2.Bölüm=Bilinmeyen Akraba ve Esrarengiz Paket
Tak. Tak. Tak. Harry sıçrayarak uyandı. Saate baktı gece 3’tü. Pencerede bir baykuş vardı. Bu baykuşu tanımıyordu. Harry camı açtı ve Baykuş içeri süzüldü. Harry mektubu Baykuştan alınca Baykuş görevini yerine getirmenin rahatlığıyla pencereden uçup gitti. Mektup tanımadığı birindendi. Hakan William Tükenmez. İsme bak ne acayip diye düşündü Harry. Büyük bir heyecanla mektubu açtı.
Sevgili Harry,
Kim bu diye düşünüyorsun biliyorum. Haklısında. Harry ben senin bir akrabanım. Şaka değil gerçek, baban James’in kuzeniyim. Babanın halası Mary yani annem İngiltere’de çalışan bir Türk Seherbaza aşık olup evlenmiş. Ben James ile birlikte büyüdüm. Tabi ondan 5 yaş büyüktüm. Ben Türk Sihir okulunda okudum ve Türkiye’de görev yapıyorum. 2 tane çocuğum var. Oğlum Fatih benim gibi bir Seherbaz. Kızım seninle yaşıt. Harry ben ve oğlum bu sene Dumbledore tarafından İngiltere’de görev yapmak üzere çağırıldık. Kızımda bu sene seninle Hogwarts’ta okuyacak. En yakın zamanda tanışacağız. Yarın akşam saat 11’de bütün eşyalarınla hazır ol. Seni almaya gelecekler. Harry kendini olamayacağını sandığın her şeye hazırla. Hiç beklemediğin bir şeyle karşılaşacaksın. Kendine dikkat et. Her zaman tetikte ol.
Sevgilerle
Hakan
Not: Bu mektubu senden başkası iksir tarifi olarak görür.
Buna inanamıyordu. Mektubu baştan aşağıya beş kere okudu. Hiçbir anlam veremiyordu. Nasıl olurdu? Böyle bir şey olsa ona söylenirdi. Demek babasının bir kuzeni vardı. Yok, yok olamazdı. Herkesin dediği şu beklenmedik olay sürpriz neydi?
- Niye bana kimse bir şey söyleme zahmetine katlanmıyor, dedi ve yumruğunu duvara vurdu.
Bütün bunlara yarın kafamı takarım diye düşünüp kendini yatağa bıraktı. Gözlüğünü çıkarıp komedinin üzerine koyduktan sonra mektubu da gözlüğün yanına koyup direk uykuya daldı.
Ertesi sabah kalktığında bilincini toparlayamadı. Rüyadır deyip durdu kendine. Ama kalktığında gözlüğünün yanında mektubu görünce hayalleri suya döküldü. Yataktan kalktı gözlüğünü taktı. Saat 8’di. Dün gece eşyalarıyla uyuduğu için üstüne değiştirmeden aşağıya inmeye başladı. Merdivenlerden inerken Vernon Enişte’nin sesi duyuldu.
- ÇOCUK, buraya gel.
Harry hiç bir şey demeden aşağıya indi. Dursleyler’in hepsi salonda onu bekliyordu. Petunia Teyze’nin elinde bir kutu vardı.
- Bir şey mi oldu, dedi Harry.
- Bize bir mektup geldi ve senin bu akşam gideceğini söylüyor, dedi Petunia Teyze.
- Evet, dedi Harry şaşırarak. Bir daha dönmemek üzere gideceğim.
- Sana vermem gereken bir şey var, dedi Petunia Teyze. Bunu 17. yaş gününde vermemiz söylendi. Seni kapımıza bıraktıkları gece ( Petunia Teyze’nin yüzü ekşidi) bir mektup vardı. Ailene, sana neler olduğunu ve bu kutuyu 17. yaş gününde vermemiz gerektiği söyleniyordu, dedi elindeki kutuyu göstererek.
- Peki kutunun içinde ne var? dedi Harry.
- Açıklıyorum, dedi Petunia Teyze kızgın kızgın. Seni evin harabesinden çıkardıktan sonra senin için özel sayılabilecek bazı eşyaları koymuşlar. Birde evinizde masanın üstünde bir zarf zarmış onu da alıp koymuşlar içine. Al bakalım senin.
Kutuyu Harry’ye uzattı. Harry’nin ağzı açık kalmıştı. Kendini toparlayarak kutuyu aldı. Tam kutuyu açıyordu ki …
- Kahvaltını yap ondan sonra kutuyu odanda açarsın, dedi Petunia Teyze.
Bu konuşma sürecinde hiçbir tepki vermeyen Vernon Enişte ve Dudley Petunia Teyze’nin ardından mutfağa gitti.
Pek Yorum yok ama ben yinede gönderiyorum =(
İYİ OKUMALAR=)