Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ağustos 29, 2008, 09:45:17  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cadı ve Günah  (Okunma Sayısı 570 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Akhyls
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 29



Üyelik Bilgileri
« : Ağustos 16, 2007, 16:56:35 »

Kızların eğitim almadığı, küçümsendiği zamanlarda bu kızların kaderini paylaşmayan, bazılarının deyimi ile ‘şanslı doğan’ bir kız vardı. Ailesi sayesinde her soylu ailenin erkek çocukları gibi oda eğitim alıyordu; ancak eğitim aldığı yer farklıydı sadece. Malikanelerine Adora’ya ders vermek için o zamanın en iyi yazarlarından biri geliyordu. Adora, öğretmenine karşı büyük bir hayranlık besliyordu. Zaman zaman bir gün öğretmeni gibi hatta ondan çok daha iyi bir yazar olmayı düşlerdi. Başına gelen her şeyin sebebi de bu hayaliydi.

Yazar olma tutkusu günden güne daha da büyüyordu. Bu arzusu Adora’yı uykusundan alıkoyuyordu; çünkü geceleri uyumayıp saatlerce kısa öyküler yazıyordu. Sözcüklerin, kalemin büyüsüne kapılınca zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordu ve tüm bunlar ona çok büyük bir keyif veriyordu. Sabahları erken uyanmak zorundaydı, geceleri geç yatıp erken uyanınca da haliyle gözleri şişiyordu. Annesi kızını sık sık böyle görünce korkmaya başlamıştı ve bu nedenle kızını defalarca doktora götürmüştü. Adora da annesine uykusuz kaldığı için böyle, halsiz olduğunu söyleyemiyordu. Çünkü annesinin ona kızmasından korkuyordu. Adora her geçen gün yazar olma yolunda biraz daha ilerliyordu. Gerçekten de güzel hikayeler yazıyordu. Bir gün hikayelerinden birini –en beğendiğini- öğretmenine göstermeye karar verdi; bakalım beğenecek miydi?

Öğretmenine öyküsünü gösterdiğinde beklediğinden çok daha farklı bir tepki ile karşılaştı. Öğretmeni onaylamayan, ayıplayan ve korku dolu gözlerle bakıyordu Adora’ya. Kız ‘Yanlış bir şey mi yaptım acaba?’ diye düşündü öğretmeninin bu tepkisi yüzünden. Bu sorusunu dile getirdi, öğretmenin cevabı ise “Ailenle görüşmem gerek.” oldu sadece. Bunu söylerken ses tonu her zamankinden farklı ve soğuktu. Öğretmen ve Adora’nın ailesi uzun bir süre konuştular. Bu sırada Adora hiçbir şey yapmadan oturup bekleyecek değildi elbette. Kapıdan gizlice onları dinlemeye koyuldu ancak; bir şey duyamıyordu. Çünkü çok sessizce konuşuyorlardı, yinede Adora birkaç kelime işitmişti; cadı, günah ve kilise. Evet duyabildiği kelimeler bunlardan ibaretti. Konuşma sona erip, anne ve babası odadan çıktığında onların bakışlarının değiştiğini fark etti. O günden sonra öğretmeni bir daha malikanelerine gelmedi. Bu olay Adora’nın bir süre öykü ya da herhangi bir şey yazmayı bırakmasına sebep oldu.

On sekiz yaşına gelmişti; büyümüş, güzelleşmiş ve kendini pek çok konuda geliştirmiş, kültürlü bir genç kız olmuştu. Kendini geliştirmediği yani geliştirmeye devam etmediği tek şey öykü yazmaktı. O bakışlardan, tepkiden sonra kim devam edebilirdi ki yazmaya? Kimsenin edemeyeceği gibi Adora’da devam etmemişti, hayalinin peşinden koşmamıştı ta ki doğum gününde aldığı bir hediyenin bu hayalini gerçekleştirme istediğini alevlendirmesine kadar. Aldığı hediye çok basit bir hediye idi ancak; bu Adora için sıradan bir hediye değildi. Bu bir kitaptı. Kitap; Victor Landon adı altındaki bir kadın yazarın hayatı ile ilgiliydi. Kadın, yazdığı kitapta fikirlerini açıkça kağıda dökmüş ve kilise ile uyuşmayan bir takım düşüncelerini dile getirmişti. Kitabın basılmayacağını bildiği için erkek adı altında kitabını çıkarmıştı. Bu kitabı okuduktan sonra Adora için her şey açıklığa kavuşmuştu, nedenini öğrenmişti çünkü o bakışların. Hikaye yazmasında yanlış olan hiçbir şey yoktu; yanlış olan hikayesinin içeriğiydi. Hikayesinde kız ve erkek çocuklar arasındaki ayrımdan bahsetmişti çocuk aklıyla. Öğretmenini korkutan buydu, ailesini korkutan buydu. Çünkü yazdıkları kilise ile ters düşüyordu, tek sebebi buydu her ne kadar aptalca olsa da. Adora o günden sonra kalemi tekrar eline aldı, yeniden kalemin büyüsüne kapıldı, yeniden kadın haklarını savunmaya başladı.

Yaklaşık iki yıl sonra kitabını bitirmişti nihayet. Hiç çekinmeden, korkmadan bütün fikirlerini dökmüştü kağıda. Kadın haklarını ve eşitliği savunmuştu. Bir soylu olara; diğer kızlardan çok daha farklı koşullarda yetişmesine rağmen bir tek kendi gibilerini düşünmemişti, soylular dışındakilerin de bu haklara sahip olması gerektiğini düşünüyordu. Erkeklerin sahip olduğu tüm haklara sahip olmak için kalemiyle, kağıdıyla savaşacaktı. Kitabın çıkması için tek olan şey bir adam ve onun adıydı, bunu da bulmuştu paranın gücü ile. Çok geçmeden sonunda amacına ulaştı, kitabı çıkmıştı. Bir hafta içinde tek konuşulan bu yeni yazarın yazdıkları olmaya başlamıştı. Kadınlar –okuma bilen kadınlar- merakla bu kitabı okuyordu; okuma bilenler, okuma bilmeyenlere anlatıyordu. Her şey Adora’nın istediği gibiydi ancak bir sorun vardı, büyük bir sorun. Kitap kilisenin eline geçtiğinde  kiliseden bir emir çıkmıştı; bu kitabı yazan kişi bulunacak ve en ağır cezaya çarptırılacaktı; ayrıca bu kitaplar yok edilecekti. Genç yazar bu haberi duyunca korkmuştu ister istemez başına gelecekler yüzünden, yinede pişman değildi bu yaptığından. Doğru olanı yaptığına inanıyordu bütün kalbiyle,  bunun günah olan bir tarafı yoktu ancak geri kafalılar, perukları beyinlerine kök salmış olanlar tam tersini düşünüyordu ve tabii çoğu erkek de bunun günah olduğunu savunuyordu. Bunun yanı sıra aslında farkındalar idi günah olmadığının lakin çıkarlarına ters düşen her şeye dedikleri gibi buna da ‘günah’ diyorlardı.

İki, üç aya kadar bir sorun yoktu; ancak sonunda genç kızın korktuğu başına gelmişti. Gizli ajanlar bulmuştu kitabın yazarını. Ailesi ne olup bittiğinin farkında değildi. Adora’nın tek yaptığı ailesine ‘Hoşça kalın ya da elveda.’ Diyerek büyük bir cesaret ile teslim olmak oldu. Ajanlar ve silahlı askerler ile birlikte kiliseye gittiler. Kilisenin en alt katındaki soğuk, ürkütücü ve pis zindanlardan birine attılar kızı.

Ertesi gün hemen mahkeme oldu. Mahkeme kilisedeki önemli kişiler ve validen oluşuyordu. Mahkemeye falan gerek yoktu ya aslında çünkü sonuç belliydi zaten, verecekleri ceza belliydi. Halka merhametli, adaletli görünmek ve bazı yasalar gereği yapıyorlardı bunu sadece Adora’ya burada yeni bir ad taktılar ‘cadı’ diye. Bu kelimeyi duyunca bir an çocukluk günlerine döndü Adora. Eğer doğru olanı, doğru olanı düşündüğünüz  ancak çoğunluk ile uyuşmayan bir şeyi savunursanız bu; günah, ve bunu yapan kişiye de; cadı deniliyordu. Ne saçmalık! Adora mahkemenin hemen ardından askerler ile şehrin merkezine götürüldü, yani darağacına. Lakin henüz ortalıkta pek kimse olmadığından herkesin darağacının etrafına toplanmasını beklediler. Nihayetinde bütün millet, soylular olsun, köleler olsun, çocuklar olsun toplandılar. Kızın başını ipe geçirdiler ve valinin yardımcısı konuşmaya başladı ; ‘Ey, siz sayın soylular, çalışanlar, sefil köleler! Bu gün bu cadıyı Cehenneme, ait olduğu yere yollayacağız!’ diye bağırdı, ardından insanlardan bir ses yükseldi. Kimi Adora’ya ‘cadı’ diye seslenerek küfrediyor, kimi ona acıyarak bakıyor, kimi de onu haklı bulduğu için bu kararı verenlere küfrediyordu. Valinin yardımcısı kolunu havaya kaldırdı ve aşağı indirdi; celladın kolu aşağı indirmesi için. Cellat kendisine emredileni yaptı ancak aynı anda biri Adora’nın asılı olduğu ipe bir hançer fırlattı ve böylece kızın bağlı olduğu ip koptu, altından açılan kapaktan yere düştü, bu sayede kurtuldu. Biri hayatını kurtarmıştı. İnsanlar şaşkınlık içindeydi, ilk defa böyle bir şey oluyordu. Adora koşmaya başladı, kendisine doğru altı biri geliyordu. Atın üstündeki adam ona elini uzattı, ata binmesini sağladı. Adora okuyucuları tarafından kurtarılmıştı o gün. Ömrünün büyük bir kısmını onlarla saklanarak ve doğrularını savunarak geçirdi.




Yorumlarınızı bekliyorum...
Logged



Touch me with your love...
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Cadı ve Günah
« Eklendi: Ağustos 29, 2008, 09:45:17 »

Logged
Dignified
Wizartry Hil <3 :)
Role Playing
Sert Espresso
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1152


Ex-Deathlycaner90

caner@hilarydufftr.com
Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Ağustos 16, 2007, 23:57:55 »

güzel bir hikaye yazmışn dewam ettir mutlaka
Logged

Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Cafe Cini
Has Türk Kahvesi
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5988


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Ağustos 17, 2007, 07:20:06 »

vayyy çok ilginç olmuş mutlaka devamını bekliyorum güzelim.
Logged


Akhyls
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 29



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Ağustos 17, 2007, 11:42:14 »

güzel bir hikaye yazmışn dewam ettir mutlaka

Bunu devam ettirmem artık  Gözlerini Deviren

vayyy çok ilginç olmuş mutlaka devamını bekliyorum güzelim.

Teşekkürler ikinize de x)
Logged



Touch me with your love...
~~PR£N§£§~~
~~ßû$®å~~
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 258


gloomy_cry@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #4 : Ağustos 17, 2007, 13:15:29 »

çok gsl bi hikaye olmuş.  keşke daha uzun olsaydı. keyifle okudum. düşüncelerine sağlık Göz Kırpan
Logged

snape
ALWAYS...
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2331


Snip-snap-snüp-snapeee!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Ağustos 17, 2007, 13:35:04 »

hmm gzl bir hikaye ama bunun dewamı olmıycak gıbı bıtmiş sankı
tebrikler  Alkış
Logged

Akhyls
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 29



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Ağustos 17, 2007, 17:52:31 »

Teşekkür ederim  Gülümseyen
Logged



Touch me with your love...
lost_relic
luna&stewie&sylar& buruşuk boynuzlu hırgüre inanan bir kız, psikopat bir çocuk, beyin yemekten hoşlanan bir adam...
Şeker
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 146


Tülün hemen ardında, sadece gözden uzaklar.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Eylül 21, 2007, 22:54:11 »

gerçekten güzel olmuş eline sağlık Alkış Alkış
Logged



tıklayın büyüsünler
zilli
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 63



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Ekim 13, 2007, 14:36:11 »

devam et bence güzel başlamışsın  iyi olmuş
Logged

'gerçek' DAHA AYAKKABISINI GİYMEDEN,'yalan' DÜNYAYI 3 KEZ DOLAŞIRMIŞ.
 narnia severler kulübü
Akhyls
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 29



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Ocak 12, 2008, 15:57:25 »

Teşekkür ederim. x)
Logged



Touch me with your love...
Herne Peş
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Köpüklü Kapuçino
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1462



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Ocak 12, 2008, 16:14:04 »

güzel olmuş devam etmelisin bence Gülümseyen
Logged


Hava serin
 Üşümüş bebek elleri gibi bir serinlik
   Avuçlarına alıp onu ısıtasın gelir...
Akhyls
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 29



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Ocak 12, 2008, 16:36:32 »

Teşekkürler, ederim x)
Logged



Touch me with your love...
barışım_sirius
Krema
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 472


ßarış akarsu'nun anısına(onu untmadık unutmayacağı


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #12 : Ocak 12, 2008, 17:48:10 »

çok güzel olmuş emeğine sağlık
Logged

Akhyls
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 29



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Ocak 12, 2008, 18:20:15 »

Teşekkürler Sirius Göz Kırpan
Logged



Touch me with your love...
dilosch
Şeker
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 176


artık MeLeK değilim...

dilosch
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Ocak 12, 2008, 18:22:22 »

farklı bir hikaye olmuş bence devam etmelisin
Logged

Dan fan clup 
Emma Fun Clup
Kafkas Derneği

Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: