Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ekim 11, 2008, 05:58:47  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hatalar-Dramione/Snupin  (Okunma Sayısı 1700 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Darkangel
Süt
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 96



Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« : Aralık 17, 2007, 18:41:44 »



TÜR : Slash - Smut - Genel

ÇİFTLER : Draco/Hermione - Harry/Ginny - Snape/Lupin - Ron/Pansy


DİKKAT : Bu Fic Snupin Çiftinin çıkarılarak editlenmiş halidir. Snupin çifti dahil olarak hikayeyi okumak isteyenler profilimden forumumun bilgisine ulaşıp gelebilirler


1. BÖLÜM - PROOF


Hermione masasına aniden bırakılan kitabın sesiyle karmaşık büyünün mısraları arasından sıyrılarak sıçradı. Elindeki kitaptan gözlerini kaldırarak masasının üzerine yaydığı kitap yığınına ilgiyle göz atan Draco Malfoy' a öfkeyke baktı. " Sana hiç çok kitap okuduğunu söyleyen oldu mu Granger ? Böyle giderse evinde onlarca kedisiyle ölen mugglelardan biri olacaksın. Bunu fazla romantik yapına mı bağlamalıyız acaba ? Ama unutma kitaplar sana erkek arkadaş kazandırmaz. " Draco göz attığı kitabı masanın üzerinde tehlikeli bir şekilde eğim kazanmış kitap yığınının tepesine bırakırken Hermione gözlerini devirdi. " Ne kadar da düşüncelisin Malfoy. Bunu iyiliğinden mi söylüyorsun yoksa derslerde beni geçebilmek için başka çaren kalmadığı için mi ? " Draco abartılı bir hareketle elini göğsüne koydu.

- Kalbimi kırıyorsun Granger.

- Kalp ? Senin kalbin var mıydı ?

Harry ve Ron' un kütüphaneye girdiğini göz ucuyla fark eden Draco Hermione' ye göz kırparak ellerini ceplerine tıkıp sarı saçlarını başının gerisine doğru attırdı. " İksirde görüşürüz Granger. Eminim Yalıtım İksirini çoktan kelimesi kelimesine ezberlemişsindir. " Draco uzaklaşırken Harry ve Ron yanlarındaki sandalyelere oturdular. " Yine neler yumurtladı ? " Ron öfkeli öfkeli Draco' nun arkasından bakıyordu. Hermione omuzlarını silkti. " Her zamaki şeyler işte... " Kitapları arasından iksir kitabını çekerek son kez Yalıtım İksiri' nin sayfasını açtı...


***********************************


Bahar tüm güzelliği ve canlılığıyla doğayı ele geçirmişken, bin bir türlü çiçeğin baş döndürücü kokuları Severus Snape' in zindanına bile ulaşmışken sıralarında huzursuzca kıpırdanan, pencerelerdeki gün ışığına özlemle bakan öğrenciler için bu ders tam bir işkenceydi. Dikkatleri dağınık öğrencilerden bazıları çoktan birkaç kazanı hurdaya çıkarmışlar, ortaklarını garip yeşil renge boyamışlardı. Nevili Longbottom ise Snape' in özel izniyle bu ders iksirin yapımını sadece izliyordu. Snape onun yanlışlıkla kendini saydamlaştırabileceğini söyleyerek bununla uğraşamayacağını ilan etmişti. Neville ilk kez keyifli bir iksir dersi geçiriyordu.

Severus Snape tatminsizlikle buruşturduğu suratıyla sıraları teker teker dolaşmaya başladı. Draco Malfoy' un kazanına baktığında ilk kez gülümseme beliren dudakları Ron Weasley' in tuhaf mor renkteki karışımına gelince sinirle gerilmişti. Harry Potter' ın kıvamını zar zor tutturduğu karışımına bakıp dudaklarını büktükten sonra Hermino Granger' ın kazanına ifadesiz bir suratla göz attı. Hermione iksirinin mükemmel olduğunu biliyordu ve asla Malfoy gibi gülümseme ile ödüllendirilmeyeceğinin de bilincindeydi. Snape hiçbir şey demeden onu geçip sıradaki kazana yöneldi. Sonuçta Draco ve Hermione sınıfın en yüksek notunu paylaşmışlardı. Hermione Draco' yla göz göze gelince delikanlı ful ağız sırıttı. Genç kız gözlerini devirerek kitaplarını kucaklamıştı...


*********************************


Severus Snape büyücü dünyasında pek az kişinin sahip olduğu zengin ot ve iksir karışımlarının olduğu mahzeninde gözlerini gezdirdi. Eksik olan malzemelerin bir listesini yapmalı ve en kısa sürede eksiklerini tamamlamalıydı. Severus merdivenin tepesine çıkarak tüm kavanozlarını sırayla incelemeye ve ölçülerini not almaya başladı.

- Sirius burada olsaydı yarasalar ve uçmalarıyla ilgili güzel bir espri yapardı eminim.

Severus öfkeyle gözlerini aşağıya çevirdi. Üzerinde her zamanki pejmürde kahverengi takımıyla Remus Lupin kapıya yaslanmış, gülümseyerek merdivenin tepesindeki Severus' a bakıyordu. Dirsekleri yamalı ve birkaç yeri acemice dikilerek onarılsa da takımı temizdi. Remus ise her zamanki gibi oldukça solgundu. " Ne istiyorsun Lupin ? Okula gelir gelmez Potter' ın yanına koşmanı beklerdim. " " Onun yanına uğradım ama derse girmek üzereydi fazla vaktimiz yoktu. Bende bu arada seni görmek istedim. " Severus gözlerini kısarak merdivenleri inmeye başladı. Remus bu sene yeniden Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersinin öğretmenliğini yapacaktı. Bu görevden ayrıldıktan sonra geri dönen ilk kişiydi.

Lanetli olduğu iddia edilen dersi kimse istememişti. Tabii kendisinden başka... Ama Dumbledore yine onu vermek istememiş, eski öğretmeni yeniden göreve çağırmıştı. Başlarında Lucius Malfoy' un bulunduğu seçkin bir grup velinin itirazlarına rağmen Voldemort' un geri dönüşü artık herkesçe bilindiği için istekleri ret edilmişti. Öğrencilerin kendilerini savunmayı gerçekten öğrenmeleri gerekiyordu. Severus Remus' un seçilme nedenlerinden birinin de Potter' ın vaftiz babasının kaybıyla yaşadığı boşluğu tanıdığı ve güvendiği başka biriyle doldurmak olduğunu biliyordu.

Mahzeninden çıkarak Lupin' e döndü. " Dinliyorum. " Lupin tedirginlikle kıpırdandı. Bakışlarını özellikle ondan kaçırıyordu. " iliyorum senden bunu istemem yüzsüzlük olacak ama... Derslere başlayacağım ve... Dolunay yaklaşıyor ve... " Severus Lupin' i kenara iterek raflardaki bir şişeyi alarak ona uzattı. " Çoktan hazırlamıştım. Geleceğini duyunca ihtiyacın olabileceğini düşündüm. Ama bu kez sakinleştirici etkisini arttırdım. Savaşın korkusuyla hayatlarını yaşayamayacaklarından endişelenen ve hormonlarını dinleyerek Yasak Orman' a bile girmeyi göze alan gençleri parçalamanı istemeyiz değil mi ? " Lupin şaşkınlıkla kekeleyerek şişeyi aldı.

- Şey... Teşekkürler Snape.

- Önemli değil. Bitmesine yakın bana bildir ki yenisini hazırlayabileyim.

- Tamam.

Snape arkasını dönerken Lupin " Sirius ne derse desin bence sen iyi bir adamsın Snape. " diye mırıldanarak sınıfından çıktı. Severus bir süre Lupin' in ardından baktıktan sonra yeniden mahzenine döndü.


************************************


- Kitapların kapağını bile açmadığım halde nasıl senin kadar iyi notlar aldığımı merak ediyorsun değil mi Granger ?

Hermione gözlerini devirerek boş sınıfa göz attı ve sıradaki sınıfa yöneldi. Tüm gün Malfoy' la uğraştıktan sonra bir de devriyede ona katlanmaya çalışmaktan nefret ediyordu. Draco zaten Hermione' den cevap beklemiyormuş gibi kendini beğenmiş bir edayla devam etti. " Çünkü ben dersi dinliyorum. Bazen dikkatli dinlemek okumaktan çok daha yararlı olabiliyor. Çünkü profesörler genellikle hep anlattıkları yerlerden sınav yapıyorlar. " Hermione bunun doğru olduğundan emindi. " Ben kitapları sadece sınavlar için okumuyorum Malfoy. Her şeyi öğrenmek istediğim için okuyorum. Sadece bana yeteni değil benim alabileceğimin hepsini almak için... " Draco bir şey söylemeden bir an ona baktıktan sonra sıradaki sınıfı kontrol etmeye gitti.

Bu sırada Harry Lupin' le uzun zamandır ayrı kalmanın acısını çıkartıyordu. Ron' la birlikte birkaç saattir genç adama sormadıkları soru bırakmamışlardı. Harry yeniden Lupin' le çalışacakları için heyecanlıydı. Ron' la ikisinin isteği ve heyecanı Lupin' i di istekle doldurmuştu. Burada kaldığı süre içerisinde hem Harry hem de Lupin birbirlerine destek olarak Sirius' us kaybının açtığı yaraları kapatmaya çalışacaklardı. Hermione savaşın çok yakında olduğunu biliyordu ve şu anda boş sınıfta kaçamak yapmaya çalışan iki genci azarlayan delikanlı belki de düşmanları olacaktı. İçini çekti. Hermione şimdilik bunu düşünmek istemiyordu.


***********************************


Didişe didişe büyük salona giren Draco ve Hermione' nin her zamanki halleri pek dikkat çekmiyordu. Oysa ilk zamanlar öğrenciler onların atışmalarını izlemeyi severlerdi.Yedi yılın ardından bu artık normal karşılanmaya başlamıştı. Draco Slytherin masasına Hermione Gryffindor masasına ayrıldıklarında tartışmaları hala sonuçlanmamıştı. Ron Pansy' nin herkesin içine utanmazca Draco' nun kucağına oturuşunu izlerken kızararak Harry' i dirsekledi. Harry ikiliye bir göz atıp sırıtmıştı. Pansy her geçen gün, sanki mümkünmüş gibi daha da güzelleşiyor ve çekiciliği artıyordu. Ginny' nin ateşli bakışlarıyla karşılaşan Harry hızla bakışlarını Slytherin masasından çekti ama Ron hala hayranlıkla Pansy' i izliyordu.

- Madem ondan bu kadar hoşlanıyorsun çıkma teklif etsene Ron.

Ron daha da kızararak Hermione' ye döndü. " Ne ? Pansy' e mi ? Asla yapamam. Birincisi o bir Slytherin. İkincisi benden hoşlanmıyor ve üçüncüsü Malfoy varken bana bakmaz bile... " Gyffindor masasındaki kızların hemen hepsi başlarını sallayarak onaylayınca Harry ful ağız sırıtmıştı. Hermione Draco' nun kucağında delikanlının ipeksi sarı saçlarını okşayan genç kadına neredeyse kıskançlığa yakın duygularla baktı. Ama gördüğü en mükemmel yaratıkmış gibi Pansy' i izleyen Ron' u mu yoksa elleri genç kadının ince belinde, ilgiyle anlattıklarını dinliyormuş gibi dudaklarına bakan Malfoy' u mu kıskandığını çözememişti...



Hermione sınıf başkanları banyosuna girerek gülümsedi. Uzun ve yorucu bir günü sıcak, köpüklü bir banyoyla unutmak istiyordu. Geniş havuzun çoktan doldurulmuş olduğunu görünce merakla etrafa bakındı. " Kimse var mı ? " Banyoyu her kim hazırladıysa belli ki girme fırsatı bulamadan ayrılmak zorunda kalmıştı. Hermione eliyle suyun sıcaklığını kontrol ettikten sonra kitaplarını çalışma odasına bıraktı. Üzerindeki üniformasını yavaşça çıkardı ve düzgünce katlayarak kenara bıraktı. Sütyeni ve iç çamaşırını da çıkardıktan sonra yavaşça sıcak suya girdi. Gözlerini kapatarak köpüklü sıcak suyun gerilmiş sinirlerini gevşetmesi için izin verdi.

- İşte bu, görülmeye değer bir gösteriydi Granger.

Hermione sıçrayarak gözlerini açtı. Havuzun karanlık kısımlarında kalan delikanlı kendini ışığa çıkartacak kadar yüzerek yaklaştı. " Malfoy ! Seni piç ! Soyunurken beni izledin ve sesini çıkarmadın ! " Draco ağzı kulaklarında sırıttı. " Bir parçacık hile yapmaya değdi Granger. Her zaman bu üniformaların bizleri yansıtmadığını söylerim zaten. O kalın cübbenin altında sakladıkların gerçekten çok çekiciymiş. " Hermione kızararak köpükleri göğüslerine doğru çekmeye çalıştı. Draco onun nafile çabasına bakıp gülerek yaklaşmaya başladı. " Sence de bunun için biraz geç kalmadın mı ? Görebileceğim " her şeyi " gördüm Granger. " Draco hemen önünde duraklayarak genç kızın nemden ıslanarak kıvırcıklaşmış gür saçlarına, pürüzsüz teninin pırıltılarına baktı. Hermione onun ıslak saçlarının yüzüne dökülüşü ve geniş göğsünden süzülen damlacıklarla delikanlının hiç olmadığı kadar çekici olduğunu düşündü.

- Kasıtlı olarak sustun. Beni izlemek için...

- Kanıtla...

Draco biraz daha yaklaşınca Hermione' nin çıplak sırtı banyonun kenarına dayanmıştı. Sinirle bu yaptığını Malfoy' a ödetmeye karar verdi. Elini uzatarak genç adamın geniş göğsüne koyunca Draco şokla gümüşi mavi gözlerini eline indirmişti. Hermione delikanlıya doğru sokulurken Draco bakışlarını dudaklarına kaldırdı ve Hermione baştan çıkarıcı bir şekilde dudaklarını yaladı. " Malfoy... " Kısık sesiyle mırıldanırken başını yana eğerek yaklaştı. Draco gözlerini kapatarak her şeyi boş vermiş bir halde Hermione' ye eğildi. Hermione aniden göğsündeki eliyle Draco' yu iterek delikanlıyı köpüklü sıcak suyun içine gömdü.

İntikamın tatlı zevkiyle sırıtırken Draco öksürerek ağzına dolmuş köpükleri çıkarmaya çalıştı. " Sen... Bunu kasıtlı yaptın ! " Hermione uzanarak havlusunu aldı ve sarınarak banyodan çıktı. Gülümseyerek suyun içindeki delikanlıya bakarak " Kanıtla... " deyince Draco' nun gözlerinde görmeyi pek tercih etmeyeceği bir ateş yanmaya başlamıştı. Draco havuzun kenarına yüzdü ve merdivenleri çıkmaya başladı. Hermione şokla kekelemişti. " Ne... Ne yapıyorsun ?! " " Senin aksine Grager benim giysilerim çalışma odasında kaldı ve havuzdan çıkmadan giyinemem değil mi ? " Draco hiç utanma belirtisi göstermeden sudan çıktı, merdivenleri tırmandı ve Hermione' yi geçip içeriye yönelmeden önce bir an gözlerine baktı. " Şimdi eşitiz... Artık senin de görmediğin " hiçbirşey " kalmadı. " Hermione mükemmel erkek vücudunun yavaşça yürüyerek uzaklaşmasını yerine çakılmış olarak izledi. Eğer Draco şimdi onu öpmeyi deneseydi Hermione buna karşı koyabileceğinden artık o kadar da emin değildi...



Severus Snape kurdun ulumalarını dinlerken asası tetikte ormanı tarıyordu. Her ne kadar iksirine güvense de baharın da gelişiyle hormon bombasına dönüşmüş gençlere güvenmiyordu. Lupin onları öldüremese de ciddi şekilde yaralayabilirdi. Potter ve arkadaşlarına siper olduğu gece bunu o da öğrenmişti. Göğsünde hala o gecenin izleri vardı. Çalılar hışırdayınca dikkat kesilerek döndü. Kendi boyunun iki katı uzunlukta, birkaç katı iriliğinde kocaman bir gövde çalılar arasından sıyrıldı. Severus gözlerini kısarak oldukça sersemlemiş görünen kurda bakarken kurt sarsak adımlarla ay ışığına çıktı ve uzun bir uluma kopardı. Kurt önündeki engele bakarken gözlerini sabit bir noktada tutmakta zorlanıyordu. En azından iksirinin doğru işlediğini gözleriyle görmüştü.

- Çok doğru... Oraya gidemezsin. Ormana geri dön, ait olduğun yer orası.

Kurdun uyarısını anlamadığını biliyordu çünkü vahşi gözleri hala Hogwarts' ın kulelerine bakıyordu. Severus asasını kaldırarak " Lumos Solem... " diye mırıldanınca parlak bir ışık topu her ikisinin de tepesinde belirdi. Kurt mıyklayarak pençelerini gözlerine siper etmek istercesine kaldırmıştı. " Sana zarar vermek istemiyorum. Git hadi... " Aksine kurt zaten yerinde olmayan duyularına acı çektiren adama oldukça öfkelenmiş görünüyordu. Bir kükreme kopararak üzerine atıldı ve Severus aynı anda " Protego ! " diye bağırdı. Kurt kalkana çarparak zararsızca yere düştü. Çarpmanın şiddetinden kurdun burnundan kan sızıyordu. Nefretle önüne set çekmiş adama uluyarak isyanını ilan ettikten sonra döndü ve arada sırada ağaçlara toslaya toslaya ormanın derinliklerine yöneldi. Severus orman ile Hogwarst sınırına özel bir sihir mırıldanarak okula yürümeye başladı. Şimdi bir de Lupin için iyileştirici iksirden biraz hazırlaması gerekecekti...


**********************************

- Slytherin !

- Gryffindor !

Karşılıklı tribunleri dolduran öğrenciler bir ağızdan bağırıyorlardı. Bir tribun yeşil/beyaz diğeri sarı/kırmızı renklere boyanmış gibiydi. İki binanın Quiddich maçları zaten her zaman çok ilgi çekmişti. Sonunda takımlar sahaya çıkmaya başladı. En önde her iki takımın kaptanları yürüyordu. Draco Malfoy ve Harry Potter... İki genç yan gözle birbirlerine meydan okurken tribünler özellikle bu iki gencin hayranı olan kızların attığı çığlıklarla inlemişti. Hermione ve Luna birbirlerine bakıp gözlerini devirdiler. Luna Lovegood her zamanki sakin ve tatlı anlatımıyla mikrofonun başındaydı.

Luna ve Hermione' nin bulunduğu sıraların hemen arkasında da başını Levander Brown' un çektiği küçük bir grup Ronald Weasley için tezeruhat yapıyorlardı. Hermione sinirle dudaklarını dişlerken Ron utangaçça el salladı. Slytherin ve Gryffindor' u birbirinden ayıran ince örtünü öteki tarafında oturan Pansy Parkinson Ron' a bağıran kızlara bakıp dudaklarını bükmüştü. " Pancak kafalı Weasel' in Draco' nun karşısında ne şansı olabilir ki ? Eğer Draco' nun Weasel' i alaşağı edecek bir saldırı planı olmadığını düşünüyorsanız en az onun kadar aptalsınız demektir. " Hermione öfkeyle Pansy' e döndü ama tam o anda tribünlerin altından geçmekte olan gruptaki kızıl saçlı delikanlının durakladığını fark ederek sustu.

Ron Pansy' nin söylediklerini kelimesi kelimesine duymuş olacaktı ki kulaklarına kadar kızarmıştı. Kızıl saçlı başını kaldırarak Pansy' nin gözlerini yakaladı. Pansy delikanlının okuldaki pek çok arkadaşı gibi ona hayranlıkla bakmasına alışkındı ama Ronald Weasley ilk kez Pansy' e buz gibi bir bakış atarak süpürgesini omzuna vurdu. Pansy ince kaşlarından birini kaldırarak delikanlının ardından bakmıştı. Bu bir meydan okumaydı. Keyifli keyifli gülümseyerek arkasına yaslandı. Maçtan sonra Waesel' le dalga geçeceği anları düşünmeye başladı.

Maç şimdiye dek Slytherin ve Gryffindor arasındaki en sert maçtı. Daha ilk dakikada Gryffindor' dan birinin burnu kırıldı. Beşinci dakikada Slytherin' den birinin alnı bludgerle yarıldı. Draco ve Harry çarpışarak sahanın tam ortasına çakılmışlardı. Birinin dudağı patlarken diğerinin burnundan kan sızıyordu. Maç tüm şiddetiyle devam ederken Harry parlak Slytherin' nin akın akın ataklarının eridiği bölgeye şaşkınlıkla bakıyordu. Genelde bu tür önemli maçlarda eli ayağına dolaşan, kendine güvenini kaybeden, hatalar yapan Ron müthiş kurtarışlar yapıyordu. Çok konsantre ve kendine güvenli bir tavır içindeydi. Harry bunun olmasını sağlayan her ne ise içinden teşekkür ederken gözüne minik altın bir top ilişti. Maalesef Malfoy' da snitchi aynı anda fark etmişti.

İkinci kez çapıştıklarında ilkinden daha şiddetli bir şekilde yere uçmuşlardı. Bayan Hooch' un zamanında müdahalesiyle çakılmaktan son anda kurtuldular. Madam Pomfrey hemen iki gencin yanına koşarak eğildi ve asasını sırayla üzerlerinde dolaştırmaya başladı. Harry ve Draco kendilerine gelmeye başladıkları sırada Bayan Hooch Harry' nin elindeki snitchi fark etti. Böylece maç sonuçlanmıştı. Tribünler yıkılırcasına Harry' i alkışlamaya başlarken takım arkadaşlarına sevinçle Harry' nin yanına indiler. Draco etrafındakileri öfkeyle omuzlayarak soyunma odalarının yolunu tutmuştu.

Harry Gryffindor öğrencilerinin omuzlarında ortak salona götürülmek üzereyken kızıl saçlı, gözleri alev gibi parlayan genç bir kız elleri belinde grubun önüne dikildi. " Ne yapıyorsunuz ? Az önce kafa üstü çakıldı. Onun revire gitmesi gerek sizse onu havaya atıp duruyorsunuz. " Gryffindor sus pus olarak Harry' i yere indirirken delikanlı kızararak ensesini ovuşturmuştu. Ginny Harry' nin koluna girdi, etrafa ateş saçan bakışlar atıp onu korumasına alarak revirin yolunu tuttu.

Slytherin' de ise kimse Draco' nun yanına yaklaşamıyordu. Çabucak duşlarını alıp dışarı çıkmışlar ve Draco' yu sinirle soyunma odasını arşınlarken bırakmışlardı. Blaise Zabini dışarıda Draco' yu bekleyen Pansy' e bakarak içini çekmiş ve başını sallamıştı. " Bence şimdi yanına girmesen iyi olur. Tam bir sinir küpü ve sana patlayabilir. " Pansy yüzünde çekici bir gülümsemeyle " Bende zaten bana patlamasını istiyorum. " diye mırıldanarak içeri girdi. Blaise benden günah gitti dercesine omuzlarını silkmişti. Pansy Slytherin soyunma odasına girmeden önce Griyffindor kapısı açıldı ve birkaç oyuncu çıktı. Pansy' nin yanından geçerken ona bakıp birbirlerini dürtüklemişler ve kıkırdayarak çıkışa yönelmişlerdi. Pansy gözlerini devirerek Slytherin kapısına uzandı ama Gryffindor kapısı bir kez daha açıldı.

- Seamus eğer yine tişörtümü kuşa çevirdiysen...

Ron birden karşısında Pansy' i bulunca şaşkınlıkla durakladı. Genç kızın bakışları geniş omuzlarında ve göğsünde gezinip, ıslak kızıl saçların yüzüne döküldüğü delikanlının mavi gözlerine kaldırdı. " Sen... " Ron pazularının ve kol kaslarının gözler önüne serildiğinin pekte farkında olmayarak kollarını göğsünde kavuşturdu. Pansy erkeklerin kendisine arzuyla bakmasına alışkındı. Düşmanı olanlar bile onu çekici bulduklarını gizleyemezlerdi. Daha dün ağzı bir karış açık halde kendisini izleyen Ron' un şimdi karşısında çekil başımdan dermiş gibi bakmasını garipsemişti.

- Hayret ediyorum Weasel... Bir tişörte bile sahip olamayan biri nasıl o kadar çok bludgeri tutabiliyor ?

- Bilmiyorum Pokkinson belki de pancar kafalı salaklar bludger yakalamakta minik bir topu yakalamaktan aciz sarışınlardan daha iyidir.

Slytherin kapısı aniden açılınca Pansy boş bulunarak sıçramıştı. Draco bir Ron' a br Pansy' e baktı. " Ne konuşuyorsunuz mırıl mırıl ? Pansy burada ne arıyorsun ? " " Tabii ki seni aşkım ! " Pansy kollarını Draco' nun boynuna dolayarak Ron' a kısa bir bakış daha fırlatıp genç adamı soyunma odasına geri soktu. Ron başını sallayarak başka tişörtü olmadığı için takım formasının üzerini yeniden giydi. Kızları hiç anlayamıyordu. Neden bu kadar çok oynamaları gerekiyordu ki ? Neden sadece kendileri gibi olamıyorlardı ? Böylece Pansy gibi kızlar hayatın en büyük gizemlerinden biri olmazdı...



Harry pür dikkat kremi süren genç kıza bakarken elinde olmadan sırıtıyordu. " Komik olan nedir Harry ? Kafanda snitch büyüklüğünde bir yumru olması mı yoksa dudağının çenene dek şişmesi mi ? " Harry omuzlarını silkerek omuzlarını silkti. " Malfoy' un boş ellerine baktığı an... " Ginny' de gülümseyerek delikanlının burnunun ucunu öptü. " İşte o an gerçekten de hatırlanması gereken bir andı. " Harry Ginny' i de yanına çekip yorgun bedenini yatağa bıraktı. Ginny göğsüne kıvrılırken " Biz de bunu ona unutturmayız o halde... " diye mırıldanınca Ginny kıkırdamıştı.



Hermione koridora çıktığında Draco onu bekliyordu. " Hadi Granger çabucak bitirelim şu devriyeyi. Randevularım var. " Hernmione kasıtlı olarak yavaş adımlarla yanına gelirken dikkatle delikanlının yüzüne bakıyordu. Draco' nun uzun saçlarının bir kısmı özellikle sağ gözünün üzerine serpiştirilmiş gibiydi. " Mor sana yakışmış Malfoy. Saçlarının rengini de aynı tonda değiştirirsen süper olur. " " Çok komiksin Granger. Bilgin olsun diye söylüyorum bazen kaybetmek kazanmaktan daha kazançlı olabilir. " Hermione kaşlarını kaldırarak ona bakınca Draco havalı bir hareketli saçlarını yüzünden çekti.

- Hem yenilmiş hem de yaralanmış yakışıklı bir genci teselli etmeye gönüllü ne kadar çok kız var bir bilsen... Tabii bu kadar çok özellik bir erkekte buluşmuşken nasıl dayanabilsinler ?

- Belki de sandığından daha kolay dayanıyorlardır bay müthiş.

Draco yan gözle Hermione' ye baktı. Genç kızın kusursuz bedeni ve ardından onunla dalga geçtiği anlar aklına gelmişti. " Sen sayılmazsın Granger. Sen yalvarsan bile bir bulanıkla beraber olamam. " " Sana yalvarmak mı ? Ancak rüyalarında Malfoy. " Hermione inadına devriyeyi ağırdan almış ve normalde bitirecekleri zamandan bile yarım saat kadar geç bitirmelerini sağlamıştı. Draco bununla moralini bozmayıp bir ıslak çalarak uzaklaşırken Hermione anlayamadığı bir şekilde öfkeden kaynayarak delikanlının ardından bakmıştı.

HADİ BAKALIM PAMUK ELLER KLAVYELERE !!!
« Son Düzenleme: Şubat 03, 2008, 22:52:10 Gönderen: Marissa » Logged

Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Hatalar-Dramione/Snupin
« Eklendi: Ekim 11, 2008, 05:58:47 »

Logged
Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Mod
Has Türk Kahvesi
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6256


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Aralık 17, 2007, 18:51:22 »

hımm yazıların gerçekten değişik ve güzel oluyor ellerine sağlık devamını en kısa zamanda istiyorum ona göre.
Logged




Ayrılık küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi..
Darkangel
Süt
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 96



Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #2 : Aralık 17, 2007, 18:55:51 »

hımm yazıların gerçekten değişik ve güzel oluyor ellerine sağlık devamını en kısa zamanda istiyorum ona göre.

Teşekkürlerr Gülümseyen Gelen tepki ve yorumlara göra yarın devamını gönderebilirim Göz Kırpan
Logged

Aphrael
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 279


Bazen herşey birazdan fazladır...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Aralık 18, 2007, 22:15:07 »

Yine güzel olucağa benziuyor,değişik bir konu.Devamını bekliyorum Kahkaha

Bir dakika ama Snape ve Lupin derken  ? Ama hayır ben yanlış anlamış olmalıyım  <.<
Logged

Seçimlerimiz siyahı beyazdan ayırmak gibi olsa keşke.Turkuazı nasıl anlatabilirim sana ? Gri aydınlık mı karanlık mı ? Nasıl seçebilirim ?
Darkangel
Süt
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 96



Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #4 : Aralık 19, 2007, 13:46:31 »

Yine güzel olucağa benziuyor,değişik bir konu.Devamını bekliyorum Kahkaha

Bir dakika ama Snape ve Lupin derken  ? Ama hayır ben yanlış anlamış olmalıyım  <.<



Teşekkürlerr. Yeppp Snape ve Lupin'i çift olarak işledim ama merak etmeyin burada o kısımları kesip yayınlayacağım. Snupin dahil okumak istiyorsanız benim forumuma gelebilirsiniz. Bilgisi profilimde.
Logged

Claire Pace
~Angels of Darkness~
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Sert Espresso
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1001

~~Claire~Charlie~~:)


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #5 : Aralık 22, 2007, 15:25:02 »

güzel bir hikaye olucağa benziyor tebrik ederim bunuda başarıyla yazıcağından eminim..dewamı en kısa zamanda gelir inş. Alkış Alkış
Logged




Darkangel
Süt
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 96



Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #6 : Aralık 22, 2007, 20:17:33 »

güzel bir hikaye olucağa benziyor tebrik ederim bunuda başarıyla yazıcağından eminim..dewamı en kısa zamanda gelir inş. Alkış Alkış

Teşekkürler.. Birazdan . bölümünü gönderiyorum. Göz Kırpan
Logged

emsalsiz_
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 6


HARRY POTTER FAN CLUB


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #7 : Aralık 22, 2007, 20:21:08 »

çok güzel yazmışsın gerçekten bravo  Alkış Alkış bravooo
Logged

Darkangel
Süt
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 96



Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #8 : Aralık 22, 2007, 20:25:18 »




2. BÖLÜM - POSSİBİLİTES



Severus Snape sıraları teker teker dolaşarak içindeki iksirleri temizlemeye başladı. Tam anlamıyla hazırlanmış büyütücü iksirlerini şişelere aktarıyordu. Bitki Bilimde kullanılabilirlerdi. Diğerleri ise çöpe gidecekti. Neville Longbottom' un ortası delinmiş kazanına bakarak gözlerini devirdi. Bazılarının iksiriyle birlikte kazanı da çöpü boylayacaktı. Kapıda bir hareket hissedince hızlı bir refleksle asasını çekip döndü. Kapıdan girmek üzere olan Remus Lupin ellerini kaldırarak durakladı.

- Asaya gerek yok Severus, Üzerine atlamaya gelmedim.

Severus asasını indirerek işine geri dönerken bakışlarını özenle Remus' tan kaçırmıştı. Remus söze nereden başlayacağını bilemeyerek yerinde yaylandıktan sonra hafifçe öksürdü. " Ben... Özür dilemek için geldim. Geçen gece haddimi aştım biliyorum. Sen sadece bana yardım etmeye çalışıyordun. " Severus sanki bu konuyu konuşmak hiç ilgisini çekmiyormuş gibi ona dönmeden " Başka bir şey ? " diye sordu. Remus başka ne diyeceğini bilemediği için bir iyi geceler mırıldanıp çıktı. Öğrencilik yıllarında Severus' la asla James ya da Sirius gibi uğraşmamıştı. Evet, onlara müdahele etmemişti ama Severus' un düşmanlığını kazanacak bir şeyde yapmadığını düşünüyordu. Anlaşılan yanılıyordu. Sessiz kalmak ve seyirci olmak bazen en kötüsü olabiliyordu...





Hogsmeade Köyü' ne geziler kışın kar altındayken bile güzeldi, şimdi yağmur altında dolaşmak öğrenciler için hiç zorlayıcı değildi. Harry, Ginny, Ron ve Hermione sıcacık köpüklü kaymak biralarını içtikten sonra baktaktan boşalırcasına yağan yağmurun altına çıkmışlar ve Sevgililer Günü alışverişlerini yapmak üzere ayrılmışlardı. Her birinin kendine özel bir listesi vardı. Hermione kolları paketlerle dolu olarak şekerleme dükkanına girdi. Sürpriz patlayan çikolatalardan alırken Ron' un bunlara bayılacağını düşünüyordu. Hediyesinin yanına bunları da ekleyecekti. Kapı açıldı ve o tanıdık alaycı ses ensesinin dibindi bitti.

- Beni de unutma Granger.

- Sana ancak zehir alırım Malfoy. Senin gibi kendini beğenmiş farelerde bu en etkilisidir.

Delikanlı sırıtarak rafları incelemeye başladı. Başına geçirdiği kasketi çıkarıp eliyle yağmur taneleriyle ıslanmış sarı saçlarını karıştırdı. Dükandaki kızların pek çoğunun bakışları birden ikisinin bulunduğu bölüme dönmüştü. Sarı saç demek Malfoy demekti. Hermione Draco' yu yok saymaya çalışarak - ki bu aslında imkansızdı - rafları dolaşmaya devam etti.

Draco pembe şapkadan çıkan dalgalı saçları omuzlarına yayılmış genç kızın kollarına doldurduğu paketlere baktı. Kendisi çok hediye alacağını biliyordu. Bir kısmı ona yalakalık yapmak isteyen Slytherin öğrencilerinden çoğu da hayranları tarafından verilecekti. Ama hiçbirinin böylesi özenle, sevgiyle, düşünülerek alınmayacaktı. Omzunu rafa dayayarak " Çok aradım ama Granger çok bilmiş bulanık kızlar için üretilmiş güzellik ürünleri bulamadım. Artık şansını aşk iksirlerinde deneyeceksin ne yapalım. " Hermione kafasının tası atmış halde Draco' ya döndü ve işaret parmağının ucuyla delikanlının göğsünü dürtükledi.

- Cehenneme gider misin Malfoy ? Sana çok yakışacağından eminim.

Draco göğsüne sanki bir şey dökülmüş gibi hayali tozları silkeledi. " Bana dokunma bulanık. Kirlenmek istemiyorum. " Hermionu parmağını tehditkar bir ifadeyle sallayarak " O halde kendi işine baksan iyi olur Malfoy. " Draco kasketini yeniden başına takıp Hermione' ye muzipçe göz kıptıktan sonra hızını hiç azaltmadan yağmakta olan yağmurun dövdüğü caddeye çıktı. Hupplepuff' tan bir kız delikanlının ardından bakıp içini çekmişti. Hermione daha beter sinirlenerek raflara geri döndü.





Harry ve Ron kafa kafaya vermişler Hermione ve Ginny' e alacakları hediyeleri düşünüyorlardı. Yetişkinlere ve arkadaşlara hediye almak farklıydı, kızlara hediye almak çok farklı. Harry dükkanın bir köşesinde güzellik ürünlerini incelerken Ron parfüm reyonunu gezmeye başladı. Kahretsin ki bu konuda tam bir beceriksizdi. Nasıl bir parfüm alamalıydı ki ? Giyinme kabini önünde bekleşen iki kız kabin açılınca bir awwyyy koparınca Ron' da merakla o tarafa döndü. Eğer bir şey yiyiyor olsaydı kesin boğazına kaçardı. Pansy Parkinson üzerinde hayal gücüne pek fazla birşey bırakmayan incecik bir gecelikle aynanın karşısına geçti. Kızlar heyecanla beğenilerini belirtirken Pansy' nin gözleri aynadan Ron' la buluşunca Ron kelimenin tam anlamıyla yerinde sıçramıştı.

- İnsanları gizlice dikizlemekten hoşlandığını bilmiyordum Weasel.

Ron kıpkırmızı olarak bakışlarını zorlukla Pansy' den çekerek parfüm rafına döndü. Pansy alaycılığına devam ederek delikanlının bu zayıf noktasının üzerine gitti. " Bakın nasıl da kızardı. Zavallı gördüğü tek dişi vücudu benimkidir eminim. Ne dersin Weasel Draco bu gece bu geceliği beğenecek mi ? " Ron' a doğru kışkırtıcı bir şekilde yürürken delikanlı ona döndü. Pansy Ron' un bu kadar çabuk kontrolünü sağlamasına şaşırmıştı. Ron genç kızı baştan aşağı süzdü. " Çekici olduğun doğru Pokkinson. Gerçekten... Erkek olan herkes bunun farkına varabilir. Keşke kendine daha fazla değer verseydin. " Pansy ince kaşlarını çattı. " Bu da ne demek şimdi ? " Ron omuzlarını silkerek " Draco' nun bu gece kaç randevusu var ? " diye sordu. Bu kez yanakları kızaran pansy olmuştu. " Bundan sana ne ? Beni gördükten sonra başka kimseye gitmeyecek. " Ron alayla gülerek " Evet, bundan önceki geceler gibi olacağından eminim. Sana, sadece sana değer veren ve seven birini bulmalısın Pokkinson. O zaman kendini özel hissedeceksin. Kullanılmış değil. " Ron dönüp Harry 'nin bulunduğu tarafa ilerlerken Pansy şokla olduğu yerde kalmıştı.


*************************************

Birbirlerine hediyelerini verirken neşe içindeydiler. Savaşın kıyısında geçirebilecekleri en güzel zamanları olabildiğince iyi değerlendirmek istiyorlardı. Ginny Harry' e yeni bir Quiddich takımı almıştı. Delikanlı da Ginny' e sürdüğün zaman çillerini gizleyen bir krem almıştı. Ginny hem şaşırmış hem de sevinmişti. Özellikle de özel gecelerde bu krem işine yarayabilirdi. Ron Hermione'ye Tezçeviri almıştı. Bununla istediği kitabı anında çevirisini yapıp okuyabilirdi. Hermione sevinçle Ron'un boynuna atılınca delikanlı kulaklarına dek kızardı. Ron süpriz çikolatalarını büyük bir keyifle midesine indirirken Hermione küçük bir hediye kutusu daha kaldığını fark etti. Merakla küçük kutuyu açınca çok şık bir kalem ortaya çıkmıştı. Kalemin düşünceleri anında kağıda aktarma gibi bir özelliği vardı. Böylece Hermione'nin sadece düşünerek ödevlerini yapması mümkün olabilecekti. Merakla zarfı açınca dondu kaldı.

Her zaman rekabette eşitliğe inanırım.

D.M.


Hermione hızla fırlayarak ortak salondan çıkarken diğer üçü şaşkınlıkla ona bakmışlardı. Hermione fırtına gibi yer yerde onu aradı ve sonunda akşam yemeğini yerken buldu. Notu gümüş gözlerin önünde sallayarak sinirle soludu. " Neden bana hediye aldın ? " Draco Malfoy doğrularak sakince lokmasını yuttu. " Bu senin insanlara minnettarlığını gösterme şeklin mi Granger ? " Hermione kızararak sesini alçalttı. " Neden bunu yapıyorsun ? Bana cevap ver Malfoy. " Draco omuzlarını silkerek çantasından aynı kalemin bir eşini çıkardı. " Bugün keşfettim ve kendime aldım. Sana almasaydım o zaman haksızlık etmiş olurdum. Hile ile asla kazanmam Granger. " Draco masanın üzerindeki koca bir yığın hediyeyi çantasını tıkarak bir ıslık tutturdu. Hermione arkasından bakarken karmakarışık olmuştu.


******************************

Maalesef hediyenin sırrını çözen Harry ve Ron aynı fikirde değillerdi. Kalemi dikkatle incelemişler hatta parçalarına ayırıp bir daha birleştirmişlerdi. Böylece üzerinde kara büyü olup olmadığını anlamaya çalışmışlardı. Sonunda böyle birşey olmadığı kanıtlanınca bu kez da Draco' ya bu hediyeyi ödetmeye kararlı bir halde Karanlık Sanatlar dersine girdiler. Hermione ne derse desin onları ikna edememişti. Sözsüz olarak Sersemletmeyi deniyorlardı. Draco devamlı yere düşüp duruyordu. Ron ve Harry' nin sırayla büyülerini ona saptırdıklarından emindi. Draco 'da olan bitenin farkına varmıştı. Pansy Draco dördüncü kez yerden kalkarken Ron 'a öfkeli bir bakış attı. Draco genç kızın ne yapacağını anlayarak bileğini yakaladı ama durduramadı. Pansy asasını kaldırarak Ron' u odanın öteki tarafına fırlatan bir büyü yapınca ortalık bir anda karıştı. Diğer öğrenciler kenarlara çekilirken Ron tekrar ayağa fırlamış ve Pansy ile yüzyüze gelmişti. Aynı anda hem Draco hem de Hermione de asalarını çektiler.

- Yeter !

Remus Lupin' in otoriter sesiyle Dördü de durdular. " Siz dördünüz burada kalın. Diğerleri bugünlük ders bitmiştir. " Harry itiraz etmek için ağzını açacakken Remus' un sert bakışını görüp vazgeçmişti. Herkes çıktıktan sonra Remus bir kağıt alıp üzerine bir şeyler yazdı ve onu masasının üzerine bıraktı. Dördüne dönerek derin bir nefes aldı. " Bu kağıtta yazan tüm sorulara doğru cevaplar vermek zorundasınız. Her biriniz diğerleri hakkındaki düşüncelerini açıklamak zorunda yoksa bu sınıftan çıkamayacaksınız. " Remus başka birşey demeden sınıftan çıktı hemen ardından kapının mühürlenmesinin sesi duyuldu. Ron, Hermione, Draco ve Pansy birbirlerine baktılar...

***************************

Draco, Hermione , Ron ve Pansy sıkıntı içinde birbirlerine baktılar. Pansy sinirle sıralardan birinin üzerine tüneyerek bacak bacak üstüne attı. Ron içini çekerek ona paralel ama bakışlarının bacaklarına kaymasını engelleyecek şekilde yan oturdu. Draco gözlerini devirerek masaya dayandı ve kollarını göğsünde kavuşturdu. Hermione oflayarak masanın üzerindeki kâğıdı aldı. " Hadi ama bu soruları yanıtlamamız gerek. " Draco elini ipeksi saçlarından geçirerek yan gözle Hermione' ye baktı.

- Bak ne diyeceğim Granger... Sen beni görmezden gel ben de seni görmezden geleyim ve bu süre çabucak geçip gitsin.

- Aptal olma Malfoy. Ceza süreyle bağlanmadı. Tüm soruları yanıtlamadan serbest kalamayız. Ne kadar çabuk yanıtlarsak o kadar çabuk serbest kalırız.

Draco kâğıdı Hermione' nin elinden kaparken homurdanıyordu. " Lupin... " Hermione ve Ron' un bakışlarının aniden sertleşerek kendisine döndüğünü fark edince düzeltti. " Profesör Lupin bakalım bize neler hazırlamış ?... Soru 1: Diğerlerinde hoşlandığınız özellik nedir ? " Bir an kimse konuşmadı. Hepsi sessizce soruyu tartıyorlardı. Kimse bu zayıflığı göstermek istemiyordu. Kaçamak bakışlarla birbirlerine bakıp önce kimin konuşacağını tayin etmeye çalıştılar. Draco eninde sonunda konuşmak zorunda olduklarını biliyordu ve doğruyu söylemek zorunda olduklarını da... Yoksa serbest kalamazlardı. Hermione' ye döndü. Aynı anda Hermione' de benzer bir karar vermiş olacak ki ona döndü. Gümüşi gri ve koyu ela birbirine baktı. Sanki önce söylemek büyük önem taşıyormuş gibi aynı anda bağırırcasına konuştular.

- Zekân !

- Zekân !

Pansy bir kaşını kaldırmış, Ron gözlerini devirmişti. Sırasında geriye yaslanarak kollarını kavuşturdu. Madem başlamışlardı katılmaya artık mecburdu. İçini çekip Draco' ya baktı. " Kızlar konundaki yeteneğin diyebilirim Malfoy. Konuşmana bile gerek yok. Bazen sadece koridorda yürümen bile kızları kendine hayran etmeye yetiyor. Bende hiç çaba harcamadan kızların ilgisini çekebilmeyi isterdim. " Draco pişkin pişkin sırıtarak eliyle sarı saçlarını başının gerisine attırdı. Hermione gözlerini devirmişti. Sarışın genç adam Ron' a karşılık verdi. " Herkesin ilgi odağında olan ve çoğunun da şüpheyle yaklaştığı birinin en yakın arkadaşı olmak zor olsa gerek Weasley. Arkadaşlık bağın hayranlık uyandırıcı... " Ron hafif bir şaşkınlıkla Draco' ya bakarken Pansy araya girdi. " Peki, benim neyime hayransın Weasley ? " Ron' un mavi gözleri mesafeli bir soğuklukla Pansy' e döndü.

- Hırsına...

- Hırsıma mı ?





İşte bu genç kızın hiç beklemediği bir cevaptı. Saçlarına, dudaklarına ya da vücuduna yapılabilecek bir iltifat onu bu kadar şaşırtmazdı. " Kurallara meydan okuyorsun. Belirli bir hedefe odaklanıyorsun ve elde etmek için ne gerekiyorsa yapıyorsun. Hatta kazanamayacağını bilsen bile... Başkalarının ne söylediği umurunda bile değil. " Pansy gerçek anlamda sarsılmıştı. Bunu diğerlerine belli etmemek için büyük bir çaba harcadı. Neyse ki Hermione vardı. Ona dönmeden önce hafifçe " Dürüstlüğün Weasley... " diye fısıldadı. Dönüp kısık gözlerle genç kıza baktı. " Draco' nun ilgisini çekmek için her ne yaptığını öğrenebilmeyi isterdim Granger. Her ne yapıyorsan gerçekten işe yarıyor. " Hermione gözlerini devirdi. " Ben onun ilgisini çekmiyorum Pansy. Bana asla o gözle bakmaz. Draco' ya olan aşkın hayranlık verici doğrusu. " Pansy hıhlarken bu konuşmaya Draco kesinlikle karışmamıştı. İki kız arasındaki atışmaya karışmak ölüm demekti. Öksürerek dikkatleri kâğıda çekti.

- 2. Soru: Diğerlerinde kıskandığınız özellik nedir ?

Draco ve Hermione yine birbirlerine dönüp bir ağızdan " Zekân ! " diye bağırınca Ron ve Pansy kıkırdadılar. Ron alaycı alaycı sırıttı. " Ne yani ? Birbirinizin zekâsına hem hayransınız hem de kıskanıyor musunuz ? " Genç kız ve erkek omuzlarını silkip sırtların birbirlerine döndüler. " Eh benim cevabım kolay Malfoy, tabii ki paran. Hayatım boyunca seninki gibi bir zenginliği hayal ettim. " " Salaksın da ondan Weasley. Oysa ben senin ki gibi bir aileye sahip olmak için hepsinden vazgeçebilirdim. Boş, soğuk, mezar gibi bir ev yerine kalabalık, coşkulu ve sevgi dolu bir evde yaşamak için... " Ron ve Draco birbirlerine yenilenmiş bir saygıyla bakmaya başlamışlardı.




Hermione ikisi arasındaki bu yeni ılıman havadan memnun olarak Pansy' e döndü. " Saçın Parkinson. Benim de böyle düzgün, ışıltılı ve biçimini koruyan saçların olsun çok isterdim. " Pansy sırıtarak gür siyah saçlarını havalı bir hareketle geriye doğru savurdu. " Doğrusu ben de seni kıskanıyorum Granger. Draco' dan... " Hermione bu kez oldukça şaşırmıştı. " Ama dediğim gibi... " " Ne dediğini duydum ama buna inanmıyorum. Granger böyle dedi... Granger şunu yaptı... Granger kaç puan almış... Granger şimdi kütüphanededir bir uğrayıp geliyorum... Devamlı senden bahsedip durmasından, hayatını sana göre programlamasından sıkıldın ve bu gerçekten moral bozucu bir durum. " Hermione şokla dönüp Draco' ya baktı ama o ilk defa görüyormuş gibi asasını incelemekle meşguldü. Pansy bu kez Ron' a döndü.

- Arkadaşlığınızı da kıskandığımı söyleyebilirim. Her yerde birliktesiniz. Birbirinize destek oluyorsunuz. Birinizin mutluluğu diğerlerini de mutlu ediyor. Birinizin acısı diğerlerini de üzüyor. Slytherin' de böyle arkadaşlık pek yoktur.

Ron Pansy' i şaşırtarak içtenlikle gülümsedi. " Yanına bir metreden fazla yaklaşan her erkeği kıskanıyorum Parkinson. İçgüdüsel bir şey... Üzerine alınma... " Genç kız ilk defa Ron' un söylediği bir şeye kızararak tepki göstermişti. Draco' ya kaçamak bir bakış attı ama o içine kapanmış gibi görünüyordu. Delikanlı dalgınca kâğıdı yeniden kaldırdı. " 3. Soru: Diğerlerinde nefret ettiğiniz özellik nedir ? " Hermione genç adama bakıp dudaklarını büktü. " Kendini beğenmişlik tabii ki... " Draco aynı alaycılıkla karşılık verdi. Formunu geri kazanmış görünüyordu. " Bulanık olman yeterince nefret uyandırıcı Granger buna bir de çokbilmişliği ekleme. " Ron bu atışma karşısında Draco' ya olan hoşgörüsünü kaybediverdi.

- Malfoy adı... Hep karalıkla, kötülükle ve acımasızlıkla anılan bir ad.

Draco aynı alaycılıkla iade etti. " Weasley adı... Hep kendi içindekilere ihanetle, muggle hayranlığıyla ve fakirlikle anılan bir ad. " İki genç her an birbirine girecekmiş gibi görünüyordu. Pansy her şeyin nedeni olarak gördüğü Hermione' ye öfkeyle tısladı. " Ukalalık... Kendini herkesten üstün görme... " Hermione bir kaşını alayla kaldırdı. " Sürtüklük... Okulda adının anılmadığı kimse kalmadı Parkinson. " Pansy ayağa fırlayacakken Ron atılarak genç kızın kollarını yakaladı. " Sakin ol Parkinson. Bunun olacağını en başından beri biliyorduk. Bu cezanın eğlenceli geçmeyeceği belliydi değil mi ? " Pansy kollarını sıkıca kavramış delikanlının mavi gözlerine baktı. Zaten sinirliydi bir de Ron' un ona böyle davranmasına dayanamıyordu.

- Bana böyle soğuk bakmandan nefret ediyorum Weasley !

- Ben de senin bunun nedenini inkâr etmeye devam etmenden Parkinson !

Draco müthiş gergin geçen bu tur sonrası bir soruyu daha kaldırıp kaldıramayacağından emin olamadığı gruba baktı. Bu ceza amacını aşmaya başlamış, içlerinde gizlemeleri gereken sırlara bile ulaşmaya başlamıştı. Geriye sadece iki soru kaldığını düşünerek teselli bulmaya çalıştı ve içini çekerek kâğıdı kaldırdı. " 4. Soru: Diğerlerinde vazgeçemeyeceğiniz, değişmesini asla istemeyeceğiniz özellik nedir ? " Draco hemen yanındaki Hermione' ye döndü. " Didişmek... " Genç kız güldü. Draco kendini engelleyemeden sözcükler ağzından döküldü. " Çünkü sinirlendiğin zaman çok çekici oluyorsun. " Hermione' nin gülüşü dudaklarında donmuştu. Şokla Draco' ya bakıyordu. Malfoy... Draco Malfoy ona iltifat mı etmişti ?

- Ben... Zorunlu olarak yapılan iltifatlara alışığım Malfoy. Kendini kasmana gerek yok. Herkes aslında benden ne kadar nefret ettiğini biliyor. Zaten seni diğerlerinden farklı kılan da bu ulaşılmaz görüntün.

Draco derin bir sessizliğe gömülmüş halde bir süre ona baktıktan sonra söylemeye niyetlendiği her neyse vazgeçerek Ron' a döndü. " Sanırım bir Weasley olman sen de değişmesini istemediklerim arasında ilk sırada yar alacaktır. Özellikle de bu sana imrenmemi sağlıyorsa... " Ron' un gergin yüz hatları gevşeyerek hafifçe gülümsedi. " Tıpkı senin bir Slytherin olman gibi... Aksini asla düşünemezdim. " Draco gururla sırıttı. Ron bu kez konuşmasını beklercesine Pansy' e döndü. " Pancar kafalı diye seninle dalga geçtiğime bakma Weasley aslında kızıl saç sana çok yakışıyor. " Ron Pansy' nin ona iltifat ettiğine inanamıyordu. Bu kadar yıllık okul hayatları boyunca ilk kez genç kız onunla cidden ilgileniyormuş gibiydi. " Sende değişmesini istediğim hiçbir şey yok Parkinson. Sen böyle zaten mükemmelsin. " Pansy iltifatla sırıttı. Hermione biraz sıkıntılı da olsa " Ron' a olan tavrını değiştirmeye başlamana sevindim Parkinson. Bazen çok kırıcı olabiliyordu. " deyince Pansy de " Belki sen de Draco' ya olan tavrını değiştirmelisin Granger. Şaşırabilirsin. " dedi. Draco işin sarpa sarmaya başladığını fark ederek son soruyu okumak için kâğıdı kaldırdı.

- 5. ve son soru... Diğerlerine soracak bir sorunuz varsa ya şimdi sorun ya da sonsuza dek merak edin...



- 5. ve son soru... Diğerlerine soracak bir sorunuz varsa ya şimdi sorun ya da sonsuza dek merak edin...

Draco kaşlarını çattı. " Bu da ne demek ki şimdi ? Yani kimse birbirine soru sormazsa serbest mi kalacağız ? " Hermione de düşündü. " Sanırım öyle... Bu seçenekli bir şık gibi görünüyor. Zorunluluk yok ama bir soru sorulursa cevap vermek zorundasınız. " Dördü birbirine baktı. Kimse konuşmuyordu. Draco omuzlarını silkerek " O zaman kapıyı bir kontrol edeyim. " dedikten sonra kapıya yöneldi ama Pansy' nin sesiyle olduğu yerde kaldı.

- Neden beni sevmiyorsun Draco ?...



HADİ BAKALIM PAMUK ELLER KLAVYELERE!

« Son Düzenleme: Aralık 22, 2007, 23:26:12 Gönderen: Darkangel » Logged

emsalsiz_
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 6


HARRY POTTER FAN CLUB


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #9 : Aralık 22, 2007, 20:31:32 »

bi sn bu bölüm yayınlanmamışmıydı zaten quiddtch maçı bölümü?Ne?
Logged

Aphrael
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 279


Bazen herşey birazdan fazladır...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Aralık 22, 2007, 21:17:47 »

Aynı uslupla yine güzel bir yazı.Ancak başındaki bölümü karışmış herhalde Hede Hödö Remus un verdiği kağıt büyülüydü galiba yazmadan çıkamıyorlar değil mi??Ben öyle düşünmüştüm de Terleyen
Logged

Seçimlerimiz siyahı beyazdan ayırmak gibi olsa keşke.Turkuazı nasıl anlatabilirim sana ? Gri aydınlık mı karanlık mı ? Nasıl seçebilirim ?
Darkangel
Süt
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 96



Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #11 : Aralık 22, 2007, 23:26:59 »

Arkadaşlar bölümdeki karışıklık düzeltişmiştir. Bölümü şimdi okuyabilirsiniz  Göz Kırpan
Logged

Claire Pace
~Angels of Darkness~
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Sert Espresso
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1001

~~Claire~Charlie~~:)


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #12 : Aralık 23, 2007, 02:09:33 »

Arkadaşlar bölümdeki karışıklık düzeltişmiştir. Bölümü şimdi okuyabilirsiniz  Göz Kırpan
böle daha ii olmuş dewamı ne zaman acaba?
- Neden beni sevmiyorsun Draco ?...
sorusunn cevabını çok merak ediyorum açıkçası.....
Logged




Aphrael
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 279


Bazen herşey birazdan fazladır...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Aralık 23, 2007, 03:00:22 »

Zekanmış!! Zekanız batsın sizin  Hede Hödö Eline sağlık Darkangel sorular vs güzel olmuş.Draco nun Ron karşı bu kadar açık olması (seninki gibi bir ailem olması için..) biraz şaşırttı açıkcası beni.Neyse yeni bölüm ne zaman ??  Gülümseyen
Logged

Seçimlerimiz siyahı beyazdan ayırmak gibi olsa keşke.Turkuazı nasıl anlatabilirim sana ? Gri aydınlık mı karanlık mı ? Nasıl seçebilirim ?
Darkangel
Süt
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 96



Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #14 : Aralık 23, 2007, 20:42:51 »

Teşekkürler arkadaşlar Gülümseyen Biraz dursun bakalım yorum durumuna göre yeni bölümü göndereceğim Göz Kırpan
Logged

Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: