sanırım 2008 in ilk yorumunu sevgili fırat abimin fotolarıyla yaptığım avatarlı ben yapıcam

fırat abi. evet ben henüz küçüğüm. çok fazla şey yaşamış olamam, en azından senin kadar çok şey yaşamamışımdır. ama ben bir şey öğrendim(özellikle de şu en son olaydan). bağlanmak, evet bağlanmalısın, sevmek güzeldir, sevmek insanı özgür kılar, belli bir süre. ama her sevginin bir sonu vardır, bunu bazen sen sonlandırırsın bazen O. sen sonlandırdığında da O'na en az sana koyduğu kadar çok koyuyor inan bana. O sonlandırdığında, O da üzülüyor kendimden biliyorum. evet, bağlanmalısın, güvenmelisin, çünkü güvenmezsen O'nun da sana güvenmeyeceğini düşünür, her an diken üstünde olursun ve, değişik sekillerde, O'nun kalbini kırarsın.
ayrıldığında ağlarsın, O da ağlar, O'nun ağlaması seninkinden daha kısa sürer, çünkü O seni üzdüğü için ağlar, sense kendin üzüldüğün için. üzülürsün, evet, o aşk yaratığı koydu mu çok pis koyuyo insana. ama bu kadar acı çekmek, insanı yıpratır. bazı durumlarda o acıyı çekmek gerekir, hem insanın büyümesi için gerekir bu, hem de yaşanan anların değeri için, her iki tarafın da acı çekmesi gerekir-ki çeker de. sanırım bu mektup da öyle bir kişiye yazılmış. ağlama demem, ki denmez zaten, hani demişsin ya "4 yıllık sevgi" diye, böyle bir durumda ağlama demek çok büyük bi ayıp olur bana göre. ama yine de, gerektiği kadar üzülmelisin ve gerektiği kadar ağlamalısın, daha fazla değil. çünkü o aşk yaratığı, çok pis koyar ama sonra da bi bakarsın, tekrar aşık olmuşsun. tekrar güzel günler vardır önünde.
ama her ilişkinin bi değeri vardır, hatta belki O senden daha fazla sevmiştir, ama belki daha fazla seveceği birini bulmuştur, çünkü şu
'the only one' adlı olan varya, ne zaman çıkıcağı belli olmayan bi mahlukat zaten o.her ilişkinin bi değeri vardır, ama her ilişkide de kendini yıpratmak... tamam acı veriyor, yere düşsen de canın acır, ama ders almak gerek, ve ben henüz kimsenin sevmediği halde seviyomuş gibi yaptığını görmedim. işte asıl sorun bu zaten, bu konuda rol yapamazsın. emin ol O da seni üzmek istememiştir, o da seni sevmişti çünkü, bir zamanlar sevmişti ve bu sevginin kalpte cılız bir gölgesi her zaman olur. belki de kanun budur zaten, o kişiyi üzmek istemezsin, arkadaşındır hala, çünkü aşk gibi değil ama yine de güçlü bir sevgiyle seversin onu. arkadaş gibi seviyorum derler ya, aslında doğru, ki zaten sen de ondan çok uzun süre nefret edemezsin, nefret etmeye devam edemezsin, yapamazsın...
tabi bu konuda söylenecek daha çok şey var, bu konuda söylenecek şeyler bitmez, ama ben yine de, yine böyle çok koyduğunda, dönüp bunu bi daha okumanı istiyorum. umarım acını biraz dindirir. çünkü biz -ben- seni çok seviyoruz ve sevmeye devam edicez, senin acı çekmen bizim de canımızı yakar, emin ol

ayrıca, o senin gözlerinin göründüğü tek resmin var ya, orda gözlerine iyice baktım, gözlerinin içinde binlerce renk saçan binlerce yıldız var. onları kaybetme.onları kaybettiğin gün kıyamet kopmuş demektir.

[ohh bee, rahatladım

]