ilk bölüm oceanic uçağının sağlam kalan tek lastiğinin üzerinde denizde sigara içen bir tip..
muhtemelen bu tip ikinci üçüncü bölümde sawyer'a salça olur.
dördüncü bölümde kalın sopayla döver.
beşinci bölümde "vay kardeşim" der öpüşür barışır.
akabinde altıncı bölümde kanka olup mafya kurar.
yedinci bölümde others'ı haraca bağlar.
ilk sezon finalinde hatch'in kapağını kenarından kanırta kanırta açar.
ikinci sezon ilk bölümde hatch'in içinde bir adam çıkar karşılarına, karanlıktır, bir koltukta oturmakta, yüzü seçilememektedir.
"ben de sizi bekliyordum" der adam.
bir sigara yakar,yüzü aydınlanır.
şüphesiz ki polat alemdar 'ın diziye dahil olmasıyla artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.- "sayid kardeş, seni yakın gördüm ondan anlatıyorum, dinle hele."
- "domuz bana ters locke birader, kusura bakma"
- "o gemi batar söyliim."
- "sawyer senin aklını alırım, delikanlı mısın lan!"
- "bu adada gömülü hazine var mıdır acaba?"
- "japon yenge ilhan mansız'ı bildin mi sen?"
- "mis gibi yahu buralar, dönüp de ne yapacağız."
- "abi bana bi saç tokası ya da kredi kartı bulun beş dakkada açarım bu kapağı"
- "lan surdan arsa kapatsak, ne para eder lan 5 yil sonra paraya para demeyiz"-kumsala çakıl taşlarıyla "önce vatan" yazardı
-yattığı yeri çitle çevirir, sonra da üstüne kat çıkardı
-sahile hatch'den kaçak elektrik çekerdi
-bana bişi olmaz mantığı güder. yüzerek kurtulmaya çalışıp ilk bölümde ölür.-selamün aleyküm sayid kardeş, hayırdır napıyosun?
+abi telsizle uğraşıyorum, tamir edebilirsem belki bir sinyal yollarım.
-iyi bakalım tamir et de akşam fener maçını dinleriz.
+???
sayid: this music is quite depressing
türk: atma sayid, din kardeşiyiz.
-sayid olum sen müslüman değil misin?
+elhamdülüllah abi.
-lan olum bi namaz kılmışlığını gördüğüm yok, bu nasıl iş?
+abi koşuşturmacada fırsat olmuyo
-hadi lan, manitaya zaman ayırıyosun ama
+eheh, abi buyur yemek ye
-ne o?
+domuz vurmuş locke abi
-allah belanı versin senin emi
-hanimis ramazan cim-bom de bakayim ismet amcana?
+ya ismet boyle deme cocuguma aaron onun adi?
-ya clare bacim bi dur napacan aaron falan anlamaz bacak kadar velet bu.
+ben istemiyorum ona ramazan demeni ama
-rahmetli babamin ismiydi o clare bacim bak aliniyorum.
türk: o sortu giymeni istemiyorum artik.
kate:sen neden bahsediyorsun, buna karisamazsın.
türk: bu adayi zindan ederim sana, git cay koy.
turk: ahahah boylede tavlayi kolunun altina alirsin kocum
locke: ...
turk: eheheh git de cay getir sen bana, hohohoh.
locke: ...
turk: kizmiyorsun dimi aslanim? vallahi sevdigim icin takiliyorum.
-eko eko how are you?
+thanks.
-eheh koçum do you know okocha?
+no
-peki amokachi?
+i don't know what you're talking about.
-allah belanı versin, bi geyik yaptırmadın.
+....
-uche?
+....
-tamam lan.
-lan jack..bir baksana birader...
-yes mr. hakki?
-sen şimdi buranın doktoru olunca g.tün mü kalktı ?
-sorry ?
-ya anlamamazlığa geliyon..sen doktorsan ben de ssk da 12 yıl odacılık yaptım...kate i sana bırakmam oğlum..
-look..i don't understand ok?
-indir elini...indir elini !!
muhittin: kate, nedir senin hikayen?
kate: bu seni hiç ilgilendirmez
muhittin: ne o, saklayacak birşeylerin mi var yoksa ha?
sawyer: muhittin abi ayıp oluyo ama (elindeki silahı gösterir)
muhittin: tamam kate, bacımsın, bacımsın.
locke: i have looked into the eyes of this island. it is our destiny!
türk: kaderde varsa olur abi
türk: yok abi gittiğin yol yol değil, olmaz öyle.
sayid: what do you propose i should do?
türk: falaka. ripiit... you, ripiit eftır mi! f-a-l-a-k-a
sayid: flalaka
türk: hay allahım. dur dur olcak, kerata seniii ehe
mahmut: sayid, sen askerliğini yaptın di mi zamanında. olm ben de kuzey ırak'ta yapmıştım askerliği, komando timindeydim, mg3 cü bendim bir de biliyor musun... bir gün bir çatışma çıktı, çektim 500'lük şeridi, verdim namlunun ağzına mermiyi...
sayid: anlıyorum canım ben seni.
-jack koyuncopluyo mu abisi?
-what?
-muckksss, devam et, go on, go on...
ince kum taneli mükemmel kumlarda futbol maçı yapılırdı kesin.
minyatür kaleye hurley'i geçiren takım gol yemez, 2 takım birbirine dalardı.
sawyer'ı alan takım oyunun 2. dakikasında kırmızı karttan 10 kişi kalırdı. sebebi ise sawyer'ın hakeme lakap takması ve hakemin delirmesi olurdu.
jack oynadığı takımın tsubasası olurdu tüm toplar onda buluşur, oyun kurardı. sakatlanan olursa da ilk müdahaleyi kendisi yapardı. takımın kesin kaptanı olurdu..
michael günümüz futbolunda sıkça görünen defansif ortasaha oyuncusu siyahi futbolcu konumuna geçerdi ve rakiplerle iyi boğuşurdu.
ana lucia direkt hakem olurdu. başka bişi olamaz zaten...
charlie tam kanat oyuncusu olurdu. ama ileri gider geri gelmezdi. devre arasında dopingli ilaç kullanırdı kimse bir şey anlamazdı.
locke herhalde vahşi hayvan avlama içgüdüsü ile forvet oynardı. duvar pasları, dar alanda kısa paslaşmalarla defansı yıpratırdı.
sayid ise kesin adadaki en garip maddeleri bularak kendine bir çift krampon yapardı ve savunmada oynardı. rakip forvetleri çaktırmadan çimdikler ve işkence etmeye çalışırdı kurallar çerçevesinde.
kate ise.. canım benim..öhöm..şey.. o masöz olsun hani kramp falan girerse bacağa..alıntıdır...
