Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ekim 12, 2008, 19:09:28  
   
 
 
   
 
Sayfa: 1 ... 34 35 36 [37] 38 39 40   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Lily&Severus (Snape Ailesi) 7.Kitap(2.Sezon) Bölüm 3: VEDA / I. Kısım /  (Okunma Sayısı 25612 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #540 : Temmuz 14, 2008, 03:41:10 »

teşekkür ederim Fleur destekçisi Sırıtan
Sitede yenisin galiba,hoşgeldin Sarılan Gülümseyen
Logged

Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Lily&Severus (Snape Ailesi) 7.Kitap(2.Sezon) Bölüm 3: VEDA / I. Kısım /
« Eklendi: Ekim 12, 2008, 19:09:28 »

Logged
darkkphonix
~Sarı Sonbahar~
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Krema
*****
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 381


<3 Hayattan Bir Kaç Kelime <3


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #541 : Temmuz 14, 2008, 12:02:07 »

Heyyy öncelikle tebrik ederim...İlk bölümden itibaren okumaya başladım wuww biraz zor oldu 3-4 bölümlerde birazcık sıkıldım Kahkaha ama azmettim ve başardım...Kesinlikle ilk bölümlerden daha güzel bir gelişme var ilk bölümlerde noktalamaya vrugulara cümlelerin kısalığına çok takmışdım ama 6.bölümden sonrakiler süperdi...Ama tabiki ben severusu sevmediğim için =/ birazcık siniri bozuk okudum Kahkaha neyse uzun lafın kısası sezon finali..güzeldi..
Logged


Şiirlerime Yorum Bekliyorum =D ..
YumurtaLara TıkLada Büyüsün (:
snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #542 : Temmuz 14, 2008, 12:16:31 »

Waşş darkphonix,çok teşekkür ederim  Terleyen
ilk bölümlerin sıkıcı ve İmla hatalarımın fazla olduğunu biliyorum. Bu yüzden düzeltileblmesi için Lonca dan yardım istedim.
Sende hoşgeldin canım Sarılan
Zahmet edip yorum yaptığın için tekrar teşekkürler  Terleyen   Sarılan
Logged

darkkphonix
~Sarı Sonbahar~
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Krema
*****
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 381


<3 Hayattan Bir Kaç Kelime <3


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #543 : Temmuz 14, 2008, 13:06:33 »

Zahmet değil...Öncelikle Lonca nın demesiyle okumaya başladım fakat sardı be Kahkaha devamını beklicem..
Logged


Şiirlerime Yorum Bekliyorum =D ..
YumurtaLara TıkLada Büyüsün (:
mirabillis_92
~S@pph!re~
Demleme Çay
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 744


...:::eMMa:::...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #544 : Temmuz 16, 2008, 13:50:44 »

yeni sezona ne zaman başlarsın?
Logged

Fleur Isabella Delacour
Şeker
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 179


Susan Pevensie-Narnia Günlükleri-Kraliçe Susan

fleurdelacour@windowslive.com
Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #545 : Temmuz 16, 2008, 15:23:10 »

teşekkür ederim Fleur destekçisi Sırıtan
Sitede yenisin galiba,hoşgeldin Sarılan Gülümseyen
sağol bu arada evet yeniyim
Logged

snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #546 : Temmuz 30, 2008, 14:58:19 »

yeni sezona ne zaman başlarsın?
valla şuan yayladayım ama çok şükür bir cafe buldum XD
bir ya da 2 hafta sonra ancak yayınlarım galiba Üzgün
Logged

mirabillis_92
~S@pph!re~
Demleme Çay
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 744


...:::eMMa:::...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #547 : Temmuz 30, 2008, 16:09:06 »

yeni sezona ne zaman başlarsın?
valla şuan yayladayım ama çok şükür bir cafe buldum XD
bir ya da 2 hafta sonra ancak yayınlarım galiba Üzgün


ama ben o vakit ayvalıkta olucem Terleyen Ağlayan olsun gelince okurum napalım? Kahkaha
Logged

snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #548 : Ağustos 14, 2008, 21:04:58 »

   Oh be,nihayet döndüm! Arkadaşlar başlık aslında ''Geçmişin İzleri'' ydi ama ayriz'in hikayesinin başlığına benzediği için değiştirdim. Yine ''Sırlar ve Yalanlar''  bölümündeki gibi benzerlik olsun istemedim.Neyse sizi bekletmeyeyim bu kadar zamandan sonra Sırıtan İşte bizim yetişkinlerin Geçmişi Sırıtan


                                                                 7. KİTAP
                                                                 
                                                                  -- BÖLÜM 1--
                                                           
                                                            ~Zamanda Yolculuk~

 
Seçmen Şapka

Gölün sakinliği onları ürpertti.Önlerinde ileriyi engelleyecek kadar yoğun olan sis uzanırken meraklı başlar gözleriyle Okul’u görmeye uğraştı.Sonunda usulca süzülen kayıkları yavaşça sisleri bir perde gibi  açtı.Bir sürü ışığı vardı,göz alıcı.Hayatların hiç böylesine heybetli şato gördüklerini anımsayamadılar.Hayretten küçük dillerini yutanlar arasında en çok,muggle doğumlular vardı elbette..

 ‘’Tuney,b-bu bizim okulumuz mu?’’

‘’Ay çok büyükk’’

Yanlarında oturan birisi kıkırdadı.Kayığa bindiğinden beri tek kelime etmeyen içine kapanık,kıkırdayan bu çocuk Severus snape’ti.   ‘’Size şatoyu anlatsaydım,o pörtleyen gözlerinizi göremiycektim.Güzel bir yer değil mi?’’

‘’K-kesinlikle’’ dedi kızıl saçlı kız. Derin bir soluk alıp içine sindirmeye çalıştı. ‘’Umarım güzel günlerimiz olur burada.Değil mi abla?’’

‘’H-hım’’ Ablası da şatoya hayran kalmıştı elbette ama o, yanındaki kayıkta oturan solgun yüzlü Remus’un kendisini izlemesine bozum olmuştu. Neyi vardı bakılacak? Aldırmaz bir tavırla önüne dönüp kardeşiyle birlikte okula bakmaya çalıştı.

Lily ilk kez büyücülük okuluna gideceği için hayli endişeliydi.Hangi binaya gidecekti? Snape ona oldukça fısıltılı bir sesle slytherinlilerin muggle’lardan kesinlikle hoşlanmadığını söylemişti hüzünle.  ‘’Çünkü onlar kanlarının saf oluşuyla övünen  salaklar’’ demişti. Potter duysaydı, Snape’in itirafına kesinlikle acımasız ve alaycı laflar edebilirdi gülerek.  Gryffindore da istemiyordu pek,tanıdığı en yakın arkadaşı yanında oturup sessizce şatonun yaklaşmasını izleyen kara siluetti sadece..

 

‘’Potter James’’  dedi bir ses. Gözlüklü,sıska bir oğlan kalabalığı yararak platforma çıktı.Bazı masalar mırıldanmaya başlamıştı bile. Şu ünlü Potter’lar.. Sondan bir önceki masa heyecanla onun kendi binalarına seçilmesini bekledi.Az sonra Hogwarst’ın  muazzam belirleyicisi seçmen şapka  coşkuyla ‘’GRYFFINDORE!’’ diye haykırdı.Bir alkıştır koptu o masadan.Bir sürü neşeli yüz arasından onu en çok coşkuyla karşılayan iki kişi Peter ve Remus’tu. James,onlara sarıldıktan sonra Sirius için  endişelenmeye başlamıştı bile.

James’ten sonra Bellatrix Black ve Regulus Black adındaki iki kuzen ard arda Sytherine seçildiğinde Sirius korkmaya başladı.

‘’Black Sirius!’’  Oldukça yakışıklı bir çocuk sıkıntı karışımı bir endişeyle ağır ağır seçmen şapkaya yaklaştı.Tabureye oturmadı bile,heyecanlıydı.. Yanında duran  saçları sıkı topuzlu,yarım ay biçiminde gözlük takan öğretmen sert bakışlarla ona oturmasını söylemeye çalıştı gözleriyle.Çocuk anladı ama başını sallayıp öğrtemeni şaşırtarak reddetti. Şapka başına geçmek üzereyken içinden yalvarıyordu. Gözlerini açtığında aynı masa çığlıklar eşliğinde onu alkışlıyordu.Ne olduğunu anlaması pek sürmedi,gülerek  James potter’ın yanına koştu.

‘’Snape Severus’’  Salonda adeta bir sessizlik oldu.Herkes şaşkındı,meşhur Albert Prens'in soyundan gelen snape'ler mi? Slytherin masasında oturan oldukça yakışıklı olan Tom Riddle,sırtını dikleştirdi.Herkes nefesini tuttu,çocuğun şan şöhretle ilgisi olmadığı ilgisiz tavrından anlaşılıyordu.O sadece sahneye çıktığında siyah gözlerini Lily’nin üzerine dikmişti.Bu sefer heyecanlanan masa  Slytherin oldu.Bu binaya seçilecekti,seçilmek zorunda olduğunu düşündüler ve evet,fazla zaman geçmemişti ki slytherinliler çığlıklar eşliğinde onu aralarına aldılar.. Birkaç dakika önce seçilen uzun,solgun sarı saçlı oğlan onun sırtını sıvazlayıp gülümsedi. ‘’Slytherine hoş geldin..’’

 

Hogwarstta 3. Yıl

Esmer kız oflayarak ortak salonuna dönmek için büyük salondan geçerken siyah saçlı çocuk ona yetişip,çaktırmadan fısıldadı. ‘’Hey,petunia.Her zamanki köşeye gelsene,biraz konuşalım.’’  Az önce dörtçocuğun farkında olmadan yaptıkları gizli konuşmaları dinlemişti.Eğer dinlemeseydi bugün’ün dolunay olduğunu tamamen unutacaktı. Kız ortak salona gitmekten vazgeçip Severus’la konuşmayı karar kıldığında ‘’Tamam’’ dedi.      Gözlerden uzak,herhangi bir Gryffindore veya Slytherin’linin görmesinin imkansız olduğu kirişlere sindiler,yağmur yağıyordu. ‘’Dinle,sana defalarca söyledim.Remus’un zamanı yaklaşıyor,o bir kurtadam tamam mı? Boşu boşuna bu gece onun senle vakit geçirmesini bekleme.’’    ‘’Gördün demek?’’   ‘’E-evet ve senin üzülmeni Lily’n,in istemeyeceği kadar bende istemem.’’   ‘’Çok iyisin ama kurtadam olduğunu da nerden çıkarttın ki?’’   ‘’Yüzündeki derin kesikleri bir deli kendine bile yapmaz.’’   ‘’Köpeği var onun’’  Oğlanın ince dudakları alayla büzüştü  ‘’Burnu düşsün’’   Kız öylece baktı bir süre,sonra o da sinirleri bozuk  kıkırdamaya başladı.  ‘’Tamam,sen kazandın.Ama bana söylerdi değil mi?’’  ‘’Utanmış olabilir’’  ‘’Bütün gece nerde kalıyor peki,yalnız başına mı acı çekiyor?Madam pomfrey bir şey yapamaz mı?, Prof. Dumbledore biliyordur,yoksa onu okula almazdı değilmi ya da belki bilmiyordur??’’   ‘’Amma soru sordun, Madam pomf. bir şey  yapamaz sanırım ama bütün geceyi geçirmesini sağlayacak bir iksir vardır mutlaka.Nerde geçirdiğini bende bilmiyorum fakat takip edersem öğrenebilirim.’’   ‘’Seninle geliyorum’’  ‘’Pekala, zaten bu gece yarısı ortak salonunun önünde olacağım,pelerinimle..’’

 

Gece yarısı..

 

İki öğrenci yavaşça yamacı iniyordu.Gökyüzündeki ay muazzam büyüklükte,büyüleyici bir görüntüye sahipti.Çimler nemliydi,bu yüzden yavaş iniyordu ikiside.Bir kaç dakikadır 4 çocuğun onların görüş alanından uzaklaşmasını beklemişlerdi.Remus Lupin’in hayatta akıllarına gelmeyeceği yerde dönüşüm geçiriyor olması onları şaşırmıştı.Şamarcı söğüt.. Bir uluma duyduklarında oldukları yerde çakılıp ürperdiler.Ay ışığında birbirlerinin dehşet dolu gözlerini gördüklerinde buraya fazla yaklaştıklarını düşündüler.Ses yakından gelmişti çünkü.

O sırada yamacın kenarına tırmanan şişman çocuk kamburunu çıkarırcasına kıkırdadı. Sümsükus  yamacın oldukça yakınındaydı,yalnız başına.. Arkasını döndü ve  Sirius Black’e baş parmağıyla olumlu bir işaret verdi. ‘’Aptal sümsük planladığımız gibi geldi patiayak,oyun başlasın.’’   Yakışıklı oğlan gülümseyerek hırpani görünümlü  siyah bir sokak köpeğine dönüşüp hızla ağacın altındaki oyuğa girdi. Az sonra yanında salyaları akan,duruşu nedeniyle sırt kemikleri açıkça görünen oldukça sinirli,anormal boyutta  bir kurtla  geri döndü.Dehşet veren sarı gözleri öldürücü bakışlar atıyordu.Hırladı ve yamacın tepesinde duran kara silueti hemen gözüne kestirdi.

Snape yavaşça inmeye başladığında Kara öpek korkuyla başka bir elin ona uzandığını gördü.Yerinde kıpırdamak istedi önce,yüzünü göremiyordu,bir buraya baksa.. Kurtadam herşeyden bihaber olan bu iki Hogwarst öğrencisine saldırmak için fazla acele etmedi.Nede olsa buraya geliyorlardı.Kendisini görünce..üzerine atlayacaktı.Ayaklarının altından köpeğin yanına koşan fareyi fark etmedi bile.Biri yamaçtan aşağı doğru kaydı.Yüzünü muazzam aya döndüğünde o an Kurtadam üzerlerine doğru koşmaya başladı.Kara köpek yeni uyanmışçasına onun ardından koşmaya başladı.Tuneydi bu..

Kız korkuyla çığlık attı.Buraya geliyordu ve kesinlikle yalnız değildi,ardından başka bir köpek daha geliyordu.Gerisin geri giderken Severus ona yardım etti. Kız ayağa kalktığında ardına bakmadan koşuyordu,bağırmak istedi ama büyük bir cesaretle koşmaya devam etti. ‘’Petunia,okula doğru koş! Ben onu oyalarım!’’  Kızın elini bıraktı,artık güvendeydi o. Arkasını dönüp asasını çıkardığında kocaman bir pençe hızla onu yere düşürdü.Bir ayağını snape’in üzerine koyduğunda boynunu ısırmak üzereydi.Birden sarsıldı..

Kara köpek ve bir geyik aynı anda onun üzerine atladığında snape gözlerini açmıştı.Önündeki manzara inanılmazdı,kurtadam ikiye karşı birdi ve bu doğal bir şeymiş gibi hemen pes etti. Geyik onu yere yatırdı,toynaklarıyla göğsüne basıyordu. Köpek hızla snape’e koşarken normale döndü. İyice şaşıran severus, Sirius suratına birkaç kelime haykırdıktan sonra okula doğru koştu..

Tuney bir-iki gün sonra ancak atlatabilmişti bu olayı. Remusun  öğrenmesi de uzun sürmedi,Sirius onun peşi sıra koşarken özür diliyordu. ‘’Aylak,yemin ederim sadece sümsük içindi.Onun geldiğini görmedik! Kılkuyruk yamaçtan baktığında yalnızdı!’’  ‘’Sümsüğü kızdırmak james’in işi sanıyordum patiayak’’   ‘’Hayır! James yapmadı,gerçekten.Bu sefer ben ve Peter’dık. Dinle,geçen hafta Riddle bizi fena kızdırdı,salak Bella da yanındaydı tamam mı.Fena bozum oldum ve tayfalarından birinin canına okumak istedim!’’ Remus arkasını döndü ve burnundan soluyarak,  ‘’Şimdi tuneyle konuşacağım,sende ondan özür dile,sen ve pete.’’ diyerek hışımla büyük salonu terk etti.

  Ayrılık

  ‘’Sana zarar verebilirdim,salak sümsüğe zarar verebilirdim!Hem o seni diye getirdi sanki!’’ 
  ‘’Onu suçlama’’ 
  ‘’Ne dedin sen?’’
  ‘’Onu suçlama Remus,benim merakım yüzümden oldu.’’
  ‘’Seni meraklandıran oydu ama!’’   Sustu,kız ağlamak üzereydi.
  ‘’Petunia,bu böyle olmayacak.’’   
  ‘’Ne demek istiyorsun?’’   
  ‘’Bak,seni gerçekten seviyorum ama bu iş olmaz,yapamam. Sevdiklerime zarar vermek yapacağım en son şeydir.Ben..ben özür dilemek istiyorum. Yapamam..’’
  ‘’Ne.. yani..bitti mi diyorsun?’’ dedi olabildiğince saki bir sesle
  ‘’Şey..ee- bak, seni üzmek istemiyorum tamam mı?’’
  ‘’Aslında.. üzüldüm desem yalan olur Lupin’’  Burnunu çekti, ‘’Benimde sana söylemem gereken bir şey vardı.’’
  ‘’Evet?’’
  ‘’B-ben seni hiç o gözle sevemedim.Yani-yani denedim tabii,seni kırmamak adına.Ama olmadı,sen benim gözümde..ee- yalnızca en iyi arkadaşım olabilirsin’’   Yanakları kıpkırmızı kesildiğinde Remus ‘’Başka birimi var?’’ dedi hiç çekinmeden
  ‘’Ne-yo! Hayır,kimse yok.Ben sadece-‘’
  ‘’Tamam ,sakin ol,seni yargılamıyorum.Dürüst olduğun için saol.’’ dedi suratını asmamaya çalışarak
  '’Yani-yani üzülmedin?’’
  ‘’..Ee seni hiçbir şeye zorlayamam değil mi? Bende zaten sana fazla bağlanmamaya çalıştım aslında.Durumum yüzünden,bilirsin işte.’’  Zorla gülümsemeye çalıştı,yapamıyordu. ‘’Gitsem iyi olacak,sonra görüşürüz...’’
    Remus giderken Tuney söylediklerine pişman olmuştu, ‘üzülmedin mi?’ kadar saçma bir soru sorduğuna inanamıyordu.Elbette üzülmüştü!  Remusun arkasından koşarken Sirius ve Peter karşısına çıktı.Sanırım özür dileyeceklerdi.Tuney onları sıkıntıyla dinlerken Remus’un gözden kaybolduğunu fark etti..

 

Hogwarstta 5. Sene

Severus Tom riddle tarafından mühürlendiğini anladığında kısa bir şok ve şaşkınlıkla ortak salonuna geri döndü.Ortak salon boş ve sessizdi,bu anlar pek nadir olurdu aslında.Düşündü,bunu niye yapmıştı ki? Neden gelipte sadece kendisiyle paylaşmıştı? Şüphesiz bir nedeni vardı ama anlayamıyordu. Üstelik Riddle’ın tayfasından da değildi.. Aklına bir şey gelmiş gibi yatakhaneye çıkmaya karar verdi. Şöminenin yanındaki taş duvarın tuğlaları yana doğru kaydı,önünde basamaklar uzanıyordu.

Yatağının altında duran sandığını gürültüyle açtı.Biraz karıştırıp dağıttıktan sonra aradığını buldu.Elindeki gösterişli kitap ‘’Hogwarst Bir Tarih’’ ti. Sayfaları çevirirken Sırlar Odası Efsanesini arayıp buldu.Okuduğu her satırı seslice okuyup çabucak düşünmekteydi,  ‘’Yalnızca varisi ve Salazar Slytherin..Varisin yönetebileceği bir canavar ortaya çıkacak..Böylece muggle doğumlular..’’  diye mırıldandı.Bitirdiğinde dehşet içindeydi.  ‘’Riddle bir çatalağız,o zaman bu..bu..sadece kendisinin yönetebileceği bir şeyse..yaratık bir yılan ya da dev bir yı- . Aman Tanrım! Bu bir Basilisk!’’

Severus,yatakhanenin kapısı gıcırtıyla aralandığında çömeldiği yerden bir çift parıldayan ayakkabı gördü.Karşısındaki arkadaşı gülümseyerek ağır ağır elini çırptı.Sonra asasını çıkarıp ‘’Çabuk keşfediyorsun dostum,yaratık dev bir Basilisk..’’ dedi.   ‘’Lucius?’’   ‘’Oturabilir miyim?’’   ‘’E-evet,otur. Sen nereden biliyorsun? Riddle sana da mı anlattı yoksa?’’  ‘’Evet,her şeyden ilk ben haberdar edildim.İtiraf etmeliyim ki çok şaşırdım Severus.. Riddle hem dahi,hem de..soylu bir safkan.Salazar Slytherin’in varisi!’’   ‘’Odayı açacak mı? Ne zaman yapacak bunu?!’’   ‘’Sakin ol dostum.Bende bilmiyorum’’   ‘’Ama-ama eğer gerçektende bir basiliskse..Lily.. Lucius bir şeyler yapmalısın!’’   ‘’Üzgünüm Severus,’’  Lucius sakince Severustan  asasını vermesini istedi. Snape itiraz etti, ‘’Bana onu zorla aldırtma severus’’  Snape çoktan asasını çıkarmış olan Lucius’a karşı bir şey yapamazdı,endişeyle cebinden çıkarıp verdi. Lucius, ‘’Keşfettiklerinden dolayı seni mühürlemem gerek,üzgünüm Severus,bu sır aramızda kalmalı..’’

 

Bir ay sonra..

Herkes akşam yemeğinde korkunç bir sessizlikle yemeklerini  yedi.Okulda bir cinayet işlenmişti.. Sırlar odası açılmıştı.Yüzyılllardır ilk kez hemde.. Prof.Dumbledore doğal olarak masada yoktu,diğer öğretmenlerde endişeli görünüyordu.Yemekler bitince sınıf başkanlarıyla birlikte öğrencilerine ortak salonlarına kadar refakat ettiler.Bütün binalara uyarılarda bulunularak,nöbetçilere yetkiler verildi. Slytherinde ise bambaşka bir hava vardı ancak,öğretmenlerinin sert bakışları onları susturdu. ‘’Slytherin bina başkanı olabilirim ancak,bu tür terbiyesizliğe asla izin vermem biliyorsunuz.Okulda cenaze havası ver ve sizler sanki kokteyl partisi vermişsiniz.Biraz saygı..Dediğim gibi kural dışına çıkan direkt olarak bana bildirilecek ve bende gereken cezayı vereceğim.’’dedi kızgınlıkla. Bina başkanları Prof.Reed çıktığında herkes heyecanla mızmız myrtle’ın nasıl öldüğünü konuşmaya başladılar. Olay , Slytherin binasından Olive yüzünden başlamıştı.Kızla her zamanki gibi dalga geçip onu üzmüştü,herkez  myrtle’ın en son tuvalette olduğunu biliyordu,çünkü cesedini tuvalete giren birkaç  kız bulmuştu. Snape heyecanla konuşan kalabalıkta Lucius’u aradı,pencerede oturuyordu.Sessiz ve biraz daha solgun.  ‘’Nasıl oldu bu?’’ dedi ürkerek.Sesini alçalttı,  ‘’Riddle okulda değilki! ’’   ‘’Ben yaptım,onun yolladığı birkaç çığırtkan sayesinde..’’  ‘’Lucius! Onu dinlemek zorunda değilsin!’’   ‘’Korkarım dinlemek zorundayım Severus,sol kolumu görmek istemezsin’’  Snape,Lucius’un sol kolunu sıyırdı. Bir kafatasının ağzından çıkan yılan damgası vardı,simsiyah. ‘’Grubumuzun işareti..’’    Bir ay önce Riddle’ın okuldan kaçtığı anlaşılınca Prof.Dumbledore çok kızmıştı,artık neredeyse dışarıdan herhangi birinin rastgele girmesi imkansızdı. ‘’Lucius,bunu yapma,o çığırtkanları açmana gerek yok.’’   ‘’Olmaz Severus,bozulmaz yemin.. Lily için bir şeyler yapmak istiyorsan Riddle’la irtibata geçmeni öneririm’’   

 

Yasak Orman

  Lucius gecenin bir vakti Severusu uyandırıp şöminede kendisiyle konuşmak isteyen biri olduğunu söyledi.Heyecandan ayaklarına terliğini geçirmeyi bile unutan Snape çıplak ayakla soğuk zemine indiğinde ürperdi.Şömineye yaklaştığında nihayet konuşma zamanının geldiğini anladı.Onu ikna etmek zorundaydı,ama nasıl? Biraz endişelendiğini hissetti.  ‘’Rid-Voldemort?’’  Riddle’ı son gördüğünden bu yana biraz değiştiğini fark etti.Bütün erkeklerin imrendiği dalgalı gür saçları azalmıştı sanki.Sırıtışı,bakışları başkaydı.  ‘’Şşşt! Adımı kullanma ve pelerininide yanına alıp hemen yasak ormana gel Severus,acale et.’’

  Çimenlerde koşarken nefes nefeseydi,zindanlardaki yatakhanesinden pelerini ve asasını yanına alıp okulun bahçesine giden basamakları çıkmak hiç kolay değildi.Sonunda yasak ormanın kıyısına geldiğinde durdu.Bir ses duymuştu sanki, ‘’Severus,buraya.Beni takip et’’  Sesin geldiği yere giderken yanında Luciusta vardı,etrafı kolaçan etmek için.Ormanın birazcık daha içlerine girdiklerinde  Riddle , ‘’ Lucius,snape’in pelerinini al ve kıyıda nöbet tut.10 dakika beklemen yeterli’’ dedi. Sonra snape’e dönüp gülümsedi.

  ‘’Malfoy bana birkaç gün önce senin,odanın kapanması için yalvardığını anlattı Severus.Bende küçük bir ziyarette bulunayım dedim.’’  Sırıttı, Snape’in kendisine koşacağı gün gelmişti ve işte karşısındaydı. Ona sırlarını anlatmakta hata yaptığını düşündüğünde endişeliydi ama şimdi bir nebze rahatlayan Riddle devam etti.Herşey planlandığı gibiydi..    ‘’O bulanık için korktuğuna inanamıyorum,cidden değmez.Bella haklıymış sanırım,sen Slytherinde olmayı hak etmiyorsun Gryffindore çocuğu.’’    Kızmaya başlayan Severus ‘’Sadede gel’’ dedi sertçe   
  ‘’Odanın kapanmasını istiyor musun Severus?’’  ‘’Evet,her şeyden çok.’’  ‘’Bir şartım var yalnız.’’ Ormana doğru yürürken,şöminenin başına geçtiği an ki gibi endişelenmekte haklı olduğunu düşündü şimdi.Katılmasını isteyecekti,grubuna katılmasını isteyecekti kahrolasıca. Sakince derin bir soluk aldı, ‘’Sana baştan beri söylemiştim,grubuna katılmamı istiyorsan unut tamam mı?’’  Riddle sinsice güldü, ‘’Öyle bir şey isteyeceğimi de nerden çıkardın? Ben senden Dumbledore’un odasına girip,kılıcı almanı isteyecektim sadece.Godric Gryffindore’un kılıcını bana getirirsen odayı kapatacağım.’’  ‘’Bunu yapacağını nerden bileyim ha?’’   ‘’Bozulmaz yemine var mısın?’’   Snape telaşlandı, ‘’D-dur bir dakika bana biraz zaman ver,parolayı bilmiyorum.’’    ‘’Ben bilmem Severus,kılıcı getir,oda kapansın.’’    Snape düşündü,bu çok riskliydi.Odayı ne kadar zamanlığına kapattırsaydı acaba? Mezun olana kadar mı?   ‘’Bana zaman ver,kılıcı alacağım ama yemin ediceksin Riddle.’’  Tom gülümsedi  ‘’Hiç kuşkun olmasın Severus.’’   ‘’Sonsuza dek kapatacaksın!’’ diye fısıltıyla direndi. Riddle kahkaha atmamak için kendisini zor tuttu, ‘’Sen deli misin? Öyle bir şey isteyemezsin,haydi gitte Lucius’a seslen.Şu işi halledelim.’’      ‘’N-ne hemen mi?’’   ‘’Ne o? Yoksa sevgili bulanığın başına bir şey mi gelsin istiyorsun? Onu öldürebilirim.’’  dedi soğukkanlılıkla,gözleri tehdit edercesine parladı. Severus yutkundu,tabiî ki böyle bir şeyin olmasına izin vermeyecekti..

  Az sonra yanında Lucius’la birlikte geri döndü.  ‘’Pekala Lucius,biz yemin ederken bağlayıcılık yapmak senin görevin.’’   Lucius asasını çıkardığında Severusa baktı.Yapabileceği bir şey olmadığı için üzgün müydü acaba? Snape hiç sanmıyorum diye iç geçirdi. Lucius her ne kadar arkadaşım olsa da Muggle karşıtı.. Riddlla elini birleştirdi.
  ‘’Severus Snape,Dumbledore’un odasından Godric Gryffindore’un kılıcını getireceğine yemin et.’’   Bir an sessizlik oldu.Biraz sonra Severus,geri dönüşü olmayan kararı verdi. ‘’Yemin ederim’’   Sıra kendisindeydi,bu ismi söylemezse olmazdı,hiç çekinmeden ‘’Tom Marvoldo Riddle’’ dedi Riddle’ın suratı ister istemez tiksintiyle büzüştü ‘’Sende benim kılıcı sana getirmem durumunda odayı…’’  burada biraz duraksadı. Sonsuza kadar kapattıramayacağı kesindi.Mezun olana kadar kapattırabilirdi ama ya sonraki nesil? Onlara haksızlık olmayacakmıydı?  ‘’.. sende odayı, 32 yıl boyunca açmayacaksın’’  Riddle şaşırdı,düşünüyormuş gibi yaptı.Aslında odanın ne kadar kapalı kalacağı umrunda değildi,Snape kılıcı getirsin yeterdi.Tekrar gülmemek için kendisini tutarken ‘’Yemin ederim’’ dedi.  ‘’Kılıcı sahtesiyle değiştirmeyeceksin,hile yok.Gerçeğini istiyorum ve kimseye anlatmayacaksın Severus.’’  ‘’Tamam’’  Üçüncü ışık bileklerini sardı ve bir parıltıyla kayboldu.Bitmişti...  Severus Snape ortak salonuna geri dönerken ileriki günlerde olacaklar için çoktan ter dökmeye başladı..

 

31 Ekim gecesi Sirius Black’in yargılanışı;

 
   Bütün mahkeme heyeti,heyecan ve korku karışımıyla sonuncu suçlunun getirilmesini beklediler.Kapı açıldığında yaka paça sürüklenirken haykıran genç adam muhafızları zor durumda bırakıyordu.Mahkeme salonunun tam ortasında duran sandalyeye zorla oturtulduğunda sandalyeye bağlı kelepçeler Sirius Black’in bileklerini adeta ısırmıştı.  ‘’O yaşıyor! Bana inanmak zorundasınız,Peter Pettingrew bir HAİN!’’  Yüce yargıç tokmağı setçe indirdiğinde salondakiler irkildi.Karşısında oturan genç adam biraz da olsa susmuştu, ama gözleri yalvarıyordu.Suçsuzdu o..inanmak zorundalardı.

‘’Mr.Sirius Black.’’ Mahkeme katibi hızla parşömenine yazmaya başladı
  ‘’ Bu gece yarısı 12.30 civarı Godric Hallows’a geldiniz değil mi?’’
  ‘’Evet ama..’’
  ‘’Burada Mr.Severus Snape’le suçsuz olduğunuz hakkında konuşurken Peter Pettingrew’ı gördüğünüzde kaçıyordu değil mi?’’
  ‘’Evet çünkü o..’’
  ‘’Onun peşinden gitmeden önce Mr.Snape’e saldırdınız mı?’’
  ‘’Ben sadece sersemletmeye-‘’
  ‘’Peter Pettingrew’ı kovalarken yolunuza çıkıp görüş alanınızı engelleyen 12 masum muggle’ı öldürdünüz de-
  ‘’HAYIR! BEN KİMSEYİ ÖLDÜRMEDİM YÜCE YARGIÇ! ONLARI ÖLDÜRMEDİM!’’
  ‘’Pekala, yani sizce onları Peter Pettingrew öldürdü öyle değil mi?’’
  ‘’EVET!’’
  ‘’Ama Peter’ın geçmiş yıllara ait okul notlarına bakılırsa Karanlık Sanatlar ifritmiş’’ diye güldü.
  ‘’Ama bu onun karanlık yana katılmadığı anlamına gelmez! Voldemort pekalada bir şeyler öğretmiş olabilir!’’  Çıldırmak üzereydi,ne diyordu bunlar? Okul notlarıymış! 
  ‘’Bunu bizde düşündük evlat,ama biz olay yerinde pettingrew’ın asasını bulduk,mugglelarla karşılaşmadan evvel epey geride düşürmüş sanırım.Yani onları öldürmesi imkansız.’’   
  ‘’Bu bir komplo! Başka bir asa-‘’
  ‘’Başka bir asa olamaz,Mr. Ollivander’a sorulduğunda asayı doğruladı Mr.Black. Ayrıca.. bir tanığımız var sanırım. Pettingrew’ı Salem sokağında bir çıkmazda sıkıştırdığınız doğrumu?’’
  ‘’Şey..evet.’’
  ‘’Pekala,çocuğu getir Yorgi’’  Oldukça cılız bir muhafız kapıları açıp içeriye vampir kostümünü hala çıkarmamış olan çocuğu aldı.Sirius kaşlarını çattı,tanık bu muydu? Önüne döndü ve bir açıklama yapmaya çalıştı,dinlemeleri gerekiyordu. ‘’Bakın,Peter Snape’leri kandırdı,Sır tutucu o! Beni gördüğünde elbette ki kaçacaktı,çünkü benden korktu! Biliyordu!’’
  ‘’Ama Mr.Snape’in verdiği ifadeye göre siz gelmeden önce Pettingrew’ın zinini gezmiş sanırım ve onun her iki kolunda da  işaret yokmuş.Gördükleri de hiçte iç açıcı değil,sır tutucu sensin.Yetkili seherbazlarda  Mr.Snape’in gördüklerini doğruladı. ’’ 
  ‘’Bu YALAN! Voldemort Pettingrew’ın zih-‘’ 
  ‘’Yeter!, Sus artık!’’  Yargıcın sinirleri iyice gerilmişti,gözlüğünü düzeltip ufak tanığa baktı.
  ‘’Adın ne çocuğum?’’ dedi kürsüsünden eğilerek.Oğlan baya ufak görünüyordu yukarıdan. Korkudan kekeleyen çocuk ‘’P-Paul’’ dedi. 
  ‘’Tamam Paul,şu adama iyice bak,bu o muydu? Salem sokağında gördüğün?’’  Çocuk muhafız tarafından itilerek Sirius’un önüne getirildi.Oğlan olayı gördüğünde öyle korkmuştu ki bunun o adam olduğunu bile tam olarak hatırlayamıyordu ama oydu..İçinden bir ses bunun o adam olduğunu söylüyordu .  ‘’E-evet efendim bu o..’’  Yargıç müthiş bir rahatlama duydu ama daha bitmemişti..   ‘’Anlat bakalım’’
  ‘’Şey,o..o nun (Sirius’u gösterdi) sopasından ışık çıkmadan önce şişman adam ona yalvardı. Ardından ışık çıktı ve sonra o..o yok oldu.Şişman adam yok oldu.’’

  Sirius güldü, ‘’ Bu çocuğun bir şey gördüğü yok! Peter yalvarmadı,parmağını kesip kaçtı!’’

  ‘’SUS!’’ tokmağı bir kez daha indirmişti.  ‘’Doğrumu duydum çocuğum?’’  ‘’E-evet efendim şişman adam çığlık atıp yalvardı ve yok oldu.’’    Yargıç diğer mahkeme üyelerine döndü,hepsi fısıldıyordu. Sirius ‘’VERİTASERUM!’’ diye haykırdı yüksek sesle,  ‘’Neden Beni bu iksirle denemiyorsunuz ha!’’ 
  ‘’Çünkü böyle bir yasa tasarısı henüz çıkmadı Mr.Black!’’ 
  ‘’İstediğiniz zaman değiştirebilirsiniz değil mi! İşinize gelmiyor ama değil mi?!’’
  ‘’SİRİUS, BLACK! Bir kelime daha ederseniz sizi yargılamadan Azkaban’a atma yetkim var!’’  Yargıç,sakin olmaya çalıştı,göğsü hızla inip kalkıyordu. Sonra kürsüsünün kenarlarını sıkıca kavrayıp eğilerek hemen aklına gelen ilk cümlesini kurdu, ‘’Ama bu hala sizi 12 masum muggle’ı öldürmekten beraat ettiremez Mr.Black, öyle değil mi?’’ fena halde sırıtıyordu.

  ‘’Size diyorum! Ben yapmadım,Peter yaşıyor!’’  Sustu,onun parmağını kestikten sonra fareye dönüşüp kaçtığını söylesemiydi.Hem söylese ne faydası olacaktı ki? Kendisininde bir animagus olduğu eninde sonunda anlaşılırdı,bunu yapamazdı.Çaresiz,kararı beklemeye koyuldu.Çıkamayacağını biliyordu, Peter’ın asası yüce yargıcın elinde,gözüne doğru sallanırken artık hiçbir şeyi duymuyordu.Çıkamayacaktı..ama eğer fırsatı olursa Pettingrew’ı öldürecekti.Buna yemin etti,ondan intikamını kesinlikle alacaktı...                                                     
 
  Tokmak son kez indirilmeden önce Sirius Azkabana ömür boyu hapis yatacağını duydu.Götürülürken delicesine ayağa kalkmaya başlayan yüce yargıç ve diğer mahkeme heyetlerine suçsuz olduğunu haykırıyordu.Sonrasını hatırlayamadı,gözleri kararmadan önce gördüğü son sima,kapıdan çıkarken Severus Snape’in  üzgün yüzüydü.

Godric Gryffindore’un Kılıcı

  Severus iki gündür Dumbledore’un odasına giden heykelin yakınlarında tur atıyordu.Elbet bir gün kılıcı vermek zorundaydı ve iyice ümitsizlenmeye başladı.Bazen ders çıkışında pelerin giymeye vakti olmadığından Dumbledore’un şüphesini çektiği oluyordu.Ama birkaç gün sonra sonra bir şey oldu,Prof.Mcggonagal ve Prof.Dumbledore birlikte yürürken fısıldıyor ve hiçte onaylamayan bakışlarla tartışıyorlardı.Heykele girdiklerinde Prof.Mcggonagal ‘Ariana’ dedi ve heykel yavaşça hareket etmeye başladı.Mucizemiydi bu? Doğrumu duymuştu? Parolayı duymuştu! Gülerek yer altına inen ortak salonuna koştu ve akşam yemeğinden sonra Dumbledore’un kapısının yanında nöbet tutacaktı bütün gece.Eğer fırsatını bulursada içeri girecekti.Günler sonra aradığını bulan şirin çocuklar gibi mutluydu..

  En büyük sorun tablolardı,ya kılıcın oynadığını görüpte Dumbledore’a haber vermeye kalkarlarsa? Bu iştin baştan beri riskli olduğunu biliyordu zaten,kahrolasıca Riddle’ın istediğini yerine getiremezse yandıkları oynayacaktı.Yapmak zorundaydı,yemin etmişti çünkü.Derin nefes alıp yavaşça kapıyı açtı,kilitli değildi! Bu kadar tesadüfün fazla geldiğini düşünmeye başladığında bir kıkırdama duyar gibi oldu.Herhalde tablolardan gelmişti.Pelerininin altında dikkatle yürürken inanılmaz bir şekilde bütün tabloların uyuduğunu fark etti.Çıt yoktu,hiç biriside uyuyor numarası yapmıyordu sanırım.Bu muazzam odaya göz gezdirdi,daha önce bir kez gelmişti,Potter’larla yaptığı o korkunç kavgadan sonra Prof.Mcggonagal onları yakapaça buraya getirip sabrının taştığını söylemişti. Gülümsedi ve odaya bakarken kılıcın kabzasının parıldadığını gördü.Yakut kakmalı müthiş kılıç.. Şimdi tek yapması gereken ‘Wigardium Leviosa’ydı.

   
  Kılıcı almıştı! Odadan çıkarken yine bir kıkırtı duyduğunu sandı.Ortak salonuna gidip Lucius’u sıcacık yatağından kaldırmaya çalışırken bu kadar basit olmaması gerektiğini düşünüyordu.Kimin umurunda? Kendisine denileni yapmıştı işte.. Lucius nihayet kalkıp sabahlığını giydi.Terliklerini ayağına geçirirkende dengede duramıyordu,sarhoş gibi uykuluydu. Asasını sol koluna değdirdiğinde yasak ormanın biraz içlerinde duruyorlardı.Çalılar hışırdayıp dallar çatırdadığında  karşılarındaydı.Snape bir çift kırmızı parıltı gördüğünü sandı.Riddle sabırsızca kılıcı avucuna aldı,artık elindeydi.Dumbledore’un çok iyi koruduğunu sandığı kılıç..Nasılda eline geçivermişti..Arkasını dönüp gitmeden önce Severus’a iyi iş çıkardığını söyledi.
Snape ve Lucius yeniden ortak salonlarına dönerken Albus Dumbldore’un,gülümseyerek pencereden baktığını fark etmediler bile...

  Riddle cisimlenmeden evvel son kez elindeki kılıca göz gezdirdi.Sahte olması imkansızdı,Snape yemin etmişti çünkü.İçinden kahkaha atmak geliyordu ama bunu ormanda yapamazdı.Bunu unutmamayı aklının bir köşesine yazdı ve cisimlenmek için gözlerini yumdu.Ama ansızın elinde bir hafiflik oldu,gözlerini açtığında kaşlarını çatmıştı.Kılıç yavaş yavaş kum gibi rüzgara karışıyordu.Eriyor muydu?!
‘’Ama..ama bu imkansız!’’ görünüşe göre kandırılmıştı. ‘’YO!’’ kılıcı avucunda sıkmaya çalıştı ama nafile,toz oluyordu..

  Albus Dumdledore, penceresinin o hoş kırmızı perdesini çektiğinde ormandaki öfkeli çığlığı duymadı.Tek bildiği kılıcın her zaman güvende oluşuydu.Gerçek kılıcı başından beri Phienas’ın tablosu arkasına sakladığı için gerçektende şanslıydı.  Eski Slytherin müdürü Phienas,ilk kez bir şeyi itiraf etmek zorunda olduğunu düşündü. ‘’Sana hayranım Albus..’’  Genç müdür arkasındaki taloya bakıp gülmeden edemedi   ‘’Ohohov bu senden duyduğum en hoş sözdü dostum!’’

 

Mezuniyet gecesi

   Siyah-beyaz takımların arasında büyük salonu renk cümbüşüne boğan güzeller,partnerleriyle mutlu gözüküyordu.Elbette ikisi hariç.. Slytherin ortak salonunda kalan Severus Snape,yatakhanesinde annesi Eileen’ın kendi maaşıyla aldığı smokinini giyip giymemek konusunda kararsızdı.Giyse ne olacaktı ki? Bütün milletin içinde Lily Evans’la dans edemezdi.Yerini Potter’ın aldığını düşünmemeye çalıştı,nitekim aklına her gelişinde sinirlerine hakim olamıyordu. 
‘’Daha giymedin mi?’’  irkilerek arkasını döndüğünde vazgeçemediği arkadaşı güzel bir takım içinde hayli yakışıklı görünen Lucius Malfoy’un kendisini izlediğini fark etti. Omzunu silkip smokinini yatağın üstüne bıraktığında ‘’Bir anlamı yok’’ dedi.
‘’Bak ne diyeceğim,onu giy.Sana bir tavsiye vereceğim,Lily’le dans edebileceğin güzel bir yer biliyorum,kimse göremez,’’ güldü ‘’Ama sakın ha..bizimkiler sana bir muggle için tüyo verdiğimi anlamasın’’ Severusta ister istemez gülümsedi.Bella duysaydı Luciusu Riddle’a ispiyonlayacağı kesindi 
‘’Memnun musun,Narsiscay’la yani?’’ 
‘’Oov evet,ilerde onunla evleneceğimden emin olabilirsin.Adeta birbirimiz için yaratılmışız’’ 
  Beş dakika sonra Severus,ikna edilmiş olarak smokinini giymişti.Aynada kendisine bakmaya çalışırken Lucius papyonunu düzeltmesine yardımcı oldu. ‘’Potter’ı ezeceksin dostum,harika görünüyorsun,hah işte oldu.Şimdi dik dur biraz,asil görünmen gerek,işte böyle,tamam,süper oldun severus.Gidelim..’’

   Büyük salona geldiğinde Lucius Severus’a göz kırpıp Narsiscanın yanına gitti.Biraz etrafına baktığında onu bu kadar çabuk gözüne kestirebildiğine şaşırmadı.Şüphesiz salondaki en güzel kızdı.Beyazlar içindeki sırtı açık tuvaleti bedenine hayli hayli uyum sağlamıştı.Kızıl saçları dalgalar halinde sırtına ve omuzlarına dağılıyordu.Saçında da en sevdiği çiçek olan beyaz bir zambak vardı.Severus’un az kalsın ağzından salyalar akmasını engelleyen şey, kuşkusuz Potter’ın Lily’nin yanında oluşuydu,kolkola hemde..

  Lily’nin önünden geçerken Potter’a zehir zemberek bakışlar atmayı ihmal etmedi.Kaymak birası içip kafayı bulmayı düşünürken zarif bir el omzuna dokundu. ‘’Harika olmuşsun Severus.’’  Onu gördüğünde kalbi duracak gibiydi,yanına gelmesini beklemiyordu belki.
‘’Ee- şey,sen..sende çok..-ee mükemmelsin.Periler gibi -ee.. güzelsin.’’  Doğru düzgün cümle kurmayı beceremediği için küfretti ama Lily’i gülümsetmeyi başarmıştı en azından.
‘’Şey..benimle dans eder misin Evans? Bildiğim güzel bir yer var.Ee bahçede yani..’’  Kız başıyla onayladığında tekrar Potter’ın yanına gitmişti.Herhalde bir şeyler söyleyecekti ama James daha Lily ağzını açmadan her ne isteyecekse reddediyordu. Eh,onu bırakmak istememesi normaldi.Sonunda kız,Potter’a karşı koymayı başararak Severus’u beklemek için bahçeye çıktı. Snape elindeki kaymak birasını bir dikişte bitirip Lily’nin arkasından çıkarken James’e oldukça neşeli bir sırıtışla selam verdi.

  James ona vurmak için yumruğunu kaldırdığında Sirius onu tuttu. ‘’Sakin ol’’   
  ‘’Bırak beni!’’ 
  ‘’Tamam,bıraktım bakalım.Onu dövünce eline ne geçecek ha?Lily’nin senden nefret etmesini istiyorsan buyur.’’  Oda James’e kızgın görünüyordu,onun slytherinlilerle olan birlikteliğinden hiç hoşnut değildi ve onu uyarmaktan bıkmıştı.Ne hali varsa görsündü,bir de arkadaşı olacaktı.Hışımla Remus’un yanına giderken bir kaymak birası daha almayı unutmadı. Remus görünüşe göre boş değildi,Petunia ile dostça  dans ediyordu ve 10 dakika sonra şamarcı söğüte götürülmezse salondaki herkesi parçalaması muhtemeldi. Oflayarak Peter’a baktı. Kahretsin,o da doluydu.Hufflepufflu şu kız,Peter gibi saf olduğu için birbirleriyle anlaşmamak imkansızdı.
  ‘’Bir benim mi Partnerim yok!’’  Öfkeyle kaymak birasını yudumlarken Potter’ın yanına dönmek istedi,o da ortalıkta yoktu.Bu sefer kızmak yerine merak etti.Başkasıyla dans etmezdi o,kesin yine kendisi yerine slytherinlilerle laflıyordu. Biraz bekledikten sonra Remus’u şamarcı söğüte götürmek için uyarmaya gitti.Böylece ikisi alelacale dışarı çıktılar.
  Yarım saat sonra Sirius şamarcı söğütten okulun bahçesine doğru yürürken Lucius’un  James’le konuştuğuna şaşırmadı.Artık sabrı taşmıştı,onu bir güzel pataklayıp kendisine getirecekti.Önündekilere aldırmayıp son sürat üzerine doğru koşarken Lucius’un ona ‘’..Bizi çağırıyor’’ gibi bir şey dediğini duydu.Atlamak üzereyken geriye doğru savrulduğunda Lucius’tu bu,yerden doğrulurken öfkesi doruğa ulaşmıştı artık. ‘’Haydi Süpürgeni çağır Potter,gitme vakti’’   James üzgün görünüyordu,asasını okula doğrulttuğunda yanlarına Bella,Avery,Mulciber,Macnair,Narsisca hatta kardeşi Regulus bile gelmişti.Hepside Potter’ın yaptığını yapıp süpürgelerine binerken Sirius James’in yanına koştu
‘’Nereye Gidiyorsun!’’   
‘’Bilmiyorum Sirius,haydi bırak beni!’’ 
‘’O kadar basit mi HA! Bizi bırakmak o kadar basit mi?! Ne çabuk unuttun Çatalak!’’ 
‘’Sirius..sana açıklamak isterdim ama yapamam,gitmek zorundayım.’’ 
‘’Gitmek zorundasın öylemi! Tamam,haydi defol git bakalım! Cehenneme kadar yolun var!’’  James’in süpürgesine tekmeyi indirdi.  Lucius son kez ‘’Haydi!’’ dediğinde. Albus Dumbledore ve diğer öğretmende gürültüyü duyup dışarıya çıkmıştı.Öğrencilerin hepsi şaşkındı,Gryffindore’lu James Potter neden Slytherinlilerle gidiyordu ki? Onlardan nefret ediyordu. Uçmaya hazırlanırken bir ağırlık onu geriye doğru çekti.Sirius süpürgenin kuyruğuna asılmıştı.
‘’Neden yapıyorsun bunu James? Sana bunu yapmanı onlar mı söyledi?’’ 
‘’Sirius ben..açıklayamam.’’   
‘’Açıklayamaz mısın! Senin derdin ne ha!’’  Lucius’un sabrı taşmak üzereydi, asasını çıkarıp Sirius’un tekrar çimenlere düşmesine sebep olurken James ve diğerleri havalanmışlardı,gidiyorlardı...Dostu sandığı arkadaşı terk ediyordu.James son kez bahçeye baktığında Gökyüzüne bakan Lily’i de fark etti,artık ona asla sahip olamıycaktı..

  Böylece James Potter,gelecekte bütün cadılık ve büyücülük dünyası  tarafından,Gryffindore’dan kaçan ilk ölüm yiyen olarak tarihe geçecekti.


Logged

Fides
Larien
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2987


Give peace a chance


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #549 : Ağustos 14, 2008, 23:20:33 »

Canım yeni kitabın ilk bölümünün geldiğini görünce çok sevindim. Serinin başlamasına da Kahkaha Ancak sanırım yazmanın verdiği heyecan fazlaydı. Gözlerini Deviren Oldukça fazla yazım hatası, noktalama hatası vardı. Ayrıca birinin dediğinden sonra hemen diğerinin dediğini yazmışsın. Eski yazılarında bu oldukça düzenliydi. Şimdi bazı yerlerde kim kime dedi karışmış - 3. sınıf kısmında - Diğer kısımlarda da olayları hızlı hızlı geçiştirmişsin hemen. Terleyen Ben bunların hemen yazmak istemenden kaynaklandığını düşündüm açıkçası Terleyen Eski yazdıkların gibi değildi pek çünkü Gözlerini Deviren Ama çok özlemişim hikayeni Aww Başladığına çok sevindim o yüzden Aww  Yazdıklarımı seni iyileştirmek isteyen eleştiriler olarak göreceğini düşünüyorum Gözlerini Deviren Eline sağlık canım Aww

*Bir de o ilk keşfettiğinde sırlar odasını Riddle ile karşılaşmamış mıydı Snape Ne?
Logged



Imagine 

Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one



Twilight
Âşık
mirabillis_92
~S@pph!re~
Demleme Çay
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 744


...:::eMMa:::...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #550 : Ağustos 15, 2008, 16:30:44 »

ccnm benim süper olmuş Kahkaha bayıldım bu bölüme ayy ayy ayy harika Kahkaha Kahkaha Kahkaha
Logged

snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #551 : Ağustos 15, 2008, 20:13:11 »

Canım yeni kitabın ilk bölümünün geldiğini görünce çok sevindim. Serinin başlamasına da Kahkaha Ancak sanırım yazmanın verdiği heyecan fazlaydı. Gözlerini Deviren Oldukça fazla yazım hatası, noktalama hatası vardı.  Diğer kısımlarda da olayları hızlı hızlı geçiştirmişsin hemen. Terleyen Ben bunların hemen yazmak istemenden kaynaklandığını düşündüm açıkçası Terleyen Eski yazdıkların gibi değildi pek çünkü Gözlerini Deviren Ama çok özlemişim hikayeni Aww Başladığına çok sevindim o yüzden Aww  Yazdıklarımı seni iyileştirmek isteyen eleştiriler olarak göreceğini düşünüyorum Gözlerini Deviren Eline sağlık canım Aww

*Bir de o ilk keşfettiğinde sırlar odasını Riddle ile karşılaşmamış mıydı Snape Ne?


Ooww  Terleyen 
Tekrar okudum ve birkaç yazım hatası olduğunu farkettim.Bir de noktalamalar  Utanmış 

''Ayrıca birinin dediğinden sonra hemen diğerinin dediğini yazmışsın. Eski yazılarında bu oldukça düzenliydi. Şimdi bazı yerlerde kim kime dedi karışmış - 3. sınıf kısmında -''

Demişsin. -3. sınıf kısmında- olduğunu kabul ediyorum ama ben düzgün olduğunu düşünmüştüm. Yani sırayla konuşturduğum için karışmadığını düşünmüştüm (misal,tuney-severus diyalogları) Dil Çıkaran

 Terleyen  Sırıtan  Olayları hızlı geçtim değilmi? Sırıtan  Seninde dediğin gibi bunu hemen yazmak istememden kaynaklanıyordu  Terleyen İyi açıkladın holy abla Sırıtan  Özlediğini duymak güzel  Terleyen
''Yazdıklarımı seni iyileştirmek isteyen eleştiriler olarak göreceğini düşünüyorum''  
  Emin ol,eleştirin bir sonraki bölüm için daha dikkatli olmamı sağladı  Terleyen .Diğer bölümlerle bir kez karşılaştırıp düzelmeye çalışırım Sırıtan Teşekkürler ablacım  Öpücük Sarılan

NOT== *Bir de o ilk keşfettiğinde sırlar odasını Riddle ile karşılaşmamış mıydı Snape Ne?
               Bağışla beni ama bu sorudan birşey anladıysam n'olayım  Şaşırmış  Ne?

ccnm benim süper olmuş Kahkaha bayıldım bu bölüme ayy ayy ayy harika Kahkaha Kahkaha Kahkaha

mirabilliscim teşekkürler. Beğenmene nasıl müteşekkir olduğumu bilemezsin  Utanmış


« Son Düzenleme: Ağustos 15, 2008, 20:15:19 Gönderen: snape » Logged

Fides
Larien
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 29