Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
  Mart 21, 2010, 22:54:33  
   
 


 
   
 
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 7   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Aşk Uğruna - 23. 24. ve 25. Bölüm  (Okunma Sayısı 8414 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ela_seda
Şeker
**

Karma: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« : Haziran 11, 2009, 15:20:20 »




Aşk uğruna her şeyi göze alabilir misin?... Ölmeyi bile...

İhanete uğramış yaralı bir genç kız... Yakışıklılığıyla övünüp herkesi elde edebilceğini sana bir vampir...

Birçok kişinin hayranı olduğu o ''muhteşem'' seriyi kendi hayal gücümle yazıyorum umarım beğenirsiniz
İlk bölüm birazdan sizlerle...
« Son Düzenleme: Şubat 07, 2010, 15:14:30 Gönderen: ela_seda » Logged
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Aşk Uğruna - 23. 24. ve 25. Bölüm
« Eklendi: Mart 21, 2010, 22:54:33 »

Logged
mioNe
Şeker
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 232



« Yanıtla #1 : Haziran 11, 2009, 15:22:26 »

konusu çok güzel, ilk bölümü merakla bekliyorum
Logged

Bu, günün uyuyabilmeyi dilediğim zamanıydı.
Lise.
Ya da doğru sözcük Araf mıydı? Eğer günahlarımı telafi etmenin bir yolu
olsaydı, bu bir ölçütte çeteleye yazılmalıydı.

ela_seda
Şeker
**

Karma: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #2 : Haziran 11, 2009, 15:27:23 »

 
BÖLÜM 1
Yeni Bir Hayat... Yeni Arkadaşlar


yeni evimdeydim... her şeyimiz önceden hazırlanmıştı bir tek bizim gelmemiz kalmıştı ve işte o da oldu... evimiz benim isteğim üzerine merkezin biraz dışındaydı ormanın içinde karşımızda bizimki gibi bir villa vardı ama bizim evmiz daha güzeldi... renee ve charlie'yi zor ikna etmiş olsamda odamın duvalarını istediğim rehge boyatmayı başarmıştım... siyah... ama olurda sıkılırım bunalırım diye bir oda daha yapmışlardı bana ne gerek varsa... ahh zengin bir ailenin kızı olmanın ayrıcalıkları... babam özel bir tim bi çok kez ülke değiştirdik... en uzun zamanı phoenix'te geçirdim... 3 yıl... phoenix'te buldum ilk aşkımı... zaten ordan ayrılmamın sebebide aşık olmam değil miydi?... delice aşık olmuştum körce etrafımdaki hiç bir şeyi görmüyomuşçasına... Taki o güne kadar o çok sevdiğim sevgilimi ve en yakın arkadaşım dediğim kızı aynı yatakta o şekilde yakalayana kadar... o saniyede hayat durmuştu benim için... dünyam başıma yıkılmıştı... sonrası bir boşluk... en çok canımı acıtan ise onu hala seviyo oluşumdu... o günden sonra kendimi içkiye vermiştim içiyordum her şeyi unutabilmek için ama neye faydası oluyordu ki?... o an gözümün önünden gitmiyordu... ben bunları düşünürken zilin sesini duydum... birimi gelmişti?... hemde bu kadar çabuk... etrafıma baktım alacakaranlıktı... siyah perdelerimi çekmiştim ve odada küçük bir ışık demeti dahi yoktu... rahat bilgisayar koltuğuma yayılmış ayaklarımıda yatağa uzatıyordum aniden kapı açıldı gelen jasper'dı... biricik abim benim içni buraya geldi beni yalnız bırakmamak için...
''tatlım misafirlerimiz var hadi aşağı gelde tanış''
''peki jazz'' diye karşılık verdim ve yavaşça ayağa kalkıp jazz'i takip ettim...
salonda biri kız biri erkek iki kişi oturuyordu jazz söze atladı
''bu kardeşim bella''
kız olan sevecen bir şekilde ''ben alice'' diyerek elini uzattı
gülümsedimm ama nefret ederim böyle resmi şeylerden
''bende bella'' dedim
bi yandanda elini sıktım ama o da ne eli buz gibiydi... Sonra erkek olan girdi araya
''bende edward'' dedi. yine gülümsedim uzattığı eli sıktım
''bella'' diye tekrar söyledim.
sonra oturduk onlar koyu bir muahabbeteyken benim canım sıkılıyordu o sırada telefonum çaldı odak noktası bendim herkes bana bakıyordu ben gözlerimi açmış bir şekilde telefona. telefonda numarasını görmek bile canımı acıtıyordu. en sonunda telefonu sıktım ve jazz'e döndüm ellerim titriyordu ama sırası değildi hayır ağlamayacaktım... elimden geldiğince sesimi düzgün tutmaya çalışarak
''şu telefonu yok et jazz yoksa bu da çöplüğe gidecek'' dedim
jazz telefonu elimden aldı ve bataryasını çıkarıp masaya bıraktı
''şimdi kimse ulaşamaz'' dedi.
edward ve alice eminim şaşırmışlardır onlara bakmıyordum bakmak istemiyordum... sonra muhabbete devam edildi... alice bana bi soru yöneltti iyiki önce adımı söylemişti yoksa dikkat bile etmezdim
''bella siyahı çok mu seviyorsun''
''evet alice'' dedim zoraki gülümsemeyle
''çok belli oluyor ama bence sana canlı renkler çok daha yakışacaktır siyah farların gözlerinin güzelliğini kapatıyor''dedi ''gözlerimin çok güzel olduğu söylenemez bir mavi bir yeşil olsa neyse'' dedim
''çikolata hahverengisi bu göz rengini ilk defa görüyorum ve sana çok yakışıyor. yeşil mavi gibi göz renklerini her yerde görüyorsun ama seninki gibi bir göz rengini bulmak çok zor''
ahh bu kıza hazır cevap mıydı? ama dürüst olmalıyım ona ısınmıştım yoksa ters cevaplarımdan kurtulamazdı.
''saol alice ama iltifatlara pek alışık değilim''
ahh bir yalancı olmadığım kalmıştı o da oldu ben iltifatlara alışıktım zaten nereye gitsem iltifat etmezler miydi bana? alice gülmekle yetindi ve konu benim üzerimden dağıldı ama dağılmasaydı keşke alice o can alıcı soruyu sordu
''peki bu kadar çok seviyosanız orayı niye geldinizki buraya''
jazz anında dönüp bana baktı bende acı acı gülümsedim kafamı hayır anlamında salladım ve alice'e döndüm
''uzun ve karışık bir konu bu''dedim
alice anlayışla kafasını salladı.
''anlıyorum'' diye ekledi sonra bi anda bir yere odakalnır gibi oldu bir şey düşnürü gibi sonra neşeyle gülümsedi
''ama konuşmaya ihtiyacın olduğu her zaman ben burayım bana her şeyini anlatabilirsin'' dedi.
gülümsedim ''tamam'' dedim
konuşma yine derinleşti ve ben yine kendi düşüncelerimle gel-gitlerimle meşguldüm en sonunda edwardın sesini duydum ilk defa dikkat ettim kadifemsiz bir sesi vardı
''geç oldu biz artık kalkalım'' dedi
''iyi geceler'' dedim ve onları yolcu ettik jazzde bende odamıza çıktık ama beni uyku tutmadı üzerime bir bataniye alıp dışarıdaki salıncağa oturdum(hani bahçelerde olur ya böyle koltuk gibi ama salıncak adını bilmiyorum) akımda hala alex vardı ilk aşkım onla olan güzel günlerimizi hatıladım ve gözlerimden damla damla yaşlar akmaya başladı o sırada ağzımdan bir şarkı dökülmeye başdı...

Değmezsin ağlamaya
Bitip tükenmiş ömür
Herşeyimi harcadım uğruna
Çok aptalmış bu gönül...

Hayaller asmıştım aşk buğulu gönlün duvarlarına
Ümitler yeşerttim aşk kokulu ömrün baharlarına
Azıcık sevseydin sabretseydin
Sevdamızın hatrına
Değdimi yitirmeyi düşleri
Böyle bir hiç uğruna...
Gözüm kör olmuş aşkından yazık
Beni acıtsanda suçlamadım
Tek başına sevmek yetmiyormuş
Biraz geç oldu ama anladım...

Değmezsin ağlamaya
Bitip tükenmiş ömür
Herşeyimi harcadım uğruna
Çok aptalmış bu gönül...
hüseyin boncuk-değmezsin ağlamaya

sonra bana doğru gelen birini gördüm hemen göz yaşlarımı sildim. gelenin kim olduğunu anlamaya çalışıyordum ama karanlıktan seçemiyordum ama ışığın gözlerine yansımasıyla o bir çift gözle karşılaştım zümrğt yeşili bir çift göz... nerde görsem tanırdım... ama bu olabilir miydi buraya gelebilir miydi?... en önemlisi benim onla konuşabilecek gücüm var mıdı? Bu düşüncelerden kurtulmak istercesine başımı iki yana salladım o sırada bana seslendi... ''bella'' ama sesi değişmişti bu kaadr çabuk bir insanın sesi değişebilir miydi?...


SON

yorumlarınızı bekliyorumm
bu bölümm pentagramıma gelsin 
ilk bölümüm biraz kısa oldu beni manzur görün ama ikinci bölüm uzun :)
beğendiysenizde beğenmediysenizde yorum yaparsanız çok sevinirim
eleştirilere açığım
Logged
mioNe
Şeker
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 232



« Yanıtla #3 : Haziran 11, 2009, 15:34:33 »

çok güzel olmuş, ellerine sağlık
yazım kurallarına dikkar etsen daha iyi olurdu ama önemli değil
devamını merakla bekliyorum
Logged

Bu, günün uyuyabilmeyi dilediğim zamanıydı.
Lise.
Ya da doğru sözcük Araf mıydı? Eğer günahlarımı telafi etmenin bir yolu
olsaydı, bu bir ölçütte çeteleye yazılmalıydı.

helisim97
Kakao
***

Karma: +22/-2
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 457


.-.-.CaFeNiN PrEnSeSi.-.-.


« Yanıtla #4 : Haziran 11, 2009, 15:39:31 »

güzelmiş:Dyeni bölüm isteriz!yeni bölüm isteriz!
Logged

Noire
Çeviri Kulübü Üyesi
Kakao
*******

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 282



« Yanıtla #5 : Haziran 11, 2009, 15:39:54 »

gerçekten konu da bölüm de çok güzel...
eline sağlık ;D
Logged

İster dursun ister dönsün dünya
By_wizard
Krema
****

Karma: +1/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 743



« Yanıtla #6 : Haziran 11, 2009, 15:43:02 »

tatlım süper bir bölüm olmuş  ;) seni tebrik edyorum .ve yeni bölümü 14 gözle bekliorm.. :D
Logged
estelh
Şeker
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 205



« Yanıtla #7 : Haziran 11, 2009, 16:02:59 »

eline sağlık çok güzel olmuş... :)
Logged

"Hiç kimse bir ada,
tek başına bir bütün değildir...
...Her ölüm beni eksiltir,
çünkü insanlığın bir parçasıyım ben.
Bu yüzden, çanlar kimin için çalıyor diye sorma;
çanlar senin için çalıyor."
burjin
Kakao
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 401



« Yanıtla #8 : Haziran 11, 2009, 16:03:52 »

Nihayet okudum:) çok güzel olmuş canım ellerine sağlık
Demek Bella aşk acısı çekiyor ve Jazz'le kardeşler değişik walla:)
Bekletmeden yeni bölümü ekle çünkü geleni çok merak ediyorum
Logged
yyesim1991
Krema
****

Karma: +0/-1
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 559


sanki hiç var olmamışım gibi


« Yanıtla #9 : Haziran 11, 2009, 18:12:10 »

çok güzel olmuş canım tebrikler
ama hikayedeki kişileri ayrıntılı olarak tanıtsan iyi olur
mesela aileler kimlerden oluşuyo falan
bu arada yeni bölüm ne zaman
Logged

yalnız aşkı vardır aşkı olanın
ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
kardeşim olan gözlerini unutamadım
çocuğum olan alnını sevğilim olan ağzını
dostum olan ellerini unutamadım
GzM
Şeker
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 185


« Yanıtla #10 : Haziran 11, 2009, 18:21:45 »

cok guzel olmus tebrikler  :=  yeni bolümü cabuk ısterım ama  =P
Logged

(=...GzM...=)
ela_seda
Şeker
**

Karma: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #11 : Haziran 12, 2009, 00:58:33 »

çok güzel olmuş, ellerine sağlık
yazım kurallarına dikkar etsen daha iyi olurdu ama önemli değil
devamını merakla bekliyorum

beğenmene sevindim canım
dikkat etmeye çalışıyorum ama dikkat edersem çok fazla zaman alıyor onun yerine daha uzun bölümler yazıyorum devamı bugün gelir saat 12yi geçti :) yorum için saol :-*

güzelmiş:Dyeni bölüm isteriz!yeni bölüm isteriz!

yukarda dediğim gibi saat 12yi geçti yani bugün gelir yeni bölüm ;D beğenmene sevindim :) yorum için tşk.ler :-*


gerçekten konu da bölüm de çok güzel...
eline sağlık ;D


beğenmene çok sevindim canım yorumun için saol :-*


tatlım süper bir bölüm olmuş  ;) seni tebrik edyorum .ve yeni bölümü 14 gözle bekliorm.. :D

sei burda görmek ne güzell :-*
beğenmene çok sevindim canımm :-*
yorumun için çok saoll :-*
bekle bakalım yeni bölümü (tanıdık geldimi bu cümle =P)

eline sağlık çok güzel olmuş... :)


beğenmene çok sevindim tatlım yorum için saol :-*

Nihayet okudum:) çok güzel olmuş canım ellerine sağlık
Demek Bella aşk acısı çekiyor ve Jazz'le kardeşler değişik walla:)
Bekletmeden yeni bölümü ekle çünkü geleni çok merak ediyorum

değişik olmaya çalıştım baya hayatımmm
beğenmene çok sevindim
yorumun için çok teşekkür ediyorum :P

çok güzel olmuş canım tebrikler
ama hikayedeki kişileri ayrıntılı olarak tanıtsan iyi olur
mesela aileler kimlerden oluşuyo falan
bu arada yeni bölüm ne zaman

tmm canımm kişi anlizlerini yarın yazıp yollarım :)
beğenmene sevindimm yorum için çok teşekkürler :-*

cok guzel olmus tebrikler  :=  yeni bolümü cabuk ısterım ama  =P

beğenmene çok sevindim canım yorum için teşekkürler :-*
« Son Düzenleme: Haziran 12, 2009, 01:10:55 Gönderen: ela_seda » Logged
ela_seda
Şeker
**

Karma: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #12 : Haziran 12, 2009, 13:06:23 »

ben geldimmm hemde yepyeni bir bölümle =P buyrunn :)

BÖLÜM 2
TARTIŞMAMIZ... OKULUN İLK GÜNÜ... SÜRPRİZ BİR İSİM
bakışlarımı yere çevirmiştim ama bir dakika ses ters taraftan geliyordu evin kapısına bakınca abimin bana seslendiğini gördüm yanıma geldi
''nereye bakıyosun tatlım'' dedi
tekrar kafamı ''o''nu gördüğüm yere çevirdim yoktu
''o burdaydı jazz onu gördüm''
''kim burdaydı meleğim'' dedi şevkatle
''alex, alex burdaydı'' derken gözümden bir iki damla yaş döküldü
bana sımsıkı sarıldı ve kulağıma fısıldadı
''yanlış görmüşsün meleğim o hala phoenix'te''
''ama gördüm ordaydı'' dedim sessizce gözlerimden akan yaşalrı yüzünden sesim her ne kadar kısık çıksada çatlamıştı
''birlikte yenicez bunları hayatım birlikte atlatıcaz hadi eve girelim üşütüceksin'' hiç bişi demeden onla birlikte kalktım eve geldiğimizde
''birlikte yatalımmı?'' diye sordum
''tamam'' dedi jazz ve onun odasına gittik yatakta ona sarılarak uykuya daldım sabah uyandığımda jazz gitmişti kalktım aklıma ilk gelen yine alexdi ama bu böyle olmamalıydı dışarıya karşı artık güçlü görünücektim içimde yorgun üzgün bir bella olsada bunu asla dışarı vurmayacak eski bella olarak görünecektim kararımı vermenin rahatlığıyla aşağı indim jazz kahvaltı hazırlıyodu
''hayrola?'' diyerek yanına gittim ve kızarttığı patateslerden birini ağzıma attım
''aliceler bize kahvaltıya gelecek''
''neden edwardlar değilde aliceler'' dedim abime bakarak ve kıkırdadım.abim üstüme yürümeye başladı
''bak sen minik cadıya büyümüşte abisine neler demiş'' diye beni koşturmaya başladı yakaladımı gıdıklayacaktı biliyorum ve yakaladıda koltukta beni gıdıklıyodu ve ben kahkahalarla gülüyodum o sırada zil çaldı onun kolarında sıyrıldım kapıya koşarken hala gülüyordum
''gel buraya minik cadı daha cezan bitmedi''
kapıyı açtım ama gelenlere hoş geldinniz demek yerine jazz'e laf yetiştiriyordum
''ertelendi ve senin balık hafızan bunu unutur jazz''
''öyle mi küçük hanımm''dedi
''evet öyle'' dedim
''ben sana hatırlatırım bunu''dedi
''zevkle'' dedim
sonra kapıda bir bana bir jaspera bakan alice ve edwarda baktım
''ahh pardon biz kavgamıza daldık sizi kapıda bekletiyoruz hadi geçin içeri''dedim
ve sofraya oturduk kahvaltı yapmaya başladık
''ekmeyi uzata bilir misin mary''dedi jazz ona sinirli bir bakış attım ben ısabella'dan bile nefret edip bella dedirtiyordum onun şimdi yaptığı neydi maria olan ikinci adımı kendi yöntemiyle kısaltıp mary yapıyordu ahh alicede hemen atladı
''mary mi?''
''ikinci adım maria ama jazz saolsun nefret ettiğimi bildiği halde bu ismimi kısaltarak söylüyo'' dedim
''tanrı aşkına asıl ismi isabella maria swan ama hanfendi beğenmiyor bella dedirtiyor herkese''
''zevkler ve renkler tartışılmaz jazz ben senin tercihlerine bir şey demiyorum'' dedim meydan okurcasına
''öylemi küçük hanım ne tercihim varmış benim seni rahatsız eden söyle bakalım''
''konuşmamı istemezsin''
''söylw söyle''
''sen istedin mesele şu iki haftada bi sevgii değiştirme olayından başlayabiliriz ne dersin?''
''o benim tercihim''
''burda senin tercihlerinden konuşuyoruz bizde zaten''
''tamam senin sevgili tercihlerinden de bahsedelim''
''hah duyanda senin gibi yedekleriyle beraber 3 futbol takımı çıkaracak kadar kişiyle çıktım zannedicek''
''bir kişiyle çıktında noldu haa burda olmanın sebebide o değil mi üzülmenin sebebi tercihlerden konuşuyoruz demek sonum olucak diyodun bak ne güzel oldu hayata küstürdü seni bağlanma dedim sana bu kadar erkektir dedim ama bak yapacağını yaptı seni ne hale getirdi ikimizide buraya sürükledin'' neler diyordu bu ben mi sürüklemiştim onu buraya gelmemesi için ikna etmeye çalışan bendim aslında. sinirlerim tepeme çıkmıştı yine o mide bulandırıcı kare gözümün önüne geliyordu sinirle çatalı ve bışağımı masaya bıraktım bırakmamla bütük bir ses çıktı. ortam çok gergindi ben ve jazz ayaktaydık
''yeter!!'' diye bağırdım ''haddini aşıyorsun ben yalvarmadım sana benimle gel diye hatta orda kalmanı bile istediğim hatırlatırım şimdi istersen gidebilirsin inan umrumda olmaz'' bu sözleri söyledikten sonra sadalyeyi itip hızla yukarı odama koşturdum arkamdan tek duyduğum ses ittirdiğim sandalyenin hızlıca yere düşmesiydi... odama girdim perdeler açık olamadığı için içeriye ışık girmiyordu böylece kapkaranlıktı duvarın kenarına çöktüm ve hıçkırıklarla ağlamaya başladım ağlıyordum ama susmuyordum hıçkırıklarım o kadar kuvetliydiki elimle ağzımı kapatmama rağmen durmuyordu o sinirle henüz yerleştirmemiş olduğum eşyaların bulundauğu koliye elimi attım ve elime gelen ilk şeyi yere fırlattım ve kırılma sesini dinledim ve aynı olayı bir kaç kez tekrarladım ama sonra kolumda bir sıcaklık ve yanma hissettim neden böyleydi? dışarıdan sesler gelmeye başladı ve kapımı biri açtı ışığı yaktı içerisi aydınlanınca ne olduğunu anladım çerçevelerimi yere fırlatmıştım ve cam kırıkları koluma saplanmıştı gelen kişiye kafamı çevirdim edwarddı. nefesini tutmuş bi şekilde bana bakıyordu ilgilenmeden önüme döndüm ve kırdığım çerçevedeki resimlere baktım hah ne şans 'onların' resimerinin olduğu çerçeveleri kırmıştım... o sırada kapım tekrar açıldı gelenler iki kişiydi ayak seslerinden anlaşılıyordu biraz sonra jasperın sesini duydum
''bella bella tatlım çok çok özür dilerim'' kafamı kaldırdım ve ona baktım kafamı tamam anlamında salladım dikkatimi edward ve alice çekti nefeslerini tutmuş kaskatı kesilmiş ve odanın en uzak köşesine gitmişlerdi neler olyuordu?? ahh bunu düşünecek vaktim yoktu jazz beni kuceğına aldı
''hadi hastaneye gidelim yarana baksınlar'' dedi
"gerek-" yok dicekken o hemen gerek sözcüğümden sonra atladı
"var"
ayrı arabalarla gittik ben ve jazz benim mini cooperımda onlar ise kendi arabalarıyla neden anlamadım ama böyle istemişlerdi hataneye gelince koluma 3 dikiş attılar canım yanmıştı jazz tekrar konuşmaya başladı
''bella gerçekten'' lafı ağzına tıkatım sıkılmıştım
''özür diliceksen sadece sus yeter jazz sıkıldım" dedim doktor
"çıkabilirsiniz" dedi bu son zamanlarda duyduğum en güzel şeydi.
hastaneden çıktık ve eve geldik koltuğa uzadım alice ve edwrad gelmemişti yarın birlikte okula gidicektik bunun için sözleşmiştik o sırada dün jasper 'ın sehpanın üzerine koyduğu telefonum aklıma geldi canım acımıyordu kolumu rahatça kullanabiliyordum bu güzeldi... telefonumun bataryasını taktım ve telefonumu açtım jazz içerde yemek yapıyodu doğru düzgün konuşmamıştım onunlada telefonumu açtığım anda bir sürü mesaj geldi hepsi alex'ten di hiçbirini okumadım direk gelen kutuma kayıt oldu o sırada telefonum çaldı annem arıyordu
''alo"
"bella kızım nasıslın"
"iyiyim annecim sen nasılsın"
"iyim bende güzelim napıyorsun"
"uzanıyorum napiyim"
"peki ya jasper napıyor?"
"o da yemek hazırlıyor"
"hmm çağırsana konuşiyim onunla da"
"annecim jazze verdikten sonra kapatır o telefonu şimdiden söyliyim artık bu hattımı kullanöicam orda yeni hat almıştım ya onu kullanıcam"
"anlıyorum güzelim bi daha bunu aramayız o zaman"
"tamam jazzi çağırıyorum" dedim ve "jazzz" diye bağırdım yanıma geldi
"noldu"
"annem seninle konuşmak istiyor" sesimi soğuk tutabildiğim kadar soğuk tutmuştum elimden telefonu aldı
"sultanımmm"
"iyiyim sen nasılsın"
"bizim deli kıza yemek yapıyorum napayım"
"tamam annecim bizde seni seviyoruz görüşürüz" dedi ve kapattı telefonu bana uzattı ve gülümsedi telefonumu koltuğa koydum ve televizyona döndüm o da yemek başına akşama kadar mutfaktan çıkmadı bende televizyon karşısından ayrılmadım
"yemek hazır" diye bağırdı kalktım ve masaya oturdum ikimizde konuşmuyorduk sabahki tatsızlık hala aklımdaydı tabağıma bakıyodum hiç bişi yemiyodum kalktı ve yanıma geldi bana sarıldı
"bellam meleğim bi tanem canımın içi ben çok özür dilerim gerçekten seni üzmek istemedim ama beni biliyorsun işte sinirlendim bir an ortam değiştirme gerginliği filan seni çok kırıdm ve bu yüzden kendimden nefret ediorum beni affedebilcek misin?" dedi onu affetmeyip napacaktım ki o benim canımın içi bi tanecik abimdi
"seni nasıl affetmeyeyim ama eğer kendinden nefret etmeye devam edersen affetmemeyi düşünebilirim"
"kiim kendinden nefret eden kimmiş ben tanımıyorum" dedi güldüm ve yemeğe başladık sonrada yatıp uyudum. odam temizlenmişti ve resimler ortalıkta yoktu bu çok iyiydi. sabah saatin sesine uyandım kalktım bir duş aldım ve dolabımı açıp ne giyeceğimi aramaya başladım o sırada pembe-beyaz elbisem dikkatim çekti hava bugün güneşliydi onu giyebilirdim askıdan çıkardım eteği mini ve fırfırlıydı katları sıra sıra pembe-beyaz gidiyordu üstü beyazdı ve pembe renkli koca bir dudak resmi vardı. saçlarımı düzleştirdim ve arasına pembe takma saçlarımdan bir kaç tane iliştirdim hafif bir makyaj yaptım ve beyaz converselerimi giydim son olarak parfümümü sıkıp aşağı indim. eminim alice renkli bir şeyler giydim diye çok memnun olacaktı. aşağıya inince jazz hafif bir ıslık sesi çıkardı
"ben her zamanki oyunumu oynasammı ne erkeklere karşı egom olur"
"buna izin vemicem"
"aa olurmu öyle şey fıstık gibi oluşsun"
"saol abicim sende çok yakışıklısın"
"fazla süslenmedin mi?"
"forks lisesinin kızları süsü çok severlermiş ya aliceden duydum o da süslenip gidermiş okula"
"doğru" dedi ve oturup kahvaltımızı yaptık ve zil çaldı kapıyı açtım
"hoş geldiniz" dedim alice gülerek alicende benden farkı yoktu
"hoşbulduk" dedi ama edwardda tepki yoktu bana bakıyordu rahatsız oldum ve kızardım alice edward'ı dürttü
"pardon dalmışım hoşbuldum" dedi edward o sırada jazz de yanıam geldi
"hoş geldiniz hadi çıkalım" birlikte arabaya bindik ve okula doğru gitmeye başladık alice hemen söze atlatı
"sana renkli şeylerin çok yakışacağını söylemiştim bells"
"saol alice" dedim
okula gelmiştik arabadan indiğimizde herkes bize bakıyordu kzıların fısıldaşmalarını duyuyordum
"yeni gelen kıza bak pekte güzel değil ben daha güzelim"
"elbisesini nerden almış acaba"
"bu elbiseye benim sahip olmam lazımdı" erkeklerin fısıltıları daha farklıydı
"vayy yeni gelen kıza bak fıstık gibi"
"mutlaka sevgilsi vardır"
"edwarda baksana hemen kızın dibinde bitmiş" gibi bir sürü fısıltılar okula şöyle bir göz attım
"güzel görünüyor"
"katılıyorum" diyerek onayladı jazz o sırada bana doğru biri gelmeye başladı
"heyy selamm ben eric buranın gözü kulağıyım neydeyse her şey benden sorulur"
"bella" dedim ve güldüm jasperda benim arkamdan
"jasper bende" dedi
"ahh bunu yaklaşık 2 hafta önce öğrendik herkes sizin gelmenizi bekliyordu" dedi şaşırmıştım
"niye dedikodu malzemesimi kalmamıştı?" dedim dememle jazzin beni dürtmesi bir oldu ona döndüm ve nee anlamında bir bakış attım bu sözüme eric gülmüştü
"ahh bir yandan evet diyebiliriz ama daha çok buraya yeni kişiler çok gelmez gelincede böyle konuşulurlar"
"yani diyosunki bir süre gündemde kalacaksınız"
"iyi anlıyorsun" dedi ve güldü.suratımı buruşturdum
"bu hoşuma gitmedi"
"neden herkes seni konuşuyor, seni düşünüyor neresi hoşuna gitmiyorki" dedi eric
"kızlar bana sevgililerini elinden almışım gibi bakıyor" dedim ve güldüm
"yeni gelen güzel kızları biraz fazla çekştirirler ama alışırsın" dedi
"başka çaremm yok zaten neyse konuşsunlar cevapları hazır nasıl olsa"
"bu iyi cevap vererek onları daha kolay susturabilirsin" gülmekle yetindim edward alice ve jasper bizim konuştuklarımızı dinliyorlardı o sırada bahçede bana doğru bakan birini gördüm gülümsüyordu bense şaşkın şaşkın ona bakıyordum tahmin ettiğim kişi değildi değilmi? o olamazdı ama emin olmam lazımdı eric'e döndüm
"o ........... değil mi?"


SON

evett yeni bölüm geldiii böyle güzel tepkiler almak çok hoşuma gitti inş. bu bölümüde beğenirsiniz
bu bölüm tüm yorum yapanlara gelsin :-*
bu arada yazmam için farklı fikirleriniz tavsiyeleriniz olursa ö.m yoluyla bana ulaşırsanız çok sevinirim tavsiyelere her zaman açığım :-*
uzuuun bir bölüm yazdım yorumlarınızı bekliyorum beğensenizde beğenmesenizde yanlışlarım varsa yada gözümden kaçırdım bir yer söylerseniz çok sevinirim :-*
« Son Düzenleme: Haziran 12, 2009, 13:10:04 Gönderen: ela_seda » Logged
Noire
Çeviri Kulübü Üyesi
Kakao
*******

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 282



« Yanıtla #13 : Haziran 12, 2009, 14:52:25 »

çok güzel olmuş...
gelen alex'tir bence ;D
Logged

İster dursun ister dönsün dünya
burjin
Kakao
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 401



« Yanıtla #14 : Haziran 12, 2009, 15:44:18 »

Güzel olmuş eline sağlık canım;)
Bu seferde alex diyeceğim ama tutmayacak en iyisi yeni bölümde öğrenmek:P
Bir şey soracağım Edward ve Alice vampir mi_?_
Yemeğe geldiler ya
Ve Cullenlardan diğerleri nerede_?_ Yoklar mı_?_
Logged
_bucu_
Şeker
**

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 134


ne bugün ne de yarın kısaca asla diyorum....


« Yanıtla #15 : Haziran 12, 2009, 15:59:36 »

eline sağlık çok güzel yazmışsın:)
Logged
ela_seda
Şeker
**

Karma: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #16 : Haziran 12, 2009, 16:08:32 »

çok güzel olmuş...
gelen alex'tir bence ;D


beğenmene çok sevindimmm canım
gelen hmm bi dahaki bölümde öğreniceksiniz :)

Güzel olmuş eline sağlık canım;)
Bu seferde alex diyeceğim ama tutmayacak en iyisi yeni bölümde öğrenmek:P
Bir şey soracağım Edward ve Alice vampir mi_?_
Yemeğe geldiler ya
Ve Cullenlardan diğerleri nerede_?_ Yoklar mı_?_

ewt cullen ailesi vampir dadlumm
ama yemek yiyebiliyolar yani sevmeselerde her zaman yiyebiliyolar ;D
diğerleri var ama alice ve edward onlardan ayrı yaşıyor <.<
yeni bölüm biterse bugün gelir uzun yazmaya çalışıyorum ^^;

eline sağlık çok güzel yazmışsın:)

beğenmene çok sevindim tatlımm
Logged
burjin
Kakao
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 401



« Yanıtla #17 : Haziran 12, 2009, 16:11:50 »

Bekliyorum yeni bölümü.Bence birazda Cullenlardan bahsetsen yada karakter tanıtımı falan;)
Logged
ela_seda
Şeker
**

Karma: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #18 : Haziran 12, 2009, 16:15:01 »

Bekliyorum yeni bölümü.Bence birazda Cullenlardan bahsetsen yada karakter tanıtımı falan;)

onu yazmaya başlıyorum şimdi :)
Logged
By_wizard
Krema
****

Karma: +1/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 743



« Yanıtla #19 : Haziran 12, 2009, 16:21:26 »

çok güzel olmuş cnm :) tbrk ederm sni :)..
yb yi bekliorm..(!) :D
Logged
zarroc_wampire
Kakao
***

Karma: +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 289


şaraba karşı koyarak kokusunun tadını çıkar


« Yanıtla #20 : Haziran 12, 2009, 16:55:32 »

yeni bölü ne zaman
Logged

yyesim1991
Krema
****

Karma: +0/-1
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 559


sanki hiç var olmamışım gibi


« Yanıtla #21 : Haziran 12, 2009, 17:44:47 »

çok güzel bi bölümdü canım
yeni bölüm ne zaman
Logged

yalnız aşkı vardır aşkı olanın
ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
kardeşim olan gözlerini unutamadım
çocuğum olan alnını sevğilim olan ağzını
dostum olan ellerini unutamadım
celine_123
Çeviri Kulübü Üyesi
Demleme Çay
*******

Karma: +3/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1186


Eric Northman is mine!!!!!


« Yanıtla #22 : Haziran 13, 2009, 18:40:18 »

çok güzel ve farklı bir konu. iki bölüm de güzeldi ellerine sağlık  :=
ama arada nokta koymayı hatırlasan? sen böyle yazınca işler karışıyor bir süre sonra sanki. soluksuz okumam gerekiyormuş gibi hissediyorum.  o.O
Logged


Sookie: He's your maker, isn't he?
Eric: Don't use words you don't understand.
Sookie: You have a lot of love for him.
Eric: Don't use words I don't understand.
ela_seda
Şeker
**

Karma: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #23 : Temmuz 03, 2009, 22:45:43 »

ayy üzgünümmm buraya eklemiyi ihmal etmişimm :'(

işte üçüncü bölümm;

BÖLÜM 3
BÜYÜK BİR HATA


"o thomas değil mi?"
"evet ama tom denilmesinden hoşlanır ve boşuna uğraşma yeni gelenlere yüz vermez" dedi
eric o cümlesini bitirir bitirmez bana doğru bakıp gülümseyen ve kollarını bana sarılmak için açan yakışıklıya doğru koştum beni kolarının arasına aldı ve döndürdü
"inanamıyoeum bu bir hayal olmalı" dedim
"ister inan ister inanma ben egrçeğim ve karşında duruyorum cadı" dedi tom
"çok çok çok özledim" dedim tekrar sarılarak
"bende seni meleğim bende seni" dedi o sırada yanımıza alice edward ve jasper gelmilerdi jazz ve tom aynı anda
"kanka" diyerek sarıldılar birbirlerine aralarında kalmıştım
"nerdesin sen" diye çııştım toma uzun süre haber almaya açlışmıştım ama bulamamıştım şimdi karşımdaydı ama öyle sessiz sedasız çekip gitmenin hesabını vermek zorundaydı
"tatlım bu uzun bir mesele eğer şimdi ders programınızı almazsak derse geç kalıcaksın" gözlerimi devirdim
"peki" diye cevapladım ders programlarımızı aldık jazz ve alice'in ben ve edward'ın derslerinin nerdeyse hepsi aynıydı ve ilk dersimizde aynıydı herkes sınıflarına dağılmaya başladı edwardla sınıfa girdik
"neresi boş?" diye sordum
"benim yanım gel" dedi ve elimden tutup sırasına doğru götürdü oturdu ve yanına oturdum o sırada yanımıza bir çocuk geldi ve masama oturdu
"selam bella ben mike hoş geldin" gülümsedim sıcakkanlıydı
"selam mike hoş buldum"
"benimle oturmak ister misin" tam ağzımı açıp cevap vereckken edward konuştu
"bana sözü var"
"ahh peki başka zaman belki iyi dersler" dedi ve sırasına oturdu
"söz vermemiştim" dedim ona dönüp
"ama benle oturuyosun kalkıp onun yanına gidecek halin yoktu dimi"
"kendimde cevap verebilirdim"
"onu tanımıyorsun çok yılışıktır eğer ben cevap vermeseydim sen hayır bile desen 2 saat dırdır yapardı"
"iyi öyle olsun bari" dedim o sırada hoca içeriye girdi ve
"günaydın" dedi bu sözcükten sonra hemen sınıfı süzdü beni aradığı baya belliydi
"sen yeni öğrencisin dimi isabella kalk ve bize kendini tanıt niye geldiğini nerede oturduğu nerden geldiğini falan filan işte" iç çektim böyle şeylerden nefret ederdim kalktım ve başldım
"öncelikle sadece bella denmesine tercih ederim phoenixten geldim şehrin biraz dışında evim"
"peki neden geldin buraya birinin gelmesi için bir sbeebi olamsı gerekiyor" bu nasıl bir öğretmendi birde kovsaydı yani ters cevap vermekten kendimi alamadım
"elbetteki var ama izin verirseniz bırakın o da bana kalsın" hoca anlıyorum anlamında kafasını salladı sonra gözü edwarda kaydı
"seni oturtacağım yere kendin oturmuşsun bu iyi edwardla çok iyi bir eş olacaksınız oturabilirsin" sonunda dedim içimden ve ders anlatmaya başladı bay weber. sonraki ders sonraki ders dersler çok sıkıcı geçiyordu en sonunda öğlen yemeğine ait tenefüse geldik. öğlen yemeğinden bir önceki dersim tanıdığım kimseyle ortak değildi tabii yeni tanıştığım kişiler vardı. yemkhaneye gittiğimde tom elini sallayarak beni kalabalık bir masaya çağırıdı 7 kişi vardı heralde masada gittim bana ayrılmış olan sandalyeye oturdum tom hemen lafa atladı
"bells grup arkadaşlarınla tanış" dedi ve sırasıyla herkesi saymaya başladı "emmett, rosalie, jack, josh, alice ve edwrad'ı tanıyosun zaten" güldüm ve kafamı salladım memnun oldum anlamında tom yine konuşmaya başladı
"sen şimdi yarış yapmaya yapmaya paslanmışsındır" ona döndün güldüm
"fazla iddialı konuşuyorsun"
"öylemi"
"evet öyle yarış yapmaya yapmaya ne demektir anlayamadım beyefendi siz beni bırakıp gittiniz diye yarışlara küseceğimimi sandınız?"
"ne yani sen yarışmaya devammı ettin"
"buraya gelmeden bir hafta önce yarıştım" adı emmett olan bir kahkaha patlattıktan sonra
"sonuncumu oldun"
"yanlış tahmin koca oğlan birinci"
"ama sondan" dedi tekrar bir kahkaha attı ben bu kafın altında kalırmıyım
"fazla aynaya bakıyorsun sanırım karşında hep kendini gördüğünden aynaya bakmadığın zamanlarda da karşındaki kişileride kendin gibi zannediyorsun ama hatırlatırım burda bir ayna yok olsa bile asla yansıman benim gibi biri olamaz" bunu söylediğimde mors olmuştu bu sefer kahkaha atma sırası bendeydi ve kahkahamı bastım
"pekii yarışa ne dersin" dedi
"asla hayır demem ne zaman"
"yarış düzenlediğimiz ilk tarihte ilk biz yarışıcaz"
"memnuniyetle ama şimdiden söyliyim seni parmağımın ucuyla bile yenebilirim" dedim
"hah benimi" dedi ve konuşmaya tom girdi
"bunu söylemek istemezdim emmett ama bella beni bile yeniyor" herkes bu sözler karşısında bana bakmıştı
"ee noldu iddialı çocuk bi anda kaldın öyle"
"ben mi sana öyle gelmiştir"
"iyi bakalım öyle olsun yarışa kadar sağlam kal" dedim gülerek ve göz kırptım o sırada zil çaldı ve herkes hızla sınıflarına dağılmaya başladı. derslerimi edwardla aynıydı edwardla sınıfa girdik hoca daha gelmemişti bişi sormak ister gibi bi hali vardı edward'ın sonunda dayanamadım
"ee hadi ama çıkar şu ağzındaki baklayı"
"gerçekten o kadar iyi mi yarışıyosun"
"evet" dedim ukalaca güldüm ve ekledim "phoenixte yarışabilmek için gerçekten iyi ve cesur olmak lazım yoksa canından olabiliyorsun" anlamamış bir edayla bana baktı
"yarışlarımız terkedilmiş ve sonu uçurumla biten bir yerde oluyordu ve bitiş çizgisi uçurumun sadece 1.5 metre uzaklığındaydı çok dikkatli olman gerekiyor frenlerinde bir sorun yaşar yada herhangi bir şey olursa anında uçurumdan uçarsın" şaşkınlıkla bana baktı o sırada hoca derse girdi... ders boyunca edward bana baktı sinir olmuştum bana öyle bakılmasından nefret ederdim sonunda teenfüs zili çaldı ve yine dersimiz aynıydı koridorda diğer sınıfa yürürken
"yine benimle oturacak mısın?" diye sordu haha tam zamanıydı
"eğer bir önceki dersteki gibi öküzün trene baktığı gibi bakacaksan hayır" şaşkınlıkla yerinde kalakaldı ayalya devam ettim
"nolduu bir kızdan ilk defa böyle şeyler duyuyo gibisin" yürümeye devam etmeye başladı
"sen... çok garipsin"
"senin kadar olamam ya insan en azından odak noktasını değiştirir ders boyunca bana baktın"
"rahatsız olduğunu söyleme bana inanmam"
"sen kendini çok bişi sanıyorsun heralde diğer kızların senin hakkında ne düşündükleri umrumda değil ama bence sende diğerleri gibisin"
"öyle mi" dedi bana yaklaşarak
"öyle" dedim ve yürümeye başladım peşimden geldi sınıfa girince sınıfa şöyle bi göz attım ahh burası gerçekten doluydu
"bu sefer sadece benim yanım boş" dedi ona baktım gözlerimi devirdim "gerçekten" diye ekledi
"başka şansım yok" güldü ve yaına oturdum bu sefer kafasını cama çevirdi küçük bir kahkaha attım
"hiç dozun yok mudur senin yaa"
"yine neden memnun olmadım"
"bence sende bi takıntı var"
"neymiş o"
"baktığın bi yerden gözlerini alamıyorsun"
"neden böyle bi kanıya vardın"
"geçen ders bana bakmaya başladın ve ders boyunca öyle gitti şimdi sıraya oturduğumuzda beri dışarı bakıyosun ve ders bitene kadarda öyle olcak gibi"
"iyi teori"
"teorilerim her zaman iyidir" o sırada hoca girdi bu sefer bana bakmyıordu bu da bir gelişmeydi dikkatimi hocaya verdim allahtan o da o saçma sorulardan sormamıştı. zil çaldı edwardla birlikte otoparka çıktık. tom, jazz ve alice bizi orda bekliyolardı edwardla onlara doğru yürüdük yanlarına gittiğimizde
"selamm" dedim he p bir ağızdan
"selam" diye cevap verdiler
"eee bugün napıyoruz" dedi jazz tom kolunu omzuma attı
"sizi bilmem ama ben bellayı kaçırıyorum" dedi toma döndüm
"benim niye haberim yok"
"sürpriz yapmak istedim" bunları söylerken burnumu sıkmıştı güldüm
"hadi bakalım öyle olsun" ve diğerlerine döndüm "emir büyük yerden görüşürüz"
"görüşürüz bells iyi eğlenceler" dediler ben ve tom arabaya binip tomun evine doğru yola çıktık eve geldiğimizde arabadan indim çok güzel bir evi vardı şehrin merkezindeydi ama bizim ev kadar güzel değildi yavaşça içeri yürüdük eve girdik önce bişiler yedik salona geçip oturduktan sonra
"film izleyelim mi?" diye sordum
"bende aynısını düşünüyordum" dedi ve dvdye bir film koydu filmin adını görünce şaşırdım bu onunla son izlediğimiz filmdi ve hiç bi yerde o filmi bulamamıştım koltuğa uzandı ve bende onun yanına uzandım. dışarıdan görenelr bizi çok rahat sevgili sanabilirdi ama benim için tom jazzle aynı dğerdeydi yani bir abim gibiydi bende onun kız kardeşi filmi çıtımız çıkmadan seyrettik film bittikten sonra ona döndüm
"bu filmi uzun zamandır arıyodum"dedim
"ama bulamadın öylemi" dedi
"çok zor bulunan bir filmmiş" dedim
"evet öyle"dedi o sırada telefonum çaldı arayan jazzdi telefonu açtım
"haretime dayanamadın mı jazz"
"hayır canım ama geç kalmaya dayanamam"
"nereye niye"
"saatin farkında değilsiniz sanırım 9da restorantta olcaz"
"ne restorantı?"
"ahh sen bilmiyorsun değil mi?"
"neyiii"
"bu akşam bütün grup çok şık bi yere yemeğe gidiyoruz sonra bize gelicekler dağıtıcaz anlicağın"
"tamam biz hemen geliyoruz" dedim ve toma baktım "neden söylemedin"
"neyi" dedi
"yemeğiiii" dedim
"hii ewttt yemek vardı unutmuşum tamamen aklımdan çıkmış" dedi
"hadi yürü bakalım önce seni giydircez"
"sen mi seççeksin ne giyceğimi" dedi
"ne sandın akıllın eskisi gibi" dedim merdivenleri çıkarken ve ekledim "yanına normal kıyafet al yarın seni bırakmam"
"pekii ama bende senin kıyafetini seççem" dedi
"zevkle" dedim ve dolabını açıp ona şık bir takım seçtim saçları uzundu ensesine geliyordu ve bu ona çok yakışıyordu masmavi gözleri vardı ve kulağında küpesi aslına bakılırsa çok yakışılıydı hatta belki başka biri olsam ona aşık olurdum ama o benim abimden farksızdı ona sadece kardeşçe bir sevgi duyuyor ve kardeşçe bir bağ ile bağlıydım... bu düşüncelerden krtulur kurtulmaz yarın içinde bişiler seçtim ve yatağın üzerine sıraladım
"hadi giyin bakalım aşağıda seni bekliyorum"
"tamam fıstığımm" dedi
biraz sonra inmişti çok yakışıklı olmuştu
"oooo gözlerimi sizden alamıyorum beyefendi"
"saol küçük hanım sizide görücez birazdan"
"sen acele etmezsen göremicez" dedim
"tamam tamam hadii" dedi ve çıktık elindeki poşeti arka koltuğa attı benim için ön kapıyı açtı oda oturunca
"nazikliğinizde hiç bir şey kaybetmemişsin beyefendi"
"saolun hanfendi bende sizin kaybetmediğiniz bir özelliğinizi söyleyebilir miyim?"
"tabii beyefendi" dedim
"ukalalığınız hmm çok bilmişliğiniz-" sözünü bitrmeden omzuna vurdumm ve direksiyon hafif çevrldiği için arabada hafif bir yamulma oldu ve ardından yolun kenarının çevrilmiş olduğu duvara doğru ilerlemeye başladı... şimdi tek gördüğüm taştan duvardı birazdan o duvarla çarpışacağımızı bilmek(hemde benim yüzümden) çok büyük bir acı veriyordu... hemde daha yapmak istediğim çok şey varken...


SON

4. bölüm yarınnn :-*
inş. beğenirsiniz iyi/kötü yorumlarınızı bekliyorummm :-*
Logged
By_wizard
Krema
****

Karma: +1/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 743



« Yanıtla #24 : Temmuz 04, 2009, 00:30:28 »

Cnm çok güzel bi bölüm biliyorum geçekten. :D
Nereden olduğunu biliyorsun :D
Ama biz 12. bölümü bekliyoruz...
Lütfen koy değil mi ama bize de yazık?! :D :D :D
Logged
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 7   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: