Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ekim 07, 2008, 05:01:29  
   
 
 
   
 
  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 100
1  Diğer Konular / Üye İlişkileri / Ynt: HeyHoLou ~ {Yatılı} Okul Hayatı : Ekim 05, 2008, 12:51:17
şuan bildiklerimin yarısından daha azdı bildiklerim. Gülümseyen
2  Diğer Konular / Üye İlişkileri / Ynt: HeyHoLou ~ {Yatılı} Okul Hayatı : Ekim 05, 2008, 11:53:30
Sen bööyle anlattıkça kıskanasım geliyo ama Dil Çıkaran Cidden,gitgide içime oturuyo şu önümdeki bir sene. Bir an önce geçse,lisede yatılı okuyorum,hoba bu süpermiş desem Dil Çıkaran

Bu sabah annem dedi ki; ablanla odanızı ayırıcaz ama bunu yapabilmek için dolayısıyla taşınmamız gerekiyo Dil Çıkaran O yüzden taşınmaya karar verdik,ev arıyoruz ve seneye yatılı gitmek yok ona göre..

Ben de anneme dedim ki; inan sen istedin diye dizinin dibinde otururum,yiyosa sen her gün Özgürlük Bulvarı'ndan Yeşilbayır'a gidersin.

Eh,böyle olunca sustu tabii Dil Çıkaran

Dün yoldayken,annemle babamdan söz aldım,haftaya pazar gidip bakıcaz Sosyal Bilimler'e. Son gördüğümden ( Dil Çıkaran ) beri epey değiştiğini düşünüyorum Kahkaha En azından camları takılıdır falan Dil Çıkaran

Daha bu fikir kafamda belireli 3-4 ay falan oldu heralde. Ama sıkı sıkıya sarıldığımdan beri en fazla 2,bilemedin 2.5 ay geçmiş olmasına rağmen,şimdiden dershanedekilerin başının etini yemeğe başladım. Sosyal Bilimler de Sosyal Bilimler diye Dil Çıkaran

Seçmeli derslerine hayran kalmıştım zaten,şimdi o kurslarıno falan filan okuyunca daha da kabardı SBL sevgim Dil Çıkaran

İyi ki Aslı tanıtmış burayı bana diyorum Gülümseyen

Merakle bekliyorum gelecek izlenimlerini.
ne diyosun bea Kahkaha yurda taşınıyoruz bugün. ve haftaya pazar yüksek ihtimal orda olucam XD
Ah bebeğim, benim geçen sene ki halimi hatırlatıyorsun. şanslısın ki okul hakkında bolca bilgin var. ben bilgim olmadan bağlanmıştım Kahkaha XD
3  Diğer Konular / Üye İlişkileri / Ynt: HeyHoLou ~ {Yatılı} Okul Hayatı : Ekim 05, 2008, 11:06:22
He ya..Kahkaha Yıllardır liseyi iple çekerdim bu niye üniversiteye kaydı şimdi..! Benim de annem bulmuştu ama benim isteyeceğimi düşünmediler sanırım..Kahkaha Ben 'aa tamam olur hatta çok güzel olur' diyince baya bi şok olmuşlardı..Kahkaha
e dedin de noldu sonra? XD nerde yatılılık?
4  Diğer Konular / Not Defteri / Ynt: Su - Bölüm 1: "Su Günah Dolu" : Ekim 05, 2008, 10:53:31
Su en temiz olması gereken,canlıların muhtaç olduğu,onsuz hayatın süremeyeceği bir maddedir.yaşamın anahtarıdır su.Hep en saf olarak su görülür..azizler suya benzetilir.su biziz su  herkes.ama en kutsala bile el atılır oldu zamanla,en saf kirletilir oldu.tabular yıkılır oldu.Güzeldi ,anlatışın,betimlemen olmuş diyorum.ama diyorum kirli de olsa su ,sudur.
evet. doğru. kirli de olsa su "su". Gülümseyen uğraşırsan arıtabilirsin aslında suları. Gülümseyen
teşekkür ederim efenim yorumunuz için. Gülümseyen
5  Diğer Konular / Üye İlişkileri / Ynt: HeyHoLou ~ {Yatılı} Okul Hayatı : Ekim 05, 2008, 10:51:25
Ya bende çok istiyodum beni yatılıya versinler diye yok sen rahat edemezsin yok şöle olur yok böle olur vermediler..Kahkaha

Okuyunca da kıskanmadım değil hani..Kahkaha
annem sağolsun, kendi buldu başta bu okulu. Bak böyle bir okul varmış dedi, anlatmaya başladı bana. Ama yatılı dedi, okuyabilir misin dedi sen öyle, okuruuum dedim XD Evden gitmeye zaten hevesli bir insan olduğumdan. Dil Çıkaran
Ama mesela herkes karşı çıkmasına rağmen gelenler de var, ki kazanınca isteselerde istemeselerde yolluyolar. kazansaydın hulen Dil Çıkaran
6  Diğer Konular / Üye İlişkileri / Ynt: HeyHoLou ~ {Yatılı} Okul Hayatı : Ekim 05, 2008, 10:45:38
Kıskandım okulunuuuuu  hele faaliyetler kısmısını çok güzellll  Ağlayan Ağlayan  senin adına çok sevindim 14 yıl önce böyle okul olsaydı kaçarmıydım yatılı okuldan yahu  Hede Hödö 
ah ah
fikri varmış aslında amaaa işte yapılamamış, anca 5 sene önce ilk sosyal bilimler açıldı. İstanbulda. Hede Hödö of orası daha da uçuktur bizim okuldan. Böyle röpörtaj falan yapma imkanları da oluyo ünlü kişilerle, onların Hede Hödö konferanslara falan gelebilecek adam daha çok orda. Hede Hödö Fen liseleri kadar eski olsaydı işte o zaman iyi olurdu, şimdi kimse ne olduğunu tam bilmiyo Hede Hödö Dersanelerdeki rehberlikçiler bile yeni yeni öğreniyo okulu Dil Çıkaran
sizden iyi bir sosyal bilimler lisesi mezunu insan olurdu efenim, ona uygun olarak artık siyasal mı, hukuk mu, edebiyat mı Dil Çıkaran Mezunu olurdunuz üniversite olarak da Hede Hödö Sosyal Bilimler aslında Fen liselerinden daha iyi, sosyal bilimler liselerinde ilk mezunlar geçen sene ist.ten çıktı, bütün öğrenciler üniversite kazanmış! o derece. %100 başarı XD
7  Diğer Konular / Not Defteri / Ynt: Su - Bölüm 1: "Su Günah Dolu" : Ekim 05, 2008, 09:50:54
Haha çok ilginç Kahkaha Ama pek birşey anlamayadım Dil Çıkaran Amaç nedir ki hikayede? XD Dil Çıkaran
Bu kötü, yeterince açık yazamıyorsam, karşımdaki anlatmak istediğimi anlayamıyorsa bir sorun vardır. Kafamın içinde kurgulayıp ne olacağını bildiğimden anlaşılması kolay gibi geliyor, ama öyle değil işte. Aktarım hatası sanırım. Bu konu üzerine çalışmalıyım.
Amaç nedir? Anlatması daha da zor. Hikayeden daha karmaşık bir şekilde olacak. Anlaşılmayacak.
mmm belki bir anlayan çıkarda açıklamayı yapmayı başarabilir de açıklayabilir anlamayanlara. Ben şimdi açıklayamadım, kelime bulamıyorum.
Okuduğun için üşenmeyip, sabah sabah, bir de üzerine cevap yazdığın için teşekkürler. Gülümseyen
8  Diğer Konular / Arna Öyküleri / Ynt: Sarmaşık Kayalar : Ekim 05, 2008, 09:47:04
~Taşlarına birer damla kan iliştirilir, üşenmeden, teker teker.
Ve sonra taşları atılır sulara, üşenmeden, teker teker. Şeytanlar kapıları zorlar, merak ederleri dışarıyı, dışarıdan geleni isterler. Merak ettikçe toplanır günah şehrinin bütün oluşumu.
Hayaller kurulur, o kadar önemlidir ki o hayaller... Gerçekleşmezse sanki dünya yıkılır. Hayaller gerçek olsun diye gecelerce, tekrarlanır durur. Ne kadar yoğun şekilde istersen, tekrar edersen isteğini gerçekleşme ihtimali artar...
Hayallerin gerçekleşmesini beklerken patlar 'Varlık', tatmin edemez kendini, daha inandırıcı olsun ister hayallerinin, gerçekçi olsun ister ve ~ Tutku, fark etmeksizin saldırır kasıklara. Kehanet Kitabı’nda yasaklanan, hazla boşaltır ruhunu.
Varlık susturur istekleri, susturur. Korktuğundan belki. Hiç olmamış gibi devam eder.
~Kasım ayının sonuna gelirken dünya, mevsim adlarının yalan olduğu anlaşılır yavaştan. Çünkü dünya değişti, değiştirildi, değişmeye zorlandı. Bu zihniyet ne yaptığını bilemez, rengarenk boyar her yeri, rahatsız edici, ufak iğneler gibi, göze nişan almış.
~Bahar beklenir son olsa da, olmasa da. Bahar sevilir, ilk olsa da, olmasa da. Arada kalmış ruhlar bütünlüğünü korumak adına, arada bırakılır baharda, soğukla … sıcak arasında. Kendiymiş gibi görür, özenirler 'varlık'lar. Bahar gibi olmak isterler; beklenmek, sevilmek...
~Yağmur damlaları düşerken, meleklerin sesleri bastırılırsın diye, ilahi söylenir kara kapıların ardında. Günün saatlerinde yankılanır sokaklarda çağrı.
Öyledir ki ilahileri yeri göğü titretir, camları kırar. Ne meleklerin sesi, ne de cehennemden gelen sonsuz çığlıklar.
Oysa gökte bile değildi şeytan, adını ana ana göğe çıkarmadılar mı?
~Rengi kahverengi belki ama, dibi tutmuş artık şehrin. Tadı bozuk, yine de yaşanır. Seviyorsa eğer katlanır.
~Ormanın ıssızlığında, cinler şapka çıkartır insan şehvetine, hırsına.  Ama insanlar görmez, insanlar anlamaz. Efendimiz, insanların anlamasını, "görebilmesini" beklememeli bile, onların hırsı kör etmiş onları, şehvet akıllarının tek meşgalesi olmuş, görmeye anlamaya sıra nasıl gelebilir?
Aşk... ~Aşktır gidip, gelen, gidip, gelen … Karanlık kapıları açan, şeytanları dışarı salan...
~Ve sadece aşktır, bir insanı var edebilen, yok edebilen … ve bir insanı güçlü kılıp, zayıf bırakabilen...


Gülümseyen
İlk yorumu yazabildiğim için, kısa zamanda yazabildiğim için mutluyum.
Yeni bir yazı paylaştığın için mutluyum. Gülümseyen Yorumuma cevabını belki haftaya belki yirmi gün sonraya görebileceğim için üzgünüm.
9  Diğer Konular / Not Defteri / Su - Bölüm 1: "Su Günah Dolu" : Ekim 05, 2008, 06:41:17
Su yumuşak, vurduğu yerleri uyuşturabilecek kadar da sert. Saatlerdir bedenimden kayıp giden sular, ben kendimde değilim. Tek düşünebildiğim, tek hissettiğim su. Yumuşaklığı, sesi, vuruşu, bedenimden kayışı, beni ıslatışı. Saniyeler, dakikalar, saatler... Belki de günler. Geçti bile artık, geriye akamaz zaman. Akıyor hep ileriye, devam ediyor. Ve su sesleri. Ruhumu temizlemeye devam et su, devam et. Hiç günahım kalmasın, tek bir leke bile görmesin kimseler, hepsini temizle. Bütün kirim karışsın lağıma, karışsın başkalarının günahlarıyla ve benden uzağa düşsün.



Su kirli, su tuzlu, su günah dolu. Bulutlardan iniyor yer yüzüne sular, yukarı çıktığından hızlı, dövüyor önüne geleni. Lağımlar buharlaşmış sanki de günahlarımız yağıyor, su bizi kirletiyor. Temiz değil artık. Temiz değiliz. Kirletti su bizi, gökyüzünden indi. Herhangi bir sokakta, başım göğe doğru, dayak yiyorum sudan. Vuruyor bana, vurduğu yerleri yakıyor, ama acı yok. Mutlu hissediyorum aksine, daha çok yağsın, daha çok vursun yüzüme. Gözümü açamam, gri gökyüzünü gördüm yeterince. Gözlerim kapalı, kendimi teslim etmişim suya. Gücümü emiyor yavaş yavaş, dayanıyorum yine de. Sırılsıklamım, giysilerim günahla yıkandı. Yağmur dindiğinde yakılmalı, yok edilmeli. Saçlarımı kazıtmalı, ne kadar sabunlarsan sabunla, hiçbir kimyasal geçiremez günahları; suyun aldığı, suyun geri verdiği günahları.

Avuçlarımı açıyorum, su dolsun diye, içmek için. Günahla dolmalı ki içim, yok edilmem için sebep doğsun. Yok edilmeliyim ki kahraman gözüyle baksınlar bana. Bulutların üzerine çıkabilmem için yok edilmeli? Yakılmalıyım ben de, küllerim suya karıştırılmalı ve suyla buharlaşmalıyım. Suyun parçası olmak için dua ediyorum. Su bunun olmayacağını göstermek istercesine doluya dönüyor ve canımı acıtıyor, bundan mutluluk duyamıyorum. Kaçmak zorundayım bir köşeye, buz parçaları yüzümü yaraladı bile. Yanağımda kesikler var, su yaptı, su kesti.

Yer titriyor gök gürültüsüyle, gözlerim kapalı olduğu halde görüyorum şimşekleri. Griler kararıyor, kara bulutlar tepemde. Dolu bitti, su var yine. Hızlı, sert. "Koş" diyor rüzgâr. "Koş, kurtulmak için kendinden"

Gözlerimi açmaya cesaretim yok hâlâ, koşuyorum nereye koştuğumu bilmeden. Çukur ve tökezliyorum, suyun üzerine düşüyorum yüzüstü. Kalkamıyorum. Kollarım, emirlere cevap vermiyor, bağlar koptu.

Saniyeler, dakikalar, saatler... Belki de günler. Bir süre kaldım orada öylece. Uyudum, uyandım. Yağmur yağıyordu hep, yorganım olmuştu üzerime. Tekrar uyudum, sokaktan kimseler geçmiyordu, suyun içinde, suyla bütünleştim. Açlık yok, su zaten var.

Uyandım. Kollarıma emirler verdim yine, beni dinledi bu kez. Ve kalktım ayağa, ama başım döndü, düştüm suya tekrar. Sırtüstü düştüm bu kez. Su gözlerime girdi, yaktı. Su tuzlu. Su günah dolu. Gözlerimi yakan günahlardı.

Ağlıyorum, su benimle dalga geçiyor. Ağlıyorum yine de. Rüzgâr yine "Koş" diyor. Kalkamıyorum ki yerimden. Sıcak bir şey yaklaşıyor, bir el hissediyorum, kolumu tutan, çeken. Zorla kaldırıyor beni, her kimse. "Gözlerini aç!" diye bağırıyor kulağımın dibinde. Uzun zamandır insan sesi duymamıştım. Açıyorum gözlerimi, bakıyorum. Üniformalı bir adam. Omzunda silahı. "Yürü" diyor bana. İtaat ediyorum. "Sen asker misin?" sesim çatlak, uzun süredir konuşmadığımı belli eden bir pelteklik var. Başını sallıyor.
Uzun süre yürüyoruz, su bizi dövüyor. Sağa sola bakıyorum, binalar değişmiş. Boyaları akmış, dinmek bilmeyen yağmurdan olsa gerek. Yüzüme bakmıyor asker hiç, çok korkunç halde olmalıyım -ki korkuyor benden. Korktuğu için bakamıyor.

Diğerlerine göre eski, beton bir binaya sokuyor beni. Karanlık içerisi, kolumdan tutuyor, karanlıkta o yönlendiriyor beni. Duruyoruz bir kaç kat merdiven çıktıktan, bir kaç koridor geçtikten sonra. Kapı tıklaması duyuyorum, ve kapıyı açtığında kör edici bir ışık çarpıyor yüzüme. İtekliyor beni. Çatıları gösteren, büyük pencereler. Su var üzerlerinde, su iniyor hala gökyüzünden. Ağzım açık camdaki damlalara bakıyorum. Kapının gıcırtısı geliyor kulağıma. Kapandı. Fısırdaşmalar. Bir iki kelime seçiyorum aradan, ama bağ kuramıyorum. Önemi yok. Su önemli olan. "Su?" diyor arkamdan gelen ses, dönüp bakıyorum suratına aptal aptal. "Adın Su senin" diyor. Şaşırıyorum, adım Su muydu?



İlham zaten insana hep duşta gelir. XD gelen ilham direk sudan geldiği için "su" oldu. uzun zamandır bir şeyler yazamıyordum. Bu kadar yazabileceğimi de düşünmüyordum. Beğenmeniz dileği ile.
2 bölümlük bir şeydir. Yurtta devamını yazacağım, eve artık ne zaman gelebilirsem geçirir bilgisayara, koyarım buraya. Gülümseyen
10  Diğer Konular / Kitap / Ynt: Sevdiğiniz yazarların hayat hikayeleri ? : Ekim 05, 2008, 06:14:08
Buna benzer bir başlık vardı sanki ama emin değilim. Baktım bulamadım XD yoksa yoktur. =)
Kopyala yapıştır yapmak istemiyorum, kendi bildiğim kadarıyla anlatayım;
Stephen King, doğum tarihini ve yerini bilmem. Demin okudum ya yukarda unuttum, bakarım birazdan. İskoç&İrlanda asıllı olduğunu bilmiyordum öğrenmiş oldum. Babasız büyümüş, üç kardeşlerdi sanırım. Lise yıllarındayken dergilere yazılarını yollamaya falan başlamış. Yayınlanmamış fazla, bir dergiden cevap gelmiş ama; yeteneklisin ama şunun şunun üstünde çalışmalısın gibi. Tam hatırlayamıyorum. (Yazma sanatında okumuştum)
Göz'ü tuvalette yazmış, sonra beğenmeyip çöpe atmış, karısı çöpleri atarken bulmuş kağıtları ve yazmasını, devam etmesini söyleyip yardım etmiş.
Genelde rock dinleyen bir insan kendisi. Bu kadar Dil Çıkaran
Bence kopyalayıp yapıştırmak yerine kendi bildiğimiz kadarıyla bir şeyler yazsak, daha güzel olmaz mı?
Tamam unuttuğumuz yerler olur, yanlış bildiğimi şeyler olur ama en azından sıradan olmaz ve sadece biyografiye bağlı şeylerle dolu olmaz, kopyala yapıştır nereye kadar?
11  Diğer Konular / Kitap / Ynt: Okuma İstatistikleri - Kitap Üzerine : Ekim 05, 2008, 05:54:11
Okulumu çok seviyorum!
Bizim okulda (ve diğer bizim okul dışındaki 14 sosyal bilimlerde de sanırım) haftada en az bir kitap bitirmek, özetini çıkarmak ZORUNLU! Kahkaha Gazete okumak zorunlu, aylık ya da haftalık kültürel dergi takibi zorunlu XD
tabi bunları yapmak benim için bir zevk XD
Ama keşke, sadece sosyal bilimlerde değil, bütün okullarda uygulansa. O zaman çok daha iyi olurdu.
12  Diğer Konular / Kitap / Ynt: şu an hangi kitabı okuyorsunuz? : Ekim 05, 2008, 05:42:53
Altay Öktem - Aslında Saçları Siyahtı
13  Diğer Konular / Üye İlişkileri / Ynt: HeyHoLou ~ {Yatılı} Okul Hayatı : Ekim 05, 2008, 05:38:07

Yatılı Okul Hayatı
Garip ve dolu dolu bir hayat. Güzel yönleri bol. Rahat değil belki ev kadar ama (kendi yurdumuza taşınınca ev kadara yakın olacak, şuan hiç değil) güzel bir olay yurt olayı. XD Dostluklar kurduran bir olay. Gülümseyen Artık 150 kişilik bir ailem var -ki bunun insana kattıkları çok fazla. İnsanları tanımak, incelemek çok şey katıyor açıkçası bana. Asosyal bir insanken 200 kişinin kaldığı bir yere düşmek benim için başta biraz can sıkıcı oldu ama şimdi alıştım ve çok memnunum. Haftasonları eve geldiğimde açıkçası evde sıkıldım ve yurdu özledim. Gerçi bu bayram tatilinden sonra evin rahatına tekrar alıştığım için yurda dönesim yok pek. Gülümseyen Her an her şeye hazır olmak durumunda olduğun için zihni hep açık olmak zorunda insanın. Derin derin uyuyamıyorum mesela. Sabahları 6'da vücudum uyanıyo yurtta ve 6.30'da hiç sızlanmadan direk kalkabiliyorum. (Gerçi bazı arkadaşlar kalkamıyor ama olsun) Hayatı kolaylaştırmak için bir sürü pratik çözüm bulmak zorundasın, bu da seni düşünmeye aklını kullanmaya itiyor. Yurtta düzenli besleniyorsun istesen de istemesen de, çünkü hep aynı saatte yemek. Düzene girdiğim için biraz zayıfladım, daha iyi duruyormuş ama, öyle dediler. Gülümseyen Belli saatlerde bir odaya tıkılıyorsunuz ve odada sadece masa sandalye var. Sizden o saatler içinde ders çalışmanız ya da kitap okumanız isteniyor. Seve seve, yoksa o 1er saat geçmiyor XD Düzenli ödev yapmaya başladım haliyle, kalan zamanda kitap okuma var. Kitap okumaya seven sevmeyen herkes zaman ayırmak zorunda bizim okulda. Haftada en az 1 kitap bitirme zorunluluğu var kehkeh  Şeytani Şahsen işime geliyor  Şeytani Yurt hayatı üşengeçliğimi, belirsiz hayatımı yıktı geçti. Sadece biraz daha rahat olsa diyorum, mesela duşlar -1'de Hede Hödö biz 3. kattayız. xd ilk duş alma girişimimde yukarıda bir şey unutmuşum, 4 kat çıktım, 4 kat indim, iğrençti! Kahkaha Haftasonları eve gelmemin tek sebebi rahat rahat duş alabilmek. XD Kendi yurdumuza taşınınca 2 odanın bir duşu olacağı için onlarda kalmıycak gerçi. Gülümseyen Ev gibi olacak okul harbiden. XD

Yurtta insanın sıkılmaya pek vakti olmuyor, çünkü tam yalnız kaldım aha dediğiniz sıradan birileri çıkıyor bir yerlerden ve muhabbet oluyor bir şeyler oluyor. Kalabalık ortamda bulunmanın güzel yanı bu. ATSOnun yurdunda Antalyanın her okulundan neredeyse öğrenci var. Gülümseyen Böyle bir garip durum o da ayrıca. Gülümseyen İyi tarafları da var, kötü tarafları da. xD Annemin ya da abimin yokluğu neredeyse hiç etkilemedi, ama evi özledim. En çok bilgisayarımı özledim. Gülümseyen Okulda pek çok eksik olduğu için daha internet öğrencilere yok. 1 aya kadar okuldan internete girebilmeye başlarım, kısıtlı olur ama en azından her şeyden kopmamış olurum. Gülümseyen

Okulda 20 saat ingilizce var. İngilizce görmediğimiz gün yok. Benim için zor olmuyor ama çok zorlanan arkadaşlarım var. Gülümseyen Ödevler vs. basit geliyor gözüme. Gülümseyen Bu sene ingilizce ile bir sorunum olmadığı sürece bir sorunum olmayacağı oldukça açık belli. Almancaya da çocukluktan kalan kulak dolgunluğu sayesinde çabucak ısındım ve öğretmenimiz mükemmel ötesi (bence) her ne kadar çoğunluk kendisini pek sevmesede Her Düzgün, DESTANSI bir hoca benim gözümde. Almanyada falan okumuş lise 2'ye kadar, Alman usulü Almanca öğretiyor adam, daha ne isterim. XD her ne kadar artık Türk Sanat Müziği dinlese de o bir rock/metal dinleyicisi. Kahkaha
Rehberlik hocamız, Ahmet Hoca, çok kafa adam ya. XD Harbiden muhabbeti falan güzel. Yazılarımı önce Türkçe hocamıza, sonra Ahmet Hocaya okuturum. XD Daha hiç kendimle ilgili bir şeyler paylaşmamış da olsam okulda. Dil Çıkaran

Yanlışlıkla sınıf başkanı seçildim. sonra normal seçim yaparken ilk başta tek aday geçici sınıf başkanı olunca, nasıl olsa seçilmiycem kimse tanımıyo tek aday kalmasın diyerekten aday oldum, sonra iki erkek arkadaş daha aday oldu, sonra oylama falan oldu bir de baktım başkanım. Kahkaha Yaptığım bir şey yok gerçi, nöbetçi listesi hazırladım, her sabah sınıf defterini al, dersler bitince git geri götür bu kadar. Ha bi de sınıftaki bütün eşyalar bana zimmetli Hede Hödö benden sonra sınıfa. XD

Okulda kıyafetiyle falan örnek öğrenciyim, Ramazan Hoca çıkardı falan hatta. En üst düğme bile ilikli, kravat gayet düzgün; etek boyu olması gereken boyda -ki bazen pantolon giyiyorum -aslında etek de değil, şort etek giyiyorum (aradaki farkı bilmiyorsanız dikişlerdeki falan farketmeniz zor, etek mi değil mi); çorap düz siyah, ince değil. XD Bir tek ayakkabılarım sorundu, başta kundura falan dediler. Sonra Beden hocamızla görüştüm de, siyah ayakkabı olurmuş. Dil Çıkaran Converselerime kızdılar, ama hocaların gözüne girmişim bir kere (nalet ben) adımı almadılar (ya da zaten bildiklerinden yazmadılar, bu da bir soru işareti).

Ramazan Hoca mükemmel bir insan, müdürümüz diye demiyorum bir numara XD İlk hafta millet telefonlara sarıldı, her boş vakitte direk telefonlara sarılıyorlardı, Ramazan Hoca kızdı; dedi "Telefonda iki şey konuşulur; bir nasılsın iyi misin sorarsın, iki para istersin. [burda biz kırıldık] Daha ne uzatıyon lafı, kontöre yazık!" Her sabah elinde küçük bir kağıt, üzerinde ufak notlar yazılı, bakar kağıda sonra başlar konuşmaya; "Çocuklar şimdi biliyosunuz, Yeşilbayır, Döşemealtı falan böyle çevre köyler vs. birleştiler Döşemealtı İlçesi oldu, biz şimdi ilçeye de bağlıyız. İlçede 22 tane okul var, bunların dördü mü beşi mi lise; biz, fen lisesi, anadolu ticaret başka iki lise daha. İlçe çapında yarışmalar olduğunda kompozisyondur, şiirdir, resimdir... ilçedeki bütün dereceler bizim olacak! Antalya çapındakilerde hepsi değilse de bi kısmı bizim olacak ama. İlçedekilerin hepsi bizim olacak, yoksa kötü olur. Siz sosyal bilimler öğrencisisiniz. Kendinize yakışanı yapın."
Ramazan hoca konuştukça ben zevkten dört köşe oluyorum. XD En ön sıradayım bir de, Serdar Hoca (Müdür yardımcısı) ben gülümsedikçe şeytani şekillerde bana bakıyo falan. XD Hihi seviyorum idareyi  Sırıtan

Okulda eğer olursa bir yüzme takımı kurulacak, ya da kurulamasa da ben özel bir hoca bulup idareden izin almak suretiyle bir kulübe kaydolmaya çabalayacağım. Gülümseyen Böylece Antalya'ya ayda bir inme izni benim için geçersiz olacak. Nihohaha
Yüzücü olma hayallerim suya düştü diye düşünürken tam, fırsat ayağıma geldi, Beden hocamız falan çok olumlu baktı bu işe ve allahtan yüzme takımı kurulsuuun diye yalvaran tek kişi değilim. XD [Öküz gibi olmak istiyorum! öküz gibi bir vücudum olmalı!]

Haftasonları, haftaiçi derslerden sonra bizi oyalamaları lazım, yatılı okul sonuçta... Bir kurs listesi serdiler önümüze XD Gitar, Ney, Ebru, Bilgisayar Web Tasarımı, Fotoğrafçılık işaretledim ve sınıfça eklenmesini istediğimiz kurs olarak pastacılık yazdık XD
Ney kursuna annem "ney çalacakmış, hıh" falan yapıp duruyor ama inatlaşıyorum. "Ney'in felsefesi şimdi sana ağır gelirse diye diyorum, yoksa sıradan bir enstruman olsa çal. Ama öyle değil işte, Mevlana okumaya başlaman gerekir" diyor. XD o böyle dedikçe ben daha çok çalmak istiyorum. XD Gitarda kendimi ilerletebileceğim için memnunum.

Aslında bir yazar grubu falan ayar etmek isterim, ama daha okulda her şey oturmadığı için hemen hocalarla bu tür şeyleri konuşamadık. XD Ama Genç Yazarlar Çetesi - Ant. Sosyal Bilimler Şubesi açılııır Hede Hödö Hemde başımızda Edebiyat, Dil ve Anlatım + Osmanlıca hocaları olacak. Nihohaha bu fikir bana enerji veriyor. XD

Sabahları yurttan okula gitmesi çok güzel, her sabah burdur yoluna çıkıp "hiç şüphesizdir ki Antalya dünyanın en güzel yeridir - M. Kemal Atatürk" yazısını görmek, tepeden Antalya'ya bakmak sabah sabah çok iyi geliyor. Okuldan dönüşte de öyle. Dönerken yazıyı göremiyorum ama manzara her şekilde görünüyor. Ona göre pencere kenarında yer kapıyorum her gün XD Bu fırsat başka kimsenin eline geçmez.  Şeytani

Ayh anam ortaokulda da severdim okulumu, ama şimdi daha çok seviyorum okulu! Okul didigin böööle oluuu' bööööle olu' böööle olu'
muhahahahahaahaha  Şeytani

biraz uzun oldu ve alakasız şeyler anlatmış sayılabilirim  Terleyen affedin. XD içimde birikmiş anlatmak istedim XD
14  Diğer Konular / Üye İlişkileri / Ynt: İyice abartıp saat 05:00'ten sonra cafe keyfi yapanlar : Ekim 05, 2008, 05:26:05
Başlığımı düzeltiyorum Kahkaha ah anlatacak ne kadar çok lafım birikmiş böyle. XD
cafe keyfine varmak iyice... ah ah
15  Diğer Konular / Üye İlişkileri / Ynt: Saat 3'ten sonra cafe keyfi yapanlar : Ekim 05, 2008, 04:09:23
Ben şuan keyif alıyorum XD
Ah ah kalın sizde internetten uzakta görürsünüz o zaman. Kimseler kalmadığında bile çok kıymetli oluyor o zaman cafe. XD
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 100