olu cnm tabi yaparım

yaptım bile

1.Bölüm=İçimden geliyor ki……
Harry o sabah erkenden uyandı.Çok karmaşık bir rüya görmüştü.Rüyasında Ginny ve Malfor dudak dudağa öpüşüyordu.Tiksinerek uyandı.Tiksindiği şey Draco’nun sümüklü biri olması değildi.Ginny onu rüyasında aldatmıştı.Harry durdu.Daha sonra ’’ aman boşver ya sadece aptal bir rüyaydı hem unutma Ginny sana deliler gibi aşık hala, öyle olmasa evlilik teklifini kabul edip senle nişanlanır ve 2 ay sonrasına nikah yapalım der miydi?’’ diye düşündü.Nasıl yanılıyordu!!!...
Aynı zamanda Ron uyanmıştı, kovukta.O da rüyasında Hermione’nin bir uçurumdan düştüğünü görmüş kan ter içinde uyanmıştı.Gerçek değildi, değil, o şuan iyi diye düşünüp kendini rahatlatmaya çalıştı.Kendine gelince kaldığı yerden hotlayarak uyumaya devam etti…
Hermione ise hiç rüya görmemişti, çünkü uyumamıştı, uyuyamamıştı.Ne zaman gözlerini kapasa Droco’nun ona sana aşığım demesi geliyordu.2 gün önceydi.Draco ona buluşalım demişti.Hermione de kabul etti.Deniz kıyısında bir kayanın üstünde oturup dalgaların kıyıya çarpmasını izlerken Draco geldi.Havadan sudan konuştular.Daha sonra Draco ona sana aşığım demişti.Hermione öylece kalmıştı.Bir şay demesine fırsat olmadan Draco onu susturdu ve ‘’konuşmak için daha çok vaktimiz olacak’’ demişti.
Draco pek uyuyamıyordu.Hermione rüyalarına giriyordu uyursa.Uyumak istemiyordu. Ölüm döşeğindeki annesinin biricik oğlundan tek dileği onun namuslu, temiz, hoş bir kızla evlendiğini görmekti.Bu minik dilek bile ona fazlaydı çünkü annesi bu kızın Pansy olmasını istiyordu.Ama Draco Hermione’ye aşıktı.Mecburiyetten Pansy ile nişanlandı ve beraber yaşamaya başladılar.Bir düğün tarihi bile aldılar.2 ay sonraya.Harry ile aynı gün olmasına inanamıyordu Draco.Yan tarafa döndü.Yanında siyah uzun saçlı manken gibi güzellikteki Pansy mışıl mışıl uyuyordu.Hogwarts bitince Pansy değişmişti.Eski buldog suratlı kız gitmiş, yerine dünyalar güzeli bir kız gelmişti.Ama anlamayacaklardı.Kimse anlamayacaktı. Hermione ondan daha güzeldi, daha zayıftı.Bazen şöyle düşünmekten kendini alamıyordu:’’İçimden geliyor ki keşek ben Hermione ile olsam ama….’’ Bu ama’ların sonunda hep annesi vardı.
-Ah annecim, dedi Draco sinirle, Hermione’nin nesi vardı ki?Ah tabii unutmuştu, o bir bulanıktı bu yüzden annesinin istememesi doğaldı.
Grimmauld Meydanı 12 numarada ise durum pek farksız değildi.İki sevgili beraver gece boyu sohbetten uyuyamamıştı.Konular değişikti.Azalan ölüm yiyenler, komik fıkralar(Sirius Ellen’ın hep belden aşağı fıkralar anlatmasına çok kızıyordu), yoldaşlık sohbetleri, yeni alınan televizyondaki programlar hakkındaki konuşmalar derken gün ağarmaya başlıyordu.Sirius:
-Aaauuhhaaaa!!!Uyusam iyi olacak, dedi ağzı kopacak gibi esneyerek.
-Benimde, dedi Ellen.
Sirus Ellen’a bir adet iyi geceler öpücüğü verdikten sonra:
-Yatmayacak mısın?
-Şuraları toplayayım
-Aman be aşkım yarın toplarsın
-Yok hemen toplayayım
-Sen yat ben hemen hallederim
-Sirius!!
-İyi aşkım sen nasıl istersen
Ellen tabakları alıp mutfağa götürdü.Bulaşıklar kendi kendilerine temizlenirken Ellen kontrol ediyordu.Tabaklar yerinden kalkıp sabunlu su dolu kasede yıkanırken, ve daha sonra musluk suyu altında durulanıtken aklına ilk aşkı Severus geldi.Onu hala unutamamıştı, ama o Bellatrix’le evliydi.Apar topar evlenmişlerdi.Kimse bu sır perdesinin altında ne olduğunu bilmiyordu.Ellen çok üzülmüştü.Şu şansıma bak, diye düşündü.Evlenmek üzereydi ama hala eski sevgilisini seviyordu.Sonra işine döndü.Bitmişti.Ayak sesleriyle yerinden sıçradı.Harry gelmişti.Ellen hala inanmakta biraz zorlanıyordu.Harry 23 yaşında olmuştu, ama sanki hala 13 yaşında bir çocuktu.
-Gene mi uyumadınız?, dedi muzip bir şekilde.
-Uyumadık, dedi Ellen gülerek
-Ne yaptınız?, dedi Harry.
-Sanane! ,dedi Ellen kızararak.
-Oooo!!, dedi Harry gülerek.
-Çabuk odana!!Hadi!!!
Harry kahkaha ardına kahkaha atarken kapı açıldı, Sirius’tu.Uykulu bir halde:
-Harry anlıyorum gençsin dinamiksin, yaşıtların Muggle’lar barlarda günlerini gün ediyorlar, sende taşıyorsun ama, ne olur biraz sessiz ol.
-Tamam, dedi Harry uysal bir tavır alarak.
-İyi, dedi Sirius.Daha sonra kapıyı çarparak kapattı.Harry odasına gidince Hedwig’in geldiğini gördü.Bir mektup vardı.Kim acaba diye düşünürken ismi gördü ve midesi ani yalpa yaptı.
Mektup Cho Chang’ten gelmişti.