Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ağustos 21, 2008, 03:07:57  
   
 
 
   
 
  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2
1  Diğer Konular / Not Defteri / Sevdanın Yıkımı : Aralık 29, 2007, 15:20:36
BÖLÜM 1                                                  Ayrılığın Acısı

Elveda

Derin’in kulaklarında hala o sözler yankılanıyordu. Bitmişti. Oysaki mutlulardı. Bunda hiçbir neden bulamıyordu. Sadece bittiğini söylemişti ve gitmişti. Bir neden bile söylemeden gitmişti. Gecenin buruk soğuğunu şimdi iliklerinde hissedebiliyordu. Bomboş sokakta, yolun ortasında, hala onu düşünerek ilerliyordu… Gözlerinin altı kıpkırmızıydı. Geriye tek bir damla gözyaşı bırakmayacakmışçasına ağlamıştı. Ama bu onun geri gelmesini sağlamıyordu.

Bir hafta öncesinde birlikte bir yerlere gitmişlerdi. Şimdi neresi olduğunu hatırlayamıyordu ama bunun artık bir önemi de yoktu. O gün, orada o kadar mutlulardı ki. Neydi onu bu kadar çabuk değiştiren şey? “tüm varlığımla sevmiştim” dedi kendi kendine. Sesi çatallaşmış ve kısılmıştı. Yol bir kavşağa vardığında birkaç saniye durdu. Şimdi her şey önemsizdi. Anlamsız bir yaşam ve gereksiz acılar. Sevda acıdan ibaretti ve bunu yaşayarak öğrenmişti 'artık bitmeli' diye düşündü.

Geldiği yoldan geriye doğru yürümeye başlamıştı. Hayatı da bu ilişkiyle bitmişti. Ve şimdi son buluştukları yerde son nokta koyulacaktı. Bu kesindi. Geride kalanlar zaten buna pekte üzülmezlerdi. Zaten sevgileri de kendileri gibi sahte ve gereksizdi. Yavaşça yolda o sözü duyduğu yere doğru tekrar ilerliyordu. Taşa vuran dalgaların sesleri dışında hiçbir ses yoktu ama derin’in aklından geçenler, dalgaların sesini bile duymasını engelliyordu.

Rüzgâr sanki onun bunu yapmasını engellermişçesine tersine doğru esiyordu. 'onsuz bir hayat, hayat değil' diye düşündü ve şimdi orada duruyordu. Burada her şeyi bitirmiş ve karanlığa karışmıştı. Gitmişti ve her şey o anda bitmişti. Şimdi noktayı koyma zamanıydı. Sağındaki denize doğru dönerek, taşlara çarpıp köpüren dalgalara baktı, hayatının onlar gibi olmasını istemiyordu.

“Elveda aşkım...” derin son cümlesini kurduktan sonra kendisini soğuk denizin kollarına bıraktı. Hiç çırpınmıyordu. Soğuk su vücuduyla birleştiğinde ilk başlarda biraz korkmuştu ama şimdi hiçbir şey hissetmiyordu. Bir anda sokağın her tarafından sesler gelmeye başladı. Herkes onu kurtarmaya çalışıyordu. 'Acaba o da orada mı?' diye umutsuzca onu düşündü. Yaptığının büyük bir hata olduğunu anladığında kurtulmak için ilk çırpınışlarını verirken bunun son çırpınışları olacağını nerden bilebilirdi ki? Güçlükle duyabildiği son ses kendi içindeki çığlık gibi bir martının çığlığıydı...

______________________________________________________________________________________________________________
“Bitti işte...”

Demir, yürürken içinden sürekli bunu tekrarlıyordu... Onu daha çok üzmemek için bitirmişti. “Daha sonra, daha çok bağlanacaktı ve daha çok üzülecekti… "Şimdiden bitmesi iyi oldu” dedi kendi kendine. Şimdi eda’ya olmak için önünde hiçbir engel kalmamıştı. Her şeyi bitirmişti ne de olsa.

Soğuk yolda ilerliyordu. gecenin sessizliğinde, içinde bir yerlerde aslında terkettiği kişinin derin değilde kendi benliği olduğunu hissettiğinde artık dönüş şansı olmadığını da anladı... 'Neler yaptım ben? Ne kadar da aptalım! Bu hale nasıl gelebildim? Allah'ım neden bu kadar boğuluyor gibi hissediyorum kendimi? Neden hiç mutlu olamıyacakmışım gibi geliyor? Yaptığım şey yanlış değildi.' Hala kendini avutmaya çalışıyordu ama sözlerinin ona hiç bir etkisi olmuyordu. Bir an için ilerlerken yanındaki denize atlama hissi doğdu içine, atlayıp kurtulma hissi. Ona yaşattığı bu acı için pişmandı ama diğer yanda da eda vardı. Derin derin nefes alarak denize döndü ve içindeki pişmanlığı dökermişçesine bağırdı.

"Yanlış yaptım! Büyük bir hata... Nasıl yapabildim bunu? Allah'ım bir çıkış yolu göster. Acaba yanına gitsem bana ne söyler? Belki bağırır, haykırır, adıma lanet eder. Ya da döndüğüm için sarılırmı Allah'ım? Ah nedendir bu yüssüzlüğü gözlümün? Evet, geri dönmeliyim. Beni affedecektir... Eminim anlar beni." Demir, sonunda yolunu seçmişti; Onun yanına gidecekti. Yavaşça geriye doğru dönerek ilerlemeye başladı. Her adımı sanki birer hançer gibi saplanıyordu yüreğine. İhanet ettiği kimdi? Hiçbir şeyden haberi olmayan derin mi, ondan vazgeçtiği için eda mı, yoksa duyularına söz geçiremediği için kalbimi? Bunun cevabını bilemiyordu. Şu anda tek bildiği onu son bir kez daha görebilmek, sarılabilmek ve af dilemekti.

Biraz ilerde, kayaların önünde insanlar bir şeye doğru bakıp bağırıyorlardı... Sesleri buradan pek duyulmuyordu ama birinin suda olduğu kesindi. Gecenin karanlığında demir sudaki kişiyi görebilmek için uğraşırken bir yandan da insanların yanına doğru hızlı adımlarla ilerliyordu. Derin'in yüzünü dalgaların arasından bir an için gördüğünde demir birkaç saniye bocalasa bile hemen ardından hiçbir şeyi önemsemeksizin suya atladı.

Soğuğa aldanmaksızın ona doğru ilelerken, yukarıdan geçen bir martının çığlığıyla birlikte derin'in vücudunun yavaşça dibe çekildiğini gördü. Demir, onu kurtarmak için bir hızla kolunu yakaladı ve kıyıya doğru çekmeye başladı. Suyun soğuğu artık işlemiyordu. Kıyıya vardığında, derin'in cansız bedenini kollarına sarmış bir şekilde ağlamaya başladı...
2  Diğer Konular / Not Defteri / X-men - Sonsuz Günışığı İçin Tekrar - Bölüm 1: Adınlık Yoldaki Karanlık Günışığı : Aralık 29, 2007, 13:06:41
arkiler yorumlarınızı beklioyrum... birkaç bölüm hazırladım ve ilk bölümü sizlere sunayım dedim... eğer isterseniz diğerlerinide yazabilirim...


Açıklama:
Direnişin üzerinden geçen 6 koca yıl... Mutantlar ve insanlar arasındaki muazzam düzen, hiç bozulmayacakmış gibi görünmekte... Karanlık yavaş yavaş kendisini gösterirken, dağalmış X-men ekibi yeni üyeleriyle tekrar sahneye çıkıyor... Daylight walkers'ın ortaya çıkışı, Brotherhood of Mutants'ın tekrar doğuşuyla işler daha da zorlaşmış olsa bile, X-men ekibini ve tüm insanlığı tehdit eden karanlık yavaş yavaş ve sinsice büyümekte... Ekibin içindeki kopukluk, romantizm, kargaşa, ölümler ve 6 yıl öncekinden bile daha büyük bir savaş...

____________________________________________________________________________________________________________

Bölüm 1                                                       Adınlık Yoldaki Karanlık Günışığı
Direnişin üzerinden yıllar geçmişti... Kurulan düzen o kadar muazzamdı ki. İnsanlar ve mutantlar arasındaki anlaşma yıllar boyu sürecek gibi görünmekteydi. Rouge, Magneto, Mystique ve tedavi uygulanan mutantlar yavaş yavaş güçlerine yeniden kavuşmuşlardı. Profesor Xavier, beyin nakli sonrası aramıza geri dönmüş, çeşitli çalışmalar sonucu yine tekerlekli sandalye kullanabilmeye başlamıştı... Kısacası hersey yolunda gidiyordu, neredeyse her sey...

Direnişte bazılarımızın canı cok yanmıştı... Scott ve Jean hiç ayrılmak istememişlerdi ve ölüm bile onları ayıramadı. Yeni öğrenciler, yeni öğretmenler, eski ve yeni dostlar... Katherine (Kitty), Boby, Jubilee gibi ayrılan bir sürü dostumuz vardı ama John (sibermoon), Carl (xriver), Ashley (shadow) gibi bir sürü yeni gelenler oldu... John, manyetik bir güce sahipti. Aynı magneto gibi metali kontrol edebiliyordu ama bunun yanı sıra metali bütün elementlere dönüştürebiliyordu. Carl, astral alemlere geçiş yapabiliyordu vu bunun dışında istedigi zamanlarda gözlerinden ışın çıkartabiliyorudu, okulda cyclopsun yerini aratmıyordu...yine de cyclopsu unutmadık. Ashley, toprağı ve elektriği kontrol edebiliyordu. Okulda çok yeni olmalarına rağmen üçüde cok başarılıydı. Bize gelince... beast bakanlıktaki görevinden ayrıldı ve yanımızda öğretmenlik yapımaya başladı. Logan... Logan, Jean'i öldürmek zorunda oldugu geceyi asla unutamadı... Olanlardan hala kendini sorumlu tutuyor... Piotr yani colossus burada öğretmenlik yapıyor. Marie... rouge, Boby'siz bir hayata başladı. Hala Boby'nin gidişini kendisinin mutant güçlerine bağlıyor... Rouge'un o halini gördüğüm her gün  ona, Boby'nin gitmedigini, aslında Boby'nin öldüğünü söylememek için kendimi zor tutuyorum. Mystique... Magnetonun ona direnişte yaptiği şeyi asla unutmadı ve bizimle devam etmeye karar verdi. Bana gelince... Hala malikanede öğretmenlik yapıyorum ve bizi bir arada tutmaya çabalıyorum. Anlayacağınız tek değişmeyen ben kaldım... Ama bazen fırtınalar sizi yanıltabilir.

Yıllar su gibi akıp geçti derler ya... Bizim için hiç de öyle olmamıştı... Tek tesellimiz artık saklanmak zorunda kalmadan, sabahları huzurla uyanmak ve rahtça, dünya'da dolu dolu yaşayabilmekti... Sanki bu bizim, mutantlarin ütopyasıydı... Şimdi o güzel yılların üzerindeki kara bulutları kaldırmak için herkes Xavier'in malikanesine geri dönmüştü. Kitty... Minik Kitty ne kadar da büyümüştü... Geri geldiğinde evli bir hanımefendiydi... Onu ilk gördüğümde o kadar şaşırdım ki, çocukluğundaki o masum yüzün yerini artık bir yetişkinin edası almıştı ve kendinden çok emin bir şekilde toplantı odasına girmişti... Arkasından da warren geldi. Angel... onu en son gördüğümde direnişin üzerinden bir yıl geçmişti... Kitty ile evlendiklerini duyunca daha çok şaşırmıştım... Kitty'nin yüzünde buruk bir ifade vardı. Fazla mutlu olamadığı çocukluğunun üstüne çektiği mavi bulutların yeniden kararmaya başladığını görmek belliki onu cok üzüyordu... Jubilee her zaman asiydi... Gördüğüm kadarıyla eski halinden hic bir şey kaybetmemişti...üretilen onca çözüm vardı ama pek bir işe yaradığı söylenemezdi... Daha geride bıraktıklarımızın yaraları iyileşmeden yeni bir yıkıma daha dayanabilirmiydik hiçbirimiz bilmiyorduk. Şimdi herkes, bunun sonunun da eskisi gibi olmasından korkuyordu..

Brotherhood of Mutants'ın adımları yıllar boyunca tekrar atılmaya başlanmış ve yeniden kurulmuştu... Pyro yine Magneto'nun yanındaydı... Bize yaklaşan karanlıktan Magneto'nun da haberi vardı ve git gide büyüyen bu karanlığa rağmen bir de onun ordusuyla tekrar yüzleştikten sonra durum belkide gecen seferkinden daha kötü olabilirdi... Brotherhood of Mutants'taki casusumuzun ise bize oldukca fazla yararı vardı... Magneto'nun attığı her adımdan haberimiz vardı... Yaptığı planlar gecen seferki gibiydi, kurduğu ordu bayağı güçlüydü ama phoenix'in yokluğu besbelli hissdeliyordu... Magneto ve ordusu yavaşça büyüyüp güçlenerek geri dönmüş olabilirdi... Ama bizde güçlenip savaşmak için geri dönmüştük...

____________________________________________________________________________________________________________

"YETER! Tartışmayı bırakın artık. Bunun hiçbirimize faydası yok!" Profesörün gergin seni odada yankı yapmıştı. "Artık durup sakince düşünmeliyiz!"

"Ama profesör zamanımız yok, eğer hemen bir çözüm bulmazsak sorun daha çok büyüyebilir"

"Merak etme, Piotr. Sorunumuz daha fazla büyüyemez... Kardeşlik'ten haber varmı?"

storm cevap verdi "Evet, Profesör. Casusumuzun dediklerine göre; Magneto, yeni planlanlar yapmaya başlamış. Son günlerde hiç uyumamış... Casusumuz, onun hiç görmediği kadar bitkin olduğunu söylüyor..."

"eğer Eric'i tanıyorsam, planladığı şeylerin pek de iyi şeyler olmadığını söyliyebilirim... Yakında casusumuzun, Magneto'nun yanında işi-" kapıdan gelen yumruk sesleri profesörün lafını bitirmesine engel olmuştu ve herkes kapıya dikkat kesildi... Bu sesler, yumruktan çok başka bir maddenin metale vuruş sesiydi ama sonunda kapı büyük bir patlamayla kırıldı ve içeri spor  kıyafetli bir mutant girdi. Tam o anda ashley'nin, gücünü, odadaki tüm mutantlar içlerinde hissetti. Ellerinden çıkan kıvılcımlar o kadar göz alıcıydı ki... Ashley, ellerindeki elektrokıvılcımları adama doğru yöneltti ve bi anda adam çok daha farklı bir yerde duruyordu, elektrokıvılcım ise yere doğru yöneldiği anda ashley onu toprağa çevirdi.

yabancı garip bir gülümsemeyle bakarak "Burası Xavierin malikanesi değil mi? Yoksa yanlış mı geldim?"dedi.

"Doğru yerdesin!" dedi Ashley sinirli bir edayla. "Peki, sen kimsin? Kendini tanıtacak mısın? Yoksa biz zorla mı öğrenelim?"

"Ben Daniel, küçüğüm... Bana, profesör Xavierin yardımcı olabileceği söylenmişti. Fakat burda kendisi yok gibi görünüyor..."

"Ben buradayım. evet ama bu saygısızca girişin nedeni nedir, Daniel? Güçlü olduğun belli, zamanı kon-"

"Beynimin içine girmekten vazgeç! Ben evcilleştirilebilinen bir hayvan değilim!"

Logan sinirle ayağa kalktı ve "Senin gibi düşünen ve senden daha güçlü olanları da gördüm..." gözleri dolmuş ve sesi çatallaşmıştı "Sonlarını öğrenmek bile istiyeceğini sanmıyorum, çaylak" dedi.

"Peki bunu bana evcil bir hayvan mı söylüyor? Yoksa mutantmı? Çünkü-"

ashley tekrar sinirlenerek "Kapa çeneni ve profesörü dinle!" dedi.

"Peki küçüğüm, sen yeterki iste" diye sakince yanıtladı Daniel. Ardından Logan, Ashley'ye baktı ve gülümsedi.

"Evet, zamanı kontrol edebiliyorsun ve telekinetik güçlerin var. Biz şimdiye kadar bize sığınan herkesi kabul ettik-"

"Ama profesör, bu konuda biraz daha düşünsek!"

"Logan eksyi unutma... Buraya gelişini..." profesör, bu sözleri söyledikten sonra birkaç saniye duraksadı ve gülümseyerek sözlerine devam etti "Ve evet Daniel, senin geleceğin bizimle." Prfesör önce Daniel'a sonra Marie'ye baktı...
3  Harry Potter Konuları / Zümrüdüanka Yoldaşlığı / Ynt: Film hakkındaki görüşleriniz : Ağustos 13, 2007, 14:17:50
cuma günü ilk seansa gittim Dans Boogie ve bence film güzeldi eksik yerler vardı ama yinede benim hoşuma gitti.

mesela ölüm yiyenlere ölü yiyiciler dendi bi yerde.sanırım bir kaç çeviri hatası daha vardı.

sonra snape'in en kötü anısı çok kısaydı genç lily yoktu.hayal kırıklığına uğradım Ağlayan en azından kitaptaki kadar olmasını beklerdim. <.<

bu arada belatrix sirius u sersemletiyor sonrada sirius tülün arkasına düşmüyo muydu? ben öyle hatırlıyorum.avada kedavra yapmıyo diye biliyodum?

filme bi kez daha gitcem o duyguyu bir kez daha yaşamak istiyorum Dil Çıkaran

ayrıca sırf hp olduğu için ile filme gitmek lazım

avada yaptı.. yeşil ışık gönderdi ama kitapta böle deildi kısacası tam bi fiyasko  <.<
filmde bella avada yaptı ama sirius ondan kurtulup harry'e dondu o sırada büyüden kurtulurken tüle cok yaklastıı icin tül onu iceri dogru cekti... zaten filmde fazla akılda kalıcak saheneler de yoktu...siriusun ölmesi, harrynin crucio büyüsünü yapmasıyla beynindeki voldemort sesleri, voldy vs. dumb sahneleri ve voldynin harrynin beedenindeki sahneleri güzeldi yani koca filmde sadece yarım saat güzeldi o kadar! bence filmi tam bi fiyasko olmaktan o yarım saat kurtarrmıs...zaten o yarım saati izliyenler başları unutuyo gibi bişey
4  Harry Potter Konuları / Zümrüdüanka Yoldaşlığı / Ynt: 7 Ağustos Kırmızı Halı Töreni ~ Oyunculardan imza almak isteyen? : Ağustos 06, 2007, 22:26:14
yha orda simdi nerrde bulusscas ben bi sey anlamadm desem...biri bna yardımmcı olssuuuun
5  Harry Potter Konuları / Zümrüdüanka Yoldaşlığı / Ynt: 7 Ağustos Kırmızı Halı Töreni ~ Oyunculardan imza almak isteyen? : Ağustos 04, 2007, 14:34:57
behn giddcem behn giddceem Kahkaha Sırıtan Gülümseyen
6  Diğer Konular / Hatırlanan Sözler / Ynt: 15.bölüm : Temmuz 02, 2007, 16:03:24
yhaa güseel bölmdü de o kadr cok seey yoktu yhaa ne bliim...cevirenlerin ellernee saalıkkkkkk.... Göz Kırpan
7  Diğer Konular / Hatırlanan Sözler / Ynt: 15.bölüm : Haziran 26, 2007, 16:13:23
bekkleyycees baklmmm baaskaa caremis mi vaaaar Üzgün
8  Diğer Konular / Hatırlanan Sözler / Ynt: 14.bölüüm: büyük ve karanlık günler : Haziran 07, 2007, 21:54:47
galiba ölümüm uzun süre uu'suzluktan oluucak... eer gastede okrsanıss öldümü kesin su haberle karsılasırsınıss

genccecik cocuk uzun süre uu'nuıun yeni bölümünü beklediği ve bu sürenin daha da uzatıldığını öğrendii için öldüü!!!

şakaa gbiiii...naapak bekliicesss tabii ölmeesseeek uusuzluktaan Ağlayan
9  Harry Potter Konuları / Zümrüdüanka Yoldaşlığı / Ynt: 5.Film 138 Dakika : Mayıs 27, 2007, 13:54:45
hahaha bu ne yah bole dalgamı gecyolar bizle... ya o ne ole 2 sat 18 dk ayıp olyoo o kadar kısa olcaktıısa bazı sahneleri kesmeebilirlerdi deemi offf kafaı yiycem simcik naaptııklarnı sanyolar Alla Alla
10  Harry Potter Konuları / Zümrüdüanka Yoldaşlığı / Ynt: Tam 6 tane yeni video (filmden kareler) : Mayıs 24, 2007, 00:08:51
gzel videolarr ama counu saaten bilioruzz hatta ezberledik...toplasan yeni 4 saniye falan vardır ama olsun güzel olmus saol paylasım icn
11  Harry Potter Konuları / Oyuncular / Ynt: Teen vogue'den 2 yeni resim daha.. : Mayıs 18, 2007, 21:39:13
yhaaaaaaaaa emmaa mannah güsee cıkmısh Göz Kırpan dan noolmus ole yhaa cocuu daatmıslar Sırıtan rupunda saclar inek yalmıs gbi irench Hede Hödö yinedeee cooh saal resmler icin
12  Diğer Konular / Hatırlanan Sözler / Ynt: 14.bölüüm: büyük ve karanlık günler : Mayıs 18, 2007, 17:22:09
luth cooooooooooooooook iisin cooooooooooooook tesekkürleer ama halaa bilinmyeen o kadar çok şey varkii Üzgün olsun yavas yavas oreniosss...cok saaollll bu arada sınavlarda basarılar
13  Diğer Konular / Hatırlanan Sözler / Ynt: 14.bölüüm: büyük ve karanlık günler : Mayıs 18, 2007, 14:02:39
ne demeekh keşkee ingiliscem olsada bende yardımcı olabilsem ama degil onun icin yardmcı olamıyorumm pek faazlaa Üzgün
14  Diğer Konular / Hatırlanan Sözler / 14. Bölüm: Büyük ve Karanlık Günler : Mayıs 18, 2007, 00:14:34
yhaa farkındayım su an bunun için çok erken ama nette ingilizcesine bakıyodum bu bölümde bi yer çook dikkatimi çeektii yhaa ne zamaan yayınliicaksınızzzzzzzzzzzzzzzz?


14. bölüm:büyük ve karanlık günler

14. bölümden çevirebildiğim kadarıyla minik bi ipucu diim ama bni cokh heecanlandırdı

Julia gözlerini kapatıp konsantre olurken Sirius gözlerinin altındaki çizgileri gördü. Bu Julia’nın yeteneğiydi: keşfetmek ve kesmek. Konuştuğunda sesi kısıktı ama Sirius bu seste güç hissetti.

“Gelecekler - 

Kahramanlara ihtiyaç olacak ve gelecekler.

Gelecekler –

Aralarında kan bağı olmayan kardeşler.

Gelecekler –

Kırmak ya da savunmak için yaptıkları yeminlerle.

Gelecekler –

Fırtınaya karşı tek başlarına, karanlığın sonunda yan yana durarak.

Gelecekler –

Savaşarak ve kanayarak yine de eğilmeyerek.

Gelecekler –

Kırılmamış. Eğilmemiş. Boyun eğmemiş.

Hatırla.

Gelecekler.”

Julia gözlerini açıp ona baktığından omurgasından aşağıya bir ürperti indi.


yhaa noolurr çevirin artık bu bölümü yoksa ben intaar ediceem wallaa yhaaaa Ağlayan

nott: hataam olabilir bn ing bilmiorm kitap alm ya da fr olsaydı daha rahat olurdu bnm için Göz Kırpan
15  Harry Potter Konuları / Zümrüdüanka Yoldaşlığı / Ynt: Dumby ve Tonks posterleri : Mayıs 17, 2007, 22:05:24
bu resmde kadında bi gariplik var gbi  Ne?  sanki kafası vücudndan büükmü ne cıkmıssh... heer neese Azn benim icimee sinmedi bu tonks  Kararsız
Sayfa: [1] 2