Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Ağustos 30, 2008, 01:22:13  
   
 
 
   
 
Sayfa: 1 2 3 4 [5] 6 7 8 ... 12   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fıkraların paylaşıldığı yer  (Okunma Sayısı 5414 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
zeynikey
Demleme Çay
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 730


EJDERHA SÜVARİSİ

zeyni-key@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #60 : Mart 08, 2007, 17:05:45 »

4 tane üniversitesi öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler. hoca önce inanmaz, ama öğrencilerin yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler. Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini boş bir salonun köşelerine oturtur.
sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes sınavı geçebilir.
hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10'ar puanlık 4 tane matematik sorusu vardır. bunları kolayca çözerler.
arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır "HANGİ LASTİK PATLADI"

puhahaa bu süper bende öğretmen olunca bunu deniycem
Logged

klüpler kısmında eragon ve diğer ejderha içerikli hikayeler için klüp açıldı...
EJDERHA SÜVARİSİ
bütün ciddiyetimle yemin ederim ki hayırlı bir şey düşünmüyorum
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Fıkraların paylaşıldığı yer
« Eklendi: Ağustos 30, 2008, 01:22:13 »

Logged
inaneren55
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 309


MALT


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #61 : Mart 12, 2007, 22:27:26 »

Temel sürekli ekmek çarpsın ekmek çarpsın diyormuş peki ne olmuş???
EKMEK ARABASI ÇARPMIŞŞ....!(kabul ediyorum iğrenç) Kahkaha Kahkaha
Logged
zeynikey
Demleme Çay
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 730


EJDERHA SÜVARİSİ

zeyni-key@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #62 : Mart 15, 2007, 17:13:35 »

MISIR PATLAGI


Bir gun deliler hastanesindeki butun deliler oldugu yerde
durmadan zipliyorlarmis.
Doktor gelip delilere sormus: "Niye zipliyorsunuz? "
Delinin biri demis: "Biz misir patlagiyiz."
Aralarindan sadece birisi kosede oldugu yerde sirtustu
yatiyomus.
Doktor gelip sormus:
"Sen de mi misir patlagisin?"
Deli "evet" demis.
Doktor "sen niye ziplamiyorsun? " demis.
Deli de demis : "ben tavaya yapistim" Gülümseyen)
Logged

klüpler kısmında eragon ve diğer ejderha içerikli hikayeler için klüp açıldı...
EJDERHA SÜVARİSİ
bütün ciddiyetimle yemin ederim ki hayırlı bir şey düşünmüyorum
Hey Ho Lou
insansı
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1446


Hayvanım, hayvansın, hayvan


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #63 : Mart 22, 2007, 15:51:33 »

Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle imzasını
atmakmış. Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde
hayvanlar dahil hiç kimse sokağa çıkamazmış. Kar biraz kalınlaşınca, ağa
sırtına kürkünü giyer ve köy meydanına gelirmiş. Yanında da en yakın
yardımcısı Haso. Ağa sırtını köye doğru döner sonra sorarmış:
-"Ula Hasso, ahali bakiy mi?"
Hasso cevap verirmiş:
-"Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir." Ağa çişiyle karın üzerine imzasını atarmış "Abdullah Cizrelioğlu".
Sonra da bir nokta koyarmış ve sorarmış:
-"Hala bakirler mi?"
-"He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkıslirler."

Her sene ayni tören sürermiş. Aradan 7 yıl geçmiş. Ağa yine, kar
tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına. Sormuş Hasso'ya:
-"Ahali bakir mi?"
-"He ağam, bakirler, köpekler, kediler bile camdadır." Ağa
"Abdullah" diye adını, arkasından "Cizrelioğlu" diye soyadını yazmaya
başlamış ki; kalakalmış, çünkü yaş gereği prostat. Halka rezil olmak
var. Alçak sesle Hasso'ya sormuş: "Bakirler mi?" -"He ağam, bakirler de,
sen ne diye durdin öyle?" Ağa çaresiz: -"Ula gel yanıma, arkanı dön
ahaliye, tamamla şunu." diye emretmiş. Hasso bir an durmuş, sonra çişini
yapmaya hazırlanmış ve ağanın kulağına eğilip : -"Ağam" demiş, "Kırk
yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma vurdin aptal dedin. Ha bu
kulun okumayi yazmayi sökemedi ki, ucuni tut da yazının devamını sen
yaz."

BİRLİKTE ÇALIŞTIKLARINIZI EĞİTMEZSENİZ TUTACAĞINIZ GÜN YAKINDIR.Gülümseyen)
Logged

Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Mod
Has Türk Kahvesi
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6001


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #64 : Mart 24, 2007, 21:49:53 »

ECZACI OLMAK DA KOLAY IS DEGIL

Adam evine donunce karisini hungur hungur aglarken bulmus. Telasla sormus.
-"Eczaci!" demis karisi icini cekerek. "Telefonda bana kufur etti!

Adam ofkeyle Eczaneye kosmus.


-"Sen ne dedin benim karima" diye saldirmis eczaciya.
-"Durun!" demis eczaci, "Bir de beni dinleyin!.. Bu sabah saatin alarmi
calmayinca hayli gec kalkabildim.. Kahvalti etmeden kapidan firladim ki
evin ve arabanin anahtarlarini iceride unutmusum. Pencerenin camini kirarak anahtarlari aldim.. Geciktim diye biraz hiz yapinca yolda ceza yedim..
Yariyolda lastigim patladi.. Eczaneye geldim ki kapida bir suru insan
beklesiyor.. Kapiyi acarken telefon yerinden firlarcasina caliyordu..
Birinin parasinin uzerini vermek icin hamle yaptigimda paralar yere
sacildi.. Ellerimin ve dizlerimin uzerinde paralari toplarken telefon hala
caliyordu.. Ayaga kalkarken kasanin acik cekmecesine basimi vurinca yere yuvarlandim. Telefon hala caliyordu.. Hamle yaparken ortadaki rafa carptim. En pahali parfumler yerlere dusup kirildi. Telefon hala deli gibi
caliyordu. Sonunda actim. Kariniz ariyormus.

- Rektal termometreyi nasil kullanacagim? diye sordu.

-Beyefendi size yemin ederim kendisine sadece dogruyu soyledim!"
Logged


Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Mod
Has Türk Kahvesi
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6001


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #65 : Mart 25, 2007, 18:49:34 »

Malum zamanların birinde KAYSERİ'DE

Amerikalıların yardımı ile karayolu çalışmaları yapılıyormuş.
Bölgeye yakın bir köyde de Köylüler bir patika  yolu yapıyorlarmış.
Bunun için bir eşeği tepeye doğru kovalayıp onun geçtiği yeri sertleştirerek
yolu tamamlıyorlarmış .
Malum hayvan içgüdüsel olarak hedefe doğru en az yorucu yolu seçer ya!...
Bu köylüler, O sırada orada vazifeli olan bir Amerikalı mühendisin dikkatini
çekmiş.
Mühendis olanları merak ederek tercümanı -ya da karayolu projesinin bir Türk
Yetkilisi-ile yanlarına  gitmiş
-"Kolay gelsin, ne yapıyorsunuz burada böyle?"
İçlerinden en uyanık olanı;
-"Yol yapıyoz" diye cevap vermiş.
-"E, bu eşek ne işe yarıyor?"
Köylü genel işlem sırasını şöyle bir anlatmış. Eşeğin yolun nereden
geçeceğine karar verdiğini söylemiş.
Amerikalı mühendis çok ilginç bulduğu bu fikre yerlere yatmış gülmekten:
-"Eee...Eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz? "
-"O zaman Amerika'dan mühendis getirtiyoruz! !!!!"
Logged


ŞeBo
‡ Łέ†ђέ ‡
Sıcak Çikolata
*********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1555


Let's pretend happy end..


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #66 : Mart 25, 2007, 19:09:49 »

hahaha Sırıtan marissa snn koyduqun fıkra süpermi$ saoL XD Kahkaha
Logged

inaneren55
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 309


MALT


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #67 : Mart 25, 2007, 21:28:22 »

Fotoğraf
Yaşını başını iyice almış,derileri buruşmuş ihtiyar iki kadın muhabbet ediyordu.Kadınlardan birisi anlatıyordu;'Ben gençliğimde şöyleydim,böyle güzeldim.'falan filan diye atıp tutarken karşısındakinin inanmadığını görünce cebinden bir fotoğraf çıkarıp göstermiş.'İşte bak benim gençlik fotoğrafım'demiş.Arkadaşaı da şaşkınlıktan gözleri faltaşı gibi açık bir şekilde sormuş;'Ayol senin gençliğinde fotoğraf mı vardı?' Kahkaha Kahkaha
Logged
Smac
Demleme Çay
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 976


Captain awesome.Really awesome...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #68 : Mart 25, 2007, 21:39:21 »

ehuehe inaneren fıkran güzelmiş
Logged

Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Mod
Has Türk Kahvesi
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6001


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #69 : Mart 26, 2007, 20:59:34 »

Güncel Siyasi Fıkralar

AKP'nin kuruluş yıldönümü törenleri sırasında bir ihtiyar taşıdığı
pankartla
ilgi çekmiş. "Çocukluğumuzu bize bağışlayan Tayyip'e teşekkürler" İhtiyarı
sorguya çekmişler...

"Sen kiminle alay ediyorsun? Sen çocukken Tayyip henüz doğmamıştı bile..."

"İşte onun için teşekkür ediyorum ya!..."

************************************

Tayyip akıl hastanesinde konuşma yapıyormuş. Bir kişi dışında
dinleyicilerin
tümü alkışlamış. Tayyip, alkışlamayan kişiye dönerek, "Siz niçin
alkışlamıyorsunuz"
diye sormuş.

Adam yanıtlamış "Ben hastabakıcıyım"

**********************************

Tayyip'e sormuşlar "İstediğiniz düzeni, sağlarsanız para olacak mı ?"

"Revizyonistlere göre olmayacak, dogmatiklere göre olacak.
Biz soruna diyalektik açıdan yaklaşıyoruz:

Kiminin olacak, kiminin olmayacak".



*************************************************


550 milletvekili hepsi birden aynı uçağa binmişler. Uçak teröristler
tarafından kaçırılmış. Teröristler istedikleri yapılmazsa her saat başı bir
milletvekilini serbest bırakacaklarını ilan etmişler.
Logged


Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Mod
Has Türk Kahvesi
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6001


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #70 : Nisan 02, 2007, 19:39:01 »

Bush ve Şoförü
 
 


Bir gün Bush ve şoförü bir kır gezisine çıkmışlar. Bir çiftlikten geçerken hızlı oldukları için tavuğa arkasından ördeğe ve onun arkasından da ineğe çarpmışlar.
Bush bütün ihtişamıyla :
-"Dur ben gidip şimdi çiftlik sahibiyle konuşur onu bilgilendirip geliyorum" der. Neyse bizim Bush gider ve hemen arkasından ağız burun takas olmuş şekilde gelir. Ve şoförüne :
-"Kaç, Kaçalım, ..." gibi sözler söylemeye başlar.
Neyse bizim ikili hızla giderken öbür çiftliğin domuzuna çarpıp dururlar. Bush:
-"Bu sefer sıra sende." der. Neyse bizim şoför gider çiftliğin kapısını çalar. Bush arabanın içine saklanmış şoförü beklemektedir otuz dakika geçer ne gelen var ne giden bir saat geçer gene bizim şoförden haber yok.neyse İki saat sonra bizim şoför ellerinde meyve sepetleriyle gelmektedir. Bush bu olay karşısında şaşırıp şoföre sorar:
-"Ne oldu dayak yememişsin?"
Şoför cevap verir:
"Vallahi başkanım dediğim cümle şu 'BEN BUSH'UN ŞÖFÖRÜYÜM DOMUZ ÖLDÜ' adam bana yemek yemeden gidemezsin dedi ben de yemek yeyip de geldim"
 
HACI MURAT
 
 

Temel birgün otobanda gidiyormuş derken arabası arıza yapmış.Otostop çekmiş ve önünde bir ferrari durmuş.Gece tabi ki bizim hacı muratı bağlamışlar ferrarinin arkasına. İp gözükmüyor. Binmeden önce Temel konuşmuş:
-Aman abi yüzü geçmeyelim benim arabanın boyası dökülüyor da , demiş.Tamam demiş adam koyulmuşlar yola iyi güzel giderken bizimkilerin yanından bir porje fişek gibi geçmesinmi adamın aklı başından gitmiş ibre çıkmış 250-300 gidiyorlar başabaş bu sırada helikopterle tespit yapan görevliler rapor veriyor:
-Ferrariyle porje kapışıyor, arkadan hacı murat sellektör yakıyor
 
Rize - Trabzon
 
 

Trabzonlu imamlarla, Rizeli imamlar turnuva düzenleyip maç yaparlarmış; ama her defasında Rizeli imamlar yenerlermiş. Trabzonun takım kaptanı Temel Hoca demiş ki; "uşaklar bu böyle gitmez, bizim Trabzonsporlu Hami'yi takıma alalım, diyelim ki bu bizim merkez caminin yeni hocası." Diğerleri de kabul etmişler ve maça gitmisler Rize'ye. Dönüşte takım kaptanı Temel Hoca'ya sormuşlar, "mac ne oldu? diye; "2-1 yenildik" demiş. "Peki golleri kim attı?" diye sormuşlar; Temel "bizim golü Hami Hoca attı; onların golleri de Del Pierro Hoca ile Roberto Carlos Hoca attı.." demiş.
 
Temel ve Maymun
 
 

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
 

 

 
Logged


profesör_bşk
JuschteL
Sıcak Çikolata
*********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1997



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #71 : Nisan 04, 2007, 18:06:27 »

avrupa yakasının ilk çıktığı zamanlar orda dinlemiştim  Hede Hödö

Bir kadının yatak odasındaki dolap dışarıdan kamyon otobüs gibi büyük araçlar geçince sürekli sallanıyormuşş...Kadın tamirci çağrmış..Tamirci beklemiş dolabın sallandığını görememiş ...Kadın demişki 'sen dolaba gir belki ozaman sallandığı daha belli olur'
adam beklemiş dolabın içinde ...Bir otobüs geçecekte adam dolabın sallandığını görecekte tamir edecek...
Kadının kocası gelmiş..Dolabı bi açmış görmüşki tamirci adam ...
Ulan sen napıyosun burda demiş..Adam da "abi otobüs bekliyom desem inanırmısın "demiş   Alkış Alkış Kahkaha Kahkaha
Logged
Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Mod
Has Türk Kahvesi
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6001


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #72 : Nisan 21, 2007, 14:59:04 »

TUVALET
Temel İstanbul'a ilk kez gelmiş ve köyünda methedilen sinek barı arayıp durmuş. En sonunda sinek barı bulmuş ve içeri girmiş. İçkisini içerken kendi kendine düşünmüş : - "Ulan bu sinekli barın ne özelliği var herkes methetti hiç bir özelliği yok" İhtiyaçtan tuvalete gittiğinde bir de ne görsün pisuvar altındanmış. - "Demek buranın özelliği buymuş", demiş. Geri dönüp içkisini içmiş. Ertesi akşam yine gelmiş. İçkisini bitirince tuvalete gitmiş ki altın pisuvar orada yokmuş. Kızgın bir şekilde geri dönmüş. Barmene çatmış : - "Hani buranın altın pisuvarı kardeşim, bir özelliğiniz vardı o da yok şimdi" Barmen kenarda duran iri yarı birine seslenmiş: - "Abdullah abi gel, dün akşam senin saksafona işeyen adamı buldum."

Basit Soru
Einstein,sürekli konferans verirmiş.Onu konferanslara şöförü götürürmüş.Bir gün şöför demiş ki: -Sayın Einstein,ben konferanslarınızın hepsini dinledim.Bütün söylediklerinizi ezberledim. Eistein ise: -Tamam ozaman bugünkü konferansta sen konuş demiş. Konferans salonunda Einstein şöförünün her zamanki yerine oturmuş,şöför ise çıkıp takır takır Einstein'in söylediklerinin aynılarını söylemiş.Sıra sorulara gelmiş.Adamın biri kalkıp sorusunu sormuş.Şöför gülerek: -Beyefendi o kadar basit bir soru sordunuz ki,benim şu arka koltuktaki şöförüm bile cevaplar bunu.Gel oğlum cevapla! demiş

SU AYGIRI
Hakim suçluya sorar;
-Bu adamı niçin dövdün? -Bana su aygırı dedi efendim.
-Ne zaman?
-Tam bir yıl önce.
-Ama sen onu yeni dövmüşsün!
-Ben hiç su aygırı görmemiştim,Geçen ay ilk kez gördüm de...

Hasan Dayı
Bir köyde tek bir televizyon varmış ve hasan dayının evindeymiş. Birgün televizyon izlerken Eceviti görmüş bütün köylüler. Hasan Dayı 'ulan hayırsız sen benim elimde büyüdün demiş'.Köylüler inanmamış buna.Hasan Dayı ispatlamak için onları ankaraya götürmüş.Ecevit Hasan Dayıyı kapıda görür görmez eğilmiş elini öpmüş.Köylüler dumur olmuş tabi.Aynı olay Süleymen Demirel de de yaşanmış ve birgün yine otururken Bill Clinton çıkmış televizyona. Hasan Dayı 'buda benim elimde büyüdü demiş .'Hep beraber Amerikaya gitmişler Hasan Dayının kanıtlaması için.Sekreter sadece bir kişinin girmesine izin wermiş.Hasan Dayı girmiş.Birkaç saat geçmiş.O arada Michael Jordan ziyarete gelmiş. Ona demişlerki sen uzun boylusun yukarıdaki pencereden bak içerde ne olduğunu bize anlat.Sormaya başlamışlar'kaç kişiler?'.Beş altı kişi var demiş.'Peki kimler var?' diye sormuşlar.O da 'valla biri Hasan Dayı da diğerlerini tanımıyorum 'demiş ..
MAYO
Adamın biri bir şeker fabrikasında çalışıyormuş.Mevsim yazmış.Adam sıcaktan öyle bunalmışki yüzmek istemiş fakat mayosu yokmuş. Bunun için kendine bir çuvalı kesip kendine bir mayo yapmış ve plaja gitmiş. Ordaki herkes ona bakıp gülüyormuş.Adam niye güldüklerini merak edip aynaya bakmış meğer kestiği mayonun arkasında "Türkiye Şeker Fabrikası" ön tarafta da "net 50 Kilogram yazılıymış".

Logged


ŞeBo
‡ Łέ†ђέ ‡
Sıcak Çikolata
*********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1555


Let's pretend happy end..


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #73 : Nisan 21, 2007, 15:09:53 »

Alıntı
Hasan Dayı
Bir köyde tek bir televizyon varmış ve hasan dayının evindeymiş. Birgün televizyon izlerken Eceviti görmüş bütün köylüler. Hasan Dayı 'ulan hayırsız sen benim elimde büyüdün demiş'.Köylüler inanmamış buna.Hasan Dayı ispatlamak için onları ankaraya götürmüş.Ecevit Hasan Dayıyı kapıda görür görmez eğilmiş elini öpmüş.Köylüler dumur olmuş tabi.Aynı olay Süleymen Demirel de de yaşanmış ve birgün yine otururken Bill Clinton çıkmış televizyona. Hasan Dayı 'buda benim elimde büyüdü demiş .'Hep beraber Amerikaya gitmişler Hasan Dayının kanıtlaması için.Sekreter sadece bir kişinin girmesine izin wermiş.Hasan Dayı girmiş.Birkaç saat geçmiş.O arada Michael Jordan ziyarete gelmiş. Ona demişlerki sen uzun boylusun yukarıdaki pencereden bak içerde ne olduğunu bize anlat.Sormaya başlamışlar'kaç kişiler?'.Beş altı kişi var demiş.'Peki kimler var?' diye sormuşlar.O da 'valla biri Hasan Dayı da diğerlerini tanımıyorum 'demiş ..


ahuuahu olaya bak XD saol marissa paylaşm için Kahkaha Sarılan
Logged

Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Mod
Has Türk Kahvesi
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6001


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #74 : Nisan 22, 2007, 12:41:43 »

 ŞeBo teşekkürler canım.

Bilim adamı ve fare


Bir bilim adamının deney raporlarından:

1. gün : Fare uzun süre labirentin içinde dolandı ama peyniri bulamadı. İç güdüleri zayıf.

3. gün : Negatif. Sadece labirenti değil, odanın hemen her yerini aradı; tüm dolapları, çekmeceleri, kavanozları karıştırdı. Hatta bir tablonun arkasına ve ceplerime bile baktı. Bu fare tam bir salak.

7. gün : En ufak bir ilerleme yok. Artık arama isteğini bile kaybetti, telefonla köşedeki büfeden iki karışık tost, bir ayran istemiş. Zekadan böylesine yoksun oluşu deneylerimde yol almamı önlüyor.

18. gün : Zamanla becerilerini geliştirmesi lazimdi, ama sıfır! Bursa'dan aradı, "kaygılanmamamı, peyniri bulacağını" söyledi. Ona gittikçe peynirden uzaklaştığını anlatmaya çalıştım, ama dinlemedi. Ciddi zeka problemi!

74. gün : Umutsuzluğa kapılıyorum; fare, henüz bir zeka belirtisi gösteremedi. En son Tibet'ten aradı, hayatın anlamı gibisinden birşey bulduğunu söyledi. Ama peyniri bulamamış ve artık umrunda da değilmiş. Aptal hayvan! Hayallerimden ve kariyerimden geriye küflü peynirler kaldı.

93. gün : Labirentin içine koymayı unuttuğum için farenin peyniri bulamadığını farkettim.


Amerika'da koyu dindar dört kadın,bir yandan kahve içiyorlar,
bir yandan sohbet ediyorlardı.

Birinci kadın, oğlundan söz açtı;

-"Benim oğlum rahiptir" dedi.Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes
kendisine
'peder' der."

İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti:

-"Benim oğlum ise papazdır" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören
herkes
kendisine, 'Aziz Peder' der."

Üçüncü kadın da oğluyla övündü:

-"Benim oğlum ise kardinaldir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören
herkes
kendisine 'Yüce Aziz' der."

Üç kadın oğullarıyla övünmelerini bitirdikten sonra, dördüncü kadini
dinlemeye
hazır olduklarını belirtmek için gözlerini ona diktiler, beklemeye
başladılar. Fakat dördüncü kadın konuşmuyor, büyük bir keyifle kahvesini
yudumluyordu... İlk üç kadın bir ağızdan sordular:

"Ya senin oğlun?" dediler. "Sen de söz etsene oğlundan..."

Dördünkadın, kahvesinden son yudumunu aldıktan sonra ağır ağır konuşarak
oğlunu anlatmaya başladı:

-"Benim oğlum 1.85 boyunda, dalgalı siyah saçlı, ela gözlü, geniş
omuzlu, atletik
yapılı, son derece şık giyinen ve 29 yaşında olmasına karşın çok zengin
bir kişidir" dedi.

"Bir topluluğa girdiğinde onu gören tüm kadınlar birbirlerinin kulaklarına
eğilirler ve 'AMAN TANRIM' derler". Gülümseyen

Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek
üzereydi. Tam o anda
kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki
arkadaş minibüse bindi
birbirlerinin yüzüne bile
bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre parayı uzattı
- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?

Kız Çocuğu ve Temel

Temel bir gün kamyonla yokuş aşağı iniyormuş. Aniden kamyonun freni patlar ve Temel ne yapacağını şaşırır. Sağa bakar bir pazar yeri sola bakar küçük bir kız çocuğu. Temel aklından der ki “kamyonu pazar yerine süreceğime şu küçük kız çocuğuna doğru süreyim”. Olanlar olur Temel hastanede... Gazeteciler röportaj yapmak için gelirler. Temel Bey “43 kişinin ölümünden sorumlusunuz ne düşünüyorsunuz olay nasıl oldu?” diye sorarlar. Temel de “her şey kız çocuğunun pazara koşmasıyla başladı” der.


Tahliller

Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar :
- Hayrola hemşehrim!.. Neden ağlıyorsun? Adam :
- Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler. der. Bu sefer Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar. Ne olduğunu anlayamayan adam Temel’e sorar :
- Hayırdır hemşehrim. Sen niye ağlamaya başladın? Temel cevap verir :
- Ben idrar tahlili yaptırmaya geldim.
Kaşla Göz Arasında

Temel’in taksisine Texaslı bir adam binmiş. İstanbul'da dolaşırken Akmerkez’i göstererek "Büyük bina, bizim orda bunu 2 günde yaparlar", Galata Kulesi’ni göstererek bizim orda bunu 1,5 günde yaparlar" diye atıp tutuyormuş. Sonunda Temel’in canına tak etmiş ve Süleymaniye Camisini göstererek, "Allah Allah..." demiş. Texaslı ne oldu diye sorunca, Temel, "Az önce geçtik ama burada böyle bir cami yoktu... Yine kaşla göz arasında yapmış bizimkiler" demiş.

Titanik

Amerikada zencinin biri pasaportunu kaybetmis, aksilik ya, o gün de Türkiye ye uçacak.. Kara kara düsünürken yolda bi pasaport bulmasin mi... Hemen almis yerden, bi bakmis ki Leanardo di Caprio nun pasaportu...
"Ne olursa olsun" demis ve sansini denemeye karar vermis, çikarmis Leonardo nun fotografini, kendi fotografini yapistirmis... Uçmus Türkiye ye, Atatürk Hava Limani nda görevli gümrük memuru Temel in karsisina geçmis. Temel almis pasaportu, adamin ismine bakmis; "Leonardo di Caprio", fotografa bakmis, bi zenci, adama bakmis ayni zenci... Bir kaç saskin bakistan sonra öbür masaya seslenmis :
- Ula Cemal, bu titanik batmis miydi, yanmis miydi?..

Logged


Sayfa: 1 2 3 4 [5] 6 7 8 ... 12   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: