İzlerken sanki dedemleri gördüğüm, yaşadığım dizi. Gerçi 1897'de benimkiler Bulgaristan'daydı da neyse

Şiveleri falan iyi ayarlıyorlar ama gerçek muhacir konuşsa orda kimse anlamaz, alık alık bakarız dizi boyunca

Bu arada tepkimi göstermek istiyorum: Ulan biz bunu komedi-tarih dizisi sanıyorduk, e bilmem kaç bölümdür salya sümük ağlıyorum! Yeter artık. Vahide'nin o yağmurdaki sahnesinde resmen hıçkırdım yahu, hiç beklemezdim kendimden

Ayrıca arkaya konulan fon müzikleri insanım acısını ikiye katlamakta.
Nerden bilem ben bu dizisi bu kaa seviceemi be yaa...
P.S: Ay lev ye Ispanak xD