Ana Sayfa
Yardım
Takvim
Üyeler
Giriş Yap
Kayıt
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ağustos 30, 2008, 08:13:36
Duyurular
:
Harry Potter Cafe ~ Facebook
grubuna gitmek için tıklayın.
Harry Potter Cafe | Forum
/
Diğer Konular
/
Not Defteri
/
Harry Potter Hikayeleri
(Moderatör:
Marissa
) / Konu:
Harry Potter / 41. Bölüm : Baskın
Sayfa:
1
...
15
16
17
[
18
]
19
20
21
...
43
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Yazdır
Gönderen
Konu: Harry Potter / 41. Bölüm : Baskın (Okunma Sayısı 15634 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
har_mon_ald
Bee~~
Köpüklü Kapuçino
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 1315
It's a call I'll never get !
Ynt: Harry Potter / 32. Bölüm : Uzun Bir Gece
«
Yanıtla #255 :
Şubat 11, 2008, 20:06:49 »
Oley oley bu gece hiç yoktan iidirrrr
sabırsızlıkla bekliyorummmm
Logged
Twilight
Sponsor Bağlantılar
Reklam
Offline
Mesaj Sayısı: 7
Re: Harry Potter / 41. Bölüm : Baskın
«
Eklendi:
Ağustos 30, 2008, 08:13:36 »
Logged
miss-potter
~SoniAdorA~
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 1375
~Lonca Editörcübaşısı~:p
Ynt: Harry Potter / 32. Bölüm : Uzun Bir Gece
«
Yanıtla #256 :
Şubat 11, 2008, 20:32:20 »
merveeeee saat 6 yı tamı tamına 27 dakika geçti ben senin hikayenin devamını bekliyorum
.Nerde yeni bölüm ya ben çok geçe kadar oturamam bilgisayar başında artık bari saat 10 u geçmeden yolla
Logged
Harry Potter ve Umudun Büyüsü
<br /><br />
~Dans Kulübü~
<br /><br />~HPC Yazarları Loncası~
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 2822
Ynt: Harry Potter / 32. Bölüm : Uzun Bir Gece
«
Yanıtla #257 :
Şubat 11, 2008, 20:54:21 »
Merve!!! inanamıyorum !!!tek kelimeyle müthişti :0 :0 :0 Ellerine sağlık
hele üst üste okumak çok iyi olodu :d o yüzden hemen bölümleri yorumlamaya başlıyorum ben.
Cho
gin haklı kız resmen anında fırsattan istifadse insan biraz utanır yani
Ah tabi ginny'nin bu davranışından sonra garip değil aslında hala aklım almıyor bunu nasıl yaptığına
Ron ve herm 'in bebek oılayına önce şaşırmakla beraber çok sevinmiştim çok tatlılardı ama malfoy her şeyi mahvetti. Aslında ben de gin gibi değiştiğine inanmak istemiştim yani madem bunlar oldu bari çocuk değişmi olsun da değsin bir şeylere diye ama hem değişmiş hem aynı malfoy ....
Malfoy ile ginny birlikte olduklarından dolayı acaba diyorum da aynı şey onların da başına gelebilir mi yani gin de herm gibi hamile felan olabilir mi ?Neyse bizimkileri çok üzüldüm ya hele ron'un malfoy'u öldürmeye çalıştığı sahneyi çok güzel yazmışsın eline sağlık resmen aynı öfkeyi hissettim
Aslında malfoy'a orada epey acıdım da ginny öyle yapınca kendisi de çok pişmandı zaten...
aiiii çok ikilem de kaldım ben sanırım
Ama en sonda harry'nin ginnye yakınlaşmasına hiç sevinmedim böyle olmamalı ya da bu kadar kolay!!!! derken zaten o da beni dinledi. YAni hem onu aldatmış hem de neredeyse baş düşmanlarıyla
neyse
püşmanlıktan epey bir ağlar umarım
peki bebek gittiğine göre kimse olduğunu da bilmeyecek mi ?bizimkilerin gitmesi fikri güzeldi de Dumbledore'un ne yaptığını çok merak ettim . Acaba hortkuluk bulmaya mı çalışıyor? Bizimkiler okuldan ayrıldığına göre artık malfoy'u görmeyecek miyiz? ahhh çok oldu
eline sağlık gerçekten çok güzellerdi . yeni bölüm de bu akşamaymış . oleyyy
bekliyoruz doğal olarak [sonunda yetiştim oh beee
]
«
Son Düzenleme: Şubat 11, 2008, 20:56:52 Gönderen: holy_solemn
»
Logged
When You Can Live Forever
What Do You Live For?
Twilight
Imagine
Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one
Weesel
Jim Morrison
Demleme Çay
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 942
"I am the Lizard King, I can do anything"
Ynt: Harry Potter / 32. Bölüm : Uzun Bir Gece
«
Yanıtla #258 :
Şubat 11, 2008, 21:13:39 »
Alıntı sahibi: har_mon_ald üzerinde Şubat 11, 2008, 20:06:49
Oley oley bu gece hiç yoktan iidirrrr
sabırsızlıkla bekliyorummmm
Evet bitirmek üzereyim bu bölümü, birazdan ekleyeceğim.
Alıntı sahibi: miss-potter üzerinde Şubat 11, 2008, 20:32:20
merveeeee saat 6 yı tamı tamına 27 dakika geçti ben senin hikayenin devamını bekliyorum
.Nerde yeni bölüm ya ben çok geçe kadar oturamam bilgisayar başında artık bari saat 10 u geçmeden yolla
ehehe tamam sakin ol.
Alıntı sahibi: holy_solemn üzerinde Şubat 11, 2008, 20:54:21
Merve!!! inanamıyorum !!!tek kelimeyle müthişti :0 :0 :0 Ellerine sağlık
hele üst üste okumak çok iyi olodu :d o yüzden hemen bölümleri yorumlamaya başlıyorum ben.
Cho
gin haklı kız resmen anında fırsattan istifadse insan biraz utanır yani
Ah tabi ginny'nin bu davranışından sonra garip değil aslında hala aklım almıyor bunu nasıl yaptığına
Ron ve herm 'in bebek oılayına önce şaşırmakla beraber çok sevinmiştim çok tatlılardı ama malfoy her şeyi mahvetti. Aslında ben de gin gibi değiştiğine inanmak istemiştim yani madem bunlar oldu bari çocuk değişmi olsun da değsin bir şeylere diye ama hem değişmiş hem aynı malfoy ....
Malfoy ile ginny birlikte olduklarından dolayı acaba diyorum da aynı şey onların da başına gelebilir mi yani gin de herm gibi hamile felan olabilir mi ?Neyse bizimkileri çok üzüldüm ya hele ron'un malfoy'u öldürmeye çalıştığı sahneyi çok güzel yazmışsın eline sağlık resmen aynı öfkeyi hissettim
Aslında malfoy'a orada epey acıdım da ginny öyle yapınca kendisi de çok pişmandı zaten...
aiiii çok ikilem de kaldım ben sanırım
Ama en sonda harry'nin ginnye yakınlaşmasına hiç sevinmedim böyle olmamalı ya da bu kadar kolay!!!! derken zaten o da beni dinledi. YAni hem onu aldatmış hem de neredeyse baş düşmanlarıyla
neyse
püşmanlıktan epey bir ağlar umarım
peki bebek gittiğine göre kimse olduğunu da bilmeyecek mi ?bizimkilerin gitmesi fikri güzeldi de Dumbledore'un ne yaptığını çok merak ettim . Acaba hortkuluk bulmaya mı çalışıyor? Bizimkiler okuldan ayrıldığına göre artık malfoy'u görmeyecek miyiz? ahhh çok oldu
eline sağlık gerçekten çok güzellerdi . yeni bölüm de bu akşamaymış . oleyyy
bekliyoruz doğal olarak [sonunda yetiştim oh beee
]
Yorumun için çok teşekkür ederim canım.
Böyle uzun bir yorum okumak beni çok mutlu etti.
Öncelikle sorularından birine yanıt verebilirim, evet Malfoy yeniden karşımıza çıkacak hem de çok yakın bir zamanda.
Ginny ve Draco konusuna sen de kafa patlatmışsın anlaşılan, şöyle diyeyim Ginny'yle olan ilişkisi onun için bir sınav gibi birşeydi. Evet bu da bir ipucu oldu gizemli gibi ama neyse.
Dumby konusuna gelince, onu söylersem heyecanı kaçar.
Tekrar teşekkür ederim.
Birazdan ekliyorum, şu son paragrafı falan yazıp imla düzeltmelerini yapmam lazım.
Logged
"İşte tam karşımdaydı, yüzü yüzüme o kadar yakındı ki...
Güzelliği beni dehşete düşürdü, bu çok fazlaydı, alışamayacağım kadar fazlaydı."
miss-potter
~SoniAdorA~
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 1375
~Lonca Editörcübaşısı~:p
Ynt: Harry Potter / 32. Bölüm : Uzun Bir Gece
«
Yanıtla #259 :
Şubat 11, 2008, 21:40:30 »
ahhh yaşasın demek az sonra geliyor ha umarım böyle uzun bi şeydir kısacık bir şey çıkarsa merve sonun...
anladın sen onu
Logged
Harry Potter ve Umudun Büyüsü
<br /><br />
~Dans Kulübü~
<br /><br />~HPC Yazarları Loncası~
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 2822
Ynt: Harry Potter / 32. Bölüm : Uzun Bir Gece
«
Yanıtla #260 :
Şubat 11, 2008, 21:59:17 »
hiiiiii yaşasınnnnn
birazdan demek o zaman ben gitmeden bekliyorumokuyup yorumlayıpğ içim rahat bir şekilde giderim yurda artık
hehe ne güzel ben fırsat bulsam diğerlerinde de uzun uzun yorum yazardım da işte dediğim gibi
neyse bekliyoruz bak burada
merveeeee:D daha çok var mıd esem çok mu olacağım
«
Son Düzenleme: Şubat 11, 2008, 22:24:47 Gönderen: holy_solemn
»
Logged
When You Can Live Forever
What Do You Live For?
Twilight
Imagine
Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one
Weesel
Jim Morrison
Demleme Çay
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 942
"I am the Lizard King, I can do anything"
Ynt: Harry Potter / 33. Bölüm : St. Mungo
«
Yanıtla #261 :
Şubat 11, 2008, 22:33:11 »
Arkadaşlar biraz geç oldu gene
Özel işlerim çıktı da.
Neyse iyi okumalar diliyorum sizlere.
33. Bölüm : St. Mungo
“Haftalarca Malfoy’un kollarındaydın ve şimdi gelmiş hiçbir şey olmamış gibi beni öpüyorsun!”
Kız sendelemenin etkisiyle yere düşmüştü. Harry ona bakmıyordu, onu ittikten sonra aniden Ginny’ye arkasını dönmüştü. Onu böyle reddetmek zaten yeterince zor olmuştu. Ginny incinen ayağına rağmen gözlerini aynı aşkla Harry’ye dikti. Ona nasıl hak veremezdi. Kendisini tutamamış onu öpmüştü işte. Öpmemeliydi, bir öpücükle onu affedebileceğini mi düşünmüştü? Ya da öyle mi ummuştu?
“Harry-lütfen..” dedi çaresizce.
Ayağının acısı yüzünden doğrulmakta zorlanıyordu. Harry’yle aylar sonra yeniden dudaklarının buluşması içinde bir yerlerde halen alev alev yanan birşeyi daha fena körüklemişti. Şimdi Draco’ya böylesine kapıldığı için kendisini öyle suçluyordu ki... O Harry’de bulamadığı şeyin bir anlık heyecan ve ya şehvet olduğunu anlamıştı. Malfoy’dan böylesine tiksindiğini hiç hatırlamıyordu şimdi, onun kollarına girmişti hatta hayatına. İrkildi. Harry birden yüzünü Ginny’ye dönmeye karar vermişcesine kasılmış mimikleri eşliğinde ona bakınca öylece yerde oturmuş ayağını tutuyor olduğunu gördü. Aniden oraya hamle etti. Onu bu kadar hızla ittiğini fark edememişti. Hemen eğilerek kızın kalkmasına yardım etti. Ginny onun canını belki de kalbini söküp yerinden çıkaracakmışcasına acıtmış olsa da, Harry ona bir zarar gelmesine dayanamıyordu... Ginny’yi yatağına oturttuktan sonra kapıya hamle etti ama karşısında bulduğu bir çift mavi göz yolunu kesmişti.
“Ben... Gürültüler duydum.”
Ron tereddütle ikisine bakıyordu. Harry, Ginny’yle hemen hemen her öpüştüklerinde ve ya yalnız kaldıklarında Ron’un anında ortama damladığını hatırlar gibi oldu. Sabahın olduğunu sürgülerden dolayı içeri giremeyip de dışarıda debelenen Gelecek Postası Baykuşu’ndan anlamışlardı. Fred tahta sürgüleri açmaya pek yanaşmadığından baykuş epeyce dışarıda debelenip gitmişti.
Işık girmeyen dükkanda öğlene kadar sessizce oturmaktan başka birşey yapmamışlardı. Elbette Fred ve George’un olağan vukuatları dışında sakin bir ortamdı bu. Harry, Ginny’yle bir daha hiç konuşmamıştı. Bir “Günaydın” bile geçmemişti aralarında. Harry dünkü yaptığından dolayı için için pişmandı aslında. Onu doya doya öpebilmeyi öyle özlemişti ki ama öfkesi herşeyin önüne geçiyordu. Bu öfke ve kıskançlık yüzünden Cho’ya gitmişti... Sırf o da Ginny’yi aldatabilmiş olmak için, belki de bu sokağa atılmış kedi yavrusu durumlarından kurtulmak için...
“Merveilleux... (Sevgilim) Gelmeyeceğini düşünmeye başlamıştım!”
George dükkana “Şak” sesi eşliğinde cisimlenerek Hermione’nin çığlık atmasına yol açan Michelle’e sarılırken bunları söylüyordu.
“Bu mümküğn olabiliğ miğ?” dedi Michelle sevecen bir biçimde.
Harry, onun St. Mungo’dan çıktığı gibi geldiğini üzerinde kireç yeşlili St. Mungo şifacı önlüklerinden anlayabiliyordu.
“Şu sevgi gösterisini kesseniz artık, burada öncelikli bir konumuz var.” diye homurdandı Fred.
Michelle sonunda küçük mantar sandalyelerden birine oturduğunda George yarı ingilizce-yarı fransızca olarak durumu açıkladı. Kızın yüzü tedirgindi.
“Ona güvenmiyorum... Nasıl oluyor da ona güvenebiliyorsunuz?” diye fısıldadı Ron Harry’ye doğru ama Harry üzerinde durmamıştı.
Sonunda Michelle ela gözlerini dükkandakilere dikti.
“Oğaya nasıl giğmek düşünüyoğsunuz?” dedi Michelle ingilizcesinin yettiği kadarıyla.
“Bizim için çok özlü iksir ve üç tane şifacının saç telini bulabilir misin?” dedi Harry hızlıca.
“Çok Öslü İksiğ kolay ama saç telleği biğaz zoğ olabiliy.” dedi Michelle çenesini hafifçe kaşıyarak.
“Dört diyecektin heralde...”
Ginny dün geceden beri ağzını ilk kez olarak açmıştı. Tehtidkar gözlerle Harry’ye bakıyordu.
“Dört falan demeyecekti, burada kalacaksın.” diye kestirip attı Ron.
“Hayır, kalmayacağım! Annemişsin gibi davranmayı kes artık, Ron.”
“Reşit bile değilsin-”
“İlk kez olarak Ronnie’yle aynı fikirdeyim.” diye dahil oldu George.
“Sanki siz Yasak Orman’a gidip o dev örümceklerden bilgi sızdırmaya çalışırken ve ya babamın arabasını kaçırıp Harry’yi o Muggle’ların yanından alırken reşittiniz!” diye haykırdı Ginny ayağa kalkarak.
“Burada söz konusu olan uçan arabaları falan kaçırmak değil, Ginny.” dedi Fred kısılmış gözlerini Ginny’ye dikerken.
“Lanet olsun, söz konusu bir yaş mı yani!” diye isyan etti Ginny.
“Dumbledore korumaya alındığımızı söylüyordu, başını belaya sokman için seni tutup da St. Mungo’ya götüremem!” dedi Ron kızgınca. Hermione Ron’un eline yapışmıştı.
“Pekala, bu konuyu Mr. ve Mrs. Weasley’ye danışsak?” diye söylendi Hermione.
“Saçmalama Hermione, onlara nasıl haber ulaştırmamızı bekliyorsun? Telapati falan yaparak mı?” dedi Harry kızgınlıkla.
“Ona çıkışma!” diye haykırdı Ron parmağını Harry’nin göğsünü tehtidkar bir biçimde dayıyarak.
“KESİN ŞUNU KONU KAPANDI, GINNY KALIYOR.”
Fred’in beklenmeyen tepkisi üzerine herkes çenesini kapamıştı. Ginny tekrar ağzını açacak oldu ama Fred onu susturdu. Yüzündeki ciddi ifadeyi bilerek takındığına Harry yemin edebilirdi.
“Akşama sac telleği ve iksiğle dönmeye calışığım.” dedi Michelle gitmek için hazırlanırken, ardından George’un dudaklarına bir öpücük kondurarak bir “Şak” sesiyle daha kayboldu.
Ginny koşarak merdivenlere yönelmişti. Az sonra herkes Fred ve George’un odasındaki fıçı kapağı büyüklüğünde kapının çarparak kapandığını duydular.
Bütün bir gün güneş girmeyen dükkanda oturmak herkesin sinirini bozmaya başlamıştı hatta Fred ve George’unkini bile... Goerge bir ara pencerelerdeki tahta sürgüleri beş dakika da olsa açmak konusunda Hermione’yle tartışmaya başlayınca Ron anında olay yerinde bitivermiş ve abisine çıkışmaya başlamıştı. Harry, Hermione’nin dün gece dükkana Sesgeçirmez Büyü yaptığına şükrediyordu çünkü yoldan geçen bir Ölüm Yiyen bağrışmaları duyacak olsa anında içeride biterdi. Harry, Michelle’in erken gelmesi için dua ediyordu. Merlin sesini duymuş olacak ki Michelle tam da akşamın en kötü anında elinde üç tane kireç yeşili St. Mungo önlüğü, Çok Özlü İksir ve saç telleriyle gelerek olası bir kavgayı daha önlemişti.
“Sonunda!” diye haykırdı onu gördüğüne ilk kez bu kadar sevinen Fred.
“Bulabiğdikleğim bunlağ. Jonias Klaus, Patricia Nuther ve Jacob Kirkman. Üçü değ Büyü Hasağlağında görevlileğ ama bu gece nöbet yok. Çok Öslü İksiğ de buğda, onu öylece Sihiğ Hasağlağından baheneyle aşığmak da kolay olmadığ.”
George Michelle’in narin ellerinden iksiri ve saç tellerini alarak Hermione’ye uzattığında kız masadaki demir kupalardan üçünü alarak iksiri onlara pay etti. Jacob Kirkman Harry’nin, Jonias Klaus Ron’un ve Patricia Nuther da Hermione'nin payıydı. Harry Jacob adlı adamın siyah saç telini kupasına attığında çamur renkli iksir hafifçe bulandı ve ardından temiz bir turuncuya dönüştü. Ron’un attığı sarı saç teli iksirini açık mora Hermione’nin attığı kahverengi dümdüz saç teli de iksirini asit yeşiline çevirmişti.
“Pekala... Şerefe o zaman.” dedi Ron hafifçe sırıtarak.
Herkes bu espiriye gülemeyecek kadar gergindi. Harry turuncu iksirini tepeye dikerken bedeninin tuhaf bir biçimde sarsıldığını hissediyordu. Yüzü sanki dışarı doğru sarkıyor parmakları hissizleşiyordu. Gözlerini sıkı sıkıya kapadı adeta yuvalarında hiç durmadan dönüyor gibiydiler. Uzadığını hissediyordu ama fazla değil... Gözlerini yeniden açtığında karşısında sırıtarak ona bakan sarışın bir adam ve hemen yanında küt kesim düz saçlarıyla duran bir kadın vardı.
“Eh, Crabbe’den daha yakışıklı oldum sanırım.” dedi Ron kirli bir aynada kendisini incelemeye başladığında.
Hermione saçlarını sıvazlıyordu, cidden sivri hatlara sahip bir hadına dönüşmüştü. Harry bir an için karşısında Genç Minerva McGonagall’ın durduğunu sandı. Aynaya doğru gidip Ron’un ardından kendi görüntüsüne ulaştığında kendisine bakan tıknaz ve yara izi olmayan adamı görmüştü. Michelle çabucak üçüne de önlükleri fırlattıktan sonra George’a dönerek birşeyler söylemeye başladı. Önlükler cübbe boyutlarındaydılar, sık düğmelere ve göğüs üzerinde bulunan St. Mungo’nun amblemine sahiptiler. Perçinlenmiş kemik ve asa...
“Eh, yardıma ihtiyacınız olursa diye...” diye mırıldandı George cebinden bir Galleon çıkararak “Ginny’ninki, bizimkiler burada. İşareti vermeniz yeterli.”
Harry iki sene önce Hermione’nin icat ettiği D.O.’nun haberleşme aracı olan Galleon’a bakıyordu. Çabucak onu cebine attıktan sonra cübbelerini çoktan giyinmiş olan Ron ve Hermione’ye döndü. El ele tutuşmuş duruyorlardı. Michelle sırıtmayla karışık bir ifade savuruverdi. Yüzünden anlaşıldığına göre Jonias ve Patricia aslında hiç de iyi geçinen tipler değilmiş gibiydiler.
Fred ve George sürgüleri açarken havanın çoktan kararmış olduğunu gördüler. Dışarısı karlıydı ve kısmen ıssız sayılırdı. Seyahat pelerinlerini önlüklerinin üzerlerine giydikten sonra kapşonlarını yüzlerine kadar çekerek dükkandan çıktılar. Ron kolunu Hermione’nin omzuna atmıştı. Harry ise Michelle’in yanında ilerlemeye devam ediyordu. Michelle’in ara sıra ona bakıp yara izine gözlerini diktiği fikrini kapılırdı bazen Harry ama şuan ortada bir yara yoktu.
St. Mungo’ya cisimlenmişlerdi. Ron bu konuda pek iyi olmadığından Her ihtimale karşı Hermione yanısıra cisimlenme yapmaları konusunda ısrar etmiş ve el ele tutuşarak gitmişlerdi.
“Bonsoir, Dilys.” (İyi akşamlar, Dilys.)
Michelle’in titreyen sesi karşısındaki Dilys Dervent’la buluştu. Harry onu iki sene önce görmüştü. Şifacı, başıyla hafifçe selam verdikten sonra kolunun altında parşomenlerle beraber yok oldu. Girişteki cadı dördünün de yüzlerine üstünkörü baktıktan sonra alışılagelmiş bir olaymışcasına yeniden raporlarına dönmüştü. Ron ve Hermione el ele tutuşmayı kesmişlerdi çünkü Patricia ve Jonias’ın iyi bir ikili olmadıklarını az önce onlara bakarak şok yaşayan sarı bukleli cadı da onaylamıştı.
“Büyü Hasarları’na çıkmalıyız.” diye mırıldanıyordu Ron sarı renkte olan sakalını kaşırken.
Ginny odada oturmuş sürgülü pencerenin yarığından sokağın görülebilen kısmına bakıyordu. Onu öylece atıp gittikleri için kızgındı. Fred ve George’un aşağıdan gelen seslerinden anladığı kadarıyla yukarı çıkıyorlardı. Tahmini doğruydu, kapıda beliren ağabeylerine iç karartıcı bir bakış attı.
“Senin iyiliğin için küçük kardeş...” dedi Fred can çekişirmiş gibi bir sesle.
Ginny hiçbir şey söylememişti.
“Her neyse, şu kolileri aşağı taşımamız lazım, yardım etmek istersen asana yapış.” dedi George Ginny’ye bakarak.
Ginny yine susmuştu. Fred ve George’un, onlar St. Mungo’ya gitmesi ve ya gitmemesi hakkında tartışırken onu desteklemelerini beklerdi. Sonunda ayağa kalktı ve hızla merdivenlerden inmeye başladı. Fred omuz silkmişti.
“Sanırım ev cinleri tepesinde...” dedi Fred gözlerini devirerek. Az sonra asasını kolilerden birine doğrultup mırıldanmıştı “Wingardium Leviosa...”
Ginny’nin beyni deli gibi çalışıyordu. Anında Harry’nin sırt çantasına yöneldi ve düşünmeden ellerini daldırdı. Onu buradan kurtaracak birşey arıyordu adeta. Yanlarına gidecekti... Gitmeliydi. Birden eline serin birşey dokunmuştu... Oldukça eski bir kumaşa benzeyen birşey. Gözlerini kocaman açtı. Onu burada bırakmış olamazdı ama hayır, bırakmıştı. Ginny tanıdığı bu nesneyi hızla çekip çıkardı. Düşünmeden, sadece hamle ediyordu. Eski kumaşı üzerine geçirir geçirmez bedeni ortadan yok olmuştu. Kapının sürgülerine yöneldi ve usulca kaldırarak dışarı fırladı. Saniye farkıyla aşağı inen Fred’se dışarıdan rüzgarın getirdiği kar ve havada asılı duran koliyle baş başa kalmıştı...
Tahtadan asansör onları yukarı taşırken Harry terlediğini hissediyordu. Şifacılar kendi aralarında Harry’nin hiç bilmediği iksirlerden ve otlardan bahsederken Ron boş gözlerle onlara bakmaktaydı.
“Hayır, bu kesinlikle yeni bulunan birşey. Ayözü Çekirdeği ve Kapançalı’nın tohumlarını eziyorsun ve kesinlikle İksirler’in geri tepmesinde oluşan o tuhaf yanıkları önlüyor.” diyordu bıyıklı Şifacı gözlüklü bir cadıya.
“Aslında bunun gibi bir formülü geçen hafta Jonias bana söylemişti.” dedi cadı Ron’a sevecen bir biçimde bakarak “Bilirsin bu konuda o hepimizden iyidir.”
Ron baştan ayağa kasılmıştı. Başını evet anlamında sallayıp ızdırap çeken bir gülümseme savurmakla yetindi.
“Sahi, yeni çıkan tüm o kuramlar konusunda bizden daha iyisin Jonias. Sanırım genç Şifacılar’ın teorilerini daha fazla dinlememiz gerekiyor.” dedi bıyıklı büyücü kahkaha atarken. Asansördeki diğer Şifacılar bu sözlere gülmüşlerdi.
“E-evet. Kesinlikle... Ben Ayözü Çekirdeği’ni çok severim zaten, her şeye birebir.” dedi Ron kafasındaki ilk kıtırı sallayarak.
Gözlüklü cadı gülmeye başlamıştı.
“Fazla alçak gönüllülük ediyorsun.” dedi Ron’a bakarak “Neydi o dediğin... Hani Cadalozasidi damlayan yere anında tedavi için, yeni bir ot önermiştin.”
Ron sarsılmıştı. Boş gözlerini kadından kaçırıyordu. Tam o sırada Patricia’ya ait olan ses duyulmuştu.
“Pimpinella, şu Letonya’da yeni bulunan ot. Ah evet, Jonias incelenmesinde çok yardımcı oldu.” dedi birden Hermione.
Ron ise az önce kalp krizinden yeni kurtulmuş biri gibi göğsünü tutuyordu. Hermione’ye minnet dolu bakışlar atarken birden asansörde bir ses yankılandı : “Dördüncü Kat : Büyü Hasarları”
Ginny kensini bilmez bir biçimde bir süre koşmuş ve sonunda Çatlak Kazan’ın Muggle’lara açılan bölümüne ulaşmıştı. Belki de St. Mungo’ya Muggle tarafından gitmek daha kolay diye düşünmüştü, tamamen telaşlıydı şimdi. Sonra birden iç güdüsel olarak asasına yapışmış ve siren sesine benzeyen bir ses duymuştu.
“Mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin...”
“Biliyorum, biliyorum!”
Stan artık Ölüm Yiyenler’in kontrolünde olduğundan başka bir çocuk görevli kostümüne bürünmüş Hızır Otobüs’ün kapısında dikiliyordu. Asasıyla iç güdüsel olarak verdiği sinyal Hızır Otobüs’e ulaşmıştı, bunu tahmin ediyordu aslında... Anında Harry’nin Görünmezlik Pelerini’ni üzerinden çıkarıvererek çocuğun bu duruma pek de şaşırmamış olan yüzüne baktı. İçeriye fırladığında hızla soludu.
“St. Mungo’ya gideceğim!”
Pirinç yataklar sarsıldı, otobüs hareket etmişti. Yaşlı sürücü Ernie olaylardan bağımsız bir kaçık gibi görünse de mesajı almış olacak ki Muggle sokaklarını aşındırmaya başlayan Otobüs yaklaşık beş dakika sonra oldukça pis ve eski görünümlü bir mağazanın önünde durmuştu.
“St. Mungo’dan yolcu kalmasın!” diye söylendi görevli çocuk.
Ginny öylesine hızla atlamıştı ki Otobüs ardından geçip giderken fark etmedi bile. Pelerini üzerine geçiriverdi ve çirkin mankenlerle dolu eski mağazaya gözlerini dikti. St. Mungo’ya Mugglelar’ın dadanmaması için özel olarak alınan Muggle-Savar bir önlemdi bu mağaza. Gelen Muggle’lar acil bir işleri çıktığını hatırlayarak gidiyorlar ya da “Tadilat Var” yazısını görüp uzaklaşıyorlardı. Ginny anında kapıyı aralayarak içeri dalıverdi. Giriş Kat... Pek kolay olmayacağını biliyordu ama bu kez yalnız ve geride kalmaya niyetli değildi. Harry’nin başı dertteyse, Voldemort onu arıyorsa, onun yanında olacaktı. Ne pahasına olursa olsun...
«
Son Düzenleme: Şubat 11, 2008, 22:39:32 Gönderen: Weesel
»
Logged
"İşte tam karşımdaydı, yüzü yüzüme o kadar yakındı ki...
Güzelliği beni dehşete düşürdü, bu çok fazlaydı, alışamayacağım kadar fazlaydı."
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 2822
Ynt: Harry Potter / 33. Bölüm : St. Mungo
«
Yanıtla #262 :
Şubat 11, 2008, 22:48:02 »
ah bu ginny ahhhh!!! hala sinir oluyorum
bakalım ne zaman kazanacak harry'i ve biz okuyucuları
ama en son yaptığı tamamiyle patavatsızcaydı. umarım başına bir şey getirmeyeceksin [hani barışmaları için bir musibet felan
] neyse mungo'da bir şeyler olacak kötü değil mi sanki öyle hissediyorum da
bu bölüm biraz kısa gibiydi [ bizim o kadar acele ettirmemizdendir o büyük ihtimalle ama
] herm düzelmiş gibiydi yani etkisinden çıkmış gibiydi geçti mi artık? Bu arada ginny'nin hamile olup olmamasıyla ilgili bana bir şey demedin
şimdi bizimkiler saklanacaklar mı orada bu iş dşında artık? Eline sağlık güzeldi yine
gönül rahatlığıyla gidyorum
Logged
When You Can Live Forever
What Do You Live For?
Twilight
Imagine
Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one
Weesel
Jim Morrison
Demleme Çay
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 942
"I am the Lizard King, I can do anything"
Ynt: Harry Potter / 33. Bölüm : St. Mungo
«
Yanıtla #263 :
Şubat 11, 2008, 22:54:16 »
Alıntı sahibi: holy_solemn üzerinde Şubat 11, 2008, 22:48:02
ah bu ginny ahhhh!!! hala sinir oluyorum
bakalım ne zaman kazanacak harry'i ve biz okuyucuları
ama en son yaptığı tamamiyle patavatsızcaydı. umarım başına bir şey getirmeyeceksin [hani barışmaları için bir musibet felan
] neyse mungo'da bir şeyler olacak kötü değil mi sanki öyle hissediyorum da
bu bölüm biraz kısa gibiydi [ bizim o kadar acele ettirmemizdendir o büyük ihtimalle ama
] herm düzelmiş gibiydi yani etkisinden çıkmış gibiydi geçti mi artık? Bu arada ginny'nin hamile olup olmamasıyla ilgili bana bir şey demedin
şimdi bizimkiler saklanacaklar mı orada bu iş dşında artık? Eline sağlık güzeldi yine
gönül rahatlığıyla gidyorum
Çok teşekkür ederim.
Kısalığının ben de farkındayım ya.
Diğerlerine göre kısa kaldı azcık.
Hamilelik, hayır ya olayı Hatırla Sevgili'ye bağlayıp herkesi hamile komak istemiyorum.
St. Mungo'da olaylar olacak, doğru tahmin ama iyi mi kötü mü olur orası göreceli durumdur.
Evet, Hermione Ron'un da yardımıyla düzelmeye çalışıyor.
Hayır, oraya saklanmak için değil Amos Diggory'yi görmek ve Voldemort'la neler yaşadığını öğrenmek için gidiyorlar aslında. Harry biraz da vicdan azabından gidiyor çünkü zamanında Cedric Diggory'ye olanlardan dolayı halen kendisini suçlamakta. Şimdi de babasının başını derde soktuğunu düşünüyor.
Tekrar teşekkür ederim.
Logged
"İşte tam karşımdaydı, yüzü yüzüme o kadar yakındı ki...
Güzelliği beni dehşete düşürdü, bu çok fazlaydı, alışamayacağım kadar fazlaydı."
miss-potter
~SoniAdorA~
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 1375
~Lonca Editörcübaşısı~:p
Ynt: Harry Potter / 33. Bölüm : St. Mungo
«
Yanıtla #264 :
Şubat 12, 2008, 00:13:44 »
çok güzel olmuş merve ellerine sağlık ama çok kısaydı pat diye bitiverdi.Bu bölüm gerçekten güzeldi ama içimden bir ses bizimkilerlin başına michelle ile ilgili bişi geleceğini ve onları ginny nin kurtaracağını söylüyor yanılıyor muyum?
ginny i hiç sevmiyorum nefret ettiğim bile söylenebilir onun için harry den uzak dursa iyi olur
umarım en kısa sürede devamını yazarsın canım
Logged
Harry Potter ve Umudun Büyüsü
<br /><br />
~Dans Kulübü~
<br /><br />~HPC Yazarları Loncası~
Weesel
Jim Morrison
Demleme Çay
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 942
"I am the Lizard King, I can do anything"
Ynt: Harry Potter / 33. Bölüm : St. Mungo
«
Yanıtla #265 :
Şubat 12, 2008, 00:16:23 »
Alıntı sahibi: miss-potter üzerinde Şubat 12, 2008, 00:13:44
çok güzel olmuş merve ellerine sağlık ama çok kısaydı pat diye bitiverdi.Bu bölüm gerçekten güzeldi ama içimden bir ses bizimkilerlin başına michelle ile ilgili bişi geleceğini ve onları ginny nin kurtaracağını söylüyor yanılıyor muyum?
ginny i hiç sevmiyorum nefret ettiğim bile söylenebilir onun için harry den uzak dursa iyi olur
umarım en kısa sürede devamını yazarsın canım
Ühühü çok da kısa değildi ya.
Valla o sese yanıt veremeyeceğim Tuğçe'cim.
Teşekkürler, fırsat kolluyorum yazmak için zaten. :/
Logged
"İşte tam karşımdaydı, yüzü yüzüme o kadar yakındı ki...
Güzelliği beni dehşete düşürdü, bu çok fazlaydı, alışamayacağım kadar fazlaydı."
didemerve
Şeker
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 186
Ynt: Harry Potter / 33. Bölüm : St. Mungo
«
Yanıtla #266 :
Şubat 12, 2008, 00:28:04 »
çok güzel yine ama eğer harry bu olaydan sonra ginny'yi affederse onu griffindor kulesinden aşağı atcam
«
Son Düzenleme: Şubat 12, 2008, 00:28:56 Gönderen: didemerve
»
Logged
ilk ficim
Harry Potter ve Gizemli Yüzük
yorumlarınızı bekliyoum
rup_emma4ewa
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 96
Ynt: Harry Potter / 33. Bölüm : St. Mungo
«
Yanıtla #267 :
Şubat 12, 2008, 00:30:05 »
mervecm ellerine sağlık gerçekten tadına doyulmuyor yzdklarınn
=)
Logged
R/Hr Shipper
Weesel
Jim Morrison
Demleme Çay
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 942
"I am the Lizard King, I can do anything"
Ynt: Harry Potter / 33. Bölüm : St. Mungo
«
Yanıtla #268 :
Şubat 12, 2008, 00:31:49 »
Alıntı sahibi: didemerve üzerinde Şubat 12, 2008, 00:28:04
çok güzel yine ama eğer harry bu olaydan sonra ginny'yi affederse onu griffindor kulesinden aşağı atcam
Eheheh yazık çocuğa.
Teşekkürler.
Alıntı sahibi: rup_emma4ewa üzerinde Şubat 12, 2008, 00:30:05
mervecm ellerine sağlık gerçekten tadına doyulmuyor yzdklarınn
=)
Çok teşekkürler Sinem'ciğim.
Logged
"İşte tam karşımdaydı, yüzü yüzüme o kadar yakındı ki...
Güzelliği beni dehşete düşürdü, bu çok fazlaydı, alışamayacağım kadar fazlaydı."
holy_solemn
Twilight
UU Seherbazları
Has Türk Kahvesi
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 2822
Ynt: Harry Potter / 33. Bölüm : St. Mungo
«
Yanıtla #269 :
Şubat 12, 2008, 14:22:45 »
merve'cim aslında ben de george'un sevgilisine güvenemiyorum sanki bir şeyler ters onda
öyle mi acaba
yani malfoy'a bile sinir olmakla beraber güvenirim sannırım ama... o bir hain olabilir mi acaba
Logged
When You Can Live Forever
What Do You Live For?
Twilight
Imagine
Imagine there's no Heaven
It's easy if you try
No hell below us
Above us only sky
*
Imagine all the people
Living for today
Imagine there's no countries
It isn't hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
*
Imagine all the people
Living life in peace
You may say that I'm a dreamer
But I'm not the only one
I hope someday you'll join us
And the world will be as one
Sayfa:
1
...
15
16
17
[
18
]
19
20
21
...
43
Yukarı git
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Harry Potter Konuları
-----------------------------
=> Gazete
=> Harry Potter
===> Kitaplar
=====> Felsefe Taşı
=====> Sırlar Odası
=====> Azkaban Tutsağı
=====> Ateş Kadehi
=====> Zümrüdüanka Yoldaşlığı
=====> Melez Prens
=====> Ölüm Yadigârları Kitap
===> Filmler
=====> Felsefe Taşı
=====> Sırlar Odası
=====> Azkaban Tutsağı
=====> Ateş Kadehi
=====> Zümrüdüanka Yoldaşlığı
===> J.K. Rowling
=> Oyuncular
=> Ölüm Yadigarları Filmi
=> Melez Prens Filmi
-----------------------------
Diğer Konular
-----------------------------
=> Sohbet
===> Geveze
===> Sıra Sende
=====> Cadılar Bayramı
=> Üye İlişkileri
===> Kulüpler
=====> Popomundo Kulübü
===> Üye Çalışmaları
===> Yardımlaşma
===> Üye Duyuruları
=> Müzik
=> Sinema
=> Televizyon
===> Lost
===> Heroes
=> Kitap
=> Oyunlar
=> Not Defteri
===> Harry Potter Hikayeleri
===> Alıntı
===> Arna Öyküleri
=====> Gözyaşı Prensi
===> The Unbroken Universe
=====> Savunulan Sözler
=====> Hatırlanan Sözler
=====> Unutulmayan Sözler
===> Genç Yazarlar Çetesi Barınağı
-----------------------------
Yönetim
-----------------------------
=> Duyuru Panosu
=> Resepsiyon