Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Aralık 02, 2008, 05:28:39  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir Son Bir Başlangıç  (Okunma Sayısı 599 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Arna Belorn
Hayal Cennetin Gözyaşları
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8559


Don't lose your fair !


Üyelik Bilgileri WWW
« : Mart 30, 2008, 21:13:17 »

Yazarlık Vize                                                                                                    Fırat Bayrak                 
                                                   

                                                              Bir Son Bir Başlangıç                                                                           


Mekan : Oturma Odası ( En arkada yemek masası, sağ ve solda vitrin, en önde kanepe )

Oyuncular : 
Adam
                   Kadın
                   Alper

Konu :
Bir Gazete Haberinden Yola Çıkılarak Yazılan Oyun

Kısıtlamalar :
Tek Mekan, Tek Zaman.


Sahne I

Işıklar Yanar

( Kadın yemek masasında oturmuş sigara içmektedir. Masa da kahvaltılıklar vardır.  Adam, elinde bir gazete ile kanepe de oturmuş, gözlükleri gözünde, okumaktadır. Kadın ise adama bakmaktadır. Belli bir süre geçer. )

Kadın : ( ilgisiz )  Çocuklar okula yetişti mi ?

Adam : ( ilgisiz ) Evet. Her zaman ki gibi.

Kadın : Bu gün neden işe gitmiyorsun peki ?

Adam : Daha önce söylemiştim. Dinleseydin, biliyor olurdun.

( Birkaç dakikalık sessizlik. )

Kadın : ( Dalgın bir şekilde tırnaklarına bakarak, sakince konuşur ) Artık aramızda bazı şeylerin yok olduğunu hissediyorum.

Adam : ( Gazete okumaya devam etmektedir. Sakince cevap verir. )  Yedi yıldır evliyiz, bir tanem. Bundan olabilir mi ?

Kadın : Sanmıyorum.

Adam : Peki ne sanıyorsun ?

Kadın : Belki de biz beceremiyoruzdur ? Yani aslında gerçekten birbirimizi sevmiyoruzdur. ( duraksar ) Hayır. Bir zamanlar kesinlikle seviyorduk, belki şuanda sevmiyoruz.

Adam : Ne yani, sevginin şekil değiştirdiğini mi söylüyorsun ?

Kadın : Hayır, şekil falan değiştirmedi. Aramızda ki sevgi tamamen tükendi.

Adam : Ben pek öyle düşünmüyorum.

Kadın : Eskiden, ne kadar da severdik birbirimizi. Ne kadar çok güler, ne kadar çok sevişirdik; hatırlıyor musun ? Bir dakika bile yalnız kalmaya dayanamazdık.

Adam : İlk yıllar … ( sözü kesilir )

Kadın : ( tırnaklarına bakmayı bırakır, adama bakar ) Cicim ayları mı ? Hayır, sanmıyorum. Cicim ayları, aydır. Yıllara taşmaz. Bir yerlerde birkaç hata yapmış olmalıyız. ( kalkar, vitrinin yanında ki aynaya yürür. Bu sırada adam konuşmaktadır. )

Adam : Hata mı ? Pek sanmıyorum. Hatalar bizim gibi enine boyuna düşünen insanlar için pek olası şeyler değil.

Kadın : ( aynaya da kendine bakar, vücudunu eller. ) Artık beni arzulamıyorsun değil mi ?

Adam : ( Gazeteden başını kaldırır. Ama kadına bakmaz. ) Eskisi kadar değil ama …

Kadın : Eskiden beni ne kadar da arzulardın. Ben de seni …

Adam : ( gazetesine geri döner ) Ama hayat budur. Bulursun, seversin, alışırsın ve ölürsün. Bu kadar basittir. Biz birbirimize alıştık.

Kadın : Sevişmek istemeyecek kadar çok mu alıştık ?

Adam : Hadi ama ! Sevişmediğimizi söyleme bana. Çünkü bu doğru değil.

Kadın : Hayır, sevişmiyoruz. Biz sadece seks yapıyoruz. İkisi arasında oldukça büyük fark var. Bedensel ihtiyacımızı karşılıyoruz ve bitiyor.

( kadın masanın başına dönene kadar sessizlik. Oturunca konuşmaya başlar. )

Bir şeyler öldü.

Adam : Hiçbir şeyin öldüğü falan yok. Birbirimizden nefret falan etmiyoruz ki ? Ya da birbirimizi çekememe gibi bir durumumuz yok. Evet bazen bu zor oluyor fakat genel anlamda oldukça iyiyiz.

Kadın : ( kendine bir bardak su doldurur ) Nefret etmemek önemli değil ki. Birileri bir zamanlar “ Aşkın karşıtı nefret değil, ilgisizliktir.” Demiş. Şuandaki durumumuzu oldukça iyi tanımlıyor sanırım. ( suyunu içer )

Adam : ( hala gazetesini okumaktadır. ) İlgisizlik mi ? Sanmıyorum ?

Kadın : Konuşmaya başladığımızdan beri, yüzüme tek bir sefer bile bakmadın. İlgisizliğin başka bir tanımı var mıdır acaba ?

Adam : Neden bakayım ki ? Ses tonundan bile yüzünün hangi şekli aldığını tahmin edebiliyorum. Bunca yıldan sonra mimiklerin mi değişecek sanki ?

Kadın : Küçük şeyler … Anlayamadığın ama önemli olan küçük şeyler.. Her neyse..

( Sadece kadının üzerinde hafif bir ışık kaldığında kadın konuşur sessizce )

 Ayrıntılar. Birkaç ses belki, belki de birkaç iç çekiş. Anlamsızlığında bulman gereken anlamlar. Hayatın karşısındaki bir bağnazlık. Belki bitmek bilmez bitişlerde ki yankılar. Belki içimde ki dışavurumlardır beni ele veren. Belki de iç çekişlerimdir gözlerinden gizli yerlerde. Hasret denen laneti, yanı başındayken çekmektir belki de. Hani vardır ya, çocukların güldüğü parklar. Çok gerilerde kaldılar. Uzak kıyıların, martılarında kaldılar. Burada ki martılar farklı şakıyor artık. Farklı dilleri. Anlaşılmaz, uzak, soğuk. Sıcaklığın, sızısında, çağırmalar belki de seni sensizlikten. Birlikte olduğumuz günlerin hatırına, güldüğümüz anıların hatırına, çıkıp gitmemek. Kalmak ama aslında yok olmak içten içe.

( kadının ışığı söner, adamın ki yanar. Gazeteyi bırakmıştır. )

Arzu, kanımı kaynatır zamanın kanadında. Sonra, uçar gider bilinmez diyarlara. Resmini taşırım cebimde. Öperim, eski zamanlarda. Şimdi anlamsızdır donuk gülüşün. Seni seviyorum değişin anlamsızdır. Zaten benimsindir bitene kadar nefeslerin. Zaten benim olmuşsundur bunca zamandır. Bedenin aynı kalmıştır. Evet, değişir zamanla, gene de aynıdır. Kokun aynıdır. Bakışın, gülüşün, duruşun aynıdır. Zaman eskitir ve alıştırır. En kötüsü alıştırır. Bir şeye alışırsa insan, istemez olur onu bir daha. Çünkü zaten kanında akmaktadır. Fark etmez orada olduğunu.

Işık Söner.

Sahne II

Işıklar Yanar

( Kadın vitrinin önünde durmuş, vitrinin içine bakmaktadır. Adam ise kanepede oturmuş, kadına bakmaktadır. Kadının izlendiğinden haberi yoktur. )

Kadın : ( Vitrine bakmayı sürdürerek konuşur. ) Sence de bir şeyleri değiştirmemiz gerekiyor mu ?

Adam : Nerede ?

Kadın : Bilmiyorum, herhangi bir yerde. Mesela şu vitrinde. Bu bebekler çok fazla duruyorlar. Belki sıralarını değiştirirsek göze daha hoş görünebilirler.

Adam : Neden bir şeyleri değiştirmek isteyelim ki ? ( kalkıp kadının yanına gider. Kadına dokunmaz ama vitrinin içine bakmaya başlar )

Kadın : ( Adama bakar, sonra tekrar vitrine bakar. ) Çünkü artık çok sıkıcı olmaya başladı. Her şey, bütün şeyler aynı. Şu fincanları orada kaldırabiliriz mesela. ( fincanları gösterir )

Adam : Bence yerleri oldukça iyi.

Kadın : ( Tekrar adama bakar ) Seninle, Karadeniz’e gittiğimiz günü hatırlıyor musun ? Gene şu değişken işlerinden birindeydin ve bir paket teslim almak için Karadeniz’e gitmemiz gerekmişti. Sürekli bozulup duran bir arabamız vardı. Gene bozulmuştu ve arkada sevişmiştik.

( sessizlik )

Ne oldu bize ? Eskiden birbirimizi o kadar çok severdik ki …

Adam : Zaman … zaman eskitti. Birbirimizin er halini izledik. Yaşlanmamızı izledik, birbirimizi izledik. Çocuklarımız oldu onları izledik. Sürekli izledik ve öğrendik. Öğrendikçe, değersizleşti. Çünkü bilinen şeyin değeri azalır.

Kadın : Hayır … Bir şeyi bilemiyorsam, sevemem de.

Adam : Böyle diyeceğini biliyordum. Görüyor musun ? Etrafımızda hiçbir sürpriz yok. Çünkü biliyoruz. Birbirimizi biliyoruz.

Kadın : ( vitrine döner. Kapağını açar ve bir porselen çaydanlığı alıp masanın üzerine koyar. Geri dönüp vitrini kapatır. ) Böyle daha güzel.

Adam : ( kanepeye dönmüş, uzanmıştır. ) Tek bir şeyi değiştirmek, hiçbir zaman kökten bir çözüm getirmez.

Kadın : ( Çaydanlığa yönelirken konuşur. ) Çocukları bir saat sonra okuldan alman gerek.

Adam : Biliyorum.


Işıklar Söner 

Sahne III

Işıklar Yanar

( Adam telefonda konuşmaktadır. Kadın ortalıkta yoktur. Yemek masasının üzerinde akşam yemeğinden kalma bulaşıklar vardır.  )

Adam : Elbette … Hayır, hayır bu gün bir yere gitmiyoruz. Evet. Peki tamam o zaman, bekliyoruz. Görüşmek üzere.

( Telefonu kapatıp kanepeye geçecekken, Kadın girer. Masaya yönelip toplamaya başlar.Geri gitmeden önce konuşur. )


Kadın : Kimdi o ?

Adam : Alper.

Kadın : ( adamın cevabını beklemeden içeri geçmiştir döndüğünde tekrar sorar. ) Kim dedin ?

Adam : Beni dinlemeyi ne zaman öğreneceksin merak ediyorum.

Kadın : ( Elinde bulaşıklarla durup adama bakar. ) Bütün işleri bana yaptırmak yerine, bana yardım etsen, belki de seni daha rahat dinleyebilirim. Ne dersin ?

Adam : ( İç çeker. Kanepeye oturur. Kadını arkasında bırakır. ) Alper gelecekmiş. Birlikte içeriz diye düşünmüş.

Kadın : Sen ne dedin ?

Adam : Buyur gel dedim. Gelme mi deseydim ?

Kadın : Bu evde artık içki içmiyoruz ama değil mi ?

Adam : Bu seferlik bunu görmezden geleceğiz artık.

Kadın : O zaman bir zahmet kalkıp çocukları yatır.

Adam : Daha gelmeyecek. Birkaç işi varmış.

Kadın : ( Bıkkın ) Zaten çocuklarda yatar yatmaz uyumayacaklardır. Kalkıp çocukları yatır.

( Adam kanepeden kalktığında, kadın çoktan elinde bulaşıklarla içeriye geçmiştir. Adam çıkar. )

Işıklar Söner

Sahne IV


Işıklar Yanar 

( Yemek masasının üzerinde, mezeler, dört votka şişesi ve meyve suları vardır. Alper, Kadın ve Adam masanın etrafındadırlar. Sohbet edip gülmektedirler. Zaten şişelerden ikisi çoktan boşalmıştır. Sohbet bir süre daha devam eder. Fıkralar, gülüşmeler.  )

( Adam masadan kalkar. Sallanarak çıkışa gitmektedir. )

Kadın : ( Gülerek ) Nereye ?

Adam :  ( sinirle ) Tuvalete !! Her şeyi bu kadar merak etme be ! ( çıkar )

Alper : Fazla üstüne gitmeyelim. ( Güler ) Votka herkesi mutlu etmez.

Kadın : O hiçbir zaman mutlu olmaz zaten.

Alper : Öyle deme. Çok matrak adamdır.

Kadın : Matraklığını bir ben göremiyorum zaten.

( sessizlik )

Alper : Eğer senin gibi bir kadının değerini bilmiyorsa, yazık ona.

Kadın : ( Alper’e bakar. ) Teşekkür ederim.

Alper : Teşekkür etme. Bu bir iltifat değildi. Ben sadece gerçekleri söylüyorum.

( birkaç dakika sessizlik olur. İçerler, yerler ama konuşmazlar. )

Kadın : Nerde kaldı bu ? Ben bir gidip bakayım bari.

Alper : Olur.

( Kadın çıkar. Alper bir süre kendi başına içer. )

Kadın : ( Gelip masaya oturur. ) Yatmış.

Alper : Hani tuvalete gidiyordu ?

Kadın : Çocukların odasından geçerken, onlara bakmak istemiştir büyük ihtimalle. Tuvalete geçmeden onların arasına yatıp uyumuş.

Alper : Baya yoruldu anlaşılan. ( Güler )

Kadın : Bütün gün evde nasıl yorulsun ?

Alper : Ya da artık yaşlandı bizim moruk.

( gülerler. )

Kadın : Az önce söylediklerin ciddi miydi ?

Alper : Hangisi ?

Kadın : Benim … hakkımda olanlar.

Alper : Elbette ki ciddiydi !!! ( bardağını kaldırır ) Güzelliğine !!

Kadın : ( sessizce ) Güzelliğime.

Işıklar Söner

Sahne V

( Kanepe açılmış, yatak haline getirilmiştir. Üzerinde beyaz bir çarşaf ve yastık vardır. Çarşaf kanla lekelenmiştir. Hemen kanepenin önünde, kanlı bir balta durmaktadır. Adam ve Kadın masada oturmaktadırlar. Adam kafasını elleri arasına almış, Kadın ise hareketsizce kanepeye bakmaktadır. )

Kadın : ( Bir süre sessizlikten sonra konuşur. Sakindir. ) Nereye attın onu ?

Adam : ( sakince )  Nereye olacak ? Dereye.

( sessizlik )

Kadın : Bulurlar mı acaba ?

Adam : Bilmiyorum.

( sessizlik )

Kadın : ( alçak sesle ve sakince ) Neden onu öldürdün ?

Adam : Sen niye onunla seviştin ?

Kadın : Çünkü bir şeyleri yenilemek istedim.

Adam : Benle de yenileyebilirdin.

Kadın : ( adam hiç konuşmamış gibi devam eder. ) Bana hala güzel olduğumu, kadın olduğumu, en azından hala yaşıyor olduğumu fark ettirdi.

Adam : ( sinirle güler ) Emin ol benden çok hissettirememiştir. Benim yapamayacağım hiçbir şeyi o sana yapamazdı.

Kadın : Sen bana ne yapıyorsun ki ?

Adam : Ne mi yapıyorum ? Sana ne mi yapıyorum ? ( sinirlenmeye başlamıştır. ) Sana bakıyorum, seninle aynı evde yaşıyorum, dediklerini yapıyorum, demediklerini de yapıyorum. Daha ne istiyorsun ?

Kadın : Sevilmek ?

Adam : ( güler ) Sevilmek mi ? İstediğin bu mu ? İstediğin bu muydu ? Onunla bu yüzden mi yattın ? İlk görüşte aşk mı ? Yoksa senin orospuluğun mu ?

Kadın : Ne söylediğin umurumda değil. O bana, beni beğendiğini söyledi ve ben de …

Adam : Ve sen de onunla seviştin. Bu kadar kolay mı bunlar ?

Kadın : Demek ki kolaymış ! Ne bekliyordun ki ? Artık aramızda hiçbir şey kalmadı. Bana hiçbir şey veremiyorsun. Sana bakıyorum diyorsun ama bakmanın sadece paradan ibaret olduğunu düşünüyorsun. Sevmek diyorsun, seni seviyorum diyorsun ama bunu bana hissettiremiyorsun. Çünkü artık ben de sana bir şeyleri veremiyorum. Çünkü ben de yoruldum artık. Ya da alıştım. Ya da dediğin gibi, artık seni biliyorum.

( sessizlik )

Adam : ( sakince ) Bu ne zaman başladı ?

Kadın : ( sakin ) Bilmiyorum. Sence ne zaman başladı ?

Adam : Bence biz, çoktan birbirimizden gitmiştik.

( sessizlik )

Kadın : Peki şimdi ne yapıyoruz ?

Adam : Ne mi yapıyoruz ? Hiçbir şey. Hiçbir şey olmamış gibi devam ediyoruz.

Kadın : ( şaşkın ) Bir adam öldürdün ve biz hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyoruz ? Bunu nasıl yapmamı bekliyorsun ki ?

Adam : Yapabileceğini biliyorum.

( sessizlik )

Kadın : Umarım cesedi bulamazlar.

Adam : Umarım. Artık bunları düşünme. Etrafı toplamama yardım et. Sonra uyuyalım. Şuanda tek istediğim güzel bir uyku.

Kadın : Adamı öldür, etrafı temizle ve uyu. Sevdim bunu.

Adam : Ben de.

Kadın : Bunu daha sık yapmalıyız.

Adam : Neden ? Başka biriyle olmak hoşuna mı gitti ?

Kadın : Sadece şaka yapıyordum.

Adam : Peki. ( duraksama ) Her neyse, artık şunları toplamamız gerek. Çocuklar kalkınca, bu manzarayı görmeleri hoş olmaz.

Kadın : Pekala.

( İkisi de masadan kalkıp, kanepeye yöneldiklerinde, ışıklar yavaş yavaş söner. Son sözler duyulur.  )

Kadın : Bu gün yatakta rahat durmayacakmışsın gibi geliyor.

Adam : Neden, bir sakıncası mı var ? Yoksa çok mu yordu seni ?

Kadın : Bunun lafı daha ne kadar uzayacak bakalım…

                                                                   Son
Logged

Hiç bir sanatçının ahlaki eğilimleri yoktur. Sanatçının böyle eğilimler göstermesi affedilmez bir biçem özentisidir.

Oscar Wilde
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Bir Son Bir Başlangıç
« Eklendi: Aralık 02, 2008, 05:28:39 »

Logged
Madeleine
Köpüklü Kapuçino
********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1487


Lonca Editörü...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Mart 30, 2008, 21:32:39 »

Genelde bu tür şeyler okumam ama öyle hoşuma gitti ki... Çok akıcı, çok güzel. Ellerine sağlık. Bundan sonra yazılarının en büyük takipçisiyim Göz Kırpan
Logged

Marissa
Merry Gentry
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6703


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Mart 30, 2008, 21:36:42 »

çok farklı bir yazı olmuş.çok değişik.

Alıntı
Arzu, kanımı kaynatır zamanın kanadında. Sonra, uçar gider bilinmez diyarlara. Resmini taşırım cebimde. Öperim, eski zamanlarda. Şimdi anlamsızdır donuk gülüşün. Seni seviyorum değişin anlamsızdır. Zaten benimsindir bitene kadar nefeslerin. Zaten benim olmuşsundur bunca zamandır. Bedenin aynı kalmıştır. Evet, değişir zamanla, gene de aynıdır. Kokun aynıdır. Bakışın, gülüşün, duruşun aynıdır. Zaman eskitir ve alıştırır. En kötüsü alıştırır. Bir şeye alışırsa insan, istemez olur onu bir daha. Çünkü zaten kanında akmaktadır. Fark etmez orada olduğunu.


bu kısma bayıldım özellikle.

ve garip bir çiftmiş bunlar diyorum.yorum yapılamıyor.sevgi zamanla rutinemi biniyor.ve sevgi öldürmeyi haklı kılarmı yoksa kıskançlıkmı nedeni.aldatıldıktan sonra geriye dönülebiliyormu.

farklı olmuş,güzel olmuş ve düşündürücü olmuş.

canım sen özelsin.
Logged




**** Harley Quinn'e -Işın'ıma çokkk teşekkürler muahh***

Ne dilediğine dikkat et derler.Şey dualarına daha çok dikkat et.Ne istediğinden emin ol,çok emin ol.Bir tanrının tam olarak istediğiniz şeyi size ne zaman vereceğini asla bilemezsiniz.

*Ahh Bill ahhhh...
MisSGuaRD
Defol!
Sıcak Çikolata
*********
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1621


عشق بازرگان


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Mart 30, 2008, 21:39:11 »

farklılığıma geldi..
yorumumu nasıl yapacağımı bilmiyorum.. hoş olmuş ama en güzel yeride alperin ölümünden sonrası adam ve kadının konuşması...

"bunu daha sık yapmalıyız" huha

ellerine sağlık....

(aslında normalde soyadındaki harfler büyük olur falan diye biliyordum (özellikle de yazarların) ama şimdi bi şöle bi yukarı kitaplığıma göz attım da yarısından çoğu normal yazılmış Terleyen )
« Son Düzenleme: Nisan 18, 2008, 17:33:05 Gönderen: MisSGuaRD » Logged



Sadece dinle, bekle ve dinle,
Kıpırdama,
Gözlerini kapat,
Kulaklarını dört aç,
Kokla...
Şimdi gözlerini aç,
Bir daha kapatmamacasına..

Şimdi söyle bana,
Bu gördüğün,
Kokladığın,
Duyduğun,
Hissettiğin şey ne?

|Sormadım ama [koymamın] bi sakıncası var mı?? |
Dame
Damla, Damlaş, Damma artık nasıl istersen ~ Gırrrrrrrr ~ Hmpff ~ Sessiz Korist
UU Seherbazları
Sıcak Çikolata
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1724



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Mart 30, 2008, 22:28:21 »

Alıntı
Ayrıntılar. Birkaç ses belki, belki de birkaç iç çekiş. Anlamsızlığında bulman gereken anlamlar. Hayatın karşısındaki bir bağnazlık. Belki bitmek bilmez bitişlerde ki yankılar. Belki içimde ki dışavurumlardır beni ele veren. Belki de iç çekişlerimdir gözlerinden gizli yerlerde. Hasret denen laneti, yanı başındayken çekmektir belki de. Hani vardır ya, çocukların güldüğü parklar. Çok gerilerde kaldılar. Uzak kıyıların, martılarında kaldılar. Burada ki martılar farklı şakıyor artık. Farklı dilleri. Anlaşılmaz, uzak, soğuk. Sıcaklığın, sızısında, çağırmalar belki de seni sensizlikten. Birlikte olduğumuz günlerin hatırına, güldüğümüz anıların hatırına, çıkıp gitmemek. Kalmak ama aslında yok olmak içten içe.

Arzu, kanımı kaynatır zamanın kanadında. Sonra, uçar gider bilinmez diyarlara. Resmini taşırım cebimde. Öperim, eski zamanlarda. Şimdi anlamsızdır donuk gülüşün. Seni seviyorum değişin anlamsızdır. Zaten benimsindir bitene kadar nefeslerin. Zaten benim olmuşsundur bunca zamandır. Bedenin aynı kalmıştır. Evet, değişir zamanla, gene de aynıdır. Kokun aynıdır. Bakışın, gülüşün, duruşun aynıdır. Zaman eskitir ve alıştırır. En kötüsü alıştırır. Bir şeye alışırsa insan, istemez olur onu bir daha. Çünkü zaten kanında akmaktadır. Fark etmez orada olduğunu.

Çok güzel ve bir o kadar da değişik olmuş ama bence en güzel ve can alıcı yeri alıntıda. Böyle duygulara oldukça uzak olsam da etkilendim.
Kadınla erkek birbileri için biçilmiş kaftan olmuşlar. Onların yerinde başkası olsa devam edemezdi. Kadın davranışlarıyla ne istediğini açıkca belli etmiş ve adam da anlamış. Heyecanını kaybetmiş olsa da ilişkileri tehlikeden kurtulmuş ikiside derslerini almışlar, ama aca neden vicdanları devre dışı kalmış? Sonuçta ortada bir cinayet var ama o da garip bir şekilde her şeyi düzene sokmuş. Kahkaha Dünyada ne kadar farklı insanlar var. Herkesi bir kalıba koymak yanlış olur sanırım yani vicdana değinirsek. Neyse toplayamadım bir türlü sonunu  Utanmış sonuç olarak çok güzel ve edebiyat hocamı deli etmeme yol açacak bir yazı olmuş. Ellerine sağlık.
Logged

yazan bir yazar!

Nymphe
_LİLY_
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Sert Espresso
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1058


-EvANesCeNCe-


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Nisan 02, 2008, 16:29:38 »

Çok değişik ama akışkan bir yazı olmuş. Yine mükemmelsin. Olaylar bana ne kadar değişik gelsede, yazımın o kadar güzelsi beni yine o bildik diyarlara götürdü. Güzel , düşündürücü ve değişik bir yazı olmuş.
Logged


Felonious
Lacrimarum.
Cafe Cini
Sıcak Çikolata
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1542



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Nisan 02, 2008, 18:40:26 »

keşke adam kendini öldürseydi. daha kökten bir çözüm olacağı kesin.
Logged



i get on the train and i just stand about now that i don't think of you
i keep falling over i keep passing out when i see a face like you
what am i coming to?
i'm gonna melt down

blame it on the black star
blame it on the falling sky
blame it on the satellite that beams me home
this is killing me
this is killing me
bushu
UU Seherbazları
Sert Espresso
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1019


öss-yds mod


Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #7 : Nisan 03, 2008, 20:38:46 »

ahah final baya ilginç olmuş.. tamamen farklı bişey bekliyodum xD
benim beklediğimden daha güzel ma seninki xD
Logged

"When you loved the one who was killing you, it left you no options.
How could you run, how could you fight, when doing so would hurt that beloved one?
If your life was all you had to give your beloved, how could you not give it?
If it was someone you truly loved?"



www.aholeonthetoiletwall.blogspot.com - blog şeysim xD
Laila
=P | =P | =P
UU Seherbazları
Demleme Çay
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 969


Colorful Sadness~


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #8 : Nisan 04, 2008, 15:51:52 »

öhöm Aww gerçekten çok düşündürücü ve hoş olmuş Gülümseyen aldattıktan, öldürdükten sonra aynı yatağı paylaşmaya devam edebilmeleri güzeldi Dil Çıkaran ama yine de bu gerçekte olamaz sanıyorum. ilişki ne kadar monotonlaşsa da, aldattıktan sonra affedilen olduğunu da sanmıyorum. herneyse Dil Çıkaran

akıcı. anlatım çok hoş. özellikle "Bunu daha sık yapmalıyız" kısmı çok hoşuma gitti Dil Çıkaran sevdim Gülümseyen Alkış
Logged






3 4 5 4 3

Hayranım sana Aslı!! Aww

Kurban bayramında görüşürüz :'(
dora_mien
Süt
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 77


KayßedeßiLecegim ßir $ey Yokken Kendimi Kayßettim


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Temmuz 18, 2008, 13:52:01 »

çok ilginç bir yazı olmuş Gülümseyen
Logged

DoRa&MieN

Çocuklar inanın,inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz,güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz
Güzel günler göreceğiz,güneşli günler...
Rüya
Elizabeth .. *
Cafe Cini
Demleme Çay
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 866


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Ağustos 06, 2008, 21:34:19 »

Bu kadar akıcı bir yazı okuyacağım ve bu kadar etkileneceğim aklımın ucundan geçmiyordu. Anlatım gerçekten harikaydı ve kayda değer bir eser. Kadın ve adamın ilişkilerine gelince de alışkanlık bu kadar beter olamaz. İnsanlar ne uzun yıllar beraber oluyorlar demek ki gizlilk her yerde işe yarıyormuş. Çok düşündürdü beni gerçekten. Alışkanlık demek artık o kadar kolay olmayacak. Birbirlerinin her şeyleri bildiklerinden eminler. Birbirlerini o kadar iyi tanıdıklarına eminler. Gerçekten o kadar güzel bir eser ki beyin yoruyo insan okurken. Ne desem ne kadar etkilendiğimi anlatamam.
Ve tebrik ediyorum, harikasın! Sarılan
Logged



Sahip olduğumu tek şey bugünken, neden yarından korkalım ki? 
Rupért Grégory
-Hîkâyê Yâzârı- Çâkmâ Rupêrt , DârK Wîz@rD
Kakao
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 276


Sınır Tânımâyân ßîr Zêkâ Ên ßûyûk Hêdîyêdîr Însânâ


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #11 : Ağustos 13, 2008, 16:50:04 »

Çok şuqar olmuş Kahkaha
Logged

Hikayenin İsmi = Çaglar Boyu Savaş

Hikayenin Özêti =  Godric Gryfinndor , Rowena Rawenclaw , Helga Hufflepuff ve Salazar Slytherin okulu kurduktan sonra , 4 kurucu arasındaki anlaşmazlıklar okulun yıkılmasına neden olur. Okul yıkıldıktan sonra Rowena Rawenclaw ve Helga Hufflepuff Hogwarts’tan uzak olmak istediler. İkisi uzaklara giderken Godric Gryfinndor ve Salazar Slytherin kalıp okul adına birbirlerine suç atmaya başlarlar.İkiside bu suçlamaları kaldıramayarak birbirleriyle savaşmaya başlar. Aradan 100 yıl  geçmiştir. İkilinin gelecektekilere miras olarak    bıraktığı tek şey , biri kazananana dek sürecek bir savaştır.
FearLessCriticaL
awRad (LL*) heRüf
Kakao
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 261


We are best sin

tmacc15@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Eylül 02, 2008, 15:00:39 »

Çok qüzeL oLmuş sonu çok ilqinç qeLdi qerÇekten hiç bekLemediğim qibiydi. heLaL oLsun :G Gülümseyen
Logged

Ohh Pretty Babe... ~ i need you to warm a lonely night ~
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: