|
Weesel
|
 |
« : Mayıs 10, 2008, 21:47:37 » |
|
Yaşam acımasız Tıpkı beni bu çöplüğe sürgün eden Tanrı gibi Yakıyor boğazımı nefesiyle, Kendi üflediği yaşamımı köreltiyor olmayan elleriyle Yaşam acımasız Her an hazır birilerinin masumiyetine tecavüz etmeye Ve asla kabullenmiyor suçunu, Suç hep tecavüz edilen masumiyette. Eriyen düşlerimle aynı hızda akmıyor zaman, İnadına yavaş akmakta ısrarlı Ve bazen öyle hızlı kayıp gidiyor ki ellerimden Tıpkı Tanrı'nın işkencesi olan yaşam gibi. Yaşam acımasız Artık sırları dökülmüş aynalardan yansıyabilmek için uğraşmıyorum Olmuyor, yapamıyorum. Masumiyetim yitiyor yavaş yavaş Uzaklaşıyor benden Ve ben, dizlerim kan içinde, kalıyorum yapayalnız Sabahın bu saatinde henüz doğmamışken güneş Aklım da yitip gidiyor beynimden Artık ne alkol kesiyor bedenimi ne de tütün Tanrı'nın yasak ettiği tüm zevkleri tek tek deliyorum Yasaklar uçuşuyor gözlerimde, Bedenim artık boşvermiş, Siktir ediyor Tanrı'yı da yaşamı da Yaşam acımasız Artık ne masumiyetlerim bakire, ne de alkolüm kaldı Söylenmemiş onca sözcük O'na doğru uçuyor dudaklarımdan Hiç duyamayacak kadar derin bir uykuda, biliyorum. Şarkılar doluyor kulaklarıma Bir zamanlar tattığım tüm o sesler artık boş geliyor Cümlelerime tecavüz ediyor yaşam, Unutma girişimlerim boşa çıkıyor artık hiçbir içki kafa yapmıyor. Nikotine susamuş bedenim ölmek üzere Son bir nefes istiyor. Yaşam acımasız Tanrı'yı yarattığıma lanet ediyorum, Günahlarımı ve tüm zevkleri Geride bırakarak bulunuyorum intihar girişimlerinde Sabahın bu saatinde kapalı kapılar ardında uyurken şehir Bir kez daha ağlıyorum Nefesim alkolle sevişiyor Vazgeçme çabalarım avuçlarımda can çekişiyor Sesleniyorum, adını söylüyorum, bağrıyorum, sövüyorum... Duymuyor... Yaşam acımasız Azizlerin aşağılık günahlarını örterken benimkileri açmakta Tanrı boş, ona gitmek istemiyorum Ölümümü bekliyorum, ona gitmeyeceğim Anarşist ve kafir düşünceler kavuruyor bedenimi Ruhum Tanrı'dan uzakta bir sürgün yaşamıyor Ben artık bütünleşiyorum O'nunla Aşkı tadan her günahkar gibi ölüyorum yavaş yavaş Işıklar yakıyorum tek tek, gözlerimde O'nun hayali sönerken Artık hissizleşiyor bedenim İğneden korktuğum halde yok oluyorum o sıcaklıkta Yaşam acımasız Korkularımı saplıyor bedenime Gerçek eroini çoktan tatmış olsam da bu saçma şırıngayla ölüyorum yine de. Belki de öldüğümü zannediyorum Karanlık çökerken sabahın bu saatinde Ben alkol kokan gelincikler arasında uçuyorum Ölümüm dilediğim gibi olmuyor, doğumum da olmamıştı zaten Koca elleriyle kanlı bedenimi kavrayan o doktora lanet ediyorum Göbek bağımı kesen hemşire hangi cehennemdedir diye merak ediyorum Ve sövüyorum yine, alkol kokulu gelinciklerin arasında acı hissi kayboluyor Fahişeler cenneti uzakta mıdır? Bilmiyorum... Yaşam acımasız Ölmeme bile izin vermiyor Masumiyetlerim solarken avuçlarımda, O'nu kaybediyorum Titriyor bedenim, hıçkırıklarla sarsılıyor Odamın kapısını aralıyor bir beden, görmüyorum artık. Tüm aşk şarkıları tek tek kaybolurken göğsümde, çığlıklar yükseliyor artık Tanrı bir oyuncağını daha fahişeler cennetine yollamakta Hoşçakal bile diyemiyorum Dönüyorum, görüyorum, uçuyorum, ölüyorum, susuyor bedenim... En boktan eserime veda etmek için dönmüyorum geriye Önce morga, sonra fahişeler cennetine gideceğim, Deldiğim tüm günahlar için zoraki kahkahalar atıyorum Tanrı'nın suratına Aşk öldürmez insanı derler hep, öldürmüyor. Doğuyorum... İplemiyorum... Yaşam acımasız.
~Weesel
|