Mustafa'larıma can kurban...Bu bölüm neleri geride bırakmışız bir bir onlar geldi aklıma; gerek Aleks ve Zarife gerekse Mustafa Vahide sahneleri hep geriye götürdü beni.Aleks nasıl gelmişti Pürsıçan'a ilk o canlandı gözümde*
bahçeler bizim olsa hasretim dağları delse...ismimi bilen olmaz ki...sonrada Mustafa'nın Vahide'yle didişmeleri...
Al mendilim sende kalsın sil yaşını of...Memleket sevdana yürek gerek... Gelelim Püripak Pürsıçan halkına başları arşa değmiştir artık; Aleks yok, Mustafa yok e zaten onlar yokken Vahide de Zarife de yok sayılır! İleride ne olur bilemem ama ben asla affedemem onları...Mustafa' nın evden ayrılış sahnesi çok sıcaktı, içtendi. Ha birde Vahide' den ayrılış sahnesi var ki,dilim gitmiyor! Çok fazla söze gerek yoktu, bir mendil bir yüzük yeterdi, yetti de!
Paşa oğli şerefsiz ucuz kurtuldu ucuz, gerçi onun o acizliğini görmek bile yetti. Mustafa'nın da yüzünü göstermesi o an için(!) çok iyi oldu sahipsiz bırakmadı ailesini...Cezmi Komutan da gereğini yaptı. Bir de Komutan, Ramiz Amca'nın adının da gönüllüler listesine eklenmesi için izin veriyor ya işte o sahne harikaydı, çocuk gibi sevindirdi Ramiz Amca'mı.Çocuk demişken bu kızçeler birgün kalpten götürecek beni. Mavi boncukları oldular dizinin.Özetle ben her sahnesi dopdolu bir bölüm izledim özellikle ilk tren sahnesi, tüylerimi ürpertti... Figüranların ikide bir kameraya bakmaları anın büyüsünü bozsada gözlerim dolu izledim.Nede olsa gidipte dönememek vardı!
Ahmet Ekrem, Mustafa ve Vahidenin gardaki hallerine o kadar imrenerek baktı ki,Mustafa'ya ne olursa olsun Vahide'ye açılabileceğini düşünmüyorum ha ileride diziye konu lazım olur bunu kullanırlar orasına karışmam! Ama bundan sonra Vahide Hanım değil Vahide Yenge olacak Ekrem Bey ona göre
