Şİmdi bu yazı hakkında biraz bilgi vermek isterim.
Bu benim yazdığım 19 sayfalık bir roman girişine bağlamayı düşünüdüğüm bir olay. İki sene önce bunu yazmıştım daha sonra bahsettiğim 19 sayfalık roman girişini yazdım. İki konuyu birbirine bağlayabileceğimi çünkü ikisininde fantastik olduğunu gördüm. Bu öyküyü de zevk almak ve aldırmak için yazdım.
Umarım bunu da beğenirsiniz

İyi okumalar.
~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~
Gözlerinden ateş fışkırarak baktı büyücü. İçinden gelen tanrının gücü büyüsü ile öyle bir haykırdı ki yanındaki ağaçlar alev aldı. Tılsım büyücünün ağzından havada uçarcasına uluya doğru süzüldü. Etrafında dolaştı.....onu sardı.......ve etkisini gösterdi. Sözcükler ulunun etrafında dolanmaya devam etti garip simgeler parladı. Simgelerden bir kaçı alev aldı ve yok oldu. Ulunun alnının ortasına yuvarlak bir simge yerleşti parladı. Ulu sendeledi....sözcükler etrafında dönmeye devam ederken ulu gözlerini kapadı......Bir şekil ulunun eline yapıştı buz mavisi renginde parladı. Ulunun kolu inanılmaz bir şekilde seğirmeye başladı. Artık zangır zangır zangır titriyordu.....
büyücü sırıttı.....
Ulu gözlerini açtı hala hiçbir tepki yoktu gözlerinde...Büyücü baş parmağını kaldırdı..Bir sözcük ulunun karnına kondu.....elbiseyi yırtarak deriye yapıştı...pembe pembe parladı ulunun kaslı karnında....büyücü sırttı ve göz kırptı....sözcük ulunun derisini yırttı ve karnının içine girdi. Karnından kan boşaldığını gören ulu şaşırdı.
Bir kelebek tutuşan ağaçların arasından süzüldü....Kanatları ay ışığında parlıyordu.....ulunun çıplak ve kanayan karnının üstüne kondu. Ulu eski bir dostunu gören biri gibi gülümsedi...kelebek de yaradan içeri karnına girdi...bir anda ulunun etrafında dönen sözcükler söndü.
Büyücünün sırıtışı yarım kaldı. Ulu saçının bir telini kopardı büyücüye üfledi....kıl ulunun nefesi ile havalandı...büyücüyü hedef almış bir şekilde uçtu uçtu uçtu büyücü sadece baktı....
Büyücüye ulaşan kıl bir anda tutuştu. Kıldan çıkan alevler çoğaldı ve büyücüğü sarmaladı. Nefes alamadığını anlayan büyücü alevlerin arasında yok oldu....alevler söndüğünde büyücüden sadece küller kalmıştı...
Ulu karnına baktı. Ulunun karnında da başka bir mücadele vardı. Kelebek sözcüğün peşinden ulunun içinde uçuyordu.... sözcük daha hızlıydı......kelebek artık son gücü olduğunu bildiği enerjisini de harcayarak sözcüğe yetişmeye çalıştı.....ama artık çok geçti.....sözcük sürekli kan pompalıyan kalbin üzerine yapıştı......kelebeğin bir kanadı koptu.......ulunun atan kalbine yapışan sözcük kırmızı bir ışıkla parladı ve yok oldu....
Ulu kalbini tuttu sendeledi....gözlerinden kan akmaya başladı....kan toprağa düştü.....düştüğü yerdeki otlar kavruldu....büyücünün külleri gece rüzgarında uçuştu......ulu öğle bir düştü ki yukarıda ki yamaçtaki köylerdeki iki ev parçalandı...ulu sırt üstü düşmüştü....gözerini yıldızlara bakmaya zorladı......bir yıldız parladı yukarda...ulu hafif bir gülücük attı yıldıza...ve sonra karanlık......ulu öldü........
Hafif bir rüzgar esti.. zamanın başından beri esen bir rüzgaı bu yıldızlı gecede dondurucu soğuktu....büyücünün külleri tekrar havalandı ve bir daha bir araya gelmemek üzere dünyanın dört bir yanına yayıldı...ulunun kanla kaplı saçları rüzgarda oynadı....içi boştu......ruhu çoktan yıldızların arasında yerini almıştı....büyücünün ruhu ise ağaçlara takılmıştı ama mutluydu.......zafer onun olmuştu...bir ulu daha ölmüştü.