Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ekim 14, 2008, 13:20:54  
   
 
 
   
 
Sayfa: 1 [2] 3   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Feridun Düzağaç  (Okunma Sayısı 1042 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Cho_Chang
Chloé...
Role Playing
Demleme Çay
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 712


Çakal dostum olacağına aslan düşmanım olsun...

sementa_winx@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : Nisan 06, 2008, 19:43:05 »

Arkadaşlar bence bu başlık bu kadar kısa olmayı haketmiyor Feridun abi(kendisi böyle hitap edilsin istedi emir büyük yerden XD gerçekten böyle istiyor)benim her albümünü dinleyebileceğim tek sanatçı Türkiye'de.
en kısa zamanda bilgiler vereceğim myeni albümü hakkında.
Logged

Bak ne diyorum
Gizlemiyorum
Sensiz yaşamak zor geliyor bana
Her an içimdesin
Her an kalbimdesin
Seni seviyorum,seviyorum...

    Rafet El Roman


Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Feridun Düzağaç
« Eklendi: Ekim 14, 2008, 13:20:54 »

Logged
NoohpyT
Şeker
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 155



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #16 : Mayıs 02, 2008, 01:49:45 »

son albumunu dinliycek fırsatım olmadı ilk depresyondayım şarkısını dinlemiştim süperdi. fd albümününün bütün şarkılarına bayılıyorum güzel müzik yapıo
Logged

Cho_Chang
Chloé...
Role Playing
Demleme Çay
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 712


Çakal dostum olacağına aslan düşmanım olsun...

sementa_winx@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #17 : Haziran 23, 2008, 16:40:56 »

Uykusuza Masallar Albümü Feridun Düzağaç

Sanatçımız Feridun Düzağaç'ın 6. albümü 22 Ocak 2008 günü çıkıyor.Albümün ismi "uykusuza masallar".
“Perdeleri çekilmiş sırça köşkünde neredeyse acı hüzün ve yalnızlığıyla beslenen bir şarkı yazarı“ tanımlamasına karşı durmaya çalışan daha gerçekçi daha basit, alaycı, gülmeyi hiç değilse gülümsemeyi başarmış şarkıları da barındıran bir albüm“

UYKUSUZA MASALLAR
(FD)

Feridun Düzağaç’ın 6. stüdyo albümü “Uykusuza Masallar“,tüm FD albümleri içinde oluşumu ve tamamlanması en uzun zamana yayılan albüm olma özelliğini taşıyor. Nedeni FD’nin ''daha az laf ederek, daha çok ve sade anlatım'' özelliğini vurgulayarak geçmiş albümlerinden farklı olarak Uykusuza Masallar’daki müzikal tasarıma ve anlatıma dair güzel şeyleri paylaşabilmek.
''az kelam ve yaşamaya selam albümü''
FD, söz yazarlığı ve kelime oyunculuğu noktalarında dinleyicisinden aldığı ve çoğu zaman abartılı bulduğu ustalık yorumlarına inat bu albümü ''az kelam ve yaşamaya selam albümü'' olarak özetliyor.
Tüm şarkıların söz ve müziklerinde kendi imzası olan albümün düzenlemelerinde FD, Can Alper ve Cengiz Köroğlu başta olmak üzere ,sürekli ve daimi orkestrasını oluşturan Oya Erkaya Ayman, Mert Alkaya, Ata Akdağ, Taner Keleş ve Okan Ulusoy gibi müzisyen dostlarıyla uzun paylaşımlarda bulundu.
FD, yaşanmışlıklardan doğan ''Beni Bırakma'' ''Yüzün'' ''Çok Aşık'' ''Kurumuş Ölüyorken'' isimli şarkıları için adı onda saklı sevgili kadın'ına teşekkür ediyor. Ayrıca ''Yeniköy''ü ''İçimden Şehirler Geçiyor ''adlı eski şarkısından sonra yeniden yazmış olmakla kendini iyi hissettiği ve şımardığı şarkı olarak tanımlıyor.
FD:İlk kez müzikal tasarımında inisiyatifi bu denli paylaşıyoruz; dinleyicilerim bana neredeyse şarkı da söyleyebilen şair muamelesi yapıyorlar. Ama ben sözleri ve müziğiyle şarkı yazarı olduğumu vurgulamak istedim.
“Bir gün ölümsüz bir hit yazabilirsem, bunu albüm
adı yapıp ben de o şarkıya tapınabilirim.“
FD, albümlerine verdiği isimlerin şarkı isimlerinden neden farklı olduğunu ise şöyle ifade ediyor: Albümün adı herkeste farklı şeyler çağrıştırmalı bence. Albüm adı albümün içeriğini taşımalı. Bir gün ölümsüz bir hit yazabilirsem bunu albüm adı yapıp ben de o şarkıya tapınabilirim. Ama bugüne kadar hep içeriği olan albümler yapageldim ve adını da şarkıların gerçekliğine duyduğum saygıdan dolayı hep önemsedim. Dilerim her duyanı kısa da olsa bir düşünce ve duygu iklimine sürükler. Ama bana sorarsanız “uykunuz varsa masal ne gam, ama bir masal düşündeyseniz uyku haram“.
Neden “FD“?
Feridun Düzağaç konser duyurularında, afişlerde ve medyada bundan sonra tıpkı şarkısındaki gibi kısaca “FD“ olarak anılmak istiyor. Üniversite yıllarından beri kendisi için kullandığı bu kısaltmanın bir imaj olmadığının altını çiziyor. “Uykusuza Masallar“ belki de dinleyicisi için yeni ve değişik tatlar barındırıyor. Ama değişmeyen tek şey var; bu şarkılar sıradan ama sahici ve FD imaja hala karşı.
Uykusuza Masallar’ın ilk video klibi, uzun metrajını vizyona taşımak üzere olan İnterfilm yönetmenlerinden İrfan Yıldırım tarafından ''SÖZ VER '' adlı şarkıya çekildi. Aşka değilse de aşkın sonsuzluğuna duyulan inançsızlığın altını çizen şarkının video klibinde FD’ye Leyla Göksun isimli oyuncu eşlik etti.

SonyBMG sitesinden web adresinden alıntıdır. 

Son klibini Çok Aşık şarkısına konser görüntülerinden yararlanarak çekti.
Zaman Gençlik Dergisi'nden Röportaj
Şair değil, şarkı yazarıyım
 
FATİH VURAL
Feridun Düzağaç imgesi, “zor sözlerin, zor hayatın adamı” olarak beliriyor çoğumuzun zihninde. Siyah ve beyaz bir adam olarak yansıdığı, 1997’deki Beni Rahatta Dinleyin albümüyle başlayan müzikal yolculuğu bu kez Uykusuza Masallar okutuyor. Altıncı kişisel albümü, Düzağaç diskografisinde en uzun zamanda pişeni.
Kendi deyimiyle, en güler yüzlü olanı. Ama daha ötesi 40 yaşına varmaya sayılı zaman kala, hayatının gölgesinin üzerine düştüğü bir albüm. “Yarı bilge, toleransları artmış bir adam”ın “daha az kelam” diyerek, yaşamı selamladığı masallarda sözler bu defa daha yalın ve yalnız. Ama resim çizmekten yine vazgeçmiyor. Hatta daha iddialı!

Elektronik tınıların, agresif rock altyapıların üzerinde yükselen, duduk gibi bir enstrumanın dahi girdiği Uykusuza Masallar, Feridun Düzağaç’ın yakın zamanda içine daldığı minimal müziğin uzantısı. Müzisyen arkadaşlarının ortaklığını artıran Düzağaç, klibini beğenmediğini söyleyecek kadar dürüst. Hatta bazı şarkıların düzenlemelerinin de içine sinmediğini söylüyor. Bir adım öteye giderek, “Bugüne kadar, bir kez bile bütün şarkılar benim evladım demedim.” sözünü yineliyor. İçlerinde en çok Yeniköy’ü sevdiğini söylüyor. Ama, hâlâ arayışta. “Bir gün bu şarkı benim hitim dedeğim an, ismini albüme vereceğim.” diyor. Yollar değişiyor... Zaman, kızı Tuya Naz’ı 9’una, kendisini 40’ına taşıyacak kadar hızla ilerliyor... Ama değişmeyen bir şey var: Feridun Düzağaç, söz yazarlığı ve kendine has müzikal seçimleriyle, ayrıcalıklı yerini korumaya devam ediyor.

Feridun Düzağaç’ın şarkılarını özgün kılan yanlarından biri de, dinleyicinin şarkılar üzerinden hem kendi hem de Düzağaç’ın hikâyesinin izini sürebilmesi…

O, çok naif ve özenerek şarkı dinleme alışkanlığı kazanmış insanların kişiselleştirdiği bir durum. Ben de bir albümü dinlerken, sözlerini okuyup o adamı çözmeye çalışırım. Dinleyicinin algısıyla kavga etmemek gerektiğini Orijinal Altyazılı albümünden sonraki popülerlik döneminde gördüm. Bir sürü insan Alev Alev sayesinde beni tanıdı. O, kendimi kötü hissettiğim dönemde, dinleyicimi ikiye ayırmak gibi bir hatada bulundum: İlk günden beri beni dinleyenler, o albümden sonra beni tanıyanlar… Karşıma çok çıkan bir gerçekti ve katıldığım TV programlarında şu tip gaflara çok maruz kaldım: 2. albümünüz çok güzel. Oysa benim 4. albümümdü.

Feridun Düzağaç’ın her albümü kendi içinde tematiktir ve bir hikâyeyi taşır. Uykusuza Masallar sahibine neler çağrıştırıyor?

Baktığım noktada, kendi gerçekleriyle, hayatla eskisi gibi didişmeyen, daha bir geriye çekilmiş, daha bir gardı düşmüş, toleransları artmış bir yerde görüyorum kendimi. Bu albümde, gülümsemeyi deneyen şarkılar var. Yaşımdan cesaretle bilgece laf ettiğim yerler var.

Oluşumu en uzun sürede tamamlanmış albüm… 40 yaşın verdiği bir olgunluk ve rahatlık varken, neden bu kadar uzun sürdü?

Bu süreyi uzatan, stüdyo sürecince hiç olmadığı kadar inisiyatifi paylaşmamız oldu. Bu albüme kadar genelde ben şarkıları yazardım, Cengiz Köroğlu da birtakım kıyafetler dikerdi. Sonra akustik anlayışa uygun çaldırırdık. Ama bu albümde tamamen masallar var. Yaşadığım ve şimdi bitmiş bir ilişki üzerine tuttuğum notları şarkı yaptım, hiç yapmadığım kadar. Tamamen hikâye olduğu için bunları nasıl seslendirebiliriz diye uzun sohbetlerimiz oldu. Var olan şarkılarımın kaybetmenin ve sebepsiz yere geçmişte kalmanın şarkıları olduğunu; konserlerde çaldığım zaman insanlara ağır geldiğini hissettim. Hep duyuyorum: “Şarkı söylemeyi de bilen bir şair.” Çok şık, çok güzel; ama doğru değil. Ben şair deği, şarkı yazarıyım. Bu dengeyi, müzikten yana tolere etmeye çalıştığımız bir albüm bu.

Albüm, elektronik tınıların dikkat çekmesi kadar, sert ve agresif rock altyapılarını da barındırıyor. Bu yönüyle de müzisyen Feridun Düzağaç’ı empoze eder mi dersiniz?

Senin şu söylediğini, konserlerde, sokaklarda da duyarsam hakikaten kendimi çok daha iyi hissedebilirim. Böyle bir beklentim de var. “Ne güzel şair, iyi söz yazarı” sözleri müziği ıskaladığımı anlatıyor biraz. Ama öyle bir şey yok.

Orijinal Altyazılı albümünün FD, Alev Alev, Boş Ders Şarkısı gibi parçalarla popülerliğe mahkûm olmasından sonra, Bir Devam Filmi albümünde popülerliğe tavır almış görünen, farklı bir Feridun Düzağaç’la karşılaştık. Bu albümü, Bir Devam Filmi’ne referans gösterir misiniz?

Bir Devam Filmi’yle ilgili algım şaşmış durumda. Önüme kırmızı halılar serilerek yaptığım bir albümdü. Yürüdüm, Aşk Çok Uzak, Gibi Gibi şarkıları büyük keyifle paylaşmayı beklerken, rüzgâr tersine döndü. Bir Devam Filmi’ni insanlara anlatamadık. Sokaktaki insanlar FD’den sonra bir albüm yapmadığımızı düşünüyor. “Feridun yeni bir albüm yaptı, insanlar onu sevmediler.” bile demelerine razıydım. Albümden sonraki verdiğimiz konserlerde Bir Devam Filmi’nden şarkılar istenmemesi beni çok üzdü. Ölene kadar merak edeceğim, o albümde yaptığımız hata neydi?

Uykusuza Masallar albümünün ilk şarkısı ‘Çok Geç’... Hüzne mahkûm edilmiş gibi algılanmaktan şikayetçi bir adamın, acıyı karşısına alıp onunla dalga geçtiği bir parçayı ilk sıraya koymasının bir anlamı var mı?

İçerik olarak diğer şarkılardan sıyrılan bir şarkı değil; ama akustik ve gülümseyen bir şarkı olmasını istediğimiz için açılışa koyduk. Hepimizin değiştirmek istediği şeyler var. Ama yaşanıp biteni ve bıraktığı izleri değiştirmek imkânsız. Üzülmek için çok geç. Şarkının ana fikri bu.

Beni Bırakma, çok popüler olabilecek bir şarkı. Ama hiçbir zaman vazgeçmediğiniz, geçmişe tutunma isteği de var bu şarkıda.

Beni Bırakma, albümün altın dokunuşlarını toplayan bir şarkı oldu. Tutunma isteği diyorsun, buna Feridun’un kaybetme korkusu da diyebiliriz. Benim için de, diğerlerinden sıyrılan bir şarkı. Ama hit olacağı yönünde kaygılarım var: Çok laf ediyor. Canına susamış bir çaresizlik var o şarkıda ve buna rağmen orada ‘la la’ demek çok önemliydi. Kafiye olsun diye değil.

Bu albüm, diskografiniz içinde görsel çağrışımları en yüksek olanı. Yeniköy de bunun zirvesinde… Bir film akıyor, şarkıda. İçimden Şehirler Geçiyor, Yürüdüm’deki gibi…

Sen de bilirsin ki, en sevdiğim şarkım ‘İçimden Şehirler Geçiyor’. Bunun yanına bu albümde Yeniköy eklenebilir. Kelime oyunlarının dozunu kaçırarak yazdığım bir şarkı. “Gemi geçiyor boğazdan, boğazımda adın düğümleniyor” gibi analojik ifadelerle örülü. Ama ilk defa bir şarkımı, sanki sevdiğim bir adamın şarkısı gibi dinleyebiliyorum. Orada, ‘aradığı her neyse’yi sadece düşlerinde bulma çaresizliği var. Bu duyguyu aktarırken de gündelik hayatın dili var.

Yeniköy’ü özel kılan bir yanı var mı?

Şarkının aranjesini yapan arkadaşım Can Alper, “Yeniköy’deki evime geldi ve abi çok güzel ev, koru ve deniz var; ama camlar çok kirli.” dedi. O şarkı oradan çıktı. Camı temizleyince ardından bir şey görüyorsun... Yeniköy de böyle, tıpkı İçimden Şehirler Geçiyor gibi bir anda yazıldı.

Metaforlar ve kelime oyunlarıyla bilinen bir adamın, şimdi bu kadar sade bir dile dönmesi, cesaretinin yanına riski de koyuyor mu?

Ben risk olarak algılamadım. Yazdığım şeyleri hiçbir zaman şiirsel bulmadım. Ama Türkçeye sadık kalışımın, müstehcene yaklaşmamamın anlaşılamamasına çok üzülüyorum. Bana göre basit olması gereken şarkı sözü anlayışı, beni bütün şarkı sözü yazarlarından ayrı koymaya yetiyorsa, burada bir çelişki yok mudur?

İlk albümünün kapağına “Tanımadıklarımın hepsini, tanıdıklarımınsa çok azını sevdim.” yazmıştınız. “Bir dost az, ikisi çokmuş, ortası yokmuş.” sözleri yıllar sonra o karamsarlığın devam ettiğini mi anlatıyor?

“Bir dost az, ikisi çokmuş”, babamın lafıdır. İnsanlara güvenme konusunda çok cömerdim. Hiç ummadığım dostlarım bu anlamda beni alaşağı etmişlerdir. Bir çekincem var, yeniler için. Hayatımı o kadar kolay, içi boş şekilde deşifre etmişim ki! Dostlarımdan büyük darbeler yediğim dönemden sonra Kara Kara’yı yazdım.

“Saçlarımdaki aklar için…” dizesinden hareketle yaşlanmak artık ağır mı geliyor?

30. doğum günümde “Gençlik bitti galiba” havasına girmiştim. Ekimde 40’ıma gireceğim. 40, çok keyifli bir yaş. 30’daki psikoz, 40’ta çok daha travmatik olur diye düşünüyordum. Ama tam tersi... 35 yaş çok kritik, bir erkek için. Ondan sonra geriye dönüyorsunuz sanki. Hem 20 yaşımda olmadığım kadar çocuğum, hem 50 yaşımda olacağım kadar olgunum.

Kızınız Tuya Naz’ın doğumu bu kırılmada etkili olmadı mı?

Etkisi çok büyük. Bazen kontrolü tamamen kaptırdığımı düşünüyorum. Ama o benim en büyük arkadaşım, en büyük eleştirmenim. En çok güldüğüm, en çok üzüldüğüm, en çok kızdığım, en çok kızdırdığım insan. Yıllar sonra umarım, benim yaptığım şarkılarla biraz daha barışık olur. Çok isterim onun kendi hikâyelerini anlatan kendi şarkılarını yazmasını.

“Kızımın babasına dönmek istiyorum.” diyen Feridun Düzağaç’ın istemediği yerlere getirilmekten ötürü hayata küstüğü oldu mu?

Bu anlamda çok kalbim kırıldı, ben de çok kalp kırdım. Kendi dinleyicisi tarafından, büyük kitlelere hitap etmek için şarkı yapmakla suçlanmış bir adamım. Bunun nekaheti uzun sürdü. Evliliğimizi bitirerek, bir arkadaşımın deyimiyle, “Kaldırılamayacağı bir travma hediye ettik.” kızımıza. Öldüğümde de bu vicdan yarasını hissedeceğim. Bu hayat beni hırslandıracak bir hayat değil. Kızımla, keyif içinde yaşayacağım bir hayat. Dinleyicim benim adıma anlamsız yere üzülüyor. Ama ben hayallerimin ötesinde bir hayat yaşıyorum. Bana çiz deseydiniz, bu kadar güzel bir hayat çizemezdim.

Yaşaması, kaldırılması zor biri misiniz?

Öyleymişim demek ki!. Tanıdığım insanlar, bana aşkı ne kadar iyi tanıyorsun diyorlar; ama beni hayatından çıkaran iki kadın da şu anda çok mutlu. Böyle bir hayat yaşamalıymışım. Orhan Pamuk’a mesafeliyimdir; ama kızına söylediği şu söz çok etkileyici: “Ben hep bir trende gibiyim ve sen beni hep bekleyen istasyon gibisin.” Kendi şarkınızı yazarken, hayatınızın oluşturduğu cam kırıklarının üstünde yazıyorsunuz. Öyle bir an geliyor ki kendi hayatımın gerçekleri bana batıyor.

Mutsuzluğu, iyi yazabilme yeteneğinin bir bedeli olarak düşündünüz mü?

Herkesin duygularını bir havuzda topladığımızda, ortak paydanın mutsuzluk olacağına inanıyorum. İnsanların tanımlayamadıkları bir mutluluk için acı çektiklerini ve yalnızlaştıklarını görüyorum. Ben kendi mutluluğumun tanımını biliyorum. Ve buna göre hayatımı biçimlendirmeye başladım.



--------------------------------------------------------------------------------

Küçük, sıradan bir mutsuzluğum var

Mutluyken, şarkılarınızı yazmakta zorlanır mısınız?

Keyfim yerindeyken, gitarı, kitaplarımı gözüm görmez. O yüzden çok keyifli olmayı tercih etmem. Geçenlerde Taksim’de bir adamın çatıya çıktığını fark ettim. Ölüme bu kadar yakın birini görmek çok kötüydü. Atla diyenler, gülenler, eğlenenler vardı. O olay bir şekilde çıkacak benden. Televizyonlarda savaş izliyoruz, sonra başka kanala geçiyoruz. Bizim için bu kadar kolay. Bunların yanında benim mutsuzluğum çok sıradan, çok küçük.

Yine de bazen korkutucu olmuyor mu, mutsuzluğunuz? Yürüdüm’den sonra, bu adam sonuna gelmeden yaşamaktan vazgeçer mi diye düşünenler oldu.

Bu şarkılar, hayatın beni acıttığı şarkılar. Genetik göz torbalarımdan dolayı kendine çok bakmayan, çok içki içen, geceleri yaşayan adama benzetiliyorum. Bu çıkarımlar doğru değil. Bu ülkede, intihar ettiriyor diye bile şarkıların reklâmı yapıldı. Allah beni böyle bir fotoğraftan korusun!
Albüm kapak resmi

Logged

Bak ne diyorum
Gizlemiyorum
Sensiz yaşamak zor geliyor bana
Her an içimdesin
Her an kalbimdesin
Seni seviyorum,seviyorum...

    Rafet El Roman


Cho_Chang
Chloé...
Role Playing
Demleme Çay
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 712


Çakal dostum olacağına aslan düşmanım olsun...

sementa_winx@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : Haziran 23, 2008, 16:43:14 »

Çok Geç
Dostlar biraraya geldik dünü yaşadık bugün
Kimi hüzne daldı sustu kimi
Ben düşündüm bugün
Öyle bir düşe daldım bir baktım ki sahiden ben
Neyim eksik neyim fazla demeden
Olduğu gibi seven

Hızlı gittim genç öldüm tur bindirdim ömrüme
Aradım durdum buldum kaçtım hep gönlüme göre
Zararın neresinden dönsem karşımda eski bir tanıdık
Bazen sonsuz huzur bazen lanet olası bu

Yalnızlık

Bir uyandım baktım ki gece olmuş
Ve bütün yıldızlar gözlerime doluşmuş
Anladım ki
Üzülmek için çok geç
Beni Bırakma
Belki güneş bir gün bizim için doğar
Belki korkuları hayallerimiz boğar
O masal günü gelinceye kadar; susuyorum
Susadıkça yüzün düşer aklıma
Korkar oldum düşlemekten

Adını anarım çoğalır sesim
Konuşmaktan düşünmekten özlemekten
Kimse kimsenin herşeyi olamaz-mış
Di'li geçmişten tek yaramsın sen
Sensiz kimse mi kimsesiz miyim bilmem
Hiç bilmek istemem;

Hatta düşünemem
Gel bak bir elimde gökyüzü var hala
Ötekinde kayıp giden yıldızlar la la
Korkular da benim umutlar da
Beni bırakma
Yeniköy
Çok uzun gemiler geçiyor boğazdan
Boğazımda düğümlenir adın
Birazdan güneş batar

Martıların doymak bilmez çığlıkları
İçimde durmak bilmeyen açlık: sen çığlıkları
Kısa sürüyor günler sensiz
Tepede yeşil koruluk korunuyor insandan
Uzaktan kalbim gibi duruyor; korunuyor insandan
Uzaktan bakınca sanki yaşamak güzel
İçime sormam içime sormam, soramam

Yeniköyde evim
Eski köye yeni adet
Bir sevgilim var benim;
Düşlerimden ibaret
Kara Kara
Haftayı yedi gün yılı dört mevsim sandığım zamanlar
Başımda kavak yelleri
Mutluluk diye düştüğüm yollar
Bana öğretilen iyilik için, kitaplar masallar filmler
Bir dost az ikisi çokmuş
Ortası yokmuş

Aşk sonunu severmiş
Çaresi yokmuş. Acısı çokmuş
Gönlümden koptu anlatıyorum sana
Hayal masal gibi
Bir varmış bir yokmuş

Gönlümden kopan kara kara parçalar
Karadan çok uzakta ada oldular
Yitirdiğim düşler kuş olup uçtular
Saçlarımda aklar için
Kurumuş Ölüyorken
İçimde kalbimi unuttum
İçince düşüyor aklıma yaşamak
İnansam düşerdim peşine
Ama yalanlar

Bana baktığın gibi aynaya bak
Yağmuru sapladın içime tam kurumuş ölüyorken
Ansızın gelecek gibisin
Gözlerinde çocuk kaygılar
Tam beni sevecek gibisin
Ani bir yağmur
Mevsim ilkbahar
Söz Ver
İnanırdım duyduğum her söze, bir zamanlar saflık vardı
Şimdi yerim yok aldanmaya, bir hayat sıradanı kalbim
Bana bitmeyen bir tek şey söyle, söyle sonsuza inanayım
Bana nasıl seveceğimi anlat, aşk karlı yokuş yorulmayalım

Söz ver, durma öyle bana söz ver, bakışına kanmam artık , söz ver
Çok zor soru değil bu, hadi çöz ver, birlikte ölecek miyiz ?

İnanırdım duyduğum her söze, bir zamanlar saflık vardı
Şimdi yerim yok aldanmaya, bir hayat sıradanı kalbim
Hadi beni biraz heyecanlandır, yüzüm gülmüyor çoktandır
Ben kaybetmekten çok korkarım, tüm alışkanlıklar çocukluktandır

Geleceksin belki çok seveceksin
Zamanı gelince gideceksin
Bir keşkeye daha yer yok kalbimde
Birlikte ölecek miyiz ?

Söz ver, durma öyle bana söz ver, bakışına kanmam artık, söz ver
Çok zor soru değil bu, hadi çöz ver, birlikte ölecek miyiz ?
Çok Aşık

Herşeyi silip atmak yok saymak unutmak var
İntikam çok sinsice aşkın kucağında saklanır yakar
İçimdeki kötü fısıldar 'Acıt acıtabildiğin kadar kanar'

Önce fikrin düşer
Boğar gecemi sorulara
Hiç mi gelmez içinden huzur
Ne gerek var bu kavgalara
Affetmek aşkın içinde var

Gururun gardını kollar
Gururum delik deşik sana
Ben insan değilmişim
Hiç mutlu edemezmişim seni

Zamansız gidermişim yarım bırakırmışım
Sonları hiç sevmezmişim asla yetinmezmişim
Ama ben çok
Çok aşığım sana...
Yüzün

Kaç kurtar kendini,
Ben oyalarım; git
İçimde ne varsa sana alışan
Hiç olmamıştı belki

Hayat yalanlar bizi
Dilerim güçlüdür zaman bu acıdan
Yağmurdan sonra toprak kokusu yüzün
Dokunsam da özlesem de aynı hüzün... Aynı hüzün
Bir adam bul kendine sana aynalar tutmasın
O kadar güzel yüzün; içime bakmasın
Seni korkutmasın
Özlesen de arasan da kendine sakla

Herkes herşey senin olsun
Bir beni yasakla tek beni yasakla
Özledim

Bir yıldızın gökten kaybı kadar arsız
Ah; bu gidiş çok zamansız
Sensizliğin tam ortasında
Oyunsuz, oyuncaksız

Ellerin... ellerin
Şimdi ellerin elleri
Saçlarından bir yol inerdi ortasına ellerimin
Şimdi bir akarsu misafir içimde gözlerimin

Gözlerin... gözlerin
Bazen susar bazen bağırır yaralanmış sözlerin
Senin suskunluğunda bir çığlık; vuruverir özlemin

Özledim... özledim
Ben acılarımı dışladım
Seni kendime eşledim
Yokluğunda yağmur oldum;
Saçlarını düşledim

Özledim... Özledim... Özledim
Hazırcevap

Hayata dair hazırcevaplar var
Öyle çok düşünüp kendini heba etme sen
Biraz oku dolaş yaşa işte
Kimseye kötülük etmeden
Kimseye kötülük etmeden

Kalbini kırarsa hayat derin bir nefes al, geçer
Ah bu yanar döner hayat sakın küsme
Gün olur rüyalarından geçer
Ah ötek'im tatlı şaşkınım

Gel sen inanma benim her sözüme
Kelin merhemi olsa sürmez mi
Ve aşkın yüzü olsa gülerdi yüzüme
Dilin yaresi pek acıtmaz

Aşk yarasından yoktur öte
Öyle her çiçekten bal alınmaz
Niyet oynaktır dikkat et nefsine
Kokacak bir şey yok nefes al gitsin
Hayat güzeldir neticede

Biri aşk derse önce kalbine sor
Kim ne derse yalan o ne derse öyle
Ardından

Yorgun argın döndüm eve
Soğuk bir duş aldım yokluğunun üstüne
İki yol çıkardın önüme

Eyvah dedim kaçtım
İçimden geçenlerin aksine
Sen zamana bırak daha gençsin
Alışırsın

Ben bıraktım zamanı
Aşık olduğun adam kaldım
Gittiğin yerde bulduklarınla mutlu ol
Avun sevil

Yolun batın açık olsun
Ben şaşkın kararsız
Kimseye zararsız yaşarım
Ben şaşkın karanlık ve bir sürü yarayla yaşarım
Senin İçin

Senin İçin - Şarkı Sözü / Lyrics / Feridun Düzağaç
Bir kez daha bu oyunu oynarsak biz seninle
Gizlice açarım gözlerimi
Ben hilebaz körebe

Cesaretim yok sensiz perişan hallerimi
Şu üç günlük yalan dünyada
Fikrimiz düşümüz belada

Sana dokunmadıkça anlamaz hayattan sefil içim
Bugün bayram barışalım;
Arınma bayramı olsun bugün
Ben hilebaz körebe

Cesaretim yok görmeye sensiz perişan hallerimi
Seni bir kere daha yitirmeyi kaldırabilemiyor içim
İçinde beyaz yalanlar olsa da bu şarkı senin için
Kaynak:www.lavinya.net


   

« Son Düzenleme: Haziran 23, 2008, 16:51:33 Gönderen: Cho_Chang » Logged

Bak ne diyorum
Gizlemiyorum
Sensiz yaşamak zor geliyor bana
Her an içimdesin
Her an kalbimdesin
Seni seviyorum,seviyorum...

    Rafet El Roman


|Nrsd@|
~Teoman <3 ~
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 583


~Darkness ßlessing~

hp-nrsd@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #19 : Haziran 24, 2008, 21:01:17 »

gerçekten çok ii bir sanatçı boşders şarkısı depresyondayım alew alew we en yeni beni bırakma şarkılarını ağzım açık dinlemiştim ilk dinlediğimde saçını kestirince iice bi sewimli oldu birde yeni bir dizide konuk mu değil mi bilmiyorum ama bir rol alacak sanırım
Logged

Yine alacakaranlık..Başka bir son daha..Günün ne kadar mükemmel olduğunun önemi yok,her zaman sona ermek zorunda...
 

dayanamaz kalbimin içinden çıkardım
utanmadan dünyaya tepeden bakardım!
kimse beni bilmez,
bilmez beni bilmez,
bilmez beni kimse, ben hep saklandım..

ayrıca xD
Tek başımayım;güzel değil bu
Hiç özlememişim kendimi
Rutubetinden şişmiş kalbim
Artık açılmıyor bir türlü
Cho_Chang
Chloé...
Role Playing
Demleme Çay
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 712


Çakal dostum olacağına aslan düşmanım olsun...

sementa_winx@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #20 : Haziran 25, 2008, 16:49:26 »

arkadaşlar kanal d de şevval sam'ın başrol oynadığı bir dizide oynayacak.dizinin adı derman Gülümseyen
işte dizi hakkında bilgi:
Oyuncular:
Şevval Sam
Feridun Düzağaç
Murat Serezli
Alper Saldıran
Büşra Ayaydın
Çağlar Çorumlu
İlkay Akdağlı
Kerem Atabeyoğlu
Seçil Mutlu
Cengiz Küçükayvaz

DERMAN

Derman Özersoy, uzun yıllar önce evliliğin sorumluluğunu kaldırabilecek sorumluluğa sahip olmayan eşinden ayrılıp iki çocuğuyla birlikte Amerika’ya yerleşmiş ve kendini işi ve çocuklarına adayarak mesleğinde kısa sürede zirveye tırmanmış bir genel cerrahtır.
Dönem dönem dünyaca ünlü tıp dergilerinde makaleleri yayınlanan, dalında dünyanın en iyileri arasında gösterilen Derman, Amerika’da kendine ve çocuklarına bir düzen kurmuş ve ülkesine dönmeyi, biraz da eski eşinden kaynaklanan kötü anılar yüzünden aklına bile getirmemektedir.
Ne var ki dedikleri gibi “Hayat; biz başka planlar yaparken başımıza gelenlerdir”… Ve kaderin bir cilvesi Derman’ı bu kararını gözden geçirmek zorunda bırakır.
Ünlü bir Anadolu kökenli işadamının ameliyatı için davet edildiği İstanbul’da başından geçen bir kaza vesilesiyle ülkesindeki sağlık sisteminin hiç de düşündüğü gibi ileri düzeyde olmadığını fark eder ve kendisine “Ülkemin bana ihtiyacı varken benim Amerika’da ne işim var?...” sorusunu soran Derman şok bir kararla burada kalmaya karar verir...
Dahası, birçok özel hastaneden teklif aldığı halde sistemdeki çürümenin bariz örnekleriyle dolu bir devlet hastanesinde çalışmaya başlar. 
Bu karar Derman için tahmin ettiğinden de fazla çaba isteyen bir mücadelenin başlangıcıdır. Yurtdışında bambaşka bir kültürde yetişmiş çocuklarının İstanbul’a adaptasyonu, ablası Feyzan’ın kocası Süleyman’ın çocuklara Türk kültürünü hızlı yoldan aşılama gayreti, baba parası yemeye alışmış ve yaşına rağmen şımarıklığından ve sorumsuzluğundan bir şey kaybetmemiş eski kocası Koray’ın barışma çabaları işin sadece bir tarafıdır.
İş yerinde vereceği mücadele ise çok daha zorludur. Her dönemin adamı olan ve arkasında önemli insanların olmasının rahatlığıyla hastaneyi babasının çiftliğine çeviren, zaten vermek zorunda olduğu her hizmeti paraya endeksleyen bir başhekim, Aziz Toynaksız vardır hastanenin başında.
İşe başlar başlamaz Aziz Toynaksız ile amansız bir mücadele başlar Derman’ın. Tabii Derman’ın gelişinden rahatsız olan tek kişi Aziz Toynaksız değildir. Mesleğinde ilerleyebilmek için başhekime mavi boncuk dağıtmakta bir sakınca görmeyen Doktor İffet, başlıca hobisi hastalara kendini doktor olarak tanıtmak olan avantacı ve gurbetçi hastabakıcı Bayram Keleş de Derman’ın gelmesiyle işleri bozulanlar arasındadır. Bunların yanında bitirim ambulans şoförü Yetiş, işini fazla ciddiye alan güvenlik görevlisi Güven Cavlakoğlu, anaç hemşire Adalet, “enjektör” lakaplı çapkın doktor Sarp, “azaltılmış numune” lakaplı ufak tefek doktor Yüksel, hastanedeki renkli simalardan sadece birkaçıdır.
Tabii ülkesine dönüşüyle birlikte Derman’ın dünyasında değişen bir şey daha vardır. Zira boşandığından beri kilit vurduğu ve ölene dek sadece çocuklarına ait olduğuna düşündüğü kalbi, tesadüfen ve çok da hoş olmayan bir şekilde tanıştığı bir hasta yakını için ufak ufak ritim bozuklukları göstermeye başlar.
Kısacası Derman için bambaşka bir hayat başlamıştır. Ama o, kıvrak zekası, çalışkanlığı ve her şeyden önemlisi kadınca içgüdüleriyle bu yeni hayatında da başarılı olmaya kararlıdır.

kaynak için tık

arkadaşlar feridun abi bu dizide hakan adlı karakteri canlandıracak ve şevval sam varken kesin izlenir Gülümseyen
« Son Düzenleme: Haziran 25, 2008, 16:50:39 Gönderen: Cho_Chang » Logged

Bak ne diyorum
Gizlemiyorum
Sensiz yaşamak zor geliyor bana
Her an içimdesin
Her an kalbimdesin
Seni seviyorum,seviyorum...

    Rafet El Roman


Fraktal
Love Supreme
Cafe Cini
Has Türk Kahvesi
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5127


Paranoyak Megaloman


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #21 : Temmuz 11, 2008, 11:29:11 »

Şarkılarının sözünden ziyade müziğini sevdiğim insan  Hede Hödö İkisini de sevdiğim yegane şarkısı Söz Ver
Logged



One little Sailor boy left all alone;
He went out and hanged himself and then there were none.
rumeysaa
Sünger bOb Hayran kLübü (sünqerimmm!!)
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 524


Seth-Summer ♥ Taylor-Ryan


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #22 : Temmuz 11, 2008, 18:24:21 »

seside çok güzel bu adamın ya, alev alev şarkısı da çok hoş bizim buraya konsere gelmişti Aww
Logged

THE O.C♥
   
çikolatalı_turtam
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 73



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #23 : Temmuz 13, 2008, 17:07:03 »

sanatçıyı  dilde  sesi ve  şarkılarına  bayılıorum özelliklede(söz  ve beni bırakma  şarkılarına Gülümseyen )
Logged

Frank McCourt
Moda denilen şey o kadar çirkindir ki onu her altı ayda bir değiştirirler. (Oscar Wilde)
Role Playing
Telve
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 604

y@rock.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #24 : Temmuz 14, 2008, 23:41:32 »

Biraz vitaminsiz mi ne? Hede Hödö Şu sıralar Derman'da oynuyor sanırım. Ve role hiç mi hiç yakışmıyor.
 
 Hiçbir şarkısını dinlemedim Kahkaha
Logged

“Müzik, izledikten bir saat sonra unutup hayatınıza aynen devam ettiğiniz o salak fimler gibi değildir. O sizi bir şeyler yapmak için ateşlendirmelidir. Sanatın, insanların bok içinde yüzmekten memnun olduğu şu dönemde herşeyi değiştirebileceğini düşünmek belki safça olabilir, ama Jack Nicholson’un One Flew Over the Cuckoo’s Nest'de dediği gibi: En azından denedim, kahretsin... En azından bunu da yapmış oldum...” (Darren White)
Patiayak1994
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #25 : Temmuz 15, 2008, 13:57:38 »

mükemmel biri
Logged

Uyuyan ejdarhayı sakın gıdıklama....Hogwarts
mfd
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #26 : Temmuz 17, 2008, 03:17:29 »

her sonbahar geldiğinde beni esir alıyor bu adam. ilk albümünde dediği gibi, keşke onu rahatta dinleyebilsek, ama ne zaman başımız sıkışsa, ne zaman bir şekilde moralimiz çökse kötü giden bir şeyler olsa onun şarkılarına sığınırız... keşke yaşlanmasa denen insanlardan.
Logged

mfd.
JameSirius
Ice Queen
Sıcak Çikolata
*********
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1669



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #27 : Temmuz 19, 2008, 01:43:09 »

" .. Söz ver , durma öyle bana söz ver. Bakışına kanmam artık , söz ver. Çok zor soru değil bu hadi çözüver. Birlikte ölecek miyiz .. "

Bu ara Feridun Düzağaç ismini nerede okusam/duysam bu sözler geliyor aklıma. Kaliteli bir adam. Daha çok yerde görmek isterim onu. Her ne kadar Derman dizisini biraz seviyorumtrak olsam da , oynamamalıydı bence. Ne bileyim , pek yakıştıramıyorum. Ama kendi sesiyle oynamasını çok takdir ettim.
Logged
Gria_Himonas
Gria - Grii - Görüya - Gıveya - Gırüü - Griş - Ciria
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2471


Yakışmaz mı İstanbul bize?

kadrican_ve_saz_arkadaslari@windowslive.com
Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #28 : Temmuz 19, 2008, 02:08:56 »

  Ah, Dilşat ne yaptın sen? Keyfim yerindeydi; ama şimdi şimdi her şey bitti. Bir kere okuyabildim şarkının sözlerini bir daha yapamam herhalde. Çok güçlü bir şekilde ağlama isteği doğdu içimde. " Bir keşkeye daha yer yok kalbimde. " Off lanet olsun ! Lanet olsun ! Binlerce kere lanet olsun !!
Logged

~ Twilight ~

Scream
EcE ~
Demleme Çay
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 872


captainn Sparrow =)


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #29 : Temmuz 19, 2008, 03:13:50 »

Müzisyen sıfatını kullandığım 3-5 erkek sanatçıdan biridir kendisi (= Ablam sayesinde kendimi bildim bileli dinliyorum Feridun Düzağaç'ı. (Sağol abla)
FD albümü bir başkaydı benim için ama şu son albümü de yaktı beni yani XD Hele de Beni Bırakma yı ilk dinlediğimde ''Bu ne be..şarkıya bak..helal'' demiştim XD
Bir insanın hem müziği hem sesi hem de şarkı sözleri güzel olur mu.. Feridun Düzağaç, bu saydıklarıma sayılı örneklerden biri bence (=
Logged

~~ When lies turn into truth.. I sacrifice for you.. You say that I'm Froooozeeenn !! But what can I do.. ??

Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: