Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ekim 12, 2008, 19:10:45  
   
 
 
   
 
Sayfa: 1 ... 28 29 30 [31] 32 33 34 ... 40   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Lily&Severus (Snape Ailesi) 7.Kitap(2.Sezon) Bölüm 3: VEDA / I. Kısım /  (Okunma Sayısı 25613 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Herne Peş
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Köpüklü Kapuçino
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1461



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #450 : Nisan 11, 2008, 22:10:43 »

Aaa snape baba katili  Şeytani Ben bayıldım bu ikinci yarıya ellerine sağlık  Alkış  Alkış  Alkış
« Son Düzenleme: Nisan 12, 2008, 01:31:14 Gönderen: skeeter » Logged


Hava serin
 Üşümüş bebek elleri gibi bir serinlik
   Avuçlarına alıp onu ısıtasın gelir...
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Lily&Severus (Snape Ailesi) 7.Kitap(2.Sezon) Bölüm 3: VEDA / I. Kısım /
« Eklendi: Ekim 12, 2008, 19:10:45 »

Logged
snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #451 : Nisan 12, 2008, 17:02:00 »

Olur mu öyle şey beğenmesek neden okuyalım akıllım Kahkaha Sarılan Laf aramızda 33 nerede kaldı Gözlerini Deviren
Ne bileyim  Utanmış   Sarılan
Ahh ya bu aralar biraz engeller çıktı karşıma.Üzrinde çalışıyorum bitti bitecek Gülümseyen

Aaa snape baba katili  Şeytani Ben bayıldım bu ikinci yarıya ellerine sağlık  Alkış  Alkış  Alkış
Teşekkürrler skeeter  Öpücük

Ya bişi dicem yeni bölümü pek sevmiyceksiniz çünkü kitapla paralel valla.Yani yazmak zorundaydım olmazsa olmaz derler ya.
Ama sonraki bölüm heyecanlı olcak  Şeytani
Logged

snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #452 : Nisan 13, 2008, 01:33:47 »

                                                        34.BÖLÜM                                                   
                                                             
                                                             Çift Ruh

Godrics Hallowsta lily ve severus'un arasında bir takım olay yaşanırken aynı zamanda hogwarstta da Dumbledore ve harry'de bir takım şeyler konuşmuşlardı..

    ''Horkutluklar mı?''    Bunu daha önce düşünselinde de duymuştu.Genç Prof.Slughorn'dan.. Horace Slughorn,Tom marvoldo riddle'a horkutluğun ne olduğunu anlatmıştı.
 
  ''Horkutluk.. karanlık sanatlarda en iğrenç şeydir sevgili oğlum.Birinin ruhunun bir parçasını sakladığı nesneye denir.Bunu yapabilmek için ruhunu bölmen gerek -ki horkutluk bile yeterince iğrençken ruhunu bölmek..Herneyse.Onu yaptıktan sonra bedenin saldırıya uğrasada,yok olsa da ölmüyorsun.Ama tabii böyle bir hayatı pek az kişi ister Tom. Pek az..''
 
  ''Ruh nasıl bölünüyor efendim? N-ne demek istediğinizi..anlamadım''
  ''Ci-cinayet işleyerek.''    demişti genç profesör titreyerek.
  ----     
 Harry düşünseline girer girmez ilk bu anıyı görmemişti aslında.Voldemort'un geçmişi hakkında çok daha fazlasını keşfetmişti..
Dumbledore gülümseyerek ''Hatırlıyorsun'' dedi. ''Yani sana onun ne olduğunu anlatmama gerek yok evlat.Sadece gördüklerini bana özetle.''
''Sizin zaten bütün bu anıları bildiğinizi sanıyorum efendim?''
''Sen anlat.Soru sorma,buna daha sonra ihtiyacın olacak''
 Dumbledore'un karşısındaki boş,yumuşak koltuğa oturdu.Anlaşılan uzun bir gece olacağa benziyordu.Çünkü düşünselinde gördükleri neredeyse 1 saat sürmüştü..
 Harry ilk gördüğü anıdan başlayarak sırasıyla özetledi.Arasıra soru sormaktanda çekinmedi:
 ''İlk anıda,Voldemort'un büyük babasını,annesini,dayısını ve oraya uyarı için bakanlıktan gelen birini gördüm efendim.Şey,gerçekten ilginçti.Dayısı morfin ve büyükbabası bir çataldildi.. Onlar Gaunt'lardı.Salazar Sliytherin'in son varisleri.Annesi koftiydi sanırım''
 ''Evet,zavallı merope'un kötü muamele gördüğü zamanlar olmuştur eminim.Devam et.''
 ''Annesi Merope Gauntun,harabe evlerinin yakınlarındaki köyde oturan Tom Riddle'a aşık olduğunu biliyorum yalnızca.O muggle'ı gördüm efendim.Tıpkı Sırlar odasında karşılaştığım Voldemort gibi genç ve yakışıklıydı fakat..O muggle nasıl merope gibi birine aşık olabildi efendim,anlayamadım?''
 ''Büyük ihtimalle merope'un gizlice yapmayı ve nasıl olduğunu bilmiyorum ama Tom Riddle'a içirmeyi başardığı aşk iksiriyle olmuş olmalı.''
Harry şaşırmadı.Bu pekalada olabilecek birşeydi.
''Sonra Muggle Tom Riddle kendine geldiğinde aradan 1 yıl geçmişti ve merope hamileydi,onunla evlenmişti.Eh,sonra kaçtı tabii..'' dedi yaşlı adam.Harry'nin devam etmesi için bekledi.
 ''O anıda,merope'un boynundaki madalyonun aynısının sirius'ta da olduğunu farkettim.''
Dumbledore son cümleleri duyunca heyecanlanarak koltuğunda dikleşti. ''Ne diyorsun?''
 ''Evet efendim.Öyle,tıpkı aynısıydı. Süslü bir S harfi,gümüş zincirliydi ve altındandı.''
Büyücü hayretler içerisindeydi. ''Bir tane daha olamaz- '' diye alçak sesle mırıldanarak hızlıca gözlerini kırpıştırıp oturduğu koltuktan kalktı.
''Çabuk anlat,haydi.'' Harry ne olduğunu kavrayamadı ama dumbledore'un hareketleri tablodakileri bile heyecanlandırmaya yetmişti.
''Öteki anıda merope gaunt'u bir yetimhanede doğum yaparken gördüm.Korkunçtu,çığlık atıyordu ve..yanıbaşında hizmetçiler yardım ediyordu.Sonra ona Muggle Tom Riddle ve babasının adı olan Marvoldo ismini verdiğinde öldü.Bu kadardı,sonra sizi gördüm,yetimhanede.Gençtiniz'' dedi gülümseyerek
''Tom riddle'ın yeteneğini keşfettiğiniz.Yetimhanenin müdiresiyle yaptığınız özel görüşmede size riddle'ın garipliklerini anlattı.Şey,çocukları korkutuyormuş.''
 ''Evet..evet,hırsızlıkta yapıyordu sevgili oğlum.Başka çocukları korkutarak ufak tefek eşyalarına el koyması gibi..''
 ''Tavşanı kirişe astığı doğrumu?''
 ''Kesinlikle''
 ''E-ee müdire hanım size her haftasonu çocuklar hava alsın diye götürdükleri kır gezisinden de bahsetti,deniz kenarında.Riddle bazılarını bi yere götürmüş ve döndüklerinde hiçbiri 1 hafta boyunca konuşamadığını söyledi.Orada ne oldu efendim?''
 ''Bunu sonra sor,anlatmaya devam et sen.''
Harry yüzünü buruşturdu.Kaşlarının olması gerektiği yer bir yaşlının alnı gibi büzüşmüştü.Ser verip sır vermiyor diye düşünerek sıkıntıyla devam etti.
 ''Herneyse efendim.Başka bir anıda riddle nasıl olsuysa gauntların evini buldu''
 ''Okula geldiğinde bildiği tek şey,yetimhaneden büyükbabasının adının marvoldo olduğuydu.Binasının kurucusu olan Slazar Slytherin'in de yılanlarla konuşabildiğini öğrendiğinde büyücü aileleri üzerine kitaplarda yürüttüğü kılı kırk yaran araştırmaların ardından slytherin soyunun hala hayatta olan temsilcilerini,gauntarı keşfetti.Sonra okuldan kaçtı,bir hogsmaede gezisi sırasında..Henüz 5. yılındaydı. Burgin ve Burkes'ta bir süre çalıştığını öğrendiğimde çoktan gitmişti.. '' diye yanıtladı büyücü.
 ''Okuldan kaçmak mı?..''  Eh,Dumbledore riddle'ı zorla okulda tutamazdı ya..
 ''E-ee dayısı morfine babasının nerde olduğunu sordu.Dayısı anlamadı ilkin,onu muggle olan Tom riddle sandı.Morfin ona,evin nerde olduğunu söyledikten sonra anı karardı efendim.Ne olduğunu bilmiyorum..''
 ''Riddle dayısının hafızasıyla oynadığı için göremedin.Tom,onun hafızasını değiştirdikten sonra dayısının asasını aldı.O asayla babasını,büyükannesi ve büyükbabasını öldürdü.Ertesi sabah hizmetçileri venora,yamaç aşağı koşarken 'öldüler!' diye haykırıyordu.Zaten morfinin sicili pek temiz değildi ve hafızasına yerleştirilen sahte olayları anında kabul etmişti.Bakanlıkta doğal olarak morfin'i azkaban'a attı'' Dumbledore odayı turlamaya devam edip bakındı.
 ''Siz o anıyı morfinden mi aldınız! Hala yaşıyor mu?''
 ''Hayır yaşamıyor harry,bir kaç yıl önce Azkabanda öldü''
 ''zavallı..'' Bunu söylerken resmen kendinden iğrendi ''Ayrıca bu..bu çok zekice. Yakalanmamak için elinden gelenini
yapmış,siz..riddle'ı bulamadınız mı?''
 ''Ne yazık ki hayır..''
 ''Ehemm,başka bir anıda morfin azkaban'a götürülürken 'Yüzüğüm' diye ağladı.O kadar önemlimiydi?''
 ''Evet,işte yaklaşıyoruz.Anlattıktan sonra açıklayacağım.İyi yakaladın evlat.Evet?''   
 ''Ee-e sonra hepzibah adında yaşlı bir kadın ve onun evcini hokeyle riddle'ı gördüm.Riddle daha az yakışıklıydı sanki..Mrs.Hepzibahla konuşmadan önce onu biraz şımarttı.'' harry burada sırıtmadan edemedi. ''İnsanları pohpohlamakta pek usta..''
''Evet öyle,isterse çok ikna edicide olabiliyor.Tıkı Mss.Ginny'i ikna edebildiği gibi..''
''Burgin ve Burkes'ta çalıştığı için işi gereği bir süre Mrs.Hepzibah'a cincüce yapımı zırla ilgili ücret talep etti ama Mrs.hepzibah ilgilenmedi bile. Ona sadece 'sır tutabilir misin?' dedi ve Ev cini hokey'den en seçkin hazinelerini dikkatlice getirmesini emretti.İlk kutuda,hupplepuff'un kupası vardı efendim..Ç-çok şaşırdım açıkçası.Okulda olmamasına yani..''
''Mrs.Hepzibah Helga hupplepuff'un soyundan geliyordu harry,ondan..''
''Sahi mi! Ah.. Şey.. sonra ikinci kutu.. onda da madalyon vardı efendim. Yine o aynı madalyon, S harfi ile süslü olan.. Mrs.Hepzibah bunu Mr.Burkes'tan satın aldığını söyledi.''
''O madalyon merope gaunt'undu.''
''Evet,Mr. Burkes,Mrs.Hepzibah'a bu madalyonu pejmürde görünen,hamile bir kadından aldığını anlatmış. 'Çalmış gibi görünüyormuş' demiş Mr. Burkes.. Sonra ilginç birşey oldu efendim sanki.. riddle o madalyonu görünce gözleri alev aldı’’
  Dumbledore bir şey demedi.Sadece acı bir gülüş vardı yüzünde.Fawkes müzikal bir çığlık atarak yaşlı büyücünün sağ omzuna konup minicik zeytin karası gözleriyle hafifçe boynunu bükerek harry’i seyretti.
''Sanırım anı bu kadardı efendim..''
''Harika.Şimdi beni soru bombardımanına tutabilirsin''
''Öncelikle madalyonu merak ettim.Sizi şaşırtan neydi?''
''Madalyon? Evet..'' cebindeki yumrunun olduğu yere elini attı.Uzun bir gümüş zincir ve ucunda sallanan altın madalyon çıktı..
''Onu nasıl buldunuz!''  grimmauldda gördüğü madalyon sapasağlamdı ama dumbledore,
''Korkarımki bu black'e ait değil harry.Ya da ben öyle sanıyorum.'' dedi.
''Sizi anlayamıyorum? Bir tane daha mı var?''
''Evet. Bak,ben bunu dobby'nin yardımıyla aldım.Nereden aldığıma gelince..Riddle'ın kır gezisinde çocukları korkuttuğu deniz kenarında,yüksek kayalıkların arasındaki bir mağradan.Bu uzun hikaye,anlatamam.Bilmen yeterli..Şöyleki,riddle'ın çocukları ne ile korkuttuğunuda artık biliyorum.''
Harry fazlasıyla şaşkın ve meraklıydı.Devam etmesi için hızlıca kafasını sallayarak onayladı.
''İnferiuslar..Riddle'ın voldemort olmadan önce düşüp kalktığı,duygularıyla oynadığı masum insan veya karanlık büyücülerin ölü bedenleri. Çocukları bunlarla korkutmuş olmalı.Bu yüzden konuşamadılar..''
''Ölü bedenlermi?''
''Evet ama voldemort isterse onları bize karşı kullanabilir..''
''Yok edelim öyleyse!''
''O kadar kolay değil evlat.Ne yazıkki onları yok edemem.Bu inferiuslar mağradaki gölün altındalar harry,onları suya girmedikçe asla çağırıp yok edemem.Yok edebilme düşüncesi bile saçma! İnferiusları sadece o çağırabilir.Bu da benim gücümü aşan şeyler.Yalnızca kendimizden nasıl uzak tutabileceğimizi biliyorum.Ateşle..''
Çocuk iyice öfkelendi.Voldemort her türlü önlemi almışa benziyordu.
''Bunu almak (madalyonu gösterdi) hiç kolay olmadı. Beni şaşırtan,bu madalyonun bir tane daha olması harry.Çünkü elimdeki madalyon,yok edilmiş bir horkutluktu.Bunu yok edense..kulağa garip geliyor ama içinden çıkan pusulaya göre Sirius'un kardeşi regulus arctrucs black.''
''Regulus mu?! Tanrım,kafam karışmaya başlıyor! Yok edilmiş bir horkutluktu dediniz? Yani..regulus mu yok etti? Nereden biliyormuş?!''
''Nerden bildiğini bilmiyorum ama bunu öğrenebiliriz.Öteki madalyon nerede?,Sirius'un ki?''
''Sirius,hepbirlikte temizlik yaparken attı ama sonra kreacher büyük ihtimalle küçük deposuna postaladı.''
''Kreacher?Öyleyse onu bulmamız gerekecek ama hayır,şimdi değil,daha zamanımız var. Diğer soru?''
''Yüzük..''
''Ah evet yüzük.. Elimi görüyor musun?''  Artık yanık olmaktanda öte,çürümeye başlayan elini kaldırdı.Simsiyahtı ve içtiği iksir pek etki etmiyor gibiydi.  ''Bunu Morfin'in 'yüzüğüm' diye ağlayıp zırladığı şey yaptı.(şimdide sağlam parmağına takılmış olan,ucunda siyah bir taşın bulunduğu yüzüğü gösteriyordu)Horkutluklar yok edilmeye çalışıldığında çeşitli yan etkiler yapabiliyor.Senin aklının hayalinin bile alamayacağı kötü etkiler..Eh,bende buna kapıldım ve elim,işte gördüğün gibi.Aslında kesilmesini çok istiyordum ama sırf sevgili eşim minervanın gözünde korkunç görüneceği ve bu duruma üzüleceği için yapmadım.Yani,babanın yaptığı iksirleri içmeye razıyım..''  Sevecenlikle harry'e baktı ama aynı karşılığı onda bulması imkansızdı.Sakin,son derece voldemorta benzeyen çocuk donuk ve ifadesizdi şimdi.
''Bunu nasıl bulduğuma gelince,gauntların yıkılmak üzere olan o harabesinden buldum.Riddle bunu oraya bırakmakta hiçbir sakınca görmemiş.Anlaşılan benim oraları kontrol edeceğimi düşünmemiş olsa gerek..''
''Ama..bir sürü horkutluk yapmış olabilir efendim! Nasıl olsa..bir sürü insan öldürdü,öyle değil mi?''
''Çok doğru ancak ben,voldemort'un çok fazla horkutluk yapmış olabileceği görüşünde değilim.''
''Ne yani? Kaç tane olduğunu biliyor musunuz?''
''Düşünselinde gördüğün ama bana söylemeyi unuttuğun birşey daha var.Onu söylersen nedemek istediğimi anlayacaksın''
Yüzünü buruşturdu.Voldemorttan farkı,burnunun hala yerli yerinde oluşuydu.Tablodakiler put gibi donuk ve sessiz,çıt çıkarmadan,hiç bir ayrıntıyı kaçırmadan kulak kesilmişlerdi.Harry'e, 'çıkar ağzındaki şu baklayı!' dercesine bakıyorlardı.
''haa..evet.'' dedi hatırladığını belirterek. ''Şu en güçlü sihirsel sayı yedi yimi kastettiniz?''   
''Aynen öyle!''
Bahsettikleri şey, riddle'ın Profesör slughornla arasında geçen ufak bir diyalogtu...
 
   ''Ama anlamadığım şu -sadece meraktan soruyorum- yani,sadece bir tane horkutluk o kadarda işe yarar mı? Ruhunuzu yalnızca 1 kez mi bölebilirsiniz? Ruhunuz daha çok sayıda parçaya ayrılmış olsa daha iyi olmaz mı,sizi daha güçlü kılmaz mı?Yani, örneğin, yedi en güçlü sihirsel sayı değilmi,acaba yedi-''    

    ''Merlin'in sakalı,Tom! Yedi ha! Bir kişiyi öldürmeyi düşünmek bile yeterince kötü değil mi?Üstelikte..ruhu bölmek zaten yeterince kötü..ama yedi parçaya ayırmak.. Tanrı aşkına!''
   
 Hatırladığı bu ayrıntının etkisiyle merakla başını kaldırıp oda da gezinen profesöre baktı. ''Yani,şimdi siz.. yedi tane mi var diyorsunuz?''
''Öyle olduğunu sanıyorum.''
''Olsun. Bütün bu anılar yinede onları nasıl bulacağımızı göstermiyor ama..''
''Harry,harry..şimdiye kadar anlamış olmanı beklerdim.Bir tanesini sen yok ettin zaten.. Hatırla,günce evlat.Riddle'ın güncesi..''
Ah evet,Ne kadar aptalım! diye düşündü.Günce elbette!Onunla hayata dönmeye çalışması.. herşeyi şimdi anlıyordu.
''Diğeri yüzük ve madalyondu efendim.Öyleyse geriye.. 4 horkutluk kaldı.Peki diğerleri ne? Ayrıca..voldemort'un başka horkutluklarda yapmış olabileceği fikrine nasıl kapıldınız?''
''İkinci soru etkileyiciydi!,yanıtlayayım. Birincisi, bir anının tek başına hareket etmesi bana çok aptalca geldi.Hiç bir insan 5o yıl önceki bir anının, içinden çıkıp hareket etmesini,başkalarını himaye altına almasını sağlayamaz,tabii bir horkutluk değilse. Özellikle ilk yılında nasıl geri dönüpte zavallı Quirrell'ın bedeninde yaşayabildiğini düşününce..Bundan şüpheledim ve riddle'ın başka horkutluklar yapmış olabileceğide aklıma geldi.Anlayamıyor musun? güncenin gelecekteki bir hogwarst öğrencisine geçirilmesine ya da üzerine konmasına niyetliyse,ruhunun onun içinde saklanmış olan o kıymetli parçasına karşı dikkat çekici bir şekilde ilgisiz görünüyordu. Yani, bir horkutluğun anlamı,benliğinin bir parçasını saklamak ve emniyette tutmaktır,onu başkasının yoluna doğru savurup da yok edilmesi riskine girmek değil.. Sonra,iki yıl önce,sen bana Voldemort'un bedenine kavuştuğu gece, Ölüm Yiyenlerine çok aydınlatıcı ve korkutucu bir beyanda bulunduğunu söyledin. ''Ben,ölümsüzlüğe ulaşan yolda herkesten daha ileri gitmiş olan ben'' Bana onun böyle dediğini söyledin. ''Herkesten daha ileri'' ve ben,ölüm yiyenler bilmesede,onun nedemek istediğini anladığımı düşündüm.Horkutluklarından söz ediyordu,birden çok horkutluk.Harry,başka hiçbir büyücünün asla böyle birşeye sahi olduğunu sanmıyorum...''    Bu açıklama harry'e yeterliydi.Aklındaki en önemi soru uçup gitmiş,onun yerini bir rahatlama almıştı.
''Diğer horkutluklardan birininde yaşlı hepzibah'ı öldürmesiyle -ki bunu dolaylı olarak yaptı.Ev cini hokeyi kullanarak- helga hufflepuff'un kupası ve yılanı nagini olduğunu düşünüyorum''
''Nagini mi? Ne alakası var efendim?''
''Alakası var çünkü..çünkü.. senin voldemortla arandaki bağ ve olayları naginin gözlerinden görebilmenin tek sebebi olabilir o da..şey.. ehemm.''
''Söyleyin şunu!'' diye bağırdı heyecandan.Tablodaki eski slytherin müdürü phienasın ödünü patlatmıştı,adam alçak sesle küfretti.
''Harry, senin voldemortun ne yaptığını görebilmen,yılanlarla konuşabilmen,naginin ne yaptığını farkedebilmen..senin ve aynı zamanda naginininde horkutluk olduğunuzu-gösteriyor..''   Çocuk afallamıştı.Kendisi bir horkutlukmuydu?Saçma! Tablolarda bir gürültüdür patlak verdi.Hepsi öfkeli ve sert sesle bağırışmakta,harry'e yapılan bu iğrenç şeyi potesto etmeklerdi.
Dumbledore sakince -daha doğrusu sakin olmaya çalışıyordu- voldemort'un, harry'nin alnında bıraktığı yara izinin sebebinin bu nedenle olduğunu anlatıyordu ama harry duymadı,kafası başka şeylerle meşguldu.Voldemort'u,yılanını görebilmesi,çatal dilini konuşabilmesinin gerçek sebebi bunlardı demek!
''Fiziksel değişimimin sebebide bir horkutluk oluşum mu?'' diye sakince sözünü kesti.Aynı anda tabloların telaşlı sesleride diniverdi.
''Evet..öyle görünüyor.Potter'dan öğrendiğin karanlık büyüleri sürekli çalışman tabii bununla beraber yeni asanda,içindeki horkutluğun kötü yanlarının uyanmasına sebep oldu.Bu da seni kötü biri yaptı ama ben senin kalbinin derinliklerinde parıldayan bir sevginin yaşladığına halen inanıyorum harry.''
''Asam..beni bu hale getirdi öylemi?''
''Sadece o değil.''
''Yüzük,madalyon,günce,kupa,nagini ve ben.. diğer horkutluk ne?'' diye konuyu kapattı.
''İşte bunu bilmiyorum bildiğim tek şey,Slytherin'in madalyonu,hufflepuff'un kupası var,dört kurucudan dört nesne,eminim ki,Voldemort'un hayal gücünü müthiş cezbetmiştir.Rawenclaw'ı bilemem ama gryffindore'un bilinen tek yadigar'ı halen güvende.Kılıç..''
''Evet ama,ya ravenclaw ya da gryffindore'dan olması gerek.İkisi de olursa yedi değil,sekiz horkutluk olur''
''Bende öyle düşündüm harry.Şey, 8 horkutluk demişken..söylemem gereken bir şey daha var.Eğer voldemort'u yok etmen gerekiyorsa önce horkutlukları, sonra onu iki kere öldürmek zorundasın harry.''
''Ne?! İki keremi?''   bu kadarı da fazlaydı artık.
''Mezarlıkta olanları hatırla.Senin kanınla doğdu harry.Sen zaten bir horkutluktun.Damarlarında voldemorttan bir parça taşıyorsun sen, voldemort senin kanını kullanarak farketmeden ruhunu yeniden böldü.. Şimdi o çift ruhlu.Sende öyle,sende hem kendi ruhunu taşıyorsun,hemde onun ruhunu.Voldemortta kendi bedenindeki son ruhu taşırken aynı zamanda senden aldığı ikinci ruhunuda taşıyor.ikinizde çift ruhlusunuz..''
''A-ama bu.. Ruhunu sekize böldü demek! Onu nasıl öldüreceğim öyleyse! Ya horkutluklar?Yerlerini nasıl bulacağız? Kupayı,diğer iki binadan kalan herneyse ve..hele naginiyi nasıl yok edeceğimi bile düşünemiyorum! Hep voldemort'un yanında gezer..''
''Yılanı dert etme,yani şimdilik.Kupa ve diğerlerine de..önce şu madalyon işini halledelim.Herşey sırayla..Kreacher'ı buraya çağır,ayrıca şu sahte madalyonuda nazikçe Kreacher'a hediye et.''
''Kreacher!''  Bir şak sesi odada yankılandı.Çirkin yaratık harry'nin önünde, burnu yere değecek kadar eğilmişti. ''Emrediniz efendim'' dedi cırlak sesle
''Ona madalyonu ne yaptığını sor'' dedi dumbledore
''Kreacher,sirius ölmeden önce hep birlikte evi temizlemiştik hatırlarsan.Hani açamadığımız bir madalyon vardı,çınlayan.O nerede?'' Bütün bunları -sirius kelimesi geçse bile- hiç bir duygu emaresi göstermeden söylemişti. Cin'in gözleri doldu.Eliyle çirkin suratını kapatarak hıçkırmaya başladı. ''Benim bir tanecik efendi regulusumundu o! Efendi sirius atınca kreacher onu ve daha bir çok şeyi sakladı tabii! Ama o ayyaş götürdü,kreacher onu yakalayamadan kaçtı!'' şimdi yüzünü kapatmaktan ziyade yumruğunu havada sallıyordu.
''Kimdi bu?''
''Hep içki içen şu üç kağıtçı..şey.. sanırım adı Mudungustu.''
''Mudungus mu? Seni aşşağılık hırsız!'' diye dişlerini gıcırdattı öfkeyle. ''Efendim,kim bilir onu çoktan satmıştır!'' dedi Dumbledore'a dönerek
''Sakin ol harry,onunla konuşacağım.Şimdi kreacher'a teşekkür etme zamanı.''
''Yardımın için..ehemm..saol kreacher.Al,bu senin olsun.'' dedi sinirle sahte madalyonu uzatarak. Cin onu gördüğüne öyle bir sevindiki alırken az kalsın harry'nin kucağına zıplayacaktı.Cin'in,bundan nasıl iki tane olduğunu sormak aklına gelmedi.Heyecanlıydı. ''Efendi..efendi harry! Kreacher çok mutlu! Kreacher size minnettar!'' tekrar yerlere kadar eğildi. ''Gidebilirsin Kreacher'' Cin, madalyonu göğsüne bastırıp öptüğünde harry'e daha önce hiç gülümsemediği gibi gülümsedi. ''Dur.Ona söyle kreacher yarın beni erkenden ziyaret etsin'' dedi dumbledore alelacele ekleyerek. Harry mutluluktan gözleri dolu cine bakarak  ''Onu duydun'' dedi. ''Dediğini yap.''
''Emredersiniz!'' ve anında toz oldu.
''Bir horkutluk,tam olarak nasıl yok edilir efendim?''
''Bailisk zehriyle harry,günceyi basilik'in zehirli dişiyle yok etmen çok etkileyiciydi doğrusu!'' gülümsedi ve rafların üzerinde duran gryffindore'un kılıcını gösterdi. ''Bende yüzüğü bununla yok etmeye çalıştım.Nitekim sen,basilisk'in kafasına sapladığında kılıç,zehri emmiş.Bu yüzden..bir gün bu kılıcı ne olur ne olmaz diye sana vereceğim.''
''Teşekkürler efendim.Peki tüm bu anılar..onlara nasıl ulaştınız?''
''Eh bilirsin işte,morfin'i şikayete gelen seherbazdan,efendisini öldürmekle suçlanan hokey'den,epey zorlu çabadan sonra slughorn'dan almak zor olmadı ve tabii yetimhenenin müdiresi..Bir şey daha var.Ben okulun müdürü olmadan önce..riddle o zamanın müdürü olan Prof. Dippet'a gidip okulda karanlık sanatlar öğretmenliğini yapabilmek için talepte bulunmuştu.Dippet,riddle daha 17 sinde diye kabul etmedi..Birkaç yıl sonra ben müdür olduğumda aynı şeyi yeniden talep etti harry ve ben,kabul etmedim.Bir yetişkin olsa bile..Bu işin arkasında kötü şeyler döneceğini hissetmiştim ki zaten riddle okuldan kaçtığından beri ondan şüphelenmemek elde değildi.Hele kaçtıktan birkaç gün sonra sırlar odası açılınca..''
''Size çatal dil olduğunu söylemişti ama.''
''Evet,yinede o kötü bir çocuk olarak kaldı gözümde.''
''Siz onu okula almamakla en iyisini yapmışsınız efendim''
''Teşekkürler,sadece..bilmeni istedim.Çünkü çok ısrarcıydı,tam iki kez talep etti..''
''Peki..bir horkutluk yok edilince anlıyormu efendim?Kendisinden bir parçanın öldüğünü hissediyor mu?''
''Sanmıyorum..öyle olsaydı çoktan okula savaş açmıştı.''
''Voldemort, horkutlukları  ben doğduktan sonra mı,yoksa doğmadan öncemi yaptı merak ediyorum.Tabii bunu siz bilemezsiniz.''
''Bunu neden sorduğunu bilmiyorum ama 5. yılında cinayet işlemeye başladığına göre..sen doğmadan önce yapmış olması gerek''
''Tamam öyleyse! Neden ben?! Neden horkutluk olmak zorundaydım o gece! yeterince yapmamışmıydı!''
''Harry sanırım bu.. istemeden yapılmış birşeydi.. Senin horkutluk olduğunu bilmiyor ki.''
''Bilmiyor mu?''
''Büyük ihtimalle.Yoksa şimdiye kadar bunu belli ederdi.''

Harry ayağa kalktı.Bu gece yeterince şey öğrenmişti.Güneş, açılmaya başlayan havayı yararcasına aydınlanıyordu.Dumbledore'un gözlerinden de yorgunluk ve uyku akıyordu.. Hiç bir şey demeden kapıya yöneldi,aylardır ilk kez bedeninin yorulduğunu hissetti.

  ''Harry gitmeden..bende bir şey söylemek istiyorum.'' dedi uyarırcasına

  ''Sakın ama sakın,voldemort'un karşısına bu şekilde çıkma.En azından horkutlukları yok edene kadar..''
Harry yüzüne dokundu
  ''Evet,yüzünü kastettim evlat.Ona görünürsen..anlamakta gecikmeyecektir ve..işte o zaman asla tahmin edemeyeceğimiz bir savaş patlak verecektir.İşte o zaman,hiç birimizin beklemediği ölüm gelecektir harry.Lütfen dikkatli ol.''
   ''Dikkatli olacağım''



** Aynısı olduğu için üzgünüm (gerçi tamamen aynı değil ama)  Sırıtan
Söz veriyorum gelecek bölüm daha iyi olacak.Bu bölümü böyle yapmak zorundaydım..  Kararsız
« Son Düzenleme: Nisan 13, 2008, 02:14:29 Gönderen: snape » Logged

güll.
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 26



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #453 : Nisan 13, 2008, 02:12:50 »

ama snip  Ağlayan snip katil mi??? biraz geriden geldim ama kusura bakma ekin yha giremiyorum hiç. Üzgün Üzgün aynısı diil yha bölüm güzel olmuş eline sağlık.
Alıntı
''Ben,ölümsüzlüğe ulaşan yolda herkesten daha ileri gitmiş olan ben'' Bana onun böyle dediğini söyledin. ''Herkesten daha ileri''
bu kelimeler beni her seferinde etkilemiştir ne diim. morfini öldürmeseydin keşke yha voldinin karşısında ona sempati duymaya başlamıştım  Şeytani hortkuluklar ortaya çıktı artık atraksiyon zamanı hehehe ;Dvoldi cezasını bulsun  Şeytani Alkış
ellerine sağlık cnm  Sarılan Öpücük
Logged

Çok AtMı$Im Söz V€rİrk€N HaYaTa...
snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #454 : Nisan 13, 2008, 02:16:18 »

ama snip  Ağlayan snip katil mi??? biraz geriden geldim ama kusura bakma ekin yha giremiyorum hiç. Üzgün Üzgün aynısı diil yha bölüm güzel olmuş eline sağlık.
Alıntı
''Ben,ölümsüzlüğe ulaşan yolda herkesten daha ileri gitmiş olan ben'' Bana onun böyle dediğini söyledin. ''Herkesten daha ileri''
bu kelimeler beni her seferinde etkilemiştir ne diim. morfini öldürmeseydin keşke yha voldinin karşısında ona sempati duymaya başlamıştım  Şeytani hortkuluklar ortaya çıktı artık atraksiyon zamanı hehehe ;Dvoldi cezasını bulsun  Şeytani Alkış
ellerine sağlık cnm  Sarılan Öpücük
hiii geldin nihayett  Öpücük Olsun o kadar gecikmedin en azından  Sırıtan
canım çok teşkkür ederim.  Sarılan Teselli oldum gibi bişi.. saoll  Sarılan  Sarılan  Öpücük  Sırıtan
Logged

JameSirius
Ice Queen
Sıcak Çikolata
*********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1666



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #455 : Nisan 13, 2008, 06:24:02 »

Çüş bana ... Kendi utancımdan Hayran Hikayeleri'ne giremiyordum ve bu arada neler olmuş Acayip Vay canına ... Ekincim ellerine sağlık Alkış Alkış Uzunlukları şahane , içeriği zaten öyle ... Snape .. Snape'm , nasıl katil olur Acayip Gerçi öyle bir babaya azmış bile ama ...

Harry'de sinirimi bozmaya başladı Hede Hödö <.< ! Umarım düzelir , çünkü Dobby'sinden , Ron'una kadar herkesi çok üzüyor ... Tekrar ellerine sağlık Alkış Gözlerini Deviren
Logged
snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #456 : Nisan 13, 2008, 18:41:32 »

Çüş bana ... Kendi utancımdan Hayran Hikayeleri'ne giremiyordum ve bu arada neler olmuş Acayip Vay canına ... Ekincim ellerine sağlık Alkış Alkış Uzunlukları şahane , içeriği zaten öyle ... Snape .. Snape'm , nasıl katil olur Acayip Gerçi öyle bir babaya azmış bile ama ...

Harry'de sinirimi bozmaya başladı Hede Hödö <.< ! Umarım düzelir , çünkü Dobby'sinden , Ron'una kadar herkesi çok üzüyor ... Tekrar ellerine sağlık Alkış Gözlerini Deviren


Ehehemm Sırıtan Teşekkürler Ceymisilius Gülümseyen Ne kadar müteşekkir olduğumu bilemezsin  Öpücük  Sarılan
Logged

Fides
Larien
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2987


Give peace a chance


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #457 : Nisan 14, 2008, 17:19:06 »

Evet pek tanıdık bir bölüm olmuş Sırıtan Neden acaba Sırıtan Neyse onu geçersek, HArry'nin bu tavırları iyice arttı. <.< Sirius'u anışındaki duygusuzluk , hortkuluk olmasına karşı gösterdiği tepkisizlik, Dumbledore'un ben hala senin kalbinin derinliklerinde parıldayan sevgiyi görebiliyorum demesine iç bir şey dememesi, zavallı derken bile iğrenmesi kendinden  ... Yetti yani Hede Hödö Bu çocuk Voldemort'u ancak kendisi onun yerine geçmek için öldürür bence Hede Hödö   Sen de zaten iyice abartılı olan horkulukları iyice arttırmışsın Kahkaha Voldemort'u iki kez öldürecek Kahkaha Hoş bu Harry'den her şey beklenir Hede Hödö Bir tek şunu anlamadım; Dumbledore en sonda Harry'den neden Voldemort'a gözükmemesini istiyordu ? Yani ne ölümü ki ? Zaten ya Harry ya Voldmeort ölmeyecek mi ? Neyse , Eline sağlık canım Kahkaha Yeni bölüm için azıcık ipucu alabilir miyiz Gözlerini Deviren
Logged



Imagine 

Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one



Twilight
Âşık
mirabillis_92
~S@pph!re~
Demleme Çay
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 744


...:::eMMa:::...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #458 : Nisan 14, 2008, 17:39:30 »

çok güzel olmuş Kahkaha
Logged

snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #459 : Nisan 19, 2008, 09:40:40 »

Evet pek tanıdık bir bölüm olmuş Sırıtan Neden acaba Sırıtan Neyse onu geçersek, HArry'nin bu tavırları iyice arttı. <.< Sirius'u anışındaki duygusuzluk , hortkuluk olmasına karşı gösterdiği tepkisizlik, Dumbledore'un ben hala senin kalbinin derinliklerinde parıldayan sevgiyi görebiliyorum demesine iç bir şey dememesi, zavallı derken bile iğrenmesi kendinden  ... Yetti yani Hede Hödö Bu çocuk Voldemort'u ancak kendisi onun yerine geçmek için öldürür bence Hede Hödö   Sen de zaten iyice abartılı olan horkulukları iyice arttırmışsın Kahkaha Voldemort'u iki kez öldürecek Kahkaha Hoş bu Harry'den her şey beklenir Hede Hödö Bir tek şunu anlamadım; Dumbledore en sonda Harry'den neden Voldemort'a gözükmemesini istiyordu ? Yani ne ölümü ki ? Zaten ya Harry ya Voldmeort ölmeyecek mi ? Neyse , Eline sağlık canım Kahkaha Yeni bölüm için azıcık ipucu alabilir miyiz Gözlerini Deviren

Hihhihihihohoho Hede Hödö
Gözükmemesini istedi çünkü voldemort onu görürse harry'le arasındaki
benzerliğe şaşırır işte böle;
 
(göstermek/gizlemek için tıkla)

Kahkaha sonra da çok geç olmadan köfteyi çakar.Eh,daha horcutluklar yok olmadan savaş açarsa yandık aneeeyy! Kahkaha  Sırıtan

Evet,bütün bunlar dışında tanıdık bir bölüm oldu  Utanmış  , Mecburdum.  Kararsız
ama yinede teşekkürler holy abla  Öpücük  Sarılan


 
çok güzel olmuş Kahkaha

Çok teşekkür ederim  Sarılan
bu arada hoşgeldin diorum  Sırıtan
« Son Düzenleme: Nisan 19, 2008, 09:42:22 Gönderen: snape » Logged

Discovery
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 609



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #460 : Nisan 19, 2008, 09:52:42 »

çok gzl ya eline sağlık
Logged

snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #461 : Nisan 19, 2008, 09:59:09 »

çok gzl ya eline sağlık

Waow! Sırıtan teşekkür ederim discovery  Sarılan
Logged

zilli
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 69



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #462 : Nisan 19, 2008, 14:21:25 »

bende beğendim ama merak ettim acaba  burda harry james in oğluda omu hbilmiyor yani bence böyle olsa çok süper olurdu  bu benim yorumum ama sen bilirsin
Logged

'gerçek' DAHA AYAKKABISINI GİYMEDEN,'yalan' DÜNYAYI 3 KEZ DOLAŞIRMIŞ.
 narnia severler kulübü
snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #463 : Nisan 19, 2008, 15:10:04 »

bende beğendim ama merak ettim acaba  burda harry james in oğluda omu hbilmiyor yani bence böyle olsa çok süper olurdu  bu benim yorumum ama sen bilirsin

Eee hayır. Böyle değil malesef Sırıtan
Burda Snape-Lily-harry var ok Gülümseyen
Logged

snape
~Sensiz Hogwarts Olmaz~
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2460


Daima Severus...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #464 : Nisan 19, 2008, 18:14:14 »

                                                   35.Bölüm
                                  ~İHANET ve SONUN BAŞLANGICI~         

 ‘’Bunun doğru bir atılım olduğuna emin misiniz?!’’ diye bağırdı Kingsley. Şiddetli rüzgara karşı sesini zar  zor duyurabildi. Ellerini yüzüne siper etti.Ağzını açtıkça rüzgar ciğerlerine doluyor,nefesini kesiyordu.Birden bire başındaki mor takke uçarak uçsuz bucaksız denize doğru sürüklendi.Korkmuyordu ama dostları için endişeliydi.Süpürgeye daha sıkı tutunarak bir cevap duymayı bekledi. Biri kingsley’in sol yanında yer alıp cevabı verdi. Sesi gür ve netti.
‘’Başka çaresi yok kingsley!Onlara azıcıkta olsa kayıp verdirmemizin tek yolu.Üç diyince saldırıcaz!’’
‘’Moddy! Burada ne işin var senin?! Yatağında olman gerekmiyor mu?!’’
‘’Aptallaşma! Buraya yardıma gelmek her halükarda benimde hakkım.Şimdi önünüze bakıp dikkatli olun!’’
‘’Tanrı aşkına tek kolla nasıl savaşacaksın sen!’’
‘’Süpürge beni tutuyor zaten dostum.Tek elime asa