Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Aralık 02, 2008, 06:30:48  
   
 
 
   
 
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gözlerinden Irmaklar Akan Adam  (Okunma Sayısı 853 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gria_Himonas
Gria - Grii - Görüya - Gıveya - Gırüü - Griş - Ciria
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2669


Yakışmaz mı İstanbul bize?

kadrican_ve_saz_arkadaslari@windowslive.com
Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #15 : Ağustos 15, 2007, 23:28:05 »

  Bence tek kelime yetmez bu yazı için... Yine okudum da bir tuhaf oldum. Hislerimi anlatamam. Furkan' ın hayaletini gördüm gibi geldi. Arkamda hissettim onu... Ordaydı biliyorum. Hep orda zaten... Hep yanımda... Tuhaf... Yüzünü unutmaya başlamışım.

  Hep yazmayacağım diyorum ama bu harika yazılara dayanamıyorum. Tebrikler...
Logged

Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Gözlerinden Irmaklar Akan Adam
« Eklendi: Aralık 02, 2008, 06:30:48 »

Logged
Rüya
Elizabeth .. *
Cafe Cini
Demleme Çay
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 866


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #16 : Ağustos 16, 2007, 09:15:07 »

Yavaş yavaş mora dönen ellerine ve yüzüne baktım. Kaç kere ısıtmıştı , şimdi buz gibi olan ellerin, benim ellerimi ? Kaç kere öpmüştüm bir zamanlar pembenin ve kırmızının en belirgin tonlarını barındıran dudaklarından ?

Mutluluk içinde olmak insana temelli bir güven vermiyor... Çünkü insan kendini üzülmeye alıştırıyor... Sorguluyor ... Ve cevaplar gitgide onları korkutuyor...

Kaç kez o çorapları çıkartıp yanıma uzanmıştın? Kaç kez o çorapları çıkarttıktan sonra sarmıştın beni ? Kaç kez, beni benden alan gözlerini bana odaklayıp, kollarınla sıkıca sararak beni “ Hepsi geçecek. “ dedin ?


Yine aynı korku... Yine sorgulama... Sonunda hüzne batacağının düşünme duygusu... Teselli arama ...  Ve yine o hüznün çökmesi... "Hani her şeyin iyiye gitmeyeceğine dair" bir hüzün...

Ve güneş doğdu tekrar. Seninle ama sensiz geçen bir gün .. Kalkıp da kadehinden bir yudum almadın .. olsun, belki sevmiyorsundur bu marka şarabı. Son bir öpücük ver şimdi mor olan dudaklarından. Tekrar gözlerime bak, bir zamanlar gözlerinden ırmaklar akan adam.


Ve işte o çaresiz son ... Sanki bir adım kaydetmek istercesine yine susmak... Beklemek... Cevap istemek... Tepki görmek istemek... Hiç birinin olmaması... Ölümü ayağa kaldırmak...

İnsan sevdiğinin gözlerinde kaybol ister, İnsan sevdiğinin kollarında güvende olmak ister, İnsan sevdiğini dinlerken içi içine sığmamasını ister, İnsan sevdiği zaman rengarenk olmak ister...

Ya da belki insan sevmek istemez... Çünkü hiç birinin olmayacağından korkar...

Ne garip şeydir yaşamak ... Aynen şunun gibi ; "Sonsuzluğa yelken açıp, okyanusun tam ordasın batmak..." Budur bence acı çekmek...

Aşk insana severken bir okyanus gibi görünür... Sonunun nereye çıktığı bilinmeyen bir okyanus gibi... Şarabın tadındaki bir anlık acılık ve sonra nereden geldiğini bilmek...

Her neyse bir sona yaklaşmatır ölüm... Temada ölüm hissettim.. Ölmek istedim... Bilmiyorum fazlaca hoş geldi bana ... Teselli edersin kendini... Beklersin ... Ama nafile olunca zayıfların başvurduğu ölüm yollarını ararsın... Güçlü olma gerçeğini bir an düşünmezsin bile... Ama gerçekleri görüne kendine öyle bir tiksintiyle bakarsın ki? Bu ben miyim? Gerçeği ile yüzleşirsin...

İşte aşk ve hayat arasındaki bağlantı bence budur Gülümseyen

Arna tebrikler ... Yaşadığın ve yaşattığın için Sarılan
Logged



Sahip olduğumu tek şey bugünken, neden yarından korkalım ki? 
Arna Belorn
Hayal Cennetin Gözyaşları
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8559


Don't lose your fair !


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #17 : Aralık 21, 2007, 22:52:51 »

  Bence tek kelime yetmez bu yazı için... Yine okudum da bir tuhaf oldum. Hislerimi anlatamam. Furkan' ın hayaletini gördüm gibi geldi. Arkamda hissettim onu... Ordaydı biliyorum. Hep orda zaten... Hep yanımda... Tuhaf... Yüzünü unutmaya başlamışım.

  Hep yazmayacağım diyorum ama bu harika yazılara dayanamıyorum. Tebrikler...

Tüm kalbimle teşekkür ederim.



Yavaş yavaş mora dönen ellerine ve yüzüne baktım. Kaç kere ısıtmıştı , şimdi buz gibi olan ellerin, benim ellerimi ? Kaç kere öpmüştüm bir zamanlar pembenin ve kırmızının en belirgin tonlarını barındıran dudaklarından ?

Mutluluk içinde olmak insana temelli bir güven vermiyor... Çünkü insan kendini üzülmeye alıştırıyor... Sorguluyor ... Ve cevaplar gitgide onları korkutuyor...

Kaç kez o çorapları çıkartıp yanıma uzanmıştın? Kaç kez o çorapları çıkarttıktan sonra sarmıştın beni ? Kaç kez, beni benden alan gözlerini bana odaklayıp, kollarınla sıkıca sararak beni “ Hepsi geçecek. “ dedin ?


Yine aynı korku... Yine sorgulama... Sonunda hüzne batacağının düşünme duygusu... Teselli arama ...  Ve yine o hüznün çökmesi... "Hani her şeyin iyiye gitmeyeceğine dair" bir hüzün...

Ve güneş doğdu tekrar. Seninle ama sensiz geçen bir gün .. Kalkıp da kadehinden bir yudum almadın .. olsun, belki sevmiyorsundur bu marka şarabı. Son bir öpücük ver şimdi mor olan dudaklarından. Tekrar gözlerime bak, bir zamanlar gözlerinden ırmaklar akan adam.


Ve işte o çaresiz son ... Sanki bir adım kaydetmek istercesine yine susmak... Beklemek... Cevap istemek... Tepki görmek istemek... Hiç birinin olmaması... Ölümü ayağa kaldırmak...

İnsan sevdiğinin gözlerinde kaybol ister, İnsan sevdiğinin kollarında güvende olmak ister, İnsan sevdiğini dinlerken içi içine sığmamasını ister, İnsan sevdiği zaman rengarenk olmak ister...

Ya da belki insan sevmek istemez... Çünkü hiç birinin olmayacağından korkar...

Ne garip şeydir yaşamak ... Aynen şunun gibi ; "Sonsuzluğa yelken açıp, okyanusun tam ordasın batmak..." Budur bence acı çekmek...

Aşk insana severken bir okyanus gibi görünür... Sonunun nereye çıktığı bilinmeyen bir okyanus gibi... Şarabın tadındaki bir anlık acılık ve sonra nereden geldiğini bilmek...

Her neyse bir sona yaklaşmatır ölüm... Temada ölüm hissettim.. Ölmek istedim... Bilmiyorum fazlaca hoş geldi bana ... Teselli edersin kendini... Beklersin ... Ama nafile olunca zayıfların başvurduğu ölüm yollarını ararsın... Güçlü olma gerçeğini bir an düşünmezsin bile... Ama gerçekleri görüne kendine öyle bir tiksintiyle bakarsın ki? Bu ben miyim? Gerçeği ile yüzleşirsin...

İşte aşk ve hayat arasındaki bağlantı bence budur Gülümseyen

Arna tebrikler ... Yaşadığın ve yaşattığın için Sarılan

Yorumun çok ama çok güzel. Teşekkür ederim =) Çok onurlandım =)
Logged

Hiç bir sanatçının ahlaki eğilimleri yoktur. Sanatçının böyle eğilimler göstermesi affedilmez bir biçem özentisidir.

Oscar Wilde
AnİMaGuS_bLaCK
I'm Serious [ Sirius ]
UU Seherbazları
Sert Espresso
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1028


Mors Ante Infamia / Onursuzluktan Önce Ölüm


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : Ekim 13, 2008, 14:05:58 »

Konuşmanı istiyorum şimdi. Bana tekrar her şeyin iyi olacağını söylemeni istiyorum. Güven vermeni istiyorum bana. “ Seninle bir ömür “ demiştin. Sözünü tutmanı istiyorum şimdi. Hiçbir zaman bana verdiğin sözlerden caymadın. Neden şimdi ?

Ve güneş doğdu tekrar. Seninle ama sensiz geçen bir gün .. Kalkıp da kadehinden bir yudum almadın .. olsun, belki sevmiyorsundur bu marka şarabı. Son bir öpücük ver şimdi mor olan dudaklarından. Tekrar gözlerime bak, bir zamanlar gözlerinden ırmaklar akan adam.


Verilen sözler... Tutamadığında, tutulamadığında en çok kımı üzer...


Ve güneş doğdu tekrar. Seninle ama sensiz geçen bir gün...


Bu benı en çok etkıleyen cumle oldu...
Ellerıne saglık dıyorum...
Logged

Gerçek dostluk, asla gerçekten ölmez,
Ve aileyi kan bağı belirlemez
Kopmayan bağlarla sağlamlaşır
Dertlerle ve acıyla güçlenip, sınanır
Bizi kardeş yapan budur ve böyle kalacağız
Sonuna kadar birbirimize sadığız
Ne olursa olsun bu andan sonra
Hep şükredeceğim, sahip olduğum için böyle dostlara




Sirius ona serin bir gülüş attı ve devam etti.

"Ben seçimlerini yaptım ve onlardan pişman değilim. Ben, benim için aynısını yapacak arkadaşlarıma - kardeşlerime sadık kalmayı seçtim."
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: