Ana Sayfa
Yardım
Takvim
Üyeler
Giriş Yap
Kayıt
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ağustos 30, 2008, 02:00:50
Duyurular
:
Harry Potter Cafe'e de
MySpace
'de!
Harry Potter Cafe | Forum
/
Diğer Konular
/
Not Defteri
/
Harry Potter Hikayeleri
(Moderatör:
Marissa
) / Konu:
Gryffindor`un varisi
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Yazdır
Gönderen
Konu: Gryffindor`un varisi (Okunma Sayısı 467 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Fingolfin
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 11
Telesekreterekonuşamayanlardanmısınız?
Gryffindor`un varisi
«
:
Şubat 19, 2008, 19:08:02 »
GRYFFİNDOR`UN SON VARİSİ
AİLENİN DAĞILIŞI
Karanlık tepede kara bir şekil belirdi.Boyu uzun sayılacak bir adam acımasız gözleri ve kanca burnu`nun birazı hariç üzerindeki kapkara pelerin yüzünden hiç görülmüyordu.Karşısındaki şehir`in çoğu evinin ışığı yanıyordu ama onun ilgisini çeken şehirdeki herhangi bir ev değil, şehrin biraz dışında bulunan ve
Yorkshire`deki herkesin sevdiği Gryffindor`ların köşküydü.Oraya doğru yavaşça yürümeye başladı.Kaygısızca, ne yapması gerektiğini bilen ve hiç korkmayan biri gibi.Ağaçların arasından kapkara bir yılan gibi yürüyordu.Öyle ki ağaçların yanından geçerken pelerininden kara bir duman süzülüyordu adeta etrafa.
Ev ile arasındaki mesafe azalıyordu.Ve durdu.Evin en üst katındaki bir odadan neşeli sesler geliyordu.``Hıh.`` dedi ve evin ön kapısına doğru yürümeye devam etti.Şimdilik herhangi bir büyü yapmasına gerek yoktu.Hem de hiç.Yakındaki şehirden mutlu insanların sesleri geliyordu.Ama o buna aldırmadan yürümeye devam etti.
Evin hemen yanına geldi ve asasını çıkarıp kapıya doğrulttu.Kapı bir anda ardına kadar açıldı ve bahçeye adımını attı.Karanlıkların içindeki bir yılan gibi ilerideki köşkün kapısına doğru yürümeye devam etti.Az önce yaptığı şeyi yeniden yaptı ve bekledi.Evin en üst katındaki neşeli seslerin artık duyulmadığını anladı ve birinin ayak seslerini duydu.Ve bunlar iki kişinin ayak sesleri oldu ve karşısında yakışıklı ve düzgün yüzlü bir adam, kızıl saçlı ve güzel bir kadın ve küçük bir aslan olan Glorfion belirdi.Kadın ve erkeğin elinde asaları belirdi ve adam pelerininin kapşonunu açtı.Yüzünün yarısı karanlıktan
görünmüyordu.Saçları başının yan tarafından çıkmış, çalı gibi kaşları olan, kanca gibi bir burnu ve acımasız gözleri olan adam asasını yeniden çıkardı ve konuşmaya başladı.
``Nihayet.`` dedi ve gözleri ikisini de gözleriyle taradı.``ATHELSTAN GRYFFİNDOR!!`` diye korkunç bir şekilde bağırdı adam ve yeniden konuştu.``Sonun geldi.Tabii soyunun da.`` dedi Athelstan`a acımasızca bakarak.
``Nefretini al ve git buradan.`` dedi Athelstan korkusuzca Olaf`a bakarak.
``Adımı biliyordun demek.Dumbledore söyledi.Değil mi?`` dedi Olaf hala bakışlarını Athelstan`dan ayırmayarak.
``İsabel, Godric`i al ve buradan git.Ben onu oyalarım.`` dedi Athelstan.Ama İsabel hiçbir yere gitmeyeceğini söyleyince Olaf asasını kaldırdı ve Athelstan ve İsabel aynı anda Olaf`a saldırdılar.
``AVADA KADAVRA!``
``LİSSENDİUM``
`` LIGHTINIO!`` diye bağırdı Athelstan.Üç güçlü büyü havada çarpıştı. Olaf ikisine karşı dayanamadı ve öldüren laneti köşkün duvarlarına yöneltti.
Athelstan bu sefer öyle bir büyü yolladı ki korkmamak mümkün değildi.Asasından korkunç bir aslan fırladı ve öyle bir kükredi ki Olaf bir an ne yapacağını bilemedi ama Athelstan`a bir öldüren lanet yolladı.İsabel kendisine ve kocasına bir kalkan büyüsü yaptı lanet sekip köşkün geniş salonuna büyük zarar verdi.Ama kimse buna aldırmadı.
``AVADA KADAVRA!!.`` dedi yeniden Olaf Athelstan`a doğru ama zamanında bir kalkan büyüsü ile kolayca kurtuldu Athelstan ve lanet de kalkanına karşı etkisiz kaldı.Glorfion Olaf`a doğru korkunç bir nefretle saldırdı.Ama Olaf bu saldırıya karşılık veremeden Athelstan yeniden yıldırımlar gönderdi ve Olaf on metre geriye cisimlenmek zorunda kaldı.Hiçbir Muggle`ın göremediği düello büyük bahçede devam etti.
``CRUCİO``
``RAPARTEKTUM`` dedi Athelstan ve lanet ile uğursuzluk büyüsü havada karşılaştı.İki güçlü büyü birbirine üstünlük sağlayamadan Olaf bağlantıyı koparıp gösterişli bir patlama yarattı ve İsabel patlamaya karşı koyamayıp yere kapaklandı.Olaf ise buna sadece güldü.
İsabel Gryffindor güçlükle ayağa kalktı ve düello devam etti.Üçü de aynı anda saldırdı.Olaf İsabel`in uğursuzluk büyüsünü alt etti ve Athelstan`a döndü.Ama Glorfion`u unutmuştu.Aslan tam yüzüne doğru saldırdı ve Olaf`ın alnının sağ tarafında iyileşmeyecek bir yara açtı.Olaf öfkeyle aslan`a öldüren lanet yollayacaktı ki İsabel onu engelledi ve Glorfion yeniden saldırmayı denedi ama Olaf ona bir büyü attı ve saydam zincirler Glorfion`un içinden geçti ve aslan hareketsizleşip olduğu yerde kaldı.Olaf diğerlerine hiddetle döndü ve oradaki hiç kimsenin bilmediği bir büyü yaptı ve asasından iki tane korkunç hayalet fırlayıp Athelstan ve İsabel`e saldırdı.İkisi de onları sersemletmeyi denedi ama büyüler işe yaramayınca iki hayalet onlara saldırdı.Athelstan hayalet`e patlatma laneti yaptı ve hayalet etrafa dumanlar yayarak dağıldı.Ama İsabel o kadar kolay kurtulamadı.Hayalet kollarında ve yüzünde yaralar açtı ve o da patlatma laneti ile hayaleti alt etti.
Olaf ona doğrulamadan bir öldüren lanet gönderecekti ki Athelstan ona fırsat vermeden yeniden o korkunç aslanı gönderdi ama Olaf `ın karşı büyüsü daha güçlüydü.İsabel olduğu yerden ona bir beden kilitleme laneti yolladı.Athelstan da yıldırım büyüsünü yolladı ama Olaf`ın yaptığı büyü ikisiyle de karşılaştırılamayacak kadar güçlüydü.Asasından karanlık bir büyü fırladı ve ikisin büyülerini etkisiz bırakıp doğrudan ikisini vurdu. Ve hem Athelstan, hem de İsabel yere düştü.İsabel`in asası paramparça oldu. Ve Olaf asasını İsabel`e döndürdü ve asasından yeşil bir ışık çaktı
``HAAYIIIIIIIIIRRRR!`` diye bağırdı Athelstan ama büyü çoktan İsabel`i kalbinden vurmuştu.İsabel Gryffindor orada öldü ve bir daha hiç konuşamadı.
``Sonunda teke tek kalabildik.`` dedi Olaf Athelstan`a bakarken ama Athelstan ona değil, yerde ölü yatan İsabel`in cesedine bakıyordu.Olaf`a döndü ve tek bir saniyede asasından müthiş bir yıldırım akımı çıktı ve Olaf bu büyüden son saniyede cisimlenerek kurtuldu.Olaf`ın Glorfion`a yaptığı büyü etkisini yitirdi ve aslan çok daha hızlı bir şekilde Olaf`a saldırdı ama Olaf ona asasını tutan eliyle bir bilek hareketi yaptı ve küçük aslan savunmasızca yerde yeniden hareketsiz kaldı.
Şimdi sadece Olaf ve Athelstan kalmıştı.İkisinin de asaları ellerinde birbirlerine acımasızca bakıyordu.
``AVADA KADAVRA``
``RİGOBLUSSALEM``
Athelstan`ın asasından öyle güçlü bir büyü çıktı ki Olaf `ın laneti çarpıştıktan sonra hedefini şaşırdı ve bahçenin alçak duvarlarına çarpıp duvarı paramparça etti.Athelstan bu sefer yıldırım büyüsünü yaptı ancak Olaf bu sefer hazırlıklıydı.Asasını kırbaç şaklatır gibi şaklattı ve ateşten ipler Athelstan`ın büyüsünü engelledi ve iki büyü de büyük bir patlamaya neden oldu.
Küçük aslan yeniden kıpırdanmaya başladı ve hemen ayağa kalktı.Efendisi hala yabancıyla büyük bir düello yapıyordu.Aniden evin en üst katlarından bir bebek ağlaması duyuldu ve Athelstan`ın üstüne bir korku bulutu çöktü.Çünkü eğer Olaf oğlunu bulursa kendini hiç affetmezdi.
``Glorfion hemen onu buradan uzaklaştır.`` dedi Athelstan hala Olaf ile düellosuna devam ederken ve küçük aslan bir anda evin içine girip gözden kayboldu.
``Yadigarlar yukarıda değil mi?`` dedi Olaf Athelstan`a kapkara gözleriyle bakarak.
``Onları asla alamazsın.``
``Öyle mi?Seni öldürünce bu iş bitecek ve küçük bir aslan ile bir yaşındaki bir çocuk beni engelleyemez.Buna sen bile bilirsin.`` dedi Olaf.Söylediklerinin her harfi doğruydu.Athelstan `ın kafası iyice karıştı.Olaf ile düelloya devam mı etsin yoksa oğlunu,Glorfion`u ve Olaf`ın istediği aile yadigarlarını güvenceye mi alsın.Büyüsünün bağlantısını kopardı. Olaf `a sırtını döndü ve asasını evinin en üst katına doğru yöneltti.
``Apprilion.``
``YOOOO..AVADA KADAVRA!`` diye bağırdı Olaf.Athelstan Gryffindor orada gözlerini son kez yummuştu ama Olaf `ın istediğini yapmasına izin vermemiş ve hem oğlunu, hem Glorfion`u hem de aile yadigarlarını çok daha güvenli bir yere göndermişti.
``APTAL.ONLAR BENİM OLMALIYDI.`` diye bağırdı Olaf korkunç bir şekilde.``SENİ APTAL.ONLARI ALACAĞIM VE GEÇMİŞTE ABİM GELLERT`İN YAPAMADIĞINI YAPACAĞIM.ABİMİ YENMİŞ OLABİLİR.AMA BENİ ASLA.ASLA!!`` diye farkında olmadan bağırıyordu Olaf.
Arkasına döndüğünde Muggleların seslerini duydu.
``Dumbledore ne düşünüyor acaba?Potter`ı Voldemort`a Gryffindor`u da bana karşı mı kullanacak?Hıh.`` dedi Olaf ve Athelstan ve İsabel Gryffindor`a son kez baktı ve gürültülü bir şak sesinin ardından kayboldu.
Logged
Sponsor Bağlantılar
Reklam
Offline
Mesaj Sayısı: 7
Re: Gryffindor`un varisi
«
Eklendi:
Ağustos 30, 2008, 02:00:50 »
Logged
Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Mod
Has Türk Kahvesi
Online
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 6001
''Est Solarus oth Mithas''
Ynt: Gryffindor`un varisi
«
Yanıtla #1 :
Şubat 19, 2008, 20:16:39 »
çok ilginç başlamış ve son derece ilgi çekici bir hikaye başlangıcı gibi duruyor devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Logged
miss-potter
~SoniAdorA~
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 1375
~Lonca Editörcübaşısı~:p
Ynt: Gryffindor`un varisi
«
Yanıtla #2 :
Şubat 19, 2008, 21:51:11 »
hımmm çok değişik bi konu olmuş ellerine sağlık devamlarını bekleriz
Logged
Harry Potter ve Umudun Büyüsü
<br /><br />
~Dans Kulübü~
<br /><br />~HPC Yazarları Loncası~
aktas
Kakao
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 304
MİLLİ TAKIM DEMEK 70 MİLYON DEMEK!!
Ynt: Gryffindor`un varisi
«
Yanıtla #3 :
Şubat 19, 2008, 22:11:14 »
çok güzel olmuş devamı gelir inş.
Logged
Fingolfin
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 11
Telesekreterekonuşamayanlardanmısınız?
Ynt: Gryffindor`un varisi
«
Yanıtla #4 :
Nisan 06, 2008, 16:23:21 »
KARANLIK GECE
``Hey n`oluyor orada?O ışıklar da ne?`` dedi Mr. Duff Gryffindor`ların köşkünün bahçesinde ilgisini çeken ışıklar görünce.Hemen dışarıya çıktı ve köşke doğru gizlice, yanına lamba almadan ve çıt çıkarmadan yürümeye başladı.Işıkların beraberinde sesler de duyuyordu.Mr. Athelstan ve Mrs.İsabel bazı sözler haykırıyor ve ellerindeki değneklerden onu çok korkutan şeyler çıkıp karşılarındaki adama fırlatıyorlardı.Bir ara Mr. Athelstan`ın elindeki değnekten onu dehşete düşüren yıldırımlar çıktı ve olduğu yerde korkudan adeta zıpladı.Ama karşılarındaki adam ustalıkla karşılık verip her defasında asasından yeşil bir ışık atıyordu.Tabii o bunun ne gibi sonuçları olabileceğini bilmiyordu.Hiç bir zaman da bilemeyecekti.Bir ara o korkunç adam`a bir şey oldu.Yüzüne bir şey saldırmışa benziyordu.Hem de çok vahşi bir şey, ve o vahşi şey o adamın alnında derin bir yara açtı ve Mr. Duff bunu iğrenerek izledi.Fısıltıyla ``aman tanrım.`` dedi ve yerinden hiç kıpırdamadan korkuyla onları seyretmeye koyuldu.
Düello şiddetle devam ediyordu.Ta ki biraz sonra korkunç adam Mr. Duff`ın göremediği şeye yeşil bir ışık gönderecekti ki Mrs. İsabel çevik bir hareketle büyü yaparak kurtardı.Ve birkaç saniye sonra korkunç adam`ın asasından saydam zincirler çıktı ve onun içinden geçti.Adam bu sefer öyle hiddetli görünüyordu ki elindeki asadan çok korkunç –ve Mr. Duff`ın korkusundan olduğu yerde kalmasını sağlayan- iki hayalet çıktı ve her ikisi de saldırdı rakiplerine doğru.Mr.Gryffindor hayaletleri patlatarak kurtulmuştu ama Mrs. İsabel o kadar kolay kurtulamadı ve hayalet onda çok kötü görünen yaralar açtı.Daha sonra zorlukla Athelstan`ın yaptığı gibi yaptı ve hayalet duman halkalarıyla kayboldu.
Adam Mrs. İsabel`e -Mr. Duff`ın da tahmin ettiği gibi- öldüren lanet gönderecekti ki Mr Athelstan yeniden o korkunç aslan`ı adam`a saldırttı.Ama adam çok daha güçlü bir büyü yolladı ve büyü aslan`ı tuzla buz etti.İsabel doğrulup adam`a bir büyü yolladı.Athelstan da yıldırımları gönderdi.
Ama adam öyle bir büyü yaptı ki her iki büyüyü de etkisiz hale getirdi.Asasından gece karanlığından daha karanlık bir huzme çıktı.Adeta bir kara delik gibi görünüyordu.Ve büyü iki rakibini de hatasızca vurdu.Athelstan ve İsabel yere düştü.İsabel`in asası paramparça oldu.Ve adam İsabel`e döndü ve elindeki asadan yeşil bir ışık çaktı.
Mr. İsabel orada öldü ve Mr. Duff`ın dili tutuldu adeta.Olduğu yerde dehşet içine düşmüştü ama hareket bile etmiyordu, edemiyordu.
``HAAYIIIIIIIIIRRRR!`` diye bağırdı Mr. Athelstan.Ama çok geçti.Artık olan olmuştu.Ve geri dönüş yoktu.Adam Athelstan`a bakıyordu ama Athelstan onun orada olduğunu unutmuş İsabel`in yerde yatan cesedine bakıyordu.Şok geçiriyor olmalıydı.O geçirmiyor olsa bile Mr. Duff kesinlikle şoktaydı.
``Sonunda teke tek kalabildik.`` dedi adam gaddarca ve duygusuzca.Aniden Athelstan Olaf`a döndü ve asasından o gece görülmedik bir yıldırım seli boşaldı.Adam ise büyü yollamak yerine bir anda –Mr. Duff`ın bir anlık ``gitti``-demesine rağmen bir saniye sonra başka bir yerde otaya çıktı.Ve Mr Duff`ın cılız sevinci içindeki karanlıkta boğuldu.Bir kaç saniye sonra adam`a yeniden görünmeyen şey saldırdı ama adam bilek hareketiyle olası saldırıdan kurtuldu.
Hava soğumaya başlıyordu.Mr Duff`ın nefesleri artık ne kadar sık olduğu dumanlardan görülebiliyordu.
Şimdi sadece adam ve Mr. Athelstan vardı.Mr. Athelstan öyle büyük bir nefretle bakıyordu ki hani neredeyse bakışları adamı eritecekti.
``AVADA KADAVRA``
``RİGOBLUSSALEM``
Athelstan`ın asasından çıkan büyü öyle yoğun ve güçlü görünüyordu ki
Adam`ın yaptığı büyü çarpışmasından birkaç saniye sonra hedefini şaşırıp bahçenin alçak duvarlarına yönelip duvarı paramparça etti.Hemen sonra Mr. Athelstan o müthiş yıldırımları fırlattı ama adam hazırlıklıydı.Elindeki asasını kırbaç şaklatır gibi şaklattı ve ateşten ipler yıldırımlara karşı koyup büyük bir patlamaya neden oldu.
Mr. Duff`ın artık nefesi kesilmeye başladı.Çünkü gördüğü şeyler yüzünden artık şok`a girmeye başladı.Elleri titremeye başladı.Ama hala korkusundan kıpırdayamıyordu bile.
Biraz sonra evin üst katlarından birinden bir bebeğin ağlama sesi duyuldu.Ve Mr. Duff, Mr Athelstan`ın gözlerinde büyük bir korku gördü.Nedeni ise açıktı.Mr. Duff`ın da tahmin ettiği gibi Mr. Athelstan Olaf`ın, oğlu Godric`i bulmasına izin verirse kendisini hiç affetmezdi.
``Glorfion!Godric`i hemen buradan uzaklaştır.``dedi Mr. Athelstan Mr. Duff`ın göremediği şeye endişeyle seslenerek.Cisim onu anlamış olacak ki koşmayı andıran ayak sesleri köşke girdi.Biraz sonra ise ayak sesleri duyulmamaya başladı.
``Yadigarlar yukarıda değil mi?`` dedi adam gaddar sesini hiç bozmadan.
``Onları ASLA alamazsın.`` dedi Mr. Athelstan hiddetle.
``Öyle mi?``dedi adam.``Seni öldürünce bu iş bitecek ve küçük bir aslan ile bir yaşındaki bir çocuk beni engelleyemez.Buna SEN bile bilirsin.`` dedi adam.
Mr duff artık oldu yerde hareket bile etmiyor, üstüne üstlük de çok az nefes alıyordu.
Adam`ın dedikleri çok mantıklıydı.Mr. Athelstan kafası iyice karışmışa benziyordu.Ve bu durum onu seçim yapmaya zorluyor gibiydi.Az sonra çarpışmaları hala devam eden büyülerin bağlantısını kopardı ve sırtını adam`a dönüp asasını evinin en üst katına yöneltti.
``APPİRİLİON!`` diye bağırdı.
`` YOOOO..AVADA KADAVRA!`` diye bağırdı adam ve yeşil ışık kayıtsızca Mr. Athelstan`ı sırtından vurdu ve Athelstan Gryffindor da orada son kez gözlerini yumdu.Ama adam`ın istediğini yapmasına canı pahasına izin vermemiş ve istediği şeyleri ona bırakmamıştı.Ama Mr. Duff için aynı şeyler söylenemezdi.Artık şiddetli bir şoka girmiş ve hiçbir şey hissedemez olmuştu.
Logged
Fingolfin
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 11
Telesekreterekonuşamayanlardanmısınız?
Ynt: Gryffindor`un varisi
«
Yanıtla #5 :
Nisan 07, 2008, 18:59:57 »
İLK SONUN BAŞLANGICI
Yorkshire`de o gün kış sabahı gökyüzünde ki bulutlar yüzünden yeteri kadar aydınlık değildi.Gökyüzü yüzünden her yerde kasvetli bir hava vardı.Şehrin sakinleri evlerinden yeni yeni çıkmaya başlıyorlardı ki şehrin hemen dışındaki köşkte garip şeyler olmuştu.En kötüsü de köşkün bahçesinin dışındaki yerde hareketsizce yatan siluetti.
Oraya doğru koşan ilk kişi bahçe kapısının dışındaki Aleosis Duff`ı gördü.Daha sonra da olay yerine gelenlerin sayısı arttı.Dakikalar sonra Mr Duff ayıldı. Dehşet içinde yattığı yerden doğruldu.Ayağa kalktığı an ile köşkün bahçesine girmesi çok kısa sürdü.Bahçeye koşarak çok kötü bir ruh haliyle girdi ve yeterince delirmiş hali daha da fena oldu.Çünkü cesetler yoktu.İkiside.
``Mr. Duff?Efendim ne arıyorsunuz orada?`` diye sordu artık iyice toplanan kalabalıktan meraklı gözlerle bakan biri.
``Ne mi arıyorum?NE Mİ ARIYORUM?Onlar buradaydı.Evet…evet ikisi de buradaydı.Yerde..YATIYORLARDI.Ö-ÖLÜ OLARAK!!!Mr Athelstan… ve Mrs. İsabel.A-Aman Tanrım, yetişemedim…KORKTUM!!`` dedi ve şiddetli bir ağlama nöbetine tutuldu.
Yüzünü evin en üst katına döndürüp gözlerinde ümitli bir bakışla olduğu yerde eğilerek sessizce durdu.
Öyle bir dehşetle bağırmıştı ki oradaki hiç kimse inanmamayı aklından geçirmedi.Kalabalıkta bulunanlardan küçük bir uğultu duyulmaya başladı.Artık hiç şüphe yoktu.Athelstan ve İsabel Gryffindor ölmüştü.Çünkü hiç kimse bu kadar inandırıcı bir rol yapamazdı.Kalabalıktaki bazı insanlar yavaş yavaş bahçeye giriyorlardı.Etrafa sanki önlerine vahşi bir şey çıkacakmış gibi bakıyorlardı.Daha sonra şehirdeki herkes haberi duymuştu.Hem de sadece birkaç saat içinde.Çünkü herkes Gryffindorları tanıyordu.Tabii ki normal insanlar olarak.Çok geçmeden Muggle polisler geldi ve köşkü aramaya başladılar.Ama ne birini ne de bir cesedi bulabildiler.
Muggle sağlık görevlileri de az sonra olay yerine ulaştılar ve Mr.Duff`a uyuması için bir şey verdiler.Mr. Duff ise ayıldıktan günler sonra şoku ancak atlattı ve olay gecesi gördüklerini gittiği her yerde anlattı.Mr. ve Mrs. Gryffindor’un yaptığı onca garip şeyi.Ve o adamı, özellikle o adamı anlattı.Anlatırken etrafındaki herkes gözündeki korkuyu rahatlıkla görüyordu.Ancak birkaç hafta sonra etrafta yavaş yavaş görülmemeye başladı.Bir zaman sonra silueti hatırlanamamaya başladı.Ve bir zaman sonra ondan hiçbir haber alınamadı.
Ama kaybolması cinayet haberinin önünü kapayamadı ne yazık ki.Aylarca konuşuldu ve bir zaman sonra isimsiz bir korku fısıltısı haline dönüştü.Ve Gryffindor köşküne yıllarca hiç kimse yaklaşmadı…yaklaşamadı.
*
O kadim aileden bir tek bir yaşındaki Godric kalmıştı.Ama cinayet gecesinde büyük bir bedel karşısında O, Glorfion ve Gryffindor aile yadigarları güvenli bir yere gönderilmişti.Ve bu olayın üzerinden çok geçmeden Yorkshire’de sessiz sedasız ve çok sade bire hayatı olan üstelik kimsesi olmayan Pinhelia Harris onu evlat edinmişti.
Bir anda ortaya çıkan çocuk Yorkshire’de yıllarca konuşuldu.Neredeyse tüm Muggle’lar artık bunu bir özlü söz olarak kullanıyordu.Hayatlarında hiç beklemedikleri bir olay olduğunda ``Harris gibiydi. `` diyorlardı.
Aradan birkaç yıl geçti.Genç Godric gerçek ailesinin kim olduklarını bilmeden tam beş sene geçirdi.Ve sonra ani bir kararla Londra’ya taşındılar.Ve bir beş yıl daha rahat bir şekilde yaşadılar.
Derken bir gün Mrs. Harris Godric’in doğum gününden bir hafta sonra hayata gözlerini yumdu.Ve Godric yeniden tek başına kaldı.Ama üvey annesi tüm mal varlığını ona vermişti.Yorkshire’deki evi de Londra’daki evi de artık
Godric’indi.
Üvey annesinin ölümünden çok değil, kısa bir süre sonra Aziz Gordon kimsesizler yatakhanesine gönderildi. Ve orada bir yılını geçirdi.Ama kim tarafından olduğu meçhuldü.Sadece gönderilmişti.
Logged
albus armando potter
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 89
Ynt: Gryffindor`un varisi
«
Yanıtla #6 :
Nisan 13, 2008, 21:02:38 »
Abi çok güzel umarım devamıda okadar güzel olur
Logged
Fingolfin
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 11
Telesekreterekonuşamayanlardanmısınız?
Ynt: Gryffindor`un varisi
«
Yanıtla #7 :
Nisan 20, 2008, 00:45:48 »
GERÇEĞİN OLMADIĞI YER
Kapı kibarca çalınıyordu.Ama Godric çoktan uyanmış, küçük odasının penceresinde alçak binadan olabildiğince parlayan, bir eli pencere pervazında güneşe bakıyordu.O gün öyle güzel parlıyordu ki.
``Mr. Haris?Uyandınız mı acaba? `` diyordu anaç bir kadın sesi.
``Evet Mrs. Wilkins.Biraz sonra gelirim. `` diye yanıtladı Godric.
Ama kadın konuşmasına devam etti:
``Aslında sizi aşağıya çağırmak için değil, biriyle tanıştırmak için geldim. ``
Godric bir an Mrs. Wilkins`in ne dediğini algılayamadı.Çünkü bu sözü duyalı yıllar geçmişti.
``Kim olduğunu söyler misiniz?`` dedi şaşırmış halde olan Godric.
``Bunu kendiniz bilseniz daha iyi olur. `` dedi kadın.
``Daha iyi olur. `` dedi yaşlı ve etkileyici bir ses ve kapı ardına kadar açıldı.
Godric elini pervazdan çekti ve tüm hayat zerreleri kapıya yöneldi.Karşısında gümüşi ve dalgalı saçları olan, yarım ay biçimli gözlükleri, ve yaşlı bir adam olan kişi beliriverdi birden.Nedense Godric`e zihni ``onu tanıyorsun`` diyordu.
Göz aşinalığıdır diye düşündü ama Londra`da kimse böyle dolaşmaz düşüncesi ona hakim oldu.Mrs. Wilkins ``yalnız kalsanız daha iyi olur. `` dedi ve arkasını dönüp gözden uzaklaştı.
Tam Godric itiraz edip kendilerini tanıştırmasını isteyecekti ki adam odaya meraklı gözlerle girdi.Kendinden emin adımları Godric`i rahatsız etti çünkü odasına sabah sabah birini girmesi, üstelik hiç tanımadığı birinin girmesine hiç hoşnut olmazdı.
Ama yaşlı adam ondan önce odaya göz gezdirdi.Godric yatağının olduğu tarafa doğru bir-iki adım attı ama yaşlı adam`ın ona dönmesine karşı hiçbir tepkide bulunmadı.
Adam ona masmavi mutluluk dolu gözlerle bakıyordu.Ve çok delici bakışları vardı.
``Eh işte nihayet buluştuk değil mi Mr. Harris. ``dedi adam.Özellikle ``Harris`` kelimesini vurguladı.
``Buluşmak mı? dedi Godric ama içinde bir yerde bir ses hala ``onu daha önce gördün``diyordu.
``Evet.Buluşmak.Garip değil mi?Daha önce görmediğin biri hiç ummadığın bir anda odana geliyor ve sana dönüp ``buluşmak`` ile ilgili bir cümle kuruyor. `` dedi ve büyük bir neşeyle gülmeye başladı.
Bütün bunlardan kafası karışan Godric ona sadece bakmakla yetindi.Çünkü yapacağı başka bir şey yoktu.Sadece adama düşüncelerle dolu bir zihinle bakıyordu.
``Kendimi tanıştırayım istersen.Adım Albus Dumbledore. ``
``Memnun oldum.Bende Godric Athelstan Harris. ``
``Harris…Tabiî ki öyle. `` dedi Dumbledore ve gözlerini yeniden odada gezdirmeye başladı.Neler vardı ki odada.Bir yatak, bir dolap, küçük bir masa ve Pinhelia Harris`e ait birkaç eşya.O kadar.Dumbledore bu eşyaları görünce yüzünden aniden bir üzüntü dalgası geçti ama bir an sonra yerini neşeye bıraktı.
``Ona çok benziyorsun. `` dedi tekrar konuşmaya başlayan
Dumbledore.Sesindeki ani değişim şaşırtıcıydı.
Son birkaç dakidadır sadece onu seyreden Godric ne söyleyeceğini bilemedi bir an.Kendini toparladı ve ``kime? ``diyebildi.
``Gerçek babana elbette. ``
``Gerçek`` sözü Godric`i kışkırttı çünkü annesi olarak bildiği kişi ona babasının küçük yaşta iken öldüğünü söylemişti.
``Gerçek ile neyi kastediyorsunuz acaba? `` dedi Godric hafiften kızgın bakışlarla.
Ama adam bunu anlamış olacak ki hiç istifini bozmadan ``Athelstan Gryffindor`a tabii ki de `` dedi. ``Hem de çok fazla. ``
Ne diyordu?Babasının uzun zaman önce öldüğü bilgisi beynine o kadar yerleşmişti ki aksinin söylenmesini hiç istemiyordu.Dumbledore`a göz ucuyla baktı ve:
``Yalan söylüyorsun. `` dedi. ``Yalan söylüyorsun.Benim babam uzun zaman önce öldü ve bu böyle.Tamam mı?BÖYLE!! ``
``Babanı hiç görmedin ki. `` dedi Dumbledore sakin olan sesini hiç bozmadan.
``Babam dediğin adamla hiç yüz yüze gelmedin.Hala bunu söylemeye devam ediyorsan bir an önce tüm gerçekleri öğrenmen gerek.Çok çabuk hem de. `` dediği gibi anlatmaya başladı.
``Mrs. Harris`in seni evlatlık olarak aldığını bilmiyorsun anlaşılan.Üstelik bildiğim kadarıyla Mrs. Harris`in hayatta hiçbir yakını yoktu.Ve işin aslına gelecek olursak gerçek annen ve baban çok çok daha farklı kimseler olup seni kurtardılar. `` dedi ve işaret parmağıyla Godric` i gösterip ``Eğer hala orada oturuyorsan bil ki çok büyük bedeller karlışığında orada oturuyorsun. `` dedi.
Nihayet konuşma fırsatı bulan Godric konuşmak yerine düşündü.Annesinin, yani üvey annesinin (ki artık inanmaya başlamıştı) ve ölmüş olduğunu bildiğini sandığı babasının tamamen yalan olduğunu öğreniyordu.Üstelik de büyük bedeller karşılığında da ne demekti?Neden onun için bir bedel ödenmiş olsun ki?Kendisi için tek düşündüğü şey çok ama çok normal bir hayat süreceği ile ilgiliydi, o kadar.Hem bu adam da nereden çıktı ve niye bunları anlatıyor?Hayatından gayet memnundu zaten.Niye bu adam gelip de adeta kurduğu düzenini bozmaya çalışıyordu?
O tüm bunları düşünürken Dumbledore da pencereye gidip az önce Godric`in de yapmış olduğu gibi hala pırıl pırıl parlayan güneşe baktı.
Godric ayağa kalktı ve aklındaki en merak ettiği soruyu bir anda soruverdi:
``Neden buraya gelip kurulu düzenimi bozmaya çalışıyorsunuz?Ve ayrıca niye geçmişim ile ilgili şeyler açıklama ihtiyacı duyuyorsunuz? ``
Bu soruyu duyan Dumbledore ona tekrar döndü.Yüzünde büyük bir memnuniyet vardı.Sanki Godric`i takdir ediyormuş gibi.
``Ah küçüğüm inan bana bunlara bu kadar sürede ve bu kadar direnerek inanacağını ummazdım.Ama soruna dönecek olursak açıklayayım.Gerçek annen ve baban bundan tam on bir yıl önce seni birinden korumak için hayatlarını ortaya koydular.Ve sen az önce bana bunları bilmediğini söyledin.İnan bu beni üzdü.Ama buraya gelme ihtiyacı duymamın nedeni seni ait olduğun gerçek dünyaya sokmak Godric Gryffindor. ``
Tüm bunları dedikten sonra kolunun yeninin içinden bir değnek çıkardı ve küçük masaya yöneltti.Bunun üzerine masada bir ışıltı çaktı ve aniden bir kitap belirdi.Aniden olan bu olay Godric` i hiç şaşırtmadı.Hatta bir anormallik sezmedi ve kitaba doğru karşı konulamaz bir merakla yürüdü.Masanın yanına geldi ve üzerinde ``Hogwarts:Bir tarih`` yazan kitabı açtı.Açtığı sayfada yazılar olmasını beklerken sayfada hareket eden bir resim vardı.İşte buna şaşırmıştı.Çünkü böyle bir şey aklının ucundan bile geçmezdi.Kitabı kapattı ve yeniden Dumbledore`a döndü.
``Tüm bunları bana gösteriyorsunuz ama benden ne bekliyorsunuz?Buraya kadar gelip sadece bunları mı söylemek için mi geldiniz?Üstelik de ait olduğum dünya derken ne demek istediniz? ``
``Okulumda okumanı tabii.Bir sihirbaz için kaçırılmayacak bir fırsattır bu.Üstelik de senin gibi biri için.Değil mi? ``
``Benim gibi bir sihirbaz mı? ``
``Evet, sihirbaz Godric Gryffindor. `` dedi Dumbledore.Ama Godric ikinci defa soyadının farklı söylendiğini duyunca hemen sorma ihtiyacı hissetti.
``Neden bana ikinci kez Godric Gryffindor diyorsunuz?Soyadımı bildiğinizi sanıyordum. ``
``Merak etme.Yakında hepsini öğreneceksin.Ama artık bu isme alışman gerekecek. `` dedi ve yeniden büyük bir neşeyle gülümsedi.
``Artık haklı olarak soruların bitmiştir umarım.Senin için müdürün odasına birkaç eşya bıraktım. `` dedi ve Godric masasındaki kitaba bakınca aynı neşeyle ``onu da tabii ki de. ``dedi.
``O halde seni yirmi iki Ağustos sabahı yani bundan bir hafta sonra yatakhane müdürünüz Mr.Readuls tarafından Londra tren garına getirecek.Ve yeniden söylüyorum ki seni ait olduğun dünyaya ilk adımını atmanı sağlayacak. ``
``Ayrıca da oraya geldiğinizde Sihir bakanlığından bir görevli tarafından bir yere götürüleceksin.Ve gittiğin yerde daha sonra çok seveceğin biri ile karşılaşacaksın. `` dedi ve yavaşça ona ``yakında görüşeceğiz. `` dedikten sonra oradan ayrıldı.
Logged
Ruper_İ_love_u
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 68
İ can feel u all around me!
Ynt: Gryffindor`un varisi
«
Yanıtla #8 :
Nisan 20, 2008, 00:47:37 »
cok guzel yha.. devamını bekliyoruz..
Logged
living in a lie..
Beautiful lie for belive..
Fingolfin
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 11
Telesekreterekonuşamayanlardanmısınız?
Ynt: Gryffindor`un varisi
«
Yanıtla #9 :
Mayıs 03, 2008, 14:33:44 »
YENİ BİR DÜNYA
Nihayet yirmi bir ağustos gününün gecesi gelmişti.Godric ve yatakhanedeki herkes küçük ve mütevazi odalarına çekildi.Odasına girdiğinde Godric Dumbledore `un dediklerini düşünmeye başladı.
Yatağına oturdu ve düşünmeye devam etti.Acaba doğru muydu?Annesi sandığı kişi onu kandırmış mıydı?Bu düşünce kulağa çok kötü geliyordu doğrusu.Ama doğru gibi görünmesine Dumbledore yol açıyordu.Hiç de yalan söylemişe benzemiyordu.Söyleyecek birine de, söylemesi gereken birine de.Ama nedense tüm bu konuşmada Godric bir şeyi hiç anlamamıştı.Ne demekti gerçek annesi ile babası onun için ölmüştü.Ve ne kadar büyük bir bedel ödenmişti ki?Üstelik de başlarına bir şey mi gelmişti yoksa biri tarafından mı öldürülmüşlerdi?Ama neden ve niçin?Açıklaması zor bir durumdu bu.
Yine de her şeye rağmen içi iki şey dışında rahattı.Birincisi gerçek annesi ve babası `nın ölmüş olması ve ikincisi Dumbledore `un ait olduğun dünya ile neyi kastettiği?
O tüm bunları düşünürken birden aklına bir şey geldi.Altı gün önce Mrs. Wilkins `in ofisinden aldığı ve Dumbledore `un bıraktığı eşyaları hatırladı.
Günler önce aldığı halde sadece iki kere bakmıştı.Onlar da bir göz gezdirmeden ibaretti.Fırsatı varken bakmalıydı çünkü uyku yavaş yavaş etkisini göstermeye başlıyordu.Hemen o eşyaları koyduğu yerden çıkartmaya başladı.Nedense Dumbledore küçük bir araba ile birlikte bu eşyaları vermişti.Araba odanın kenarında duruyordu.Ama eşyalar dolabındaydı.
Dolabın kapağını açtı ve eşyaları çıkartmaya başladı.Çok yoktu.Büyük dikdörtgen şeklinde bir çanta, birkaç parça giysi, bir cüppe, biraz kitap ve üzerinde ``gerektiğinde aç `` yazan bir kutu vardı.
Giysiler oldukça sadeydi.Kitaplar ise hayli ilginç(özellikle bir tanesini hiç sevmemişti.).Kutu ise tamamiyle bir sırdı.Ne açılıyor ne de ağzı kıpırdıyordu.Ne kadar eski olduğu meçhuldü.Ama eski olamazdı.Olsa olsa birkaç yıllık bir eşyedır.Ve herkeste de vardır.
Uyku artık etkisini hatırı sayılacak şekilde gösteriyordu.O anda oracıkta uyumak çok cazip gelse de Godric kendini zorladı ve eşyaları büyük çantanın içine koyup çantayı arabasının yanına koydu.
Ve biraz sonra uykuya daldı…
Logged
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Harry Potter Konuları
-----------------------------
=> Gazete
=> Harry Potter
===> Kitaplar
=====> Felsefe Taşı
=====> Sırlar Odası
=====> Azkaban Tutsağı
=====> Ateş Kadehi
=====> Zümrüdüanka Yoldaşlığı
=====> Melez Prens
=====> Ölüm Yadigârları Kitap
===> Filmler
=====> Felsefe Taşı
=====> Sırlar Odası
=====> Azkaban Tutsağı
=====> Ateş Kadehi
=====> Zümrüdüanka Yoldaşlığı
===> J.K. Rowling
=> Oyuncular
=> Ölüm Yadigarları Filmi
=> Melez Prens Filmi
-----------------------------
Diğer Konular
-----------------------------
=> Sohbet
===> Geveze
===> Sıra Sende
=====> Cadılar Bayramı
=> Üye İlişkileri
===> Kulüpler
=====> Popomundo Kulübü
===> Üye Çalışmaları
===> Yardımlaşma
===> Üye Duyuruları
=> Müzik
=> Sinema
=> Televizyon
===> Lost
===> Heroes
=> Kitap
=> Oyunlar
=> Not Defteri
===> Harry Potter Hikayeleri
===> Alıntı
===> Arna Öyküleri
=====> Gözyaşı Prensi
===> The Unbroken Universe
=====> Savunulan Sözler
=====> Hatırlanan Sözler
=====> Unutulmayan Sözler
===> Genç Yazarlar Çetesi Barınağı
-----------------------------
Yönetim
-----------------------------
=> Duyuru Panosu
=> Resepsiyon
Powered by SMF 1.1.5
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Harry Potter
|
Galeri
|
Forum
|
Arşiv
Yükleniyor...