fırat alt yazıyı oku dekren onların arasındaki konuşmaları oku dememiştim

sayid, o korsan gözlüklü adam için demiştiki "o burda yalnız değil, yalan söylüyor"
sen bunu kaçırmışsın sanırsam. çünkü bi kaç defa "o adam orda neden yalnız" fln gibi sorular sormuşsun

ve bence aralarıdna rusça gibi bişey konuştular. adamın ismi rus ismi gibiydi :S hiç anlayan yok mu acaba, lostpedia'ya bakarım birazdan.
bu arada karantina meselesinde luth'la hemfikirim. bölümü beraber izlerken bi sürü teori yaptık beraber

bu arada dharma, daha o videoları çekerken bile tehdit altında olduklarını biliyor olmalı. "saldırı altında mısınız?" diye sorduklarına göre, bizimkilerin The Pearl isimli ambarını karantiya aldıklarına göre ve bu ambarda (istasyonda) nerdeyse orduya yetecek kadar silah sakladıklarına göre vardı birşeyler...
ve bizim "diğerleri"nin dharma çalışanı olması çok çok çok düşük bence. juliet'e iş teklifi yapılırken diğer şirketin adını görmüştük hatta.
şimdi şöyle bir soru var, biz ortada bir savaş olduğunu biliyoruz. fakat asıl kötü adamlar kimler? belki de dharma kötüdür? fakat bunda da şüpheye düşüyorum. çünkü bizim korsan kılıklı "dharma'nın yaşayan son üyesiyim" demişti. eğer kendini gizlemek istiyorsa, kendini kötü adam olarak tanıtmaz heralde...
son bölümde sayid'in bulduğu dosyaları / planları hatırlayın. hepsi dharma klasörlerindeydi. bunlar sanki dharma'yı işgal edip sömürmüşler gibi duruyor. bu yüzden onların ilaçlarını vs kullanmaları normal. ethan iyi bir cerrahmış ve sanırım o ilaçların neye yaradığını keşfedecek kadar bilgisi vadır. bu yüzden amele gibi ne işe yaradığına bakmadan o ilaçları kullandığını sanmıyorum

-------------------
bu arada şu flashbacklerle ilgili bi teorim var. luth'a söylemiştim. bu geçmişte yaşanan olaylar gerçek, fakat bizimkiler onları hatırlarken biraz değişiyor. adadaki olaylar ve kişilerle karışıyor gibi bişey. hatta desmond'ın 8. bölümdeki flashback'i buna bi örnek. fakat desmond bu değişimleri aşırı yaşadı ve sonunda fark etti. kendi flashback'ine müdahele etti

bu bağlamda iki şey söylenebilir. birincisi fırat'ın bana söylediği şu "klon" meselesi var. adadaki herkes birer klon olabilir. ve bu anılar eski hayatlarına ait olabilir. yani insanlatr anılarıyla birlikte klonlanmışlardır. hatta uçak kazasında hepsi ölmüştür. bu ekip de bunlar üzerinde deney yapmaya başlamışlardır. bilmiyorum belki de hatılaralarına müdahele ettiler. değiştirdiler. mümkündür

neyse işte, flashbacklerinde hepsinin birbiriyle bağlantılı çıkmasının, adada gördükleriyle ilgili şeylerin yer almasının sebebi bu olabilir. sonuçta bu kadar büyük tesadüfler olamaz ve senaristler herşeyin mantıklı ve bilimsel açıklamalarının yapılacağını söylemiş. bu ihtimal çok uçuk duruyor ama bence mümkündür. zaten adadakilerin uçak kazasından sonra uyutulduğu söyleniyor. süre olarak kesin bir tarih yok fakat locke'un bacaklarının iyileştirilmesinin fln sağlandığı söyleniyor. adadaki herkesin fiziksel rahatsızlıkları giderilmiş. (ben bunu klon olmalarına bağlıyorum. hatta 1995-96 yıllarında bile değiller bence. daha sonraki bir tarihteler. ben'in jack'e izlettiği tv görüntüleri banttandı...) yine juliet'in i görşmesin hatırayın. adam juliet'e birini göstermişti. juliet "70 yaşında bi kadın" demişti. ama dam "aslında o 26 yaşında" demişti. şöyle bi teorim var:
insan klonlamak için istenen dna kombinasyonu oluşturulur ve embriyo haline getirilir sonra normal bir doğm olur. bu bebek büyüdüğünde, örnek alınan kişinin kopyası olur. fakat bu iş görüşmesindeki detay önemli. çünkü insanları daha çabuk yaşlandırabiliyorlar demektir. böylece jack ve diğerlerinin klon olması ve aradan çok uzun yıllar geçmeden nasıl olup da bu yaşına kadar gelmesi açıklanmış olabilir.

biliyorum fazla uçuk geliyor ama olanlara mantıklı cevaplar getirme adına bence böyle uçuk şeyler çıkacak sonunda

daha sonra yeni şeyler eklerim sanırsam. gene işim çıktı
