BÖLÜM 2
Lily, gölün kenarına oturmuş Hagrid’in taşı suda sektirmesini izliyordu. Parlak kızıl saçları güneşin etkisiyle daha da parlıyordu. Rüzgâr gitgide daha da sertleşiyordu. Lily ayağa kalkıp Hagrid’in yanına gitti. Düşünceli bir hali vardı. O da eline bir taş alıp göle attı ama öyle hızlı atmıştı ki taş sekmedi,
cup diye suyun dibine battı. Sessizliği bozan Hagrid oldu.
—Ne bu sinir Lily? Yine ne oldu? Kim seni sinirlendirdi?
Hagrid’in sesi o kadar yumuşak gelmişti ki Lily dün olup bitenleri bir çırpıda anlattı. Son kelimesini tamamladığında nefes nefeseydi. Hagrid tam ağzını açmıştı ki gri yağmur bulutu pırıl pırıl parlayan güneşi kapattı.
—Gitsen iyi olur. Bu havada dışarıda olmanı istemem
Lily sesini çıkarmadı. Ortak salona doğru yavaş ve küçük adımlarla yürüdü. Tüm günün yorgunluğundan sonra Profesör Slughorn’un verdiği ödevi yapmak hiç de kolay olmayacaktı. Notlarını da temize çekmesi gerekiyordu. Bunca ödevin üstüne James’i dinlemek ise ona eziyet gibi gelecekti. Keşke Severus olsa diye iç geçirdi. Onsuz iksir ödevlerini yapmakta çok zorlanıyordu. Bu gün Severus’u sadece iksir dersinde görmüştü.
Bu düşüncelerinden Courtney Doyle’un sesiyle uzaklaştı. Courtney koşarak ona geliyordu.
—Lily, iki saattir bağırıyorum nerelerdesin?
—Dalmışım seni duymadım.
Courtney, Lily’nin az önce söylediklerini duymamış gibi elindeki mor bir kurdeleyle bağlanmış kâğıt tomarları arasından LiLy’nin adı yazılı olan tomarı ona uzattı ve koşarak oradan uzaklaştı. Lily kâğıdı istemeye istemeye açtı. Yine Profesör Slughorn’un davetlerinden biri olmalıydı.
Lily,
Noel tatili öncesi yapılacak olan mükemmel partime katılırsan sevinirim. Yer ve tarih daha sonra belirlenecektir.
İçtenlikle, Profesör H.E.F Slughorn Başını kâğıttan kaldırdığında portre deliğinin önündeydi. Parolayı söyledi.
—
Boşboğaz Şişman kadın ciyakladı ve onun delikten geçmesine izin verdi. Ortak salon her zamanki gibi doluydu. Öğrencilerin çoğu bir kenara çekilmiş iksir ödevlerini yapıyorlardı. Ödevleri bitenler de bir köşeye çekilmiş hararetli hararetli konuşuyordu. Buna James ve arkadaşları da dâhildi ki kimse onun içeri girdiğini görmemişti. Lily’nin de istediği buydu zaten. Bu konuşmadan yararlanarak o da sessiz bir köşeye geçti ve iksir ödevi için raporunu yazmaya başladı. James’in onun yanına gelmemesi çok tuhaftı.
İstemeye istemeye konuşmalarına kulak kabarttı. James fısıldayarak konuşuyordu.
—Bu gece mi? Emin misin? Takvime bir de ben bakıyım.
Diğerlerini duyamıyordu. Sadece James’in sesi kulağına geliyordu. Ama bir işler karıştırdıklarına emindi.
—Evet, bu gün. O zaman her zamanki yerimizde.
Lily ödevine yoğunlaşmaya çalıştı. Zaten konuşmaları bitmişti. Kitabını alıp kızlar yatakhanesine gitti. Gece onları takip etmeli ve ne karıştırdıklarını öğrenmeliydi. İksir ödevini bitirdi. Uyanık kalmak için bardaklar dolusu kahve içti ama gözkapakları ona isyan ediyordu. Yavaş yavaş gözleri kapandı.
Karanlık ---------------------
Lily uykudan kan ter içinde uyandı. Rüyasında solgun yüzlü bir adam onu öldürmeye çalışıyordu. Bir ormanın içindeydiler. Hertaraf karanlıktı. Sadece solgun yüzlü adamla o karşı karşıyaydı. Şoku üzerinden atınca ayak sesleri ve fısıltılar duydu.
—Hadi acele edin.
Konuşan James’ti. Hemen altına kot pantolonunu, üstüne yeşil kazağını giydi. Montunu ve atkısını da aldı. Sesler hala geliyordu.
Yatakhanenin kapısını yavaşça araladı. Onları portre deliğinden çıkarken gördü. O da koştu. Görünmemesi için aralarında mesafe bırakmaya özen gösterdi ama öyle hızlı ilerliyorlardı ki onlara yetişmesi için ses çıkararak yürümesi gerekiyordu.
Sirius kapıyı açtı. Filch’in kapıları kilitlemeyi unutmuş olması büyük şanstı. James’te Remus’u sürüklüyordu. Lily bu gün Remusta gariplik olduğunu düşündü. Tüm gün garip davranıyordu ve sürekli takvime bakıp duruyordu.
Lily onları takip etti. James, Remus, Sirius Şamarcı Söğüt’ün altında durdu. Dolunayın ışığında Şamarcı Söğüt büyüleyici görünüyordu. Lily bir an bu etkileyici ağacı izledi, Remus’un çığlıklarıyla irkildi. Remus’un gözleri kıpkırmızıydı, tırnakları uzamış ve siyaha dönüşmüştü. Yüzünün ve vücudunun her tarafında kahverengi kıllar vardı. James ve Sirius geriye çekildi ve ikisi de dönüşüm geçirdiler. Biri geyik biri köpek olmuştu. Lily olanları daha iyi görebilmek için daha yaklaştı. Remus’un kurt adama dönüştüğünü ancak o an anladı. Kıpkırmızı gözleri Lily’e bakıyordu. O an Lily’nin midesine kramp girmiş, bacakları güçsüzleşmişti. Hareket edemiyor, bağıramıyordu. Hatta nefes bile alamaz hale gelmişti. Kurt adam ona doğru hızla yaklaşıyordu. Lily geriledi, geriledi, ayağı bir ağacın köküne takıldı. Düşmemek için yanındaki ağaca tutunmak zorunda kalmıştı. Kurt adam ise hala ona doğru koşuyordu, arkasında da köpek ve geyik. Ona saldırmasına milim kalmıştı ki karanlığa düştüğünü hissetti.
Karanlık BöLüm 2'nin Sonu....
Evet yorumlar ve eleştiriler