Potter filminden sonra Thunderpants'ı çekmiştim… K: O film…
R: …yani o benim ilk komedimdi… C: Bence komedide çok başarılı olursun, gerçekten.
R: Öyle mi? [gülüyor] K: Gelecek Harry Potter filmi için anlaşma imzaladın mı?
R: Valla daha imzalamadım ama yapmak istiyorum.C: Evet, komediyi sevdiğine karar verdik…komediyi sevdiğini söyledin…ama bunun dışında, şey, denemek isteidğin başka film türleri var mı? Hem Harry Potter'dan, hem de Driving Lessons'tan tamamen fakrlı bir şeyler…
K: Oyunculuğunu zorlayacak şeyler…
R: Evet, bilmiyorum, ben, ben birçok şeye açığım aslında…bakalım ne teklifler gelecek. Ben belki şey yapardım…eeee…animasyonlu bişey. C: Eveeett!! Keanu Reeves ile olan yeni şeyi seyrettin mi?
(hönk
Keanucuğum mu? nerde?)K: Oh evet, şeyle beraber….
C: A Darkly, a Darkly Scanner?? (*OLAMAZ* CLAIRE!! *REZİL OLDUN*)
(filmin adını hatırlamaya çalışıyor, doğrusu A Scanner Darkly olacak, bilgi için TIK!)K: Şey…aslında Keanu Reeves ve Winnona Ryder galiba?
C: A Scanner Darkly?? (Hadi bakalım!!)
R: Oh, öyle mi? K: O anim…onlar aslında, ama onlar değil. Çok iyi görünüyor, kesinlikle öyle bir şeyde çok başarılı olursun.
R: Evet, öyle bir şey yapmak isterim, çünkü şeyi sevmiştim...ıııı…Toy Story ve benzeri şeyleri…[gülüyor] C: Toy Story'i severim…[gülüyor]
R: Wicked idi…evet [gülüyor]. Yani evet, öyle birşey olabilir belki. C: Bugün çok şıksın…
[Rupert gülüyor]
C: …Aslında hayranların…onlar için stil ikonu gibisin.
(abartsaydınız kızlar
) Senin bu açıdan örnek aldığın, sana ilham veren biri var mı?
R: Gerçekten bilmiyorum, ehm… (aaa değişik bir cevap...homur) özel biri yok aslında…ben sadece… Rupert ve Claire [aynı anda]: sevdiğin gibi…
R: Evet, aslında evet. En iyisi içinden geldiği gibi giyinmek… C: Fab…
K: Göze çarpıyorsun, karıştırılmak istemezsin herhalde…
R: Yo ben… C: Bana stil ipuçları verir misin?
[hepsi gülüyor]
K: Ehem, birçok kişi en sevdiğin grupları soruyor. Tabi ki bahsettin ama ben demek istiyorum ki…
C: Foo Fighters, onları sevdiğini biliyoruz…
R: Evet, evet, evet. K: Yani, Kaiser Chiefs, onları sever misin? Lost Prophets?
(höh? kim ola ki bunlar? cehaletimi konuşturdum yine)R: Evet. K: Her tür müziği dinler misin yoksa……?
R: Aslında hepsini dinlerim….eee…Çok geniş bir beğeni yelpazem var. Öncelikle rock. Ama ehem, evet. Önce rock falan [gülüyor]. K: Güzel.
[Claire gülüyor]
C: Her gün, aksatmadan her gün sorulan bir soru “Rupert'ın bir myspace'i var mı?” Lütfen olup olmadığını söyler misin?
R: Yok aslında, hayır. K: Peki, biz RupertGrint.net'te sana bir tane aldık.
R: Oh öyle mi? Oh cool, iyi. K: Ama herkes sanki…
R: Evet epey çılgınca değil mi? C: Bu bize hep soruluyor ve aman Tanrım, beni delirtiyor…
R: Evet. C: Sormak istediğim başka bir soru şu: “Göbek adın ne?” Çünkü yılalrdır birkaç isim dolaşıyor…Michael mı Alexander mı?
[Claire ve Kelle gülüyor]
(ayh bunları bilmesek noolur ki.... gülmüş mü gülmemiş mi..)
R: Biraz... şey gibi..Alex…aslında benim biraz havalı bir adım var…Rupert Alexander Lloyd Grint. C: Oh güzelmiş!
K: Eh artık “L”nin ne olduğunu sormayacağız…o…evet..
R: Lloyd…evet…
K: Güzel isim.
R: Evet, ben Lloyd'u ya da Alexander'ı hiç kullanmıyorum. [Kelle gülüyor]
Rupert ve Claire: Sadece Rupert Grint. R: Evet. K: Hakkaten başka isim kullanmana gerek yok değil mi?
[Rupert gülüyor]
K: Ehem, ayrıca hayranlrına boyuna da kafayı takmış durumda?
R: Bilmem ki…Fikrim yok…1.72? Öyle bir şey? (yok artık! insan boyunu bilmez mi yahu!)C: Pekala, bunu dün gece Heat dergisinde gördüm ve senin için bir son dakika sorunu olarak sakladım…Ehem…Seyrettiğin son film, okuduğun son kitap ve aldıığn ya da dinlediğin son DVD/CD ?
R: Eee, son film..şeydi…adı Hostel (Otel) galiba? C: [dehşetle] Hostel mi???
R: Sapık bir film değil mi? C: Çok korkunçtu!!!
R: Evet. C: O filmden sonra hayatım boyunca korkacağım.
K: Ben öyle şeyler seyretmem…
R: Seyretme zaten. [Kelle ve Rupert gülüyor]
R: Korkunçtu. Korku filmlerini pek sevmiyorum ve bu.. bu... korkutucu bile değildi, sadece iğrençti. Ama seyrettiğim son film buydu...eee… C: Kitap?
R: Kitap? aslında, okuldan ayrıldığımdan beri kitap okumadım. (kınıyorum.. ben bile bu zamansız halimde okuyorum)C: Aslında ihtiyacın yok…
R: 6. dışında (Harry Potter kitabı).
K: Unutamıyorsun onu.
C: 6. kitabı, evet…
[hepsi gülüyor]
R: Yo gerçekten öyle. K: O zaman bütün bu “Da Vinci Code” meselesini de bilmiyorsun?
R: Hayır…hayır daha filmi görmedim… K: Ben de..
R: Görmedin mi? K: Kitabı daha yeni okudum.
R: Çok karmaşık geliyor. C: Kitabı oku, filmi seyretme.
(bence de
)
R: Ciddi misin? C: Evet.
R: Kötü değil mi? C: Öyle.
K: Son CD'n?
R: Son CD…Şeyi aldığımdan beriii…aslında artık CD almıyorum. C: iPod'un falan mı var?
R: Evet, iPod aldım. Ehem, yeni Chilli Peppers albümünü aldım…çok iyiydi. K: DVD?
R: DVD? Iıııııııı…
[Kelle gülüyor]
R: DVD…“Anchorman”ı aldım çok komikti. C: Ohh, “Anchorman” çok komiiik!
R: Çok komik değil mi? Evet hoşuma gitti. C: Will Ferrell o kadar…
K: Onu Elf'te seyretmiş miydin?
R: Evet!!! Tam onu diyecektim! C: Wedding Crashers?
R: Oh evet, gördüm. O filmde var mıydı?? C: evet.
R: Oh doğru…oh orada da komikti… C: Çok küçük bir rolü vardı…
R: Oh doğru, evet. C: Ama gerçekten komikti.
K: Elf komikti…
[Rupert gülüyor]
R: Evet… K: Peki, idolün hangi aktör?
R: Ehem…Aslında pek…bilmiyorum… (ayh...ne sıkıcı bir çocuksun sen
ya da röportaj vermekten nefret ediyorsun...)C: Gerçekten kendine örnek aldığın biri yok mu..ama…
R: Hayır… C: Ama diğerlerinden daha çok sevdiğin biri vardır?
R: Oh, demek istiyorum ki…bilmiyorum…söylemeyeceğim…eee…Çook önceleri Jim Carrey demiştim… C: Evet…
[Kelle gülüyor]
R: Ben Salak ile Avanak'ı beğenmiştim…cool idi… K: Mmmm.
C: Yani, ama, biliyorsun bir site olarak seninle ilgili bilgilerimiz var ve…demek stiyorum ki, Spongebob ile ilgili bir şeyler duyduk ama bunun için büyüdün değil mi?
R: [gülüyor] Pek değil, hala seviyorum!!! C: [gülüyor] Yeterince dürüst bir cevap!!
R: [gülüyor] Evet… C: [gülüyor] That's cool!
R: Hala seyrediyorum, şu bölüm…ama ıııı… K: Toplantılarda seninle buluşmaya birçok hayranın geliyor, yani, biz epeyce…bugün seninle buluşacağımız için çok gergindik ama acaba senin buluşmak isteidğin biri var mı? Seni böyle heyecanlandıran biri var mı veya geçmişte var mıydı? Karşılaşıp "vaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaay" dediğin biri….?
R: Ehem, evet Harry Potter filmlerinde oldu…Alan Rickman, oldukça korkutucu. (ne korkusu be dünya tatlısı bi adam. ben kendisini pek yakından tanırım da
)K: Mmm.
C: Yeah…
R: çünkü rolünü çok gerçekçi oynuyor ve sesi beni biraz korkutuyor… C: Eğer 6. kitabı okuduysan, sence Snape iyi mi yoksa kötü mü?
R: Bilmem, emin değilim. İyi olduğunu sanıyorum. C: Gerçekten tam sınırda duruyor değil mi?
R: Bilmem, iyi olduğunu düşünmek istiyorum… C: Evet…
R: ama iyi olduğunu sanmıyorum. K: Trende kitabı okuduğunmu hatırlıyorum…
C: Evet, Snape pekala kötü olabilir…
R: Evet… K: …Londra'ya gidiyordum, 17 kişi daha vardı ve hepimiz kitapta aynı noktaya takılmıştık. Dumbledore öldüğü zaman…
[Claire gülüyor]
K: …sadece hıçkırıklar duyuluyordu…
R: Sahi mi? K: …bütün tren hıçkırıyordu…
[Claire kıkırdıyor]
C: Evet, arkadaşım kitabı çok ciddiye alıyor ve 5. kitap çıktıktan sonra otobüs durağına koşup kitabı okuyan birini görünce “Sirius ÖLDÜ!!” diye bağırmıştı…
R: Oh yo… C: …ve ben de “Oh Tanrım, lütfen doğru olmasın…” durumundaydım…
R: Oh yo, zavallı ben… K: Yani tanışmak istediğin bir ünlü yok mu?
R: Gerçekten ben... aslında bugün Jo Russell Brand'i gördüm? (o da kim?)C: Oh öyle mi!
R: Yürüyordu, oldukça… C: Fringe (Festival) için mi gelmiş?
R: evet, neredeydik bilmiyorum, sadece dolaşıyordu.K: That's alright tho…
Ve zamanımız bitti. birkaç dakika daha zaman alıp Rupert'ten hayranları için mesaj istedik ve fotoğraf çektirdik. Rupert ile basın danışmanının elini sıktık ve işte bitii! Rupert ile ilk röportajımız çantadaydı.
ve orijinali:
TIK!