Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
  Temmuz 24, 2008, 12:58:01  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Titreme...  (Okunma Sayısı 281 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Dame
Damla, Damlaş, Damma artık nasıl istersen ~ Gırrrrrrrr ~ Hmpff
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1386


Kuzucukların eylemleri devam edecek!


Üyelik Bilgileri
« : Nisan 19, 2008, 17:28:25 »

Titreme, parmak uçlarına kadar, her hücrenle, ruhunla titreme ve içine işleyen soğuk. Sıcacık yorganın altında bile o keskin soğuk ve yalnızlık. Bunu ben istedim aslında, evet ben yaptım bunu, görünmez oldum ve kurtuldum, ama istekler değişti. Tamamen değişti.

Titreme ve sözcükleriyle ruhumda yarattığı o kurmaca dünya yine harekete geçti. Donakaldım, sonsuz titremeler devam ederken. O geldi, ben yandım. O yazdı, ben öldüm. O düşündü, ben umdum. Titreme, yine titreme, ateşim usulca çıkarken tek hissettiğim bu. Sonsuz titreme. Bedenimi, ruhumu saran bir nöbet, ama düşüncelerim her şeye rağmen sabit. Sabit. En iyi dileklerim onun için, her şeyim onun için. Yok olsun değerlerim, yıkılsın tabular, o varsa sonunda, kesinlikle o varsa dünya umurumda olmaz. Yeter ki, bana onun karşısında durup gözlerine bakma izni verilsin. Bu bile yeter, bu bile yeterli.

Titreme, bedenimi artarak saran ateş. Yanaklarımdan süzülen yaşlar boynumdan göğsüme doğru akarken sadece ferahlama hissediyorum. Başka bir şey değil, rahatlama değil, hoşnutluk; alakası yok. Titreme yine, sabaha kadar sürecek olan titreme. Ateşten çatlayan dudaklarımda umutsuzca bir öpücük arıyorum. İlk öpücük! Sen olmanı sağlamanın yolu yok. Seni bulamam bile, yanına yaklaşamam, uzaktan bile olsa, sana bakamam, çevrendekilere nasıl davrandığını bilemem. Her nefeste göğsünün inip kalkışını veya saçlarını nasıl karıştırdığını yalnızca hayal edebilirim. Nefesini hissetme veya sana dokunma gibi bir olasılığım yok.

Titreme, şiddetlenen titreme, sanki daha şiddetlisi mümkünmüş gibi. Dudaklarımdan dökülen sözcükler aynı. ...Tanrım, dedim, adını söyledim. Artık lanetli miyim? O ad benim sonum olur mu? Lütfen olmasın. Titreme, kalkınca halıya değen çıplak ayaklarım ve camın önünde duruşum. Lütfen...

Titreyen parmakların zorlamasıyla açılan cam. Titreme, acı, soğuk, yaşlar, uçuşan not kağıtları. Yanaklarımdan süzülüp çenemden aşağıya kayan yaşlar, rüzgar yaladıkça yanan yüzüm ve yine sözler. Lütfen olmasın...Uçuşan saçlarım ve onlara eşlik eden yazılar. Yazılar, her şey onların suçu, mektupların suçu. Hepsi yazıyla başladı, onun yazısıyla. Gözlerimi kapayıp kendimi rüzgara bırakışım. Odada öylece camın önünde dururken dışarıya fısıldadıklarım...kekeleme, hıçkırık ve devamı gelmeyen sözcüklerimin zihnimde yankılanışı. “seni seviyorum.” Bir anda açılan gözlerim ve yeniden yaş seli. Lütfen sonum olmasın...sonum olma, lütfen olma.

Tanrım saçmalıyorum bana yardım et. Kurtar beni. Böyle yaşanmaz aşk, hayallerimde yaşatmamalıyım. Yardım et. Uçuşan saçlarım ve göz yaşlarım. Bu sözlerime karşılık tek ve kısa bir martı çığlığı, burnuma gelen deniz kokusu. Kısık fısıltım; "İstanbul her şeyi sen çözeceksin. Bu lanet şehir beni içine gömdü, ruhumu çaldı, kalbimi çaldı, ama ruhum orada tutsak kalmayacak, özgür olacak ve sevgisi, aşkı...hayır kahretsin aşkı azalmayacak, belki de artacak. Tıpkı önceden olduğu gibi. Senin için artacak, umutsuzluğum artacak. Bu olmamalı, olamaz." Titreme ve soğuk eller camı kapar. Halıda sürüyen ayaklarım sıcak, ama isteksizler.

Yastıkla tekrar kavuşan başım artık daha çok ağrıyor ve yine o kesik acı, üzgün fısıltım. "Ne yaptın bana? Neden böyle oldu? Sorun bende mi? Neden, neden, neden? Ama seni seviyorum, önemli olan da bu..." gerisi gelmeyen düşüncelerim ve dudaklarında onun hayali ile uykuya dalan küçük bir beden. Titreme nöbetleriyle sarsılarak ve düşlerle boğuşarak geçen sıradan bir gece daha...
Logged

yazan bir yazar!

Under your spell again.
I can't say no to you.
Crave my heart and it's bleeding in your hand.
I can't say no to you.

Shouldn't let you torture me so sweetly.
Now I can't let go of this dream.
I can't breathe but I feel...

Good enough,
I feel good enough for you.

Drink up sweet decadence.
I can't say no to you,
And I've completely lost myself, and I don't mind.
I can't say no to you.

Shouldn't let you conquer me completely.
Now I can't let go of this dream.
Can't believe that I feel...

Good enough,
I feel good enough.
It's been such a long time coming, but I feel good.

Stupefy'm bu sene başaracağız! Çıkmayan notalar çıkacak!
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Titreme...
« Eklendi: Temmuz 24, 2008, 12:58:01 »

Logged
Ruper_İ_love_u
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 68


İ can feel u all around me!

berna.atar@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Nisan 19, 2008, 17:59:52 »

cok gsl olmus cnmm..(:
Logged

living in a lie..
Beautiful lie for belive..
missmurder
...Elantari...
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1464


I'm a heartbreaker...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Nisan 19, 2008, 20:35:25 »

Çok güzel olmuşşş Damee!
Şu an pek bir uykuluyum ama yorum yapmayı deneyeceğim Kahkaha Ayrıca, aşk nedir bilmeyen bir insandan da güzel bir yorum bekleme bu yazın hakkında - şimdiden uyarayım dedim Kahkaha

Sen olmanı sağlamanın yolu yok. Seni bulamam bile, yanına yaklaşamam, uzaktan bile olsa, sana bakamam, çevrendekilere nasıl davrandığını bilemem. Her nefeste göğsünün inip kalkışını veya saçlarını nasıl karıştırdığını yalnızca hayal edebilirim. Nefesini hissetme veya sana dokunma gibi bir olasılığım yok.

Keşke sağlayabilsek o'nu, değil mi! Bilmiyorum neden ulaşamıyorsun "o"na -belki pek çok sebep var - ama, ben kendimi aşktan soğuttuğum için bulamıyorum. Aslında aşktan değil, insanlardan. Aşk, benim için satırlarda, film karelerinde-çoğu kez söylüyorum belki bunu. İnsanların yüreklerinde değil. O yüzden benim de "o"na ulaşma, dokunma olasılığım yok... Ama ben mutluyum( mu acaba? ), gereksiz acılara tahammülüm yok zaten...

Bu kadar çok rica, bu kadar çok lütfenler... Kesinlikle bana göre değil Dil Çıkaran Yaptığım şeyi bilerek yapacaksam, kimseden yardım istemiyorum. Zaten, zor durumlarda kurtaranın yoktur ki seni! Bunlar aptalca umutlar...

Titreyen parmakların zorlamasıyla açılan cam. Titreme, acı, soğuk, yaşlar, uçuşan not kağıtları. Yanaklarımdan süzülüp çenemden aşağıya kayan yaşlar, rüzgar yaladıkça yanan yüzüm ve yine sözler. Lütfen olmasın...Uçuşan saçlarım ve onlara eşlik eden yazılar. Yazılar, her şey onların suçu, mektupların suçu. Hepsi yazıyla başladı, onun yazısıyla. Gözlerimi kapayıp kendimi rüzgara bırakışım. Odada öylece camın önünde dururken dışarıya fısıldadıklarım...kekeleme, hıçkırık ve devamı gelmeyen sözcüklerimin zihnimde yankılanışı. “seni seviyorum.” Bir anda açılan gözlerim ve yeniden yaş seli. Lütfen sonum olmasın...sonum olma, lütfen olma.

Bu bölüm, gerçekten güzeldi. Benim gibi bir taş kalp bile, hüzünlenebildi. Mektuplar... Eski aşkların güzelliğinden biriydi. Mektuplar... Ne bir e-mail, ne bir sms... Onun yazısı... Ondan bir parça... Ama şimdi bu önemli değil...

Ellerine sağlık Dame'cim.

Ha, bir de, "titreme" yazında böyle sürekli olumsuzluk eki geliyor aklıma, anlamda karışıklış yaşadım şahsım adına Dil Çıkaran Titreyişler olsa benim daha hoşuma giderdi, ama yazarı etkilendirmek ne derece doğrudur, bilinmez. ama eleştiriler yapılmalı Hede Hödö (bunu ben mi diyorum Hede Hödö )
Logged

DeviantArt'immm!!
Lutfen bi goz atin Dil Çıkaran


Niye güzel dostluklar, iyi insan ilişkileri bekliyorsunuz ki? Gereksiz bunlar azizim. Hayatın tadını çıkartın. Ütopya'ya da ulaşmaya kalkmayın sakın. Boşuna uğraşmış olursunuz Dil Çıkaran
hayal kızı
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 59



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Nisan 19, 2008, 21:49:29 »

Titreme nöbetleriyle sarsılarak ve düşlerle boğuşarak geçen sıradan bir gece daha...

benim içimden geçenleri kağıda dökmüşsün adeta ve de harika olmuş  Alkış okumak güzeldi...
Logged

Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana.
Şeker değil istediğim...
Uzattım ellerimi sadece koy yüreğini avuçlarıma...
Herne Peş
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1462



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Nisan 21, 2008, 16:37:24 »

Alıntı
[Titreme, şiddetlenen titreme, sanki daha şiddetlisi mümkünmüş gibi. Dudaklarımdan dökülen sözcükler aynı. ...Tanrım, dedim, adını söyledim. Artık lanetli miyim? O ad benim sonum olur mu? Lütfen olmasın. Titreme, kalkınca halıya değen çıplak ayaklarım ve camın önünde duruşum. Lütfen...

Titreyen parmakların zorlamasıyla açılan cam. Titreme, acı, soğuk, yaşlar, uçuşan not kağıtları. Yanaklarımdan süzülüp çenemden aşağıya kayan yaşlar, rüzgar yaladıkça yanan yüzüm ve yine sözler. Lütfen olmasın...Uçuşan saçlarım ve onlara eşlik eden yazılar. Yazılar, her şey onların suçu, mektupların suçu. Hepsi yazıyla başladı, onun yazısıyla. Gözlerimi kapayıp kendimi rüzgara bırakışım. Odada öylece camın önünde dururken dışarıya fısıldadıklarım...kekeleme, hıçkırık ve devamı gelmeyen sözcüklerimin zihnimde yankılanışı. “seni seviyorum.” Bir anda açılan gözlerim ve yeniden yaş seli. Lütfen sonum olmasın...sonum olma, lütfen olma

viyk çok şahane olmuş yani yazıyı okurken hissediliyor canlı yazı gibi bişi öyle işte   Terleyen tam anlatmaamasam da çok sevdim özellikle şu cümle

Alıntı
sonum olma, lütfen olma
çok teşekürler  Alkış
Logged


Hava serin
 Üşümüş bebek elleri gibi bir serinlik
   Avuçlarına alıp onu ısıtasın gelir...
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2362



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Nisan 21, 2008, 22:10:06 »

Ateşten çatlayan dudaklarımda umutsuzca bir öpücük arıyorum. İlk öpücük! Sen olmanı sağlamanın yolu yok. Seni bulamam bile, yanına yaklaşamam, uzaktan bile olsa, sana bakamam, çevrendekilere nasıl davrandığını bilemem. Her nefeste göğsünün inip kalkışını veya saçlarını nasıl karıştırdığını yalnızca hayal edebilirim. Nefesini hissetme veya sana dokunma gibi bir olasılığım yok.

...

Tanrım, dedim, adını söyledim. Artık lanetli miyim? O ad benim sonum olur mu? Lütfen olmasın.



Eline sağlık Damla Aww Çok iyi anlatmışsın hisleri  Aww  Hele Alıntıladığım ilk yer Aww   Çok güzel ve akıcı yazıyorsaun. Yazdıklarını paylaşmaya devam et ve onlara güven olur mu ?
Logged

Dame
Damla, Damlaş, Damma artık nasıl istersen ~ Gırrrrrrrr ~ Hmpff
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1386


Kuzucukların eylemleri devam edecek!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Nisan 21, 2008, 22:12:06 »

Teşekkür ederim ve sanırım kendime güvenim geldi gibi bu yazıdan sonra Kahkaha Kahkaha Artık daha fazla paylaşım yaparım.
Logged

yazan bir yazar!

Under your spell again.
I can't say no to you.
Crave my heart and it's bleeding in your hand.
I can't say no to you.

Shouldn't let you torture me so sweetly.
Now I can't let go of this dream.
I can't breathe but I feel...

Good enough,
I feel good enough for you.

Drink up sweet decadence.
I can't say no to you,
And I've completely lost myself, and I don't mind.
I can't say no to you.

Shouldn't let you conquer me completely.
Now I can't let go of this dream.
Can't believe that I feel...

Good enough,
I feel good enough.
It's been such a long time coming, but I feel good.

Stupefy'm bu sene başaracağız! Çıkmayan notalar çıkacak!
MRPOYRAZ
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 585


senli sensizliğin sessiz selinde sana susuyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Haziran 30, 2008, 16:26:50 »

hangi cümlen en güzel seçemiyorum hepsi birbirinden harika her bir dizenin  oluşturduğu mükemmel kombinasyonla senin olağanüstü yazın ortaya çıkmış Alkış Alkış Alkış  yazıyı okurken tüylerim diken diken oldu şimdiyse ben titriyorum
Logged

ervolda
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 245


Küçük Yeşil Yaratıklar//Hö ???


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Temmuz 04, 2008, 01:13:39 »

Bana bunu okutmuştuuun!!!! Hem de kağıt üzerindeki haliyle Kahkaha Neden görmemişim ki bunu, burda olduğunu Ne?

Şimdi senin bana kağıtta okuttuğun tüm yazılarındaki tepkisizliğimin iyice farkına vardım Dame Terleyen ... Heralde bunları bilgisayar ekranından okumam lazım ki anlamını kavrayayım. Sırıtan

O zamanki yorumum neydi hatırlamıyorum ama şimdi bunun ne kadar etkileyici ve herkese hitap eden bir yazı olduğunu hissedebiliyorum. Yani ötekileri bilmem ama sanki bunu içimden bir şeyler yazmış gibi hissettim. İnsanlığın kaybolmuş kalplerindeki sesleri yakalayıp açığa çıkardığının farkında ol!!! Bu anlatılamaz bir "okuduğunu yaşamak" duygusu...
Logged


Derasban neye kulak misafiri oluyor??

Samira kim?? (İşte bu sorunun cevabını bir ben, bir de "Bana Rağmen Kitabın Eski Halini Okuyabilenler" biliyor)

Bu 21 kaşif hangi zekayla oturup elin meyhanesinde içerek bütün planlarını yumurtluyor? (Tüm kitaplarda hep süper akıllı insanlar olmak zorunda değil Hede Hödö )

"Minik, yeşil, marslı prensim"//ya da "küçük, zenci, dünyalı sarhoşum" Âşık
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: