Karanlığın için de “baba” diye haykırıyorum. Damarlarım hiç olmadığı kadar hızlı akmaya başlıyor. Ayaklarımda kontrolden çıktı ve şimdi yere kapaklandım. Gözlerimde ki yaşlar geçmişin getirdiklerini silmek ister gibi akıp duruyor. Tekrar ayağa kalkmaya çalışıyorum. Ellerim işlerine devam ediyor ve birbirlerine vurmaya başlıyorlar. Dirseklerimden güç alarak kalkıyorum ayağa. Küçük bir ışık gözlerimi kamaştırıyorum. Kurtulduğumu düşünerek küçük ışığa yaklaşıyorum. Sonrasında geçmişin kolları tekrar beni kucaklıyor .. işte burası çok duygulandırdı beni...

sormak istediğim bir şey varda orayı pek anlyamadım..çocuğun babası ölüyor mu acaba??

fırat abi ellerine sağlık yine süper bir yazı..her cafeyi açtığımda arna öyküsü okumak alışkanlık oldu artık..
