Tekarar merhaba umarım beğenirsinizzzzz

ilk bölümü beğenmenize çok sevindim bide teşekkürler

Bölüm 2: İlk Çarpışma
Harry herkes gibi asasını kaldırmış kalkanı güçlendirmeye yardım ediyordu ki sağdaki sokağa saptıkları an güçlü 1 lanet hızla önlerindeki şeffaf duvara çarptı ve kalkan şiddetle sarsıldı. Yaklaşık 15 kişilik ölüm yiyen ordusu karşılarında duruyordu. Laneti yollayan karşısındaki ölümyiyenin gözlerine baktı ve yaz boyunca içinde biriken intikam duygusunun kabardığını hissetti. Snape bakışlarını yukarı dikip bir lanet daha yolladığında koruyucu duvar gümüşi bir ışıkla parladı ve etrafa güç dalgası yayarak patladı. Savunmaları gitmişti. Arkaya savrulan Hermioneyi yerden kaldırırken kendisini sersemletmeye çalışan ölümyiyeni dondurdu. Lanetler, uğursuzluk büyüleri havada uçuşuyordu... Moddy Bellatrix ile, Lupin Malfoy ile düelloya başlamıştı bile. Harry Goyle'un affedilmez lanetinden sıyrılırken beyninin içinde tanıdık bir çığlık duyup başını kaldırınca onlarca ruh emici havada onlara doğru süzüldüğünü gördü. Çığlıkları aklından çıkarmak istercesine başını salladı ve kulağını sıyıran bir büyüye karşılık verdi...
"Slienco!" Ron susturduğu ölümyiyenden kurtulduğunu düşündüğü an adamın yaptığı sözsüz büyü yüzünden çimlerin üstüne diz çökmüş vaziyette boğazını tutup havayı içine çekmeye çalıştı. Ölümyiyen memnun bir şekilde gülümseyerek yanına geldi ve asasını kızıl başına doğrulttu
"Avada-"
"SERSEMLET!" Hermione hızlı hızlı havayı solumaya çalışan yerdeki çocuğun yanına koştu "Ron!"
Ron çok fazla üşüdüğünü farkettiği an bunun az kalsın boğuluyor olmasıyla alakası olmadığını anladı.
Hermione'nin görüntüsü hastane kanadında taşlaşmış bir şekilde yatan kıza bırakmıştı yerini, Harry alevler püskürten bir ejderhadan sıyrılıyordu... Ama o buz gibi havada, elinde zayıf bir sıcaklık hissetti ve önündeki Hermionenin çaresice ruh emicileri yollamaya çalıştığını gördü. Asasını halsizce kaldırdı ve Hermione ile Harry'i düşündü.
"Expecto potranum!" Gümüşten yapılmış köpek ruh emicileri hızla göndermişti.
"iyi misin?"
Hermione neyi hatırladıysa gözlerinde büyük bir şefkat ve yaşlarla ona bakıyordu
"Evet Ron".Ginny Manachir'e hayatında yaptığı en iyi yarasa –ummacı büyüsünü yolladı ve arkasını dönüp Bill'in çarpıştığı iki ölümyiyenden birini uzaklaştırmak için koştu.
Bill Malfoy'un yolladığı laneti dururdu ve hemen eğilerek diğer ölümyiyenin yolladığından da kurtuldu. İki dakikadır bu durumdaydı ve daha ne kadar dayanabileceğini bilmiyordu ki o sırada Malfoy onunla uğraşmayı bırakıp arkasından gelen sersemletme büyüsünü son anda farkederek geri döndü. Rahat bir nefes aldı, bu ölümyiyenden kendisi kurtulabilirdi şimdi.
Ginny Malfoy'un iyi olacağını biliyordu ama o sersemletmeyi farketmesine yine de şaşırmıştı. Malfoy hızlıca asaını kaldırıp affedilmez laneti bağırdığında kendisi malesef o kadar şanslı değildi…
Lupin sendeleyerek yerden kalktı omzundaki kanamayı azaltmak için elini yaranın üstüne koymuştu. Dolohov ona memnun bir şekilde gülümseyerek son laneti yapmak için kolunu kaldırdı ama Lupin hal direndiğini göstererek alevden ipleri düşmanına fırlattı. Arkasından hızla yaklaşan soğuğu hissedebiliyordu, geri döndü ve asasını kendisine doğru süzülen ruh emicilere doğrulttu.
“Expecto- ahh!” arkasını döndüğü an düşman tarafından çok iyi değerlendirilmişti. İnleyerek yere düştüğünde başında toplanan ruh emicilere baktı ve içinin çekildiğini hissetti…
Harry Grabbe'nin yolladığı eksiltme lanetinden kaçarken sendeleyip beton zemine yapıştığında ilerisindeki Lupin'i ve ruh emicileri gördü ve asasını ileri doğru uzaattı, mutlu bir şeyler…
“Expecto patronum!” Geyiği dört nala ruh emicileri uzaklaştırmak için koştu ama onun varıp görevini yerine getirdiğini göremeden vücudu crico lanetinin çarpışıyla gerildi ve patronusu yok oldu. İstemsizce yerde titrerken sesinin yettiği kadar acıyla bağırıyordu. Çığlığı etraftan yükselen büyülü sözlere ve diğer çığlıklara karışırken birden Grabbe de bağırmaya başladı ve büyü bozuldu. Şimdi ölümyiyen Moody'nin ayakları dibinde yatıyordu .
“Kalk evlat ve gözünü dört aç!” Harry kendisine uzatılan eli tutup vücüdu hala kasılırken ayağa kalktı. Moody ise onun iyi olduğundan emin olunca başka tarafa gitti. Herkes iyi durumda mı diye etrafa hızlıca göz attığı sırada solunda bir inleme duydu ve dönüp baktığında Snape'in Mr.Weasley'i lanetlediğini gördü. Az önceki intikam duygusunun kabardığını hissederek tüm gücüyle bağırdı.
“SNAPE!”
Snape yana dönüp ona nefretle bakan yeşil gözleri gördüğünde Harry bir an onun durakladığını sandı.
"Hala hayattasın ha potter ne şans!”
Alaya karşılık vermeden asasıyla ona nişan alıp ıskaladı, yeniden lanet yollamaya hazılanıyordu fakat biraz gerisindeki Ginny Malfoy'un criatus laneti yüzünden çığlık çığlığa bağırıyordu. Tereddütle Snape'e baktı ama bir saniye sonra küfrederek hızla geri dönüp ağacın yanındaki Malfoy'a doğru koştu.
“İmpedimenta” Ölüm yiyen arkaya fırlayıp ağaca çarptarken yerdeki kıza doğru koşmaya devam etti.
“GİNNY”
Kızıl saçlı kız Harry'nin yardımıyla tekrar ayağa kalktı ve karşısındakini ikna etmek istercesine başını salladı “İyiym Harry, git ve diğerlerine yardım et.” Genç adam ona yüreği sıkışarak baktı ama onun dediğini yapmak için hızla eski yerine döndü. Snape doğal olarak ortalıkta gözükmüyordu. Öfkeyle etrafına baktı, büyüler havada uçuşuyordu ama o hain yoktu. Bir ışın az farkla kolunu ıskaldı.
“Petrificus totalus!” Ölüm yiyen artık donmuş bir biçimde yerde yatıyordu. Her an durum daha da kötüleşiyodu ve başındaki acıdan Voldemort'un da onlara katılmak üzere olduğunu biliyordu. Ayrıca ruh emiciler varken zaten kimse kolay kolay ölümyiyenlerle baş edemiyordu ki Voldemort ile baş edebilsinlerdi.
Hermione, Moody'nin Malfoyun asaından çıkan mor bir kırbacın göğsünün içinden geçmesiyle yere yığıldığını gördüğü an dondu. Moddy artık savaşta yoktu ve o lanetin nasıl bir şey olduğunu çok iyi hatırlıyordu. Ruh emicileri uzaklaştırmaya çalışan Tonks'un arkasındaki Bellatrix'i farketti. Ölümyiyen asasını kaldırmıştı ki Hermione yolladığı lanetin yönünü değiştirip Tonks yerine Goyle'u vurmasına neden oldu. Ve o karmaşanın arasında, kulaklarında nereden geldiğini göremediği Mrs. Weasleyin çığlıkları varken Harry'i gördü.
“Harry!”
Biraz önce az farkla Ron'u ıskalayıp yerde patlayan büyünün yaptığı kraterin içinden geçip etrafında olanlara bakmadan ona doğru koştu.
“PROTEGO” Harry kızın arkasından yollanan laneti farkedip hemen engellemişti “Petrificus totalus” artık ölüm yiyen yerdeydi. “Hermione ne yaptığını sanı-“
“Harry sen-" Nefesini topalamak için durdu. "Yapmalısın yoksa- “ Sağdan gelen kırmızı ışın az farkla onları ıskalayıp az ilerlerindeki Ron'a çarptı
“RON!” Hermione'nin başka bir laneti durdurmaya çalışmasına aldırmadan onu bırakıp yerdeki arkadaşına koştu. Sol taraftan da olayı gören Ginny fırlayıp gelmişti. Midesinde bir kramp hissetti, sevdiği herkesi kaybetmek üzereydi. Ron'u uyandırmaya çalışırken panik duygusunu bastıramıyordu. Burada sıkışmışlardı, çarpışırken hareket edemiyorlardı ve yardım hala yoktu… Kulaklarında çınlayan çığlığı farketti,
ruh emiciler… “Expecto patronum“ Asasıyla onları uzaklaştırmaya çalışırken Bellatrix'in geldiğini gördü. Ginny hızla çömeldiği yerden doğrulup yaklaşan ölüm yiyene bir lanet yolladı ama kadın bir kahkahayla bunu savuşturdu. Harry ruh emicileri yolladığından emin olduğu an asasını kadına doğrulttu. İçinde bir şeylerin taştığını hissediyordu tekrar.
Onun canını acıtmak istiyorum... “CRİCİO!” Kadın geçen seferkinden çok daha farklı bir biçimde bir an şakınlıkla ona baktı ve yere savrulup acıyla bağırmaya başladı. Bu Harry'nin geçen sefer duyduğu çığlıktan çok daha farklıydı. Asası bilinçsizce hala onun iüstündeydi.
“HARRY!” Ginny'nin sesi ürkmüş ve dehşete düşmüş gibi çıkıyordu, onun gözlerindeki ifadeyi gördüğü an laneti kesti ve içindeki duyguyu bastırmaya çalıştı. Ginny de aynı şekilde bakmaya devam ederken durdu, az önceki durumu geride bırakmaya çalışıyordu “Beş dakikadır bu cehennemdeyiz, destek nerde?” Fakat öfkesi aniden sönüdü ve kolunu sıkarak tekrar dehşetle bağırdı.
“
Harry!” Asasını kızın donmuş gibi baktığı yere doğrultarak yana döndüğü an nefesi kesildi
“HAYIR!”Kızın elinden kolunu kurtarıp dar sokakğın başındaki yere doğru, yanındaki Snape ve Tonks'un düellosuna , başını sıyıran yeşil lanete aldırmadan gözleri ileri doğru sabitlenmiş biçimde koşuyordu. Hermione kanlar içindeki Bill'nin yanında yerdeydi ve ruh emiciler şuan en zayıf halde onlar ve az ilerlerin yatan Moody olduğu için bu üçlünün üstünde süzülüyoru. Asasını uzattığı ruh emicilerden biri elini başı Bill'nin göğsünde olan kıza uzatmıştı.
“Expecto patronum!” Öyle korkuyordu ki asasından sadece gümüşi bir ışık demeti çıkması doğaldı. Güçsüz büyüsüyle ruh emicilerin arasına daldı ve soğuğu iliklerinde hissetmesine rağmen kızın yüzünü tutan ruh emiciyi zayıf büyüyle uzaklaştırdı. Beynindeki çığlıkların sesi yükseliyordu. Hermione'yi sarstı ama kız hala eskisi gibiydi.
“Hermione! Hermione kalk... hadi kalk!
lütfen !” Nabzını aradı ama ya bulamamıştı ya da…. Birkaç metre geri kaçan ruh emiciler tekrar yaklaşırken
hayır diyordu sadece.
Hayır onu bırakmamalıydım Artık savaş bitmişti, içindeki çığlıklara yaklaşan Voldemort'un yarattığı acı eklendi
Yoldaşlık vaktinde gelmeyecek ve en yakın dostumdan birini reşit olduğum ilk gün kaybettim. Onu yok etmek için daha hiç bir şey yapamadan… Her şeyi kabullenmiş bir şekilde ölümü beklerken Hermione'yi göğsüne bastırdı. İçindeki acı çığlıklarla birlikte artarken cansız olduğunu düşündüğü kızın vücudu yavşça kıpırdandı.
“ Hermione!” Şok içinde kıza bakıyordu şimdi, artık aklındaki sesleri umursamıyordu bile.
“Yapabilirsin Harry, sadece…” Dedi fısıltıyla. “Sadece konsantre ol, tıpkı Srius'u kurtardığın gibi” Harry ona baktı, ruh emicilerin arasından hızla üç ölüm yiyenle birlikte Tonks, Fred ve Mr. Weasley geliyordu… Onlar hep yanındaydı ona inanıyorlardı… Daha önce de yapmıştı.
Sadece mutlu bir şeyler Dedi kendi kendine.
Mutlu birşeyler düşün…Sirius'u düşündü, karagahta noel yemeğinde hep birliktelerdi. Srius ,Lupin, Weasleyler, Ron, Ginny, Hermione… Sanki o anı tekrar yaşarmıışçasına gözlerini yumdu ve ayağa kalkıp asasını elini omzuna yapıştıran ruh emiciye doğru , aklında yankılanan seslere veya voldemortun artık çok yakınında olduğunu belirten acıya aldırmadan ileri uzattı…
“EXPECTO POTRANUM!”Asasından tıpkı dört yıl önceki gibi göz kamaştırıcı parlak ışıkla dalga dalga bir güç yayılmaya başladı. Tüm ruh emiciler hızla uzaklaşırken ölümyiyenler dahil herkes bu güçten şaşırmış olarak sessizce ona bakıyordu. Artık hepsi kovalanmışken Harry başında o bildik keskin acıyı hissetti ve sessiz sokağı soğuk tiz bir ses doldurdu.
“CRİCO!”