|
MisSGuaRD
|
 |
« : Mayıs 05, 2008, 23:23:23 » |
|
MİSSLAND
GÜNEŞİN İLK IŞIKLARI
Güneş yavaş yavaş dağların arkasından şehri aydınlatıyordu. Gökhan yatağından kalktı. Yavaş adımlarla pencereye yöneldi, perdeyi açtı. Pencerenin kenarında bulunan çıkıntıya oturdu. Henüz okula gitmek için erkendi. Güneşi seyretmeye daldı. Uzun süre pencerenin kenarında oturdu. Daha sonra formalarını giyinmek için giysi dolabına doğruldu. Birden kapı aralandı, gelen annesiydi. Onu uyandırmak için gelmişti. Gökhan’ın uyanık olduğunu gördü. Buna şaşırmadı. Çünkü Gökhan birkaç gündür erken uyanıyordu… Birkaç dakika sonra okula gitmek için hazır bir vaziyetteydi. Sanki bir güç onu hızlandırıyordu. Her şeyi çarçabuk yapıyordu... Okula gitmeyi pek sevmezdi. Ama o gün gitmek için can atıyordu. Kahvaltısını yapmadan evden çıktı…
OKUL
İlk derse başlamak üzereydiler. Sanki bir ses Gökhan’ı çağırıyordu. Bu sesi ilk defa duymuyordu. Birkaç gün önce yatağına girdiğinde de duymuştu. Ama sesin nerden geldiğini bilmiyor, bulmaya çalışıyor ama bulamıyordu. Günlerce sesin nerden geldiğini düşündü. Gökhan bir zaman sonra çok düşünceli ve derslerini umursamayan biri haline gelmişti. Öğretmeni Hasan Bey bu durumu fark etmişti. Onu yanına çağırdı. Son günlerde çok dalgın olduğunu ve izin alması gerektiğini söyleyip müdürün odasına gönderdi. Gökhan birkaç gün için izin aldı. Eve giderken bir kedi gördü. Kedi siyah renkte bir Van kedisiydi. Kediye bakarken yine dalıp gitti. Kendine geldiğinde evin önünde duruyordu. Nasıl geldiğini bile bilmiyordu… FARKLI BİR GÜNDÜ
Gökhan izinli olduğu halde okula gitmek istiyordu. Bunun tek bir sebebi vardı. O ses, o sesi artık sadece okulda duyuyordu. Ama nereden geldiğini bilmiyordu. O gün cumartesiydi. Hafta sonu olduğu için oluda kimse yoktu. O sesi yine duymuştu. O sesin geldi yeri bulmaya çalışıyordu. Sesin peşinden gidiyordu. Ve bir zaman sonra pencereleri kırılmış bir evin önüne geldi. Eve girmek için kapıya doğruldu. O anda yine o kedi kapının önünde beliriverdi. Ses o kediden geliyordu. Daha sonra kedi kayboldu. Gökhan eve yaklaştıkça içeriden bir ses duydu ve kapıyı tam açacağında başka başka seslerde duymaya başladı. Tam içeri girdiğinde yanında iki kişi beliriverdi. Ve onun kollarına girip içeri doğru sürüklemeye başladılar. İçerde 2 kişi daha vardı. Hepsinin yüzü gülüyor ve “İşte bu o” diye bağrışıyorlardı. Aralarında sadece bir erkek vardı. Onları susturmaya çalışıyordu. Ama onu dinleyen kim(!) kızlar bağrışmalarına hala devam ediyordu. Sonra Gökhan şaşkınlık haliyle kendini birden ”SUSUUN” diye bağırırken buldu. Kızlar hep birden susmuş ve Gökhan’a bakıyorlardı. Aralarında tek erkek olanı Gökhan’a şimdi evine gidip yarın saat 12 de gelmesini ve buradan kimseye bahsetmemesini söyledi… Gökhan eve geldiğinde annesi odasını toplamasını söyledi ve kendisininse alışverişe gitmesi gerektiğini söyleyip gitti. Odasına gidip kendini yatağa attı. Bir müddet bu gün o evi ve içinde gördüğü insanları düşündü. Daha sonra annesi gelmeden odasını hemen toplaması gerektiği düşüncesiyle yataktan doğruldu… Oda berbat bir durumdaydı. Oflayarak puflayarak ayağa kalktı. Arkasını döndü ve yatağını düzeltmek için elini kaldırdığında oda o anda toplanmış bir hale geldi. Gökhan buna çok şaşırmıştı. O gün yatağına erkenden girdi, yorganı başına çekerek derin derin düşünme başladı…
ÖLÜMÜN DOKUNUŞU
O gece nerdeyse hiç uyumamıştı. Ama gün ağarmasına 1 saat falan vardı ki uyuya kalmıştı. Bir rüya gördü. Rüyada bir ağacın altında oturuyordu. Karşısında da sislerle sarılmış olan evi duruyordu. Bir yandan da yağmur yağmaya başlamıştı. Evin kapısına doğru koştu. Anahtarını çıkardı ve kapıyı aşmaya çalıştı. Ama kapı açılmıyordu. Daha sonra kapı kayboldu. Gökhan aceleyle pencere doğru koştu ve tırmanmaya başladı. Çabuk olmalıydı. Çünkü pencerelerde yavaş yavaş kayboluyordu. En sonunda içeriye girdi. Ve içeride kendisini uyur bir şekilde gördü. Etrafında bir sürü belirsiz insan siluetleri vardı. Ve bir ses ona “MissLand” a gelmesini söylüyordu. Bu ses bir bayan sesiydi. Şaşkınlık içindeydi. Yavaşça uyuyan bedeninin yanına gitti ve ona dokunacağı anda her yer kararmıştı. Bir anda uyandı. Odasındaydı, terlemiş bir vaziyette yatıyordu. Ve etrafında kara siluetlerin hiçbiri yoktu. Bir müddet öylece kalakaldı. Daha sonra dünkü olanları ve bu gün 12de gitmesi gerektiğini hatırladı. Yatağından kalkıp hazırlanmaya başladı…
HERŞEY HIZLA GELİŞTİ
Koşar adımlarla evin önüne geldi. İçeri girdiğinde ekip orda onu bekliyorlardı. Onu bir kenara oturttular. MissLand (Krallık) ‘dan ve kendilerimden bahsetmeye başladılar. Aralarında tek erkek olanının adı İren, kızların adı da sırasıyla Elan, Ebrar ve Yağmur idi... Daha sonra ona bir iksir içirdiler. Gökhan yere yığıldı. Ayıldığında yanında ekip ve rüyasında gördüğü uyuyan bedeni vardı. Yine aynı yerdeydi. Ve yine yağmur yağıyordu. Yine insanlar yoktu; ama etrafı yaratıklar ve unicornlarla doluydu. Ekiple birlikte krallığa doğru yola çıktılar. Ona krallığın başına geçeceğini söylediler. Gökhan yine şaşırmıştı. Bunun nedenini sordu. Onlarda babasının da kral olduğunu ve sıranın onda olduğunu söylediler. Ölü bedenini bir unicorna bağladılar ve yola çıktılar… Bir müddet ilerledikten sonra karşılarını bir grup ejderler çıktı. İren savaşmaları gerektiğini söyledi… Savaşmaya başladılar. Ejderler çok büyük oldukları için zorlanmışlardı. Sonunda zafer onlarındı; ama zaferin bedeli de ağır olmuştu. Çünkü Ebrar ve Yağmur ölmüş, İren’ i ise bir ejder alıp götürmüştü. Şimdi nerdeyse tek başına kalmıştı… Bedenini koruması gerekiyordu. Çünkü bedenine gelen zararın aynısı kendisine de gelirdi. Ve bir yandan da korurken ona dokunmaması gerekiyordu. Dokunduğu anda geri dönecekti. Gökhan ve Elan yollarına devam ettiler. Karşılarına çıkan aksiliklerle tek başlarına, zorluklarla savaştılar ve en sonunda uzun yolu bitirip krallığa ulaştılar. Burası muhteşem bir yerdi. Ve başında da bir kadın duruyordu. Bu kadın Gökhan’ın duyduğu o sesin sahibiydi. Kadın onlara bütün gerçekleri anlattı. Gökhan’ın babası yani oranın kralı yıllar önce kendi halkına ihanet etmiş ve kötülerin tarafına geçmişti. Onun yüzünden bu krallık esir düşmüştü. Ve Gökhan onun oğlu olarak babasının yaptığı işi temizleyip krallığı yeniden huzura kavuşturmalıydı. Gökhan’a bunları anlatan ise onun büyük kardeşiydi. Daha sonra Gökhan MissLand’ın milletinden bir ordu kurdu. Ve karşı tarafla savaşmaya gittiler. Karşı taraf denilen milletin ordusu yaratıklardan oluşuyordu. Yaratıklar ve insanlar savaşacaktı…
YALANIN GERÇEK YÜZÜ
Savaş başlamıştı. Her yer kana boğulmuştu. Her yer de çukurlar ve çatlaklar oluşmuştu. Bu sırada bir haber kelebeği Gökhan’ın yanına gelip ona sarayda bir dolaba kapatılmış olan bedenini koruması gerektiğini söyledi. Gökhan bedeninin zaten güvende olduğu söyleyip onun kendisine neden böyle bir şey söylediğini sorunca da ona: “ Çünkü bunarlın hepsi babanın planıydı, seni buraya o çağırdı. Bütün olaylar onun başının altından çıktı. Aslında tek istediği seni öldürmek ve zaten bedenini parçalarsa sende ölürsün. Sen ölünce taht sadece onarla kalacak. Ve başına büyük kardeşin geçecek. Babanda bu ülkeyi onun yönetmesini istiyor. Çünkü sadece o ölümsüzlük sihri yapabiliyor. Ve o büyüyü ancak kraliçe olunca kullanabilir. Sonuçta bu savaşta seni öldürecekler, kardeşin kraliçe olacak ve baban ölümsüz olacak.” diyerek oradan uzaklaştı. Gökhan hızlıca bulunduğu yerden kalkar ve şatoya doğru koşmaya başlar. Şatoya geldiğinde babasının ve büyük kardeşinin ellerinde birer hançer bedenini bıçaklamak üzeredir. Gökhan ileri atılıp bedenine dokunmuştu ancak tam o sırada kral bedenine hançeri saplardı. Nerden geldiği bilinmez Elan da bedene dokundu. Gökhan tam kendi dünyasına dönerken bedeninin bıçaklanmasından dolayı iki taraf arasında sıkışıp kaldı ve onunla birlikte gelen Elan. Artık normal dünyadadırlar; ama ruhlardan farksızdırlar. Ne kimse onları görür ne de duyar. Onlar, ne bir şey hissederler ne de hissettirebilirler. Öylece hayalet gibi kalırlar. Ama çok yakın bir zamanda kendisi gibi iki taraf arasında kalmış ve hala da onarlın arasına katılan birilerinin olduğunu görürler. Ve artık Elan ve Gökhan’ın önünde çözmeleri gereken başka gizemler vardır. -Adını kullandırdığı için AnİMaGuS_bLaCK'e teşekkürler... iren (rubeus_eary) in yardımalrıyla yazdığımız hikaye..  ___ neyse boşverin.. çıktısını aldım bile..
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 06, 2008, 14:29:50 Gönderen: MisSGuaRD »
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
MisSGuaRD
|
 |
« Yanıtla #2 : Mayıs 06, 2008, 14:34:43 » |
|
yorum için teşekkürler.. Biliyorum daha aktif olmalıydı. Evet biraz öyle oldu..sadece rüya görüyor gibi..acelele yazıldığı için böle oldu.. yoksa daha ayrıntılı ve daha belirtili olabilirdi.. Zaten artık gerek yok proje ödevi için hızlıca yazıp..çıktı alıp bu günde verdim.. yine de saol
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
FearLessCriticaL
|
 |
« Yanıtla #3 : Mayıs 06, 2008, 17:43:43 » |
|
Merve bu ne ? Ne içtin sen ?  Az çok biLirsin yalan sölemeyi ve yapmacık olmayı başaramam bence saçma olmuş xD
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Cafe Cini
Has Türk Kahvesi
  
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 5467
''Est Solarus oth Mithas''
|
 |
« Yanıtla #4 : Mayıs 06, 2008, 17:59:05 » |
|
anlatımında bozukluk olmuş ve olaylar o kadar hızlı gelişmiş ki takip edemedim.ama potansiyeli iyi hikayenin.durup tekrar okursan fark edersin.ama balangıç kısımları güzel olmuş.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
ben_tuncay_slm
|
 |
« Yanıtla #5 : Mayıs 08, 2008, 17:23:01 » |
|
BEN BEYENDİM ŞAHSEN GÜZEL OLMUŞ AMA DEVAMI OLMASI LAZIMDI YİNE DE SÜPER OLMUŞ :d:d
|
|
|
|
|
Logged
|
:)GÖZYAŞI PRENSİ VE YANLIZ EFE:)
|
|
|
|
MisSGuaRD
|
 |
« Yanıtla #6 : Mayıs 09, 2008, 13:43:09 » |
|
Merve bu ne ? Ne içtin sen ?  Az çok biLirsin yalan sölemeyi ve yapmacık olmayı başaramam bence saçma olmuş xD biliyorum ama zaten fantastik bişe.. ama yalan söylemeyi beceremediğini bilmiyordum  anlatımında bozukluk olmuş ve olaylar o kadar hızlı gelişmiş ki takip edemedim.ama potansiyeli iyi hikayenin.durup tekrar okursan fark edersin.ama balangıç kısımları güzel olmuş.
evet biliyorum... bende takip edemedim.. proje ödevimdi ve kafama yeni dank etti 2 günde böle oldu.. fazla hayalperest değilim  (aslına daha iyisinin üstünde uğraşsam..yapmak istesem yaparımda.. istek yok) BEN BEYENDİM ŞAHSEN GÜZEL OLMUŞ AMA DEVAMI OLMASI LAZIMDI YİNE DE SÜPER OLMUŞ :d:d
beğenmene sevindim..saol kanka
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
ben_tuncay_slm
|
 |
« Yanıtla #7 : Mayıs 09, 2008, 14:20:57 » |
|
ayıp ettin her zaman ama ciddi güzel olmuş
|
|
|
|
|
Logged
|
:)GÖZYAŞI PRENSİ VE YANLIZ EFE:)
|
|
|
|
FearLessCriticaL
|
 |
« Yanıtla #8 : Mayıs 09, 2008, 21:54:56 » |
|
Merve bu ne ? Ne içtin sen ?  Az çok biLirsin yalan sölemeyi ve yapmacık olmayı başaramam bence saçma olmuş xD biliyorum ama zaten fantastik bişe.. ama yalan söylemeyi beceremediğini bilmiyordum  Artık bildiğini düşünüyorum 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
AnİMaGuS_bLaCK
|
 |
« Yanıtla #9 : Mayıs 10, 2008, 14:24:07 » |
|
anlatımında bozukluk olmuş ve olaylar o kadar hızlı gelişmiş ki takip edemedim.ama potansiyeli iyi hikayenin.durup tekrar okursan fark edersin.ama balangıç kısımları güzel olmuş.
wayyy acayıp olmus  elıne saglık ama marıssa ablayada katılıorum  bu arada adımı kullandıgın ıcın ben tesekur ederım
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Erenüx
Kakao
 
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 262
burdan bikez ayrılan,bidaha dönemez..pis yalancı=)
|
 |
« Yanıtla #10 : Mayıs 10, 2008, 14:47:32 » |
|
güzel oldu tabiki de  konusu çok güzel.ama biraz aceleye geldiği içinn sıkıştı biraz  eminim merve daha sonra bundan mükemmel bi kitap çıkarır  "iren" karakteri için teşekkürler 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 10, 2008, 14:48:03 Gönderen: rubeus_eary »
|
Logged
|
Sen hariç kimse yok, Sen de yoksun... 
|
|
|
|
MisSGuaRD
|
 |
« Yanıtla #11 : Haziran 06, 2008, 13:19:54 » |
|
Rica ederim her zaman.. Hıı çıkarırım çıkarırım.. ya kafa yorulsa bu öykü romana dönerde bu sene kafam çok karışık herşey üstüste geldi bişe yapacak halim yok.. ama sonraki bi zamanda yapmaya çalışırım :d ---
Hıı öğrenmiş oldum..
--
Hikayede şöyle bişe oldu ki ilk başı yavaş yavaş ilerliyordu çünkü zamanım vardı ama sonradan günlerim azalınca hikaye hızlandı. Anlatımda karışıklık oldu..
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Haziran 06, 2008, 13:21:24 Gönderen: MisSGuaRD »
|
Logged
|
|
|
|
|
AnİMaGuS_bLaCK
|
 |
« Yanıtla #12 : Haziran 06, 2008, 13:26:22 » |
|
Rica ederim her zaman.. Hıı çıkarırım çıkarırım.. ya kafa yorulsa bu öykü romana dönerde bu sene kafam çok karışık herşey üstüste geldi bişe yapacak halim yok.. ama sonraki bi zamanda yapmaya çalışırım :d ---
Hıı öğrenmiş oldum..
--
Hikayede şöyle bişe oldu ki ilk başı yavaş yavaş ilerliyordu çünkü zamanım vardı ama sonradan günlerim azalınca hikaye hızlandı. Anlatımda karışıklık oldu..
sorun değil  sen yaparsın :d benım adımdan vazgeçme 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|