Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ağustos 29, 2008, 12:28:42  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 13   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Harry Potter ve Son l Bölüm 9: Karanlığa Doğru  (Okunma Sayısı 5452 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2822



Üyelik Bilgileri
« : Şubat 22, 2007, 14:13:19 »

umarım beğenirsiniz ilk yazım çünkü Terleyen....

bölüm 1: beklenen doğum günü



           Harry gözlerini iyice kısmıştı. "Hayır Profesör!" Başını sağa çevirdi hızla. "Tuzak... Gitmeyin... HAYIIIIIIR!" Bağırarak yataktan fırladı, karanlığa boş boş bakıyor, ellerini yumruk yapmış oturuyodu. Artık yaklaşık 2 aydır bu tarz Dumbledor'un, Srius'un, Cedric'in ölümlerini görüyord. Benim yüzümden benim diye yatağını yumrukladığı anda kapısı hızla açıldı, eniştesi ve arkasında da kuşkulu bir ifadeyle duran teyzesi ona bakıyordu "Ne diye gecenin bir yarısı bağırıyorsun çocuk?" Harry içinden geçenleri söylemek yerine "Üzgünüm" Dedi "1 gün kaldı katlanın artık" Eniştesi teyzesinin çekiştirmesiyle "Bir daha bağırma o zaman!" diye kapısını çarptı ve Harry de kendini sıkıntıyla yatağına attı Dayan dedi kendi kendine. Yarın Weasleyler onu almaya gelecekti Ve sonra büyü bitmeden gideceğiz diye düşünürken  tekrar geri yatmış, bu kez rahat bir uykuya dalmıştı...

        "Çocuk yetti ama kalk artık! Petunia dedi diye ses çıkarmadım da bu kadarı da fazla" Harry tekrar eniştesinin görüntüsüyle kendine geldi.  "Tamam kalkıyorum bağırmayın!" Saatine başını çevirince gerçekten kızmakta haklı olduklarını düşündü çünkü saat 8 idi, Akşam sekiz? Nasıl yani? Etraf aydınlık değildi. "Ben, ben tüm gün mü-" diye kekelemeye başladı ki teyzesi de odaya başını soktu "Anormal bir şey yok  Harry bu büyünün son günü bu kadar uyuman normal olan bir şey. " Harry eniştesiyle birlikte garip garip teyzesine baktı büyü dünyası ile ilgili bir şeyi nasıl biliyor diye ama teyzesi de onun soran gözlerini görmüştü "Hadi eşyalarını toplasan iyi olur, ellerinle tabi" Ve geldikleri gibi çıktılar. Etrafına göz attı, en azından vaktini burda epey harcayabilirdi. Tek tek eşyalarını alıp sihirli o geniş sandığına yerleştirdi, süpürgesini sandığa koymayacaktı, büyü kitaplarını da  büyülü eşyalarla birlikte yerleştirip sandığını kapattığında ssat 11:45 olmuştu bile. Hedwig'i de alarak düşmemeye dikkat ederek alt kata indi ve aynı anda  kapının çalınması bir oldu. Kapıyı açtığında tahmin ettiği kişilerin hepsini karşısında buldu. Weasleyler, Ginny, Ron, Hemione, Lupin, Tonks, Moddy...  Mrs. Weasley her zaman ki gibi sıkıca ona sarıldı ve Harry yine kendini onun da oğullarından biriymiş gibi hissetti yeniden. 
"Hepinizin geleceğini tahmin etmiştim. İçeri girin, daha büyü tamamlanmadı" Ginny ona dikkatle ve sevgiyle bakıyordu ama Harry ona dikkat edemedi çünkü bir anda eniştesi kapıda belirdi "Siz içeri girin, karım istiyor" Sanki kendisine kalsa böyle bir şeyi asla aklından geçirmezmiş gibi.  Herkes yavaşça içeri girdiğinde Ron yanında fısıldadı. "Oh Merlin'e şükür, son saniyede gelmişiz Harry "
"Saçmalama Ron! Keşke hemen gidebilsek, içimde kötü bir his var " Diye Hermione karşı çıktı ve gözlerini Harry'ye dikti "İyisin ya Harry?" Merakla ona bakıyordu. Bir an rüyalarını anlatmak istedi ama onları da üzmenin anlamı yok diyerek sustu. İçerden ona  sesleniliyordu Yavaşça salona, teyzesinin yanına gitti.

         Bir an sonra başı nedenini bilmediği halde teyzasinin ellerinin arasındaydı ve annesinin kardeşi büyülü bir söz mırıldandığı an harry şaşkınlıkla kalakaldı. Petunia teyze büyü mü yapıyordu yani? ama sözler o kadar sessiz söyleniyorduki Harry ne olduğunun anlamıyordu. Birden etraftaki ışıkların hafifçe azaldığını farketti, bir rüzgar varmış gibi saçları uçuşuyordu, aniden  teyzesi yüksek sesle bir şey dedi ve Harry dah farkında olmadan başını çekmeye çalıştı. Başı yanıyordu, özellikle de alakasının ne olduğunu bilmediği yara izi. Ufak bir ses çıkardığı an Hermione öne atıldı  "Çabuk olun, canı acıyor " Ron onu kolundan tuttuğu saniye  teyzesi bir an durdu ve harry farkında olmadan dizlerinin üstüne düştüğünü anladı. Işıklar geri gelmişti, yara parlıyordu. Ginny telaşla  öne fırladı "İyi misin?" Harry ona bakıp güçlükle başını salladı ve Ginny'nin yardımıyla ayağa kaltı. Petunia Dursley  "Dikkatli ol ve annenle babanın niçin öldüğünü unutma " dediği zaman öyle şaşkındı ki... Fakat aynı anda Mr. Weasley'în sesini duydu "Gitmeliyiz, iki dakika var." Teyzesine döndü "Siz-"  sözünü daha o bitirmeden "Dumbledore sen evden çıkınca bizi de koruyacak bir büyü yapmıştı, merak etme" Hermione kolunu tutuyordu "Hadi" Aniden başına minik bir acı girdi ama önemsemedi bile. Fakat tam evden adım atıyordu ki başı sanki bir şeyler oluyormuşçasına ağrıyordu artık. Dışarı çıkacağına geri gidip teyzesine baktı.
"Bu büyü daha canımı acıtacak mı?"
"Hayır, sadece büyüyü yaparken oluyor" Harry telaşla arkasına dönüp kapıda ona bakanlara baktığı zaman  başı acıdan patlamak üzereydi artık. Kapını koluna tutundu ama yine de dengesini kuramadı ve yere, tekrar dizlerinin üstüne düştü. Ginny, Ron ve Hermione her şeyi anında anlamıştı  ki Ron Harry'i kaldırıken bağırdı.

"ASALARINIZI ÇIKARIP ALARM VERİN!" "BURADALAR!!!"

          Mr.Weasley ve Lupin hızla kapıdan çıkıp alarm yollarlarken Ron Harry'nin kolunu omzuna atmıştı ve ona yardım ediyordu. Dursley'lerin korkmuş bakışları altında evden hızla çıktılar ama  Moody "Hayır!" Diye bağırdı. "Cisimlenemiyoruz!" 
Lupin aceleyle öndeki seherbaza seslendi. "Ne kadarlık bir alanda?" 
"Yarım mil!"
Harry yavaşça döndü, acı gittikçe artıyordu "Yaklaşıyorlar." Ron öfkeyle ileri baktı. "İyi de nerden? Ya önlerine çıkarsak?" Tonks hızla bir büyü mırıldanmaya başladı ama Harry uzaktan gelen bir çığlık duyabiliyordu, birisi çığlık atıyordu. "Ve yanlız değiller, patronus yapın"

          Bu, herkesi en az Voldemorun gelmesi kadar korkutmuştu çünkü güçleri emilirken ölüm yiyenlerle savaşamazlardı. Harry artık ilk acıyı atlatmış, diğerleriyle koşuyordu.  Tonks büyüyü tamalamış, hepsini içine alan bir kalkann büyüsü yapmış, şimdi onu koruyordu ki Hermione de ona ve diğerlerine katıldı. Harry kalkanın iyice güçlendiğini gördüğü an  aklı başına gelip kendisi de Ron, Ginny,  Fred ve George ile birlikte  onlara katıldı. Lupin "Kalkan patlarsa" dedi. " Biz ilk savunma büyülerini yollayacağımızdan size bir şey olmaz ama çabuk geri saldırıya geçin." Harry artık yanlış yönde olmadıklarını biliyordu, aksine etraflarının iki yöndende sarıldığını ve kendilerin ise sadece Voldemort'un olmadığı yöne gittiklerini biliyordu. Bir iki dakika önce Ron'un söylediklerini bağırarak tekrarladı.

"ASALARINI HAZIR TUTUN." 
« Son Düzenleme: Ağustos 02, 2008, 19:57:24 Gönderen: holy_solemn » Logged






When You Can Live Forever
What Do You Live For?   

Twilight
Âşık 


Imagine 

Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Harry Potter ve Son l Bölüm 9: Karanlığa Doğru
« Eklendi: Ağustos 29, 2008, 12:28:42 »

Logged
Paul McCartney
Bedshaped
Cafe Cini
Has Türk Kahvesi
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2844



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Temmuz 03, 2007, 18:17:40 »

güzeldi Alkış devam edersin umarım, 2.si var mı?
Logged



27 July 2008
Ali Sami Yen Stadium
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2822



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Ağustos 09, 2007, 13:55:15 »

heyyyy teşekkür ederim  ;Dartık edeceğim Gülümseyen
Logged






When You Can Live Forever
What Do You Live For?   

Twilight
Âşık 


Imagine 

Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one
snape
ALWAYS...
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2331


Snip-snap-snüp-snapeee!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Ağustos 09, 2007, 14:15:52 »

ewt gzldi Alkış
2. ni beklıorm umarım uzun sürmez  Kararsız
yazım hataları dısında gzldi
Logged

ThE cRaZy DrEaM
***zac***zuzum***
Demleme Çay
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 899


you are the music in me!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Ağustos 09, 2007, 14:43:32 »

2,nezaman yazmayı düşünüyorsun umarım fazla bekletmezsn
Logged


    ***ZaC eFrOn***
Something about us,
doesn't seem right
 these days life keeps getting in the way,
Whenever we try,
somehow the plan
is always rearranged
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2822



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Ağustos 09, 2007, 16:40:31 »

 Gülümseyen Gülümseyen :)bir kaç gün içinde yazmış olurum  ;Dhatalar için üzgünüm  Üzgün
Logged






When You Can Live Forever
What Do You Live For?   

Twilight
Âşık 


Imagine 

Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one
gündüzyürüyen
Süt
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 23


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #6 : Ağustos 09, 2007, 17:01:24 »

güsel olmuş birazda 7. kitabı andırıyo gibi değilmi Gülümseyen
Logged
snape
ALWAYS...
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2331


Snip-snap-snüp-snapeee!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Ağustos 09, 2007, 17:37:34 »

Gülümseyen Gülümseyen :)bir kaç gün içinde yazmış olurum  ;Dhatalar için üzgünüm  Üzgün
dogm gunu cabuk geciştirdin gibime geldı
ama gzl di yarın yayınlasan ii olur bak hayranların istio  Sırıtan  Sarılan
Logged

holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2822



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Eylül 26, 2007, 13:15:00 »

 merhaba arkadaşlar Terleyen Üzgün  ben taaa ne zaman bir kaç gün içinde demiştim ama  okula kayıt koşturmaca felan derken yazamadım çok üzgünüm Üzgün Üzgün umarım kızmamışınızdır Terleyen Terleyen ^^;ama bu kez gerçekten bir hafta içinde yolluyorum ! Gülümseyen :)umarım  seversiniz yeni bölümü  Gülümseyen Gülümseyen 
Logged






When You Can Live Forever
What Do You Live For?   

Twilight
Âşık 


Imagine 

Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one
zilli
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 63



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Ekim 11, 2007, 13:18:43 »

iyi bir yazı olmuş devamı inşallah olur zaten bir başka yazı da yarım kalmıştı tam beğenmişken bitti bidaha öyle olmasın
Logged

'gerçek' DAHA AYAKKABISINI GİYMEDEN,'yalan' DÜNYAYI 3 KEZ DOLAŞIRMIŞ.
 narnia severler kulübü
JuliaSirius
UU Seherbazları
Sert Espresso
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1210



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Ekim 11, 2007, 15:00:49 »

ayy çok heyecanlı bi yerde kalmış..ne zaman yayınlanıyo devamı :s
Logged
alessia
Sert Espresso
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1112



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Ekim 11, 2007, 15:16:46 »

çok guzeldi 2. yazıcak mısın?
Logged


derlerki bir yerden sonra acımaz daha fazla
zaten aşk kötü bir şaka anlmaya çalışma...
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2822



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Ekim 16, 2007, 18:26:28 »

Tekarar merhaba umarım beğenirsinizzzzz Gülümseyen ilk bölümü beğenmenize çok sevindim bide teşekkürler Kahkaha Kahkaha

Bölüm 2: İlk Çarpışma

Harry herkes gibi asasını kaldırmış kalkanı güçlendirmeye yardım ediyordu ki sağdaki sokağa saptıkları an güçlü 1 lanet hızla önlerindeki şeffaf duvara çarptı ve kalkan şiddetle sarsıldı. Yaklaşık 15 kişilik ölüm yiyen ordusu karşılarında duruyordu. Laneti yollayan karşısındaki ölümyiyenin gözlerine baktı ve yaz boyunca içinde biriken intikam duygusunun kabardığını hissetti. Snape bakışlarını yukarı dikip bir lanet daha yolladığında koruyucu duvar gümüşi bir ışıkla parladı ve etrafa güç dalgası yayarak patladı. Savunmaları gitmişti. Arkaya savrulan Hermioneyi yerden kaldırırken kendisini sersemletmeye çalışan ölümyiyeni dondurdu. Lanetler, uğursuzluk büyüleri havada uçuşuyordu... Moddy Bellatrix ile, Lupin Malfoy ile düelloya başlamıştı bile. Harry Goyle'un affedilmez lanetinden sıyrılırken beyninin içinde tanıdık bir çığlık duyup başını kaldırınca onlarca ruh emici havada onlara doğru süzüldüğünü gördü. Çığlıkları aklından çıkarmak istercesine başını salladı ve kulağını sıyıran bir büyüye karşılık verdi...
 

"Slienco!" Ron susturduğu ölümyiyenden kurtulduğunu düşündüğü an adamın yaptığı sözsüz büyü yüzünden çimlerin üstüne diz çökmüş vaziyette boğazını tutup havayı içine çekmeye çalıştı. Ölümyiyen memnun bir şekilde gülümseyerek yanına geldi ve asasını kızıl başına doğrulttu

"Avada-"

"SERSEMLET!" Hermione hızlı hızlı havayı solumaya çalışan yerdeki çocuğun yanına koştu "Ron!" 

Ron çok fazla üşüdüğünü farkettiği an  bunun az kalsın boğuluyor olmasıyla alakası olmadığını anladı. Hermione'nin görüntüsü hastane kanadında taşlaşmış bir şekilde yatan kıza bırakmıştı yerini, Harry alevler püskürten bir ejderhadan sıyrılıyordu... Ama o buz gibi havada, elinde zayıf bir sıcaklık hissetti ve önündeki Hermionenin çaresice ruh emicileri yollamaya çalıştığını gördü. Asasını halsizce kaldırdı ve Hermione ile Harry'i düşündü.
"Expecto potranum!" Gümüşten yapılmış köpek ruh emicileri hızla göndermişti.

"iyi misin?"

Hermione neyi hatırladıysa gözlerinde büyük bir şefkat ve yaşlarla ona bakıyordu "Evet Ron".


Ginny Manachir'e hayatında yaptığı en iyi yarasa –ummacı büyüsünü yolladı ve arkasını dönüp Bill'in çarpıştığı iki ölümyiyenden birini uzaklaştırmak için koştu.


Bill Malfoy'un yolladığı laneti dururdu ve hemen eğilerek diğer ölümyiyenin yolladığından da kurtuldu. İki dakikadır bu durumdaydı ve daha ne kadar dayanabileceğini bilmiyordu ki o sırada Malfoy onunla uğraşmayı bırakıp arkasından gelen sersemletme büyüsünü son anda farkederek geri döndü. Rahat bir nefes aldı, bu ölümyiyenden kendisi kurtulabilirdi şimdi.


Ginny Malfoy'un iyi olacağını biliyordu ama o sersemletmeyi farketmesine yine de şaşırmıştı. Malfoy hızlıca asaını kaldırıp affedilmez laneti bağırdığında kendisi malesef o kadar şanslı değildi…


Lupin sendeleyerek yerden kalktı omzundaki kanamayı azaltmak için elini yaranın üstüne koymuştu. Dolohov ona memnun bir şekilde gülümseyerek son laneti yapmak için kolunu kaldırdı ama Lupin hal direndiğini göstererek alevden ipleri düşmanına fırlattı. Arkasından hızla yaklaşan soğuğu hissedebiliyordu, geri döndü ve asasını kendisine doğru süzülen  ruh emicilere doğrulttu.
“Expecto- ahh!”  arkasını döndüğü an düşman tarafından çok iyi değerlendirilmişti. İnleyerek yere düştüğünde başında toplanan ruh emicilere baktı ve içinin çekildiğini hissetti…


Harry Grabbe'nin yolladığı eksiltme lanetinden kaçarken sendeleyip beton zemine yapıştığında ilerisindeki Lupin'i ve  ruh emicileri gördü ve asasını ileri doğru uzaattı, mutlu bir şeyler…
“Expecto patronum!”  Geyiği dört nala ruh emicileri uzaklaştırmak için koştu ama onun varıp görevini yerine getirdiğini göremeden vücudu crico lanetinin çarpışıyla gerildi ve patronusu yok oldu. İstemsizce yerde titrerken sesinin yettiği kadar acıyla bağırıyordu. Çığlığı etraftan yükselen büyülü sözlere ve diğer  çığlıklara karışırken birden Grabbe de bağırmaya başladı ve büyü bozuldu. Şimdi ölümyiyen Moody'nin ayakları dibinde yatıyordu .
“Kalk evlat ve gözünü dört aç!” Harry kendisine uzatılan eli tutup vücüdu hala kasılırken ayağa kalktı. Moody ise onun iyi olduğundan emin olunca başka tarafa gitti. Herkes iyi durumda mı diye etrafa hızlıca göz attığı sırada solunda bir inleme duydu ve dönüp baktığında Snape'in Mr.Weasley'i lanetlediğini gördü. Az önceki intikam duygusunun kabardığını hissederek tüm gücüyle bağırdı.

“SNAPE!”

Snape yana dönüp ona nefretle bakan yeşil gözleri gördüğünde Harry bir an onun durakladığını sandı.

"Hala hayattasın ha potter ne şans!”

Alaya karşılık vermeden asasıyla ona nişan alıp ıskaladı, yeniden lanet yollamaya hazılanıyordu fakat biraz gerisindeki Ginny Malfoy'un criatus laneti yüzünden çığlık çığlığa bağırıyordu. Tereddütle Snape'e baktı ama bir saniye sonra küfrederek hızla geri dönüp ağacın yanındaki Malfoy'a doğru koştu.
“İmpedimenta”  Ölüm yiyen arkaya fırlayıp ağaca çarptarken yerdeki kıza doğru koşmaya devam etti.

“GİNNY”

Kızıl saçlı kız Harry'nin yardımıyla tekrar ayağa kalktı ve karşısındakini ikna etmek istercesine başını salladı “İyiym Harry, git ve diğerlerine yardım et.” Genç adam ona yüreği sıkışarak baktı ama onun dediğini yapmak için hızla eski yerine döndü. Snape doğal olarak ortalıkta gözükmüyordu. Öfkeyle etrafına baktı, büyüler havada uçuşuyordu ama o hain yoktu. Bir ışın az farkla kolunu ıskaldı.
“Petrificus totalus!” Ölüm yiyen artık donmuş bir biçimde yerde yatıyordu. Her an durum daha da kötüleşiyodu  ve başındaki acıdan Voldemort'un da onlara katılmak üzere olduğunu biliyordu. Ayrıca ruh emiciler varken zaten kimse kolay kolay ölümyiyenlerle baş edemiyordu ki Voldemort ile baş edebilsinlerdi.


Hermione, Moody'nin Malfoyun asaından çıkan mor bir kırbacın göğsünün içinden geçmesiyle yere yığıldığını gördüğü an dondu.  Moddy artık savaşta yoktu ve o lanetin nasıl bir şey olduğunu çok iyi hatırlıyordu. Ruh emicileri uzaklaştırmaya çalışan Tonks'un arkasındaki Bellatrix'i  farketti. Ölümyiyen asasını kaldırmıştı ki Hermione yolladığı lanetin yönünü değiştirip Tonks yerine Goyle'u vurmasına neden oldu. Ve o karmaşanın arasında, kulaklarında nereden geldiğini göremediği Mrs. Weasleyin çığlıkları varken Harry'i gördü.

“Harry!”

Biraz önce az farkla Ron'u ıskalayıp yerde patlayan büyünün yaptığı kraterin içinden geçip etrafında olanlara bakmadan ona doğru koştu.

“PROTEGO” Harry kızın arkasından yollanan laneti  farkedip hemen engellemişti “Petrificus totalus” artık ölüm yiyen yerdeydi. “Hermione ne yaptığını sanı-“

“Harry sen-" Nefesini topalamak için durdu. "Yapmalısın yoksa- “ Sağdan gelen kırmızı ışın az farkla onları ıskalayıp az ilerlerindeki Ron'a çarptı

“RON!”  Hermione'nin başka bir laneti durdurmaya çalışmasına aldırmadan onu bırakıp yerdeki arkadaşına koştu. Sol taraftan da olayı gören Ginny fırlayıp gelmişti. Midesinde bir kramp hissetti, sevdiği herkesi kaybetmek üzereydi. Ron'u uyandırmaya çalışırken panik duygusunu bastıramıyordu. Burada sıkışmışlardı, çarpışırken hareket edemiyorlardı ve yardım hala yoktu… Kulaklarında çınlayan çığlığı farketti, ruh emiciler…

“Expecto patronum“ Asasıyla onları uzaklaştırmaya çalışırken Bellatrix'in geldiğini gördü. Ginny hızla çömeldiği yerden doğrulup yaklaşan ölüm yiyene bir lanet yolladı ama kadın bir kahkahayla bunu savuşturdu. Harry ruh emicileri yolladığından emin olduğu an asasını kadına doğrulttu.  İçinde bir şeylerin taştığını hissediyordu tekrar. Onun canını acıtmak istiyorum...  “CRİCİO!” Kadın  geçen seferkinden çok daha farklı bir biçimde bir an şakınlıkla ona baktı ve yere savrulup acıyla bağırmaya başladı. Bu Harry'nin geçen sefer duyduğu çığlıktan çok daha farklıydı. Asası bilinçsizce hala onun iüstündeydi.

“HARRY!” Ginny'nin sesi ürkmüş ve dehşete düşmüş gibi çıkıyordu, onun gözlerindeki ifadeyi gördüğü an laneti kesti ve içindeki duyguyu bastırmaya çalıştı. Ginny de aynı şekilde bakmaya devam ederken durdu, az önceki durumu geride bırakmaya çalışıyordu “Beş dakikadır bu cehennemdeyiz, destek nerde?” Fakat öfkesi aniden sönüdü ve kolunu sıkarak tekrar dehşetle bağırdı.

Harry!”

Asasını kızın donmuş gibi baktığı yere doğrultarak yana döndüğü an nefesi kesildi “HAYIR!”

Kızın  elinden kolunu kurtarıp dar sokakğın başındaki yere doğru, yanındaki Snape ve Tonks'un düellosuna , başını sıyıran yeşil lanete aldırmadan gözleri ileri doğru sabitlenmiş biçimde koşuyordu.  Hermione kanlar içindeki Bill'nin yanında yerdeydi ve ruh emiciler şuan en zayıf halde onlar ve az ilerlerin yatan Moody olduğu için bu üçlünün üstünde süzülüyoru. Asasını uzattığı ruh emicilerden biri elini başı Bill'nin göğsünde olan kıza uzatmıştı.

“Expecto patronum!” Öyle korkuyordu ki asasından sadece gümüşi bir ışık demeti çıkması doğaldı. Güçsüz büyüsüyle ruh emicilerin arasına daldı  ve soğuğu iliklerinde hissetmesine rağmen kızın yüzünü tutan ruh emiciyi zayıf büyüyle uzaklaştırdı. Beynindeki çığlıkların sesi yükseliyordu.  Hermione'yi sarstı ama kız hala eskisi gibiydi.

“Hermione!  Hermione kalk... hadi kalk! lütfen !”  Nabzını aradı ama ya bulamamıştı ya da…. Birkaç metre geri kaçan ruh emiciler tekrar yaklaşırken  hayır diyordu sadece. Hayır onu bırakmamalıydım Artık savaş bitmişti, içindeki çığlıklara yaklaşan Voldemort'un yarattığı acı eklendi Yoldaşlık vaktinde gelmeyecek ve en yakın dostumdan birini  reşit olduğum ilk gün kaybettim. Onu yok etmek için daha hiç bir şey yapamadan…  Her şeyi kabullenmiş bir şekilde ölümü beklerken Hermione'yi göğsüne bastırdı.  İçindeki acı çığlıklarla birlikte artarken  cansız olduğunu düşündüğü kızın vücudu yavşça kıpırdandı.

“ Hermione!” Şok içinde kıza bakıyordu şimdi, artık aklındaki sesleri umursamıyordu bile. 
“Yapabilirsin Harry, sadece…” Dedi fısıltıyla. “Sadece konsantre ol, tıpkı Srius'u kurtardığın gibi” Harry ona baktı, ruh emicilerin arasından  hızla üç  ölüm yiyenle birlikte Tonks, Fred ve Mr. Weasley geliyordu… Onlar hep yanındaydı ona inanıyorlardı… Daha önce de yapmıştı. Sadece mutlu bir şeyler Dedi kendi kendine.  Mutlu birşeyler düşün…
Sirius'u düşündü, karagahta noel yemeğinde hep birliktelerdi. Srius ,Lupin, Weasleyler, Ron, Ginny, Hermione… Sanki o anı tekrar yaşarmıışçasına gözlerini yumdu ve ayağa kalkıp asasını elini omzuna yapıştıran ruh emiciye doğru , aklında yankılanan seslere veya voldemortun artık çok yakınında olduğunu belirten acıya  aldırmadan  ileri  uzattı…

“EXPECTO POTRANUM!”

Asasından tıpkı dört yıl önceki gibi göz kamaştırıcı parlak ışıkla dalga dalga bir güç yayılmaya başladı. Tüm ruh emiciler hızla uzaklaşırken ölümyiyenler dahil herkes bu güçten şaşırmış olarak sessizce ona bakıyordu. Artık hepsi kovalanmışken Harry başında o bildik keskin acıyı hissetti ve sessiz  sokağı soğuk tiz bir ses doldurdu.

“CRİCO!”
 
« Son Düzenleme: Temmuz 15, 2008, 18:57:05 Gönderen: holy_solemn » Logged






When You Can Live Forever
What Do You Live For?   

Twilight
Âşık 


Imagine 

Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one
afacan_tr
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 13


ahmedsengol@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #13 : Ekim 20, 2007, 11:36:11 »

kardeş bi daha ki yazını en kısa zamanda bekliyorum
Logged

Yüce Asanın Gerçek Sahibi Benim Riddle...
MRPOYRAZ
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 645


senli sensizliğin sessiz selinde sana susuyorum


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Kasım 02, 2007, 20:42:49 »

vayy güzel bir çarpışma oldu ama bazı yerlerde yazım hatası var eğer dikkat edersen sevinirim devamını bekliyorum:D
Logged

Sayfa: [1] 2 3 4 ... 13   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: