6.senenin nasıl bittiği aslında kitaptakiyle aynı olduğundan belirtmemiştim yani durum 6.kitaptan bırakıldığı yerde
nasıl yani yanlış hatırlamıyorsam 6. kitapta dumbledore ölmüş, snape ve malfoy voldemort un yanına kaçmıştı.
diğerlerini de yeni bölümlere göre gerekli tavsiyeler sürecektir. tabi dikkate aldıgın sürece
Bu konuda haklısın bu bir hayran hikayesi olduğu için ölen karakterler dirilebiliyor yaşayanlarda ölebiliyor ama 2 bölüm hazır bu iki bölümden sonra 6.senenin nasıl bitmiş olduğunu bir temele oturtmaya çalışıcam umarım başırılı olabilirim:) yorum için teşekkür ederim:)Merhaba, yeni okudum hikayeni ve gerçekten kurgusu oldukça güzel olmuş. Eline sağlık

Hermione'nin Harry ve Malfoy arasında arbulucu olacağı kesin gib ama bakalım neler olacak. Bu bölümün sonundaki anahtar esprisinde epey bir güldüm, tam Malfoy'luk bir laf olmuş

Hermine hamile gibi hissedecekse sanırım bu işleri biraz zorlaştıracak, mide bulantıları felan... Ayrıca Sanki o kadında da bir şey var gibi geliyor bana. Muggle kitabı okuyan, et yemeyen , safkan bir Black

O evlilikten bir şey çıkacak gibi sanki ama göreceğiz
Yazım konusuna gelirsek; brave 'e katılıyorum, karakter adlarını çok sık kullanmışsın diyaloglarda ve bu insanı biraz yoruyor. Bunun dışında çok güzel her şey

Tekrar eline sağlık, yeni bölümünü sabırsızlıkla bekliyorum
Çok teşekkür ederim canım yorumun için:) Evet Herm Harry ve Draco arasında denge olmaya çalışacak :-wHermione ve hamile gibi hissetmek haklısın bu Hermione'yi baya bir zorlayacak ve Nadya konusunda evet ilginç birisi ilerleyen bölümlerde oonunda sırrını öğreniceğiz tekrar teşekkürler yorumun için saol:)bahsetmeyi unuttuğum nokta ise hermione nin kılığına gireceği kişi. eğer iyi bir yazar oldugunu göz önüne alırsak yazdığın tasvirler ve anlatıma dikkat etmek gerekir.
o kadının yüzündeki hüzün. okulu bırakıp bir ölüm yiyenle ewlenmesi ve ikisinin hiç uyuşmaması. sanırım buradan anlayacağımız kadına zorla sahip olunduğu olabilir. evet aklıma okurken öyle geldi ve ileride bunu bilen birinin başlarına bela olduğunu söylemek uçuk bir teori olmaz sanırım ( şu jk yüzünden teorilere o kadar alışmışız ki hayran hikayelerinde bile ipuçlarından teori arıyoruz. sonumuz nasıl olacak bilmiyorum ama hayırlısı

)
Çok teşekkür ederim iyi bir yazarmı
yok canım kendi çapımda yapıyorum işte bir şeyler Evet Nadya bu yaşadıklarını zorunlu olarak yaşadığı doğru onunla bağlantılı olarak önümüzdeki bölüm gelişmeler baya bir haraketlenecek teorinin yarı yarıya doğru olduğunu söyleyebilirim
şimdilik bu kadar ağzımdan laf alamazsın
çok teşekkür ederim yorumun için saol:)genelde hr-h hikayelerine pek rastlamam, önce dramione zannettim. ama baktım değil 
çok güzel bir başlangıç ve anlatımın çok akıcı rahatlıkla anlaşılıyo
konuda güzelmiş ama zavallı hermime naptın sen yaw
yazık kıza draconun eline bırakmışsın zavallımı
yani zaten hamile duygusal bide o gıcık acıdım yani
neyse devamını bekliyorum 
Çok teşekkür ederim beğenmene sevindim:) Hermione ve hamilelik evet hassas bir durum oluşturacak yorumun için tekrardan teşekkürler:)Evet arkadaşlar yorumlar geldikçe çok mutlu oluyorum ve 4.bölümü ekliyorum keyifli okumalar ve yorumlarsanız sevinirim:) 4.Bölüm:İspanya'da
Hermione, vücudunu saran sıkışma hissiyle karışık miğdesinin bulandığını hissediyordu.Öyleki bir dakika daha bu his devam etse kusabilirim diye düşündü.Ama tam o anda temiz havanın yüzüne vurmasıyla rahatladı. Elleriyle yüzüne yapışmış olan kahverengi bukleleri ama aslında ona ait olmayan bukleleri gözünün önünden çekerken Malfoy hemen yanında pelerinini düzeltiyor bir yandanda asassıyla hemen önlerindeki taş duvara vuruyordu.Hermione bir an Çatlak kazan gibi diye düşündü kendi kendine oraya gidiyormuş gibi geldi.Ama az sonra duvardaki taşlar yer değiştirmeye başlamış önlerine yeni bir yol açmıştı.Hermione bu yolun ardından kendisini iki yanında çeşitli heykelerin uzandığı taş bir yolda buldu. Yanlarından geçerken tüm heykellerin Slytherin'e ait önemli kişeler olduklarını anladı. Hemen hemen hepsinin elinde veya yanında bir yılan figürü vardı.Ve yavaş hareketlerle gözlerini açıp kapatıyor hatta bazıları ellerindeki veya yanlarındaki yılanların kafalarını okşuyor yüzlerinde korkutucu ve memnuniyetsiz bir ifadeyle yoldan geçmekte olan Draco ve Hermione'yi süzüyorlardı.Belliki tanımadıkları yabancılardan hoşlanmıyorlardı.Draco heykellerin bakışlarına aldırmadan hızlıca yürümeye devam ediyordu.Hermione'de adımlarını hızlandırarak koca göbeği elverdğince hızla yürümeye devam etti.Yolun sonunda onları uzun mermer merdivenler karşıladı ve merdivenlerin bitiminde çok eski çağlardan kalma gibi görünen bir köşk uzaktan sivri çatısı yerden tavana kadar uzanan camlarıyla ve tüm ihtişamıyla onları karşıladı.Draco son kez pelerinini düzeltikten sonra kolunu Hermione'ye uzatarak "Evet Granger başlıyoruz şu andan itibaren Mrs.Delix'sin ona göre davran ve bana Draco de" Hermione derin bir nefes alarak Draco'nun koluna tutunurken
"-Pekala Draco başlıyoruz" ve ikisi beraber mermer merdivenleri geçerek büyük giriş kapasının önüne geldiler.Kapı onlar gelir gelmez açıldı ve üzerinde lacivert bir takım olan uzun boylu ince bıyıklı bir adam önlerinde eğilerek selam verdikten sonra
"-Hoşgeldiniz efendim.Mrs.Delix,Mr.Malfoy içeri buyrun"diyerek onları korüdora yönlendirirken Draco küçük bir baş selamı vermekle yetinirken Hermione'de sakince gülümsemekle yetinerek Draco'nun ardından sesizce yürümeye devam etti.Geçtikleri korüdordaki bütün tablolar onların gelmesiyle hareketlenmişlerdi.Kimisi kendi aralarında fısıldaşıyor kimisi Draco'ya nazik bir baş selamı veriyor Draco'da aynı naziklikle kendisini selamlayan tabloları selamlıyordu.En sonunda uşak korüdordaki geniş bir kapıdan salon olduğu anlaşılan odaya önden girerek:
"-Mrs.Merror misafirleriniz geldi efendim"diyerek yerlere kadar eğilip selam verdi ve beklemeye başadı.Mrs.Merror yaptığı işi bırakıp hızla onlara doğru ilerken bir yandanda elleriyle siyah saçlarını savurarak
"-Ah merlin! Draco hoşgeldin canım yine her zamanki gibi yakışıklılığınla her yeri yakıyorsun"diyerek draco'nun yanağına çabucak bir öpücük kondurdu.
"-Sende her zaman ki gibi güzelliğinle göz kamaştırıyorsun Rose" Rose, gülerek Draco'nun koluna tutunurken
"-Siz Malfoylar hep böyle flörtçü oluyorsunuz"dedi.Ve Hermione'ye dönerek:
"-Nadya, canım hoşgeldin.Bu ne hal böyle küçük velihattımız gelmek için gün sayıyor"dedi Hermione'nin karnına dokunarak.
"-Evet, Rose küçük prensimizin gelmesine az kaldı"dedi gülümsiyerek.
"-Ee?hamilelik nasıl gidiyor? umarım seni çok fazla zorlamıyordur."
"-Çok fazla sayılmaz Rose, sadece yürümekte biraz zorlanıyorum ve çok fazla ayakta kalırsam belim ağrıyor,birde biraz sık tuvalete gidiyorum o kadar mağlum artık son aylar." Rosse, başını sallarken beklemekte olan uşağa dönerek:
"-Arnold Mrs.Delix'e odasına kadar eşlik et ve bir isteği olursa yerine getir"dedi ve Hermione'ye dönerek
"-Uzun ve yorucu bir yoldan geldin dinlenmek istersin"dedi.Hermione rahatlayarak
"-Ah! evet, biraz dinlenmek çok iyi olur"
"-Öyleyse akşam yemekte görüşürüz Nadya"
"-Öyleyse hanımlar benimde yapacak işlerim var Rose,Nadya akşam yemekte görüşürüz."
rose:
"-Beyler ve yapılacak işleri hiç bitmez"diyerek gülerken Draco, Hermione'ye dönerek
"-Evet Nadya seni sağa sağlim buraya ulaştırdığıma göre sonra görüşürüz"
"-Evet Draco çok saol bana eşlik ettiğin için"
"-Ne demek benim için zevkti" diyerek salonun çıkışına doğru ilerleyerk gözden kayboldu.Hermione bir anlık panikle şimdi ne yapacağını düşünürken Arnold:
"-Mrs.Delix hazırsanız gidelim mi efemdim"deyince Hermione hızla başını sallayarak "-gidelim" dedi ve Rose'u hafifçe başıyla selamlayarak Arnold'un peşinden salondan çıktı.Bu Malfoy ne yapıyordu böyle onu nasıl yanlıız bırakırdı diye düşünerek uşağı takip etti en sonunda uşak bir kapıyı açarak hermione'ye döndü ve
"-Buyun Mrs.Delix odanız hazır eğer istediğiniz bir şey olusa bana seslenmeniz yeterli olucaktır"diyerek yine yerlere kadar eğilerek Hermione'yi selamladı.Hermione bir teşekkür mırıldanarak kendini odaya attı ve çoktan tüm eşyalarının gelmiş ve yerleştirilmiş olduğu yeşil ağarlıklı oadaya şöyle bir göz gezdirirek yakındaki yatağa çökerek oturdu.Hermione oturduğu an tüm vücudunun ağrıdığını hissetti çok bir şey yapmamıştı ama bu koca göbekle değil yürümek ayakta durmak bile onu çok yormuştu.Ev ve ev sahibesi ile bir sorun çıkmamamıştı ama şimdilik bu atlattıkları daha ilk evreydi ve önlerinde çok uzun bir zaman vardı.Acaba Malfoy nerlere kaybolmuştu daha ilk dakikadan yanlız bırakıcaktıysa niye partner olmuşlardiki.Hermione tüm bunları düşünürken odasının kapısının açıldığını duydu ve hızla toparlanarak asasını eline aldı ve kapıya ileledi.
"-Kendini böylemi koruyorsun Granger kapında bir kilit bile yok."
"-Odaya şimdi girdim. Malfoy koruma büyülerini elbette koyacaktım ama sevgili partnerim gelirse odaya girebilsin diye bekledim."Dedi Hermione gözlerini devirerek.Malfoy'la aralarındaki barışı korumak istiyordu ama artık sabrı taşmıştı.Draco başlamak üzere olan bir tartışmanın fitilini alevlendirmemek adına sakince Hermione'ye dönerek:
"-Pekala Granger akşama kadar yorgun olduğundan kimse seni rahatsız etmez akşam yemek için salonda olucaksın kapını kilitle ve iksirini hemen ulaşabileceğin bir yere koy her ihtimale karşı.Akşama görüşürüz."Diyerek odadan çıktı.Hermione sinirle ağzazını açtı ama hiçbir ses çıkmadı.Asasını eline alarak kapıya doğrulttu ve kapıda koruma büyüleri oluşurken Hermione bir an aynada kendisini gördü iksirin etkisi kaybolmaya başlamıştı.Hermione, bu sefer kendisine ait olan kahverengi bukleleri yüzünden çekerek at kuyruğu yaptı ve sandığından bir kitap alıp kocaman yatağın ortasına geçerek uzandı ve koca göbeğini bir sehpa gibi kullanarak kitabını yerleştirdi ve okumaya başladı.Ama aklını bir türlü okuduklarına veremiyordu.Şu anda ölüm yiyenlerele dolu bir evde Hermione Granger olarak üstelik 6,5 aylık hamile olarak(!) uzanmış kitap okuyordu.Üstelik Malfoy partneriydi ve yarın sabah karanlık lordun yıllardır ele geçirmek içn uğraştığı Harry Potter burada bir sürü ölüm yiyenin burnun dibinde(!) olacaktı.Hermione, tüm bunları düşünmemeye çalışırken birden karnın acıktığını hissetti.Halbuki daha kahvaltı edeli bir iki saat olmuştu.Hermione bu hissin geçmeyeceğini anlayınca yataktan kalkarak odadaki masaya ilerledi ve meyve dolu tabaktan bir elma alarak önce asasıyla konturol ettikten sonra kocaman bir ısırık alarak elmayı yedi.Açlılığı geçeceğine Hermione'nin canı bu güne kadar yemekten nefret ettiği şeyleri çekiyor üstelik burnunda kokusunu duyuyordu.Hamilelik iksiri hepsi onun yüzündendi.Hermione kendi kendine bu iksirin bir etkisi derken birden karnında bir şeylerin kıpırdandığını hissetti ve dehşetle ellerini karnına koyarken o anda ilk defa bedenindeki büyük değişimin ve Snape'in hamile gibi hissedeceksin sözünün anlamını kavramıştı.Bu bu çok garip bir histi içinde bir şeylerin kıpırdanması böyle olacağını hiç düşünmememişti.Hermione şanslı mı? yoksa şansız mı? olduğunu bilemiyordu. Tamam bu gerçek bir hamilelik değildi belki ama dünyadaki kaç kadın gerçekten hamile kalmadan bu durumu yaşayıp hissedebilir ki?Hermione tüm bu düşünceleri beyninden uzaklaştırarak odanın içinde gezinmeye başladı.Kendini bu duruma kaptırmamalıydı yapılacak çok önemli görevleri vardı ve kendini bu sahte gerçekliğe kaptırmamalıydı.İksirin ona hissettirdiği şeyleri düşünmemeye çalışarak geçirdiği zamandan sonra saatin beşe geldiğini gördü ve sandığına ilerleyerek iksirini içti iksirin acı tadıyla yüzünü buruştururken aynanın karşısına geçti ve vücudu Nadya'ya dönüşürken sesizce izledi. Dönüşüm tamamlandığında Nadya'nın sandığına ilerleyerek bir sürü kıyafetin arasından akşam için uygun bir şeyler bakmaya başladı.En sonunda koyu yeşil saten bir elbisede karar kıldı gerçi Nadya hamile olduğundan elbiselerinin hemen hepsi birbrine benziyordu.Hermione neden yeşil diye kendine sorarken aynada Nadya'nın yeşil gözlerine bakarken uyumlu olacağı içindir dedi ve yüzüne en güzel gülümsemesini takıp Nadya Delix olarak geçireceği akşam yemeğine katılmak üzere odadan dışarı adımını attı.
Hermione, dışarı adımını atar atmaz Arnold gülümseyerek ve yine yerlere kadar eğilerek onu selamladı ve:
"-Mrs.Delix, bende sizi çağırmak için gelmiştim efendim yemek hazır herkez aşağıda sizi bekliyorlar efendim"
Hermione herkes bekliyor daki kalbalığa aklı takılmışken Draco'nun da orada olması nedensizce içini rahatlatmasına şaşırırken Arnold'un peşinden yemek salonuna doğru yol aldı.Hermione içeri girer girmez salondaki tüm başlar ona çevrilmiş bakarken Hermione gergince gülümseyerek ilerledi.Rose yüzünde kocaman bir gülümseme ona doğru ilerleyerek
"-Müstakbel annemiz de geldiğine göre artık yemeğe geçebiliriz" Ve Hermione'nin koluna girerek onu masaya doğru ilerletti tam oturmak üzere masaya gelmişlerdiki Hermione salonun içini kaplayan bir feryatla salondaki herkes gibi bakışlarını girişe yönelltti.
"-Nadya Venüs Delix !!! bu sen misin? inanamıyorum" siyahlar içinde sarı saçları omuzlarına dökülen mavi gözlü genç bir kız hızla salonu geçerek Hermione'ye ulaşmış sıkıca sarılken Hermione hızla Nadya'nın dosyasında okuduğu ve gördüğü kişileri düşünüyordu ve buldu Marry, Nadya'nın en yakın arkadaşı Hermione onun kim olduğunu bulmanın rahatlığıyla genç kızdan ayrılırken
"-Ah! Marry seni görmek çok güzel"
"-Senide Nad gerçekten çok çok-"
"-Hamile gözüküyorum değil mi?"dedi Hermione gülümseyerek Marry 'de gülerek
"-Evet, Nad seni böyle görmek öyle garip ki"
"-biliyorum Marry böyle olmak benim içinde o kadar garip ki!" Hermione, kendine şaşırıyordu.Tamam Nadya ile ilgili her şeyi okumuştu ama onun gibi davranmanın ona hiç bu kadar kolay geleceğini düşünmemişti.
"-Bayanlar hasret gidermek için bol bol vaktiniz olacak şimdi isterseniz yemeğe geçelim" iki kızda bu sözle kendilerine gelirken hızla masaya gidip yerlerine oturdular.Masadaki herkes onları teker teker selamlarken ve uşaklar son hızla etraflarında koştururken Hermione bu insanların en azından büyük bölümünün ölüm yiyen eşi,kızı veya bizzat ölüm yiyen olduğuna inanamıyordu.Kendi aralarında nasıl bir maskeyle dolaşıyorlar dışardan bakıldığında gayet normal gözüküyordu her şey Hermione masaya baktığında Marry'nin bir adamla gülüşerek sohbet ettiğiini gördü.Masada oturanlara şöyle bir göz gezdirirken masaının diğer ucunda Rose misafirleriyle ilgileniyor. Herkes birisiyle konuşuyorken giriş kapısından Malfoy gözüktü onun içeri girmesiyle herkes bir an susmuş onu selamlarken Marry yerinden fırlamış Draco'ya sarılıyor bir yandan sitem ediyor bir yandan da yalancıktan koluna vuruyordu. Draco'da en sevecen ifadesini takınmış Marry'e bir şeyler söylüyordu.Draco, Marry'i nazıkçe masaya ilerletip sandelyesini çekerken Marry gülerek teşekkür etti. Draco Hermione'nin yanındaki sandelyeye yerleşip Hermione''ye bakarken Hermione her şey yolunda gibisinden başını salladı.
"-Eee, Slytherin'nin yakışıklı prensi anlat bakalım okul nasıl gidiyor?"dedi Marry gülerek Draco'ya dönerken
"-İyi, Marry her zaman ki gibi"
"-Beauxbatons nasıl?"
"-Her zaman ki gibi ama Nadya'yı özlüyorum onsuz okul gerçekten sıkıcı"
Hermione Nadya'dan bahsedildiğini duyunca dikleşerek dinlemeye devam etti.
"-Bende özlüyorum Marry inan"
"-Bazen Ferund 'un seni nasıl kandırdığını anlyamıyorum bir yıl daha bekliyemez miydi?" Marry yüzünü sarkıtırken Hermione gülümseyerek buna ne cevap vereceğini düşünüyordu ama hemen arkalarından gelen bir sesle cevap vermesine gerek kalmadı.
"-Aşk sevgili Marry, Ferund Nadya'yı elinden kaçırmak istemediğinden böyle acele etti."
"-Ah! Mark sende nerden çıktın"diyerek ayağa kalkan Marry ona sarılırken Hermione bir an Draco ile göz göze geldi ve Draco hızla Hermione'nin kulağına eğilerek "Mark Nadya'nın eski erkek arkadaşı " Hermione şokla bir an donarken Draco ayağa kalkmış Mark ile tokalaşıyordu.Mark Hermione'nin tam karşısına otururken Draco:
"-Seni beklemiyorduk Mark süpriz oldu"
"-Benim içinde Draco aslında başka palnlarım vardı .Bu toplantıya katılmayacaktım ama işlerim ereken bitince şöyle bir uğrayayım dedim"
"-İyi yapmışsın Mark seni görmek çok güzel"dedi Marry gülümsiyerek Mark'ta gülümseyerek:
"-Seni de öyle Marry, Mrs.Delix nasılsınız? hamilelik nasıl gidiyor"diyerek Hermione'ye döndü.Hermione:
"-İyi Mark gördüğün gibi son aylar".Mark yüzündeki alaycı gülümsemesi solarak devam etti.
"-Sevgili eşini göremedim Nadya o gelmedi mi?"
"-Yarın sabah burada olacak halletmesi gereken işleri var"
"-Demek seni buraya yankız başına gönderdi" Hermione cevap verecekken Draco araya girdi ve
"-Hayır Mark, Ferund benden rica etti bende Nadya'ya yolculuğunda eşlik ettim"Mark tek kaşı havada onlara bakarken
"-Anlıyorum"
Yemeğin geri kalanında kimse daha fazla konuşmazken Hermione sanki doyma hissi alınmış gibi büyük bir iştahla yemek yiyor geceninde sonu geliyordur. Ve birazda olsa içi rahatlamaya başlamıştır.Henüz hiçbir sorun çıkmamaıştır.Hermione Mark'ı görünce ciddi anlamda panıklemiştir ama her şeyi çok güzel idare etmişlerdir ve Draco ona çok yardımcı olmuştur.Hermione yemeğiyle ilgilenen Malfoy'a bakar ve önüne dönerken artık yemek bitmiş herkes yavaş yavaş odalarını çekilmeye başlamışken salonda bir kaç kişi kalmıştır artık.Marry, gerinerek ayağa kalkarken Mark onun sandelyesini çekiyordur.Marry sakince bir teşekkür mırıldanırken
"-Eee, şimdi ne yapıyoruz"
"-Sizi bilmem ama ben çok yorgunum odama çıkıp dinleneceğim"dedi.Mark Marry suratını asarak ona bakarken Mark başını iki yana sallarken"Herkese iyi geceler"diyerek salondan ayrıldı.Hermione onun gitmesiyle rahatlarken Marry hızla iksine dönerek:
"-Hadi gençler en azından bir yürüyüşe çıkabiliriz"
"-Üzgünüm Marry ama beni maruz gör inan ki yatıp uyumaktan başka bir şey yapacak halim yok" Hermione, hamile olmasının avantajanı kullanıyordu. Marry ellerini Hermione'nin karnına koyarak:
"-Küçük prensimize dua et annecik, yoksa seni hayatta bu kadar erken bırakmazdım."
"-Saol Marry"
"-Ama bay Malfoy siz hiç bir yere kaçamzasınız bu gece benimlesiniz"
Draco, istemesede sarı saçlarını geriye atarak:
"-Elbette Marry benim için zevk"Marry gülerek Draco'nun koluna girerken:
"-Pekala annecik sen git ve dinlen bizde gecenin tadını çıkartalım"
"-Bana uyar Marry,Draco iyi geceler"Hermione, Draco onun gidip kendisini Marry ile tek başına bırakmasına bozulmuş bakarken Hermione çoktan salondan çıkmak için yol almıştı.Odasına girdiğinde kapıyı kilitledikten sonra gerinerek yatağa doğru gitti ve oturdu.Gerçekten de akşam yemekte biraz fazla kaçırdığını düşündü.O kadar yemeğin üzerine üç tabak pudingi keşeke yemeseydim diye düşünürken bir daha canı ne kadar istesede bu kadar çok yememe kararı aldı.Hermione'nin hamilelik adına öğrendiği en önemli şey doyma hissinin hamilelikle beraber kaybolduğuydu.Harry ve Ron onu böyle iştahla yemek yerken görseler nasıl şaşırırlardı kimbilir?Hermione kapısından gelen bir tıkırtıyla ayaklandı biri kapasına vuruyordu ama kim?Draco olamazdı Marry, asla onu bu kadar erken bırakmaz diye düşündü. Hermione kapı hızla çalınmaya devam ederken Hermione derin bir nefes alarak ses tonunu ayarladı ve sordu:
"-Kimsiniz?"
"-Benim Nadya Mark"
Hermione, şokla olduğu yerde kala kalırken şimdi ne yapacağını düşünüyordu.
Devam Edecek...