Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Temmuz 20, 2008, 12:25:24  
   
 
 
   
 
  Mesajları Göster
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 7 ... 79
46  Diğer Konular / Televizyon / Ynt: How I Met Your Mother : Haziran 27, 2008, 01:01:43
Barney Moloztaş'ı , alemin ilk layterkee'ni ( Hede Hödö )o şekilde düşündüm de... komik ... evet evet komik Hede Hödö
Ya da bu Barney'i öyle "yip yip yip" gülerken Sırıtan O gülüyordu öyle dimi yanlış hatırlamıyorum Dil Çıkaran Neyse, evet komik şeyler bunlar.. Ama ben kesinlikle sadece fiziksel anlamda benzetiyorum.. İsimsel oalrak da tabii Dil Çıkaran
47  Diğer Konular / Televizyon / Ynt: How I Met Your Mother : Haziran 27, 2008, 00:44:45
Barney değişmesin de zaten yahu.. Barney aşık olmamalı, olursa da belki son bölümde, gayet ulvi bir biçimde olmalı.. Bir de, harbi benzemiyor mu lan.. Vallahi çok benziyor..
48  Diğer Konular / Sinema / Ynt: Not Defteri | The Notebook ~ Nick Cassavetes : Haziran 27, 2008, 00:20:20
Biraz önce yeniden bitti.. Ve her zamanki gibi, bir çok sahnede gene çok fena ağladım.. Hayır yani sonu benzemesin de, böyle bir aşk var mı yahu? Bak hala ağlıyorum.. Bir de annemler aradı, resmen ağlarken açtım telefonu annem uyuyorum sandı Hede Hödö Yine kelimeleri kifayetsiz bıraktı film. Bu kadar izleyişten sonra aklıma geldi, evet, ama Noah'nın yaşlı halini biraz daha benzetebilirlermiş.. Gerçek hayatta Rachel McAdams'la Ryan Gosling yeniden birleşti mi sonra bilmiyorum. Filmdeki gibi olması beklenemez zaten, ama... İçim acıdı lan, böyle bir film işte..

Eğer gerçekten olabiliyorsa böyle bir şey...
49  Diğer Konular / Popomundo Kulübü / Ynt: Popomundo genel sohbet : Haziran 26, 2008, 22:05:18
29'unda benim de Hede Hödö 19a girecek.. Doğum gününde ne gibi bi atraksiyon yapmak lazım? Mutluluk bi tavan yapsa filan?
50  Diğer Konular / Televizyon / Ynt: How I Met Your Mother : Haziran 26, 2008, 17:51:42
Barney'i Çakmaktaşlar'daki Barney'e çok benzettiğim dizi. Çok güzel dizi. Aralarda kaçırdıkalrımı da bir ara bulup izlemem lazım Hede Hödö Anne'nin şu ana kadar tanımadığımız bri çıkacağını düşünüyorum, öyle çıkmazsa bile çok şaşıracağmız bir son olur Hede Hödö İnsanı yormayan, bir şeylerin değişmesini istemediğim, izlemesi gayet eğlenceli dizi..
51  Diğer Konular / Heroes / Ynt: Quentin Tarantino: “Heroes” da Neyin Nesi? : Haziran 25, 2008, 23:56:55
"What the fuck is Heroes"daki Fuck'ın küfür anlamı taşımasının olmadığına inanıyıorum. "Heroes ne ki lan?" en fazla. Kaldı ki, bunu söylemek sadece bilmediğini ifade etmez, dikkate almıyorum anlamına da gelebilir. Çünkü, şahsen çok da dikkate alınacak bir 2.sezonu yoktu. 1. sezonu tamam güzel müzeldi de sadece o kadardı. Tarantino'ya güvenip herifi seviyorum, evet..
52  Diğer Konular / Kulüpler / Ynt: Formula 1 Sevenler Kulübü : Haziran 25, 2008, 19:54:03
Bence hiç güzel olmadı Hede Hödö Gene çok sıcakta olacak, gene gören çöl zannedecek. Böyle iyiydi, yağmur yağarsa diye heyecan da oluyordu.. Neyse artık ne fark eder..
53  Diğer Konular / Müzik / Ynt: Türkiye' de Müzik : Haziran 25, 2008, 12:06:49
Şarkı sözlerinden bahsettiğimle bahsetmediğim yerleri anlayacak kadar okusaydın bari. Müziğindeki o belli tınının ayrı bir hava kattığını söylemekle milliyetçi duyguların ne ilgisi var anlamadım ama hadi en iyisini siz biliyorsunuz ya... Siz mutlu olun bize ne düşer.. "ahahaha"...

Düzeltme: Kimseye bir şey demeden öyle bir mesaj yazmak "Hüüeey çok asabiyim, durup dururken kimseye cevap vermeyip aynı zamanda aşağılayabiliyorum ne güzel vay canına" tavrıyla dolaşmak da bana sorunu çağrıştırıyor.. Ama tabii ki seni tanımıyorum ve bu öngörü büyük ihtimalle yanlış. Seninkinin yanlış olduğu gibi.. Çok tanıyormuş gibi bir de önyargıyla tanıyıp etmediğiniz adam hakkında konuşabiliyorsunuz ya çok gülüyorum.. Egoysa o sevmediğiniz Lars'tan öğrenmişimdir en fazla Dil Çıkaran İnce L ile.. Hey yarabbim..
54  Diğer Konular / Televizyon / Ynt: Cold Case : Haziran 25, 2008, 12:03:14
Dünkü bölümü dün gece anca izleyebildim Hede Hödö O Korkuluk diye bahsettiklerinin 87'ye döndüklerinde bahçedeki Megadeth tişörtlü çocuk olduğunu anlamıştım ama.. Normaldir gerçi.. Cliff öleli daha 1 sene anca olmuş(belki ay hesabıyla olmamıştır bile), insanlar o iddiadan Kirk çıksaydı diye bakıyorlar... Megadeth'e dönmüş olabilir tabii birden.. Ya da sadece sevip kendine Dave Mustaine'i örnek alıyor da olabilir.. Neyse nereden nereye geldi konu..

Güzel bir bölümdü, ama o kadar kötü bir şey ki.. Çok feci yahu.. İğrenç.. Nefret ettim o heriften <.< Ben de tahmin etmezdim sonunun böyle çıkacağını,bu kadar fena olacağını da tahmin etmezdim. Sonunda vallahi burnumun direği sızladı. Gözlerim de hazırlık yapıyordu ki, bitti...
55  Diğer Konular / Televizyon / Ynt: Cold Case : Haziran 25, 2008, 00:30:29
O bölüm çok güzeldi yahu.. Feci bir bölümdü resmen. Çok sevmediğim tek bir bölüm var sanırım şu ana kadar, onu da yarısında bıraktım sanırım. En fazla 2 hafta olmuştur izleyeli, çocuğun tekinin abisi güreşçi, ama çocuk dansçı olmaya çalışıyor, yeteneği var aslında filan ama sonunda da


O bölümün saç, sakal, kıyafetlerinin zamana uygun olmadığını düşünmmüştüm, ısınamamıştım o bölüme ama babamın dediğine göre uyuyormuş. O daha iyi bilir deyip bırakmıştım konuyu..
56  Diğer Konular / Müzik / Ynt: Children Of Bodom : Haziran 25, 2008, 00:20:05
Tabii ki değiliz, kimse olmamalı zaten. Burada kızdığım şey(ki sana kızmıyorum tabii ki) CoB'a herhangi bir eleştiri yapılması değil, genel olarak eleştiri kavramının büyük insanlar tarafından yapıldığını kabul edip baştacı edilmesiydi, kabaca söylemem gerekirse. Ki, cümleler anlamsız olmuş olabilir, çünkü bölümü biraz önce Paranoid'le kapamış güzel bir diziyi(Evet Supernatural)yarım bıraktım, aklım orada yani..

Ne diyordum? Ha.. eleştiriyi gerçekten geliştirici olmadığı sürece yapıcı bir güç olarak almamak gerektiğini ya da kulak asmamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkğ ben bunu gördüm, insanlar objektif bakmıyor ki. Mutlaka etkileyen bir şey oluyor çoğu kişiyi.. Herkes kendi fikrini benimser sonunda, yanına aldığı eleştiriler de sadece o doğrultudadır. Normal bu, insanız hepimiz. Boş boş laf edip duracağız büyük ihtimalle, ikimiz de kendi görmek istediğimiz tarafları bulup görmeye devam edeceğiz.. Film izlemek gibi bir şey. Ki film eleştirilerinin de müzik eleştirilerinin de aynı şekilde acımasızca ve objektiflikten uzak yapıldığını düşünmekle beraber, burada da bitiremiyorum. Objektif filan da yok aslında çünkü herhangi bir doğru yok..

Ne demek istediğimi ben anlatamadım büyük ihtimalle, dediğim gibi aklım çok başka bir yerde, ve bilmiyorum neden, şu an çok barış içerisindeyim kendi içimde.
57  Diğer Konular / Televizyon / Ynt: Cold Case : Haziran 24, 2008, 23:38:37
bu dizinin en sevdiğim özelliği sorguladıkları insanların yüzlerinin bir anda gençlik hallerine dönüşebilmesi Dil Çıkaran bunun özel bir adı varsa da bilmiyorum. ama çok bepeniyorum. ayriyetten sarışın kadın oldukça hoş Dil Çıkaran
evet benimde orası çok hoşuma gidiyor  XD
Hem o, hem de kullandıkları filtreler o efektleri daha da iyi hale getiriyor. Ki, oyuncu seçimlerini çok beğeniyorum ben. Yani güzel insanları seçiyorlar ve oldukalrı zamanı öyle iyi kullanıyorlar ki, kendinizden de birşeyler bulabiliyorsunuz..
58  Diğer Konular / Üye İlişkileri / Ynt: İstanbul Kafe ve Buluşma : Haziran 24, 2008, 15:32:10
İstanbul buluşması garip bir şey yahu.. İnce uzun bir şehir olduğunu ve trafik konusunun da başa fazla bela olduğunu göz önünde bulundurursak, bir yerden bir yere gitmenin gerçekten çok uzun sürdüğü bir şehir. Ayrıca eminim daha çok kişi toplandıkça herkes kendi bulunduğu yakada olmasını isteyecektir. En fazla Taksim filan gibi bir yer seçilebilir o da yol bakımından zor olabilir.. Yani neyse kolayını bulursunuz umarım, iyi eğlenceler size..
59  Diğer Konular / Müzik / Ynt: Türkiye' de Müzik : Haziran 24, 2008, 15:27:36
Bir de son zamanlarda farkettiğim bir şey var. Bazı gruplarda(sadece göz önünde olanlardan bahsediyorum, ama biliyoru ki çoğunlukta da bu hava hakim) riffler eskiye nazaran bayağı iyileşti, sololar gayet iyileşti, grupların duruşu iyileşti, ortada gözleri yarıya inmiş, kafası 1500 olan insancıkalr dolaşmıyor, bass'lar sadece yürüyüş olmaktan çıktı, çok daha güzelleşti ve hissedilir olmaya başladı.. Bütün bunlara karşın vokaller hala aynı.. Müzikle uyumsuz, geliştirmeye çalışılmayan sesler var. Kullanılmaktan yoksun sesler var, üzerinde çok da kafa yorulmuşa benzemeyen sözler var. Vokal öylece üzerine oturtulmuş hissi veren vokaller var. Hatta bu durumun tamamen aynısı Pinhani'nin Ağlama denilen şarkısında var. Diğer şarkıalrını bilemeyeceğim, bunun klibini gördüm oradan biliyorum, ama eğer şu Dawson's creek kırması dizinin müziği Pinhani'ninse, o şarkıda mesela bir özellik görememiştim..

Her neyse, aynı şey durumunu daha iyi gördüğüm Malt'ta da var. Cenk'i severim, ama Malt'a gittiğini düşünmüyorum sesinin. Ama gitmez demiyorum. Sadece bu haliyle gitmediğini düşünüyorum. Daha çok kafa yorulursa, klasik Türk sözleri gibi duran sözlerden, kalisk şarkı söyleme biçimlerinden vazgeçilirse çok daha iyi olur diyorum.. Ama yine de bu bana ümit veriyor. En azından demek ki istersek iyileştirebiliyoruz, vokalleri de bir gün oturtabiliriz umarım.. Ha kimsede mi yok? Olmaz mı.. Mesela Pentagram'ın çok iyi bir müziği olduğunu dşünüyorum. Hem melodi hem vokaller bakımından. Ve tamamen yabancılaştırmadıkları, müziklerinin içine bizden de çok şey kattıkları için müzikleri gayet özgün ve güzel bence.. Ve aynı şey her ne kadar dinleyicisi olmasam da çok saygı duyduğum ve Türkiye'de bu işi doğru düzgün yaptığını düşünüp sevdiğim Şebnem Ferah'ta da var.. Örnek alınmalılar diye düşünüyorum..
60  Diğer Konular / Müzik / Ynt: Children Of Bodom : Haziran 24, 2008, 13:28:12
Onlar da beklentilerinizi karşılamak zorunda değil.. Blooddrunk'ı çok aradım, sonunda buldum ve ilk öyle dinledim. Merak ediyorum kaçınız aldı Blooddrunk'ı.. Herkes diyor "Hıaa ne kadar kötü bir albüm bilmemne bık bık bık" da kaç kişi gerçekten alıyor? Her neyse...

Blooddrunk temelde diğer albümlerden belki biraz farklı, ama genel olarak bakınca Children of Bodom işte. Sadece biraz daha karanlık, daha sert bir albüm. O da gerek Alexi'nin gerekse Henkka, Janne, Jaska ve Roope'nin ruh hallerine bağlı bir şey.. Yani onlar biyonik adamlar değiller, ruh halleri zamanla değişir, zamanla daha çok büyürler, karakterleri belki daha çok oturur, hayatlarında değişen şeyler vardır ve bunları müziklerine aktarırlar. Benzer şeyi onların da yaşadığını da bilerek James'in St. Anger'ın video çekimlerinde(hapishaneye gittikleri zaman)söylediği şeyi göz önünde bulundurun bari. "Eğer hayatımda müzik olmasaydı, büyük ihtimalle ben de aranızda olurdum, daha kötüsü ölmüş olurdum" gibi bir şey diyordu. Yani kısacası bu herifler kimseyi mutlu etmek için müzik yapmıyor. Kendilerini ifade etmek için müzik yapıyor.

Kaldı ki yakından takip edenler Blooddrunk'ın yapım-kayıt aşamasına biraz da olsa şahit oldular. Petrax'taki kayıt günlükleri, cobtv'ler(ki keşke devam etseydi 2 bölümle kalmasaydı, zira harikaydı ikisi de)... Onlardan hatırladığımız şarkıalrı albümde görüp de "Aa bak bunu hatırlıyorum, şu olurken, burada da bu oluyordu" cinsi şeyler demek çok hoş.. Yani olay biraz daha yakın düşünen biri için hiç o kadar yüzeysel değil.. Ve şu da var, bu kolay yapılan bir şey değil.. Kaç kere dedim yine diyorum ilham kolay gelen bir şey değil. Ve bir şarkı bile çok zor yazılan bir şey.. Bunlar da öylesine müzik çalan adamlar değil. Gerçekten yıllarca emek harcamış, bir sürü şey yaşamış insanlar.. Öylesine kolayca yargılamak olmaz kimseyi...
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 7 ... 79