Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Temmuz 24, 2008, 13:14:53  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir Aşk Hikayesi ~ Bölüm 5: "Küçük Bir Kız Gibisin!"  (Okunma Sayısı 1077 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hey Ho Lou
insansı
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1368

Hayvanım, hayvansın, hayvan


Üyelik Bilgileri WWW
« : Nisan 19, 2008, 01:07:15 »

Bölüm 1
Hüzünlü ve Hırçın
    Gözlerinin üzerine düşmüş bir tutam saç vardı. Maviye boyattığı saçları. Yaşlarla dolu koyu mavi gözleri. Kırmızı rujlu dudakları.
    Ağlamaklı, nefesini içine çekti, yere bakmayı bırakmadı. Sağ eliyle dudaklarını sildi, ruj çenesine, yanaklarına dağıldı. Tuttuğu gözyaşları gözlerinden boşaldı. İnanmak istemiyordu; inandırıcı gelmiyordu. Hıçkırıyordu. Hıçkırıklar onu boğdu.
    "Yeter!"
    Kendini yere bıraktı. İki büklüm oldu, olduğu yerde yattı. Ara ara hıçkırarak, gözlerinden sıcak yaşlar süzülürken bekledi. Sanki zamanın geri alınmasını bekliyordu. Zaman geriye alınsa onu kurtarabilirdi. Onun kayıp düşmesine engel olabilirdi -Onun yüzünden düşmüştü... O an; "bırak!"  deyişi "Bırak! yoksa sende düşeceksin!". "Hayır! Bırakamam!" derken terli elleri ellerinden kaydı. Tutamadı onu. "Hayııır!!!" çığlık atsa bile bir işe yaramaz. Onun ardından aşağı atlamak istemişti. İstiyordu. Onsuz yapamazdı, yapamıyordu.
    Dudaklarına, yanaklarına sürtüp duruyordu ellerini bilinçsizce. Her tarafa dağılmıştı ruj. Elleri kıpkırmızıydı.
    Hüzünlü ve hırçın. Öfkeli. Kendine öfkeli.
Karanlık gecede rüzgâr onu yaladı. Gözyaşlarının süzüldüğü yanakları, gözyaşlarının kaynağı, gözleri üşüdü...

Aslı Aykaya



yine kısa yine kısa... Dil Çıkaran
ilk olarak deftere yazıyorum defterde insana uzunmuş gibi geliyor ama bilgisayara geçirince kısacık bir şey oluyor. 2. bölüm daha uzun olacak. bunu önsöz gibi kabul edin. Göz Kırpan
« Son Düzenleme: Haziran 04, 2008, 18:44:38 Gönderen: Hey Ho Lou » Logged

he is dead. dying man. miserable man. oh, he was cool man. but he is dead and he can't come back. melancholic.
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Bir Aşk Hikayesi ~ Bölüm 5: "Küçük Bir Kız Gibisin!"
« Eklendi: Temmuz 24, 2008, 13:14:53 »

Logged
Dame
Damla, Damlaş, Damma artık nasıl istersen ~ Gırrrrrrrr ~ Hmpff
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1386


Kuzucukların eylemleri devam edecek!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Nisan 19, 2008, 01:11:36 »

Aslı bu süper olmuş. Hüzünlendim bir an yine ama alıştım artık bu histerik halime Kahkaha Kahkaha Ellerine sağlık canım devamını bekliyoruz.
Logged

yazan bir yazar!

Under your spell again.
I can't say no to you.
Crave my heart and it's bleeding in your hand.
I can't say no to you.

Shouldn't let you torture me so sweetly.
Now I can't let go of this dream.
I can't breathe but I feel...

Good enough,
I feel good enough for you.

Drink up sweet decadence.
I can't say no to you,
And I've completely lost myself, and I don't mind.
I can't say no to you.

Shouldn't let you conquer me completely.
Now I can't let go of this dream.
Can't believe that I feel...

Good enough,
I feel good enough.
It's been such a long time coming, but I feel good.

Stupefy'm bu sene başaracağız! Çıkmayan notalar çıkacak!
Hey Ho Lou
insansı
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1368

Hayvanım, hayvansın, hayvan


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Nisan 19, 2008, 01:13:47 »

Aslı bu süper olmuş. Hüzünlendim bir an yine ama alıştım artık bu histerik halime Kahkaha Kahkaha Ellerine sağlık canım devamını bekliyoruz.
devamını kısa bir zaman sonra koyarım. Gülümseyen "kimin aşk hikayesi bu acebaaa Dil Çıkaran" diye soran olursa, kimin olabilir ki diye bir cevap vereceğim Dil Çıkaran öhöm Kahkaha
okuduğun için sağol canım. Kahkaha
Logged

he is dead. dying man. miserable man. oh, he was cool man. but he is dead and he can't come back. melancholic.
JuliaSirius
UU Seherbazları
Sert Espresso
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1130



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Nisan 19, 2008, 01:14:41 »

Aslı çok güzel olmuş bu Alkış Ama yine acılı bir yazıydı Üzgün Devamını bekliyoeuz canım Sarılan Ellerine sağlık Alkış
Logged
Hey Ho Lou
insansı
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1368

Hayvanım, hayvansın, hayvan


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Nisan 20, 2008, 01:25:59 »

Bölüm 2
Mektup

(göstermek/gizlemek için tıkla)
"Çatıdayım, en uç noktada. Bırakmak istiyorum kendimi sonsuz boşluğa. Gereken tek bir adım. Tam adımımı atacakken, arkamdan "atlama!" diye bağırır mısın? Seni dinlemesem, atsam adımımı; koşup beni tutar mısın? Elimden tut. Çek beni, uzaklaştır o uçtan, yoksa gideceğim boşluğa. Bunu yapar mısın benim için?
Sana direnirsem, karş çıkarsam; kendimi saldığımda karanlığa elini belime dolayıp kurtarır mısın beni? Düşmeme izin vermezsin değil mi?
Aklımı geri getirsek gittiği yerden. Yaptığım şeyin saçmalığı kafama dank etse, sana sarılıp ağlamama izin verir misin? Ben sana boğarcasına sarılmışken, elin saçlarımda gezinir mi? Kulağına "sen bir meleksin, benim meleğimsin" diye fısıldasam, bunun doğrulundan şüphe etmezsin değil mi?
Teşekkür etsem sana, şükran olarak sevgimi versem; kabul eder misin? "Seni çok seviyorum!" desem, buna tüm kalbinle inanır mısın? Sende beni sever misin? Beni seviyor musun?"

Aslı...
Logged

he is dead. dying man. miserable man. oh, he was cool man. but he is dead and he can't come back. melancholic.
Madeleine
Sert Espresso
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1202


Lonca Editörü...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #5 : Nisan 20, 2008, 01:36:13 »

ayy canım çok güzel olmuş ya. ellerine sağlık...
Logged


Love & Music

Dame
Damla, Damlaş, Damma artık nasıl istersen ~ Gırrrrrrrr ~ Hmpff
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1386


Kuzucukların eylemleri devam edecek!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Nisan 20, 2008, 01:50:30 »

Aslı bu hikayenin sonu nereye varacak çok merak ediyorum. Hep düşündüğüm ama bir türlü yazıya dökemediğim zihnime üşüşen görüntüleri öyle güzel ve net bir şekilde sunmuşsun ki. Harikasın canm. Sarılan
Logged

yazan bir yazar!

Under your spell again.
I can't say no to you.
Crave my heart and it's bleeding in your hand.
I can't say no to you.

Shouldn't let you torture me so sweetly.
Now I can't let go of this dream.
I can't breathe but I feel...

Good enough,
I feel good enough for you.

Drink up sweet decadence.
I can't say no to you,
And I've completely lost myself, and I don't mind.
I can't say no to you.

Shouldn't let you conquer me completely.
Now I can't let go of this dream.
Can't believe that I feel...

Good enough,
I feel good enough.
It's been such a long time coming, but I feel good.

Stupefy'm bu sene başaracağız! Çıkmayan notalar çıkacak!
Hey Ho Lou
insansı
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1368

Hayvanım, hayvansın, hayvan


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Nisan 20, 2008, 01:53:21 »

ayy canım çok güzel olmuş ya. ellerine sağlık...
teşekkür ederim efendim Dil Çıkaran
Aslı bu hikayenin sonu nereye varacak çok merak ediyorum. Hep düşündüğüm ama bir türlü yazıya dökemediğim zihnime üşüşen görüntüleri öyle güzel ve net bir şekilde sunmuşsun ki. Harikasın canm. Sarılan
sonu yazıldı aslında bunun. Kahkaha son hazır sadece araya bazı şeypler serpiştiriyorum işte boş kalmasın diye Dil Çıkaran
sende harikasın canım Kahkaha
Logged

he is dead. dying man. miserable man. oh, he was cool man. but he is dead and he can't come back. melancholic.
JuliaSirius
UU Seherbazları
Sert Espresso
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1130



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Nisan 20, 2008, 16:02:27 »

İşte şimdi daha da meraklandım Terleyen Sonu hazır demek Aww

Aslı bu bölüm çok güzeldi.Mektup o kadar içten geldi ki bana Aww Ve Damla'ya da katılıyorum.
Alıntı sahibi: Dame üzerinde Dün 23:50:30
Hep düşündüğüm ama bir türlü yazıya dökemediğim zihnime üşüşen görüntüleri öyle güzel ve net bir şekilde sunmuşsun ki

Ellerine sağlık Sarılan
Logged
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2363



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Nisan 21, 2008, 22:15:40 »

Eline sağlık Aww Yine kısa yine kısa demişsin, ben de tam onu diyecektim Dil Çıkaran  Güzel olmuş çok Kahkaha
Logged

Hey Ho Lou
insansı
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1368

Hayvanım, hayvansın, hayvan


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #10 : Nisan 27, 2008, 00:04:08 »

İşte şimdi daha da meraklandım Terleyen Sonu hazır demek Aww

Aslı bu bölüm çok güzeldi.Mektup o kadar içten geldi ki bana Aww Ve Damla'ya da katılıyorum.
Alıntı sahibi: Dame üzerinde Dün 23:50:30
Hep düşündüğüm ama bir türlü yazıya dökemediğim zihnime üşüşen görüntüleri öyle güzel ve net bir şekilde sunmuşsun ki

Ellerine sağlık Sarılan
teşekkür ederim efendim, beğenmenize sevindim.
3 bölümü en kısa zamanda bitirir koyarım. Dil Çıkaran

Eline sağlık Aww Yine kısa yine kısa demişsin, ben de tam onu diyecektim Dil Çıkaran  Güzel olmuş çok Kahkaha
3. bölüm "yine" kısa olmayacak. 3. bölüm daha güzel olacak gibi geliyor. Dil Çıkaran
Logged

he is dead. dying man. miserable man. oh, he was cool man. but he is dead and he can't come back. melancholic.
Hey Ho Lou
insansı
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1368

Hayvanım, hayvansın, hayvan


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #11 : Mayıs 09, 2008, 23:35:01 »

Bölüm 3
Düşmek ya da Atlamak
Rüzgarla dans etti saçları; aşağıdaki sokak lambalarının ışığıyla parlayan... Keskin rüzgârın yüzündeki soğukluğu onu gülümsetti. Parmak uçlarını hissedemiyordu artık; ama önemli değildi. Etraftaki apartmanlara baktı. Kimse uyanık değil, tüm ışıklar kapanmıştı. Mavi-beyaz sokak lambaları olmasa alacakaranlık aşağıdaki sokak. O ise sokağa bakıyordu, kuş bakışı.
Soğuktu her şey. Karanlığın bedenini kuşatması, rüzgârın acımasız tokatları, bir buz kristali gibi gözyaşları...
Kapalıydı gözleri, diğer duyularını kullanarak görmeye çalışıyordu çevresinde olup bitenleri. Bir gece kuşu yakınlardan uçuyor, kanatlarını her çırptığında yayılan ses dalgaları kulağına geliyordu. Titreşimler. Yerdeki, havadaki... Hissetmeye çalışıyordu. Biliyordu, hissedebildiği zaman, görebilecekti gerçekleri, tüm gerçekliğiyle. Uğrunda ne yapması gerekirse, yapacaktı. Zor olsa bile. Bir kapı açıyorlardı sanki onun için, her şeyi hissettiğinde salacaktı kendini ve alacaklardı onu aralarına. Kurtulacaktı tüm sıkıntılardan, üzüntülerden... Korkular yok olacaktı gideceği yerde, cennet katında bir yer. Sevdiği biri vardı ona kapıyı açan, yanına çağıran. Onunla gitmek istiyordu, ama geride bırakacakları... Terketmiş olmayı istemiyordu; ama ya terkeden kendisi değilse, aslında terkedilense? İnsanların onu bıraktığına inanmak istemiyordu. Yalnız kalmaktan korktuğu için değil. Yalnızlıktan korkmuyordu. Sadece... Sadece bırakılmış, terkedilmiş olmak... Çok acı...
Yanağından süzülüp tişörtüne damladı yaşlar. Ağlamıyordu, sadece akıyordu onlar. "Ağlamak bu mu? Bu ağlamak değil." dedi içinden. Gerçekten ağlamayalı çok uzun zaman oluyordu. Ağlayan kimseyi de görmemişti. "Kimse ağlamıyor, içten içe gülüyorlar. Sadece insanlar kendileriyle ilgilensin diye ağlama süsü veriyorlar kendilerine!" dedi fısıltıyla. Gecenin karanlığında yayıldı fısıltısı.
Rüzgârın tokatlarına dayanmak güçtü. "Çok soğuk." Gözlerini açmaya korkuyordu. "Açarsam gözlerimi; çok yüksekte olduğumu farkeder, paniğe kapılır, düşerim. Düşmek istiyor muyum, istemiyor muyum? İstediğim düşmek değil ki, atlamak. Bile bile ölüme atlamak var, istemeden düşmek var."
Düşmekle atlamak arasındaki farkları bulmaya daldı kafası. Tartıp durdu beyninde ikisini de. Kendi kendine konuştu uzun süre. "Düşmek ya da atlamak. Sonu aynı şey değil mi? 10 katlı bir apartmanın tepesindesin, ha düşmüşsün ha atlamışsın? Ne farkeder? Öleceksin sonuçta. Ama bir fark olmalı, insanın kendi isteğiyle bırakması ya da istemeden dalması sonsuzluğa... Ama istemiyor olsa 10 katlı apartmanın tepesine, gece vakti niye çıksın ki? Manzara mı seyredecek? Burada manzara falan yok, alacakaranlık dar sokaklar, ışıksız her yer. Sokak lambalarının ışığı anca geliyor buraya. Bu manzara mı? Nesi hoş bunun? Böyle bir yere insan anca intihar etmeye gelir."
Kafasını şimdi kurcalayan, intihardı. "İntiharın sebepleri, sonuçları... İnsan neden intihar eder? Geride kalanları hiç düşünmez mi? Ben düşünmedim. Onlar beni düşündüler mi? Düşünüyorlar mı? Düşünüyorlarsa ben anlamayacak kadar aptal mıyım? Belki... Düşünmediler, düşünmüyorlar, düşünmeyecekler gibi geldiği için düşünmekten vazgeçmedim mi onları?"

Kırıldım, parçalandım
Parçalarım dağıldı
Ufalandı
Kayboldu...
Sen kaybettin...
Kaybettin...
Beni.


Bir adım geri attı. Ayakta durmaktan yorulmuştu, biraz daha gözleri kapalı dursa uyuyacaktı. Öyle bir durumda uyuyakalması çok matrak olurdu tabi ve gereksiz. Gereksiz şeylerle uğraşmamalıydı. Uğraşmaması gerektiğini düşünüyordu. Oturdu yere, "beton da soğuk, her yer soğuk..."

Buz gibi soğukta,
Kollarında olmaya ihtiyacım varken
Sırtını döndün bana
Bakmadın suratıma
Ağladığımda ciddiye almadın
"çatladı!" dedim umursamadın
"kırıldı!" dedim,
Sebeplerim yetersizdi senin için.


O uyurken yanına bir not bırakmıştı. Notu anlarsa belki, kurtarmaya gelirdi... Ama o gelene kadar çok zaman geçecekti.




Uzun oldu sonunda. Dil Çıkaran
Umarım beğenirsiniz.
Logged

he is dead. dying man. miserable man. oh, he was cool man. but he is dead and he can't come back. melancholic.
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2363



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Mayıs 09, 2008, 23:46:55 »

Bu bir geriye dönüş müydü Şaşırmış İlk başta onu kurtarmak için birsi yok muydu orada? Mektup bıraktığı kişi... Neyse bunu atlarsan o kafa karışıklığını çok iyi anlatmışsın. Aww Okurken ben bile değişik hissettim. Düşmek ve atlamak farkı da çok güzeldi. Birazcık olmak ya da olmamak lafını hatırlattı bir de Dil Çıkaran bu kez dediğin gibi daha uzun olmuş. Eline sağlık. Aww
Logged

Hey Ho Lou
insansı
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1368

Hayvanım, hayvansın, hayvan


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #13 : Mayıs 09, 2008, 23:54:06 »

Bu bir geriye dönüş müydü Şaşırmış İlk başta onu kurtarmak için birsi yok muydu orada? Mektup bıraktığı kişi... Neyse bunu atlarsan o kafa karışıklığını çok iyi anlatmışsın. Aww Okurken ben bile değişik hissettim. Düşmek ve atlamak farkı da çok güzeldi. Birazcık olmak ya da olmamak lafını hatırlattı bir de Dil Çıkaran bu kez dediğin gibi daha uzun olmuş. Eline sağlık. Aww
evet bu bir geriye dönüştü. olayın başına dönüş. en başına değil ama.  Sırıtan en başına belki bir sonraki bölümde ya da ilerleyen bölümlerde dönebilirim. olmak olmamaktan etkilenmiş olabilirim, bu tür ilişkilerle ilgili biri ile konuşmalar geçti aramda. Kahkaha baya etkilendim sanırım.  XD
yazarken bende çok değişik hisler içinde olduğumdan. yazarken aynı zamanda "o" kişi ile kavga halinde olunca mesajlaşmalar falan, ağlayarak yazma durumunda kaldım bazı yerleri  Terleyen sonra geçti ağlama vs. karmaşıktı.  Aww
bir daha ki bölüm daha da uzun olur belki. bilinmez Dil Çıkaran
okuduğun için teşekkür ederim  Aww
Logged

he is dead. dying man. miserable man. oh, he was cool man. but he is dead and he can't come back. melancholic.
Dame
Damla, Damlaş, Damma artık nasıl istersen ~ Gırrrrrrrr ~ Hmpff
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1386


Kuzucukların eylemleri devam edecek!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Mayıs 10, 2008, 00:43:02 »

Nen geldim baktım, baktım kafa çorba tabi kendine kızıyor şu an <.< Göremedim  Üzgün İyi ki öm attın valla. Hımm iyi mi kötü mü aslında yorumumdan sonra karar ver bence çünkü saçmalama ihtimalim aşırı yüksek.  Terleyen

Öncelikle şunu belirteyim Aslı'cım sen çok daha iyi yazıyorsun. Kesinlikle daha iyisini yapabilirsin. Bu bölüm gerçekten -zaten minicik beynim var aynı anda iki işi yapamıyor Hede Hödö- kafamı iyice karıştırdı. Ha karıştırdığı için mi böyle dedim? Hayır. Tarz yüzünden dedim. Önceki bölümlerdeki akıcılığı bulamadımm nedense sürekli takıldı hımm şöyle diyeyim fren gaz fren gaz olmuş. İniş çıkışlar var ama yine de güzel Kahkaha Kahkaha Sadece daha da iyisini yapabildiğini biliyorum kuzum bir söyleyeyim dedim Kahkaha Kahkaha Hımm ya da bu kadar duygu yükünü gece gece kafamda Tolga Çevik esprileriyle kaldıramamış da olabilirim Terleyen

Gerçekten ağlamayalı çok uzun zaman oluyordu. Ağlayan kimseyi de görmemişti. "Kimse ağlamıyor, içten içe gülüyorlar. Sadece insanlar kendileriyle ilgilensin diye ağlama süsü veriyorlar kendilerine!" dedi fısıltıyla. Gecenin karanlığında yayıldı fısıltısı.

Gerçekten ağlayan ne kadar insan var ki şu dünyada? Kaç kiş var ki samimiyetine sonsuz güvenebileceğimiz? Kaç kişi var? Herkes sahte, her şey sahte. Dünyada plastik varlıkların arasına sıkışmışız, yalanların ortasında kalmışız. Doğruyu nasıl bulabiliriz ki artık? Timsah gözyaşlarıyla gerçeği nasıl ayırt edebiliriz? Gerçekten ağlayacak kadar ne üzebilir ki bizi artık? Ne o kadar derinden etkileyebilir? Her şey sahte herkes sahte! Aşklar, hayatlar, başarılar, ruhlar sahte... Böyle bir durumda bu kadar yalanın ortasında kulelerimizin duvarlarını bulutlara kadar çektiğimiz bir dünyada bizi ısıran her yılandan sonra soğuyan kalplerimizle nasıl gerçekten ağlayabiliriz ki? Gerçek ne ki? Bana öğretmediler. Çevremedeki yapay insanlar buna izin vermedi. Gerçekten ağlayamam ben artık. Karşımdaki kim olursa olsun. Ağlayama sürükleyen neden ne olursa olsun gerçekten ağlayamam ben artık. Dondum çünkü soğudum ve yalanlara ağlanılmayacağını, her şeyin yalan olduğunu tek gerçeğin ise bunların arasında hayatta kalmak ve umut etmek olduğunu öğrendim. Ağlamıyorum ben artık gerçek veya başka bir anlamda. Hiç kimseye ağlanmaz ne de olsa. İster aşk acısı olsun ister başka birr şey, Hepsi gelip geçici. Bize yaşattıkları güzel anlar kalıcı sadece ama onların bir çoğu da yalan bir çoğu da plastik meyvelerden farksız. Ağlamıyorum ben artık. Gerçekten ağlayabilen insanlar arıyorum çevremde, ama kimse yok. Hiç kimse. Şu dünyada çevrem sahte ve ben onlara dönüşmemeye çalışıyorum. Ağlamıyorum artık ağlarsam yenilirim gerçekten ağlarsam tepeme çıkarlar yalanlar beni ezer ağlamıyorum o yüzden inanmıyorum hiç bir şeye neden görmüyorum artık. Çünkü nefret uğruna ağlanılmaz ne de olsa değil mi gerçekten ağlatan şey saf sevgidir sadece.

Ee bu ne demek Damla etrafındakilerin sevgisine, gerçekliğine dürüstlüğüne inamıyor. Hmpff, inanmıyorum işte çevre dedğin ne  ki zaten? Bir avuç sevgi, bin avuç nefret belki arada birazcık da umut, mutluluk. Sonra neden internettesin o kadar neden oraya buraya yazıyorsun? Hmpff gerçeği arıyorum belki ne biliyorsun! Sende bulamadığım, asla çevremde olmayacak olanı. (Aramak için de en iyi yolu bulmuşum kendimi tebrik ettim şu an Hede Hödö)
Logged

yazan bir yazar!

Under your spell again.
I can't say no to you.
Crave my heart and it's bleeding in your hand.
I can't say no to you.

Shouldn't let you torture me so sweetly.
Now I can't let go of this dream.
I can't breathe but I feel...

Good enough,
I feel good enough for you.

Drink up sweet decadence.
I can't say no to you,
And I've completely lost myself, and I don't mind.
I can't say no to you.

Shouldn't let you conquer me completely.
Now I can't let go of this dream.
Can't believe that I feel...

Good enough,
I feel good enough.
It's been such a long time coming, but I feel good.

Stupefy'm bu sene başaracağız! Çıkmayan notalar çıkacak!
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: