Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ekim 11, 2008, 01:58:44  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 33   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Genç Yazarlar Çetesi  (Okunma Sayısı 10340 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hey Ho Lou
görünmez
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1489


"Su günah dolu."


Üyelik Bilgileri WWW
« : Şubat 07, 2007, 00:50:32 »

Güzel yazı yazan (!), genç ve genç hisseden, laf olsun diye üye olmayacak, üretken yazarlardan oluşan bir çete, nasıl olur? bence güzel olur. Güzel bir fikir olduğu için gerçekleştirmeyi düşündüm.
Bu niteliklere sahip yazarlar arıyorum. Üye olmak isteyen sadece bana özel mesaj atsın ve ben onay verdikten sonra imzasına "Yazan bir yazar" yazarsa resmi olarak bu çetenin üyesi olur. şartım(ız) en az 25 mesaj yazmış olmanız ve Not Defteri'nde en az 2 konunuzun olması.




Genç Yazarlar Çetesi Divanı
Kulüp Yöneticisi: Hey Ho Lou
Kulüp Başkan Yardımcıları: Dame
Kulübün Kuruluş Amacı: Yazı yazmayı seven, hikaye yazmaya kabiliyetli kişileri toplamak; ortak hikayeler, yazı çalışmaları yapmak...
Yapmayı Düşündüğümüz, İlerde yapacağımız Etkinlikler: Çete Başkan Yardımcısı Dame ile yaptığımız görüşmeler sonucu çete 3'lü gruplara bölünecek. o 3'lü gruplar farklı farklı seriler üzerinde çalışacak. En yakın zamanda tarafsız bir eleştirmen + editör grubumuza katılacak ve yazılarımızı kontrol ederek, bize yorumlar yapıp, hataları gösterip, önerilerde bulunacak. Gruplardan biri Heygenerub'u yazacak. Diğer bir üçlü Ertesi Haftaya serisini yazacak, diğer üçlü farklı bir seriye başlayacak... (çetede aktif olan 9 kişiye göre şimdilik 3 proje var) başka projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. (3 Mayıs 2008'de yazıldı)

Kulüp Üyeleri
Hey Ho Lou
pansy
Laila
Göreceli Kavram
_SePeT_
lucy_went
Daniel Ecem Radcliffe
Dame
Weesel
Madeleine
AnİMaGuS_bLaCK




« Son Düzenleme: Haziran 14, 2008, 19:01:00 Gönderen: Hey Ho Lou » Logged



~ Su ~
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Genç Yazarlar Çetesi
« Eklendi: Ekim 11, 2008, 01:58:44 »

Logged
+cloe and rub+
Sıcak Çikolata
*********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1891



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Şubat 09, 2007, 13:29:06 »

                                            ÖLÜ EVİ
yorgun ev yorgun turna
pusuda bekler ecel
küheylan vurulur süvari ölür
yarım kalır ağrılar

bahçeye bakar güneş sise açılır kapı
kimse hatırlamaz evden son ayrılanı
anne sırrını çocuk yüzünü saklar aynada
ev yalan söyler tavana duvarlara
adam karısına çocuklarına

gölgeler kabarır silahlar susar
uzak ve yabancı dağlarda
sıcak bir ev düşüşüyle ölür militan
yanarken ahşap konak kimsesizlikten

karanlığın kuyruğunda kıvranır yer saati
aynı yolda tükenir gündüz ve gece
yangın sularında filiz verir
saçlarımda ölen esmer karanfil
parmaklarım üşür korkum depreşir
kaç örümcek evi yandı bilen var mıdır?

ey vaktinden önce gelen hüzün
ey su damlasında çoğalan bulut
ve ey toprağı çatlatan nar
pembe panjurlu değil
doğup da büyümediği
yazın har kışın gassal
bir ölü evinden hatırlarım onu
tabutu omzuma
adı dudaklarıma değmemiştir

                                        Kalender YILDIZ

bence güzel sence?
« Son Düzenleme: Şubat 09, 2007, 13:31:25 Gönderen: +cloe and rub+ » Logged

“Happiness can be found, even in the darkest of times, if one only remembers to turn on the light.”
-Albus Dumbledore
Hey Ho Lou
görünmez
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1489


"Su günah dolu."


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Şubat 09, 2007, 15:45:32 »

vay güzel olmuş. etkilendim. ayrıca şimdilik 2 üyeyiz, katılımına bu yüzden çok sevindim  Alkış  Utanmış
bende bir yazı, daha doğrusu hikaye ekleyeyim.  Terleyen dün yazmıştım. biraz kısa ama. Aslı isimli bir ablam var o ilham verdi saolsun. Gülümseyen

TEMBEL
Fizikten sınavı olan kız, hüzünlü bir şekilde zamanın akışına ortak oluyordu. Zaman dediği şey hızla akıyordu ve bu olayın uyuzluğunu daha da çok uyuzluk kazandırıyordu.
Kitabın kapağını açıp iki satır bir şey okusa, durum bu kadar vahim olmayabilirdi.
Zaten olayı vahim kılan şey de buydu; kitaba hiç bakmamıştı, ders çalışmamıştı bile.
Sınav zamanı geldiğinde ne olacağı belirsiz, zaman gösterecek...

Aslı AYKAYA
Logged



~ Su ~
BilgeNazz
G.N.C
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Sıcak Çikolata
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1772



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Şubat 09, 2007, 16:09:54 »

Edit:tamam anlaşılmıştır  Gülümseyen  Kahkaha
« Son Düzenleme: Şubat 09, 2007, 16:38:14 Gönderen: BilgeNazz » Logged

кєи∂ι ∂üиуαм fσяυмℓαяı

Eylül yıldızları gibi
Benden çok, uzağa yakın
Ve
Eylülün yaz sonuna gelişi gibi,
O cananın gelişi;
Ömrümün sonuna yakın...
Hey Ho Lou
görünmez
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1489


"Su günah dolu."


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Şubat 09, 2007, 16:32:59 »

üye olmayacağım ama -  buna benzer clublar vardı, şiirlerin falan paylaşıldığı Gülümseyen  Gözlerini Deviren
sadece şiir paylaşmıyoruz ama biz, hikaye, deneme yazısı, makale... vs.
ayrıca kendi yazdıklarımız...
bizzat kendi yazdıklarımızı koyuyoruz, başkalarından alıntı değil.
Logged



~ Su ~
+cloe and rub+
Sıcak Çikolata
*********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1891



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Şubat 09, 2007, 19:44:26 »

sadece şiir paylaşmıyoruz ama biz, hikaye, deneme yazısı, makale... vs.
ayrıca kendi yazdıklarımız...
bizzat kendi yazdıklarımızı koyuyoruz, başkalarından alıntı değil. demişsin ya benim yazdığım (daha doğrusu başkasının yazdığı)bana ait değil.yani onu kalender yıldız diye birisi yazmış onu ben yazmadım hoşuma gittiği için yayınlayayım dedim
 
bu arada 'TEMBEL'i çok beğendim biraz beni anlatıyo gibi  Sırıtan
« Son Düzenleme: Şubat 09, 2007, 19:47:42 Gönderen: +cloe and rub+ » Logged

“Happiness can be found, even in the darkest of times, if one only remembers to turn on the light.”
-Albus Dumbledore
Pena
hermetiK.
Demleme Çay
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 907


Cellover.
Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #6 : Şubat 09, 2007, 19:56:54 »

kulüp olarak güzel ama ben yazılarımı sadece not defterinde paylaşmayı yeğlerm yine de düşüncenizi teprik etmek istedm  Alkış Sarılan  Dil Çıkaran Dil Çıkaran XD
Logged

**


~ o4 o4 2oo8.



Eger A yasalarla kendi ahlaki degerlerini B'ye zorla uygulatmaya kalkiyorsa, A buyuk ihtimal serefsizin tekidir.- Henry Mencken.

Hey Ho Lou
görünmez
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1489


"Su günah dolu."


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Şubat 09, 2007, 20:01:17 »

büyük çelişki.
kulübümüzün gelişmesi için önerisi olan var mı?
bu yazarlara katılmak isteyen yazarlar arıyoruz.
Logged



~ Su ~
Espia
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 313



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Şubat 09, 2007, 20:04:18 »

Bende bu kulübe katılmak istiyorum.Beni de aranıza alırsanız sewinirim.Ayrıca not defterinde yayınlamak isteyen arkadaşlar hem üye olurlar hemde yazdıkları mesajın altına kulübü not düşebilirler.
Logged

Anlamlı bir ölüm nasıl olur?
"Uyu, sevdiğim; sonsuza dek uyu
Gece ruhunu koruyacak
Karanlığı iyice kucakla
Uyu sevdiğim; sonsuza dek uyu... "
+cloe and rub+
Sıcak Çikolata
*********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1891



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Şubat 09, 2007, 21:17:57 »

                            HAYALLER
 Soğuk bir kış akşamı yine çok soğuk olan evimizin balkonundayım.Kendimi zirvede gibi hissediyorum 11. kattan aşağı bakınca...
 Dışarıda lapa lapa kar yağıyor ve ben elimi açmış düşen kar taneciklerini tutuyorum.Ne de güzelmiş şekli.Aynı kitaplarda çizilen kar tanecikleri gibi.Bunun yeni farkına varıyorum...
 Ben yağan karı seyrederken hayallere dalıp gidiyorum.Rupert Grint'i düşünüyorum. Gülümseyen 'Ah' diyorum,onu bir kez olsun görebilsem.İnternetten,dergilerden resimlerini görmek gibi değil bu, kendi gözlerimle görebilsem.Neleri vermezdim bunun için.Onun yüzüne baksam önce,sonra bir imzalı fotoğrafını istesem.O da uzatsa ben alıversem hemen elinden.Sonra beraber bi resim çektirsek...
 Bunun gibi hayallere dalmış giderken kuvvetli bir rüzgarın saçlarımı uçurmasıyla kendime geliyorum ve rüya bitiyor.

bunu ben yazdım.iyiki yazan bir yazarı çıkardın ya çok çok teşekkürler Hey Ho Lou Sarılan
peki bu yazdığım nasıl,beğendiniz mi?
Logged

“Happiness can be found, even in the darkest of times, if one only remembers to turn on the light.”
-Albus Dumbledore
Hey Ho Lou
görünmez
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1489


"Su günah dolu."


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #10 : Şubat 09, 2007, 21:27:47 »

güzel olmuş. Gülümseyen devamını bekleriz... Gülümseyen
bir şey değil aklıma geldi neden olmasın dedim. Not Defteri'ne bakınca böyle yazarların olabileceğini düşündüm ama katılım az. Üzgün her neyse elimizden geleni yapalım yazılarımızı paylaşalım.
Logged



~ Su ~
Espia
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 313



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Şubat 09, 2007, 22:09:09 »

 Hatırladığım kadarını yazıyorum:

Acile bazı şikayetlerinden dolayı giden kadının kan şekeri çok yüksek çıkmış doktor bir kaç şey daha yaptıktan sonra kadını evine göndermiş.Kadın kara cahil elini bıçakla kesmiş ve kanının tadına bakmış ama şeker tadı alamayınca şekeri yok sanıp yemeye devam!!! Sırıtan Sırıtan Sırıtan

Arkadaşlar bu gerçek Kahkaha Kahkaha Kahkaha
Logged

Anlamlı bir ölüm nasıl olur?
"Uyu, sevdiğim; sonsuza dek uyu
Gece ruhunu koruyacak
Karanlığı iyice kucakla
Uyu sevdiğim; sonsuza dek uyu... "
BilgeNazz
G.N.C
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Sıcak Çikolata
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1772



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #12 : Şubat 09, 2007, 22:20:49 »

Hihihi bende üyeyim Kahkaha  Alkış

 
             Berbat Bir akşam...!
….Ben o günün akşamında çökmüş durumdaydım. Gündüz de öyleydim ama, gün içinde bir hareket oluyor. İnsanların arasında oluyorsun. Acını az da olsa unutuyorsun, ama gece...Tek başına, odanda. Belki soğuk bir yatakta.İşte o zaman düşüncelere dalıyorsun. Aklındakilerden   başka ilgini çeken hiçbir şey yok. Bir çıt bile çıkmıyor.…Bir şeyleri devamlı kafanda canlandırmaktan, kendi kendine anlatmaktan bıkıyorsun, yoruluyorsun ama durduramıyorsun kendini, kime anlatsam diye etrafına baktığında kimsecikler olmuyor. Bir kez daha kendinle baş başa olduğunu anlıyorsun. Bu sefer bomboş odaya, duvarlara anlatıyorsun derdini, sanki onlar seni duyuyormuş, can kulağı ile dinliyormuş gibi...Ama onlar seni duymasa bile sen içindeki zehiri kustuğun için rahatlıyorsun. Bütün hikaye bittiğinde, bir boşluk kaplıyor içini. Konuşurken gözlerine dolan yaşlar bu sefer yağmur gibi akmaya başlıyor. Dinmek bilmiyor, ama sen kendini sıkıyorsun. Ağlamak istemeyerek tutuyorsun kendini. Rahatlamak için ılık bir duş alıyorsun. O an için sıkıntıların su ile akıp gidiyor gibi gelse bile yatağa uzandığında yine aynı sıkıntılarla boğuşuyorsun. Gecenin soğuk karanlığında üşümeye başlıyorsun. Yatağın içinde gözyaşlarını tutamayarak ağlama başlıyorsun, hıçkıra hıçkıra ağlıyorsun, sanki bir şeylerden birilerinden hıncını almak ister gibi…O anda bütün gün içinde yaşadıkların aklına geliyor, bir film gibi gözünün önünde canlanıyor, yavaş yavaş uykuya daldığını hissediyorsun, huzur bulmaya başlıyorsun. Sabah uyandığında yeni bir gün için hazırlanıyorsun sanki akşam hiçbir şey olmamış gibi…Monoton hayatına dönüyorsun…


 Bu yazdığım ilk yazılardan biri Gülümseyen daha doğrusu ilk ve tek yazı...zaten not defterinde de vardı...(sorun olmaz inşallah Gülümseyen ) Umarım beğenirsiniz... Gülümseyen
Logged

кєи∂ι ∂üиуαм fσяυмℓαяı

Eylül yıldızları gibi
Benden çok, uzağa yakın
Ve
Eylülün yaz sonuna gelişi gibi,
O cananın gelişi;
Ömrümün sonuna yakın...
Espia
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 313



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Şubat 09, 2007, 22:27:50 »

Çok güzel tebrik ederim. Gülümseyen

arkadaşlar en kısa zamanda sizinle çok güzel bir yazı paylaşacağım şu an tasarlıyorum.
Logged

Anlamlı bir ölüm nasıl olur?
"Uyu, sevdiğim; sonsuza dek uyu
Gece ruhunu koruyacak
Karanlığı iyice kucakla
Uyu sevdiğim; sonsuza dek uyu... "
bells_lestrange
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 315


||The Poet And The Pendulum||


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #14 : Şubat 09, 2007, 22:37:51 »

Melekler de Ağlar

Kollarımda bembeyaz tenli, daha 5 gün önce doğmuş bir varlık… Uykusundan uyanıyor, hafifçe gülümsüyor bana, gözlerini yavaşça açıyor. Üstünde beyaz bir giysi var. “Bir insan evladı nasıl bu kadar tatlı olur?” diye düşünüyorum önce. Sonra aklıma geldi: O da bir Melek… “Meleğim…” diye fısıldıyorum sana, benim kollarıma emanet edilen bu ihtişamlı varlığın yanağına küçük bir öpücük konduruyorum.


15 yaşındaydım. Bana teslim edilenden hâlâ haberim yoktu. Onu aradığımı bilmeden onca yıl yerine başkalarını koymuştum. Annemi tek annem olarak benimsemiştim, “Çocuğum olması imkansız, ben de çocuğum.” demiştim, kardeşimi tek kardeş olarak görmüştüm, en iyi arkadaşım dediğim kimse yoktu; benim birçok “en iyi arkadaşım” vardı. Sonra onunla tanıştım. Gizemimden etkilenmişti, onu kendime çekmiştim. Yanındayken hiç sakınmadan bütün görüşlerimi dile getirmiştim, çocukça korkularımı ilk ona açmıştım, yanında saklı yeteneklerimi açığa çıkarmıştım, en gizli arzularımı ve sırlarımı onunla paylaşmıştım. İkimiz de birbirimize bir şeyler vermiştik. Yavaş yavaş fark etmeden “tek” oluyorduk, onun benim için yaratıldığını fark etmem uzun sürmüştü. Yalnız yürüdüğüm dünyamda yol arkadaşım olmuştu. Artık ikinci annemdi, benden parçalara sahip olan bebeğimdi, diğer kardeşimdi, en iyi tek arkadaşımdı.

Seni anlamak güç değildi; ama çözmek için çok uğraşmak gerekti. Bunu benden başkası yapamazdı. Hep nasıl böyle olduğumuzu düşünürdüm. Yeteneklerimi nasıl sergilemeye başladığımı merak ederdim. Birbirimize bağlandıkça sen bir melek olduğunu gösterip ışığını artırıyordun, içimi aydınlatıyordun. Bendekilerin serbest kalmasını sağlıyordun. Zamanla bütün sıfatlarının yanına “ilham perim” i de ekledim. İçinde en gizemli şeyleri barındıran bir sandıktın, ben kilidini açabilen tek anahtardım. Sen Gizem’din, ben sırrını çözen…

Ama yanımda değildin. Hiç yanımda olmamıştın. Bir kere bile uyuyuşunu seyredememiştim, saçlarını okşayıp sana sarılamamıştım, resminle bile hasretimi giderememiştim. En sevdiğimiz grubun şarkıları bize nasıl da uyuyordu.

“…fotoğrafını saklıyorum, çünkü bana yeteceğini biliyorum…”*

Ben gözyaşlarımı en çok senin için döktüm. Beni hiçbir zaman üzmedin, beni üzen sensizliğimdi. Bazen aynanın karşısına geçip saatlerce kendimi seyrediyorum. Karşımdaki yüzü sen olarak hayal ediyorum. Gözyaşları yavaşça yanağımdan süzülürken onları sildiğini düşünüyorum. Yağmurlu havalarda evde yalnız kalıp dışarıyı seyrediyorum.

Karşımda küçük bir dere ve yeşilliklerin içinde bir park var. Yağmurun suyun üzerinde oluşturduğu büyülü damlaları izlerken sararmış bir yaprak fark ettim. Nereden geldiği belli olmayan bu yaprak muhtemelen rüzgârın etkisiyle yağmur karışmış ve su damlalarının arasında dans ederek yeniden yere iniyordu. O büyülü manzarayı izlerken üşümemek için içeri girdim. Sıcak çikolata kabına uzanıp sütü ısıtmaya başladım. Yine iki bardak hazırladım. Birinin tezgahın üstünde soğumaya mahkum kalacağını bile bile.

Kendi bardağımı alıp salona oturdum. Gök yarılmış gibi, sesler inletiyor yerleri. Yağmur damlaları içeri girmek için yarış halindeler. Camları dövüyorlar kırmak istercesine. Elimde bardağım, ben sessizce sıcak çikolatamı içiyorum. Senin karşımda oturup eline bardağını aldığını hayal ediyorum. Dünyadaki her şeyden daha sıcak gülümsüyorsun. Ve o sırada halının üstünde yürüyen birine benzer bir ses işitiyorum. Emin olmak için gidip bakıyorum ama kimse yok; ya da ben göremiyorum. Gidip oturduğumda aynı sesi yeniden duyuyorum. Mutfağa doğru ilerliyor sanki. Tezgahta bir ses işitiyorum. Anlamıştım geleni, senin için hazırladığım bardağa gidiyordun.

Bazen çocuk parklarında iki kız arkadaş görürsem uzun uzun onları seyrediyorum. Çünkü küçüktürler ve birbirlerine ihtiyaçları vardır. Biz ne kadar büyüsek de hep öyle kalacağız.

“…Bu hayatı yaşayamam
Sen yanımda olmadan
Hayatta kalmak için sana ihtiyacım var…” **


Yine aynaya bakıyorum. Gözlerim kızarmış gözyaşlarımı serbest bırakmadığım için. Ama farklı bir ışık da var aralarında. Ne olduğunu anlamak için yavaşça aynaya biraz daha yaklaşıyorum. Kendi yansımamı gördüm önce, buğulanmış gözlerimi. Gözlerimde ise geleceği…

Yemyeşil, en güzel çiçeklerin yetiştiği bir bahçe gördüm. Güneş ne yakıcıydı; ne de rüzgâr fazla sertti. Serin ama sıcak; hem de çok sıcak, huzurlu bir yerdi. Küçük bir kız çiçeklerin arasında gezip oynuyordu. Koşarken her adımında bukleli kumral saçları adeta tatlı rüzgârla dans ediyordu. Beş metre kadar gerisinde ise beyazlar içinde kumral saçlı genç bir kadın yeşilliklerin içinde, küçük kızı izleyip gülümsüyordu. Öylesine büyüleyiciydi ki…
Aynı yaşlarda esmer bir kadın da onları seyrediyordu. Uzun ve yumuşak, koyu kahverengi saçlarıyla aynı renkteki gözleri vardı. Bakışlarında dalıp gitmişti. Kendi yaşıtına özlemle bakıyordu. O kadının gözlerinden görüyordum olanları.
Kimsenin dayanamadığı o ateşli bakışlarında şimdi anlaşılmaz bir ifade vardı. Sonra yavaşça diğer kadına doğru yürümeye başladı. Kumral saçlı kadın kızına baktığı sırada onu fark etmişti. İnanılmaz gözlerle bakıyordu. Sanki geçici bir felç geçiriyordu. Koşmak istiyordu, sarılmak, ağlamak… Ama tek yapabildiği öylece bakmaktı. Sonra esmer kadın yanına geldi. Kendisinden biraz daha uzundu. Yan tarafa, kızına baktı. Ağlamamak için kendini zor tutuyor gibi görünüyordu. “Ne kadar da büyümüş…” dedi fısıltıyı andıran ağlamaklı bir sesle. En sonunda çözüldüğünü hisseden kadın nihayet konuşabildi: “Tam iki yaşını doldurdu.” Şimdi o da kızına bakıyordu. Birkaç saniye sessiz kaldıktan sonra esmer kadın yeniden konuşmaya başladı. “İsmi Melek, değil mi?”, diye sordu yavaşça. Bunu sorarken sesi titriyordu. Küçük kızın annesi olan kadın da ona cevap verdi: “Sen istemiştin…” Sesindeki hüzün öylesine açıktı ki, ikisi de kendini zor tutuyordu. Kaybolan yıllardan daha da uzunmuş gibi gelen yalnızca birkaç saniye beklediler ve sonra aynı anda dönüp birbirlerine sarıldılar. Esmer olan hıçkırarak ağlamaya başladı. Bir şeyler söylemek istedi ama söyleyebildiği tek şey “gizem…” oldu. Bu kez ağlayışı yaz yağmurları gibiydi. Hızlı, çabuk ve şiddetli. Ama çabuk bitecekti, en mutlu günleri yeniden başlıyordu. Önce kendisini koruyan ve kollarında ağladığı annesi gibi sarıldı ona, sonra avutması ve her türlü şeyden koruması gereken bebeği gibi. En son da en iyi arkadaşı ve tek gerçek dostu olarak sarıldı. Dakikalar sürdü, belki de saatler… sarılmayı bırakıp birbirlerine baktılar. İkisinin de yüzü ıslanmıştı. Ama gözleri hüzün ve sevinçle parlıyordu. Ağlamaya kestikleri sırada esmer olan kadın yine gözlerinin dolduğunu hissetti. Yanağından sadece tek bir damla gözyaşı daha süzüldü. Meleği o damları kendisine zarar vermekten korkarcasına yavaşça parmağıyla sildi. Dokunuşu öyle yumuşaktı ki…

Sonra görüntü dağıldı ve ben aynada yine kendi gözlerimi gördüm. Buğulanmışlardı. Sol yanağımdan tek bir damla gözyaşı akıyordu…

Geceler sonra soluk soluğa uyandım. Yüzüm yine habersizce döktüğüm gözyaşlarıyla ıslanmıştı. Yine seni görmüştüm rüyamda. Bir gemideydik; ama savaş vardı. Ne olduğunu anlamadan biz güvertedeyken gemi sallanmaya başlamıştı. Sen tutunamayıp o sarsıntılar arasında yere düştün. Düşüşün çok uzun sürdü sanki. Ama sen bedeninde sadece kendi canını barındırmıyordun. Düşürken her şey dondu yalnızca seni görüyordum. Gözlerim dolmuştu, korkuyordum. Yere düştüğünde bacaklarının arasından süzülen kanı gördüm… Ben senden daha çok ağladım.


Hâlâ seni kaybetmekten korkuyorum, hep korktum. Bu yüzden daha sıkı sarıldım sana. Eğer bunu yaparken seni fazla sıkıyorsam, artık bende boğuluyorsan; gidebilirsin… çok küçükken sahip olup yitirdiğim kuşlarıma veremediğim özgürlüğü şimdi sana veriyorum. Eğer istiyorsan; en değerli varlığımı, ellerime teslim edilen meleğimi kaybedecek bile olsam, eğer sen istiyorsan gidebilirsin. Kuşlarım yerine uçabilirsin – senin de kanatların var.

Senden geriye sadece döktüğün gözyaşları kadar dökülen kar beyazı, ışıldayan tüy taneleri ve şarkı sözleri kalacak:

“Ooo solitude - Yalnızlık
Still with me is only you – Hâlâ yanımda olan sadece sensin
Ooo solitude - Yalnızlık
I can’t stay away from you – Senden uzak duramıyorum”***


Bunları sana da söyledim sonra da zaten dolmuş olan gözlerimdeki yaşarlı serbest bırakmak için gözlerimi kapattım. Tekrar açtığımdaysa…

Yatağımda yatmış ve yine o şarkıyı dinlerken buldum kendimi. Ama sen – yoktun. Katanlıkta seni aradım; dokunmaya çalıştım, görebilmek istedim. Ama olmadı, gitmiştin. İnanılmaz gerçekle karşılaşmıştım: Sen yokken ben de ölürdüm. Beni koruyan bir annem yokken… yalvarıyorum sana, duy sesimi, içimden çığlıklar atıyorum. “Hayır, geri dön… Lütfen… Lütfen! GİTME!”

Ama olmuyor, seni hâlâ hissedemiyorum. Kendi hıçkırıklarımla Gözyaşlarım arasında boğuluyorum. Son bir umutla seni arıyorum, gitmeden önce son bir sefer görebileyim diye. Ve ben gözlerimi yeniden açmışken o ilahî sesi duyuyorum, sonra da hayalî ışığı…

Hep merak ederdim insanlar ölürken gözleri neden açık olur diye. Şimdi anladım, onlar da kendi “meleklerini” görüyorlardı. Ölmeden önce bütün gerçekler açığa çıkar derlerdi. Benim öğrendiğim son gerçekse şu oldu: “Hâlâ benimle olan sadece sensin…”

Bu gerçeğin verdiği huzurla yatağıma düştüm. Son kez uyudum ağlayarak ve sensiz, son kez…





Gizm'e...
_______________________________________________________

* Evanescence feat. Seether - Broken
** Evanescence - Forgive Me
*** Evanescence - Solitude




bu biraz uzun ama idare edin Dil Çıkaran

bu arada ben de aranıza katılmış bulunuyorum Kahkaha
Logged



Nightwish Hayran Kulübü
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 33   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: