Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ekim 08, 2008, 02:07:37  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Birinci Sezon: Bölümler 17, 18, 19 ve 20  (Okunma Sayısı 507 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Fantasticc
Lost ulan Loooosst!
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 6558


200877359 fantasticc@gmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« : Şubat 10, 2007, 21:36:24 »

17. Bölüm Özeti | In Translation | Dönüşüm [JIN]

• Orjinal yayın tarihi: Şubat 23, 2005
• Senaryo: Javier Grillo-Marxuach ve Leonard Dick
• Yönetmen: Tucker Gates

Jin Sun'ı mayo ile denize girmeye çalıştığını görünce aralarında tartışma çıkar. Michael duruma müdehale etmek isteyince Sun Michael'a tokat atar. Mağaraya döndüklerinde ise Michael'dan yaptığı için özür diler.

Bu arada Michael salı neredeyse bitirmiştir. Sawyer sala binecek olan üçüncü kişidir ve salda bir kişilik daha boş yer vardır.

O gece sal herkes çığlıklar üzerine sahile koşar ve salın alev alev yandığını görür. Söndürmeye çalıştıklarında ise saldan geri pek birşey kalmamıştır. Sun mağaraya geri döndüğünde Jin'in ellerindeki yanıkları farkeder ve salı onun yaktığını düşünür. Fakat Jin ona bunu kendisinin yakmadığını söyler.

Öte yandan, Sayid ve Shannon'ın ilişkisi ilerlemektedir. Sayid Boone ile bu konuyu konuşurken Locke da Shannon ile Sayid ve Boone konusunda tavsiyelerde bulunur.

Ertisi sabah Michael ve Sawyer da salı yakanın Jin olduğundan şüphelenmektedir. Sawyer Jin'i yakalar ve sahile getirir. Michael ve Sawyer Jin'i hırpalamaya başlar. Kamptaki herkes etraflarına toplanır.

duruma daha fazla dayanamayan Sun ingilizce konuşarak kocasının salı yakmadığını, salı yanarken gördüğünü ve söndürmeye çalışırken yaralandığını söyler. Sun'ın ingilizce konuşması herkesi özelliklede kocasını şaşırtır. Locke da yanlarına gelerek Sun'ın doğruyu söylediklerini onaylar.

Jin Sun'ın ingilizce konuşabildiğini ondan gizlemesine içerler ve eşyalarını toplayarak sahile taşınır. Sun bu duruma üzülsede artık kendini özgür hissetmektedir.

Jin Michael'in yanına giderek salı yeniden yapmasına yardım etmek istediğini anlatır ve birlikte çalışmaya başlarlar. Artık salın dördüncü kontenjanıda dolmuştur.

Flashbackte Jin'in Sun'ın babası için çalıştığını ve Sun ve Jin'in nasıl bir evlilikleri olduğunu görürüz.


18. Bölüm Özeti | Numbers | Sayılar [HURLEY]

• Orjinal yayın tarihi: Mart 2, 2005
• Senaryo: David Fury ve Brent Fletcher
• Yönetmen: Daniel Attias

Flashbackte Hurley'nin 4,8,15,16,23,42 sayılarını kullanarak lotoda büyük ikramiyeyi kazandığını fakat bunun ardından şanssızlığın peşini bırakmadığını öğreniriz. Önce dedesi ölür, annesinin ayağı kırılır, yeni aldığı ev yanar, tutuklanır, arabası kaza yapar, aldığı şirkette yangın çıkar.

Hurley sayıları ilk olarak akıl hastanesinde sürekli sayılarını tekrarlayan bir adamdan duymuştur. Bunun üzerine Hurley bu adamla konuşmaya gider ve ona olanları anlatır. Adam bir anda panikler ve büyük bir hata yaptığını söyleyerek ona arkadaşı Sam Toomey'i bulmasını söyler. Hurley Sam'i bulmak için Avustralya'a gider. Sam Toomey çölün ortasında bir evde yaşamaktadır. Hurley'i Sam'in karısı karşılar ve eşinin öldüğünü söyler. Hurley onu niçin aradığını anlatınca, kadın bu iki arkadaşın Amerikan ordusunda deniz subayı olarak görev yaptıklarını ve bu sayıları onaltı yıl önce Güney Pasifik'te bir telsizden duyduklarını söyler. Sam de sayıları kullanarak bir ödül kazanmıştır ve onun da başına felaketler gelmiştir. Bu felaketlerden bir türlü kurtulamayan Sam en sonunda intihar etmiştir. Hurley umutsuzluğa kapılır, fakat kadın ona sayıların uğursuz olduğuna inanmadığını belirtir. Bunun ardından Hurley'nin Amerika'a dönmek için bindiği uçak düşer. Hurley uçağın düşmesinden kendini sorumlu tutmaktadır.

Hurley, Sayid'in Roussoau'dan aldığı kağıtlarda bu sayıların yazılı olduğunu görür. Danielle'in sayıların sırrını açıklayabileceğini düşünerek ve sal için gerekli olan pili almak amacıyla Fransız kadını bulmak ister. tek başına ormanda yolculuğa çıkar.

Hurley'in gittiğini anlayan Jack, Charlie ve Sayid onu aramak için peşinden ormana gider. Kısa sürede Hurley'i bulur ve geri dönmesi için ikna etmeyi çalışırlar. Hurley'nin ise böyle bir niyeti yoktur. Birlikte ormanda ilerlerlemeye başlarlar. Yolda karşılarına bir uçurum çıkar. Karşıya geçmenin tek yolu ise ipten eski bir köprüdür. Hurley ve Charlie karşıya geçmeyi başarır fakat ardından köprü yıkılır. Jack ve Sayid orada kalıp onları beklemeleri ister ve başka bir geçiş yolu arayamak için oradan uzaklaşır. Charlie ve Hurley orman içinde ilerlemeye devam eder. Duydukları bir silah sesi nedeniyle panikler ve kaçarlar, kaçarken de birbirlerinden ayrılırlar. Hurley birden karşısında Danielle'i bulur. Sayıları ve hikayesini anlatarak Danielle'e sayıların sırrının ne olduğunu sorar. Danielle'de sayıların anlamını bilmediğini, onaltı yıl önce adaya geldiğinde telsizde bu sayıların duyulduğunu ve mesajı silip yerine yardım mesajı kaydettiğini açıklar. Sayıların ona da pek şanslı gelmediğini ve bu sayıların Hurley'nin söylediği gibi lanetli olabileceğini düşündüğünü belirtir.

Sayid, Jack ve Charlie Hurley'i bulduğunda Hurley biraz olsun rahatlamıştır. Hurley ne konuştuklarını anlatmaz ama Fransız kadının ona verdiği pilleri gösterir.

Kampta ise , Locke Claire'e kendisine yardım etmesini teklif eder. Bu Claire'in hoşuna gider. Bütün gün beraber çalışıp, sohbet ederler. Gece olduğunda, Locke üzerinde çalıştığı şeyi Claire'e gösterir. Bu bir beşiktir. Claire çok mutlu olur.


19. Bölüm Özeti | Deus Ex Machina [LOCKE]

• Orjinal yayın tarihi: Mart 30, 2005
• Senaryo: Damon Lindelof ve Carlton Cuse
• Yönetmen: Robert Mandel

Locke ve Boone, ormanda avlanmaya gittiklerini söyleyerek buldukları kapının ne olduğunu ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Kapının hiç bir şekilde açılacak bir yeri bulunmamaktadır. Kapağı açmak için uğraşırlarken Locke'ın ayağına bir metal parçası saplanır. Fakat Locke bunu hissetmemiştir bile. Locke ayaklarının tekrar hissizleştiğini düşünmeye başlar ve tekrar yürüyememekten korkar.

Flashbackte Locke'ın önceden hiç tanışmadığı annesinin bir gün birden ortaya çıktığını görürüz. Annesi ve babasını araştıran Locke babasının kimliğini de öğrenir. Bir süre babasıyla vakit geçirir, beraber ava çıkarlar. Daha sonra Locke babasının bir böbreğe ihtiyacı olduğunu öğrenir ve böbreğini ona bağışlar. Ameliyatın ardından bütün herşeyi böbreğini alabilmek için babasının planladığını öğrenir. Babası Locke'ın böbreğini aldıktan sonra bir daha onunla görüşmek istemez.

O gece Locke rüyasında yürüyemediğini görür. Ayrıca rüyasında anneside vardır ve Locke'a bir uçağı işaret etmektedir. Uçak gökyüzünden süzülerek ormanın içine düşer. Yanındaki bBone ise kanlar içindedir.

Sabah erkenden uyanan Locke hemen Boone'u uyandırır ve rüyasında bir yer gördüğünü orayı bulmaları gerektiğini söyler. Boone ile birlikte ormanın içine girerler. Ormandaki bir ağaçta yıllar öncesine ait bir ceset bulurlar. Rahip kıyafeti giymiş olan cesedin üzerinde nijerya parası ile bir silah vardır. Locke silahı alır. Yola devam ettiklerinde ise Locke'ın rüyasında gördüğü küçük uçağı bulmayı başarırlar. Fakat uçak kayaların üzerindedir.

Locke tekrar yürümekte zorluk çekmeye başlar. Bunu üzerine Boone tek başına uçağın olduğu yere tırmanıp içine bakar. Boone uçakta heykelciklerin içindeki uyuşturucudan başka birşey bulamaz. Locke, uçağın uyuşturucu kaçakçılarına ait olduğunu anlar.

Uçaktaki telsizi farkeden Boone birileriyle iletişim kurabilme umuduyla uçağın ön tarafına ilerler. Fakat uçak dengesizleştiğinden yerinden oynamaya başlar. Locke Boone'a hemen dışarı çıkmasını söyler fakat Boone onu dinlemez. Bulduğu telsiz hala çalışmaktadır. Boone yardım çağrısı yapar. Hatta karşı taraftan yanıt bile gelir. Bu sırada uçak kayalıklardan aşağı düşer.

Locke, onu enkazın içinden çıkararak kampa kadar taşır. Jack hemen ağır yaralı olan Boone'a müdehale etmeye başlar. Locke'a ne olduğunu sorduğunda ise Locke buldukları uçak ve kapaktan söz etmez ve Boone'un kayalıklardan düştüğünü söyleyerek ortadan kaybolur.

Ortadan kaybolan Locke yine kapının oraya gitmiştir. Locke kapağa vurduğu sırada kapağın penceresinde beyaz bir ışık belirir.


20. Bölüm Özeti | Do No Harm | Zarar Verme [JACK]

• Orjinal yayın tarihi: Nisan 6, 2005
• Senaryo: Janet Tamaro
• Yönetmen: Stephen Williams

Jack, Kate, Sun Boone'un yaralarını tedavi etmeye çalışmaktadır. Jack, Kate'e Sawyer'daki alkolleri almasını söyler. Sawyer durumu öğrenince elindeki bütün alkollü içkileri Kate'e verir. Kate ormanda koşarken ayağı bir dala takılır ve yere düşer. Çantasını açtığında ise şişelerin büyük bir kısmının kırıldığını görür. Bu sırada ormanda bir inleme inleme duyar. Sese doğru gittiğinde Claire'i görür. Claire'in doğum sancıları başlamıştır. Kate bağırarak yardım ister. Sahilde sal yapmakla meşgul olan Jin ormanda birinin bağırdığını duyar ve Kate ile claire'in yanına gider. Jack'in doktor olduğunu bilen Jin, mağaraya doğru koşmaya başlar.

Boone çok kan kaybetmektedir. Jack Boonu'a kan vermeye karar verir ve kan grubunu öğrenmeye çalışır. Ardından Charlie'den A negatif kan grubu olan birilerini bulmasını ister. Charlie kısa sürede geri döner fakat uygun kan grubu olan birini bulamamıştır. Jack, kendi kan grubunun herkese kan verebildiğini söyleyerek Boone'a kan vermeye başlar.

O sırada Jin yanlarına gelir. Sun'a olanları anlatır da bunları Jack'e tercüme eder. Jack, Boone'u bırakamayacağını söyler. Sun'a, doğumu Kate'in yaptırması gerektiğini anlatır. Charlie ve Jin gerekli malzemeleri alarak yola çıkar.

Jack, Boone'a kan vermeye devam etmektedir. Fakat Boone çok kan kaybetmiştir. Jack'in giderek halsizleştiğini gören Sun, Jack'i durdurur.

Bir süre sonra Boone kendine gelir ve olanları anlatır. Jack, Boone'un kanamasını durdurmak ve kangreni engel olmanın tek yolunun ayağını kesmek olduğunu söyler ve bunun için çareler aramaya başlar. Bunu için Michael'dan yardım ister. Uçak enkazında buldukları servis kapısının bu işlem için uygun olduğuna karar verirler. Sun Boone'un iç kanaması olduğunu ve bunun bir işe yaramayacağını söylesede Jack kararlıdır.

Bu sırada Boone kendine gelir ve ölmekte olduğunu söyleyerek Jack'den bunu yapmamasını ister. Birkaç dakika sonra da hayata veda eder.

Boone'un öldüğü dakikalarda ise Claire bir erkek çocuk dünyaya getirir.

Sabah Shannon ve Sayid geri döndüklerinde Jack Shannon2a Boone'un öldüğünü haber verir. Ardındanda Jack, Boone'un söylediklerinden yola çıkarak öfke içinde Locke'yi bulmak için ormana dalar.


Kaynak: losttr.6te.net
« Son Düzenleme: Şubat 10, 2007, 22:56:29 Gönderen: Fantasticc » Logged

<a href="http://www.harrypottercafe.com/melezprensgerisayim.swf" target="_blank">http://www.harrypottercafe.com/melezprensgerisayim.swf</a>

Tatildeyim. Mesajlarınıza cevap veremeyebilirim.
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Birinci Sezon: Bölümler 17, 18, 19 ve 20
« Eklendi: Ekim 08, 2008, 02:07:37 »

Logged
inferius
Alayına İsyan
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Sıcak Çikolata
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1906


^^,


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Şubat 10, 2007, 23:14:30 »

of ya neden boone ya neden Ağlayan keşke o bölüm hiç olmamış olsaydı ne gerek vardı ölmesine şimdi alla allah ya  <.< özellikle Shannon un ağladığı sahnede çok kötü oldum ben normalde bişey izlerken pek ağlamam ama ağladım Kararsız
« Son Düzenleme: Mayıs 15, 2007, 01:24:52 Gönderen: inferius » Logged

Life is a...
"Obsessions lament to freedom. A timeless word the meaning changed. But I'm still burning in your flames..."
...Lie.!
Night Blue
♪ ♥ bir zamanlar gorkemce idim ♥ ♪
Sert Espresso
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1110


evanescence hayran klübü

gorkemce38@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #2 : Şubat 12, 2007, 14:25:47 »

boone öldüğünde çok üzüldüm yaw :S Jack bacağını kesme kararı alınca felan "eyvah nolcak buna ya!!" yaptım  Sırıtan

ayrıca Claire ve boone olayları üst üste gelince acyip heyecan oldu!
Logged



mmm..

♥ i saw an angel in blue jeans ♥

Âşık

Godric Gryffindor
Hakan
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2358


ÖSS

351137125
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Mart 05, 2007, 17:51:38 »

Boone ölünce baya üzüldüm Ağlayan keşke onun yerine Shannon(hiç sevmiyorum) ölseydi... Gülümseyen 18. Bölümdeki sayıları bir kağıda yazdım belki birgün gerekir Dil Çıkaran
Logged


The only difference between me and a madman is that I'm not mad
Luthien
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2797



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Mart 06, 2007, 16:47:21 »

Boone'un ölümüne cidden üzüldüm :S Üstelik Locke'a çok sinir oldum... Bence de onun yüzünden öldü yahu... Hadi rüyana güvendin gittin, madem gittin çocuğun üstünün başının kan içinde kalacağını da biliyorsun demektir... Neyse Hede Hödö Sayıları da görmüş olduk Sırıtan ve bebeği Sırıtan
Logged
DexteR
~Lost~
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 590


Lucky


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Mart 11, 2007, 23:15:51 »

hurleye cok güldüm ya adam cok sansız Kahkaha ah rakamlar ah Kahkaha
Logged


DexteR
~Lost~
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 590


Lucky


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Mart 12, 2007, 02:24:08 »

aman allahım locke olanlara üzüldüm hele boone ÜzgünÜzgün acaip moralim bozuldu yaa cok güzeldi19 bölüm nese ben 20.bölümüe girişeyim Kahkaha

izledim ve şoktayım :S  Şaşırmış aman allahım boone öldü inanmıorum yaa allah bee öfff ah locke yaktın cocuğu cok güzeldi ama duygusallık rüzgarları esti gözlerim doldu Kahkaha
« Son Düzenleme: Mart 12, 2007, 03:16:57 Gönderen: DexteR » Logged


Claire Pace
~Angels of Darkness~
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Sert Espresso
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1001

~~Claire~Charlie~~:)


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #7 : Nisan 19, 2008, 17:08:39 »

Boone nasıl ölür yaa Ağlayan Ağlayan Ağlayan Ağlayan Ağlayan
Ya bnde napcağımı şaşırdım tam Bonne ölüyor diye ağlıcam o sırada Claire nin doğumu geliyor tam böle yüzüm gülücek Jack'in saçma sapan evlilik zımbırtısı geliyor sonra Tekrar Bonne'nin ölümü sonra yine Claire ve bebek yani anlamadım azcık karışık olmuştu ama güzeldi bu bölüm Gözlerini Deviren Gözlerini Deviren
Claire niye doğurmicam diye tutturdu anlamadım orayı Kahkaha XD
Bari bebeğin adını Boone koysunlar daha ii olur Kahkaha
Boonee!! Ağlayan Ağlayan Ağlayan Ağlayan
Şu Mr.Locke' den nefret ediyorum!!!!!!!!!!!!!! <.< <.<
Logged




Şey!
Serkan=Spider03=Steven
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3302


Tookamiemitame


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #8 : Haziran 25, 2008, 14:14:36 »

18, 19 ne kadar iyise 20bölüm o kadar sancılıydı Acayip Şaşırmış
deli oldum yaw! Jack'in Boone ile olan sahneleri deli etti...bi türlü bitmek bilmedi... <.< hoşlanmıyorum öyle kanlı, vücutla uğraşılan sahnelerden... <.<

Boone ölünce baya üzüldüm Ağlayan keşke onun yerine Shannon(hiç sevmiyorum) ölseydi... Gülümseyen
buna katılıyorum... <.< adadaki en gereksiz varlık...domuzlar bile çok yararlı <.<


ayrıca bence Locke doğru olanı yaptıydı, ya da yapması gerekeni...hernekadar kanlı halini görüp bi nevi devam etmemesi gerekse de, sonuçta bu ada bi nevi bilmece...ve o bilmece o noktada devam ediyor...kim olsa sırf meraktan dolayı devam ederdi Locke gibi...
Logged


Sinek'ten selamlar Öpücük
Aayla Secura
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 64



Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #9 : Haziran 26, 2008, 11:10:51 »

Locke'tan şimdiden nefret eden ilerde dahada nefret eder söyliyim. Ama sonra o da geçer. Locke aslında zaaflarıyla  duygularıyla hareket ediyo. Bu yüzden bazen yanlış kararlar aldığını düşünürken tam aslında haklı çıkyo çoğu zaman. O yüzden Locke'a güvenin derim. Ama yinedesiz bilirsiniz.
Logged


Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: