Ana Sayfa
Yardım
Takvim
Üyeler
Giriş Yap
Kayıt
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Aralık 03, 2008, 06:34:09
Duyurular
:
Harry Potter Cafe ~ Last.fm
grubuna gitmek için tıklayın.
Harry Potter Cafe | Forum
/
Diğer Konular
/
Not Defteri
/
Harry Potter Hikayeleri
(Moderatör:
Marissa
) / Konu:
Aşk Unutulmaz - Dokuzuncu Bölüm
Sayfa: [
1
]
2
3
4
...
9
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Yazdır
Gönderen
Konu: Aşk Unutulmaz - Dokuzuncu Bölüm (Okunma Sayısı 5458 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
purple_92
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 98
Weasley İs Our King!!
Aşk Unutulmaz - Dokuzuncu Bölüm
«
:
Kasım 25, 2007, 17:46:44 »
~Hikaye İle İlgili Açıklamalar~
1) Hikayeye göre Voldemort 7.sınıfın ilk öğretim yarısında yok edilmiştir.
2) Ölen karekterler aynen devam ediyor.
3) Elimde birkaç bölüm hazır, fakat OKS'ye hazırlanıyorum. Oyüzden bazı bölümler gecikmeli gelebilir.
4) Yazarlar bilir, yorumlar çok önemli benim için, meşgul değilseniz lütfen yorum bırakın.
5) Hikaye, Ron/Hermione ağırlıklı hikayedir.
6) Devam bölümlerini bu başlık altında vereceğim.
7) Hikayenin Türkçe adı; "Aşk Unutulmaz."
Ayrıca Hikayeyi özellikle 2. ve 3. bölümü MY CHEMİCAL ROMANCE- HELENA şerkısıyla dinleye bilirsiniz.. bundan sonra bölümlerle beraber şarkı da verebilirim, dinleyince etkileyen..
buyrun..
Bölüm Bir; Yeni Bir Başlangıç
“Günaydııııın!!”
“Hermione!”
“Ah, Ron özür dilerim böyle uyandırmak istememiştim…”
“Sorun değil de, senin burada ne işin var?”
Hermione Granger sabahın 4’ünde Ron Weasley’nin evinin içinde, Ronald’ın odasında karla kaplı hâlde ayakta duruyordu. Tam arkasında Harry Potter sanki bomboş bir odadaymış gibi horul horul horuldayarak derin bir uyku içindeydi.
“Ee, annemlerden izin aldım, yazın gelemediğim için, bari sömestr tatilinde gelip görmek istedim sizi. Eh, Harry nasıl?”
“Oldukça iyi. Anlaşılan şu an hiçbirşeyden haberi yok.” Hermione kıkırdadı. Ama bir an sonra içinde oldukları durumun değişikliğinin farkına vardı. Kendisi Ron’un yatağının ucunda, Ron’un başucunda oturmuş onla nerdeyse burun buruna ve karanlıkta saçma sapan bir konuşma yapıyordu. Hemen domates rengine bürünen yüzünü buruşturarak ayağa kalktı. “Ee ben artık gideyim değil mi? Hem sen de biraz uyumuş olursun ha?”
“Ha? Ne? Hı, evet…”.
Ron, Hermione odadan çıktıktan sonra dirseklerinin üzerinde biraz daha kaldı. Karanlıkta yüzünü görebildiği kadarıyla Hermione bu sömestr tatilinde bolca değişmişti. Kendine ne yaptıysa, yüzündeki ergenlik sivilceleri gitmiş, saçlarının anlamsız çalı görünüşü de gitmiş, onun yerine omuzlarına zarifçe dökülen, pırıl pırıl parlayan doğal ve göz alıcı bukleler gelmişti. Ron biraz daha öylece durdu. Ama Harry’nin horultusuyla kendine geldi. Bu önemli konuyu daha sonra düşünmek üzere kendisi de Harry gibi deliksiz bir uykuya daldı.
Ama bir kat aşağıda, tam Ron ve Harry’nin yattığı yerin tam aşağısında yatan Hermione, bu gece rahatlıkla uyuyacağından emin değildi. Bütün ilk dönem boyunca ders aralarında Ron’la gizliden gizliye bakışmış ve kim bilir kaç kere farketmeden burun buruna gelmişti. İçinde birşeyler kıpırdanıyordu Ron’u her gördüğünde, sanki iç organları içlerinde solucan varmış gibi kıpırdanıyordu. Hayır, diye düşündü Hermione, saçlarını yastığının diğer tarafına doğru iterken, ya o, benim ona karşı duyduğum duyguların karşılığını veremeyecekse? Ya da kendisi ne düşünüyordu ki? Ron’a karşı sevgi duyduğunu mu? Kendine küstahça güldü. Ama, diye düşündü Hermione hemen ardından, ya Lavender ile Ron çıkarken duyduğu kıskançlık neyin nesiydi? Onlar çıkarkenki bütün geceler ağlaması? Bunlar çok fazla göz ardı edilecek şeyler değildi. Ron da çok değişmişti geçen seneden şu ana kadar. Uzun boylu oluşu artık onu sırık değil, yakışıklı gösteriyordu. Kızıl saçları uzamıştı ve Harry’nin asla yakalayamayacağı bir etki yaratarak alnına serpiliyordu. Ayrıca herzaman o rahatsızlık veren yağları, kendisini çok güçlü ve yapılı gösterecek bir biçimde kaslara düşünmüştü. Hermione bunları düşünürken uykuya daldığın farkına vardı. Sabah ise Ginny’den duyduğu kadarıyla uyku boyunca kıkırdadığını ve gülümsediğini öğrenecekti.
Ertesi sabah Harry kahvaltıya yarı uyanık halde indi. Zaten ilk dönemden beri, yani Lord Voldemort’un katledilmesinden sonra her an dinlenmeye ihtiyacı vardı çünkü çok zor bir dönem geçirmişti. Aşağıya indiğinde Hermione’yi görmesine fırsat vermeden kız boynuna atladı.
“Hermione?”
“Ah, Harry, sizi yazın göremediğime çok üzülmüştüm bari şimdi geleyim dedim. Okula gidecek miyiz?”
Ron arkadan, “Çocuğu rahat bırak Hermione, nefes alsın biraz!” diye seslendi. Ama sanki sesinin tonunda azıcık kıskançlık da vardı, Harry’nin anladığı kadarıyla.
“Tamam, tamam!” dedi Hermione kıkırdayarak. Merdivenlerden inen Ginny, saçlarını topuz yapmıştı. Ve Harry’e göre şu an oldukça güzel görünüyordu. Anlaşılan kendisi de bunu farketmiş olmalı ki geldi ve Harry’nin dudaklarına tatmin edici çok hoş bir öpücük kondurdu. Harry de buna aynı şekilde yanıt verdi. Onları gözlerini dikmiş izleyen Ron’u Hermione uyandırdı.
“Ron! Çok ayıp cidden!”
“Yok ya, ben ona bakmıyordum, şey… Ginny için bakıyordum da. Çok ileri gitmesin diye hani…”
“Tabi, öyledir,” diye kıkırdadı Hermione.
O sırada Mr. Weasley aşağıya indi. “Günaydın! Umarım herkes uykusunu almıştır çünkü hemen King’s Cross’a gitmemiz gerek, çünkü geç kaldık!!”
O anda sanki kıyamet koptu. Herkes sandalyesinden aceleyle kalktı. Ne Ron ne Harry ne de Hermione bugün Hogwarts’a gidileceğini unutmuş, bavullarını toplamamışlardı. Gerçi zaten bir gece kalan Hermione’nin pek hazırlayacak bir bavulu yoktu. Onu tersine Harry ve Ron Noel için Hogwarts’taki bütün eşyalarını Kovuk’a taşımışlardı. Hemen yukarı çıkıp eşyalarını düzensiz bir halde sandıklarına tıktılar.
Peron Dokuz Üç Çeyrek’e vardıklarında son derece rahatladılar, çünkü Bakanlık’ın onlara gönderdiği araba nedense her zamanki gibi rahat ve konforlu değil, tam tersine Muggle arabalarından da küçük, içi bir karış kadar olan, camları açılamayan bir arabaydı. Peron’a vardıklarında saat 10.57’ydi yani tren’in kalkmasına sadece 3 dakika vardı. Harry ve Ron, önden koşarak geçtiler, ardından Ginny ve Hermione de son hız Peron’dan sıyrıldılar. Harry her zamanki gibi yine, Hogwarts Ekspresi’ni gördüğünde evine gideceğinin rahatlığını yaşadı, her ne kadar Dumbledore gibi büyük bir kişilik onlarla birlikte olmasa da…
«
Son Düzenleme: Ocak 22, 2008, 12:11:05 Gönderen: Fantasticc
»
Logged
Sponsor Bağlantılar
Reklam
Offline
Mesaj Sayısı: 7
Re: Aşk Unutulmaz - Dokuzuncu Bölüm
«
Eklendi:
Aralık 03, 2008, 06:34:09 »
Logged
Marissa
Merry Gentry
Yönetici
Has Türk Kahvesi
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 6705
''Est Solarus oth Mithas''
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #1 :
Kasım 25, 2007, 18:19:24 »
hımm güzel yazmışsın ama ben hikayenin ileriki bölümlerini merak ediyorum.
Logged
**** Harley Quinn'e -Işın'ıma çokkk teşekkürler muahh***
Ne dilediğine dikkat et derler.Şey dualarına daha çok dikkat et.Ne istediğinden emin ol,çok emin ol.Bir tanrının tam olarak istediğiniz şeyi size ne zaman vereceğini asla bilemezsiniz.
*Ahh Bill ahhhh...
ron_hermione
~мügε~
Kakao
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 327
яღhя §hįppєя
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #2 :
Kasım 25, 2007, 18:29:30 »
Gerçekten harika.Tebrik ederim
Diğer bölümleri merakla bekleyeceğim.Çabuk olursa sevinirim
Logged
~R/Hr Shipper~
tatli_cadi
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 25
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #3 :
Kasım 25, 2007, 20:48:06 »
evet bence de çok güzel olmuş devamını bekleriz
Logged
I love you more today than I did yesterday, but not as much as I will tomorrow...
purple_92
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 98
Weasley İs Our King!!
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #4 :
Kasım 26, 2007, 19:43:42 »
yorumlar için teşekkürler, biraz daha yorum olduğu zaman yeni bölünleri yayınlayacağım, teşekkürler.. (=
Logged
Sophie Cornica
Sophié Angelique Cornica
Demleme Çay
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 717
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #5 :
Kasım 26, 2007, 20:29:00 »
gerçekten çok güzel olmuş ellerine sağlık ne diyebilirim ki
devamını dört gözle bekliyorum
Logged
~
T.T
~
DaRkNeSs PrİnCeSs
! Mcя !
Demleme Çay
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 728
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #6 :
Kasım 26, 2007, 20:47:40 »
hoşuma gitti benimde
yalnız biraz daha heyecan lazım
Logged
purple_92
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 98
Weasley İs Our King!!
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #7 :
Kasım 27, 2007, 17:56:36 »
bu sadece bir başlangıç... nasıl heyecanlar olacak.. yeni bölüm çok yakında..
(=
Logged
purple_92
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 98
Weasley İs Our King!!
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #8 :
Kasım 29, 2007, 19:37:31 »
hiö yoru yazılmıyor arkadaşlar ya bu kadar kötü mü lütfen! konuyu mu kapayayım ne yapayım..
Logged
OnLy-U 4eVeR
(=Tuuba=)
Telve
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 665
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #9 :
Kasım 29, 2007, 21:23:51 »
emeğine sağlık devamını bekliyorum özellikle.Çabuk oll
merakta bırakma bizi
Logged
Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeLdir.
Herkes biLiyorsa o bence hiç güzeL değiLdir.
Onun güzeLLiğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
YaLnız ben biLiyorsam bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa bu !!...YALNIZLIKTIR..!!
purple_92
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 98
Weasley İs Our King!!
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #10 :
Aralık 01, 2007, 11:32:35 »
Buyrun..
Bölüm İki; Birşeyler..
Ancak Harry uzun süre dalgın kalmış olmalı ki, Ginny’nin uyarısıyla kendine geldi.
“Hadi Harry’ciğim, okula gitmek istemiyor musun?”
“İstiyorum tabii ki,”
“Çabuk ol o zaman!”
Harry, Ron, Hermione, ve Ginny, tren hızını almadan hemen önce trene atlayıverdiler.
“Haydi gidip bir kompartıman bulalım bari,” dedi Harry.
“Ah, Harry benim ve Ron’un Öğrenci Başkanları kompartımanına gitmemiz gerek, biliyorsun…” Hermione ve Ron bu sefer de Öğrenci Başkanı seçilmişlerdi, bu da Harry’i hiç şaşırtmamıştı.
“Harry o zaman gidip biz de bi peron bulalım bari,” dedi Ginny.
“Olur,”
Trenin sonlarına doğru boş bir kompartıman buldular. Hemen içeri girip yerleştiler. Bir süre yanyana havadan sudan konuştular. Daha sonra Ginny kafasını Harry’e doğru çevirip ona yaklaştı.
“Harry, senden çok hoşlanıyorum, içimde birşeyleri harekete geçiriyorsun.”
“Sende Ginny, aynı şeyleri bende hissediyorum.”
Harry o an Ginny’i öpmeyi çok istiyordu. Ginny’nin parmaklarının dokunduğu her yer alev alevdi. Ona tamamen sahip olmak, onla birleşmek istiyordu. Tam harekete geçecekken Ginny başını ona daha çok yaklaştırdı ve-Harry’i öptü.
Ama bu her zamankinden daha da ateşli bir öpücüktü. Ginny’nin elleri Harry’nin başını kavramıştı. Harry de onu öpücüklere boğuyor, yetişebildiği heryerine dokunmak istiyordu.
Harry Ginny’nin bluzunu sıyırıyordu ki,
“Ah, dur Harry…”
“Özür dilerim…” diyerek geriye çekildi Harry.
“Yok, hayır, senin yüzünden değil, hayatım, trendeyiz. Yoksa senle bu dakikaları yaşamak hoşuma gitmedi mi sanıyorsun?” diyerek bir öpücük daha kondurdu Harry’nin dudaklarına Ginny. Ama tam o sırada kompartımanın kapısı ardına kadar sert bir biçimde savruldu. İçeri üç oğlan girdi. Ginny ve Harry hemen ayrıldılar.
“Oo, rahatsız mı ediyorum acaba bayan Weasley ve yeni oyuncağı Potter’ı?”
“Kapat o kenarından salyalar akan çeneni, Waster, ve hemen çık git kompartımanımızdan!”
Giren üç çocuk bir süre ikisini süzdü.
“Çıkacağım Weasley ama seni bulacağımdan da emin ol,” dedi ve çıktı çocuk.
“Kim bu? Yeni mi?” diye sordu Harry Ginny’e.
“Evet, yeni. Adı da Nec, Nec Waster. Malfoyların tanınmış tek Ölümyiyen olmayan –ama bir o kadar da kötü- arkadaşlarının ailesinin, tek ve oğlan çocuğu. Onunla Fred ve George’un dükkanında karşılaştım. Daha doğrusu çıkışında. Yanında yetişkin bir adam vardı. Babasıydı herhalde. Neyse!”
“Evet, neyse… ya Hermione ne kadar değişmiş değil mi?”
“Öyle. Ve biliyor musun, ben ne yakaladım?”
“Ne yakaladın bakalım?” dedi Harry Ginny’nin belini kavrayarak.
“Ron’la ikisini bakışırken yakaladım ve arada bir de fark etmeden burun buruna geliyorlar. Hatta birkaç kez öpüşecek kadar yakınlaştılar, benim sayemde de kendilerine geldiler.”
“Neden ayırdın ki onları?”
“Bilerek değil canım, bomboş bir koridora tuvalete girmek için koşa koşa daldım ben. Nerden bileyim ki orada… -olduklarını?” diye gülümseyerek savundu kendini Ginny.
Harry kahkahalara boğuldu. Şu an çok mutluydu Harry. Geçirdiği onca zoru dönemden sonra bu denli mutlu olabileceği aklına gelmemişti. Neler yaşamamıştı ki.. Bütün belalar onu bulmuştu. Ama geçen sömestrin sonlarına doğru, artık her şey temizlenmişti, yepyeni bir hayat vardı Harry’nin önünde.
Harry ve Ginny bitmek bilmeyen kahkahalar içerisindeyken, kompartımanın kapısı bir kez daha açıldı. Bu sefer içeri giren Ron ve Hermione’ydi.
“Selam!” dedi Hermione.
“Selam!!” diye cevap verdiler Harry ile Ginny.
“Nasılsınız?”
“ Nasıl olalım işte Başkanlık ile ilgili görevler, bir sürü yeni denetim biçimleri, ve daha bir çok ıvır zıvır… Değil mi Ron?”
“Evet, evet, aynen öyle…”
Harry yine Ron’un davranışlarında bir gariplik sezmişti. Çok sessizdi Ron. Genellikle neşe içinde olur, hepsini güldürürdü. Ama bu sefer çok çok sessizleşmişti. Sanki, içinde bir olayı çözmeye, bir sonuca vardırmaya çalışıyor gibiydi.
Tren yolculuğu iyi geçti. Harry ve Ginny genellikle kendi aralarında konuşuyor, gülüşüyorlardı. Hermione ise, FYBS’lerden dolayı, kitap veya ansiklopedi karıştırmadığı her zamanı boşa saydığı için, kitap okuyordu. Hogwarts’a vardıklarında, çok hızlı bir yağmur, tüm gücüyle yağıyordu. Harry, Ginny’nin omzuna elini atmış, daha doğrusu tamamen sarılmış, Ginny’nin üzerine de ceketini vermişti. O ikisi neredeyse bitişik halde koşuyorlardı. Onların arkalarında, birbirlerinin arasında az çok bir mesafe olan Hermione ve Ron geliyordu. Hermione birden hapşırdı. Onun hapşırması Ron’u kendine getirdi. Trende ve indikten sonra, inanılmaz biçimde kimseye fark etmeden Hermione’yi süzüyordu. Bunlar aklından geçerken kendi ceketini çıkardı, yavaşça Hermione’nin üzerine bıraktı.
“Al, üşüme,”
“Ah, çok teşekkürler, Ron, ama sen üşüyeceksin şimdi.”
“Hayır, ben iyiyim.” dedi Ron ve gülümsedi. İşte yine olan olmuştu. Yine burun buruna gelmişlerdi. Ve elini Hermione’nin üzerinden çekerken – eli Hermione’nin elinin üzerine geldi.Çekmek istedi ama bir şey ona engel oldu. Ama bir saniyelik. Ron mu hayal etmişti, bilmiyordu ama, sanki… sanki Hermione onun elini sıkmıştı hafifçe. Ardından da Hermione yüzünü tamamen Ron’a döndü ve durdu. Ron da durdu. Hermione ona uzun uzun baktı. Ama çok garip bakıyordu, sanki tutkuyla. Sonra, “Teşekkürler,” dedi ve hızla şatoya doğru yürüdü. Ron arkasından bakakaldı. Yoksa, diye düşündü, yoksa onun umduğu şey miydi bu?
Logged
Olwen
made by GRii
Yönetici
Has Türk Kahvesi
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 2359
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #11 :
Aralık 01, 2007, 11:38:08 »
Hikayeni okumadım, sadece adı dikkatimi çekti. Adı ingilizce görünce dedim heralde hikaye de ingilizce, ama bakınca ingilizce olmadığını fark ettim O_o
Merak ediyorum, neden adı ingilizce? Yani hikayenin tamamı ingilizce olsa haklısın diycem, ya da çeviri falan olsa belki orjinal adını kullanmak istiyorsun diycem, ama hikaye senin, türkçe üstelik ama ad ıingilizce O_o
konunu bölüyorsa mesajım, mesaj cevaplandıktan sonra silerim merak etme, sadece merak işte
Logged
Bayram bugün... Şeker ve çikolata kadar tatlı olan hayali keşfedenlerin bayramı. Yüzlerinde minicik gülümsemeleriyle ellerini kirletenlerin; ama er ya da geç suyun berraklığını fark edenlerin bayramı... Bugün benim bayramım, o hayallerle dolu küçük kızın, yatmadan önce hayal edenin, hayallerine kavuşmak isteyenin bayramı... Belki bugün senin de bayramındır, tabi hala hayal edebiliyorsan, hala ruhunun bir köşesinde çocukluğunu yaşıyorsan, hala küçük mutluluklarını kaybetmediysen senin de bayramın kutlu olsun =)
Cailleach
Lonely Prince
Sıcak Çikolata
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 1739
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #12 :
Aralık 01, 2007, 14:43:36 »
purple_92 hikayen çok güzel olmuş
.. Ellerine sağlık .. Black Rose'ye hak veriyorum .. Yani hikaye Türkçe'yken adının İngilizce olması biraz ilginç
.. Ama yazar sensin tabii .. Ben R/H shipper fanatiği falan değilim .. Ama etkilendim açıkçası
Böyle devam et .. Gecikmeler hiç önemli değil .. OKS illetiyle karşı karşıya gelmiş kişiler bilirler ki o yıl birazcık streslidir .. Neyse tekrar ellerine sağlık ..
Logged
purple_92
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 98
Weasley İs Our King!!
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İlk Bölüm
«
Yanıtla #13 :
Aralık 01, 2007, 20:49:29 »
teşekkürler. adının inigilizce olmasının sebebi şu; gerçekten tüm hikayeyi ingilizce yazmak isterdim -ingilizcem fena değil hani- ama ne yaparsınız daha 8. sınıftayım ve arkamda bekleyen bir çevirmenim yok.
o yüzden. beğenmenize ve yorumlarınıza sevindim ayrıca
Logged
rup_emma4ewa
Şeker
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 119
Ynt: Love İs Unforgettable.. (R/Hr--H/Gn) İKİNCİ BÖLÜM!
«
Yanıtla #14 :
Aralık 02, 2007, 08:53:27 »
süper bi hikaye ellerine sağlık ewamı ne zamn
:D
Logged
R/Hr Shipper
Sayfa: [
1
]
2
3
4
...
9
Yukarı git
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Harry Potter Konuları
-----------------------------
=> Harry Potter
===> Kitaplar
=====> Felsefe Taşı
=====> Sırlar Odası
=====> Azkaban Tutsağı
=====> Ateş Kadehi
=====> Zümrüdüanka Yoldaşlığı
=====> Melez Prens
=====> Ölüm Yadigârları Kitap
===> Filmler
=====> Felsefe Taşı
=====> Sırlar Odası
=====> Azkaban Tutsağı
=====> Ateş Kadehi
=====> Zümrüdüanka Yoldaşlığı
===> J.K. Rowling
===> Gazete
=> Oyuncular
=> Ölüm Yadigarları Filmi
=> Melez Prens Filmi
-----------------------------
Diğer Konular
-----------------------------
=> Sohbet
===> Geveze
===> Sıra Sende
=====> Cadılar Bayramı
=> Üye İlişkileri
===> Kulüpler
=====> Popomundo Kulübü
=====> Twilight Kulubü
===> Üye Çalışmaları
===> Yardımlaşma
===> Üye Duyuruları
=> Müzik
=> Sinema
=> Televizyon
===> Lost
===> Heroes
===> Supernatural
=> Kitap
=> Oyunlar
=> Not Defteri
===> Harry Potter Hikayeleri
=====> Tek Bölümlük Harry Potter Hikayeleri
===> Alıntı
===> Arna Öyküleri
=====> Gözyaşı Prensi
===> The Unbroken Universe
=====> Savunulan Sözler
=====> Hatırlanan Sözler
=====> Unutulmayan Sözler
===> Genç Yazarlar Çetesi Barınağı
-----------------------------
Yönetim
-----------------------------
=> Duyuru Panosu
=> Resepsiyon
Powered by SMF 1.1.7
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Harry Potter
|
Galeri
|
Forum
|
Arşiv
Yükleniyor...