Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ağustos 21, 2008, 16:25:23  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 13   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yetim Çocuğun İntikamı...7. Bölüm (Sonunda)  (Okunma Sayısı 3341 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Arminas
Michael Phelps - Roger Federer - Kobe Bryant
Sıcak Çikolata
*********
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1679


Çoğunluğun İyilği İçin

hp.Arminas@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Mayıs 28, 2008, 15:10:09 »

sonunda bütün cesaretimi topladım ve ekledim çok zor oldu ama bnim için bunu eklemek...
yorum gelirse ve beğenilirse(!) devamı gelecek



1.BÖLÜM:




Yetimhanedeki Son Günler

      Seattle’ın kuytu, sakin bir sokağındaki bir yetimhanede büyümüş küçük bir kız vardı. Ona ailesinin o daha bebekken trafik kazasında öldüğü söylenmişti ama gerçek bu değildi. Asıl olan Sandra’nın ailesinin o küçükken öldürülmesiydi. Oda yetim kaldığı için yetimhanede büyümüştü ve orda gerçekten çok ezilmişti küçükken. Ama aklında sürekli aynı düşünce vardı ve o düşünce onun yetimhanedeki zorluklara karşı ayakta durmasını sağlıyordu. Ailesini öldürenleri bulup bunu yaptıklarına pişman etmek, sonrada mutlu bir hayat sürdürmek. Ama bütün bunlar için önce büyüyüp yetimhaneden çıkacak yaşa gelmesi ya da bir aile tarafından yetimhaneden alınması gerekiyordu. Her hafta cumartesi günleri aileler yetimhaneye gelir ve bir çocuk seçerlerdi. Yetimhaneden kaçmak da çok zor olduğu için ve daha reşit olmasına da çok zaman olduğu için bir aile tarafından seçilmesi gerekiyordu.
      Bir sabah Sandra ve onun en yakın arkadaşı Cameron kahvaltıya beraber indiler. Yetimhanenin mutfağında herkes ilk seferlik ne kadar yemek veriliyorsa o kadar yiyebiliyorlardı. Olur, da daha fazla istersen ya da başka birisinin yemeğinden alırsan hemen yetimhanenin müdürünün keyfine nasıl geliyorsa ona göre bir ceza verilirdi. O sabah Sandra ve Cameron bir yandan sohbet edip bir yandan da yemeklerini yediler. Sandra tabağındakilerin hepsini yemiş ama Cameron biraz hasta olduğunu söylemişti Sandra’ya ve kendi yemeğini yemesini istedi.
      “Olmaz” dedi Sandra. “Eğer Mrs. Smith görürse ikimizde ceza alırız.
      “Bir şey olmaz ya amma da korkaksın. Al çaktırmadan. Anlamazlar.
      “E iyi bakalım” dedi Sandra ama daha arkadaşının tabağına elini yeni uzatmışken “Sandra!” diye kulakları çınlatan bir ses yankılandı salonda. Mrs. Smith onu görmüştü. Onlara doğru o kadar hızlı yaklaşmıştı ki Sandra daha ne olduğunu ya da nasıl yalan söyleyeceğini düşünememişti.
      Kulağına doğru eğilerek  “Neler oluyor burada?” diye sordu Mrs.Smith.
      “Hiçbir şey.” diye basitçe yalan söyledi Sandra. Başı aşağıdaydı. Mrs.Smith’in nefesini ensesinde hissediyordu.
      Mrs.Smith hiç bir şey demeden ikisini enselerinden yakaladığı gibi odasına götürdü. Onları odaya doğru itti ve kapıyı çarpıp gitti. İki dakika sonra elinde halatlarla geldi. Kızlar gerçekten çok korkmuş görünüyordu. İkisi de büyük bir endişeyle halatlara bakıyordu. Mrs. Smith halatları kızlara uzattı ve soğuk bir edayla “Alın” dedi. Kızlar bu sefer gerçekten ürkmüştü çünkü bunu daha önceden de görmüşlerdi.
      “Üstünüzü çıkartın.” dedi Mrs. Smith.
      Kızlar odaya girdiklerinden beri hiç ses çıkarmamışlar ve Mrs. Smith’ede bir kez bile karşı çıkmamışlardı. Şimdide öyle yaptılar. Üstlerini çıkardılar ve kıyafetlerini kenara attılar.
      “Ne yapacağınızı biliyorsunuz değil mi kızlar?” Kızlar başlarını salladı. “Peki, öyleyse.” dedi Mrs. Smith sırıtarak “Başlayın.”
      Sandra ilk kez konuşmuştu. “Kaç kere.”
      “Yeterli olduğundan emin olana kadar.”
      Önce Cameron sırtını döndü. Sandra en yakın arkadaşına böyle bir şey yaptığı için kendisinden tiksinerek halatı kaldırdı ve arkadaşının sırtına indirdi. Cameron’dan acı dolu bir çığlık yükseldi. Sırtında derin bir iz çıkmıştı. Sandra’ya döndüğünde gözlerinden yaşlar boşalıyordu. Sıra Sandra’daydı. Sandra sırtını arkadaşına döndü Cameron’da aynı şeyleri hissederek halatı arkadaşının sırtına indirdi. Mrs. Smith ise kenarda oturmuş bütün bunları sanki müthiş derecede komik bir film izlercesine izliyordu. Sıra yine Cameron’daydı. Sandra’nın gözleri yine arkadaşının sırtındaydı. Bir an için Mrs. Smith ile göz göze geldi. Hala sırıtıyordu. Tekrar arkadaşına döndü. Ama bu sefer sanki Cameron’a değil de Mrs. Smith’e vururcasına indirdi halatı arkadaşının sırtına. Bu öyle gitti. Belki ikisi de 30’ar defa vurmuşlardı birbirlerine ve ikisinin de gözlerinde ağlamaktan yaş kalmamıştı. En sonunda Mrs. Smith durdurdu onları.
      “Tamam. Bugünlük bu kadar yeter. Yarın akşamüstü yine geliyorsunuz.”
      “Ama efendim, yarın seçim vardı.” dedi Cameron umutsuzca. Ama cevabını zaten biliyordu.
      “Bugün yaptığınızdan sonra sizi bide seçime sokmamı mı bekliyorsunuz. Defolun.” diye bağırdı. “Gözüm görmesin sizi. Dediğim gibi yarın akşamüstü yine geliyorsunuz. Halatları bırakın.”
      Kızlar halatları bıraktılar ve perişan bir halde odadan çıktılar.
                                             *
      Bu olay tam 5 gün boyunca böyle ilerledi. Bu arada geçen ki seçimde de bir hareket yoktu. Sakin geçmişti. Kimse de seçilmemişti. Kızlarsa ölsek daha iyi olurdu diye düşünüyorlardı. Çünkü ölümden beter hale gelmişlerdi. Ama bitmişti sonunda. Bütün hafta yine pekte önemli bir şey olmamıştı yetimhanede. Cumartesi günkü seçimin heyecanı dolaşıyordu yine ortalıkta. Cuma günkü kahvaltıdaysa kızlar hiçbir ters hareket yapmamaya çalışıyorlardı. Mrs. Smith’in gözleri yine üzerlerindeydi.
      “Yarın mutlaka buradan gitmem lazım.” dedi Sandra. Çok sessizdi. Cameron bile çok zor duymuştu onu. “Artık hem buradan hem de bu kadından bıktım. Bence sende buradan ayrılmaya çalış artık.”
      “Yok ya ben rahatım burada. Sen git ben ayrılmayı düşünmüyorum. Zamanı geldiğinde bakarız bir çaresine.” dedi Cameron
      “Ya bak iyi düşün rahat bir hayat bu şeytan gibi kadından belki de kilometrelerce uzakta, cennet gibi bir hayat.”
      “Yok, kardeşim ben iyiyim burada. Sen git.”
      “İyi sen bilirsin ama yinede bir düşün.”
      O gün bütün gün ikisi de sessiz kalmıştı. Sandra yarın ki seçimi, Cameron’sa gidip gitmemeyi düşünüyordu.
      Sonraki gün yine kahvaltılardı. Her cumartesi olduğu gibi salon yine çok sessizdi. Hiç kimsenin boğazından bir şey geçmiyordu. Sandra ve Cameron yine alçak sesle Cameron’ın katılıp katılmamasını tartışıyorlardı ama Cameron kesin kararlıydı yetimhanede kalmaya.
      Kahvaltıdan hemen sonra aileler gelmeye başladı. Sandra büyük salonda yerini almıştı. Gayet hareketli bir seçimdi. Daha şimdiden 2 kişi eşyalarını toplamıştı. Sandra’nın yanına daha kimse gelmemişti. Ama seçimin sonlarına doğru bir çift yaklaşıyordu Sandra’nın yanına. Kadın gayet şık bir mavi bir tuvalet giymişti ve etrafa küçümser bakışlar atıyordu. Adamsa eşinin aksine spor giyinmişti. Bir kot pantolon ve bir t-shirt. Kadın geldi önce Sandra’nın yanına.
      “Merhaba,” dedi. “Ben Catherine, yanına oturabilir miyim?”
      “Tamam,” dedi Sandra.
      “Adın ne senin?” diye sordu Catherine
      “Sandra”
      “Kaç yaşındasın Sandra?”
      “9”
      “Oo çok büyükmüşsün,” dedi Catherine gülerek. Sandra beceriksizce sırıttı. “Bizimle yaşamak ister misin?” diye devam etti Catherine. “Kızımız olmak ister misin?”
      Sandra’nın cevabı zaten hazırdı. Hiç düşünmeden “Evet,” dedi ve Catherine’ne sarıldı. O da sarıldı ve bir süre öyle kaldılar.
      “Artık çantanı hazırlayalım mı?” diye sordu Catherine
      “Tamam” diye karşılık verdi Sandra ve birlikte yukarı çıktılar.
      Birlikte yukarı çıktılar sürekli soru soruyorlardı birbirlerine. Çok çabuk ısınmışlardı. Çantayı topladılar aşağı indiler. Tam kapının önünde Cameron ile karşılaştılar.
      “Bana bir dakika izin verir misin?” dedi Sandra yeni annesine. “Tamam,” diye karşılık gelince hemen arkadaşının yanına gitti Sandra.
      “Kardeşim seni hep bekleyeceğim, sen bana burada çok yardım ettin bütün bunların telafisini sana asla veremem ama bunu deneyeceğim. Buradan kurtul nasıl olsa karşılaşırız. Burası küçük yer.” dedi Sandra.
      Cameron’sa sadece güldü. “Her şeyin bir zamanı var canım,” dedi ve sarıldı arkadaşına ağlayarak.
      “Ağlama,” dedi Sandra. “Beni de üzüyorsun.”
      “Tamam. Sen git yoksa seni de ağlatacağım” dedi Cameron gülerek.
      Gülerek karşılık verdi Sandra. Bir kez daha sarıldılar ve sonra ayrıldılar. Annesinin yanına döndü Sandra.
      “Kim di o?” diye sordu annesi.”
      “Kardeşim o benim.” dedi Sandra.
      Yetimhanenin dış kapısının önünde Mrs. Smith diğer ailelerle evlat edindikleri çocuklar hakkında konuşuyordu. Catherine ve eşi Adam’da onun yanına gitti. Kısa bir konuşma yaptılar ve ayrıldılar. Bu konuşma süresince Sandra bir kez bile gözünü ayırmamıştı Mrs. Smith’den. Dik dik bakıyordu kadına. Konuşmaları bitince vedalaştılar ve kapıdan tam dışarı çıktılarında Sandra yine izin istedi annesinden ve yetimhane müdürünün yanına gitti.
      “Ee Mrs. Smith bakar mısınız?” dedi Sandra. Kadın gözlerini kıza dikti. Ama normalde bu bakışlardan her zaman çok tırsan kız hiçbir şey olmamış gibi eğilmesini istedi. Kadın iyice meraklanmıştı.
      “Bana burada kaldığım günlerde yaptıklarının hepsinin hesabını bir gün vereceksin. Buna emin olabilirsin. Hepsini ödeteceğim sana,” dedi Sandra ve kadının yanağına kısa bir öpücük kondurdu. Kadın donup kalmıştı biraz da tırsmış gibi bakıyordu kızın ardından. “Kendinize iyi bakın,” dedi Sandra, “Görüşmek üzere.”
      Uzaktan bütün bunları izleyen Cameron arkadaşının yanına geldi ve “Ne oluyor?” diye sordu. Sandra ‘ysa ona ilerde göreceğini söyledi. Bir kez daha sarıldı arkadaşına göz kırptı ve ailesinin yanına döndü.
      “Ne konuştunuz?” diye sordu annesi kızına.
      Kızıysa önce güldü ama cevabını verdi. “Sadece veda etmek istedim.” dedi. Arkadaşına yine dönüp ona göz kırptı ve arabaya bindiler.
« Son Düzenleme: Ağustos 01, 2008, 20:48:41 Gönderen: Arminas » Logged

Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Yetim Çocuğun İntikamı...7. Bölüm (Sonunda)
« Eklendi: Ağustos 21, 2008, 16:25:23 »

Logged
Stupefy
Ayvalık!!
UU Seherbazları
Telve
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 523


Kuzucukların eylemleri devam edecek!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Mayıs 28, 2008, 15:35:01 »

Harry'nin hikayesine benziyor biraz. Gülümseyen Potterlar Voldemort tarafından öldürülüyor ve Dursleyler Harry'ye ailesinin bir trafik kazasında öldüğünü söylüyorlar, o Hagrid tarafından Hogwarts'a götürülene kadar da ona berbat bir hayat sunuyorlar. <.< Geçi Vernon Enişte'nin Mrs Smith kadar acımasız olduğunu hiç sanmıyorum. Kızgın Bir tabak fazla yemek yendi diye 5 gün boyunca 30'ar halat darbesi mi?! Ağlayan Sandra'nın Mrs Smith'i giderayak tehdit edişi de hoştu. Kahkaha Aklıma ilginç komplo teorileri geliyor. Acaba Catherine Sandra'nın ailesini öldürenlerden biri olabilir mi? Acayip Bekleyip göreceğiz. Eline sağlık Kahkaha
Logged

James 'Sawyer' Ford


I'm losing my mind and you just stand there and stare as my world divides!
Arminas
Michael Phelps - Roger Federer - Kobe Bryant
Sıcak Çikolata
*********
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1679


Çoğunluğun İyilği İçin

hp.Arminas@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #2 : Mayıs 28, 2008, 15:47:20 »

Harry'nin hikayesine benziyor biraz. Gülümseyen Potterlar Voldemort tarafından öldürülüyor ve Dursleyler Harry'ye ailesinin bir trafik kazasında öldüğünü söylüyorlar, o Hagrid tarafından Hogwarts'a götürülene kadar da ona berbat bir hayat sunuyorlar. <.< Geçi Vernon Enişte'nin Mrs Smith kadar acımasız olduğunu hiç sanmıyorum. Kızgın Bir tabak fazla yemek yendi diye 5 gün boyunca 30'ar halat darbesi mi?! Ağlayan Sandra'nın Mrs Smith'i giderayak tehdit edişi de hoştu. Kahkaha Aklıma ilginç komplo teorileri geliyor. Acaba Catherine Sandra'nın ailesini öldürenlerden biri olabilir mi? Acayip Bekleyip göreceğiz. Eline sağlık Kahkaha


evet çok çok düşündüm farklı bi tema bulmk için olmadı mecburen bunu kullandım... ama ilersi hiç öle diil... teşekkürler yorumun için
ama snde kabul etmelisinki biraz farklılıkar var:D yeni ailesini hagrid olarak düşünürsek onlardan gerçei öğrenmio yetimhanede öğrenio...yani yetimhaneyide dursley'ler olarak düşünebilirsin
« Son Düzenleme: Mayıs 28, 2008, 15:50:03 Gönderen: bruww » Logged

ron!_hermione!
Blower's Daughter
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 542


lost lost loooossttt!!!!


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #3 : Mayıs 28, 2008, 15:53:33 »

ellerine sağlık çok güzel oolmuş peki Sandra nın kardeşi niye yetimhanede kalmak istiyo onu anlamadım yani sonuçta orası çok berbat bi yer deil mi? yeni bölümü kısa zamanda koyarsan çok sevinirim
Logged




AAh tanrım!! bi insan bu kardar şekeer olur mu?!! Bnm küçük SAM'im bircik Wincheste'ım vede gerçek adıyla jared padaleck'imm

Arminas
Michael Phelps - Roger Federer - Kobe Bryant
Sıcak Çikolata
*********
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1679


Çoğunluğun İyilği İçin

hp.Arminas@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #4 : Mayıs 28, 2008, 15:57:15 »

ellerine sağlık çok güzel oolmuş peki Sandra nın kardeşi niye yetimhanede kalmak istiyo onu anlamadım yani sonuçta orası çok berbat bi yer deil mi? yeni bölümü kısa zamanda koyarsan çok sevinirim

öncelikle yorumun için teşekkürler...

şöle bişiy sölim öncelikle yanlış anlamışsın sanırım.. Sandra ile Cameron kardeş diil...evt bölümün sonunda Sandra onun kardeşi olduunu sölüyo ama onu kardeş gibi gördüü için sölüo onu...yoksa çok iyi iki arkadaşlar...
ikinci olarakda...cameron orda daha rahat ettiini düşünüo...dışarı çııkarak rahatını bozmak istemio ayrıca blki sandra'nın onu ziyaret ediceini düşünüo...we ewt Mrs. Smith dediini duyar gibiym.. ama cameron'ın kendi düşüncesi bu blki sandra diye bklicek
Logged

Camellia
~Bela Talbot
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Has Türk Kahvesi
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2759


13-DEMON 13-LEAD >>CoLT<<

h_sevval@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #5 : Mayıs 28, 2008, 16:08:56 »

evet harry nin hikayesini benziyor ama gerçekten harika olmuş oo kadına gıcık oldum Mrs.Simth midir nedir çocukları dövdü pislik ama n bir birlerine dövdürrtü gıcık kadın  Kızgın ellerine sağlık harika olmuş ooooh znma değsin oo kadına da (mrs.simth) çok gzl vedalaştı çocuk onunla Kahkaha yazık kardeşine de gittti tek başına kaldı kızcağız ellerine sağlık beklerim yeni bölümü Gülümseyen
Logged

ron!_hermione!
Blower's Daughter
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 542


lost lost loooossttt!!!!


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #6 : Mayıs 28, 2008, 16:13:19 »

 Çok teşekkürler cevap için yok bn Sandra ile Cameron kardeş olmadıklarını anladımda hani kardeşi diye dediği için nm de öle yazdım yeniden teşkkür ederim..
Logged




AAh tanrım!! bi insan bu kardar şekeer olur mu?!! Bnm küçük SAM'im bircik Wincheste'ım vede gerçek adıyla jared padaleck'imm

Arminas
Michael Phelps - Roger Federer - Kobe Bryant
Sıcak Çikolata
*********
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1679


Çoğunluğun İyilği İçin

hp.Arminas@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #7 : Mayıs 28, 2008, 18:40:21 »

evet harry nin hikayesini benziyor ama gerçekten harika olmuş oo kadına gıcık oldum Mrs.Simth midir nedir çocukları dövdü pislik ama n bir birlerine dövdürrtü gıcık kadın  Kızgın ellerine sağlık harika olmuş ooooh znma değsin oo kadına da (mrs.simth) çok gzl vedalaştı çocuk onunla Kahkaha yazık kardeşine de gittti tek başına kaldı kızcağız ellerine sağlık beklerim yeni bölümü Gülümseyen

teşekkürler yorumun için... yeni bölüm gelicek en kısa zamanda

Çok teşekkürler cevap için yok bn Sandra ile Cameron kardeş olmadıklarını anladımda hani kardeşi diye dediği için nm de öle yazdım yeniden teşkkür ederim..

bişe deil... beendirebildiysem ne mutlu bana..Gülümseyen
Logged

joshbsr14
<Linkinladies , Mike ve Chester> Piramitçi Ailesi'nin reisi :))
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1274


Lindsay & Danny


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #8 : Mayıs 29, 2008, 23:12:12 »

bence gayet güzel yazmışsın kubi herkes harry potter'a benzetmiş ama ben daha çok oliver twist'e benzettim
« Son Düzenleme: Mayıs 29, 2008, 23:17:01 Gönderen: joshbsr14 » Logged





 Türküz doğruyuz ölümüne Linkin Parkçıyız
 Anti Lost ve Anti Emma
Arminas
Michael Phelps - Roger Federer - Kobe Bryant
Sıcak Çikolata
*********
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1679


Çoğunluğun İyilği İçin

hp.Arminas@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #9 : Mayıs 29, 2008, 23:16:56 »

aksine bnde hatırlamıorum oliver'ın hikayesini baştanda okusam mı die düşündüm şimdi.. ama okumam heralde...Kahkaha
Logged

Arminas
Michael Phelps - Roger Federer - Kobe Bryant
Sıcak Çikolata
*********
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1679


Çoğunluğun İyilği İçin

hp.Arminas@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #10 : Mayıs 30, 2008, 12:56:31 »

Öncelikle söylemek istiorum isimler yani arkadaşların isimleri kesinlike çaresizlikle yazılmamıştır... erkeğin adını öle yazmassam rahat edemiceimi düşündüm... kız arkadaşınıysa kuzenim söledi bilmenizi istedim..Gülümseyen
Bu bölüm biraz sıkıcı kabul ediyorum... yine de ii okumalar

2.BÖLÜM




İki Yeni Arkadaş

      Sandra sonunda kurtulmuştu o ucube yerden. Yeni ailesiyle gerçekten çok mutluydu.. Birbirlerine çabuk ısınmışlardı. Tabi Sandra daha önceden okula gitmediği için önce ona özel ders vermişlerdi. Sandra’da bu derslere çok severek giriyordu. Hiç birini aksatmıyordu. Çok çabuk öğrenmişti her şeyi ve normal bir okula gitmişti. Ama kolay ısınamamıştı oraya. Biraz zaman almıştı. Derslerinde yine çok gayret gösterdiği için öğretmenlerin gözüne çabuk girmişti. Ama sadece iki tane arkadaşı vardı. Bunlardan birisinin adı Emma’ydı diğeri ise Harry idi. Onlarla çok çabuk ısınmıştı. İkisi de çok iyiydiler. Sandra’ya okulu ve yaşadıkları kasabayı gezdiriyorlardı. Beraber dolanıyorlardı. Kasabada bir park vardı. Sürekli oradalardı. Yine bir gün parkta oturuyorlardı. Sandra’nın yetimhane günlerine kaymıştı konu. Bu konu hakkında ilk defa konuşuyorlardı.
      “Nasıl bir yerdi orası?” diye sordu Emma merakla.
      “Hiç yaşanacak gibi değildi. İğrenç bir yerdi. Yemeklerinden tutunda bahçesine, yataklarından o iğrenç müdürüne kadar,” dedi Sandra. Biraz sinirlenmişti. O son cezasının izleri hala sırtındaydı.
      “Neden ya o kadar kötümüydü?” diye sordu Harry.
      “Diyorum ya iğrenç bir yerdi. Özellikle cezaları. Bir müdür vardı. Adı Mrs. Smith. Tam bir cadı. En son bana bir ceza verdi. Duysanız inanmazsınız. İsterseniz gösterebilirim.
      “Nasıl göstereceksin ki?” dedi Emma.
      Üstünü hafif yukarı sıyırdı Sandra ve sırtını onlara döndü. İzler hala duruyordu ama o kadar derin değildi yine de bayağı belli oluyordu.
      “Bu ne ya böyle?” diye çığlığı bastı Emma.
      “Öyle işte,” dedi gülerek Sandra. Artık pek umursamıyordu bunları. Oradan kurtulduğu için ve o kadını o durumda bıraktığı için çok mutluydu artık.
      “Neyse kalkalım artık,” dedi Sandra. Onlarda onaylayınca kalktılar. Önce Sandra’yı bıraktılar. Sandra eve girince evde mis gibi yemek kokusu vardı. Catherine yine döktürmüştü.
      “Oo anne yine yapmışın yapacağını,” dedi ve onu yanağından öptü.
      “Hoş geldin kızım” dedi. “Evde tek başıma oldukça yemek yapıyorum. Yapacak bir şey yok,” dedi gülerek. Kızda gülerek karşılık verdi ve odasına gitti. Önce biraz baktı odasına biraz dağınıklık vardı. Toparladı odasını ve kendini yatağa attı. Hep böyle yapardı. Akşamları yaklaşık yarım saat kadar yatardı ve ilerdeki planları hakkında düşünürdü. Ne yapacağını, onları nasıl bulacağını, kafasında sürekli bu sorular vardı. Ama daha hiç birine cevap verememişti. Sadece tek bildiği her şeye eski evinden başlamaktı. Tam o anda içerden annesi yemeğe çağırdı. Babası da gelmişti. Hep beraber yemeğe oturdular yine çok güzel bir akşam geçirdiler.
                                             *
      Sandra, Emma ve Harry’nin dostlukları inanılmaz ilerlemişti. Ayrıca okulları da bitmişti. Yani sürekli beraberdiler. Önce Harry, evden Sandra’yı alıyordu. Daha sonra ikisi Emma’nın evine gidip onu alıyor ve deniz kenarında ya da parkta bir ağacın altına oturup sohbet ediyorlardı. Bazı akşamlar Sandra ve Emma birbirlerinde kalıyorlardı. Sandra böyle iki dostu olduğuna çok seviniyordu. Ayrıca Cameron’ıda asla unutmuyordu. Bir gün onları tanıştırmıştı. Sonrasında bir daha görememişti onu. Sandra bazen arkadaşlarına planlarından bahsedip bahsetmemeyi düşünmüştü ama o kadar güvenip güvenemeyeceğini bilmiyordu. Tamam, onlara çok güveniyordu ama o kadar değil. Bazen geleceğe dair planları hakkında konuşuyorlardı Emma avukat olup büyük şehirlere gitmeyi istiyordu. Harry’ise yurt dışında bir turizm şirketi kurmayı düşünüyordu. Sandra’ya sorduklarında ise o daha düşünmediği hakkında ağzında bir şeyler geveleyip konuyu değiştiriyordu.
      Artık hepsi çalışmaya başlamıştı. Görüşmeleri bu sefer kısıtlı oluyordu. Genelde akşamları birkaç saat beraber oluyorlardı. Kızlar içinde pek sorun olmuyordu. Zaten ailelerde çok yakındı birbirine. Yani kimse için sorun olmuyordu. Sandra basit bir giyim dükkanında tezgahtar olarak, Emma bir markette kasiyer olarak, Harry ise bir lokantada garson olarak çalışıyordu.
      Sandra’nın ailesi ise onun çalışmasına kesinlikle karşıydı. Bir akşam bağıra çağıra kavga etmişti annesiyle:
      “Sandra,” diye seslendi annesi kızına. Sandra geldi. “Gel biraz konuşalım kızım seninle,” dedi.
      “Tamam,” dedi kızı. Biraz da meraklanmıştı.
      Sen neden işe girdin kızım. Bak keyfine. Biz sanki çalışmıyoruz. Sana para vermiyor muyuz?  Seninle ilgilenmiyor muyuz?
      “Ya anne ne alakası var. Ben istiyorum çalışmayı. Bana da iş çıkıyor. Bütün gün oturacağıma işe giderim daha iyi.”
      “Hayır,” dedi annesi. Bu sefer sesi biraz sert çıkmıştı. “Yarın o dükkândan çıkmanı istiyorum. Evde oturacaksın.”
      “Hayır anne. Ben çalışacağım. Sen ne dersen de o dükkâna gideceğim.” Onunda sesi yükselmişti.
      “Geç odana! Oraya bir daha gitmeyeceksin.”
      “Gideceğim!” dedi ve odasına gitti. Bütün gece sinirinden ağladı.
                                       *
      Anılarından bir müşterinin sesiyle uyandı Sandra.
      “Bana göre bir blucin var mı?” Kadın bayağı iri yarıydı. Sandra o günleri hatırlayınca birden sinirlendi.
      “Yani size göre bir blucin daha üretilmemiştir bile!” dedi. Ama o sırada kadın başka bir şeyle ilgilendiği için duymamıştı. Daha sonra müşteri gitti ve geç olduğu için mağazayı kapattı.
      Akşam üstü yine arkadaşlarıyla buluştular. Yine aynı yerlerine gittiler ve orda akşamı günlerinin nasıl geçtiği konusunda konuşarak geçirdiler. Yine çok güzel bir akşam geçirmişlerdi. Daha sonra Harry ve Sandra, Emma’yı evine bıraktılar. Daha sonra Sandra evine gitti.
      Annesi salonda onu bekliyordu belli ki. Çünkü gelince “Kızım gelir misin?” dedi hemen.
      Kız biraz da bozuktu annesine birkaç gündür. Ona bakmamaya karalıydı. Yanına oturdu.
      “Özür dilerim kızım,” dedi annesi. “Seni üzmeyi asla istemem ama sende bizi üzme. Tamam, git yine işe bir şey demiyorum. Sen nasıl istersen öyle olsun,” dedi.
      “Annem,” diye sarıldı annesine kız.
      Ama uyumadan önce yine düşündü Sandra planlarını. Artık arkadaşlarıyla konuşmanın vakti gelmişti. Onlar kadar iyi dostu asla bulamazdı. Belki de onlara veda etmek en doğrusu olurdu. Çünkü onları asla böyle bir tehlikeye atmayı göze alamazdı. Onlar onun hayatındaki tek gerçek dostlarıydı ve ailesinden ve Cameron’dan sonra onları da kaybetmeyi göze alamazdı.
      Ve bunları düşünerek uykuya daldı.
     
     
Logged

joshbsr14
<Linkinladies , Mike ve Chester> Piramitçi Ailesi'nin reisi :))
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1274


Lindsay & Danny


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #11 : Mayıs 30, 2008, 13:07:43 »

döktürmüşsün yine kubi çok güzel olmuş yine  Göz Kırpan harry ile emma demek ..... XD bu arada 3. bölüm ne zaman geliyor merak ettim ben
Logged





 Türküz doğruyuz ölümüne Linkin Parkçıyız
 Anti Lost ve Anti Emma
Arminas
Michael Phelps - Roger Federer - Kobe Bryant
Sıcak Çikolata
*********
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1679


Çoğunluğun İyilği İçin

hp.Arminas@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #12 : Mayıs 30, 2008, 13:10:27 »

ya bana sıkıcı geldi tereddüt ettim ztn eklerken beenmezlerse die ama bi baktım eklemişim..Gülümseyen
ztn isimlerle ilgili yorumumu yukarıda yaptım içim rahat etmezdi biliorm kendimi..Kahkaha
bilmiorm beenilrse eklerim 3.bölümüde hazır zaten...


teşekkürler yorumun için...
Logged

ron!_hermione!
Blower's Daughter
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 542


lost lost loooossttt!!!!


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #13 : Mayıs 30, 2008, 15:06:39 »

 Bence o kadar sıkıcı bir bölüm deildi yani sonuçta daha ilk başları....
isimler  şahane olmuuş!! bide Rubert diye birini sok araya tam olsuun (lütfen!)
Ellerine sağlık 3. bölümü en kısa zamanda yayınlarsan sevinirim...
Logged




AAh tanrım!! bi insan bu kardar şekeer olur mu?!! Bnm küçük SAM'im bircik Wincheste'ım vede gerçek adıyla jared padaleck'imm

Arminas
Michael Phelps - Roger Federer - Kobe Bryant
Sıcak Çikolata
*********
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1679


Çoğunluğun İyilği İçin

hp.Arminas@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #14 : Mayıs 30, 2008, 15:36:30 »

Bence o kadar sıkıcı bir bölüm deildi yani sonuçta daha ilk başları....
isimler  şahane olmuuş!! bide Rubert diye birini sok araya tam olsuun (lütfen!)
Ellerine sağlık 3. bölümü en kısa zamanda yayınlarsan sevinirim...

öncelikle yrumun için teşekkürler ve tmm rupert diye birisini koymaya çalışırım ama kalıcı olarak yapacaımı sanmıorm çünkü kafamda hemen hemen hrşey planlanmış durumda kalıcı bir karakter koymıcam ama tmm yazmaya çalışıcam...Gülümseyen
Logged

Sayfa: [1] 2 3 4 ... 13   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: