Bölüm 1:Yeni Dünya
Okullar açılmış tatilin bitmesinin verdiği hüzünle herkes okuluna gitmeye başlamıştı. Her yıl olduğu gibi bu yılda ilköğretime,liseye ve üniversiteye yeni başlayanlar heyecan ve stres vardı. İşte bu heyecanlardan biride kahramanlarımızın lisesinde yaşanmaktaydı. Okul bulunduğu bölgenin en iyi okulu olması nedeniyle seçilmiş öğrenciler toplanmıştı bahçede.
İlk gün okulun yeni öğrencileri yabancısı oldukları bu yeni dünyada masum,sessiz ve biçare durumda okulun ön tarafında duruyorlardı. Kimi tanıdığıyla konuşuyor,tanıdığı olmayan ise boş gözlerle etrafı gözlüyordu. Ve sonunda konuşmasını yapmak için müdür çıkmıştı. Konuşması uzamış da uzamıştı. Ön sıralarda duran Ecem sıkılarak daha önce ki okulundan tanıdığı(tanımaktan kasıt sadece görmüş ve adını duymuş olduğu aynı zamanda asık suratına gıcık olduğu) Gökçeye dönerek ‘çok sıkıcı değil mi?’ diye sordu. Gökçe ise o sırada Cennetin akıl almaz sorularına katlanmaya çalışırken gerçektende müdürün çok konuştuğunun ve gittikçe sıkıcı olmaya başladığının farkına varmış ve Eceme sadece kafasını sallamakla yetinmişti. Bir yandan da Ecem ile aralarında fazla bir yakınlık bulunmamasına rağmen bu kadar samimi bir soruyu kendisine yönelttiği için Ecemi garipsemişti doğrusu.Ecem’in ise amacı sadece biraz nefes almaktı o kadar.
Müdürün konuşması nihayet bitmiş ve sınıfları belirlemeye geçilmişti. Doksan kişi tek tek okunmuş ve üç ayrı sınıfa bölünmüştü. İşte o sırada anlaşılmıştı Ecem ve Gökçe’nin bir yıl boyunca aynı sınıfta okuyacakları. Sınıflara çıkıldığında Ecem hemen kendine bir yer bulmuş ve daha yeni tanımaya başladığı arkadaş adayı Gökçe içinse sırasının yanındaki tekli sırayı tutmuştu..Bu hareket asosyallikte sınır tanımayan Gökçe nin biraz olsun rahatlamasını sağlamış olacak ki Ecemle tüm dersler boyunca geyik yapmayı yeni öğretmenlerini tanımaya tercih etmişti.Gökçe nin ilkokul sıralarından beri en yakın arkadaşı olan Fatma’yı(Gökçe kendisine Fadik derdi) Ecemle tanıştırması bu arkadaşlığın daha da iyiye gideceğine bir işaretti.
Okulun ilk haftası olmasından dolayı öğretmenler pek bir şey yapmıyor ,herkesin ismini ve hedefini öğrenip geçiyordu.(Buna asla Osman Hocayı katmamak gerekir ilk dersten hızlı bir şekilde fizik dersine giriş yapmıştı bile). Gene öğretmenin boş bıraktığı dakikalardan birinde Ecem ile Gökçe konuşurken dikkatlerini Ankara’dan gelen Sumru çekti. Kimseyle hiçbir şekilde iletişim kurmayan bu kızı bir şekilde konuşturmak gerekti ama ne yapılmalıydı. Sumru sadece bazı teneffüslerde su içmeye gidiyor geldiğinde gene sırasına kapanıyordu. En iyi çözüm (her ne kadar şaklaban durumuna düşmekte olsa işin sonu ) Sumru’ yu boş bir geyiğin içine sürüklemekti. Gökçe’nin imdadına İngilizce öğretmeni yetişti herkesin bir sıra arkasındakiyle İngilizce diyalog kuracağı bir ödev vermişti.Bu da Gökçe ve bir sıra arkasında oturan Sumru ile konuşması için bir fırsat demekti. Diyalog konusu(acı ama gerçek)Gelin Parmağı’ ydı.Bunun ne olduğu konusunda hiçbir fikirlerinin bulunmadığını sanırım tahmin ediyorsunuzdur.Kızları bekleyen bu iğrenç diyalog bekleye dursun bizimkiler iyice kaynaşmış aralarına Ecemin katılmasıyla muhabbet daha koyu bir hali almıştı.Gelin Parmağı bir işe yaramıştı işte.
Temelleri sıkı olan bir arkadaşlık başlamıştı. Herkes halinden memnundu. Bu yeni dünyalarındaki yeni insanlardan,yeni hayatlardan….
isimlerini kullanmam için izinlerinden dolayı
demon cleaner* ve
hayfana 2 teşekkürlerimi sunuyorum ilk bölüm biraz kısa ve sade oldu ama asıl eğlence ilerleyen bölümlerde başlayacak
