Bölüm Öncesi Açıklama
Bölüm Neden Erken Eklendi? Cuma akşamı olan pek tatsız olayı unutmak, orada BPM yi savunan herkesin yüzüne bir gülümseme oturtmak ve BPM nin iki günde bin küsür kere tıklanmasını kutlamak
Bir Potter Masalı ~ XXIII. Bölüm ~ Anne Ben Salak OldumAlmanya Balkanlar’ dan Destek Bekliyor
Almanya Sihir Bakanı Oscar Fuchs, İttifak’ların malum toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada balkan ülkelerinden de destek beklediğini belirtti. Balkan’ lardaki ülkelerin Muggle’ ların baskın olduğu bir dünyaya karşı koyacak kadar cesur olduğunu da bildiren Fuchs yardım talebini ilgili ülke bakanlarına ilettiğini söyledi. Balkanlar üzerinde yoğun bir baskı kuran Türkiye henüz cevap vermediyse de Balkan ülkelerinden bir kısmını kendi yanında savaşa sokacağı düşünülüyor.
Büyücülerin savaşa girmesi için Muggle Başbakanı’ nın da izni gerek ve doğrusu Yunanistan Başbakanı’ nın böyle bir izin vermesi beklenmiyor. En azından Türkiye’ nin yanında. Ancak geri kalan ülkelerin büyük bir bölümü söz konusu olduğunda bu izin pek de zor görünmüyor. Bu yüzden büyüplomatlar Almanya’ ya pek şans vermiyor. Hatta bunu büyük bir hata diye değerlendirenler bile var zira Balkan’ lar söz konusu bile değilken ve oradaki ülkelerin çoğu Türkiye’ ye sempati gösterirken gündeme getirmek pek de iyi bir taktik olmasa gerek.
İşin komik tarafı, kimse Almanya’ nın bu işe gerçekten neden karıştığını bilmiyor. Türkiye’ yi savaşta yenmesi için İstanbul’ u alması gerek, ama Almanya’ daki büyücülerin, Türk Büyücüleri geçtim, içkili Muggle’ ları ezecek kadar bile gücü yok. Bir kere Türkiye’ de patentli asa kırıcı büyü var, eğer Bakanlık için çalışan asa yapımcısı tarafından onanmazsa dışarıda yapılmış bir asa Türkiye içinde çalışmaz. Tabi bu büyünün ilginç yanı Türkiye lehine çalışan asaların onaya ihtiyaç duymaması. Rufus Scrimgeur’ un asası onaylı değil mesela. Neyse, birinci sınıf öğrencileri bile karşısındakini silahsızlandırıp elindeki çalışmayan asayı alabilecek donanıma sahipken işleri zor görünüyor.
Bence asıl endişelenmemiz gereken konu 1998 Quidditch Dünya Kupası. İngiltere, İskoçya ve Galler henüz hiçbir ön eleme maçını kazanamadı. Kaderin tuhaf bir cilvesi midir bilemem bu yıl Türkî cumhuriyetler pek bir başarılı. Azerbeycan Mısır’ ı sahaya gömdü, Kazakistan Peru’ yu, Kırgizistan ise Romanya’ yı sildi. Türkiye ise en iyileri gibi görünüyor. Bence final maçına çıkacak takım Türkiye olacaktır. Karşısında ise, muhtemelen, Çin olacak. Fatih Terim güçlü bir takım kurdu. (Kendisi aynı zamanda Muggle’ ların futbol dedikleri sporun milli takımının antrenörlüğünü yapıyor.) Hele kovalayıcılar mükemmel. Quidditch demişken, Chudley’ in Gülleleri bu sene hiç fena değil. Acaba bu sene sonunculuktan kurtulabilirler mi?
Not: Sevgili editörüm maaşıma biraz daha Galleon eklese de ben de daha coşkulu yazsam, fena mı olur?
Albemus Fleetterville, Gelecek Postası Yazarı
***********************************************************************
-Hörmayni
-Strattemendo
-Hörm-
-Memorious freshamentum! Olmuyor. Ne denediysem olmuyor.
-Hermione bizim akla gelebilecek her tür şeyi denemediğimizi düşünüyor olamazsın değil mi? Bunları defalarca denedik.
-Yav benim bi fikrüm var ama gızmayın.
-Harry şu anda saçmalamanın sırası değil, hem de hiç. Anlıyor musun?
-Ama saçma deel ki. SBD’ lere hazırlanırken gırifin pençesiynen ilgilü bişiler demiştin hatırlıyosun mu? Hafıza Bileyici İksirler … Belkim gırifin pençesü tozu işe yarar.
-Griffin Pençesi Tozu! Tabi ya. Neden daha önce aklıma gelmedi bu?
-Ben dimeğe çalıştum emme dinemedün.
-Harry sen bir dahisin. Ama nereden bulacağız tozu?
-Ben yanumda getüdüm. Ama sen benü dinemedin ki.
-Sen bir dahisin Harry. Seni seviyorum. Şimdi ver şişeyi bana.
-Şişe mi? Şişeynen getümedüm ki. Cebime goydum. Ayy- batmış cebim. Neyse al.
/Mione Harry’ nin avcundan tozu alır ve yerde baygın yatan kadının ağzından içeri boşaltır. Kadının bir an titrer ve sonra yeniden hareketsizleşir. Herkes birbirine bakar, Mione asasını kadına doğrultur./
-Çözül!
***********************************************************************
-Annem ne zaman gelecek?
-Luna bir saniye beni-
-Sana annem ne zaman gelecek dedim. Bana cevap ver! Beni kandırdın öyle değil mi?
-Annenin ne zaman geleceğini, hatta gelip gelmeyeceğini, bilmiyorum.
-Beni neden kandırdın?
-Kandırmadım. Bana söyleneni yaptım sadece.
-Söylenen derken?
-Annen bana bunları yapmamı söyledi.
-Nasıl yani ya? Kandırıyor musun sen beni? Ben seni yumruğumla döverim.
-Başka nerenle döveceksin zaten aptal kız. Salem adına, her neyse, bundan yedi sene önce annen benim yanıma, Amerika’ ya geldi. Bana yaptığı çalışmalardan bahsetti, ölümün ötesiyle ilgili çalışmalarından. Ve kendini öldüreceğini söyledi; ölümün ötesini görebilmek için kendini öldürecekti. Ama bana dedi ki, sadece yedi yıl boyunca ölü kalacakmış, bana anlattığı yöntemle onu döndürecekmişim. Neden yedi yıl dedim, Yedi en güçlü sihirsel sayı değil mi dedi. Neyse en iyisi sen kendin gör. Dumbledore düşünselini okula bırakmıştı değil mi? Hadi oraya gidelim.
/Müdire’ nin odası. Melinda ve Luna dikkatlice Düşünseli’ ni çıkarttı. Melinda asasıyla kafasından çıkarttığı gümüşi – ipliksi anı demetlerini düşünselinin içine bıraktı. Luna’ yla ikisi de anıların ardından Düşünseli’nin içine gömüldüler. Hızla düştüler ve bambaşka bir yerde belirdiler. Daha genç bir Melinda Luna’ ya çok benzeyen ve Luna’ nın annesi olduğu anlaşılan bir cadıyla konuşuyordu. Cadı Luna’ nın o nefes kesici zarafetine sahipti; ancak Luna kadar berduş görünmüyordu. Ne kulağında sallanan turplar vardı, ne de saçına cızkıpırlardan oluşmuş bir taç takmıştı./
-Ve yedi yıl sonra, kızımın on altıncı yaş gününden sonra Hogwarts’ a geleceksin. Ama ona hemen gözükme. Bir arkadaşı ölecek, onun cenazesinden sonra ailesiyle buluş. Sonra dediklerimi yap. Her şey böyle gelişecek.
***********************************************************************
-Anne! Beni hatırlıyor musun?
-Yeter kızım. Sen böyle budala değildin, daha kaç kere soracaksın? Neden böyle oldun, oysa sanki Horace baş etmişçesine engin bir zeka pırıltısı vardı sende.
-Eh, Hogwarts’ ta Harry’ le takılıyorum, anlıyorsun ya. Bu da baya bir sorun teşkil ediyor çoğu kez.
-Yav niye yalan konuşiisin? Ejderha pençesi tozunu düşünen ben değül miydüm?
-Evet ama-
-Kızım sen bu denli gerzek değildin, eminim. Bir unutturma büyüsünü Memorious ile kırmaya kalkmış olamazsın değil mi?
-Tam da öyle yaptı-
-Anne, biliyor musun seninle büyü konuşmak ilginç. Bir saat öncesine dek kendini bir Muggle beni de Oxford’ a gidiyor sanıyordun.
-Benim salak kızım, Oxford üniversite. Seni 11 yaşında oraya almazlar. Dumbledore bazen dikkatsiz oluyor doğrusu. Şükür ki gerçek bir Muggle değildim.
-Ama bunu bilmiyordun ki-
-Kızım Selena bile senin kadar salak değildir, buna eminim.
/Fiyuu ses efekti/
-Ay biri beni mi çağırdı?
-Senin bir kere adın söylenince geldiğini bilmiyordum. Se-Le-Na demek gerekmiyor muydu?
-Üç kere dedin.
-Bir kere.
-Üç. Bu kıza üç kere salak dedin.
-Pardon. Adının salak olabileceğini hesaba katmadım.
-Önemli değil. (Fiyuu efektiyle kaybolur.)
-Ah aklıma bir fikir geldi. Harry, Hermione ve şu kırmızı kafa, adın Weasley’ dir kesin, el ele tutuşun. Ben ve Sirius da yanınız sıra cisimleneceğiz.
-Nereye cisimleniyoruz?
-Ütopya’ ya. Selena yöntemiyle. Üç iki bir.
-Ü
-Top
-Ya
-Ütopya, Ütopya.
/Ve kaybolurlar. (Boşuna aşağıları okumaya zahmet etmeyebilirsiniz. Ne olduğunu ancak haftaya görürsünüz

)/
/Hogwarts’ ta Cadılar Kulübü’ nün Çok Ciddi ve Çok Gizli Toplantısı/
-Cho, biraz daha böbrekli börek istemediğinden emin misin?
-Evet şekerim, çok doydum. Ama her şey enfes olmuş, bir ara unutmayayım da şu Çubuk Çorbası’ nın tarifini alayım senden.
-Tabi, tabi ne zaman istersen.
-Ginny, ben biraz daha Süspüs Salata alabilir miyim? Çok beğendim tadını. Eğer zahmet olmayacaksa bir bardak da Solungaç Suyu.
-Ah ne demek Pansy’ ciğim. Hemen getiriyorum. Lavender bir sorun mu var?
-Ah hayır, aslında şu dantelleri hangi büyüyle yaptığını merak ediyorduk, değil mi Parvati?
-Bak canım, bütün gücünle istediğin şekle yoğunlaşıyorsun, asasını iki ters bir düz sallıyorsun ve Harocheus diyorsun.
-Oh, bunu akıl edememiş olmam büyük aptallık.
-Yahu onu bunu bırakın da, Hufflepuff’ taki Daisy Rubbett kiminle çıkıyormuş biliyor musunuz?
-Yo, kimle.
-Ravenclaw son sınıfta bir çocuk var ya, uzun boylu, Mark Grobbstein onunla.
-Yok canım, o angut o çocukla mı? İnanmam.
-Eh doğru, Daisy tam bir mankafa. Ama aşk iksiri yapacak kadar yetenekli. Evet, belki Amortentia değil; ama … Aslına bakarsanız İksir Zindanı’ndan koca bir kazan yok olmuştu. Daisy’ e koca bir sene yeter, Mark da seneye mezun oluyor zaten. Hem kim bilir, belki de bu süreçte gerçekten aşık olur ona.
-Ya aklıma gelmişken, diziyi bıraksam mı sizce?
-Aaa, ne oldu ki hayatım. İnsanlar Ginny’ i seviyor.
-Eh, doğru; ama .. Fraktal’ a çok kızdım yahu. Bu diziyi seyredenlerden biri, ki dediğine göre sıkı bir takipçisiymiş, adımı çalmış. Ginnys mi ne? Başka bişi mi bulamamış? Neyse Yarasa Umacı Büyüsü yapacaktım, durdurdu beni. Ona neyse…
***********************************************************************
-Minevra bu okulda öğretmen olmak istiyorum.
-Letitia önce bana nasıl canlı olduğunu açıkla
-Ölmedim ki, araştırmalarım için yurt dışındaydım. Öldüğüm söylentisini yaydım.
-Pekala. Biçim Değiştirme’ yi istiyorsun öyle mi?
-Evet çok güzel olur. Kaç bölümdür biçim değiştirme öğretmeni yok.
-Bölüm derken?
-Boşver. Ben de Metamorfoz’ um biliyorsun değil mi? Ama ne yazık ki Luna’ ma geçmedi bu özellik.
-Yedi yıl sana öğretmenlik yaptım değil mi? Elbette biliyorum.
-O zaman yarın derslere başlıyorum.
-E ücret? Onu konuşmadık.
-Aylık 220 Galleon’ dan bir knut aşağı olmaz.
-Peki, sen bilirsin.
-Pazarlık yok mu yani? O kadar pazarlık payı cebime kaldı iyi mi?
XXIII. Bölüm’ ün sonu.
Yazan Yöneten: Fraktal