2. sezonu yazmaya başladım

----------------
hatta bitti
2.Sezon1.Bölüm=Aşk yemini
Genç bir kız, önündeki pencereden bakarken, bu şehirden ayrılmak zorunda olmanın ne
kadar kötü olduğunu şimdi daha iyi anlıyordu.Evinin kıymetini yeni anlıyordu.Buralardan kopmak
hiç kolay olmayacaktı.Önünde boylu boyunca uzanan Kolezyum’a baktı.Belki son defa görüyor olacaktı.Bu muazzam yapının kıymetini yeni anlıyordu.Bir an için, nedenini bile bilmeyerek kendinden nefret etti.Sinir içinde balkondan çıkıp odasına döndü.Babasının karısı gelmişti.
-Hoş geldin Bellatrix.
-Hmm…fazla küçükmüş evin.
Bellatrix döndü ve kızın ağladığını gördü.
-Off ağlama Lori.Benim evimde daha mutlu olacaksın.Orası bu minnacık eve bin basar.Hadi
topla kendini Selwyn seni bekliyor.
-İyi..
-İnanmıyorum, eşyalarını bile toplamamışsın!
Toplan..
Bütün elbiseler bir yığın halinde kalktı.Bavula girerken katlandılar.Bellatrix mavi bir elbiseyi görünce dudakları bir küçümsemeyle kıvrıldı.
-Gloria bu paçavrayı giymeyeceksin umarım!Ben bunu Kreacher’a vereyim de toz bezi olarak
kullansın.
-HAYIR!SAKIN YAPMA BUNU!!
Bellatrix şaşırdı.Ama daha sonra şaşkınlığı kızgınlığa döndü.
-Ne biçim konuşuyorsun sen benimle?
-Benden hesap mı soruyorsun seni yaşlı bunak cadı!!
Kadın sert bir biçimde önünde duran kıza tokat atmaya yeltenirken, genç kız daha
çevik davrandı; hemen Bella’nın havaya kalkan elini tuttu, öbür eliyle sutyeninin içinde bulunan
asasını doğrultup Bella’nın boğazına dayadı.
-Hala hesap mı soruyorsun?
-Bırak beni seni küçük or***u!!!!
Bellatrix çırpındı ama Gloria onu bırakmadı.
-Lafını geri al seni bunak!
-Almazsam?
-Seni şuracıkta öldürürüm!Bunu yapabileceğimi biliyorsun!Harry Potter için bana ihtiyacın
var!
Bellatrix çırpınmayı bıraktı.Gloria onun elini bıraktı, asasını tekrar içine koydu.Soluk soluğa
kalmış Bellatrix’in elinden sertçe elbisesini çekip aldı.
-Tam olarak nereye?, diye sordu.Kızgınlığı geçmiş gibiydi.
-Malfoy malikanesine gideceğiz.Seni Lucius’la tanıştırayım.Narcissa, eşi, seni sevecektir hiç çekinme.Şansımız varsa oğulları Draco’yu da halledersin.
-Ben bu mesleğe başlamadan önce asla aşık olmayacağıma yemin ettim.Daha 14 yaşındaydım.
-Vayyy…Herkes seni tini mini Lori olarak bilsin sen dışarıda seri katilcilik mi oynuyordun?
-Öyle de denebilir.Ailemin bundan ben 16 yaşındayken haberi oldu.Herkesten önce babama söylemiştim Azkaban’a onu görmeye gidip.Kocana.Sinir krizi geçirecekti.Neyse, bana Lord’un
döneceğini söyledi.İnanmadım ama aynı sene sonunda döndü.Sonra zor geldi.4 sene içinde
de Harry Potter onun canına okudu tabi.
-Ne biçim konuşuyorsun sen Lord ile ilgili?
-Yalan mı? Hala yaşıyor mu biricik Lordun?
-Hayır ama…
Bellatrix cevap vermedi.Gloria’yı izliyordu.Aklına yaklaşık 1,5 sene kadar önce kaybettiği
minik bebek geldi.Gözleri doldu.
-Şeyy…tuvalet?
-Şu kapı.Gir koridordan sağda.
Bellatrix gitti.Gloria saçlarını taramaya başladı.Çok güzel, düz kahverengi saçları vardı.Masmavi gözleri alev gibi yanandı bazen, kızdığında…Saçları biraz şekil alsın diye maşayla kıvırttı.Bunu asasıyla da yapardı ama böyle Muggle işleri daha kolaydı.Göz kalemini aradı ama
yoktu, banyodaydı herhalde.İçeri girince üvey annesini ağlarken gördü
-Bella?
-Ayy sen miydin?
-Ne oldu?
-Gözüme kirpik kaçtı.Çıkarmaya çalışırken yaşardı gözlerim.Ama iyiyim.
-Tamam bir saniye.
Uzanıp göz kalemini aldı ve çıktı.Sürmek için odasındaki aynaya vardığı zaman
ayna ona:
-Yalan söylüyor, benden demesi.
-Biliyorum.
-Hey Sirius gel bak yürüyor.
-Ne?Kim?Hani?Nerde?Aaa….Amy?!?
Harry kıkır kıkır gülüyordu.Cho yanında yerlere yatmıştı.Sirius inanamıyordu.
-Ama bu yürüyor!
-Evet..
-Vay canına!
-Bab-ba..,
-Ne oldu?
-Anne neyde?
-Annen kaçtı Amy senden bıkmış, dedi Harry.
-Bööööhüüüü…..
-Harry ne yaptığını sanıyorsun sen?
-Ya şaka yapayım dedim!
-Üüühhüüüüüü ühhhüüü…
-Ağlama canım benim gel hadi yukarı çıkalım, ben şimdi Harry’i döveceğim sus tamam mı?
-Hık…oluy
Genç çift baba kızın haline gülerken Cho Harry’e döndü.
-Bu yaptığın hiç hoş değildi.
-Şaka bu ama şaka…
-Nasıl bir şaka?
-Şey..
-Eşek şakası senin bu yaptığın.Şimdi zavallıcık ne düşünüyordur?
-Korkma Sirius onu avutur.
-Sen insan versiyonunda bir şeytansın Harry!
-Ne???
-Yarın bir gün….yani…kendimizin bir bebeği olursa…sen ne biçim insansın?
-Ne?Sen şuan hamilesinde yarın bebek mi doğacak?Ay hiç güleceğim yoktu., dedi Harry
kahkahayı basarak.
Cho’nun yüzü beyazlaşınca Harry gülmeyi kesti.
-Ne oldu?
Cho başını ellerinin arasına aldı. Aşağıya doğru eğilen Harry’nin gözleriyle karşılaşınca
bu sefer kızardı.
-Sen hamile misin?
-Hıhı..
Harry gülmeye başladı.
-İnanmıyorum!Sahiden baba mı olacağım ben?
-Evet.
Harry birden Cho’ya sarıldı.Sonra yüzünü öpücüklere boğdu.
-Harry yavaş…
-Banane!
-Öhöö…
Çift ayrıldı.Sirius gelmişti.
-Biliyor musun Sirius, Cho hamile baba olacağım!
-NE??
-Evet doğru söylüyor.
-Bizden mi kopya çektiniz?
-Yok bunu beraber yaptık ya!, dedi Harry tam o sırada Cho’dan dirsek yedi.
-Tebrik ederim sizi.
-Teşekkürler Sirius, dedi Cho hafifçe gülümseyerek.

^^^^^^kolezyum^^^^^^