Evet arkadaşlar,uzun bir aradan sonra yine sizle beraberim,artık şimdiden sonra bölümü koymamın bir yararı olmayacağını düşünmeme rağmen devamı ekleyeceğim.bunun sebebiyse,ben de bu hikayeyi sizle beraber yaşıyorum(gerçek sölüorum ha).
bu arada şevval,ben erkeğim okeyto? evet şimdi bölüme başlayacauk.

bu arada şevval dediğin doru oldu 2 ay sonra devamı gelior

buarada bölümleri unutabileceğinizi düşündüm ve tüm bölümleri veriyorum.
.Bölüm
Şimdi Ne Olacak???
Oleeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeey!!!
Bu kelime o dakikadan itibaren tüm Batı Avrupa da yankılanıyordu.Tüm televizyonlar-mugglelar da dahil-hayatlarının birden düzelmeye başladığını düşünüyordu.Harry nin başına ise neler gelmişti ki neler?
Büyük Salon da bir sevinç çığlığı,sırt sıvazlama ve üstüne atlama hareketleri ile taşmıştı,hatta bir ara harry nin boynu acımaya başlamıştı ve acaba voldemort u öldürmese miydim diye düşünmeye başladı.Fakat bundan 2 yıl önce yaptığını yapmayı düşünüyordu,emindi ki İhtiyaç Odası nın üstündeki büyü hala duruyordu,ve sessizliğe ihtiyacı olduğuna göre bunu deneyecekti.
Ancak diğerlerinden farklı olduğunu hissetiği bir sıcaklık sırtına inerken bunun farklı bir sırt sıvazlama olduğunu anladı.Dönüp bakınca şu ana kadar farketmediği biri olduğunu anımsadı,içinde bir ateş parıldadı.Sadece bir sözcük çıktı ağzından:
-Gel.
Ginny,tek kelime bile etmeden harry nin peşine takıldı.Herkes birbirini kutluyor iken diğer ölüm yiyenler bağlanmış bir halde ayak altında eziliyorlardı.İkisi bu fırsattan yararlanıp Büyük salon dan çıkabildiler.Ginny o zaman konuşmaya başlamıştı.
-Nereye gidiyoruz Harry?
-Olmak isteyeceğimiz en iyi yere...
-Immmm.Şey.Şimdi Voldemort öldüğüne göre artık birlikte olabilir miyiz dersin?
-Belki bize bunun cevabını verebilir.Tabi ya nasıl aklıma gelmedi?
-Ne?
-İhtiyaç Odası.
-Ben oranın kullanılmaz hale geldiğini sanıyordum ama.
-Öyle olsa bile büyüsü halen durmakta.Kendisini onarmasına ihtiyacımız varsa...
-Tamam.
7.kata kadar konuşmadılar.Sonra Harry:
-Şimdi şunu diyeceğiz.Kimsenin giremeyceği sessiz bir yere ihtiyacımız var.
-Kimsenin giremeyeceği sessiz bir yere ihtiyacımız var.,diye seslice düşündü Ginny.
Ancak ikisinin de düşündüğü bu değildi.Harry nin Ginny ile sessiz bir yere ihtiyacımız var,diye düşünceleri,ginny ile başbaşa kalabileceğim bir yere ihtiyacım var'a kadar dönmüştü.
Ginny de bunu düşündüğü içindir herhalde,kapı ikisine de açıldı,Harry de Ginny de bunu gözlerinden kaçırmadılar.
İlk konuşan Ginny oldu e oturacak bir yere ihtiyacımız var?
Ve önlerinde rahat koltuklar belirdi.
Ama Harry etrafa bakarken,Crabbe i hatırladı ve içinde acıma ve hak etti buldu tipi düşünceler oluştu.Epey sonra oturdu koltuğa.
-E.Şimdi ne olacak dersin Ginny?
-Uzun zamandır bu anı bekliyoum,ne mi olacak?Sadece sen ve ben...
...
...
5 dakika kadar sonra oradan çıktılar.Harry:
-E şimdi ne yapacağız?
-Bence Ron la Hermione yi bulup Profesör Dumbledore un yanına çıkalım.
-İyi fikir.
-Ama onları nerden bulcaz o ayrı mesele.
-Ben biliyorum.
-Ne-
Harry nin uzun bir yoldan gittiğini görünce ve yerdeki kırık eşyelerın halini görünce,anladı.
-Tamam,tamam anladım.
Ve Harry onları eliyle koymuş gibi buldu.Savaştaki öpüştükleri aralıkta aynı işi yaparken buldular.Ron birden yana atladı ve orada boş yere dolanıyormuş gibi yaptı.
-Şey biz bi-
-Gerek yok Ron.Biz arkadaşız aramızda lafı mı olur,onu bırak da gelin Profesör Dumbledore un yanına çıkıyoruz.
Yürüdüler ve heykellerin olduğu yere vardılar.
-Parola.
-Zafer mi acaba?
Heykel kenara savruldu ve Ron tahmininin doğru çıktığını anlayıca bir an duraksadı sonra yukarı çıkınca orada Kingsley i,Arthur ve Moly Weasley i ve Mcgonagall ı gördüler.
Ve en değerli tablo olduğunu düşündükleri tabloyu.
-Profesör,ya şimdi ne olacak sizce?
Ama bunu söyleyenler sadece Harry değil herkesti.Buna bir an şaşırdılar.Sonra Profesör Dumbledore konuşmaya başladı.
2.Bölüm
-Kutlama ve Uyarı
-Şimdi mi,bence sadece kutlama olacak hem de çok büyük bir kutlama olacak.
-Albus,o kadarını biliyoruz,senden ne öğrenmek istediğimizi biliyorsun.
Profesör Mcgonagall bunu söylerken yine sert hatlarını belli etti.
-Minerva,eğer öğrenmesi gerekn bir kişi var ise o da sadece Harry isterse de arkadaşları bence,itirazın mı var yoksa.
Profesör Mcgonagall bu lafa fazla içerlemiş gibi görünüyordu,ancak kısa bir sürede toparlandı:
-Arthur,Molly öyleyse biz gidelim de ölüleri toplayalım,onları defnedilme işlerini halledelim,sonra da bir kutlamaya bakarız.
-Hadi gi-del-lim öyley-yse.
Mrs.Weasley yine ağlamaya başlamıştı,belli.Fark ettirmemek içinde hemen odadan çıktı.Mr. Weasley de yavaş yavaş odadan çıktı,Profesör Mcgonagall arkalarından.
Ginny de "Annemi yalnız bırakmıyım bari" gibi bir şeyler mırıldanarak odadan çıktı.Odada kala kala 1 Weasley kalmıştı.
Albus Dumbledore bir tablo olsa da hala zihnefend yapabiliyordu anlaşılan,çünkü o delip geçen bakışlarını sırayla üçünün gözlerine sabitlemişti.
Zaten hiçbiri konuşamıyordu.Profesör Dumbledore da kendi bilmesine rağmen ne diyeceklerini,bunu onların dudağından duymaya çalışıyordu.
-Şöleni kaçırmak ister misiniz acaba?
-Iıııı.Yok,profesör.
-O zaman konuya girmek ister misiniz?
Bu soru karşısında Ron sıkıntılı ama o kadar da telaşlı:
-Profesör,Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen öldü sizce şimdi ne olacak?
-Artık siz de herkes kadar normal bir hayat süreceksiniz.
Bu söz Harry'yi rahatlamıştı.Çünkü o kadar sorun yaşamıştı şimdiye kadar,işte normal bir hayata sahip olmuştu,yoksa kendisi istemiyor muydu?Belki de maceralar kanına geçmiştir?
Ama bu söz herkesi rahatlatmadı Harry kadar.Ron ile Hermione o kadar alışmışlardı ki hayatlarına,vazgeçmek istemiyorlardı.Şimdi geçmişe bakınca,her şeyi daha çok yaşasaydık keşke...diye düşünüyorlardı.
Ve ortam yine bir karanlık gibi çökenm sessizliğin altında kaldı.Ancak Pröfesör Dumbledore bu sessizliği uzatmadı:
-Ancak,hala okuldan mezun olmadınız bildiğim kadarıyla,ve f.y.b.s. olmadan seherbazlık yada benzeri önemli yerlere gelinmiyor.
Birden hepsinin yüzüne renk geldi.Nasıl unutmuşlardı bunu daha 7. yılları vardı.Ve bu da Ginny ile aynı sınıfta ders yapacak demek oluyordu hepsi için.Bir çok dersleri de Rawenclaw ile olacağına göre Luna yı da göreceklerdi.Bu da bu yılın da maceralı geçeceği anlamına geliyordu.Tabii okula gelirlerse...
-Madem öyle hadi çıkın,şölen başlıyor heralde.Sen dur Harry.
Harry koltuğundan kalkmaya yelteniyordu tam o sırada.Ve durup yeniden oturdu.
Albus Dumbledore kapının sesini duyana kadar bekledi sonra:
-Bu yıl yorucu geçti değil mi?
-Evet,efendim.
-Benim yaşadıklarımı da öğrendin sanırım.
-Evet.
-Şimdi senden dürüst olmanı istediğim bir soru soracağım.Sen hiç benim çok kötü,çok Karanlık Lord gibi olduğumu düşündün mü?
-Bunu zaten biliyorsunuz.
-Hayır Harry.Bir zihnefendar gizli kalmış bilgileri okuyabilir ancak kendisine çok dürüstçe,ve kendisini ilgilendiren bir düşünceyi asla söküp alamaz.Ve eğer böyle bir düşüncen varsa herkese karşı asıl yenilmezlik odur işte Harry.Ölümün efendisi...
-Evet düşündüm ama Profesör-
-Yok Harry önemli değil devamını söyleme gerçekten de çok hata yaptım geçmişte.Ve bu hataları da senle yaşıt iken yaptım.
-Evet ama-
-Ve Harry benim anlatmak istediğim asıl konu,senin de benim gibi olmaman ve inan bana bu güç arzusu insanı içine çekiyor,söz veriyor musun?
-Veriyorum ama-
-Tamam o zaman Harry benim öğrenmek istediğim buydu.
-Anladığım kadarıyla Minerva konuşma yapıyor,gidersen yemeğe yetişirsin.
-İyi günler efendim.
Harry odadan nasıl çıktığını hatırlamıyordu bile tek hatırladığı Albus Dumbledore'un söyledikleri ve oturduğunda Büyük Salon'daki sandalyenin sertliğiydi.
Profesör Mcgonagall anlattıklarını heyecanlı anlatıyordu herhalde,çünkü iki arkadaşı da kilitlenmiş gibi dinliyorlardı.O da kendisini fark ettirmedi.
Bir süre kendi de dinlemeye çalıştı ancak anladığı sadece iki kelime oldu Harry Potter.Ama o sırada birden tüm yüzlerin ona çevrilince anladı.Salon'un ortasına kadar gitti.
-Evet,Harry bu yaptığın büyük başarıdan dolayı 1. Sınıf Merlin Nişanı kazandın ama bunu veremeyeceğim.
Çok yorulmuştu.Sonra ne olduğunu hatırlamıyordu bile kendini birden eski yatağında buldu.Öyle sevinmişti ki...
3.Bölüm
Ödül Töreni
-Aaaah.Ne oluyor?
-Bir şey olmuyor,kahvaltıyı kaçırıyorsun.
-Amaaaan.Kahvaltıdan sonra uyandır beni.
-Ben zaten kahvaltıdan geliyorum,eğer şimdi gidersen artık kalanlara yetişebilirsin diye dedim ben.
-Ne.
Harry,hala nasıl olduğunu anlayamıyordu.Bunun etkisi birden dank etti,ve kalktı.
-Madem öyle niye uyandırdın beni.
-Şey,üstünü giyin.Tören var hatırlarsan,öğlen.Ben seni gürültüden uyanırsın diye uyandırmadım sabah zaten.
Harry daha yeni farketmişti gürültüleri.Garip seslerdi bunlar.Bir yandan bağırış diğer yandan konuşma gibiydi.Harry olayı sonra kavradı.
-Evet.
Üstünü giydikten sonra Ortak Salon'a indiler.Kalan 10 küsür kişi vardı en fazla.Ama onlar bile Harry'i delirtebilecek kadar bağırabiliyordu.
-Harry teşekkürler,Voldemort'u öldürdün.
Gelen Hermione'ydi.O da yeni kalkmış gibi görünüyordu.Ve elinde bir şişe vardı.
-O nedir Hermione?
Ron ,soruyu Harry'nin ağzından kaptı.Ama Hermione o kadar hızlı cevaplamadı soruyu.Ağır ağır:
-İkinizin de hoşuna gidecek bir şey.
-Kaymakbirası!
-Hayır sizin için Felix Felicis yaptım inanılmaz zordu yapması,ancak bundan yararlandım.
Hermione'nin elinde üstünde eski yazı ile bir şeyler yazılmış olan eski-püskü bir kitap vardı.İkisi de ne olduğunu anlamdı başta Ron:
-Ne,masallardan mı yararlandın?
-En son hikayeyi okuduğumda orada bir şifre vardı.Kitapta Mutlu Çocuk İksiri diye bir şey vardı.Denemek istedim ama fırsat olmadı.Gelince gördüm iksir içine insana hiçbir his vermiyor,ancak yine de şanslısınız.Ve antidoz almazsanız istediğiniz kadar şanslı kalabiliyorsunuz.Ben tam belirtilerini denemeye çalışıyorum.Alın.
Harry de Ron da bir an denek hayvanı olmaktan korktular,ancak sonra Ron birden tavır değiştirdi ve:
-Seninle mezara bile gelirim sevgilim.
Harry işi kavradı ve sırıtmasına engel olamadı.Ancak o da bunu bir öksürüğe çevirebildi.Elini kadehe uzattı ancak o zaman rengini görebilmişti iksirin.İksir her yanından duman tutan üstü kristal halinde mavi renkli bir iksirdi.Fakat kokusu garip bir tatminlik duygusu yaratıyordu insanda.Sonra Harry iksiri içti,tadı güzeldi,bir yudumda bitirdi...
...iksiri içti.Ancak bir tuhaflık vardı,Hermione'nin dediği gibi hiç his vermemesi lazımdı.Ancak kendini herşeyi yapabilecek gibi hissediyordu.Fakat Felix Felicis gibi içinde düşündüğünden çok farklı düşünceler geçmiyordu.Ama asıl iksirin başka bir iksir olduğunu anlamasını sağlayan bu değildi.O farketmemişti başta,ama vücüdu sanki bir yere gitmek istiyor gibiydi.Hermione açıklama gereği duydu herhalde.
-Herhalde şimdi bir yere gitmek istiyorsunuz.Ben baktım,neresi olabilir ki,bir oda.
-Nerede?
-3.kat koridorunda bir yerde.
-Nerede?
-Ha,söylemeyi unuttum iksir içilince kısa süreli hafıza kaybına neden oluyor.
-Ya nerede yaptın bunu sen?
-Yatakhanede duruyordu.
-Nasıl özellikleri olduğu yazıyor?
-Kütüphane kapandı,ancak,buldum ihtiyaç odası.O bize söyleyebilir.
-Tamam.Ron sen git en iyisi Hermione'yle canım hiç çıkmak istemiyor buradan.
-Alışsan iyi olur bence zaten öğleden sonra gideceğiz zaten ,abi.
Hermione Ron'a sus bakışı attıktan sonra Harry Ron'a göz kırptı.Ron sonra anladı ve Hermione ile gitti.
Harry'nin onları başından savmasındaki asıl sebep gideceği yeri anlamaktı.Fakat sanki 3.kat değil de daha başka bir yere gibiydi.Sanki Yasak Orman'a gitmek istiyordu.
Ama binasına dönmek istedi çünkü zaten gelmek üzeredir Hermione ile Ron diye düşünüyordu,ve zaten törene de 1 saat vardı en fazla.
-Hey,Harry ne yapıyorsun burada.
Harry dönünce karşısında iri kalıplı ama çok duygusal yarı-dev Hagrid'i gördü.
-Hava alıyordum.
-Seni görmeyeli öyle oldu ki.
Hagrid yine üstüne sarı takım elbisesini giymişti,ne kadar yakışmasa da.
-Bir saat sonra tören var biliyorsun değil mi?
-Evet Profesör Mcgonagall söyledi.
-Evet,benim gitmem lazım.
-Dur ya,bir çay içelim.
-Hagrid,Ron ile Hermione beni bekliyorlar.Hem zaten önümüzdeki yıl buradayız çok uzun bir süre.
-Ne?
-Daha biz 7. yılımızı tamamlamadık değil mi?
-Evet.Hadi git,geç kalma
Harry iki ettirmedi.Koşar adım Gryfindor ortak salonuna gitti.İçeride onu bekliyordu Ron ile Hermione.Ve direkt soru ile başladı konuşmaları?
-Sen nereye gittin?
-Hagrid'e ama çok konuşamadık.
-Neyse 5 dakika var törene,hem ta beyaz mezara kadar gideceğiz nasıl olsa,anca yetişiriz.
-Hadi gidelim öyleyse.Ama ne buldunuz ihtiyaç odasında.
-Bir şey bulamadık,sadece bir ayna.Hermione bunun da bir şifre olduğunu düşünüyordu.
-Tamam,tamam.
Harry görünce Quidditch sahasını,birden gürültüleri duymaya başladı.Herkes gelip hala onu tebrik ediyordu.
Fakat asıl sürprize daha yaklaşmamıştı bile.Sahayı geçince inanılmaz bir atmosferde binlerce kişi onları alkışlıyordu...
-Hey,Harry kimler gelmiş buraya.
Ron'un bu söyledikleri,herhangi bir cevap beklemeyerek söylenmiş sözlerdi.Ancak doğru olduğu kesindi.Şu an sihir bakanı olan Kingsley,tüm profesörler,ve Weasley'ley.Harry bu görüntüden hoşnuttu,ancak üzülmöüyrodu da değildi.Şimdi orada Fred olsa daha iyi olurdu bi iki Filibuster maytabı patlatırlardı,diye düşünüyordu.
Ve onların ilk başta göremedikleri bir sürpriz vardı ki.Tepenin diğer tarafınfda,Beyaz Mezar'ın olduğu yerde bir platform kurulmuş ve tribünler de bulunmaktaydı.Ama kaç bin kişi vardı orada,sayılamazdı.
Üçünü Kingsley de karşıladı ve en öndeki koltuklarına oturdular.Sonra Mr. Bagman yükseltilmiş sesiyle haykırdı.
-Evet.Bugün burada bir zamanlar ülkeye çok eziyet çektirmiş olan kişi herkes gibi ölümün sonsuzluğuna uzandı.Burada,bugün toplanmamızın sebebi bu işte emeği geçen yaklaşık 178 kişiye ödüllerini dağıtmak,ancak yitirdiğimiz şehitlerimiz için de üzülüyoruz ve onların arkasından böyle bir kutlama iyi olur muydu,bilemiyorum.Ancak bu platforma çağıracağım tüm kahramanları.İlk olarak küçükler.Eveeet.Hogwarts Okula Hizmetler Özel Ödülü sahipleri.Harry Potter.
Harry bir an şaşkınlık duydu içinde son kalkardı o diye düşünmüştü hep.Ancak tahmini doğru çıkmamış ve ilk çıkmıştı.O da bir kez daha çağrı yapılmasın diye koşarak -bu arada bir kaç kişiye de çarptı- platforma doğru çıktı.Sonra Mr.Bagman bir daha konuşmaya başladı.
-Hermione Granger.
Hermione bunu bekliyor gibiydi.Hemen kalktı yerinden ve usulca platforma yürüdü.
-Ronald Bilius Weasley.
Ron da Harry gibi önce şaşırdı,ancak koşarak geldiği için açığı kapattı.
Bu isim herkesin şaşırmasına neden oldu birden başlar,arkadaki bir sıradan gelen genç büyücüye döndü.Hatta Rita Skeeter bile tez-tekrar tüyünü kullanıyordu sessizce.
-Dean Thomas.
-Luna Lovegood.
Böyle böyle gidiyordu işte.Ama 15-20kişi sayıldı ve en sona sürpriz saklanmıştı.
-Neville Longbottom.
Neville yerinden kalktı ve ninesini yalnız bıraktı.Hepsine ödülleri Kingsley tarafından takdim edildi.Harry eline alıdğı şilte bakınca kendini garip hissetti.Bu ödülden iki tane olmuştu kendinde ve Ron'da,Ron'u kutluyordu.Ama içinden...
Mr.Bagman bu kez konuyu değiştirdi.Hepsini yerine oturttu.Ve söylemeye devam etti.
-1.Sınıf Merlin Nişanı'nı kazanan kahramanalrımız.Harry Potter,Hermione Granger,Ronald Weasley,Bil Weasley böyle böyle gidiyordu işte.
En son isim bu kez şaşırtıcı geldi:
-Aberforth Dumbledore.
Bu birden tribünlerde uğultuya neden oldu Rita Skeeter taz-tekrar tüyünü neredeyse yiyecekti,heyecanından.Ve herkes yerine oturdu konserler verildi.
En sonda Mr.Bagman bir daha Harry'i çağırdı.
-Evet Harry.Biz bir dostluk maçı ayarladık.Sizlere karşı büyükler.Ne dersin,Ateşoku'nun marifetlerini göstersene bize.
-Tamam.
Boğultulu çıktı sesi.Sonra söyledi sözleri.
-Accio Ateşoku...
4.Bölüm
Quidditch Özlemi
Harry bir an büyüyü yapamadığını sandı,ama sonra Ateşoku'nun parlayan sapını görünce rahatladı.Bir an aklına ne kadar uzun süre ona binmediğini düşündü.Hemen üstüne zıplayıp bir tur atmak istedi ve kendini zor tuttu.
Mr.Bagman bunu hissetmişti herhalde,çünkü kendisi de zamanında bu işle uğraşmıştı:
-Evet,sayın seyirciler.Hepinizi Quidditch sahasına bekliyoruz.
Harry'i yanına alarak önüne kattı ve sahaya doğru yürüdü.Harry sahaya varınca yerdeki çimin kokusunu aldı bu çok hoşuna gitti.Ve kendine hakim olamadan süpürgesine atladı.Burada uçmayı ne kadar özlemişti.
Çimlerin kokusu güzeldi.Ne kadar da isterdi bu kokuyla akşama kadar orada dursun.Ve kendisine hiç uzun gelmeyen bir süre sonra yanına Dean gelmişti:
-Hey.Ne yapıyorsun sen orada?Kaç saat oldu hala tur atıyorsun,snitch'i hemen aramazsan yenileceğiz ya da maç yüzyıl sonra bitecek,yani hava atmak istiyor olabilirsin ama-
-Yok ben ken-
-Burada maç yapıyoruz herhalde,koş ara snitch'i.diye bitirdi cümlesini.
Harry şu anda hiç maç havasında değildi.Ve uzakta bir parıltı görmesine rağmen hareket etmedi bile.Eğer biri yakalarsa peşinden giderim diyordu kendi kendine.
-Ha senin.
Gördüğüne göre Profesör Hooch snitch'e çok yaklaşmıştı.Ve Harry buradan gitmek istemiyordu.Onu etkisiz hale getirmeliydi.
Bu sırada hiç farketmediği diğer takıma ve kendi takımlarına baktı.Onların takımda:
Mr. BAGMAN vurucu
Madam Hooch arayıcı
Wood tutucu
fred weasley vurucu
arthur,bill ve charlie weasley de kovalayıcı olarak oynuyordu.
Kendi takımlarında ise:
Ron tutucu
Ginny kovalayıcı
Dean kovalayıcı
Demelza kovalayıcı
lee jordan vurucu
percy de vurucu idi.
Harry süpürgesine yapıştı ve hemen uçtu.Madam Hooch'a kurallara uygun bir engelleme yaptı ve yerine geri döndü.Etrafta bağırtılar kopuyordu ama onları duyamıyordu bile.Sanki,haftalardır bulamadığı rahatı bulmuştu burada.
-Hey,ne yapıyorsun?
Ron ona bağırıyordu.Aslında haklıydı da.Az kalsın günün geri kalanını hastane kanadında geçirecekti.Harry'i düşlerinden uyandıran ise yanından geçen snitch olmuştu.Artık sıkılmıştı sanki.Ankanın şarkısı bitmiş gibiydi.Snitch'i alıp kurtulmak istiyordu.Yerde gördü onu.Derin bir nefes ve-
-Nasıl çırpınıyor baksana.Bırak da kurtulsun bence.
Luna.Luna kalkmış Harry'nin yanına gelmiş ve ondan snitch'i bırakmasını istiyordu.