| |
Mesajları Göster
|
|
Sayfa: 1 2 3 4 [5] 6 7 8 ... 47
|
|
64
|
Diğer Konular / Sinema / Ynt: Recep İvedik ~ Togan Gökbakar
|
: Haziran 04, 2008, 21:44:05
|
|
recep ivedik sayesinde ülkemizde bayağı bir entellektüel kesim olduğunu gördüm.Sorum şu ülkemizde vizyona giren sanat filmleri acaba neden sadece "bir" sinemada gösteriliyor? Bu entellektüeller ne izliyor?
Ben her türlü filmi izlerim ( the hours'u da my bluebrerrynight'ı da Recep İvedik'i de) & Recep İvedik'i de izledim, gülmek için gittim;güldüm,yarıldım,yine olsa yine giderim.
|
|
|
|
|
69
|
Diğer Konular / Televizyon / Gossip Girl.
|
: Haziran 02, 2008, 18:10:00
|
Ceicily von Ziegesar‘ın Gossip Girl kitap serisinden esinlenerek yapılan Gossip Girl dizisi, New York, Manhattan’da yaşayan Serena, Blair, Dan, Nate, Chuck ve Jenny adlı 6 gencin maceralarını anlatır. The CW kanalında yayınlanan dizinin yapımcısı, “The O.C.”nin yazarlığını ve yapımcılığını yapan isim olarak tanıdığımız Josh Schwartz‘dır. Ancak tek ortak yönleri bu değildir. Dizideki karakterler ve olaylar GG izleyicilerine zaman zaman The O.C.’yi anımsatmaktadır. Dizideki olaylar bizlere Gossip Girl, yani Veronica Mars’tan tanıdığımız Kristen Bell tarafından, anlatılır. Dizi, Kristen Bell’in ”Who am I? xoxo Gossip Girl” sözleriyle başlar. Gossip Girl, Manhattan’da yaşayan bu 6 gencin hayatlarındaki olayları internette blog halinde yayınlar. Hatta bazen bu 6 genç, çevresindeki olayları Gossip Girl’ün blogundan öğrenir. Dizi, Serena Van Der Woodsen’ın Manhattan’a geri dönmesiyle başlar. Serena, zengin bir ailenin kızıdır. Annesi Lily ve erkek kardeşi Eric ile yaşamaktadır. Güzel olmasının yanı sıra zekidir. Sıcakkanlılığı ile insanların sevgisini kolayca kazanmıştır. Serena’nın en iyi arkadaşı Blair Waldrof’dur. Modacı annesi Elenaor ile yaşamaktadır. Babası annesini ve onu 1 yıl önce terk etmiştir. Blair babasının eksikliğini sık sık hisseder. Aynı zamanda Blair, annesinin kendisini yeterince sevmediğini düşünmektedir. Ve, Serena’nın geri döndüğünü Gossip Girl aracılığı ile öğrenir ve endişeye kapılır. Çünkü erkek arkadaşı Nate’in, Serena’ya ilgi duyduğunun farkındadır. Serena’nın Manhattan’dan ayrılma sebebinin altında, Nate ile birlikte olduktan sonra kendini suçlu hissetmesi vardır. Blair’ın bunu öğrenmesi fazla uzun sürmez. Arkadaşının kendisine ihanet ettiğini düşünür. Fakat, 2 yıldır birlikte olduğu Nate’i affetmekte zorluk çekmez. Böylece Serena ve Blair arasında bir çekişme başlar. Öte yandan, zeki ve kültürlü biri olan Dan Humphrey, eski bir rock yıldızı Rufus ve ressam Alison’ın oğludur. Jenny adında bir kız kardeşi vardır. Okuldaki yaşıtlarının aksine, eğlenceye pek düşkün değildir. Serena ile tanışması ile hayatı değişikliğe uğrar. Onun için partilere gitmeye, davetlere katılmaya başlar. Fakat kendi kişiliğini yitirmemiştir. Serena’ya uzun zamandır ilgi duymaktadır. Ancak maddi durumunun diğerlerine göre iyi olmamasından dolayı pek çevresi yoktur ve Serena tarafından farkedilmemiştir. Jenny, Dan’in 14 yaşındaki kız kardeşidir. Lisedeki ilk senesinde, Dan’in Serena ile tanışmasından sonra onun için de renkli bir hayat başlamıştır. Blair’ın arkadaş grubuna katılmaya çalışır fakat o da Dan gibi okulda pek farkedilmeyen tiplerdendir. Diğer yandan, Dan sonunda Serena ile tanışır. Serena’nın annesi Lily ile, Dan’in babası Rufus’un, kendileri ve Alison dışında kimsenin bilmediği bir geçmişleri vardır. Lily, Dan ile tanıştıktan sonra ona önyargılı bir şekilde yaklaşır. Serena ile Dan zamanla yakınlaşmaya başlarlar. Serena’nın artık Nate’e ilgi duymadığını anlayan Blair, onu affeder. Ve bu iki genç kız eski günlerine geri dönerler. Dan, bir parti kızı olan ve zaman zaman insanlara çok alaycı davranan Blair’dan pek hoşlanmaz. Bu hisleri karşılıksız değildir. Blair da Dan’i küçük görür ve Serena ile olan ilişkilerine anlam veremez. Serena ve ailesinin kaldığı otelin sahibinin oğlu Chuck, eğlenceye düşkün biridir. Zengin bir babanın oğlu, Nate’in yakın arkadaşıdır. İstediği herşeyi elde edebileceğini düşünmektedir. Bir partide Jenny ile tanışır ve ona yakınlaşmak ister. Jenny ona karşı koyar. Sonuç olarak Chuck, Dan’in yumruklarına maruz kalır. Serena’nın rehabilitasyondaki erkek kardeşi Eric, bir an önce evine dönmek ister. Lily ise bunun için daha zamanının olduğunu düşünür. Eric, Jenny ile tanışır ve arkadaş olurlar. Eric, ablasının desteği ile sonunda evine döner. Nate’in babası, Nate’den şirketinin geleceği için Blair ile olan birlikteliğini ileri boyuta taşımasını istemektedir. Nate ise Blair’dan soğumaktadır. Ve bir süre sonra ayrılırlar. Blair’a göre ise hala daha bir umut vardır. Ancak, Nate’in Blair’in doğum gününe gelmemesi bardağı taşıran son damla olmuştur. Blair, Chuck ile birlikte olur. Chuck ise ilk kez birine kalbini kaptırmıştır… Gossip Girl’ün her bölümünde mutlaka bir olay olmaktadır. Partiler de dizinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Bu 6 gencin renkli yaşamını anlatan dizide olaylar izleyiciyi sıkmadan anlatılır. Her gençlik dizisinde olduğu gibi; aşk, arkadaşlık ve eğlence ön plandadır. Josh Schwartz’ın yapımın yanı sıra müziğini de yaptığı dizide çalan şarkılar, pop ve R&B ağırlıktadır. Eğer, özellikle The O.C.’yi özlüyorsanız, bu diziyi izleyerek biraz olsun teselli bulabilirsiniz. Blair.     Jenny. *18 bölümlük 1. sezonu bitiren biri olarak Gossip Girl'ü herkese tavsiye ediyorum. Özellikle kızlara  dizide entrika,dedikodu ( heralde! ), kıyafetler, new york-manhattan ve çok daha fazlası var. The Oc'ye pek benzemiyor burdakiler daha bir elit kesim... Favorim Blair ! Serena'dan nefret ediyorum  . Duyduğuma göre Eylül ayında cnbce'de başlıcakmış.. kaçırmayın derim ben. & sustum. 
|
|
|
|
|
70
|
Diğer Konular / Sinema / Ynt: I Am Legend - Ben Efsaneyim
|
: Haziran 02, 2008, 17:57:04
|
sanırım bu filmi beğenmeyen tek kişi benim. bana nedense hiç mükemmel gelmedi.. sanırım romantik komedi izlemeye devam etmeliyim...  neden beğenmediğini sorabilirmiyim yani gerilim aksiyon tarzı filmleri sevmediinden yoksa bu filmin konusu yüzünden mi... normalde gerilim filmlerini severim ( red eye, panic room gibi ) ama bu filmde sanırım eksik birşey vardı yanş sürekli birşeyin olmasını beklersin de olmaz ya öyle. bana biraz boş geldi. tamam zombiler falan var ama... o kurtulan anne & çocuk Sam'i bulduklarında normalde şaşırmam lazımdı ( bir olay olmuştu "sonunda" ) ama yani hiç takmadım / film beni "o kadar" sıkmıştı & olay örgüsü biraz zayıftı.  sonu özellikle berbattı ! amerika'nın tipik korkusu... alternatif son çoooook daha güzel ama yine önceden söylediğim gibi her ne kadar Will Smith mükemmel bi aktor olsada bu filmde eksik bir şeyler var.
|
|
|
|
|
71
|
Diğer Konular / Müzik / Ynt: Madonna
|
: Haziran 02, 2008, 17:08:56
|
|
ben çok severim perez hilton'u her ne kadar seviyesiz bir site olsa da. gerçi dedikodu sitesi yani nasıl olmasını bekliyosam ? O.o
bi de şeyi duydun mu? hani madonna candy shop şarkısında turkish delight dediği için bazıları ( türk tabi? ona lokum göndermiş. :S ne kadar utanç verici. >.< kadın şok olmuştur.
|
|
|
|
|
72
|
Diğer Konular / Müzik / Ynt: Madonna
|
: Haziran 02, 2008, 16:49:26
|
ya duyduğuma göre klip çok iyi eleştiriler almış.( klipteki şapkasına bittim  ) klibi perez hilton bile beğenmiş ! 
|
|
|
|
|
73
|
Diğer Konular / Müzik / Ynt: Madonna
|
: Haziran 02, 2008, 16:18:21
|
hard candy albümünü yeni aldım. 4 minutes fiyaskosundan sonra albüme inanmakta güçlük çekiyorum. çok beğendim  she's not me ve give it 2 me şarkıları favorim. (acı gerçek şu ki, ikisi de pharel'in yapımcılığını yaptığı şarkılar  ) timbaland ve justin'li diğer şarkı "dance 2night" yine tuhaf bi şarkı :S rezil bi iş çıkarmışlar madonna için. madonna muhtemelen müdahele etmiştir, yoksa hiç dinlenmezdi o iki şarkı  ama albümün tamamı çooooook güzel. ve "she's not me" mutlaka 3. single olmayı hak ediyor!!! albüm dance tonight ve beat goes on şarkıları dışında çok güzel. o iki şarkı berabt olmuş.she's not me şarkısının sonu çok hoşuma gidiyo.."she is not me & she never will be... " bölümü. bence de ya she is not me ya da heartbeat 3. single olmalı. give it 2 me klibini izleyen var mı? ben beğendim çok şeker olmuş.
|
|
|
|
|
74
|
Diğer Konular / Sohbet / Ynt: 2008 OKS
|
: Haziran 02, 2008, 16:14:36
|
Pfff çok az kaldı yaaa. Bu pazar olduğuna hala inanamıyorum. Ben çalışmayı çoktan bıraktım zaten istesemde artık çalışamıyorum, bıktımmm. Ha gayret son hafta. Artık denize gidip tenis oynayıp paten kayabilicem inş. Bi hastalık fln kapmayayım diye ev hapsinde gibi olmaktan bıktım. Umarım denemelerdeki netimi koruyabilirim oks de  Zuha ben şimdiden "İlkay yazın napıcan?" sorusuna şöyle karşılık veriyorum "Uzanmışım kumsala,güneş damlar içime,kurumuş dudaklarımda unutulmuş bir beste yaşıyorum aheste..." Birde bana soğuk su yasak,evde soğuk suların hepsi kaldırıldı anlayın halimi  _SePeT_ ; sen eğer kazanamazsan gerçekten çok kötü hissedicem ! netlerin çok güzel ! hiç moralini bozma. Oks o girdiğiniz sınavlardan çok daha kolay.
Moralimi bozmuyorum (Derin nefes al İlkay) Umarım iyi bişeyler yaparım ve Çapa ÖL'e girerim çok çok ama çok istiyorum bunu!!Teşekkürler moral verdiğin için  ayyyy ben o okulun hastasıyım :] inşallah kazanırsın tabi benim fikrimi sorarsan kazanacaksın. ( içimden öyle geldi  )
|
|
|
|
|
75
|
Diğer Konular / Müzik / Ynt: Grup Hepsi
|
: Haziran 02, 2008, 14:57:21
|
|
eurovisison pardon russiavision'ı ancak hepsi paklar...
not ; bu kızların bi şarkısı var 4 peynirli pizza,bi hata yaptım sonuna kadar dinledim :[ tek söyleceğim şey pizzanızı yiyin ve susun !!!!!! bazı şarkılarının sözleri vardı ama buna söz yazmayı unutmuşlar.
|
|
|
|
|
|
|
|