Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ekim 12, 2008, 19:05:40  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 10   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yeni Nesil Gençlik-Albus Severus Potter- 7.BÖLÜM: QUİDDİTCH MAÇI VE GİZLİ GEÇİT  (Okunma Sayısı 4286 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
brave_prens_1988
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 75


yeni dönem çapulcusu :-)

ayfirt_1988@msn.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Ocak 23, 2008, 23:15:22 »

jk 8. kitabı yazcak mı yazmayacak mı ? yazsa iyi olur isteriz; yok yazmasın büyüsü kaçar...

artık yılan hikayesine döndü. bende en iyisi 8. kitabı yazmaya çalışmaya ( nası bitiririm bilmiom ) karar verdim. öncelikle ilk bölümü  ekliyorum  yorumlara göre dewam edicem. ayrıca tawsiyelerinizi de bekliyorum. hikayenin dewamı için önerileri bekliorum. 

hoşunuza gitmeyen kısımları ; yanlışları  söylemenizi istiyorum. kompleksli deilim ve her türlü yoruma açığım. acımasız olun çünkü beni tanıyan acımasız oldugumu bilir. işte size intikam fırsatı yanlışlarımı yüzüme vurun. ama yardımlarınızı esirgemeyin








                               1. BÖLÜM  = ZAFERE GİDEN YOL




   Ağustos ayının bitmesine yalnızca 2 hafta kalmıştı ve hava normal görünüyordu. Güneşli, sıcak bir hava olmasına rağmen bunaltıcı değildi. Artık gitmesi gerektiğini biliyordu. Yeterince oyalanmıştı ve okullar açılmadan amacına ulaşması gerekiyordu. Hazırlıklarını tamamladı ve aşağıya indi.

 - " baba ben çıkıyorum " dedi çaresizce ve dalgalı saçlarını düzelterek olası bir tartışmaya kendini hazırladı.

 - " nereye Albus " dedi Harry şüpheyle ( kuzgun karası saçları hala aynıydı. Yaşı 41 olmasına rağmen hiç değişmiyordu. Saçları dağınık ve kapkaraydı. Sanki hiç yaşlanmayacak gibiydi ).

 - " küçük bir gezintiye çıkmam lazım baba arkadaşlarımla görüşeceğim" .

 - " ne kadar sürecek bu gezinti peki..."

 - " 1 hafta kadar sürebilir " dedi bıkkınlıkla.

 - " 1 hafta mı Merlin aşkına zaten 2 hafta sonra okullar açılıyor Albus ne gezintisi bu "

 - " biliyorum baba bu yüzden  gitmem gerekiyor. okullar açılmadan tamamlamam gereken şeyler var ".

 - " bunlar büyü ile mi alakalı ".

 - " tabi ki büyü yapma ile alakalı baba " dedi artık ona karışmalarından sıkılmıştı. Bu sırada annesi mutfaktan çıktı ve

 -" reşit olmayan büyücülerin dışarıda büyü kullanmalarına izin verilmediğini biliyorsun dimi Al" .

 - " ve benim bu yüzden neredeyse okuldan kovulacağımı"  dedi Harry

 - " biliyorum baba. Ama sende biliyorsun ki bakanlık sadece büyünün varlığını tespit edebilir kimin yaptığını değil. Senin yaşadığın yerde başka büyücü yoktu bu yüzden senin büyü yaptığını anlamaları zor olmadı. Ayrıca sen yapmadığın zaman bile senden şüphelendiler bu da demek oluyor ki büyüyü kimin yaptığını tespit edemiyorlar" .

 - "sadece...

 - " baba hatırlıyorsan Riddle sadece 16 yaşında olmasına rağmen Londra nın her yerinde gezinebiliyordu. Neler yaptığını da biliyorsun. Bakanlık benim büyü yaptığımı anlayamaz. Bana bunları anlatmaktan vazgeçin çünkü her şeyi tam olarak biliyorum.( onlarla tartışma fikrinden nefret ediyorum diye iç geçirdi )

 -" peki Albus. Ama asanı elinden aldıklarında yanıma geleyim deme. O zaman ne kadar bilgili olduğunu görürüz.

 - " peki anne " dedi ve "dünya da kimse benden asamı alamaz" diye düşünerek kapıya doğru ilerledi.

 - " yanına bir şey almıyor musun Al " diye sordu Ginny.

 -" gerekli olan her şeyi aldım anne görüşürüz " dedi ve tam arkasını dönmek üzereyken annesinin ona doğru yaklaşmak istediğini fark etti. Ona sarılmak istediğini düşündü ama görmezlikten geldi. Ginny de bundan vazgeçmiş gibi görünüyordu. Albus bu tarz vedalardan hoşlanmazdı. Hala alışamadılar diye düşündü ve bahçeye doğru yürüdü. Yeterince uzaklaştı ve ona bakan annesi ile babasına döndü. El sallamadıklarına memnun oldu ve etrafında dönerek kayboldu.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Aradan 10 gün geçmişti ve artık sıkılmaya başlamıştı. Dünyada ki tüm büyülü ormanları geziniyordu ama bilmediği bir ağacı nasıl bulacaktı. Onu bulamadığını biliyordu. Tam olarak ne aradığını bilmese de onu bulduğunda tanıyacağından emindi. Aramaktan sıkılmıştı. Nerede olabilir diye düşünmeye başladı çaresizce. 3 kardeşi düşünmeye başladı. 2 seçenek vardı : ya 3 ü de çok yetenekliydi ve en büyük düşüncelerini gerçeğe dönüştürmüşlerdi. Yada onlara hediyeleri sunan babaları Ogius Peverell olmalıydı.

  Ogius ‘ un gerçektende çok yetenekli ve sürekli yeni icatlar yapmaya çalışan bir büyücü olduğunu biliyordu. Albus 2. seçeneğin daha mantıklı olduğunu düşündü. İcatları yapan Ogius olmalıydı ve oğullarına seçenekleri sunup pay etmiş olmalıydı. Aklı deli gibi çalışıyordu. Bunu daha önce nasıl düşünememişti ki...

 Asasını salladı ve yanında 3 kitap belirdi. Ogius Peverell ın hayatı ile ilgili olan kitabı aradı ve sonunda o bölümü buldu.

                         OGİUS PEVERELL       

   Godric s Hollow da yaşamış olan yetenekli büyücü yaptığı sıra dışı icatlarla sihir tarihinde önemli bir yer almıştır. İlk snitch i icat eden Bowman Wright ın soyundan gelmiştir. Hayatını yeni icatlara adayan Ogius genellikle bunları Godric s Hollow un 4 km batısında yer alan Esrarengiz Orman da yapardı...


  Albus durdu. Bunu düşünemediği için kendine kızıyordu. Yola çıkmadan önce bu kitapları incelemeliydi. 10 gündür boşa geziniyordu. Aslında aradığı yer daha önce kıyısına kadar gittiği bir yerdi. Kendi evlerine çok yakındı. Hatta bir kaç kez oraya gitmişti ama ormana girmemişti. Hemen oraya gitmeliydi çünkü saat daha öğlen bile olmamıştı ve akşam olmadan onu bulmalıydı. Ormanın 15 metre gerisine cisimlendi. İhtişamıyla karşısındaydı. Aslında ismi ile tamamen tezat görünüyordu çünkü hiçte esrarlı gibi görünmüyordu. Daha çok " sıradan " diye düşündü Albus ve ormana daldı. Hafif bir rüzgâr eşliğinde yaprakların hışırtısı kuşların sesi ile kaynaşıyordu.

  Bütün gün boyunca ormanda gezindi. Bu sırada neyse ki bir göle rastladı ve tuttuğu balıklarla karnını doyurdu. Ayrıca adını bilmediği bir meyve ağacıyla da yemek sonrası tatlı keyfi yaptı. Hava kararana kadar dolaştı ama aradığını bulamadı. Buradaki tüm ağaçlar ona tanıdık gelmişti. Farklı olanı bulamadı bir türlü. Ağaçlıkların arasında gürül gürül akan bir dere olmalıydı. Hikâyede böyle yazıyordu. Hava karardığında bir çadır yarattı ( çoğu şeyde olduğu gibi yaratma büyülerinde de çok iyiydi ). Yatağa uzandı ve düşünmeye başladı.

  Ogius Peverell eğer burada deneyler yaptı ise kendisine bir alan yaratmış olmalıydı. Rast gele bulduğu açıklıkta denemeyecek kadar usta bir büyücü olmalıydı. Dumbledore un büyü yapılan yerleri bulmak için kendine has özellikleri vardı. Bu da Albus a ilham kaynağı olmuştu. Onun gibi sadece hisleri ile anlayamıyordu ama sihri tespit etme büyüsü ile bu sorunu çözebilirdi.

  Saat sabah 10 civarıydı. Asasını salladı ve çadır kayboldu. Yaratmak yerine geri getirme büyülerini tercih ediyordu. Asasını havaya dik bir açı ile kaldırdı ve haykırdı

 —aliqnatenus reperium!      Asasından bir ışık topu çıktı ve 15 metre yükseldikten sonra bir an durdu. Birkaç saniye sonra patladı ve ormanın her yanına dağıldı. Şimdi ona yol gösteren bir çok ışık hüzmesi vardı. Anlaşılan ormanda başkaları da büyü kullanmıştı. Asasından çıkan ışıkları kontrol etti ve bir tanesinin diğerlerine göre çok daha belirgin olduğunu fark etti. 200 metre kadar ilerisinde diğerlerine oranla daha belirgin olan ışığa doğru ilerledi.

   Normal bir büyücü cisimlenirdi ama o yürümekten hoşlanırdı. Tıpkı bir muggle gibi gidebildiği yerlere yürüyerek giderdi. Zaten onu bir muggle dan ayıran tek şey büyü yapabilmesiydi. Muggle ları çok severdi ve bir çok muggle arkadaş edinmişti. Onlarla büyücü dünyasında olmayan futbol ve basketbol oynardı. Yazın büyü çalışmaktan sıkıldığı sıralarda onların yanına gider ve rahatlardı. Birçok muggle kıyafeti vardı. Zaten günlük hayatta asla pelerin giymezdi. Sadece Hogwarts ta mecbur olduğu için büyücü kıyafeti giyiyordu. Bu kıyafetler ona gülünç geliyordu. Üzerinde keten pantolon vardı. Daha çok kot tarzıydı ama yandan cepleri olan ve en çok giymeyi sevdiği pantolon tarzıydı. Üzerinde ise kapşonlu ama kalın olmayan uzun kollu mavi bir sweat vardı. Kollarını yukarıya doğru sıyırmıştı ve elleri cebinde yürüyordu.

  Aslında böyle bir durumda cisimlenmeyi tercih ederdi çünkü aradığı şeye çok yaklaşmıştı. Buna rağmen yürümeyi seçti çünkü düşünüyordu. Oraya vardığında neler yapacağını düşünüyordu. Her ne kadar gerekli olan her şey aklında olsa da kafasını toplamaya ihtiyacı vardı. Ne zaman düşünceler onu bunaltsa Godric s Hollow sokaklarında gezintiye çıkardı. Genelde akşamları ( çünkü yalnız gezmek daha keyifliydi sessiz ve sakin ) . Bazen muggle arkadaşlarına rastlar onlarla sohbet ederdi. Açıkçası yazın büyü dünyasından tamamen kopuyordu ve muggle dünyasına geçiş yapıyordu. Mektuplaşmaktan veya hediye alıp vermekten de hoşlanmazdı. Ama sevdiği arkadaşları için bir şeyler yapmayı ihmal etmiyordu.

  Işığın toplandığı noktaya doğru ilerledi. 40 metrekarelik bir alanı kapsıyordu. Burada kendisine büyülü bir alan yaratmış olmalıydı. Etrafındaki ağaçları kontrol etmeye başladı. İçinden bir ses kendisine yol gösterecek olan anahtarın ağaçlardan birinde olduğunu söylüyordu. Bir kaç dakika aradıktan sonra kendine gülmeye başladı. İyice muggle gibi davranmaya başlamıştı. Asasını kaldırdı ve

 — homenum revelio!   Diye mırıldandı. Asasından çıkan sarı ışık arkasına doğru süzüldü ve 5 metre gerisinde bir kapı belirdi. Bembeyaz kapı Albus un beklediği bir şey değildi ama kapıya yöneldi. Üzerindeki kolu çevirdi. İçeride bir şey görünmüyordu. Yan tarafa eğilerek kapının arka tarafını inceledi ama sade bir görüntüsü vardı. Sadece ormanın ortasında normal bir kapı gibiydi ama Albus bunun büyü dünyasındaki klasik farklılıklardan biri olduğunu düşündü ve kapıdan içeriye daldı. İçeri tamamen girdiğinde başka bir boyuta geçmiş gibi hissetti.

   Bir anda kendini hikâyeye dalmış gibi hissetti. Bir dere akıyordu ve diğer tarafa geçen bir köprü vardı. Köprüden geçti ve ağaçlarla çevrili bir odaya girmiş gibiydi. İnsanı yalnızlığa boğan o taşların yerine, huzur veren ağaçlıktaydı. Ağaçların üzerinde eski dilde yazılmış yazılar vardı. Aslında boş bir alan gibi görünüyordu ve Ogius Peverell ın da kendisi gibi eşyalarını asası ile getirdiğini düşündü. Odada en dikkat çekici şey ise sanki oda onun üzerine inşa edilmiş gibi duran daha önce hiç görmediği ve çok yaşlı olduğunu düşündüğü kalın bir ağaç vardı ve üzerinde

   — MÜRVER AĞACI  = ZAFERE GİDEN YOLUN GİRİŞİ yazıyordu.


  Albus hayatında 2. kez bu kadar mutlu oluyordu. Neredeyse sevinçten deliye dönecekti. Onu bulmuştu ve artık en güçlü olmak için; en büyük adımı attığını düşünüyordu
« Son Düzenleme: Nisan 08, 2008, 04:32:03 Gönderen: brave_prens_1988 » Logged

biz çapulcuyuz arkadaş başka bişey değil çapulcuların geri dönmesi için yeni bir grup kurmaya ne dersiniz onlar gibi olamasakda muziplikte 2 numara ( :-)  ) olmaya ne dersiniz 
eheheheueuheheueeh
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Yeni Nesil Gençlik-Albus Severus Potter- 7.BÖLÜM: QUİDDİTCH MAÇI VE GİZLİ GEÇİT
« Eklendi: Ekim 12, 2008, 19:05:40 »

Logged
miss-potter
~SoniAdorA~
UU Seherbazları
Sıcak Çikolata
*******
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1520


~Lonca Editörcübaşısı~:p


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Ocak 30, 2008, 16:27:57 »

değişik ve ilginç oldu devamına göre yorum yaparım
Logged



Harry Potter ve Umudun Büyüsü<br /><br />~Dans Kulübü~<br /><br />~HPC Yazarları Loncası~
BellaCiao
eski HS'ci + yeni GG'ci + kendisini bildi bileli inek öğrenci
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Sert Espresso
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1178


Unbroken Universe!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Ocak 30, 2008, 18:08:09 »

evet bence de ilginç şimdiye kadar hiç kimse böyle bi konu kullanmamıştı onun için hoşuma gitti
Logged

Gossip Girl Âşık
Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Mod
Has Türk Kahvesi
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6270


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Ocak 30, 2008, 18:23:54 »

konu çok farklı.ama 14 yaşında cisimlenmeyi mi biliyor?birde 2. Kara Lord olmayı mı düşünüyor bu çocuk ne?neyse eline sağlık.
Logged




Ne dilediğine dikkat et derler.Şey dualarına daha çok dikkat et.Ne istediğinden emin ol,çok emin ol.Bir tanrının tam olarak istediğiniz şeyi size ne zaman vereceğini asla bilemezsiniz.
Fides
Larien
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2987


Give peace a chance


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Ocak 31, 2008, 11:54:18 »

çok ilginç olmuş, ama farklı bir şey lması artı bir şey yani, anlamadığım ise Harry Potter'ın ğlunun böyle olma fikri Terleyen yani... muggle seviyor tamam ama çok soğuk bir çocuk, Tom Riddle'ı da fazla öğrenmiş bence ...
Eline sağlık ama merakla diğer bölümü bekliyorum  Aww
Logged



Imagine 

Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one



Twilight
Âşık
lucy_went
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 257


Snape & Lily [T_T]


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Ocak 31, 2008, 14:10:31 »

güzel olmuş!!! mürver ağaçtan mürver asa falan mı yapıcak bu kendine  Acayip  2.karanlık lord geliyor hemdde potter soyundan wooaw  Şeytani çok güzel bnce devam et  Göz Kırpan
Logged


 bekliyorum seni gecenin karanlığında...umutlarım aydınlatıyor karanlığı!! Ve biliyorum sonunda döneceksin!!
Özgürlüğe asla zincir vurulmaz!!!
Megolaman manyaklığın dışa vurulmuş hali [ben] Hede Hödö Dil Çıkaran
Peki ya sonra ne olacaktı ? Her şey bittikten sonra ? Bana gerimi dönecektin ? Cevabın hep aynı değil mi ? Her zaman soğuk ve kesin ; Hayır !
Aphrael
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 279


Bazen herşey birazdan fazladır...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Ocak 31, 2008, 14:44:17 »

Konusu değişik olmuş.Ama ben Albus u daha bir sevecen,uslu çocuk olarak düşünmüştüm kitapta.Biraz fazla pervasız geldi bana  Hede Hödö Ayrıca Tom Riddle dan bu kadar haberdar olması ve evde ondan çok rahat bahsetmesi garip geldi.Nasıl desem ondan övgüyle bahsetmesi  Dil Çıkaran
konu çok farklı.ama 14 yaşında cisimlenmeyi mi biliyor?birde 2. Kara Lord olmayı mı düşünüyor bu çocuk ne?neyse eline sağlık.

14 yaş cisimlenebilmek için küçük değil mi ? Yani büyücü bir ailenin içinde yetiştiklerini varsayıyorum ama  Kararsız 2. bir karanlık lord ha Harry kalp krizinden gider herhalde bu sefer  Kahkaha Kahkaha Neyse sana kolay gelsin.En azından farklı bir hikaye olucaktır  Gülümseyen
« Son Düzenleme: Şubat 01, 2008, 18:03:10 Gönderen: Aphrael » Logged

Seçimlerimiz siyahı beyazdan ayırmak gibi olsa keşke.Turkuazı nasıl anlatabilirim sana ? Gri aydınlık mı karanlık mı ? Nasıl seçebilirim ?
brave_prens_1988
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 75


yeni dönem çapulcusu :-)

ayfirt_1988@msn.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #7 : Ocak 31, 2008, 15:52:50 »

görünüşte   2. karanlık lord  gibi gelebilir  ama   farklı bir şey olacagı  kesin. yinede söliim  karanlık lord  o olmayacak   farklı bir düşmanı olacak.  neyse ben 2. bölümü yayınlıyıp yeni yorumları bekliim.  ama 3. bölüm biraz geç gelecek kusura bakmayın
Logged

biz çapulcuyuz arkadaş başka bişey değil çapulcuların geri dönmesi için yeni bir grup kurmaya ne dersiniz onlar gibi olamasakda muziplikte 2 numara ( :-)  ) olmaya ne dersiniz 
eheheheueuheheueeh
brave_prens_1988
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 75


yeni dönem çapulcusu :-)

ayfirt_1988@msn.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #8 : Ocak 31, 2008, 15:55:23 »

2. BÖLÜM  :    YENİDEN DÖNÜŞ








     Heyecandan ne yapacağını unutmuştu. Dikkatle ağacı incelemeye başladı. Sanki hayat durmuştu.  Belki birkaç dakika belki bir kaç saat , artık zaman kavramını yitirmişti. Sonunda buraya ne için geldiğini hatırladı ve boşluğa seslendi :

  - " FAWKES "    bir an sonra etraf kızıla boyandı ve tam karşısında tüm ihtişamı ile efsanevi Anka kuşu duruyordu. Onunla tanışalı 3 sene kadar olmuştu. İlk karşılaştıkları yer ise Sırlar Odası ydı.

   Albus, ona babasından kalma armağan olan çatal dili ile Sırlar Odası na girmişti. Uzun süre dolaştıktan sonra Basilisk ten kalan kemikleri görmüş ve ondan kalan uzun sivri dişleri almıştı. Bir süre oyalandıktan sonra çıkışı bilmediği aklına gelmişti. Üstelik Noel tatiliydi ve okulda çok az kişi kaldığı için onun yokluğunu fark etmeyebilirlerdi. Boş boş gezinmeye başlamıştı ki Fawkes ile karşılaşmıştı. O her zaman duyduğu, varlığından haberdar olduğu ama hiç bir zaman ulaşamadığı anka kuşu ile karşılaşmıştı. Biraz yorgun ve hasta gibi görünüyor diye düşünmüş ama sevinçle ona doğru hareketlenmişken bir patlama ile alevler içinde kalmış olan anka kuşuna bakakalmıştı. Albus neye uğradığını şaşırmış ve hayretler içinde alev alan kuşa bakarak yüreğinden bir varlığın koptuğunu hissederek hayatında ilk kez göz yaşlarına hakim olamamıştı. Hatırladığı kadarı ile ilk kez ağlıyordu. Kendisini hiç bu kadar çaresiz hissetmemişti. Gözyaşları ip gibi akıyordu. Albus ise tüm duygularından arındırılmış gibi ona bakarken dizleri üstüne çökmüştü.

  Ağlamanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyordu. Belki diğerleri gibi hıçkırmıyordu ama ansızın akan gözyaşlarını dizginleyemiyordu. Sonunda konuşabildi ve

- " hayır Fawkes. Sen ölemezsin " diye fısıldadı. Ayağa kalkarak bir kayanın üzerine oturdu ve kül birikintisine bakmaya cesaret edemedi. Buradan çıkıp çıkamaması umurunda bile değildi artık. Fawkes a bu kadar yaklaşmışken onu kaybetmesi, yüreğinin burkulmasına sebep oluyordu. Uzun bir süre sonra kanat sesi duyarak boynunu yukarı kaldırdı ve tüm ihtişamı ile çok daha genç bir ankanın karşısında durduğunu gördü. Sevinçle ayağa fırlayan Albus Fawkes a doğru koşmuş ve onu okşamaya başlamıştı.

 - " Ne kadar aptalım dimi Fawkes"  dedi sevinçle ve devam etti " senin küllerinden yeniden doğduğunu unutmuşum ".

   O günden sonra Fawkes onun yoldaşı olmuştu. Ne zaman başı sıkışsa Fawkes yanında belirirdi. Ona her seslenişinde yanına gelmesi Albus u heyecanlandırırdı çünkü o bir idol olarak gördüğü Dumbledore un kuşuydu ve ölümünden beri hiç görülmediği söylenmişti. Artık onun yeni efendisi sayılırdı Albus ama onu hiç evcil bir hayvan olarak görmemişi Hep sıkı bir dost gibi düşünmüştü.

 - " Fawkes bir tek tüyüne ihtiyacım var " dedi onu anlamasını umarak. Onun göz kırptığını sandı ve birden ufak bir duman bulutunun içinden tek bir anka teleğinin yere düştüğünü gördü. Onu ellerine aldı ve hayranlıkla okşadı.
 
  Albus tüyü Mürver ağacın önüne koydu. Asasını kaldırarak " GENERİO SPECTRUM " diye haykırdı. Asasından çıkan masmavi bir ışık topu ağaca çarparak bir patlamaya sebep oldu. Birkaç saniye sonra ağaçtan kopan 2 dal parçası anka teleğinin üzerine kapandı ve bir patlama meydana gelirken Albus geriye doğru sıçradı. Yanlış bir şey yapmadığını umarak ayağa kalktı ve ağacın önünde duran 30 santimlik ucundan kıvılcımlar çıkan asaya baktı. Albus kendi asasını cebine koymak yerine, yeni asası ile ilk büyüsünü yaparak onu eve yolladı. Eski asasına minnettardı çünkü o asa ile hiçbir düelloyu kaybetmemişti ama o asanın sınırlarını yeterince zorlamıştı. En iyi olabilmek için daha fazlasına ihtiyacı vardı.

  Elindeki asayı uzun bir süre inceledi. Fawkes yanında dikkatle onu süzüyordu. Albus kendini hazır hissettiğinde asasını avuç içinde sıkıca kavradı. Asa tutan elinden vücuduna sıcak bir sıvının aktığını hissetti. Vücudu bir anda ısınmıştı. Sanki içinde bir ateş yakılmıştı da onu ısıtıyordu. Asa onu kabul edercesine küçük bir havai fişek gösterisi halinde kıvılcımlar çıkarıyordu. Albus asanın onu kabul etmeyeceği fikrini aklından çıkarmak için çok uğraşmış ama başaramamıştı. Asanın verdiği karşılık ise onu rahatlatmıştı. Artık geri dönmesi gerektiğini biliyordu  bahçeye cisimlendi ve eve doğru yürüdü.


 

 - " tanrı aşkına Albus neredeydin sen " dedi Ginny.

 - " biraz uzadı anne kusura bakma haber veremedim "

 - " Hogwarts tan gelecek mektubu da mı merak etmiyorsun Albus. Ya sana mektup yollamasalar n...-

  - " neden bunun için kaygılanayım ki baba. Her sene geliyor ve ben bugüne kadar mektubunu alamayan birine rastlamadım ".

 - " nasıl oluyor da bu kadar emin olabiliyor her şeyden anlamıyorum dedi Ginny ve gülerek mutfağa gitti. Harry

 - " KREACHER " diye seslendi ve tam önünde kocaman yeşil gözleri ile bir ev cini belirdi.  - " Kreacher senden mutfağa gitmeni ve Ginny ye iş yaptırmamanı, ne yapmak istiyorsa senin yapmanı istiyorum " dedi.

 —emredersiniz efendi Harry Potter " dedi ve sevinçle mutfağa koştu. Albus babası ile göz göze geldi ve biraz sonra Ginny nin sesi duyuldu.

 —Harry şu cini hemen başımdan al yoksa onu dünyanın öbür ucuna postalayacağım ona göre". Sesi ile kahkahalara gömüldüler.



—Albus, Lily çabuk olun artık daha Ron larla buluşacağız " .

- " geldim baba neyle gidicez"dedi. Gözlerinin içi parlamıştı bir anda. Lily büyük annesinin kopyası gibiydi. Lily Evans a benziyordu ve gözlerinin içindeki parıltıyı fark eden abisi Albus olmuştu. Onun cisimlenmek için can attığını biliyordu.
- " Boşuna heveslenme Lily babam cisimlenerek gitmemize karşı " dedi Albus ve babasının şüphe ile onlara baktığını gördü.
— yanı sıra cisimlenme ile mi gitmek istiyorsun Lily " dedi. Kız abisine gülümseyerek   - " evet baba " dedi tatlılıkla.
-"peki, o zaman bizde cisimlenerek gideriz " dedi Harry kızının mutluluğunu görerek.
-"o zaman ben Al ile gitmek istiyorum" diye bir anda haykırdı Lily
- " saçmalama Lily, abin daha kendini zor cisimlendiriyor. Üstelik daha ehliyeti bile yok.  James burada olsa onunla bile yanı sıra cisimlenmene izin vermem.

  Lily hayal kırıklığına uğramıştı. Abisinin yanına gitti. Albus onun bir an kendisine sarılacağını düşündü ama bundan vazgeçmiş görünüyordu. Albus buna sevindi ama içinde bir öfke kabardı. Annesi onun kendisini bile zor cisimlendirdiğini söylemişti. Hâlbuki o hepsinden iyi cisimleniyordu ve kardeşini rahatlıkla yanı sıra cisimlendirebilirdi. Sanki yapmadığım bir şey diye düşündü Albus ama tartışacak pozisyonda değildi. Bunu onlara söyleyemezdi.

 — en iyisi yine uç uç şebekesi sanırım bunu kullansak iyi olur - güvenlik açısından - dedi vurgulayarak ve annesinin bir an için bir şeyler demek üzere iken bundan vazgeçtiğini gördü ve üstelemedi.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

   Vakit epey ilerlemişti. Ron   - "alışverişleri bitirdiğimize göre neden bir şeyler içmiyoruz, hadi şurada yeni bir kafe açılmış. Bir kaç kaymak birası fena olmaz ne dersin dostum.

 — sen nasıl istersen kadim dostum dedi ve reverans yaptı. Tüm çocuklar gülmeye başladı. Hermione onlara gülümseyerek

 — bizim gitmemiz lazım. Size eşlik edemeyeceğimiz için üzgünüz dedi ve Ginny ile yönlerini değiştirdiler.

 — oleeeeeeeeeey! Diye sıçradı Hugo.   Bunun üzerine Hermione ona

 — sevgili oğlum acaba benimle mi gelmek istiyor dedi tatlı tatlı gülümseyerek. Hugo şok olmuştu, sanki konuşmayı unutmuştu. Bu halini gören herkes ona gülmeye başladı. Ron omzuna
bir şaplak attı ve
 — bu kadar korkma oğlum seni annenin ellerine bırakacak kadar insafsız değilim dedi sırıtarak ve herkesi güldürdü. Hermione de kızmış gibiydi ama cisimlenmeden önce Ron a gülümsemeyi unutmadı.


 — eee çocuklar tatil bitiyor, okul zamanı artık.

 — ne güzel işte dedi sevinçle Rosie.

 — yani aslında dışarıda gezmek yerine okulda eğlenmek daha iyi. En azından bir kaç Sltherin yere sermeyeli 3 ay oldu dimi Rosie dedi gülerek.

 — hatırlattığın iyi oldu Albus. Okul müdiren bana senin hakkında biraz bilgi verdi de. İstersen biraz bunlardan konuşalım ne dersin.

 — ne gerek var baba, dersleri çok iyi, büyüleri en hızlı öğrenen öğrenci falan demiştir heralde dedi sırıtarak.

 — bunları da dedi ama sürekli birileri ile kavga ettiğini söyledi. - Sinirleniyor gibiydi -

 — kavga ediyor dememiştir baba, demişse de yalan söylemiş demek ki. Ben kavga etmiyorum.

 — yapma Al, Rosie ve Hugo sürekli birileri ile düello ettiğini ve yere serdiğini anlatıyor bana.

 — evet Ron, doğru söylemişler. Ama kavga etmiyorum, sadece onları yere seriyorum. Kavga etmiş olmam için benimde dayak yemiş olmam gerekir. Ama bana impedimenta büyüsünü bile yediren olmadı hatırlatırım dedi. Bu iştende kurnazlıkla kurtulmayı umuyordu.

 — sürekli birileri ile kavga etmen ne annenin ne de benim hoşuma gitmiyor Albus. Neden onlarla düello etmek zorunda kalıyorsun. McGonogall bana genelde seninle alakası olmayan kavgalara katıldığını, aslında sana hiç kimsenin bulaşmadığını ve sürekli olarak kavgayı senin başlattığını söylüyor. Üstelik sende bunu kabul etmişsin.

 — evet genel olarak bana karışmaktan korkuyorlar sanırım ve küçük sınıflarda ki Griffindoor lara sataşıyorlar. Unutma ki ben sınıf başkanıyım dedi ve Rosie ye baktı.

 — evet, sınıf başkanısın ve onları profesörlere söylemen gerekiyor. Ayrıca sınıf başkanlığı görevini kullandığını bilmiyordum.

 — kullanıyorum. Geceleri dışarıda gezebiliyorum ve küçük öğrencileri koruyorum diyerek masadaki herkesin gülmesine neden oldu. Tabi Harry haricinde.

 — sınıf başkanlarının görevleri bu yani öyle mi? yoksa sadece işine gelenleri mi yapıyorsun?

 — yapma baba 2 tane sınıf başkanı var ve biz görev paylaşımı yapıyoruz dimi Rosie dedi sırıtarak.

 — yani geri kalan bütün her şeyi Rosie yapıyor. Sana birini hatırlatıyor mu Ron dedi dostuna dönerek.

 — eee şey - gülerek kafasını kaşıdı - sanırım bi yerden tanıdık geliyor ama o kadar da ileri gitmezdim be abi dedi gülerek.

 — evet unutmuşum. Sen genelde hiç bir şey yapmazdın dimi Ron. Sana gelince Albus, bu sene başını biraz daha az belaya sokarsan sevinirim. Yoksa annenin gazabından seni kimse kurtaramaz. Yeri gelmişken şu ana kadar kimseden dayak yemedin mi?

—   yooo! Okul yeteneksiz öğrencilerle dolu. Zaten genelde Sltherinleri dövmek zorunda kalıyorum. Onlarda da belli bi kaç kişi var. Gerisi zaten benden korkuyor diyerek sırıttı. Lily abisine hayranlıkla bakıyordu. Rosie ise çok farklıydı. Hugo Albus un koruması altında olmaktan hoşnut görünüyordu.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 

   
    İnsanların vedalaşmalarının verdiği coşkunun arasında tüm ihtişamıyla Hogwarts ekspresi duruyordu. Üzerinden çıkan buhar küçük bir bulut kütlesini andırıyordu. Albus, Rosie, Hugo ve Lily 15 dakika sonra kalkmak üzere olan trene bakıyorlardı. Albus, gidip yer kapalım kalabalık bir grubuz dedi. Sonrada küçük çapta bir vedalaşma töreninin bitmesini izledi. O haricindeki üçlü anne ve babalarıyla vedalaştı. O ise hoşça kalın diyerek trene doğru ilerledi. Birazdan Rosie nin ona yetişmek için hızlıca arkasından geldiğini fark ederek yavaşladı.

-   onlara veda etmeyecek misin?
-   Hoşça kalın dedim ya az önce
-   Al, neden doğru dürüst vedalaşmıyorsun. Onlar senin annen ve baban…
-   Duygusallığa gelemiyorum Ros. Bunu sende biliyorsun. Bu konuyu kapatsak iyi olacak. Gidip yer kapalım. Ant ve Look uda bulmamız gerek.
-   Peki…  Dedi Rosie ve yürümeye başladılar. Her zaman ki gibi son vagona doğru ilerledi.
-   Neden her seferinde en son vagona gidiyoruz. Sınıf başkanıyız ve sınıf başkanlarına ayrılmış kompartımana gideceğiz.
-   Gelip geçenlerin kafalarını çevirmesine dayanamıyorum. Zaten o kompartımanda kalmaktan o kadar da hoşlanmıyorum biliyorsun.

      Onun önünde yürüyüşünü izledi. Dalgalı sarı saçları o kadar güzel görünüyordu ki. Ama bunu ona söylemiyordu, onunda kendisini sevdiğini bilse de bunu yapamadı. Gözlerindeki masmavi sulara dalıp saatlerce ayrılmamak istiyordu ama yapamazdı. En güçlü olmak istiyordu. Aşk ise en büyük zayıflık, amacıma ulaşmadan olmaz diye düşündü. Aşk onu zayıflatabilirdi.

-   bak Anthony ve Look burada dedi ve solundaki kompartımanın kapısını açtı ve içeri girdiler.
-   Selam Ant - karınca -, selam Luk. İlk olarak Look la selamlaştı. Anthony ye selam vermeden önce durdu ve sinsice. Sen gittikçe kısalıyor musun? yoksa bana mı öle geliyo Ant. Ne dersin Look yanılıyor muyum ?.
-   Rosie sence Al ın boyu fazla mı uzamış, ne dersin kafasından küçük bir destekle boyunu kısaltma mı ister misin?   Rosie nin bunu onaylaması Albus için tehlike çanları çalıyordu. 2 metrelik dev arkadaşına baktı ve
-   Tamam abi şaka ediyordum. Biraz eğil de hasret giderelim… En yakın arkadaşı yarı devdi ama güç kullanmak ona göre değildi. 4 arkadaş gerçekten iyi anlaşıyorlardı. Birbirlerini tamamlayan bir grup oluşturmuşlardı.

       Rosie zeki bir kızdı. Babasının da dediği gibi Hermione ye çekmişti. Ayrıca çok iyi bir araştırmacıydı. Look ise çok yetenekli bir muggle doğumluydu. Muggle dünyası hakkında müthiş bir bilgi birikimine sahipti. Anlattığı efsaneler çok ilgi çekiciydi. Onun sayesinde muggle dünyasına kendini fena kaptırmıştı. Bilgisayar ise muggle dünyasının temel taşıydı. Anthony, o bekçi Hagrid in oğluydu. Koca cüssesinin üçte birini korkutmak amacıyla kullansa kimse yanına yaklaşamazdı. Ama o dış dünyasında pasifin, iç dünyasında ise bir kahramanın yüreğini taşıyordu. Büyü konusunda yeteneksizdi ve dev kanı taşıması bir çok sltherin için alay konusuydu.

    Onlar 4 kişiydiler ama peşlerini bırakmayan 2 kişi daha vardı. Biri 4. sınıf bir Griffindoor olan ve Rosie nin erkek kardeşi konumundaki Hugo, diğeri ise hayatta en çok sevdiği ve kendisini en çok sevdiğine inandığı Lily ydi. Beline uzanan sapsarı saçları ve zümrüt yeşili gözleri ile sürekli abisinin peşinde dolaşan, onun yanında rahat olan, yetenekli bir cadıydı ama Albus un gözünde korunması gereken küçük ve çaresiz bir kız çocuğuydu.

    Birbirinden güzel şekerlemelerin ve çikolataların yendiği, gırgırın ve şamatanın ayrılmadığı 6 kişilik bu kompartıman - sonradan Lily ve Hugo da katılmıştı - Hogwarts ın muhteşem ihtişamını görünceye kadar eğlenerek geçti. Hogwarts treninden inerken her zaman olduğu gibi şatonun inanılmaz derecedeki güzelliğine bakarak, “bu sene kendimi sana kanıtlayacağım” dedi ve elini asasına uzattı. Asa sanki onu eline almasını istermiş gibi hareketleniyordu ama elini geri çekti. Şu anda büyü kullanamazdı ve “biraz sabret” dedi.

  - birinci sınıflar beni takip edin !   nidasını 6. kez duydu.
  - merhaba Hagrid dedi aynı anda 6 kişi.
  - merhaba çocuklar hoş geldiniz evinize… şimdilik beni affedin biliyorsunuz bir görevim var, ama en kısa zamanda kulübeme bekliyorum sizi ona göre dedi ve el sallayarak, 1. sınıfları kayıklarla Hogwarts a götürmek için yola çıktı.

    Hogwarts ta seçim zamanıydı. Yeni bir yıla adım atılmak üzereydi ve bir çok öğrenci için hayatlarının en önemli anıydı. Seçmen şapkadan çıkacak sonuç, onlara hayatlarının geri kalanını ne olarak geçireceklerini belirleyecekti.



Logged

biz çapulcuyuz arkadaş başka bişey değil çapulcuların geri dönmesi için yeni bir grup kurmaya ne dersiniz onlar gibi olamasakda muziplikte 2 numara ( :-)  ) olmaya ne dersiniz 
eheheheueuheheueeh
Fides
Larien
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2987


Give peace a chance


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Ocak 31, 2008, 16:20:09 »

hıımmm bu bölümde  Albus'u daha iyi tanıdık bence en azından kardeşine çok değer verdiğini ve Rosie'yi sevdiğini biliyoruz... Yani benim korktuğum kadar da Voldemort değilmiş Kahkaha  Peki okulda malfoy'un oğlu var mı acaba? Neler olacağını çok merak ediyorum eline sağlık çok güzeldi Aww  geç olsun önemli değil napalım Kahkaha
Logged



Imagine 

Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one



Twilight
Âşık
miss-potter
~SoniAdorA~
UU Seherbazları
Sıcak Çikolata
*******
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1520


~Lonca Editörcübaşısı~:p


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Ocak 31, 2008, 19:04:38 »

güzel en kısa zamanda dvm nı bekliyorum
Logged



Harry Potter ve Umudun Büyüsü<br /><br />~Dans Kulübü~<br /><br />~HPC Yazarları Loncası~
brave_prens_1988
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 75


yeni dönem çapulcusu :-)

ayfirt_1988@msn.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #11 : Şubat 01, 2008, 18:22:05 »

yorum için saolun  sabrınız  içinde  çok saolun

biraz bilgi verelim ozaman   tabi  yorumlardaki  sorulara yönelik

malfoyun oglu var  ve karanlık tarafta olacak  ama karanlık lord o olmayacak tabi albus un olması da beklenemez  yeni bir karanlık lordumuz olacak ve  ilginç bi durumla karşı karşıya kalıcaz

albus  voldemort deil ama dumbledore dan daha fazla saygı duyuyor ona   
Logged

biz çapulcuyuz arkadaş başka bişey değil çapulcuların geri dönmesi için yeni bir grup kurmaya ne dersiniz onlar gibi olamasakda muziplikte 2 numara ( :-)  ) olmaya ne dersiniz 
eheheheueuheheueeh
lucy_went
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 257


Snape & Lily [T_T]


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Şubat 01, 2008, 20:25:40 »

gerçekten güzel olmuş 3 bölüm geç gelsin olsun napalım sonuçta gelecek değilmi =)

ellerine sağlık
Logged


 bekliyorum seni gecenin karanlığında...umutlarım aydınlatıyor karanlığı!! Ve biliyorum sonunda döneceksin!!
Özgürlüğe asla zincir vurulmaz!!!
Megolaman manyaklığın dışa vurulmuş hali [ben] Hede Hödö Dil Çıkaran
Peki ya sonra ne olacaktı ? Her şey bittikten sonra ? Bana gerimi dönecektin ? Cevabın hep aynı değil mi ? Her zaman soğuk ve kesin ; Hayır !
brave_prens_1988
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 75


yeni dönem çapulcusu :-)

ayfirt_1988@msn.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #13 : Şubat 03, 2008, 19:14:45 »

kesinlikle gelecek  bu hikaye begenilsede begenilmesede yazılacak    kendim için bile olsa yazarım
Logged

biz çapulcuyuz arkadaş başka bişey değil çapulcuların geri dönmesi için yeni bir grup kurmaya ne dersiniz onlar gibi olamasakda muziplikte 2 numara ( :-)  ) olmaya ne dersiniz 
eheheheueuheheueeh
miss-potter
~SoniAdorA~
UU Seherbazları
Sıcak Çikolata
*******
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1520


~Lonca Editörcübaşısı~:p


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Şubat 06, 2008, 13:02:13 »

kesinlikle gelecek  bu hikaye begenilsede begenilmesede yazılacak    kendim için bile olsa yazarım

işte örnek bir yazar yav hikayeleri öyle yarıda bırakmakta neyin nesiymiş çok takdir ettim seni ama yeni bölümü artık yazarsan daha çok takdir edeceğim seni
Logged



Harry Potter ve Umudun Büyüsü<br /><br />~Dans Kulübü~<br /><br />~HPC Yazarları Loncası~
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 10   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: