şunu söylemeliyim ki bu benim ilk ficim.bunun için olumlu ve olumsuz yönleriyle eleştirirseniz sevinirim.burda olan bazı karakterleri de ben yarattım(jasmine gibi).
GERÇEK DOSTLUK
Sıcak bir yaz sabahıydı.Kumral saçlı mavi gözlü küçük bir kız,iki katlı bahçeli evinden koşarak dışarı çıktı.Aklında sadece Lily’i görmek vardı.Lily ile yaklaşık 4 yıl önce tanışmıştı.Görür görmez arkadaş olmak istemişti.Ama normalde çok cesur olmasına rağmen ilk adımı atmaya cesaret edememişti.Fakat Lily buna aldırış etmeden onun yanına gelip konuşmuştu ve çok iyi arkadaş olmuşlardı.Şu anda 10 yaşındaydı ikisi de.Ancak bundan birkaç gün önce siyah saçlı zayıf bir çocuk önünü kesmiş ve:
-“Ben Severus, Lily’i ve seni uzun zamandır izliyorum,ikinizin de cadı olduğunu biliyorum.İzin ver ben bunu Lily’e söyleyeyim.”
Jasmine:
-“Bunu yapmana izin vermeyeceğim.Eğer bunu Lily’e biri söyleyecekse bu ben olmalıyım.Ayrıca bizi özellikle beni gizli gizli izlemenden rahatsız olduğumu belirtmeliyim.Bir daha seni etrafımda görmek istemiyorum.”
İşte Lily’i arama nedeni buydu.O Snape denen çocuktan önce Lily’i bulmalıydı.10-15 dakika aradıktan sonra onu parkta ablası Petunia’yla buldu.Soluk soluğa yanına koştu.
-“Nerdeydin 15 dakikadır seni arıyorum”
-“Neden beni arıyordun ki?Neyse bakın size bir şey göstereceğim.”Meraklı bir yüz ifadesiyle bir çiçeğin üzerine eğildi.Elini çiçeğin üzerine kapamasıyla birlikte çiçeğin yapraklarının kapanması bir oldu.Petunia:
-“Nasıl yapıyorsun?” Jasmine:
-“Lily benim sana bir şey söylemem gerekiyor.”
-“Önemli mi?Değilse sonra konuşalım.”
-“Önemli hem de çok önemli.” Petunia tekrarladı:
-“Nasıl yapıyorsun?”
Çalılıkların ardından bir çocuk fırladı o anda.Hepsi soluğunu tuttu.Petunia geriledi.Jasmine çocuğu anında tanıdı:
-“Senin burada ne işin var?Sana benden uzak dur demiştim.” Lily:
-“Ne oluyor sen de kimsin?” Petunia:
-“Tanıdım seni sen Snape’lerin oğlusun.”
Snape Lily’e dönerek sözüne başladı:
-“Sen…Sen…” Jasmine yüzünde onaylamaz bir ifadeyle onları izledi.Sonra sözcükler Snape’in ağzından saçılıverdi.
-“Sen bir cadısın.Aslında bunu o da biliyordu.” Parmağıyla Jasmine’i işaret etti. “Ama bunu sana hiçbir zaman söylemedi söylemeyecekti de.O da bir cadı hem de ailesi en iyilerden ve safkan.”
Snape anlatmaya devam ederken Lily sadece Jasmine’e bakıyordu.İmkansız,imkazsızdı bu.Jasmine en iyi arkadaşıydı onun.Ayrıca onu uzun zamandır tanıyordu.Böyle bir şey olsa anlamaz mıydı hiç?Belki de anlamazdı,anlamamıştı.Sonunda Snape sözünü bitirdi.Petunia tek kelime etmeden koşmaya başladı.Lily de onun peşinden gidecekken Jasmine:
-“Lily dur bekle n’olur.”Lily durdu,ağlıyordu.Jasmine yanına koştu:
-“Bak bugün seninle konuşmak istediğim konu buydu,ama sen hiç dinlemedin ki beni.Aslında ne zamandır…”
Lily ona bakmadı bile sadece ablasının peşinden gitti.Jasmine ise oracıkta durup Snape’e doğru yürürken Snape geriledi ve salıncağın direğine çarptı.
-“Bak özür dilerim böyle olsun istememiştim.”
-“Sana bizden uzak dur demiştim.Yaklaşma demiştim.Ama sen dinlemedin ve olanları gördün.Mutlu oldun mu şimdi?” Şimdi o da ağlıyordu. “Hepsi senin suçun” Geri geri giderek Snape’ten uzaklaştı.Snape ise tek başına koskoca parkta kalakaldı.