Umarım iptal edilen hikayeye göre daha düzgün olmuştur
22.Bölüm Hogwarts’ta EvLiliK TöReNi
‘’Haydi acele edin.Tanrım,daha üzerimizde cüppeler var’’ dedi Lily telaşla.Çoktan hava kararmıştı. Hogwarts sanki daha parlaktı,karanlık gecede bütün pencerelerin ışığı yıldızlar gibi parıldıyordu. Sonunda hogwarsta geldiler ve lily ile snape bir koşu yukarı çıkıp bu geceye özel kıyafetlerini giydiler (üç süpürgeye gittikleri günkü elbiseler vardı ikisinin üstünde) Aşağı indiklerinde Mrs. Weasley harry’nin yanaklarını tutup sevinçle törenin niçin burada olduguna dair kısa bilgi verdi. ‘’Ah tatlım,düşündükte dışarıda olması tehikeli olur.. Bizde burada yapalım dedik ki ev cinleri ve Dumbledore memnun oldu tabii.’’dedi gülerek Lily’le snape büyük salon’a baktılar. Burası heyret verecek kadar değişmişti. Bi kere o uzun masalara yenileri eklenmişti.Ayrıca öğrencilerin yanı sıra gelecek olan yetişkinler için salon büyütülmüştü.Tavanda yıldızlar parıldarken kenarda ise kiliseden getirilen birkaç ufaklık, kilisenin kurallarına uygun kıyafetler içinde ilahiler söylüyorlardı.Hogwarst’ın hayaletleri ise yüzyıllardır ilk kez katılacakları tören için heyecanlıydılar.Hatta pevees bile uslu duruyordu.Tabii kıyıda köşede sevgililer günü diye öpüşen öğrencilerin yanına gidip ‘’İğreeençç’’ demekten geri kalmıyordu.
İkiside Kendilerini karşılayan yoldaşlık masasına oturdular.Deli göz de oradaydı,hatta Dumbledore ve minerva bile yüksek tahtlarını bırakıp insan kalabalığının arasına karışmışlardı.Onlarda yoldaşlık masasının ucunda beraber oturmaktalardı.Lupin ve Tonks koşarcasına çıkageldiler.Tonks harika görünüyordu.O da lily gibi törene uygun güzel elbise giymiş,saçlarını beline kadar kumral olacak şekilde uzatmıştı.Lupin gülerek, ‘’Kalabalıkta tonks’u kaybettim.Ama sonra karşıma çıkan bu güzel bayan’ı birden bire tanıyamadım tabii onu davet edince..’’ birkaç kişi kısık sesle güldü. Tonks gerçektende tanınmayacak kadar güzeldi bu gece.Lupin ise pejmürde görünmüyordu tabii ama değişmeyen tek şey yüzündeki derin kesiklerdi.
Sonunda hepbirlikte masaya oturdular .Ollivander bile neşeli görünüyordu.Onu gülerken görmeyenler için garip bir histi bu.Tonks ve Lupin, Snape ile Lily’e yakın oturmuşlardı.Tonks lily’nin yüzüğünü cıkartıp 1cm’lik som altının içinden bir ip geçirdi. ‘’Bak şimdi’’ dedi. Sallanan yüzüğü en ufak hareket olmaksızın lily’nin karnı üstünde, havada tuttu.Biraz sonra yavaş yavaş (tonks hareket ettirmediği halde) daireler çizerek dönmeye başladı yüzük. ‘’Ne demek bu şimdi?’’ dedi kadın şaşkınlıkla. Tonks gülerek ‘’kız’’ diyebildi. Sonra aynı şeyi bir daha yaparken severus ‘’Bu yüzük işi saçmalık’’ diye mırıldanırken lupin onaylarcasına kafasını salladı.Ama tonks işte der gibi ellerini çaresizce salladı. Tonks’un ikinci denemesinde yüzük, bu sefer ileri geri sallandı. ‘’Bu seferde erkek diyo’’ dedi kafası karışmış halde. ‘’Belkide Erkek gibi bir kız olacaktır ha?’’ diye bir kahkaha patlattı Lupin. Severus dahil yoldaşlığın çoğu güldü. Ama lily kızgın görünüyordu. ‘’Dalga geçmesene remus.Ben inanıyorum tonks,sen devam et.Bir gün büyücülük dünyasındaki herkes bebeklerin cinsiyetini saptama yöntemi için sana teşekkür eder ‘’ dedi. Bunun üzerine masadakıler kendilerini tuttular.Bu arada alkışlar kopmaya başladı. Bill ve Fleur kapı eşiğinden geçmektelerdi. Fleur beyezlar içinde parıldarken Madam Delecour ve Mrs. Weasley kendi çocukları için deli gibi göz yaşları dökerek el çıpıyorlardı. İkizler,percy ve charlie’de buradaydılar. Fred ve George şaka kutularını açıp birkaç patlayan maytap çıkartıp etrafa saldılar.Biraz sonra kimseye zarar vermeden küçük yıldızlra ve havai fişekler halinde patlamaya başladı. Colin habire fotoğraf çekmekteydi.Herkes öyle neşeliydi işte. Beuxbatons’lu kızların bir kaçı Fleur’a el sallarken madam maxime’de uzun eliyle mendili burnuna götürdü.Hoş,o da bir öğrencisini daha menzun etmiş,evliliğini görüyordu.
Biil’in arkadaşlarıda deli gibi alkışlamaktaydı.Sonunda ikisi Önceden gretmenler masasının bulundugu platformda duran Peder’in huzurundaydılar.Alkışlar dinerken,Büyük salon kapısı aralandı ve beklenmeyen misafirler de liderleri eşliğinde içeri girdi.Bunlar Dumstrang’lılardı. Victor Krum önden giderken hermione heyecanla içini çekip ‘’victor’’ diye fısıldadı. Ron feci şekilde kızmış görünüyordu.Hermione’yi kendine çekti. ‘’Hermione! Sana söylemem gereken bir şey var.’’ ‘’Evet ron?’’ dedi kız şaşırarak.Ron’u hiç öyle görmemişti. ‘’Ben- sana birinci sınıftan beri aşığım! Ve o Victor salağını unut!’’ Ron şimdi km’lerce koşmuş gibi nefes nefeseydi.Bütün bunları anlık sinirle söylemişti ama rahatlamıştıda.Hermiyi öyle victor’a bakarken görmeye dayanamıyordu. Hermione karşısında duran ron’a hayranlıkla baktı.Sonra birden onun boynuna atlayıp, ‘’Seni aptal şey! Bunu duymak için hep bekledim ben!’’dedi ‘’Sahi mi?’’ şimdi ron gülümsüyordu. Söylediği için o kadar rahatlamıştı ki.. dahası hermide onun aşkına karşılık vermişti. Nihayet ron’un da en mutlu oldugu bir günü vardı. Sonra sıkıca birbirlerinin ellerini tuttular.Fleur Bill’den özür dileyerek victor’a hoş geldin demek için sarıldı. Sonra tekrar peder’e döndü. Victor Krum,yoldaşlığın masasına otururken onun gurubu başka masalara dağıldı. Dumbledore’da hoş geldin diyerek onun elini sıktı. Peder sıkıntıyle öksürdüğünde ilahiler hafif bir mırıltı şeklinde söylenmeye başaladı. Peder elindeki kitaba bakarak açıklamaları yaparken ikizler sıkıntıyla onun cüppesini asalarıyla çekiştirdi. ‘’Hadii geç orayı peder!’’ diye fısıldarken mrs. Weasley onların kulaklarını yakalayıp ‘’Düğünü mahvedemeyeceksiniz’’ dedi. Böylece peder’de görevini bitirip sordu. ‘’Siz, weasley’in oğlu Bill,madam delecour’u eşiniz olarak kabul ediyormusunuz?’’ genç adam Fleur’a bakıp heyecanla evet dedi. Ginny olamaz diye inlerken Fleur’a da aynı soru sorulmuştu. O da evet dedi.Böylece Peder de sizleri karı koca ilan ediyorum dedi ve bir alkış fırtınası daha koptu. Ginny şimdi ‘’Fitil artık aileden’’ diye inildedi.Ama o da ağabeyi için alkışlıyordu. Dumbledore minervayı dansa davet etti,onların çıkışıyle diğer yetişkinler gibi öğrencilerde dans etmekteydi.İlahiler çoktan susmuş,törene uygun canlı müzikle dans başlamıştı.Neville Luna’yla dans etmeye hayli çekinmişti.Ama piste cıkmışlardı işte.. Bu gece Hogwarts unutulmaz bir gün yaşıyordu.Hayaletler bile havada süzülerek bu sevgililer gününü ve töreni, neşeyle karşıladılar..
Ve James potter, büyük salon kapısından içeri girdi.Tabii onu kimse farkedemezdi.Üzerine kendi icat ettiği geçici görünmezlik tozu vardı.Bu pek az vaktını masada oturup severuslar kahkahaya boğulan lily'le degerlendırecektı. Nasıl mı? tabii ki ona dokunarak.Herşeyden çok onu hissedebilmek,ona dokunabılmek ve yaklaşmak istiyordu.Bunu haketmediğinide biliyordu tabii..
Sakince lily'nin oturdugu yere geldi,konuşulanlar umrunda değildi.Sadece hergün özlemle hayalini ettiği kızıl saçları parmakları arasında gezdirecekti.Belkide ...
Lily'nin yüzünü göremiyordu ve onun yanında herkesten çok nefret ettiği adam severus snape vardı.Tanrımm.. kafasına indirmeyi nasılda isterdi.
onu görmemezlikten gelmeye çalışmak epey zordu ama sinsice güldü.Çünkü birazdan lily'e dokunacaktı.
Ah sümsükus bunu görecektin. lily'e dokunduğumu... yine o haince sırıtışını sergiledi. ve lily'nin saçlarına dokundu.Daha da yaklaştı,yaklaştı. Ensesine nefesini verip onun kokusunu derin bir iç çekişiyle kokladı.Kadın biran ürperip boynunu ovaladı. Snape ayağa kalkıp lily'nin elinden tuttu ve dans pistine çıktılar.Potter daha henüz zevkine varıyordu.Sinirlenmişti.Aralarına girmek istiyordu,engellemek..
dans etmesinler,edemezler.Lily benim! diye düşündü. Dumbledore potter'ı gördü ama sesi çıkmadı.Sadece başını iki yana sallamakla yetindi ve Victor'u yoldaşlığa davet etmek için konuştuğu sohbete devam etti. ''Elbette katılırız efendim.Ama dostlarımada sormalı,bir toplantı yapmalıyız.Fakat sizin yanınızda olacagımızdan şüpheniz olmasın'' dedi Victor artık düzgün konuşuyordu.Fakat konuşurken sesi oldugundan biraz farklıydı sankı.Bulgarca konuşurken apayrıydı.
Potter dans pistindeki snape çiftine yaklaştı.Lily ve severus ellerini tutacaklarken potter oyun olsun diye severus lily'nin elini tutamadan kadının elini kavradı.Ama kızıl saçlı kadın bir el hissetmek yerine daha fazla ürperdi. ''Ne oldu lily?'' ''Yok bir şey severus.Sanki elim üşüdü.Buz gibi bir el elimi tuttu sanki.'' Potter aradan çıkıp kuleye, odasına doğru gitti. Bu kadar'ı yeterliydi onun için.Yapması gereken önemli işleri vardı. Onu bırakmayacaktı.Lily'i son senesinde bırakmamalıydı...