Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ekim 07, 2008, 21:18:22  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Adı:Aylin -Ayşe Kulin  (Okunma Sayısı 275 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Herne Peş
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Köpüklü Kapuçino
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1462



Üyelik Bilgileri
« : Nisan 03, 2008, 14:17:54 »

Yükseltilmiş sahnede kapağı açık, maun bir tabut duruyordu. Uzun bir sıra oluşturan insanlar, tabutta yatan albay üniformalı Amerikan subayını selamlayıp, içlerinden dua ya da veda ederek, tabutun başından ayrılınca, yanan yürekleriyle gelip salondaki koltuklarda yerlerini alıyorlardı. Herkes etrafa hakim olan ordu düzeninin saygınlığını kutsar gibi sessizce ağlıyordu...

Katafalkın üstünde, dört bir yanı rengarenk çiçeklerle donanmış tabutta yatan kişi, bir askerden çok, oraya bir film çekimi için öylece uzanıvermiş bir Hollywood yıldızını andırıyordu. Bu albay üniformalı Amerikan subayı, bir Türk kadınıydı...

(Arka Kapak)
 
KİTABIN ÖZETİ :

    Aylin, Amerikan kız kolejini bitirdikten sonra, eğitimini tamamlamak üzere Paris’e gitti; bundan sonraki yaşamını bir uçtan diğer uca, baş döndürücü bir hızla akarak geçti Libyalı bir prensle evlendi, Prenses oldu. Tıp okudu ünlü bir psikiyatrist oldu. Tekrar tekrar evlendi, ama evliliklerinden sıkıldı, Amerikan ordusuna Albay rütbesiyle Subay oldu...

    İşte bu kitap, kökleri Giritli Deli Mustafa Naili Paşaya kadar uzanan bir ailenin kızı olan Aylin DEVRİMEL ‘in fırtınalı yaşamının öyküsüdür.

    Lise yıllarında uzun boylu ve sıka bir kız olan Aylin zamanla güzelleşmiş ve bir gün Esma teyzesinin daveti üzerine Paris’te bir otelde buluşurlar otelde prens olduğu söylenen bir Arap’la tanışır ve bu tanışmanın sonunda prensle görkemli bir yaşantı için evlenir Prenses olur. Ancak her şey düşündüğü gibi gitmez Prens Senusi doğu kültürü ile yetiştiği için batı kültürü ile yetişen Aylin’e ters gelmekte zamanla Aylin’in özgürlüğü kısıtlanmaktaydı evliliğe başladığı gibi sakin değil büyük bir kaçışla son buldu; yaz sonunda Aylin, ablası Nilüferle Cenevre ye gider. Yaşamanın ideali olan tıp okumaya karar verir ve büyük uğraşlar vererek Neuchatel Üniversitesine kayıt yaptırır. Okulun ilk yıllarında hayatında çok büyük değişiklikler yaparak, ihtişamlı hayatından sıyrılarak sade bir öğrenci olur. Tek hedefi olan tıp fakültesini bitirmek için çok çalıştı daha sonra fizik ve kimya derslerinde yardımcı olan Jean-Pierre ile evlendi. İki öğrencinin bu evliliği zaman içinde Aylin’in dış görüntüsünde olduğu kadar iç dünyasını da değiştirecektir. Aylin Jean-Pierre ile birlikte yaşadığı günlerde tıp ilmi ile yakından tanışıp ufkunun penceresini o zamana kadar hiç bilmediği yepyeni bir dünyayı ardına kadar açacak peşinden koştuğu gerçek zenginliğin dış dünyanın görkemli vitrinlerinde değil de insanlığın iç aleminde bulunduğunu öğrenecekti. Okul sonunda Jean-Pierre Nos Alamus’taki nükleer araştırma merkezinden geri çeviremeyeceği bir teklif aldı. Aylin de New Rachel Hospital Medical Center’dan teklif aldı ; onların birbirlerine karşı olan sorumlulukları artık bitiyor müşterek hayatları bir yol ayrımına giriyordu. Ellerinde bu evlilikten altı yıllık sağlam bir dayanışma ve derin dostluk duyguları ile dopdolu gençlik anıları kaldı sadece.

    Aylin çok ciddiye aldığı bu işine büyük bir heyecanla başladı. New Rachel’de tanıştığı Afganistanlı genç meslektaşı Azim’in karısı 11 yaşından beri arkadaşı olan Zeynep TARZI çıktı. Aylin, Zeynep ve Azim ile gittiği Afgan sefahati kokteylinde Paswak adındaki Birleşmiş Milletlerin Afgan esiri ile tanışır. Paswak evli olmasına rağmen Aylin ile arasında duygusal bir bağ oluşmuştu. Aylin o yılı aklı beş karış havada geçirdi. Bütün vakitlerini beraber geçiriyorlardı. Paswak bu yüzden önce Wall Dame’nin Birleşmiş Milletler genel sekreterliğine daha sonra 1974 yılında Hindistan sefirliğine tayini çıkmıştı.

    Aylin kaderin ağlarını onlar için giderek daha çileli iplerle örmekte olduğunu nihayet görmeye başladı; ya sevdiği adamı peşinde dünyayı adım adım dolaşacak ya da mesleğini ön plana alacaktı. Tam meslek uğruna değmez derken Hastanede Psikiyatri bölümü şefliğine terfi etti. Sonunda Aylin’in sağduyusu aşkına galip geldi. Aylin gönlü yaralı bar kuşunu çok kısa bir süre oynadı sonra toparlandı ve işinin başına döndü. Arkadaşı Azim’in vasıtası ile kendi meslektaşı olan Michel RAMODİSLİ ile tanıştı. Michel’i çok etkileyici bulmadığı halde evliliğe giden ilk adımları Michel’in evinde attılar. Daha sonra Aylin bu evlilikten deliler gibi çocuk istemeye başladı. Aylin’in bu isteğine karşılık Michel dinine ve geleneklerine çok bağlı olduğunu doğacak çocuğun Yahudi kültürüne göre yetiştirilebileceğini söyledi fakat Aylin bunu bile sorun etmedi dinini değiştirmeyi göze aldı. Aylin’e göre insanları dinlerine, ırklarına ve dillerine göre ayırmak çok saçma idi ona göre insan, insan olduğu için çok değerli idi onun insan sevgisini bir din veya ırk engelleyemezdi Aylin çocuk yapma isteğinden 6 düşük yaptıktan sonra vazgeçecekti.

    Aylin meslektaş olduğu Michel ile her an beraberdi işyerleri bir, evleri bir kısacası bütün zamanları birlikte geçiyordu belli bir süre sonra birbirleri ile bu kadar çok birlikte olmaları Aylin’i çok sıkmıştı gün geçtikçe birbirlerinden kopuyorlardı ve bir gün Aylin kocasına haftanın belirli günlerinde birbirlerine izin vermelerini bugünlerde değişik insanlar ile çıkabileceklerini bunu sonucunda diğer insanlarda görecekleri eksiklikleri kendilerinde tanımlayıp birbirlerine ölümsüz sevgi ile bağlanacaklardı. Fakat düşünülen olmadı Aylin yurt dışında olduğu günlerden birinde Michel bir arkadaşının evinde Barbara adında bir bayanla tanıştı ve bu tanışma evliliklerinin sonunu getirdi. Aylin sıkıntılı bir zamanında vardığı karar sonucunda kocasını kaybettiği için hem üzgün hem de suçluluk duygusu içerisindeydi. Bu sıkıntı ve üzüntü uzun sürmedi her şeyi bir kenara bırakıp mesleğinde ilerledi fakat bu ilerleme bile onu tatmin etmedi. Bir süre sonra Amerikan ordusuna katılarak Körfez savaşında ruf sağlığı bozulan hastaları tedavi eden doktor olmayı düşündü bu nedenle Oklahoma’ya körfez savaşında zarar görmüş askerleri tedaviye gitti.

    Aylin Üniformasını ilk kez 1992’nin soğuk bir Ocak gününde giydi. 9 Kasım 1992’de ordunun fiziksel aktiviteler sınavını yüksek bir puana kazanarak başarı sertifikası aldı. Aylin ordudaki görevinde yine işine devam ediyor, hastalarına çare bulmaya çalışıyordu bir gün kendisine yeni bir hasta verildi bu kez hasta körfez savaşından sonra geldiği sivil hayata uyum sağlayamıyordu. Bunun sonucunda hiçbir suçu olmayan bir çok sivili katletmişti.

    Aylin bu hastası üzerinde çalışırken Amerikan ordusunun askerlerini cesaretlendirmesi için verdiği ilaçların yan etkisi sonucu hastanın bu duruma geldiğini saptadı ve bu sonucu tez bir halde askeri yetkililere bildirdi. Aylin’in verdiği bu sonucu askeri yetkililer daha önceden bildiğinden Aylin’in bu olayın üstüne gitmemesini istediler ve onu uyardılar Aylin bu sessizliği sindiremeyerek sözleşmesinin bitmesinin ardından Albay rütbesindeyken ordudan ayrıldı.

    Ordudan ayrılmasından sonra 19 Ocak 1995 Perşembe günü evinin bahçesinde o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından kendi arabasının altında ölü bulundu. Zengin, ünlü ve saygın insanların yaşadığı mahallede yerel polis ve yerel yöneticiler mahallenin adını polisiye bir olaya karıştırmamak için dosyayı apar topar denebilecek bir hızla kapattılar teşhis ise “Freak Accident” yani Garip bir kaza idi.

« Son Düzenleme: Nisan 03, 2008, 14:19:26 Gönderen: skeeter » Logged


Hava serin
 Üşümüş bebek elleri gibi bir serinlik
   Avuçlarına alıp onu ısıtasın gelir...
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Adı:Aylin -Ayşe Kulin
« Eklendi: Ekim 07, 2008, 21:18:22 »

Logged
Madeleine
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1424


Lonca Editörü...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Nisan 03, 2008, 17:09:46 »

çok güzel ve sürükleyici bir kitap. en sonunda katilinin bulunmayışına baya üzülmüştüm.
Logged


Fraktal'a sonsuz teşekkürler Sarılan

BilgeNazz
G.N.C
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Sıcak Çikolata
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1775



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Mayıs 01, 2008, 18:10:57 »


  Harika bir kitaptı. Aylin'i kimin öldürdüğünü çok merak ettim. Ve her kim öldürdüyse çok yazık oldu.

 
(göstermek/gizlemek için tıkla)

 Aylin Radomisli (Devrimel ya da her neyse ) mükemmel bir kadındı..
Logged

кєи∂ι ∂üиуαм fσяυмℓαяı

Eylül yıldızları gibi
Benden çok, uzağa yakın
Ve
Eylülün yaz sonuna gelişi gibi,
O cananın gelişi;
Ömrümün sonuna yakın...
Herne Peş
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Köpüklü Kapuçino
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1462



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Mayıs 01, 2008, 21:17:49 »

Aslında joe çok yakın ama şu nilüferin evine getirği hırsız da olabilir  Kararsız
Logged


Hava serin
 Üşümüş bebek elleri gibi bir serinlik
   Avuçlarına alıp onu ısıtasın gelir...
yaz yagmuru
Şeker
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 110


seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Haziran 18, 2008, 17:08:57 »

çok güzel ve sürükleyici bir kitap. en sonunda katilinin bulunmayışına baya üzülmüştüm.

bn de ama sonundaki cümleler güzeldi
Logged


Yağmurları ne kadar çok sevdiğimi bilirsin. Ama bilmediğin bir şey var: Ben seni yağmurlardan daha çok seviyorum...

Kalabalıklar her zaman tehlikelidir. İçlerinde ruhlarını ucuza satan alçaklar barındırır.
busbus
Krema
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 410


saf güzellik....


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Haziran 20, 2008, 13:37:24 »

gerçekten çok sürükleyeci bir kitap.bir insan nasıl bu kadar renkli olabilir ki...
Logged

tom felton fun club
Night Blue
♪ ♥ bir zamanlar gorkemce idim ♥ ♪
Sert Espresso
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1110


evanescence hayran klübü

gorkemce38@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #6 : Haziran 21, 2008, 23:09:02 »

ahh harika bir kitaptı çok sürükleyiciydi. kısa zamanda okumuştum.bu resimdeki yeni baskı bende çok eski bir tane vardı. bu kitapla sınırların her zaman zorlanabilceğini ve çoğu zamanda sınırların olmayacağını anladım. gerçekten harika bir hayattı onunki..
Logged



mmm..

♥ i saw an angel in blue jeans ♥

Âşık

BilgeNazz
G.N.C
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Sıcak Çikolata
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1775



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Temmuz 10, 2008, 15:56:41 »

en kısa zamanda kütüphaneme yerleşecek bir kitap (okudum ama benim değildi şimdi kendi aylinimi almak peşindeyim Kahkaha)
Logged

кєи∂ι ∂üиуαм fσяυмℓαяı

Eylül yıldızları gibi
Benden çok, uzağa yakın
Ve
Eylülün yaz sonuna gelişi gibi,
O cananın gelişi;
Ömrümün sonuna yakın...
hermioneda
Demleme Çay
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 767


btn kötülükler eriyecekse küresel ısınmaya evt!


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #8 : Temmuz 10, 2008, 16:35:55 »

bu kadar övdüğünüze göre ben de merak ettim,en kısa zamanda alacağım.
Logged

hayattaki en kötü şey felaketler değil,yaşanması gerekirken kaçırılan mutluluklardır...
dora_mien
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 77


KayßedeßiLecegim ßir $ey Yokken Kendimi Kayßettim


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Temmuz 27, 2008, 11:32:20 »

çok sürükleyici bir kitap anlatımı çok güzel!
Logged

DoRa&MieN

Çocuklar inanın,inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz,güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz
Güzel günler göreceğiz,güneşli günler...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: