ayy üzgünümmm buraya eklemiyi ihmal etmişimm

işte üçüncü bölümm;
BÖLÜM 3
BÜYÜK BİR HATA"o thomas değil mi?"
"evet ama tom denilmesinden hoşlanır ve boşuna uğraşma yeni gelenlere yüz vermez" dedi
eric o cümlesini bitirir bitirmez bana doğru bakıp gülümseyen ve kollarını bana sarılmak için açan yakışıklıya doğru koştum beni kolarının arasına aldı ve döndürdü
"inanamıyoeum bu bir hayal olmalı" dedim
"ister inan ister inanma ben egrçeğim ve karşında duruyorum cadı" dedi tom
"çok çok çok özledim" dedim tekrar sarılarak
"bende seni meleğim bende seni" dedi o sırada yanımıza alice edward ve jasper gelmilerdi jazz ve tom aynı anda
"kanka" diyerek sarıldılar birbirlerine aralarında kalmıştım
"nerdesin sen" diye çııştım toma uzun süre haber almaya açlışmıştım ama bulamamıştım şimdi karşımdaydı ama öyle sessiz sedasız çekip gitmenin hesabını vermek zorundaydı
"tatlım bu uzun bir mesele eğer şimdi ders programınızı almazsak derse geç kalıcaksın" gözlerimi devirdim
"peki" diye cevapladım ders programlarımızı aldık jazz ve alice'in ben ve edward'ın derslerinin nerdeyse hepsi aynıydı ve ilk dersimizde aynıydı herkes sınıflarına dağılmaya başladı edwardla sınıfa girdik
"neresi boş?" diye sordum
"benim yanım gel" dedi ve elimden tutup sırasına doğru götürdü oturdu ve yanına oturdum o sırada yanımıza bir çocuk geldi ve masama oturdu
"selam bella ben mike hoş geldin" gülümsedim sıcakkanlıydı
"selam mike hoş buldum"
"benimle oturmak ister misin" tam ağzımı açıp cevap vereckken edward konuştu
"bana sözü var"
"ahh peki başka zaman belki iyi dersler" dedi ve sırasına oturdu
"söz vermemiştim" dedim ona dönüp
"ama benle oturuyosun kalkıp onun yanına gidecek halin yoktu dimi"
"kendimde cevap verebilirdim"
"onu tanımıyorsun çok yılışıktır eğer ben cevap vermeseydim sen hayır bile desen 2 saat dırdır yapardı"
"iyi öyle olsun bari" dedim o sırada hoca içeriye girdi ve
"günaydın" dedi bu sözcükten sonra hemen sınıfı süzdü beni aradığı baya belliydi
"sen yeni öğrencisin dimi isabella kalk ve bize kendini tanıt niye geldiğini nerede oturduğu nerden geldiğini falan filan işte" iç çektim böyle şeylerden nefret ederdim kalktım ve başldım
"öncelikle sadece bella denmesine tercih ederim phoenixten geldim şehrin biraz dışında evim"
"peki neden geldin buraya birinin gelmesi için bir sbeebi olamsı gerekiyor" bu nasıl bir öğretmendi birde kovsaydı yani ters cevap vermekten kendimi alamadım
"elbetteki var ama izin verirseniz bırakın o da bana kalsın" hoca anlıyorum anlamında kafasını salladı sonra gözü edwarda kaydı
"seni oturtacağım yere kendin oturmuşsun bu iyi edwardla çok iyi bir eş olacaksınız oturabilirsin" sonunda dedim içimden ve ders anlatmaya başladı bay weber. sonraki ders sonraki ders dersler çok sıkıcı geçiyordu en sonunda öğlen yemeğine ait tenefüse geldik. öğlen yemeğinden bir önceki dersim tanıdığım kimseyle ortak değildi tabii yeni tanıştığım kişiler vardı. yemkhaneye gittiğimde tom elini sallayarak beni kalabalık bir masaya çağırıdı 7 kişi vardı heralde masada gittim bana ayrılmış olan sandalyeye oturdum tom hemen lafa atladı
"bells grup arkadaşlarınla tanış" dedi ve sırasıyla herkesi saymaya başladı "emmett, rosalie, jack, josh, alice ve edwrad'ı tanıyosun zaten" güldüm ve kafamı salladım memnun oldum anlamında tom yine konuşmaya başladı
"sen şimdi yarış yapmaya yapmaya paslanmışsındır" ona döndün güldüm
"fazla iddialı konuşuyorsun"
"öylemi"
"evet öyle yarış yapmaya yapmaya ne demektir anlayamadım beyefendi siz beni bırakıp gittiniz diye yarışlara küseceğimimi sandınız?"
"ne yani sen yarışmaya devammı ettin"
"buraya gelmeden bir hafta önce yarıştım" adı emmett olan bir kahkaha patlattıktan sonra
"sonuncumu oldun"
"yanlış tahmin koca oğlan birinci"
"ama sondan" dedi tekrar bir kahkaha attı ben bu kafın altında kalırmıyım
"fazla aynaya bakıyorsun sanırım karşında hep kendini gördüğünden aynaya bakmadığın zamanlarda da karşındaki kişileride kendin gibi zannediyorsun ama hatırlatırım burda bir ayna yok olsa bile asla yansıman benim gibi biri olamaz" bunu söylediğimde mors olmuştu bu sefer kahkaha atma sırası bendeydi ve kahkahamı bastım
"pekii yarışa ne dersin" dedi
"asla hayır demem ne zaman"
"yarış düzenlediğimiz ilk tarihte ilk biz yarışıcaz"
"memnuniyetle ama şimdiden söyliyim seni parmağımın ucuyla bile yenebilirim" dedim
"hah benimi" dedi ve konuşmaya tom girdi
"bunu söylemek istemezdim emmett ama bella beni bile yeniyor" herkes bu sözler karşısında bana bakmıştı
"ee noldu iddialı çocuk bi anda kaldın öyle"
"ben mi sana öyle gelmiştir"
"iyi bakalım öyle olsun yarışa kadar sağlam kal" dedim gülerek ve göz kırptım o sırada zil çaldı ve herkes hızla sınıflarına dağılmaya başladı. derslerimi edwardla aynıydı edwardla sınıfa girdik hoca daha gelmemişti bişi sormak ister gibi bi hali vardı edward'ın sonunda dayanamadım
"ee hadi ama çıkar şu ağzındaki baklayı"
"gerçekten o kadar iyi mi yarışıyosun"
"evet" dedim ukalaca güldüm ve ekledim "phoenixte yarışabilmek için gerçekten iyi ve cesur olmak lazım yoksa canından olabiliyorsun" anlamamış bir edayla bana baktı
"yarışlarımız terkedilmiş ve sonu uçurumla biten bir yerde oluyordu ve bitiş çizgisi uçurumun sadece 1.5 metre uzaklığındaydı çok dikkatli olman gerekiyor frenlerinde bir sorun yaşar yada herhangi bir şey olursa anında uçurumdan uçarsın" şaşkınlıkla bana baktı o sırada hoca derse girdi... ders boyunca edward bana baktı sinir olmuştum bana öyle bakılmasından nefret ederdim sonunda teenfüs zili çaldı ve yine dersimiz aynıydı koridorda diğer sınıfa yürürken
"yine benimle oturacak mısın?" diye sordu haha tam zamanıydı
"eğer bir önceki dersteki gibi öküzün trene baktığı gibi bakacaksan hayır" şaşkınlıkla yerinde kalakaldı ayalya devam ettim
"nolduu bir kızdan ilk defa böyle şeyler duyuyo gibisin" yürümeye devam etmeye başladı
"sen... çok garipsin"
"senin kadar olamam ya insan en azından odak noktasını değiştirir ders boyunca bana baktın"
"rahatsız olduğunu söyleme bana inanmam"
"sen kendini çok bişi sanıyorsun heralde diğer kızların senin hakkında ne düşündükleri umrumda değil ama bence sende diğerleri gibisin"
"öyle mi" dedi bana yaklaşarak
"öyle" dedim ve yürümeye başladım peşimden geldi sınıfa girince sınıfa şöyle bi göz attım ahh burası gerçekten doluydu
"bu sefer sadece benim yanım boş" dedi ona baktım gözlerimi devirdim "gerçekten" diye ekledi
"başka şansım yok" güldü ve yaına oturdum bu sefer kafasını cama çevirdi küçük bir kahkaha attım
"hiç dozun yok mudur senin yaa"
"yine neden memnun olmadım"
"bence sende bi takıntı var"
"neymiş o"
"baktığın bi yerden gözlerini alamıyorsun"
"neden böyle bi kanıya vardın"
"geçen ders bana bakmaya başladın ve ders boyunca öyle gitti şimdi sıraya oturduğumuzda beri dışarı bakıyosun ve ders bitene kadarda öyle olcak gibi"
"iyi teori"
"teorilerim her zaman iyidir" o sırada hoca girdi bu sefer bana bakmyıordu bu da bir gelişmeydi dikkatimi hocaya verdim allahtan o da o saçma sorulardan sormamıştı. zil çaldı edwardla birlikte otoparka çıktık. tom, jazz ve alice bizi orda bekliyolardı edwardla onlara doğru yürüdük yanlarına gittiğimizde
"selamm" dedim he p bir ağızdan
"selam" diye cevap verdiler
"eee bugün napıyoruz" dedi jazz tom kolunu omzuma attı
"sizi bilmem ama ben bellayı kaçırıyorum" dedi toma döndüm
"benim niye haberim yok"
"sürpriz yapmak istedim" bunları söylerken burnumu sıkmıştı güldüm
"hadi bakalım öyle olsun" ve diğerlerine döndüm "emir büyük yerden görüşürüz"
"görüşürüz bells iyi eğlenceler" dediler ben ve tom arabaya binip tomun evine doğru yola çıktık eve geldiğimizde arabadan indim çok güzel bir evi vardı şehrin merkezindeydi ama bizim ev kadar güzel değildi yavaşça içeri yürüdük eve girdik önce bişiler yedik salona geçip oturduktan sonra
"film izleyelim mi?" diye sordum
"bende aynısını düşünüyordum" dedi ve dvdye bir film koydu filmin adını görünce şaşırdım bu onunla son izlediğimiz filmdi ve hiç bi yerde o filmi bulamamıştım koltuğa uzandı ve bende onun yanına uzandım. dışarıdan görenelr bizi çok rahat sevgili sanabilirdi ama benim için tom jazzle aynı dğerdeydi yani bir abim gibiydi bende onun kız kardeşi filmi çıtımız çıkmadan seyrettik film bittikten sonra ona döndüm
"bu filmi uzun zamandır arıyodum"dedim
"ama bulamadın öylemi" dedi
"çok zor bulunan bir filmmiş" dedim
"evet öyle"dedi o sırada telefonum çaldı arayan jazzdi telefonu açtım
"haretime dayanamadın mı jazz"
"hayır canım ama geç kalmaya dayanamam"
"nereye niye"
"saatin farkında değilsiniz sanırım 9da restorantta olcaz"
"ne restorantı?"
"ahh sen bilmiyorsun değil mi?"
"neyiii"
"bu akşam bütün grup çok şık bi yere yemeğe gidiyoruz sonra bize gelicekler dağıtıcaz anlicağın"
"tamam biz hemen geliyoruz" dedim ve toma baktım "neden söylemedin"
"neyi" dedi
"yemeğiiii" dedim
"hii ewttt yemek vardı unutmuşum tamamen aklımdan çıkmış" dedi
"hadi yürü bakalım önce seni giydircez"
"sen mi seççeksin ne giyceğimi" dedi
"ne sandın akıllın eskisi gibi" dedim merdivenleri çıkarken ve ekledim "yanına normal kıyafet al yarın seni bırakmam"
"pekii ama bende senin kıyafetini seççem" dedi
"zevkle" dedim ve dolabını açıp ona şık bir takım seçtim saçları uzundu ensesine geliyordu ve bu ona çok yakışıyordu masmavi gözleri vardı ve kulağında küpesi aslına bakılırsa çok yakışılıydı hatta belki başka biri olsam ona aşık olurdum ama o benim abimden farksızdı ona sadece kardeşçe bir sevgi duyuyor ve kardeşçe bir bağ ile bağlıydım... bu düşüncelerden krtulur kurtulmaz yarın içinde bişiler seçtim ve yatağın üzerine sıraladım
"hadi giyin bakalım aşağıda seni bekliyorum"
"tamam fıstığımm" dedi
biraz sonra inmişti çok yakışıklı olmuştu
"oooo gözlerimi sizden alamıyorum beyefendi"
"saol küçük hanım sizide görücez birazdan"
"sen acele etmezsen göremicez" dedim
"tamam tamam hadii" dedi ve çıktık elindeki poşeti arka koltuğa attı benim için ön kapıyı açtı oda oturunca
"nazikliğinizde hiç bir şey kaybetmemişsin beyefendi"
"saolun hanfendi bende sizin kaybetmediğiniz bir özelliğinizi söyleyebilir miyim?"
"tabii beyefendi" dedim
"ukalalığınız hmm çok bilmişliğiniz-" sözünü bitrmeden omzuna vurdumm ve direksiyon hafif çevrldiği için arabada hafif bir yamulma oldu ve ardından yolun kenarının çevrilmiş olduğu duvara doğru ilerlemeye başladı... şimdi tek gördüğüm taştan duvardı birazdan o duvarla çarpışacağımızı bilmek(hemde benim yüzümden) çok büyük bir acı veriyordu... hemde daha yapmak istediğim çok şey varken...
SON4. bölüm yarınnn :-*
inş. beğenirsiniz iyi/kötü yorumlarınızı bekliyorummm :-*