:Weasley'ler Mısırda:
Sabahın erken saatleriydi anne Molly'nin sesi tüm evde yankılanıyor ikizler Fred ve George valiz kavgası ediyor Ginny kıyafet seçmeye çalışıyor baba Arthur yeni bulduğu bir Muggle dergisine bakıyor Ron uyuyor ve Percy'de annesini sakinleştirmek için kardeşlerine emirler veriyordu..Ginny Ron'u kaldırmak için uğraş verirken annesi cırtlak sesiyle:
"- Ronald Weasley hemen o yataktan çık." Ron telaşla yataktan çıkmaya çalıştı.Fred:
"- O şapsal uyanana kadar biz çoktan yol almış oluruz.."
"- Kapa çeneni." George;
"- Nedenmiş küçük kardeşimizin zorunamı gitti ha?" Ginny;
"- Onunla uğraşacağınıza hemen toplanın yoksa annem geziyi iptal edecek.."
"- Teşekkürler Ginny."
"- Senin düşündüğüm için yapmadım Ron..Bu gezi benim için çok önemli." Ron dudak büzerek;
"- Ya öyledir muhakkak."
"- Weasley'ler 10 dk içinde hazır olmazsanız gezi iptal edilecek.."
Fred-George-Percy-Ginny: "- Geliyoruz anneeeeeeeee."Ginny: "- Ron.." Ron;
"- Aa evet anne.Anneeeeeeee"
"- Çocukların üstüne çok gitmiyormusun Molly?"
"- Hayır aksine onları ödüllendiriyorum."
"- Ama sürekli azarlanmalarına gerek yok.."
"- Arthur Weasley bu çocukları ben büyüttüm..Nasıl davranacağımı iyi biliyorum.."
"- Ohh tamam tamam.Nasıl bilirsen öyle yap.."Eşine sarıldı.O sırada merdivenden uçarcasına indiler..
Fred-George: "- Biz hazırız anne."Ron: "- Bende." Ginny ve Percy: "- Bende-bende.."
"- Öyleyse gitme vakti çocuklar..İlk önce babanız gitsin." Eşine uçuş tozunun bulunduğu kavanozu uzattı;
"- Karnak/Mısır"... dedi ve tozlu yeşil ışıkla beraber gözden kayboldu..
"- Fred_George.."
Ve hepsi sırayla uçuş tozuyla beraber Mısıra ulaştı..
"- Vay canına.."dedi Fred ağzı açık..George ise kahkaha ile etrafında döndü.."
"- Ginny tatlım beğendin mi?"dedi baba Arthur..
"- Bu..Bu muhteşem.." Molly:
"- Ron sende abin Charlie'ye merhaba de.."
"- Peki anne.."
"- Percy sende git..Biz hemen gelicez.."
"- Çoçuklar abileriyle kucaklaşırken yolun hemen ortasından geçen tren herkesi biranlık ürkütmüştü..Hemen tepeden görünen piramitler içlerine heyacan doldurmuştu.."Fred:
"- Hey Ron burda bok böcekleri var biliyorsun değil mi"? George ve Fred deli gibi gülüyordu..
"- Haha hiçte komik değil." Charlie:
"- Aldırma Ron." Ron biran için rahatladı..
"- Onlara yaklaşmadığın sürece derine girip bedeneni yiyemezler.." Ron'un gözleri faltaşı gibi açık kalmıştı..
Kardeşleri kahkahalarla Ron'a gülüyordu..Arthur:
"- Hadi çocuklar kalacağımız otele gitmeliyiz..Ginny:
"- Baba mumyaları ne zaman göreceğiz.." Molly:
"- Daha çok erken tatlım..Acele etmemelisin."
"- Annen haklı" dedi gülümseyerek..
Otele geldiklerinde herşey büyücü dünyasındaki gibi aynıydı tek fark burdakiler pelerin değil Mısır halkı gibi sarıklı elbiseler giyiyordu..Ron etrafına bakınırken çarptığı adam ağzını açınca saramış çürük dişlerini gören Ron korkuyla masaya çarpınca masadaki bazı bardaklar yere devrildi..Annesi kızgınlıkla laf söyleyecekken bir adam:
"- Hey küçük aptal..Büyücümü sanıyorsun kendini..Sakar şey bana hemen 2 galleon vereceksin.." Bunu duyan babası hemen öne atılınca abisi;
"- Sen ne dediğini biliyormusun?O benim erkek kardeşim."
"- Sahimi efendim?"
"- Saçına bak al şu paranıda kaybol.." dedi kızgınlıkla."- Gel Ron odanızı size göstericem.Hem yeni kıyafetler giyeceksiniz.." Anne ve babası çok mutlu olmuştu.
Akşam yemeği için çölde ateş etrafında yemek yiyeceklerdi..Herkes çok heyecanlıydı..Ron'u korkutan Fred ve George ortamın tadını çıkarırken zavallı Ron o sıcakta iki kat çorap ve bot giymişti..Annasi:
"- Ronald Weasley bu ne hal..Çöl kumu ayaklarına zarar vermez.."
"- Biliyorum anne."
"- Neden botlarını giydin?" Fred:
"- Böceklerden korunmak için."
"- Ne böceği?"
"- Bok böceği."dedi Baba Weasley: "- Gel Ron bu tarafa otur.Siz ikiniz başınız dertte."
Fred-George: "- Başın dertte." Charlie:
"- Siz hala büyümediniz mi?" Ginny:
"- Büyüyen şey sadece bedenleri."
Ama Fred ve George ona aldırmaksızın kahkahalar atıyordu..
Çöl ateşinde pişen lezzetli yemeğin ardından uyumak için vakit geldiğinde Charlie: "- Ne dersiniz bu gece çadırda uyuyalım mı?"
Fred-George- Ginny : "- Eveetttttttttttt". diye bağırdılar coşkuyla.Percy benim için farketmez dedi.
"- Ron sen ne dersin?"
"- Ben..şeyy."dedi dudaklarını ısırarak.
"- O şapşal korkuyor."
"- Böyle söyleme Fred.Korkma ben yanındayım..Hiçbirşey olmayacak..Bana güvenebilirsin."
"- Korkma Ron kız gibi çığlığına firavunlar uyanır.." dedi George kahkahayla..Anne ve babasıda gülünce Ron çok üzülmüştü..
Herkes çadıra girdi yavaş yavaş..
Uykuya dalamayan tek kişi Ron'du..Horultuların arasında yanı başındaki kuma birşeyler çiziyordu..Tam o anda bir hışırtı duydu..Fred'in söyledği siyah parlak böcek Ron'a doğru geliyordu..Ron'un bir anda eline giren böcek hızla derisinden yukarı doğu çıkıyordu..Ron çığlık çğlığa bağırınca annesi:
"- Ron..Ron tatlım neyin var.."
"- Beni yedi..beni yedi."
"- Uyan tatlım..Sadece bir kabu gördün..Sabah oldu çölde develerle gezi turu var.."
" Nee rüyamıydı..Ohhhh." dedi iç çekerek..Neyse ki bu kötü bir rüyaydı.."
Develer turunda ikizler hemen öne atıldılar..Nedense Ginny ürkmüştü..Hep beraber develerine binerek mumyaların saklandığı özel bölüme geldiler..
Fred ve George akıllarına gelen fikirleri fısır fısır paylaşırken Ginny anne ve babasıyla dolaşıyordu..Ron bir an yalnız kaldığını anlayınca ne tarafa döneceğini bilemedi..Herkes bi yerlere gitmiş gözden kaybolmuştu..Telaşla onları araken bir lahit dikkatini çekti..Çok süslüydü..Dokunmak istediği an iskelet eli omzunda görünce öyle bir çığlık attıki binanın içinde yankılandı..Ama bu kötü şakayı yapan ağabeyi Fred'di..
"- Hain ve pisliksin."
"- Ahahahha anne diye bağırmadğına göre bi gr büyümüşün Ronald ahaha."
"- Gerizekalı.."
Biraz hır gürle geçen gezinin sonunda piramitlerin önünde resim çektirdiler ve evlerine döndüler..Ama Ron kardeşlerinden intikam almak için yanında bir süprizle eve dönmüştü..
