Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ağustos 30, 2008, 14:33:25  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Karaltı  (Okunma Sayısı 207 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Isabelle Bristow Vaughn
...I am the Great Cornholio...
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1445


Up The Irons!


Üyelik Bilgileri WWW
« : Haziran 10, 2008, 22:05:56 »

    Bomboş sokaklarda yürüyordu. Bomboş midesi, sırtındaki bomboş çanta, bomboş bakan gözleri, hiç de bomboş olmayan aklı… Düşünebildiği sadece tek bir şeyken, her şeyin bu kadar yoğun olması yıldırıyordu onu. Düşüncelerinin içinde kayboluyor, sürekli kendini son 10–15 metreyi nasıl yürüdüğünü hatırlamazken buluyordu. Derken, arkasındaki kopkoyu karanlıktan gelen bir fısıltı, kendine bol gelen koca bir şapkası olan, yüzü görünmeyen o tanıdık siluet… Konuşmasına fırsat vermemecesine “Git başımdan!” diye haykırdı. “Anlaşmıştık. Niye geliyorsun? Sözüne güvendim, beni bir daha rahatsız etmeyecektin. Git şimdi. Ve bir da--”. Lafını kesmek zorunda kalmıştı. Karaltı iyice yaklaşmıştı. Buz gibi soluğunu, uyuşturucu kokusunu hissedebiliyordu yüzünde. Çok geçmeden titremeye başladı. Elinde değildi. Gözlerini kapayıp gitmesi için dua etmeye başladı. Karaltı gürültüyle hırladıktan sonra uzaklaştı, uzaklaştı ve etkisi hissedilmez oldu. Edilen laflardan korktuğu için değildi bu gidiş, zaten bir şey yapmayacaktı. Huzursuz etmeye gelmişti. Sözünü tutmaktan başka bir çaresi yoktu. Ama olsaydı…

      Sinirleri iyice bozulan ve Karaltı gidince hepten nefes nefese kalan Xillian, toparlanmak istedi içten içe. Anlık bir şey değildi bu. Hepten toparlanmalıydı. Bir düzene sokmalıydı hayatını. Penceresinden bakarken, sıcak sıcak yağan yaz yağmuruna karşı içinde hiçbir dert, tasa olmadan birasını yudumlamaktı içinden geçen. Olmayacağını bildiği şey… Başka insanlar için normal olanın onun için imkânsız olması… Kendisini saran yoğun düşüncelerden kurtulsa bile vicdanından kurtulamazdı. Yaptığı seçimlerden memnun değildi, ama gençken verdiği kararların bu kadar büyük bir yere varacağını bilemezdi. Üzerine yıkılan bu büyük sorumluluğu ve acıyı daha ne kadar taşıyabileceğini bilmemesi gibi…

   Düşünceler yine üşüştü kafasına. Karaltıyı ilk gördüğü zamanı, 17 yaşını hatırlıyordu. Öylesine üşüdüğü ilk geceyi… Hayatında gerçek korkuyla tanıştığı ilk geceyi… Hayatının tamamen tersine dönmesini sağlayan, keşke hiç olmasaydı dediği o geceyi… Karaltı ona ilk geldiğinde, ölümü göstermişti. Kendi ölümü müydü, başkasınınki miydi hiçbir zaman bilemeyecekti. Sadece acı o kadar büyük, o kadar keskindi ki kimsenin daha iyi bir dünyada yaşamasını bile istemiyordu. İçine aniden doğan o hiç geçmeyecek karaltı, insanlığını elinden alan o ölümdü. Kimse öyle bir ölümü hak etmiyordu. Kimin ölümü olursa olsun. Ama kendisinin olacağını düşünmek, onu hayatında en çok korkutmuş şeydi ve her şeyi yapardı. Bunu söylemekten de kendini alıkoymadı. Alıkoyamadı belki de, ama laf ağzından bir kere çıktığında, hayatının her yönden değişeceğini bilmiyordu. Sadece çok soğuktu, hayatının en kötü gecesini yaşıyordu ve çabucak bitmeliydi bu. Ağzından çıkan o 3 sözcüğü kaçırmayan Karaltı, konuşurmuş gibi bir şeyler fısıldadı. Ne dediği zor anlaşılıyordu. Belki de Xillian’ın dışında kimse anlamıyordu, tek anlaması gereken de oydu belki de. “Her şeyi mi?” diye kendine yöneltilen sorunun önemini o zaman hiç anlamadı Xillian. Yazık. “Evet” deyiverdi öylece. Hayatında böylesine istekli olarak demeyi beklediği “Evet” kesinlikle bu değilken hem de. Karaltı, Xillian’dan söz aldıktan sonra, rahattı. Ne derse desin zavallı çocuk ona karşı çıkamayacaktı artık. Kontrolü altındaydı. Kendi istediğini yapıyordu. Her şeyi yapacağını kendi söylemişti. İçten içe sorumluluk alacaktı.

   Biricik Mia’sından aslında kendi isteği olmadan vazgeçtiği o geceye ne kadar lanet etse azdı. Yere yığılıp kalması bir yana, artık bu yükü taşıyamıyordu. Bıraktığı gibi kendini, gözyaşları sel oldu adeta. Kaç kere rüyalarına girmişti Mia. Onu suçluyordu hep. Hayatında en çok sevdiği insandan bu kadar acı bir biçimde vazgeçmek zorunda bırakılmak, üstelik bunun kendi suçu olması. Hiçbir şey adil değildi. Her gün tekrar onunla olmak, onun nefesini bir kez daha hissetmek ensesinde, kokusunu bir kez daha içine çekmek, o ipek saçlarının avuç içlerinden kayıp gidişini son bir kez hissetmek için… Birçok şeyi verirdi, ama her şeyi değil. Bunu söylememeyi öğrenmişti. Yapamayacağını da öğrenmişti. Kendisi için bile sahip olduğu her şeyi veremezdi. Söz konusu olan kendi hayatıyken bile, diğerlerini vermezdi. Vermemeliydi. Ne yazık ki bunu anladığında çok geç olmuştu, kaybedilen, yerine alınan çoktan gitmişti ve kahrolası olduğunu düşündüğü hayatının her lanet günü, bunun kendi suçu olduğunu düşünüyordu. Mia’nın cesedinin bulunduğu günü hatırladıkça – ki, unutması olanaksızdı – kimseye bir şey demediği için pişman oluyordu. Hoş, kimse inanmazdı dediklerine, deli olduğunu düşünürlerdi, ama en azından olay kimseye bağlanmadan kapanmazdı. Havada kalmazdı hiçbir şey, ailesi rahat ederdi. O güzelim suratının neredeyse dağılmış ifadesi, kan içindeki kolları, morarmış bacakları… Gördüğünde kalbi öyle daralmıştı ki... Kimseye bir şey dememişti. Sanki hiçbir şey olmamış gibi olmalıydı her şey. O gece sanki bir rüyaymış, en kötü kâbusuymuş gibi… Değildi. Olamazdı.


Ece/10 Haziran 2008
« Son Düzenleme: Haziran 11, 2008, 10:39:39 Gönderen: Isabelle Bristow Vaughn » Logged


I'm an animal, better set me free

Clifford Lee Burton: He’s not dead..He promoted..to GOD
sickofme@lastfm
Thefrayedend@deviantart

Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Karaltı
« Eklendi: Ağustos 30, 2008, 14:33:25 »

Logged
Elentari
UU Seherbazları
Sıcak Çikolata
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1537


Bir zamanların missmurder'ı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Haziran 10, 2008, 22:31:07 »

Ece, Ps: I Love You'dan sonra nası geldi bu biliyor musun? Hayatımda gördüğüm ikinci en harika romantik filmdi. Hala etkisi altındayım kaç saat önce izlememe rağmen.
Hayatımın en duygusal günü olsa gerek Hede Hödö

Karaltı herkesin peşinde, değil mi? Bazıları atlatabiliyor, bazıları onunla oyun oynuyor resmen, bazıları da pençelerine yakalanıyor...


Alıntı
Birçok şeyi verirdi, ama her şeyi değil.
İşte, gerçek bu. Her şeyi veren yok! Filmlerde var onlardan. Gerçek hayatta etraf korkaklarla dolu... Sinsi ve korkaklarla...

Bebişim, ellerine sağlık. Çok güzeldi  Sarılan
Logged

Isabelle Bristow Vaughn
...I am the Great Cornholio...
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1445


Up The Irons!


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Haziran 10, 2008, 22:34:59 »

Ece, Ps: I Love You'dan sonra nası geldi bu biliyor musun? Hayatımda gördüğüm ikinci en harika romantik filmdi. Hala etkisi altındayım kaç saat önce izlememe rağmen.
Hayatımın en duygusal günü olsa gerek Hede Hödö

Karaltı herkesin peşinde, değil mi? Bazıları atlatabiliyor, bazıları onunla oyun oynuyor resmen, bazıları da pençelerine yakalanıyor...


Alıntı
Birçok şeyi verirdi, ama her şeyi değil.
İşte, gerçek bu. Her şeyi veren yok! Filmlerde var onlardan. Gerçek hayatta etraf korkaklarla dolu... Sinsi ve korkaklarla...

Bebişim, ellerine sağlık. Çok güzeldi  Sarılan

Ağzına sağlık canısı.. Biliyorsun ki benim için bunları söylemenin önemi çok büyük. Çünkü sonuçta seni bu kadar duygulandırmak, gerçekten çok mutlu oldum Sarılan Haklısın, sadece filmlerde gördüğümüz şeyleri beklemeye başladık belki de, ama abi aslında olması gerken o.. Yani hiçbir tek şey için her şey verilmemeli. Ha benim yok mu her şeyi verirdim dediğim şeyler? Olmaz mı..

Aklıma soktun şimdi, o filmi de bulup izleyeyim çok merak ettim Dil Çıkaran
« Son Düzenleme: Haziran 11, 2008, 19:03:00 Gönderen: Isabelle Bristow Vaughn » Logged


I'm an animal, better set me free

Clifford Lee Burton: He’s not dead..He promoted..to GOD
sickofme@lastfm
Thefrayedend@deviantart

Elentari
UU Seherbazları
Sıcak Çikolata
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1537


Bir zamanların missmurder'ı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Haziran 10, 2008, 22:43:08 »

Bak nası da biliyor beni, yani duygusuz insanı duygulandırmanın büyük olay olduğunu Dil Çıkaran
Herkes sen olamıyor kuzucum, herkes herşeyini verecek şeye sahip olamıyor...
Ve filmlerdekiler olması gerekenler değil bence, çünkü filmler olması gerekenler olur da sıradan şeyler haline gelirse, filmlerin ve kitapların ne özelliği kalacak? Ki onlar hayal ürünü işte, gerçekleşmesi mümkün değil Dil Çıkaran Sonra herkes günlük hayatını anlatarak yazar olabilir... Yazarların ne önemi kaldı? Karamsar mıyım neyim ya Hede Hödö
Bu arada filmi izlemelisin, Gerard Butler var. Sırf onun için izle derim ben Dil Çıkaran
Neyse yahu, tekrar ellerine sağlık Dil Çıkaran
Logged

Herne Peş
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Köpüklü Kapuçino
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1462



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Haziran 11, 2008, 20:22:43 »

Alıntı
Kimseye bir şey dememişti. Sanki hiçbir şey olmamış gibi olmalıydı her şey. O gece sanki bir rüyaymış, en kötü kâbusuymuş gibi… Değildi. Olamazdı.

Alıntı
Üzerine yıkılan bu büyük sorumluluğu ve acıyı daha ne kadar taşıyabileceğini bilmemesi gibi…

Alıntı
Penceresinden bakarken, sıcak sıcak yağan yaz yağmuruna karşı içinde hiçbir dert, tasa olmadan birasını yudumlamaktı içinden geçen. Olmayacağını bildiği şey… Başka insanlar için normal olanın onun için imkânsız olması… Kendisini saran yoğun düşüncelerden kurtulsa bile vicdanından kurtulamazdı. Yaptığı seçimlerden memnun değildi, ama gençken verdiği kararların bu kadar büyük bir yere varacağını bilemezdi. Üzerine yıkılan bu büyük sorumluluğu ve acıyı daha ne kadar taşıyabileceğini bilmemesi gibi…


Çok hoşuma gitti benim çok hüzünlü ve onun verdiği güzellik var  Dil Çıkaran Özellikle cümlelerin o kadar güzelki yukardaki alıntılar çok yerinde ve harika bence  Dil Çıkaran Böyle bir yazıyı paylaştığın için çok çok teşekürler  Alkış  Alkış  Alkış
« Son Düzenleme: Haziran 11, 2008, 20:23:17 Gönderen: Herne Peş » Logged


Hava serin
 Üşümüş bebek elleri gibi bir serinlik
   Avuçlarına alıp onu ısıtasın gelir...
Isabelle Bristow Vaughn
...I am the Great Cornholio...
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1445


Up The Irons!


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #5 : Haziran 11, 2008, 20:25:46 »

Asıl ben teşekkür ederim. Böyle duymak ve insanların beğendiğini, bir de duygulandığını görmek çok ama çok hoş bir şey gerçekten.

Yerine ulaşmayacak not: Her ne kadar onlar hiç bilmeyecek olsa da, ilham veren Children of Bodom'a da ben teşekkür ederim Dil Çıkaran
Logged


I'm an animal, better set me free

Clifford Lee Burton: He’s not dead..He promoted..to GOD
sickofme@lastfm
Thefrayedend@deviantart

DeLyMeRvE
İsmail YK Karşıtı
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1312


BPM!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Haziran 28, 2008, 09:26:48 »

Çok ürpertici bi yazı olmuş. Özellikle de son cümleler içine işliyor insanın. Ellerine sağlık, çok güzel olmuş cidden Alkış
Bu arada Mia'yı Xillian mı öldürdü? Yoksa Karaltı mı?
Logged

Isabelle Bristow Vaughn
...I am the Great Cornholio...
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1445


Up The Irons!


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Haziran 28, 2008, 13:34:16 »

Çok ürpertici bi yazı olmuş. Özellikle de son cümleler içine işliyor insanın. Ellerine sağlık, çok güzel olmuş cidden Alkış
Bu arada Mia'yı Xillian mı öldürdü? Yoksa Karaltı mı?
Çok teşekkür ederim Terleyen Karaltı sadece aracı. Ölümleri o yapmıyor, nasıl olacağını da bilmiyor. Xillian sadece Mia'yı Karaltının eline verdi gibi.. Bu yüzden suçluluk duyuyor.. Yani Karaltı sadece birini arıyordu, Xillian da düşünmeden herşeyi verebileceğini söyleyince, onun için çok önemli olanı aldı...
Logged


I'm an animal, better set me free

Clifford Lee Burton: He’s not dead..He promoted..to GOD
sickofme@lastfm
Thefrayedend@deviantart

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: