ewt arkiler bu özel bölümün daha önce anlattıgım konularla bır alakası yok sadece lily ve severusu ön plana cıkarmamı isteyen arkadaşlar için.Burada Grimmauld evinde geçen '1 gün' anlatılmakta. Kısa olmus olabılır

... Özel bölümden sonra yazdıklarım önceki hikayenın devamıdır.Size söz verdiğim gibi bu haftaki bölümler uzun ve heyecanlı oldu

Daha fazla bekletmeden İyi Okumalar diyorum
_ÖZel BölüM_
Weaslyler ve hermione birkaç saattliğine kovuktaydı.Harry odasında Hedwingle ilgilenmekle ve çapulcu haritasına bakmakla meşguldü.
Lily ve Severus Grimmauld evinin mutfagında karşılıklı ve yalnız kahve içmekteydiler.Ev can sıkıcı bir sessizlikteydi.Snape kahvesini yudumlarken lily'e bakmadn kendisini alamıyordu.Bu bakışalrı farkeden lily ''bir seymi oldu?'' diye sordu nazikçe. Snape içini çekerek fincanı masaya bıraktı. ''Evet.Çok güzelsin Lily.Gözlerimi senden alamıyorum ve Seni seviyorum'' dedi o güzel sacları okşayarak.Severus Snape, paskalya tatilinin bile olaylı geçmesine ragmen kendisini paklamaya zamn ayırabilmişti. Sabun ve Şampuan kokusu hissedilebilirdi.Omuzlarına kadar uzanan saçları parıldıyordu.Cüppesinin vücudunu sıkı sarmasından dolayı vücut kasları belli oluyordu.Lily'nin de doğal bir güzelliği vardı.Dudaklarının kendisine has bir rengi vardı, saçları fön çekilmiş gibi düzdü ve omuzlarının üstüne dağılmıştı.Çağla yeşili gözleriyle dikkat çekiciydi. Snape'e göre biraz beyaz tenliydi ve hiç makyaj yapıp oje sürerek rita skeeter gibi kendisini çirkinleştirmezdi.Severus,Lily'nin dogal olmasını sevıyordu zaten. Lily, severus snape 'in o kızıl meşalelerin parlayan ışıgında bile solgun görünen yanagını öptü.Şimdi pembeleşmişti.''Bende seni seviyorum severus.Herşeyden çokk'' ''Seni özledim Lily.İş peşinde koşmaktan sana ve harry'e zaman ayıramıyorum.Yalnız kalmamız iyi oldu.'' ''Evet,hep meşgulüz.BEnde birbirimize zaman ayırmayı çok istiyorum.Evimizde...'' Snape yavaşça Lily'e dogru eğildi ve Lilynin boynunu zarifçe kavradı.İnce dudakları lilynin dudaklarıyla birleşmişti. İlkkez başbaşa kalmanın sevincini yaşıyorlardı.

umarım begendiniz şimdii asıl hikayemiss... biraz uzun oldu özel bölümle birlikte,umarım fazla sıkmam sizi ama geçen hafta yayınlayamadıgım için hakkını vermek lazım dime
BÖLÜM 9
******
Yorgun argın döndüklerinde herkes yatmıstı bile.Harry anne ve babasına iyi geceler diledikten sonra arkadaslarıyla yukarı cıkmaya hazırlandı.Snape kolunu lily'nin omzuna dolayaıp odalarına cekildi Hermione St. Mungoda Longbottomları ziyaret ettikleri için mutlu oldugunu söylerken Ron kafasını sallayıp ona katıldıgını belırtti. Hermione esneyerek Harry ve Ron'un üst katındaki odaya Ginny'nın yanına gitti ki ginny kesinlikle uyumamıstı.İkizlerden ses yoktu.
Ron pijamalarını giyip coktan yataga atmıstı kendısını. Harry yatagının üzerine kamburunu cıkararak oturdu.Uykusu yoktu ancak yarın hogvarsta yolculuk vardı.
***
_Çoktan uyanmamız gerekırdı harry!
Ron telasla ayakkabısını gıyıyor bir yandanda söyleniyordu.Kızlar erkenden kalktıkları için telaslı deillerdi.Harry dün gece üzerini cıkarmadan yattıgı iiçin sanslıydı.Ron'a yardım edip dierlerine yetiştiklerinde Snape harry'nın yanına gelip 'günaydın' dedi. Oglunun omzuna dokunmasıyla Kings Cross'ta bir kösede belirmeleri bir oldu.Kins Cross kalabalıktı,büyücü ailelerinin bir kısmı telas içinde 9 ve 1o nolu peronun arasındakı duvara gecıs yapmaktaydılar.Bu ugultu sırasında Harry ve Snape Hogwarst exprexine giden bölmeye yaslanıp cevrelerıne bakındıktan sonra caktırmadan gectiler.Etrafta bır sürü muggle vardı cünkü.Diğerlerıde gelmeye baslamıstı.Mrs.Weasly ron'a sandvic uzattı.Mr. Weasly ginny ve hermione'un bavullarını yerlestırmelerıne yardım etti.HArry ve ron da güçlükle yerlestırebıldıler.Hedwing ve Hermes ciyaklıyodu.Herkes bırbırlerıne sarılıp vedalasırken büyükler yaramazlık yapmamaları konusunda uyarıda bulunuyordu.Bill ve Fleur ''görüşürüz!'' diyerek tren gözden kaybolana dek el salladılar.Percy gelemeyecek kadar mesgul oldugunu üzüntü ile belirtmişti.Cornellius gittiginden berı Rufus Scrimgeur adına calısmaktaydı.Lily ve Snape tren hareket etmeden evvel cisimlenmişlerdi.
_Ne diye King Cross'a bıraktılar sanki?Onlarla birlikte direkt hogwarst'a gidebilirdik. dedi ron.
Ginny yanına gelerek ağabeyine ''Aman ron,Bir an önce o lezzetli yemekciklerine kavusmak için simdiden sacma sapan konusmaya baslamıssın bile'' dedi.
''Kapa çeneni ginny.Sorun yemek değil.Malfoyun kompartımana gelip 'Emmeline öldümü?' diye kahkahayı basmasını istemiyorum.Hem burda bartie botss'un (böylemi denılıo bılmıorum) binbir renklı fasulyelerı var onları yerim.'' ''Hele bı dalga gecsin.Gösteririm ona'' dedi ginny.Eli asasına dogru gitti. Tam o anda ikizler ginny nin önüne atlayıp ''Waoow,yoksa yine o ünlü yarasa umacı büyüsümü?'' dediler.Sonra Fred gülerek devam etti. ''Artık o tarihe karıscak kardeş'' ginny bir kaşını kaldırdı. ''Neymiş o?'' ''İzle bakalım.'' Fred cevreye göz attı. O sırada Goyle paytak paytak kompartımana dogru yürüyordu. ''Aha!'' Fred en az 35 cmlik asasını cıkarıp goyle'a dogrultup ''parepne!'' diye fısıldadı.Goyle 'un kemeri aniden geniş cüssesinden çözülüp pantolonunun düşmesine sebep oldu.Koridorda Goyle'u gören herkes onun benekli donuna bakıp gülmekten yerlere yattılar.Sliytherinlilerde ufaktan gülüyordu ama Goyle'a griffindore'un yaptıgını görünce yarı sinirle uludular.Goyle pantolonunu çekerken yüzü hem şaşkındı,hem de utançtan kıpkırmızıydı.Ginny ağabeylerine döndüğünde gülüyordu.''komikti.'' Fred ve George işleri oldugunu söyleyip arkadaslarının yanına gittiler.Ginny de kendi sınıfından arkadaslarına rastlamıstı.Onların arasına karısıp kayboldu.Bir başlarına kalan hermi,ron ve harry pencerelerınden yağmurlu güne bakarak sohbet ettiler.Malfoy kompartımanlarının önünden gecmişti ama ne bakmıs ne de konusmustu.Dogal olarak şaşırdılar.Onu gördüklerinde yüzü her zamankinden de solgundu.Tek farkettikleri sey üzgün olduguydu. ''Tuhaftı deilmi?'' dedi Hermi. Ron ve Harry birsey demedi.
Goyle'a olanlar trende orman yangını hızıyla yayılmıstı.Herkes gülüşüp espiriler yapıyordu.Hava kararmaya ve tren kompartımanında ışıklar yanmaya basladıgında günlük kıyafetlerının üstüne siyah cüppelerini geçirdiler.Hafif bir sey oldugu için rahattı ve terletmezdi.Kravat veya gömlek giymek gibi bir zorunluluk yoktu.Hangı bınadan oldukları üzerlerindeki armalardan anlasılıyordu zaten.Hermione Crockhans'ı kucagına alıp tüylerini okşarken perona indi.Hogwarst'ın ısıkları tepede bır suru yıldızın parlaması gıbı parlıyordu.Hagrid'in 1. sınıfları götürmesine gerek yoktu.Artık sınıf baskanlarının göreviydi bu.Hermı ve Ron da Testrallerı görebiliyorlardı.Ron alçak sesle ''Lanet olası cadı'' dedi. Testrallerı her gördüğünde bunu söylerdi. Harry onun kime dediğini gayet iyi biliyordu. Ayrıca ron testrallerden hiç hoslanmamıstı.Hermione da öyle.Mide bulandırıcı bulmuslardı ancak yön bulmaları konusunda yararlıydı.Ama artık umursamıyorlardı bile.Arabaya atladıklarında Neville,Luna ve ginny nefes nefese cıkageldıler.Onlarda arabaya bındıklerınde Harry kapıyı kapattıgında araba çamurlu yolda yavaşca,sallanarak hareket ediyordu bile.Bu arada Hermione ''Ne oldu?'' dedi. ''Ne olacak, bize yetişmek için koştular.'' ''Onu bende biliyorum Ron!'' Hermi kızgın bakıslar attı.''Tamam,kesin şunu.'' dedi ginny. Neville heyecanla,''Bir haberimiz var.'' ''evet'' dedi luna ''Malfoyu testralleri okşarken gördük.Bizi görünce hızla arabasına atladı.'' Hala boynunda ve kulaklarında o acaip takıları vardı.''Belki önceden bir yakını ölmüştür''dedi ron. ''Hayır.Bence öyle birsey yok.Çünkü Hagrid Umridge'in teftişinde testralleri getirdiğinde malfoy korkuyla göremediğini söylemişti.'' dedi hermione düşünceli bir şekilde.Saçları bıraz daha kabarmıstı sanki. Ron,''Haklısın.Ee o zamn kimin öldüğünü gördü ki?'' Konusa konuşa Hogwarst'ın girişine gelmişlerdi.Koca merdivenleri tırmandıktan sonra heybetli kapıdan içeri,büyük salona girdiler.Tavan mumlarla doluydu ve gökyüzü karanlıktı.Küçük yıldızlar mumlarla bırlıkte eşlik etmişlerdi.Yıldızlar harry'e göz kırpıyordu sanki.Buraya ilk gelişinde de tavan aynen böyleydi.Masalarına yerleşirlerken severus,lily ve hagrid onlara gülümsedi.Dumbledore henüz gelmemişti.Herkes oturduktan sonra ögretmenler masasının arkasındakı kapı yavaşça açıldı.Dumbledore'un sacları ve sakalı daha da beyazlamıstı.gök mavisi gözleri gri bulutlarla kaplanmıs gibi solgundu.Üzgün görünmekten çok,düşünceli bir hali vardı.Ama gülümsemesini yüzünden eksik etmedi.Müdür de yerini aldıktan sonra herkes kendi arasında sohbete başlamıstı.Kimileri Hogwarst'a yenıden gelmenın mutlulugunu yaşarken,kimileri de 2.dönemin güzel geçecegini söylüyordu.Malfoy'un yüzü görünmesede sırtı ve başının arkası griyffindore masasından görülebiliyordu.Kollarını kavusturmus öylece oturmaktan başka birşey yapmadı. Bir müddet fısıldaşmalardan sonra Dumbledore ayağa kalktı.Ellerını tüm ögrencilerini kucaklar gibi iki yana açarak ''Hosgeldiniz!'' dedi.''2.Dönem de sizlere basarılar diliyorum.Bende sizin kadar burada olmaktan mutluluk duyuyorum.'' Herkesin gözü bir an için Dumbledore'un sol eline kaydı.Kararmıştı.Severus,lily,hagrid ve diğer ögretmenlerde şaşkındı.Onlarda yeni görmüşlerdi anlaşılan.Minerva zaten biliyor olmalıydı.Dumbledore hata yaptıgını anlayarak elini nazikçe indirdi.''Önemli bir şey değil.Sadece ufak bır hata.'' diye gülümsedi.Sol elını cüppesinin yenini çekiştirerek örttü.Boşta duran sağ eliyle kürsüden destek aldı.Siyah taşlı bir yüzük vardı yüzük parmagında.Bu sefer yeşilimsi mavi giyinmişti.yarım ay biçimli gözlügünün üstünden bakarak devam etti.''Sizi herzamanki gibi uyarmak istiyorum.Lütfen dediklerimi hafife almayın.Korıdorlarda gece gec saatlerde dolasmanızı yasaklıyorum.Bu yüzden ögretmenleriniz belli bir saate kadar nöbet tutacak ve sınıf başkanlarınada birtakım yetkiler tanıyacagım.'' Herkes niçin böyle birseyin ciddiye alındıgını bılmıyordu.Hermione anlam veremedi. ''Ancak şimdi,Yumulun!'' dedi Dumbledore ve yerine oturdugunda herkesin önünde lezziz yemekler belirdi.Bütün çocuklar iştahla saldırıya gecti.Harry yahnisini önüne çekerken ''Ona ne oldu?'' diye sordu. Ron agzını tıkmakla mesgul oldugundan duymadı.Neville şokotop alırken ''yanmış gıbıydı'' dedi. Hermi de bir acıklama yapamadı.Harry bır yandan yerken ögretmenler masasına baktı.Snape ve lily Dumbledore ile konusmaya heveslıydıler ama diger ögretmenlerın kulak mısafırı olmasını ıstemedıklerı için kendilerını tuttular.Dumbledore hiçbirsey olmamıs gibi Profesör Flitwickle ciddi ciddi konuşuyordu.Sonra Sliytherin masasına baktı.Malfoy yemıyordu.Bir süre çatal-bıçak şangırtıları ve ugultulardan sonra malfoy sıkılıp kalktı.Büyük salonun kapısına dogru hızla yürüyordu.İlk Sliytherinler farketti.Sonra herkes malfoya bakmaya basladı.Dumbledore bu anlık sessizlikte duyulan ayak seslerıyle kendısıne geldi.Malfoyu gözlerini kısarak süzdü.Hiç bir tepki vermedi.Ta ki o iki koluyla kapıyı itip açana kadar.Şimdi başlar Dumbledore'a döndü.Belliki bu davranısın saygısızlık oldugunu düşünüyorlardı.Dumbledore Flitwickle olan sohbetıne dewam etti.''Ne yaptı bu rezil?'' ''Bilmiyorum Ron.Ama hiç iyi görmedim.morali bozuk gibi.Baktıgımda yemegınıde yememişti.'' dedi harry kapıya bakarak. Ron yılışık yılışık sırıttı. ''Sonunda buraya ait olmadığını anladı.Yalnız olmalı.'' ''Ay ne alakası var'' dedi hermione ''Ama yalnız olabılır...'' ''Kimin umurunda?'' dedi Neville sertçe.şokotopu yalamayı kesti. O, malfoy ailesini sevmezdi, bellatrixle baglantıları oldugu için.Harry,hermi ve ron anlamıstı.Bu yüzden Neville'in yanında malfoydan konuşmamaya karar verdiler. Yemekler yenildikten sonra ögrencıler sıra ile ortak salonlarına sınıf baskanları eşlıgınde gidiyorlardı.Üç cocuk Hagrid'in yanına gidip yarın en kısa zamnda kulübede buluşmaları gerektiğini söylediler.Büyük salondan cıktıklarında harry,merdivenlerden tırmanmaya baslayan ron ve hermiye ''siz gidin.Ben birazdan dönerim'' dedi.İki genç ısrar etmeyip anlayışla karsıladı. ''çabuk ol.'' harry başını salladı.Onların gitmesini izlerken Dumbledore,snape,lıly ve mcggonagal taş heykele dogru yürüyorlardı bile.Harry acele edip iç cebinden 39 cmlik asasını çıkardı ve merdivenlerden yukarı dogru tutup ''Accio görünmezlik pelerini!'' dedi. Pelerin eline zariflikle uçtugunda harry çabucak başına geçirdi.Duvara yaslandıgında Dumbledore ve diğerleri taş heykele doluşmuşlardı. Dumbledore Taş heykele ''Dumbledore ailesi'' dedi. ''HArika'' harry sevinmişti.Çünkü Dumbledore parolayı genellikle söylemez,asasıyla dokunup öyle çıkardı.Harry 5 dklık bır zamn sonra Asansöre binip parolayı söyledi.Taştan heykel dönerek durdugunda karşısında 4 binanın simgesi olan tokmak, çamdan yapılan kapıda gösterişli bir sekilde duruyordu.Bir takım sesler duyan harry kapıya kulagını dayadı. ''...Önemli değil çocuklar.Sadece ufak bir yanlışlık oldu.'' ''Lütfen efendim.İzin verin bakayım.'' Bu sessizlikte severus,Albus Dumbledore'un elini inceliyordu.Sonra kaşlarını çatarak, ''Efendim,ne yaptınız böyle?Telafi edilemeyecek gibi.'' ''Hiçbirşey. Bildiğim kadarıyla bu beni hasta edecek severus, dediğin gibi telafi edilemez ama geciktirilebilir.Merak etme beni öldürmez ama gücümden edebilir.Bu yüzden Hogwarst'a yaptıgım efsunlar yetersiz.Endişeliyim.'' Minerva Dumbledore'un sağlam elini tutarak, ''Bir şeyin kalmayacak.Severus sana gereken iksiri yapacaktır.Değilmi severus?'' Gözleri Snape'e kaydı. ''Evet.Gerekli iksirler dolabımda olmalı.Lily ile birlikte çabucak yapabilirim.Fakat zor olabilir.Eliniz lanetlenmiş efendim.'' Lily Dumbledore'a dönerek, ''Lanet mi? NAsıl? savaştınız mı?'' ''Hayır lily inan bana, sadece benim hatam.Endişelenme'' Snape arkasına döndü ve gerekli iksirin yarına hazır olacagını söyleyip lilynin elini kavradı.''Geçmiş olsun.''Ayak seslerını duyan harry geri çekildi. Kapı açıldı.Lily ve severus cıktıgında Minervada onlara yetişmişti.Hepsi asansöre bindi.HArry yine bekledikten sonra asansöre tam adımını atacakken acık kapının ardından Dumbledore ''Harry'' dedi.Masasında oturuyordu fakat gözleri, üzerine görünmezlik pelerini geçirmiş olan Harry snape'teydi...
Devam edecek.........