Cool News adlı bir siteye 5. filmi önceden gören şanslı alçaklardan (
) birinin film eleştirisi ulaşmış. Bakalım neler demiiişş: Birkaç spoiler vereceğimi önceden söylemeliyim, filmi berbat edecek şeyler değil ama eğer hiç bir şey bilmeden gitmek istiyorsanız okumayın derim. Eğer en sevdiğiniz sahnenin iyi çekilip çekilmediğini bilmek istiyorsanız, ama fazla ayrıntı bilmek istemiyorsanız size göre bir yazı olmuş demektir.
1 hafta kadar önce Şikago'daki AMC River East'e bilet alırken, The Number 23 filmini görmeye hazırlanıyordum (bu arada, birçok eleştirmenin söylediği kadar kötü değil)
(valla kocam berbat çekildiğini söyledi. ilginç olabilecek bir konuyu rezil etmişler), iki film için de deneme gösterimi bileti almıştım. Biri Jodie Foster ve Terrence Howard'ın oynadığı The Brave One idi, diğeri gizli tutuluyordu. Bütün söyledikleri büyük bir Hollywood stüdyosunun tatilde göstereceği ve daha çok genç izleyicilere hitap eden yeni bir film olduğuydu. Ben Jodie Foster’ın son zamanlardaki sıradan işlerine bayıldığımı söyleyemem, o yüzden diğer filmi görmeye karar verdim.
İçeri girince bir adam bir yyerlerde Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı filmini seyreden 3. izleyici grubu olduğumuzu söyleyerek bizi heyecanlandırdı. Herkesin çıldırdığını söylememe gerek yok. O olmasını umuyordum, ama broşürde filmin PG olduğu yazıyordu ve herkes Shrek 3 olacağını tahmin etmişti, bu yüzden çok güzel bir sürpriz oldu. Ben büyük bir Potter fanı değilim;
(ne dedin sen? ne dedin sen?
) Rowling'in yazım tarzını sevmiyorum
(
çevirmesem mi?) bu yüzden sadece ikinci kitabı sonuna kadar okudum ve gerisini okumadım. Ama filmlerin hepsini gördüm, ve filmler bence Cuaron’un “Azkaban”ından sonra gerçekten iyi olmaya başladı ve bence en iyisi Goblet of Fire idi. Serinin en zayıf filmi Sırlar Odası idi. Bu yüzden Potter işlerini seviyorum.
(kitabı okumayan Potter fanı olamaz bi kere
) Bence bu film birçok açıdan başarılıydı.
Oyuncular giderek daha başarılı oluyor ve birkaç yerde Daniel Radcliffe gerçekten neler yapabilecğeini gösteriyor. Filmde kötü oyuncu yoktu ve Evanna Lynch (Luna Lovegood) ve elbette Gary Oldman (Sirius Black) parlıyordu.
(aaa yok artık. bunun eleştirisi benim için ancak ters referans olur. Gary iyiymiş. hah.. güleyim bari..) ) Imelda Staunton Umbridge olarak iyi, fakat son derece sinir bozucu. Filmin ilk yarısında tempo iyi, sonra biraz düşüyor ve sonuna kadar böyle devam ediyor. Korkunç sıkıcı değil ama tempğo düşüyor, şu andaki süresi 2 saat 30 dk ve bu sorunu gidermek için biraz değişiklik yapmaları lazım.
Şimdi biraz gösterimden sonra verdikleri karta yazdıklarımdan söz edeyim. Hangi bölümleri sevmediğimi sormuşlardı.
(toplantıya girmeliyim sonra çeviririm gerisini) eveet toplantı ve bugünün acil işleri bitti, yorgunluktan ölmeden önce haberi bitireyim
:Umbridge'in olduğu sahnelerin çoğu yavaş tempoluydu ve çabuk sıkıldım. Aynı zamanda Hagrid’in kardeşiyle olan sahneler inanılmaz derecede acemi ve beceriksizdi, bence çıkarmaları lazım.
(Grawp'sız 5. film olur mu şaşkın?) Peki hangi sahneleri sevdim? Dumbledore’un Ordusu'nun eğitim yaptığı yerleri sevdim, Cho ve Harry'nin öpüştüğü sahneler çok hoşuma gitti, ve bundan kısa süre sonra Ron'un yaptığı espri çok iyiydi
(o Jo'nun esprisi bi kere cahil
) ve tüm salon koptu. Filmin sonuna doğru Dumbledore ile Voldemort'un savaştığı sahneyi de sevdim. Efektler tamamlanmadığı için sahneler çok acemi duruyordu, ama böyle bir sahnede efektlerin bitmemiş olmasını görmezden gelebilirsiniz ve sahne uzun falan da olmamış, iyi çekilmiş ve müthiş görüneceğine şüphe yok. Büyücülerin savaşmasını syretmeyi seviyorum. Ayrıca en sevdiğim karakterleri sormuşlardı, ben Ron, Sirius, (Oldman'ın muhteşem olacağına kuşku yok zaten) Luna, (anladığım kadarıyla kitabın hayranları onun filmde nasıl bir karakter çizeceğinden korkuyorlarmış, ve o benim en sevdiğim karakter oldu, sanırım doğru bir şey yapmışlar. Kaçık ve tuhaftı ve çok komikti, Evanna Lynch belki de çocuk oyuncuların en iyisi) ve son olarak Harry Potter. Radcliffe artık ne yaptığını biliyormuş gibi görünüyor ve rahat görünüyordu. Harry bu filmde hımbıl değildi ve bunu gerçekten sevdim, çünkü diğer filmlerde çok güçlü olması gerekirken biraz hanım evladı gibiydi. Z.A.Y.'da henüz muteşem bir büyücü değil ama dişli biri. Sinemadan çıkarken önce bu filmin 4. film kadar iyi olacağını hissettim, ki en sevdiğim film olduğunu söylemiştim. Fakat filmle ilgili bir şey beni rahatsız etti, ne olduğunu anlamaya çalışırken sonunda buldum, çok fazla şey olmuyordu. Sonuç olarak, çok fazla olay gerçekleşmiyor ve bu öykü başka bir filmin içine sıkıştırılabilirdi.
(hönk
) Sıkıcı olduğunu söylemiyorum, gerçekten iyi kısımları var ve film tamamen gereksiz değildi, ben sadece önemli bir şey olmamasının onu sıralamada diğer filmlerin altına ittiğini hissettim. Beni rahatsız eden başka bir şey, filmin zirve noktasıyla ilgili, bu yüzden eğer bunu bilmek istemiyorsanız bir sonraki paragrafı okumayın…
Filmin sonunda bir kez daha Voldemort ile karşılaşıyoruz ve tam olarak yenilmiyor. Bu sıkmaya başladı, artık biteceğini umuyorum. Ana kötü karakterin en sonda ortaya çıkıp tam bir yeinlgiye uğramamasından bıktım, bir sonraki filmin sonunda yine aynı şey olacak.
(bilemedin işte
) Yeni eğer son iki filmin tarzını sevdiyseniz, bu filmi de seveceksiniz. Bu film onlardan çok farklı değil. Bu filmde Harry'nin karakterinin derinliklerine inilmesi iyi bir şey, Harry'e gerçekten yapacak bir şey vermişler ve gerçek bir şekilde bir şeylerle başa çıkmaya çalışıyor. Harry Potter karakteri bu filmde gerçekten ilginç, bu da filmdeki birkaç hatadna birine yol açıyor. Filmde Hagrid’in kardeşi ve muhtemelen Umbridge’in sahneleri dışında kötü bir şey yok. Ondan hoşlanmamanız gerektiğini biliyorum, ama filmin yarısında onu perdede gördükçe dehşete düştüm. Gerçi bunu editing ile halledebilirler, ve bence Hagrid'in kardeşinin bu kadar kötü canlandırılmasının nedeni efektlerin henüz anlaşılmayacak kadar kötü olması, henüz doku veya katman verme işi ya da gölgelendirme hiç yapılmamış. Bütün bunkar yapılınca işe yarayacağını düşünüyorum. Kitapları sevenler bu işe ne der bilemiyorum, ben genelde iyi ve eğlenceli buldum. Serinin en iyisi olmasa da (editing ve efektler bitince bu durum değişebilir) ve ben serinin büyük bir hayranı olmasam da, konu ve Rowling'in vasat yazma tarzı
(aaa tutmayın beni dövecem bu densizi
urun kellesini
) muhteşem bir seri olmasını engelliyor çünkü, ZAY ne benim seriden nefret etmeme, ne de iliklerime kadar tutulmama neden oldu, ama gerçekten iyiydi. Ateş Kadehi'nden sonraki en iyi filmdi bence.
Gary Oldman'ın Sirius'unu sevmiş, kitapları okumamış ve Jo'ya vasat dedi. 4. filmin en sevdiğim film olması dışında bu tiple ortak bi zevkimiz olabilir mi bilemiyorum
TIK!